Bu Ülkede Kadınlar Öldürülüyor: Türkiye'ye Yeni Taşınan Fulya Özdemir Vahşice Katledildi

-
4 dakikada okuyabilirsiniz

Yine bir kadın cinayeti...

Bir ay içerisinde kaç kez kadın cinayeti haberi yazmak zorunda kalıyoruz, kaç kez detayları öğrendikçe kahroluyoruz, kaç kez kurbanı suçlayanlara kızıyoruz... Defalarca! Üstelik bu sadece medyaya yansıyan kısmı.

Aynı şekilde tatile gelen turist ve gezgin kadınları da katletmesiyle yabancı basında ünü olan bir ülkedeyiz.

Yine bir kadın cinayeti. Karmaşık, karanlık ve üstü "aşk cinayeti" diye kapatılmaya çalışılan bir kadın cinayeti.

Fulya Özdemir İsviçre'nin Zürih şehrinde yaşayan, 6 dil bilen bir bankacıydı. İyi kazanıyordu, kaliteli yaşıyordu fakat o hayallerini takip etmek istedi.

Türkiye'deki pek çok yakınının "gelme, güzel işini ve güvenli ülkeni bırakma" demesine rağmen Türkiye'de mutlu olacağını söyleyerek kalbinin sesini dinledi.

Fulya'nın Türkiye ve İsviçre'de çifte vatandaşlığı vardı.

Maalesef ki Fulya'nın hayalleri Türkiye'yi de kapsıyordu. Çok sevdiği Türkiye'ye gelip, Kaş'a yerleşerek sanatsal hediyelik ürünler yapmak, yaşayıp gitmek istedi.

Kaş'ta bir villa kiraladı ve tek başına yaşamaya başladı. Fulya bir hayvanseverdi. Türkiye'deki arkadaşlarıyla da bu konuda sık sık görüşüyordu.

Babasının anlattığına göre Türkiye'de birçok arkadaşı olan, sosyal bir kadındı. Fulya'nın ikinci "hatası" da yavru köpek almak üzere tanıştığı Atilla M. ile insani bir iletişim kurması oldu.

Atilla M. isimli vahşi katil daha önce çeşitli suçlardan sabıkalı ve Fulya ile tanıştığı dönemde de cezaevi firarisi olan biriydi.

Babasına, Atilla M. isimli bu kişiyle olan iletişiminden bahsetti ve ona yardım etmek istediğini söyledi. Babası ise Fulya'yı bu adama karşı uyardı.

Babasının, tehlikeli biri olduğunu sezdiği Atilla M. isimli katil Kaş'ta bir otelde çalışıyordu.

Firari birinin çalışacak yer bulabilmesi de şüpheleri arttırıyor elbette.

Fulya'nın bir diğer "hatası" da Atilla M. isimli bu kişiyi insan yerine koymak oldu. Kendisini uyaran babasına "herkes suç işleyebilir ama hata yapmış da olabilir" dedi.

Fulya, babasına Atilla M. isimli kişinin yardıma ihtiyacı olduğunu ve ona yardım etmek istediğini söyledi.

Babasıyla en son iletişimi 15 Ekim tarihinde oldu. Kızından bir daha haber alamayan baba derhal Kaş'a gelerek polise başvurdu.

Fulya'nın cansız bedeni ise defalarca bıçaklanmış olarak Atilla M.'nin evinin yakınlarında bir battaniyeye sarılı halde bulundu.

Acılı baba sinir krizleri geçirdi.

Olay günü, yani 15 Ekim'de, Fulya'nın Atilla M.'nin çalıştığı otele kendi arabasıyla gittiği, oradan Atilla M. ile Atilla M.'nin evine gittikleri ortaya çıktı.

Atilla M.'nin evinden Fulya bir daha çıkmadı. Fulya'nın arabasını alan Atilla isimli katil, genç kadının arabasını evinin önüne bıraktı ve kendi evine motosikletle döndü.

Fulya o gün silah zoruyla mı kaçırıldı, tehdit mi edildi yoksa yardım niyetiyle mi Atilla M. ile görüştü, henüz bilinmiyor. Cinayetin nedeni ve tüm detayları henüz tam olarak aydınlanmış değil.

Atilla M.'nin, Fulya'yı öldürdükten sonra kendi dayısını arayarak yardım istediği iddia edildi. Şu an Atilla M. yargılanmak üzere tutuklandı fakat dayısı serbest.

Lakin Fulya'nın babası bu cinayetin altında örgütlü işler olduğundan şüpheleniyor.

Yıllarca eğitim almış, kendisini geliştirmiş, ekonomik açıdan özgür halde hayallerinin peşinde koşmak isteyen bir kadın katledildi. Peki neden buna "kadın cinayeti" diyoruz?

Fulya, özgür, bağımsız, güçlü ve mutlu bir kadın olmanın; bir kadın olarak özgür ve iyi yaşamanın karşılığında toplumun dayattığı bedeli ödemek zorunda kaldı. Fulya kendisini ev hayatıyla sınırlamadı, Fulya hayata karışmayı tercih etti. 

Ya"romantik/sahiplenici aşk" kılığına bürünmüş kadın düşmanlığının kurbanı oldu; yahut daha örgütlü ve detaylı bir meselede kadın olduğu için kolay lokma olarak görüldü ve ölümünün "sıradan bir aşk cinayeti" denerek üstünün kapatılacağı düşünüldü. Çünkü "kadınlar öldürülür" ve bu "sıradan" bir haber olur.

Fulya, İsviçre'de büyümüş bir kadın olarak, ne kadar önyargı davranması gerektiğini, alışveriş yaptığı insana bile dikkat etmesi gerektiğini, nasıl pis bir dünyada yaşadığımızı bilmiyordu belki de...

"Önyargılı" olmamanın bir "hata", hem de "ölüme götürecek bir hata" olduğu dünyamız için fazla iyiydi, belki de...

Olayın hala aydınlatılmamış noktaları var. Dava süreci devam ediyor.

Rahat uyu, Fulya.

Olayın aydınlatılması, sorumluların bulunması ve bir kadın cinayeti haberi daha vermemek dileğiyle.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
elestirmen98

sosyal medyadan tartıştığım avrupa da yaşayan türkler türkiye'ye cennet gözüyle bakıyorlar. bunu fark ettim. adamlar burada doğmamış burada büyümemiş yılda bir kaç kere geliyor belki o bile yok. ama türkiye de sağlık hizmetleri almanyadan daha iyi diyebiliyor mesela. bu beni çıldırtıyor.

sevgii

Tesadüfen hayatta kalır olduk.. Ne acı...

boa

ah be fulya ahh .. asıl hatayı sen en başında yapmışsın zurich gibi yerden kalk gel türkiyeye yerleş..millet burdan kaçmaya fırsat kollar oldu be bacım :( nur içinde yat.

hard-gamer

Sorun Türkiye'de değil aslında. Haberi görür görmez bu kızın çomar familyasını tanımaması yüzünden canından olduğunu anladım zaten şu adamların tipine kılığına davranışlarına bakıldığında çomarlık seviyesi anlaşılacaktır. Bunun için Türkiye'ye gelmeden önce doğada başı boş bırakılmış ve gayet tehlikeli olan çomar familyasını tanımak gerekiyor. Çomarlar genelde o malum dindendir, insanlık ve kadın düşmanıdırlar cahil vahşi ve uygarlık düşmanı olmalarıyla tanınırlar. Kafalarında tüm kadınları kategorize etmişlerdir kendi kriterlerine uymayan bütün kadınlar onlara göre ''faişedir'' onlara her şeyi yapabileceklerini düşünürler bu vahşi türle kadın erkek kimse iletişme geçmemelidir. Endemik bir tür olan Anadolu Çomarı tanındıktan sonra dikkatli olmak şartıyla Türkiye'de çok güzel ve rahat bir şekilde yaşanabilir. Ayrıca aynı familyanın bir üyesi olan mülteci Orta Doğu çomarları da Avrupa'da aynı suçları işliyor.

hard-gamer

Misal geçenlerde Orta Doğu çomarları Fransa'da kendilerine mülteci kampında yemek dağıtan sosyalist kadınlara tecavüz etmişlerdi. Kurbanların ortak noktası bu iğrenç ve bataklık seviyesinde yaşayan canlı formunu tanımamaları ve insan sanmaları. Sorun esasında Türkiye'ye özgü değil zaten. Neyse bu iğrenç pirimat cinsinin itlaf veya islah edilmesi dilekleriyle.

portlekgoz

metrobüse binen çocuk kadın erkek yaşlı demeden herkese dayayan yaratıklar bu ülkede fulyanın hatası türk olmanın türkiyede yaşamak olmadığını bilmemesi olmuş bu ülkede yaşamak zorunda değiliz yaşamak isterim ama ne yazıkki bazıları çok hızlı ürüyor ve ülke her ügn daha yaşanılmaz oluyor

Başlıklar

AşkİsviçreKaşKatilTercihaşkgezginkadınlarolay
Görüş Bildir