Banyo Saatinde Kriz Çıkaran Çocukların Saç Yıkamaktan Nefret Etmesinin 4 Nedeni
Banyo saatinde başlayan ağlama krizleri çoğu zaman sıradan bir huysuzluk gibi görünse de arkasında duyusal nedenler olabiliyor. Ruh sağlığı ve duyusal destek alanında çalışan ergoterapist Dr. Diane Knoll, saç yıkamanın bazı çocukları neden bu kadar zorladığını ve bu anları nasıl kolaylaştırabileceğinizi anlattı.
İşte detaylar...
Islaklık, su basıncı ve sıcaklık değişimi tetikleyici olabiliyor.
Genel nüfusun yüzde 5 ile 17'si duyusal sorunlar yaşıyor; otizm tanısı alan çocukların yüzde 90'ında ise duyusal işleme bozukluğu görülüyor. Knoll'a göre banyo için soyunup giyinmek, sıcaklık değişimi, özellikle yüzdeki ıslaklık hissi ve suyun basıncı bazı çocuklara rahatsız edici, hatta acı verici gelebiliyor.
Kafa derisi hassas olan çocuklarda saç taramak da benzer şekilde zorlaşabiliyor.
Başı geriye yatırmak denge duyusunu zorluyor.
İç kulaktaki denge sistemi, baş hareket ettiğinde yer değiştiren sıvı sayesinde beyne vücudun konumunu bildiriyor. Bu sisteme aşırı tepki veren çocuklarda baş geriye gidince beyin bu hareketi kontrol kaybı olarak algılayabiliyor ve çocuk kendini güvende hissetmiyor. Başı geriye atmak yön bulmayı da zorlaştırıyor; banyonun ışığı fazla parlaksa rahatsızlık artabiliyor.
Knoll, bu çocukların oyun parkındaki aletlerden ya da engebeli zeminde yürümekten de çekinebildiğini belirtiyor.
Bebeklik refleksi ve banyonun sesleri de etkili olabiliyor.
Bir diğer olası neden, başın aniden geriye gitmesiyle tetiklenen Moro refleksi. Bebeğin bakım veren kişinin dikkatini çekmesine yardım eden bu irkilme refleksi genellikle 4 ile 6. aylar arasında geride kalıyor. Geride kalmadığında ise çocuk büyüyüp hareketlendikçe ciddi strese yol açabiliyor.
Banyonun yankılanan sesleri ve banyodaki kokular da duyusal yükü artırabiliyor.
Önce hazırlık, sonra dinlenme: Saç yıkamayı kolaylaştıran yöntemler.
Knoll, otizmli bir ergoterapistin geliştirdiği 'önce, sırasında ve sonra' yaklaşımını öneriyor. Amaç, sinir sistemini etkinlikten önce hazırlamak, zor anda başa çıkma yolları kullanmak ve sonrasında sakinleşmesine yardım etmek. Yıkama sırasında şampuan siperliği ya da durulama gerektirmeyen bir başlık ve çocuğun elinde tutabileceği sakinleştirici bir oyuncak işe yarayabiliyor; ardından ağırlıklı bir battaniyeyle dinlenmek iyi geliyor.
Çocuğa söz hakkı vermek de önemli: İki şampuan kokusu arasında seçim yapmasına, elinde tutacağı oyuncağı seçmesine ya da ışıkların kısılmasına o karar verebilir.
Zorluk sürerse ergoterapist değerlendirmesi gerekebilir.
Bu yöntemlere rağmen zorluk sürüyorsa bir ergoterapiste başvurmak düşünülebilir. Knoll, duyusal farklılıkların saç yıkama dışındaki günlük rutinleri de etkileyip etkilemediğine baktığını, çünkü sorunun nadiren tek başına görüldüğünü söylüyor. Knoll, 'Çoğu zaman çocuğun davranışının altındaki nedeni bulmak biraz dedektiflik gerektiriyor' dedi.
Çocuğu uymaya zorlamak yerine duyusal sınırlarına saygı gösteren, nöroçeşitliliği gözeten bir terapistle çalışmak da faydalı olabiliyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın