Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bora Farsak Yazio: Unhappy Birthday Kovid-19

1PAYLAŞIM
Yazio Banner

Dünya tarihinin en ünlü siması Kovid-19 ile henüz tanışmamış olsanız bile mutlaka ki kendisinden haberdarsınız.  

Sevgili dostumuzun doğum gününe çok az kaldı. 

Hepimizi, psikopat, insan düşmanı, herkese vebalı gibi  bakan yaratıklar olmanın dışında Kovid bize aynı zamanda doğa ve dünya karşısında ne kadar çaresiz ve zavallı olduğumuzu hatırlattı. Hani çok güzel bir söz vardır: “Komünistlik parayı bulana, feministlik kocayı bulana, ateistlik uçak düşene kadardır” diye. Tam da o moddayız. 

Bana bir şey olmaz diyenler bir yandan da inşallah bana bulaşmaz diye dua ediyorlar. Delikanlılık yapıp  eylülden evvel aşı olmam, hele bir yan etkileri görelim diyen ben bile, birkaç arkadaşımı kaybettikten ve çok değerli bir kardeşim şu anda yoğun bakımda hayat mücadelesi verirken, korkudan kuzu kuzu gittim ve aşımı oldum.

Peki sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik  hayatımızı mahveden, altüst eden sevgili doğum günü çocuğuyla bundan sonraki ilişkilerimizi nasıl olacak?

Aslında birçok şey öğrenmemize rağmen hala hiçbir şey bilmiyoruz.  Deneme yanılma metoduyla, ölen ölür, kalan sağlar bizimdir, bari onlara bakalım şeklinde devam ediyoruz. Bunda kimsenin günahı var mı? Hayır, kesinlikle yok. Bütün hükümetler, bütün bilim insanları var güçleriyle, tüm iyi niyetleriyle gece gündüz çalışıyorlar. Virüsün yapısını öğrendik. Beklenmedik, mucizevi bir süratte aşılar ürettik. Ama hala soru işaretlerimiz her geçen gün artıyor. 

Elimizdeki ilaçların aslında bir işe yaramadığını öğrendik. Habire bir avuç dolusu ilaç veriyoruz ama bunu plasebo dışında bir etkisi olmadığı ispatlandı. En başlarda maskeye gerek yok diyorduk ama bugün maske ve sosyal mesafeyi çok iyi biliyoruz. Peki aşıyla nasıl bir durumla karşı karşıya olacağız? Gerçekten sürü bağışıklığını edinip bu hastalıktan kurtulabilecek miyiz? Bence bunun cevabı da hayır. 

Bir ülkede sürü bağışıklığının oluşup bu illetin sınırlandırılabilmesi için %70- 85 oranında aşılanma ve bağışıklık oluşması gerektiğinden bahsediliyor. Peki üretilen aşı miktarları bunun için yeterli mi? Hayır. Aşı  herkesi ulaşabilecek mi? Hayır. Diyelim ki ulaştı herkes aşı olmak istiyor mu? Hayır. Hasretle beklenen Biontek-Pfizer aşısından, Norveç ve Almanya'da olan ölümlerden sonra yeni soru işaretleri oluştu. Şu anda en iyi, en başarılı aşılama programının İsrail'de olduğu, aşılanma oranının %20’nin üzerine çıktığından bahsediliyor. Diyelim ki zaten çok fazla nüfusu olmayan İsrail aşılamayı tamamladı. Ve geçici bir süreliğine de olsa Kovid’den kurtuldu. Peki sınırlarını tamamen kapatabilecek mi? Vatandaşlarının ülke dışına çıkmasına, ya da ülkeye girişleri engelleyebilecek mi? Çünkü bu aşı en azından şimdilik kalıcı bağışıklık sağlamıyor.

Bunun içinde bir aşı pasaportundan bahsediliyor. Ama bu aşamada da politik sorunlar devreye girecek

Zira sen Rus aşısı oldun giremezsin, sen Çin aşısı oldun giremezsin, sen Amerikan aşısı oldun giremezsin tarzında yaklaşımlar çok uzak değil. Bu yaz bu sinemada. 

Hadi buna da önemsiz diyelim, peki 8 milyar kişiyi de  aşıladınız, olacak iş değil ama hadi başardınız diyelim. Kurtulduk mu? Gene, Hayır. Çünkü çok bilinmeyenli denklemimiz hala ortada. Bağışıklık ne kadar sürecek? Bu aşı  ne kadar koruyacak? Önümüzdeki kış tekrar aşılanmamız gerekecek mi? Bununla ilgili ilaçlar ne aşamada? Tüm bunlarla ilgili soru işaretleri de devam ediyor. Şu ana kadar bildiğimiz önemli şeylerden bir tanesi sadece kovid-19 için değil, Kovid grubu ya da diğer üst solunum yolu enfeksiyon kaynaklarında da her zaman kalıcı bağışıklığın olmadığı. Grip aşısında olduğu gibi muhtemelen, eğer virüs bize bir kıyak çekip gücünü kaybetmez ise, her yıl aşılanmamız gerektiği gerçeği. 

Ancak iyi tarafından bakarsak, vücuttan antikor kaybolsa bile yeni karşılaşmalarda vücudun, daha hızlı ve daha güçlü cevap verebilme özelliğinin olduğu. Böylece enfeksiyonu daha hafif geçirme ihtimalimizin varlığı. Diğer yandan, ümit vaat eden birkaç ilaç çalışmasının da olması. Bu arada unutmamamız gereken bir şey daha var ki aşı ya da ilaca rağmen hala enfeksiyon taşıyıcısı olabileceğimiz ve bunu yayabileceğimiz. 
Baykuş gibisin diyeceksiniz ya da dediniz biliyorum, ama ne yapalım son bir yılımızın gerçeği bu. İyi tarafından bakmaya çalışalım; çok yol kat ettik, daha da kat edilecek. Maskeyi,  mesafeyi, hijyen kurallarını bırakmayın lütfen. 
Doğum günün kutlu OLMASIN Kovid, görüşmemek dileğiyle. 

Instagram

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Görüş Bildir