onedio
Bilic: "Daha İyi Olan Taraf Bizdik, Kaybetmeyi Hak Etmedik"
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Fenerbahçe'ye 1-0 kaybettikleri maçın ardından açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe karşısında çok gol kaçırdıklarını ifade eden Bilic, 'Büyük bir hayal kırıklığı yaşıyoruz, kaybetmeyi hak etmedik, en azından 1 puan çıkartabilirdik. İnanılmaz goller kaçırdık, inanılmaz bir gol yedik. Rakip atak yapmayı bıraktı, gol yedik. Fenerbahçe karşısında çok iyi oynadık, özellikle ikinci yarıda. Oyun bu noktaya gelmişken, bu kadar ucuz, basit bir gol yememeliydik. Fenerbahçe karşısında çok büyük bir fırsat vardı elimizde, farkı 7'ye çıkartabilirdik ya da en azından puan farkını koruyabildik. Şu anda tüm takımlar birbirlerine çok yakın durumda' dedi.Emre ile yaşadığı olay hakkında da konuşan Hırvat teknik adam, 'Orada kesinlikle kötü bir hareketim yok, Emre ile de ilgilenmiyorduk zaten, kendi oyuncularım ile konuşuyordum. Ancak bir anda Emre ve Alves olaya dahil oldu. Hakeme de Fenerbahçeli futbolcuların yerlerine geri dönmeleri konusunda uyarıda bulundum. Olayın bizle bir ilgisi yok , gelen tepkilere bir anlam veremedik' şeklinde konuştu.Sampiy10
Uslu: "Koridorda Yaşananları TFF Açıklasın"
Fenerbahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu, maç sonrası FBTV'de açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe Genel Sekreteri Mahmut Uslu, maç sonrası FBTV 'de açıklamalarda bulundu. Galatasaray maçlarında koridorlarda yaşanan olaylarla ilgili tepki gösterdi.Olaylı Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin ardından Sarı-Lacivertli kulübün genel sekreteri Mahmut Uslu , sürpriz bir şekilde FBTV'de canlı yayına katıldı. Uslu, Galatasaray- Başakşehir maçının devre arasında yaşananları ima ederek, TFF'ye seslendi. Mahmut Uslu'nun açıklamaları şöyle:'Fenerbahçe'de son dakikalarda gol atıp maç kazanmak gelenek haline geldi. Gol kaçar, bütün oyuncularımız kaçırıyorlar. Görünüyor ki Beşiktaş'ı deplasmanda yendik. Trabzon 'la orada ve burada berabere kaldık. Şu anda iki rakibimizden daha iyi avantaja sahip olduk. Puan eşitliği halinde şampiyon olacağız. Zaten şampiyon da olacağız. Akhisar veya Gençlerbirliği maçını kazansak şu an liderdik.'Taraftardan destek isteği'Biz inanıyoruk ki şampiyon olacağız. Nasıl olacağız? Ben Rize 'ye gittiğim zaman taraftarımız bana destek verecek. Başka yerde destek verecek. Şu anda tüm derbilerimizi bitirdik ve avantajlı hale geldik. Taraftarımızdan önemli ricamız bu maçların 90 dakika olduğunu bilmeleri. Şu anda bu oyuncularımızın hepsi bizim için çok değerli.''Hakemler hızımızı kesiyor''Şunu da gözardı etmesinler. Maalesef bize gelen hakemler bizi hızlandırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Kesinlikle bizim önümüzü yavaşlatıyorlar, bizim hızımızı kesiyorlar. İlk yarıda 6 dakika uzatma verdi en az 15 dakika gitti. İkinci yarı 10 dakika gitti. Fenerbahçe ne yapıyor sizlere! Bu kadar da üstümüze gelmeyin. Oh her şey çok güzel. Maçı durdurarak oynatalım filan. Bu kadar da olmasın yani. İsterse federasyon yetkilileri isterse MHK kim isterse gelsin tartışalım.''Şaibeli konuşmalar var''Bu koridorlarda yaşananlar... Bizim en önemli oyuncularımızdan bir tanesi kalecimiz Volkan. Volkan koridorda konuştu diye 4 maç ceza aldı. İki haftadır koridorlarda bir şeyler oluyor rakiplerimizde. Şimdi şaibeli konuşmalar var. Bir gün önceki maçta (Kasımpaşa-Galatasaray) bir takım şeyler var. Biz şunu diyoruz, bir konuşmalar var. Devre arasında geç çıkmalar var! Neden federasyon bu işlere karışmaz. Federasyon açıklasın bunları. Orada güvenlik kameraları var. Biz bekliyoruz bunları. Biz adalet ve eşitlik istiyoruz. İstediğimiz bu.'Fanatik
Paris'te Hava Kirliliği Nedeniyle Araçlara Sınırlama Getirildi
Fransa'nın başkenti Paris ve çevresinde yüksek seviyeye ulaşan hava kirliliği yüzünden haftasonu toplu taşıma araçları ücretsiz hizmet verirken, yarından itibaren trafiğe çıkacak araçlara sınırlama getiriliyor.Paris Belediyesi ayrıca Pazartesi günü tek, çift plaka uygulamasına geçileceğini duyurdu. Pazartesi günü sadece sonu tek rakamla biten araçlarla, hibrit ve elektrikli araçlar trafiğe çıkabilecek.Yine içinde üç kişiden fazla taşıyan araçlarda ise tek, çift plaka zorunluluğu aranmayacak. Uygulamanın ne kadar süreceğine ise açıklık getirilmedi.Fransa'da daha önce 1997 yılında iki kez ve son olarak 17 Mart 2014'de tek, çift plaka uygulamasına gidilmişti.HIZ SINIRI DÜŞÜRÜLDÜHava kirliğinin daha fazla artmaması için ayrıca otoyollarda hız sınırı saatte 130 km'den 110'a düşürülmüştü.Paris Belediyesi ek tedbir olarak 1 saatlik ücretsiz bisiklet ve elektrikli otomobil uygulamasını devreye sokmuştu.Kirliliğe bölgede güçlü rüzgarların esmemesinden kaynaklanan toz kütlesi birikiminin sebep olduğu belirtiliyor. Hava kirliliğine bir başka sebep olarak ise yeterli yağmurun yağmaması gösteriliyor.Sputnik Türkiye
'Mutlu Bir Türkiye Çok Zor Değil'
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, 'Temel amacımız; mutlu, huzurlu, herkesin işinin ve aşının olduğu bir Türkiye. Bu çok zor değil' dedi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, temel amaçlarının 'mutlu, huzurlu, herkesin işinin ve aşının olduğu bir Türkiye' olduğunu belirterek, 'Bu çok zor değil. Devleti yöneten kişinin akılcı politikalar üretmesi halinde, bu tür sorunları çözersiniz. Çözen ülkeler var' dedi.Kılıçdaroğlu, Beşiktaş'taki Four Seasons Hotel'de düzenlenen ve 35 ülkeden iş adamları, politikacılar, bilim adamları, diplomatlar ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşen Dünya İş Konseyi Liderler Konferansı'na katıldı.Burada katılımcıların sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, 'Dünyaya entegre olmaktan bahsederken YÖK'ün denklik ve yurt dışı eğitim politikalarını yorumlar mısınız?' şeklindeki soru üzerine, 'CHP iktidarında, YÖK diye bir kurum olmayacak. Bütün üniversiteler bilgi üretecek. Üniversiteler özgür ve özerk olacak' ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu, 'Türkiye'nin gelir dağılımı adaletsizliği, ne zaman düzelir?' sorusuna karşılık, gelir dağılımında artan farkı konuşmasında dinleyicilerin bilgisine sunduğunu belirterek, vergi politikalarıyla, kamu harcamalarıyla ve sosyal destek programlarıyla gelir dağılımında düzenleme yapmanın mümkün olduğunu, bir ülkede işsizlik, yoksulluk, açlık ve sefalet varsa o ülkede barışın ve huzurun sağlanamayacağını söyledi.'Temel amacımız; mutlu, huzurlu, herkesin işinin ve aşının olduğu bir Türkiye. Bu çok zor değil. Devleti yöneten kişinin akılcı politikalar üretmesi halinde, bu tür sorunları çözersiniz. Çözen ülkeler var. Yeniden bulacağımız bir mucize değil bu. Vergi politikasını, bütçe politikasını, sosyal destek programlarını buna göre yaparsınız, bütün yoksul yurttaşları sosyal destek programları kapsamına alırsınız' diyen Kılıçdaroğlu, 4 yıllık CHP iktidarında Türkiye'de yoksulluğun sıfırlanacağını anlattı.'Sosyal devlet olgusu, toplum belleğine yerleştirilmeli'Kılıçdaroğlu, CHP'nin sosyal politikaları hakkındaki bir soruya karşılık, sosyal devlet olgusunun çok daha fazla tartışılması ve toplumun belleğine yerleştirmeleri gerektiğini kaydetti.Sosyal devletin tarifini yapan Kılıçdaroğlu, 'Sosyal devlet şu; işçisi de işvereni de örgütlenecek. Belli amaçlar çerçevesinde, insanlar bir araya gelip sivil toplum örgütleri kuracak. Bir kişi işsizse, devlete dönüp 'benim işsizliğimi sen gidermek zorundasın' deme hakkı olan devlettir sosyal devlet. Eğer bir aile yoksulsa iktidara, hükümete, devlete dönüp 'Benim açlığımı gidermek zorundasın sen ey devlet' deme hakkına sahiptir. Bu hak, yurttaşın elinden alınmış durumda. Neden? Çünkü hükümetin yaptığı yardımlar, sosyal devletin gereği olarak algılanmıyor' diye konuştu.'İktidarda olanlar bu yardımı sanki ceplerinden yapıyorlarmış gibi bir algıyı yaratıyorlar. O algı toplumda beslenerek büyüyor' diyen Kılıçdaroğlu, yardımların vatandaşların vergisinden yapıldığını dile getirdi.Vatandaşın ödediği verginin nereye harcandığını soramamasının sosyal devletin güçlenmesinin önünde engel oluşturduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, 'Benden vergi alınıyorsa o verginin hesabını iktidar vermek zorundadır. Ödediğim verginin hesabını soramıyorsam, o ülkede demokrasi henüz oturmamış demektir. Sosyal devlet, bu açıdan çok ama çok önemli' dedi.Kılıçdaroğlu, sosyal devletten sendikaların söz etmediğini, sivil toplum örgütlerinin, aydınların, köşe yazarlarının, üniversitelerin arzu edildiği kadar bahsetmediğini anlatarak, 'Eğer sosyal devleti ve onun gereklerini bu topluma yeteri kadar anlatabilirsek farklı bir dünyayı hep beraber inşa etmenin yollarını aşacağız. Sosyal devlet, çok önemli bir kavramdır. Sosyal devlet, halkına hesap veren devlettir. Hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği Türkiye, sosyal devleti güçlü bir toplum demektir. Hepimiz bu konuda çalışacağız' değerlendirmesinde bulundu.'İnsani gelişmişlik endeksinde ilk 20'ye girmemiz lazım''İktidarda olsaydınız neyi farklı yapardınız?' sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, demokrasi ve hukukun üstünlüğünün olmadığı bir ülkede gelişme olmayacağını, gelişmişliğin sadece kişi başına düşen gelirle ölçülemeyeceğini söyledi.Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:'İktidarın hedefi; ilk 10'a girmek. Biz 'İlk 10'a girmek yeterli değil. Ayrıca insani gelişmişlik endeksinde ilk 20'ye girmemiz lazım' diyoruz. Yani 20 yılda bizim en az 40 basamak yükselmemiz gerekiyor. İnsani gelişmişlik endeksinde gerilerdeyseniz sizin demokrasinizin adı hibrit demokrasi, yarım demokrasi oluyor. Bu ülkenin insanına bu yakışmaz. Biz olsaydık şayet iktidarda, emin olun bizim üniversitelerimiz dünyanın en saygın üniversiteleri arasında girmiş olurdu. En az 10 üniversite. Çünkü o üniversiteler özgür, özerk olacaktı. bilim, bilgi üreteceklerdi. Baskı altında olmayacaklardı. Her türlü düşüncenin özgürce konuşulduğu kurumlar olacaktı.'Kılıçdaroğlu, bir iş adamının Türkiye'de çip üretmek istediğini ve bunun için bir milyar dolara ihtiyacı olduğunu dile getirerek, 'Ben başbakan olsaydım bu parayı gözüm kapalı verirdim. Türkiye çip üretmeli, yüksek teknolojiye geçmeli. Eğer siz katma değeri yüksek ürün üretmiyorsanız başarılı olma, rekabet etme şansınız sıfır' diye konuştu.Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin 2023, 2071 gibi hedeflerini de eleştirdi.'Dört yılda Türkiye'nin kaderi değişir'Kılıçdaroğlu, dünyada teknolojik gelişmelerin çok hızlı ilerlediğini aktararak, Türkiye'de üniversitelerin, bilimin dışladığını, eğitimin ortaçağ düzeyine indiğini, çocukların denek olarak kullanıldığını ileri sürdü.İş dünyasına seslenen Kılıçdaroğlu, 'Eğer bu politika ve bu iktidar böyle giderse, yakın bir gelecekte, siz ancak üçüncü dünya ülkelerinin talep ettiği ürünleri üretebilir ve ancak onlara pazar bulabilirsiniz. Bu düşünce beni ürkütüyor. Bu süreç de beni ürkütüyor' ifadelerini kullandı.Devletin kin, öfke, duygu ile değil akıl ve mantıkla yönetileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, önyargı ile insanlara yaklaşılamayacağını, kişinin eksikliğini bir başkasını dinleyerek tamamlayabileceğini bildirdi.Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin 1980'lerde ekonomik açıdan 14 olan dünya sırasının şu anda 19 olduğunu savunarak, böyle giderse ilk 20'den çıkılacağını anlattı.Yabancı sermaye girişinin az olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, 'Bizim vizyonumuz, Türkiye'yi bilgi toplumuna çağıran vizyondur. 21. yüzyılda ciddi bir atılım yapmak isteyen Türkiye'nin vizyonudur. Türkiye, sorunlarını çözme ve aşma kabiliyetine sahip. Bunun için bilgi de birikim de insan da siyasi parti de var. Gelin bu seçimlerde tercihlerimiz doğru kullanalım. Gelin bir 4 yıllık fırsat verin. 44 yılda Türkiye'nin kaderi değişir, Türkiye çağ atlar' şeklinde konuştu.Uğur Aslanhan, AA
Alper Potuk: "Önümüzdeki 9 Maçı da Kazanmak İstiyoruz"
Fenerbahçe'nin, Beşiktaş'ı 1-0 yendiği maç sonrası Alper Potuk, yayıncı kuruluşa açıklamalarda bulundu:'Bizim açımızdan çok kritik bir maçtı. Bugün mutlaka kazanmak istiyorduk. İlk yarıda çok iyi başladık maça. Onları değerlendirsek çok daha farklı olurdu. Sonrasında kötü dakikalar yaşadık. Büyük takım olarak maçı kazanmasını bildik. Önümüzdeki 9 maçı kazanmak istiyoruz.Maça çıkarken Gökhan ağabeyin sakatlığı oldu. Yerine Mehmet ağabey girdi. Onu tebrik ediyorum çok iyi oynadı.Bir-iki haftalık sakatlığım oldu. Sonra hocamla planladığımız gibi yarım saat, yarım saat oynattı. Son haftalara girdik. Hepsini tek tek düşünerek kazanmak istiyoruz.Turkfutbol
Reklam
Kadıköy'de Sow Mucizesi!
Zirve mücadelesini yakından ilgilendiren Fenerbahçe-Beşiktaş derbisini ev sahibi ekip 1-0 kazandı. Galibiyet golü son dakikada Moussa Sow'dan geldi. Maçta Emenike krizi yaşandı.İki kale arkası tribününün ceza nedeniyle boş olduğu karşılaşmada gol oyuna sonradan giren Moussa Sow'dan geldi.Fenerbahçe bu galibiyetle 53 puana yükseldi. Beşiktaş 54 puanda kaldı. Haftayı Galatasaray lider kapattı.19'da Emenike önemli bir fırsattan yararlanamadı. Kaleci Tolga ile karşı karşıya kalan Nijeryalı futbolcu topu kalenin üzerinden dışarıya gönderdi. Taraftar da son dönemde sık sık olduğu gibi yine Emenike'ye tepki gösterdi.30'uncu dakikada ise Nijeryalı futbolcu tribünlerden yapılan Sow tezahüratları üzerine formasını çıkartıp soyunma odasına gitmek istedi ama teknik direktör İsmail Kartal bunu önledi. Bunun ardından da Emre Belözoğlu ve Beşiktaş Teknik Direktörü Biliç arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı.Karşılaşmanın en ciddi atakların son dakikalarda gerçekleşti. Alper ve Oğuzhan'ın karşılıklı şutları az farkla auta gitti. Uzatma dakikalarında ise Sow'un golü geldi.Al Jazeera
Moğolistan'ın Evcil Ren Geyikleriyle Yaşayan Göçebe Türk Halkı: Dukhalar
Hamid Sardar-Afkhami çektiği fotoğraflarla, görenlere Moğolistan'da yaşayan Türk halklarının göçebe bir kabilesi olan Dukhalar ve onların ren geyikleriyle geçirdiği, günlük hayatlarına dair eşsiz bir deneyim yaşatıyor.Ren geyiklerine çobanlık yapan bu halk; onları besleyip yetiştiriyor ve süt, peynir ya da kürk gibi ihtiyaçlarını onlar sayesinde karşılıyor. Ancak; Dukhalar'ın göçebe yaşam tarzı da, ren geyikleri gibi yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalmış durumda. Dukha halkının nüfusu tahminen 200 ila 400 kişi arasında değişim gösteriyor. Bu halkın tek geçim kaynağı ise buraya onların ren geyiklerine binmeye gelen ve yaptıkları küçük hediyelik eşyaları satın alan turistler. Harvard Üniversitesi'nde Çin-Tibet Dilleri üzerine doktorasını tamamlayan Sardar-Afkhami; Dukha halkının yaşam biçimini yok olmadan önce keşfedip, ölümsüzleştirdi ve muhteşem fotoğrafların yanı sıra bu halkı konu alan bir belgesele de imza attı.İşte o fotoğraflar...
Reklam
Bir Yiyecek İçin Fazla Acayip İsimlere Sahip Olan 28 Tatlı ve Yemek
Enteresan isimleri olan; tam olarak kimin, nasıl ve neden koyduğu, ilk olarak kimler tarafından kabul görülüp hangi dönemden beri yaygın olarak kullanıldığı meçhul ancak tatları ile gönüllerde ayrı bir yer ettikleriyse aşikar olan, birbirinden lezzetli ve ilginç isimli 28 adet tatlı ve yemek sizlerle..
'3. Köprü ve 3. Havalimanı Gibi Projeler İstanbul'un İklimini Değiştirecek'
3. köprü, 3. havalimanı ve Kanal İstanbul gibi mega projeler iklimi bile değiştirecek. İstanbul’da sıcaklık 2050’de 3 derece artacak Istrancalar’ın suyu azalacak.Nüfus artışı, yeşil tahribat ve iklim değişikliği gibi sorunlar su kaynaklarını olumsuz etkilerken, 5 bilim insanının hazırladığı raporda, İstanbul için ürkütücü tespitler yer alıyor.Dünya Su Günü'nde yayımlanan “İstanbul’un Su Krizi ve Kolektif Çözüm Önerileri” başlıklı bir rapora göre; 2050’ye kadar İstanbul’daki sıcaklık değerleri 3 derece artacak.Mert İnan'ın Milliyet'te yayımlanan haberine göre, raporda yer alan dikkat çekici tespitler şöyle:Endüstrileşme tehlikesi: En yüksek seviyeye sahip ilk üç tatlı su kaynağı Ömerli, Elmalı veKüçükçekmece. Alibeyköy, en fazla endüstrileşmiş havzadır.Sürdürülebilir değil: 31 Temmuz 2014 tarihinde İstanbul’un tüm barajlarında toplam 164,5 milyon metreküp su hacmi kalmış, Sakarya Nehri’nden ek su aktarımı yapılmıştır. İstanbul’a başka havzalardan sürekli su taşınmasına yönelik bir su yönetimi sürdürülebilir olmayacaktır.Arıtma tesisleri yetersiz: Sakarya Nehri’nin sanayi ve evsel atıklarla kirlenmesi sonucunda su kalitesi çok düşüktür. Melen ve Yeşilçay’ın su kalitesine göre inşa edilmiş mevcut arıtma tesisleri, Sakarya Nehri’nin suyunu arıtmaya uygun değildir.Sıcaklık 2.6 derece artacak: 2020-2050 döneminde İstanbul’un su varlıklarının önemli kısmını kapsayan alanda yıllık en yüksek sıcaklıkların yaklaşık 2,6 derece artması beklenmektedir. Sıcaklık artışının yaz aylarında İstanbul ve çevresinde 3 derece civarında olması öngörülüyor.Yaz yağışları azalacak: İstanbul’da 2020-2050 dönemi için kış mevsimi yağışlarında artış olacağı öngörülürken, yaz ve sonbahar yağışlarında azalma beklenmektedir.Mega projeler iklimi bozacak: 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul arazi kullanımı, nemlilik, sıcaklık, gaz ve enerji akışı ile albedo özelliklerde değişikliklere neden olacak, yeni ve ek ısı kaynakları yaratacaktır. Bu doğal olmayan değişim iklimler dizisini bozabilecek hatta yok edebilecektir. Projelerin yapıldığı alanlar yüksek olasılıkla birer kentsel ısı adasına dönüşecektir.3. Köprü tamamlandığında Kuzey Marmara Otoyolu ile birlikte toplamda 8 bin 715 hektarlık ormanlık alan yok edilecektir. Çökelme ve trafik nedeniyle egzoz gazları baraj göllerinde toplanan suyun kirlenmesine yol açacaktır. Özellikle Ömerli baraj gölünde oluşacak kirlilik DSİ’nin önemli yatırımlarından biri olan Melen Projesi’ni de olumsuz yönde etkileyecektir. 3. Havalimanı işletmesinden kaynaklanacak kurşun bakır ve çinko gibi kirleticiler Terkos Gölü’nü ağır metallerle kirlenmiş bir göl haline getirecektir. Kanal İstanbul, gerçekleşirse İstanbul’da kullanılan suyun yüzde 6.7’sini karşılayan Sazlıdere Havzası ortadan kalkacaktır. Avrupa Yakası’nda yapılacak 4 ayrı yeni kent projesiyle Silivri’den, Bekirli’ye kadar olan tüm yeraltı su kaynakları tehlike altındadır. Kirlenen yeraltı sularının ise temizlenmesi neredeyse imkansızdır.Günlük kayıp miktarı 600 bin metreküpTürkiye genelinde şebekelerin çok eski olması ve suyun iyi yönetilmemesinden dolayı yüzde 43 oranında kayıp-kaçak yaşanmaktadır. Megakent için kayıp-kaçak oranı yüzde 27 seviyesindedir. Yıllık toplam 909 milyon 454 bin metreküp su verilen İstanbul’da yüzde 24’lük bir kayıp; günlük 600 bin metreküp suyun boşa gitmesidir. İstanbul’daki mevcut su kayıp oranı, Sakarya’dan getirilen suya denktir.
Reklam
Halil Sezai'nin İsyan Şarkısı Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı
Okan Bayülgen'in programına konuk olan Halil Sezai, ünlü şovmenin şakalarından yine kurtulamadı. Özellikle sanatçının en ünlü şarkısı olan 'İsyan' ile ilgili bölümde Okan Bayülgen'in yayınladığı video hem izleyenleri hem de stüdyodakileri kahkaha krizine soktu.
Türk Kartallar 'Yuvasını' Dünyaya Açtı
Havacılıktaki 104 yıllık tecrübesi ve yüksek teknolojik imkanlarıyla dünyanın dikkatini çeken Türk Hava Kuvvetleri, müttefik ülkelerin pilot adaylarına eğitim verecek.Dünyanın en tecrübeli hava kuvvetleri arasında gösterilen Türk Hava Kuvvetleri, 104 yıllık tecrübesi ve yüksek teknolojik imkanlarını NATO üyesi müttefik ülkelere açtı. Yabancı pilot adayları, bröve takabilmek için Türk Hava Kuvvetlerinin 'pilot yuvası' olan 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki Çok Uluslu Uçuş Eğitim Merkezinde eğitim alacak.
Seyircilerin Yüzde 55'i, 7 Haziran Seçimlerinde Neyi Seçeceklerini Bilemedi
Seçimlere, 3 aydan daha az bir zaman kaldı. Siyasette tansiyon bir türlü düşmezken, seçim atmosferine girilmesiyle birlikte hava daha da ısınacak gibi görünüyor. Hal böyleyken, ilginç durumlar da ortaya çıkıyor. Bunun en son örneği, ATV'de yayınlanan 'Kim milyoner olmak ister?' adlı yarışma programında ortaya çıktı. Yarışmacı ve stüdyoda bulunan seyircilerin yüzde 55'i, 7 Haziran seçimlerinde neyi seçeceklerini bilemedi.Sunuculuğunu Selçuk Yöntem'in yaptığı yarışmanın 17 Şubat'taki bölümüne, 21 yaşındaki Marmara Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Avrupa Birliği Öğrencisi Aslı Turanlı. Turanlı'ya, 2000 lira değerindeki 3. soruda 7 Haziran'da yapılacak seçimde, seçmenlerin neyi seçeceği soruldu. 'Haziran ayında yapılacak olan seçimlerde hangisi seçilecek' sorusunda yarışmacı Turanlı, 'Başbakan, Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Bakanlar' şeklindeki şıklarda tereddüt etti. Risk almak istemeyen Turanlı, 'seyirci' joker hakkını kullanmak istedi.YÜZDE 55, NEYİ SEÇECEĞİNİ BİLMİYOR!Fakat, seyirciden gelen cevaplar ise şaşırtıcıydı. Stüdyoda bulunan seyircilerden yüzde 30'u 'Başbakan', yüzde 45'i 'Milletvekilleri', yüzde 18'i 'Belediye Başkanları', yüzde 7'si ise 'Bakanlar' oylanacak cevabını verdi. Soruları cevaplayan seyircilerden büyük çoğunluğunun, yani yüzde 55'inin 7 Haziran'daki seçimde 'Milletvekillerinin' seçilecek olduğunu bilmemesi, büyük şaşkınlık oluşturdu.ÜLKEMİZİ İLGİLENDİREN ŞEYLERDE DAHA AKTİF OLMAMIZ GEREKİYORYarışmanın sunucusu Selçuk Yöntem, Aslı Turan'a gündemi takip etmediğini, sordu. 'Aslında ediyorum' diyen yarışmacıya Yöntem, 'Seyirciler de dahil, 7 Haziran'da ne olacağını pek bilmiyoruz galiba. Çok önemli bir şey, fazla da zamanımız kalmadı. Ülkemizi ilgilendiren şeylerde daha aktif olmamız gerekiyor. ' dedi.CHA
Reklam
Torba Kanun Teklifi Bu Hafta Meclis Gündeminde
TBMM Genel Kurulu'nun bu haftaki gündeminde Gensoru önergeleri ile 'Torba Kanun Teklifi' bulunuyor.HDP'nin, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker hakkında verdiği Gensoru Önergesi ile MHP'nin Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında verdiği Gensoru Önergesi görüşülecek.MHP'li milletvekillerinin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkında verilen Gensoru da ele alınacak.Gensoruların ardından, 'Torba Kanun Teklifi', 'temel kanun' olarak iki bölüm halinde görüşülecek.Teklifle Milli Eğitim Bakanlığı'na 47 bin öğretmen kadrosu ihdas ediliyor. Öğretmen unvanlı kadrolardan 35 binine, hizmet sınıfları kadrolarından 2 bin 320'sine bu yıl sonuna kadar atama yapılacak. Birinci çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üçüncü ve sonraki çocukları için 600 TL doğum yardımı yapılacak.Çeyiz hesabı açıp, asgari 3 yıl boyunca sistemde kalanlara ve 27 yaşını doldurmadan ilk evliliklerini yapanlara devlet katkısı ödenecek. Devlet katkısı, hesapta biriken toplam tutarın yüzde 20'sini ve azami 5 bin TL'yi geçemeyecek. Konut sahibi olmayanlara ilk ve tek konut satın alımlarında, hesap açtırıp 3 yıl sistemde kalmaları koşuluyla, 15 bin TL'yi geçmemek üzere devlet katkısı sağlanacak.Finansman imkanlarını geliştirmek ve kredi sisteminin etkin işlemesine katkı sağlamak amacıyla, firmalara kredi garantisi veren kredi garanti kurumlarına 2 milyar liraya kadar nakit kaynak aktarılabilecek.Sigortacılık Kanunu'nda sigortacılık faaliyetinde bulunmak için öngörülen sigorta şirketi, şube ve kooperatif modellerinin yanında, üyelik piyasaları dahilinde sigortacılık faaliyeti yürütülmesi mümkün olacak.Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan ve bu suretle menfaat sağlayanlar 2 yıldan 5 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.Genel Kurul'da, Teklif'in yasalaşması halinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı'nın da ele alınması bekleniyor. Ayrıca, 63 maddesi İçişleri Komisyonu'na çekilen İç Güvenlik Paketi'nin yürürlük ve yürütme maddelerinin de görüşülerek yasalaştırılması da planlanıyor.Melda Çetiner, AA
Yurtdışında Oylar 8-31 Mayıs'ta Kullanılacak
Yüksek Seçim Kurulu, yurtdışındaki seçmenlerin oylarını, yurtdışında adreslerinin bağlı olduğu dış temsilciliklerde, 8-31 Mayıs'ta kullanacağını açıkladı.YSK Başkanı Sadi Güven, Güven, yaptığı yazılı açıklamada, yurtdışı temsilciliklerde veya gümrük kapılarında oy kullanacak vatandaşların, dikkat etmesi gereken hususlar hakkında bilgi verdi. Yurt Dışı Seçmen Kütüğü'ne kayıtlı seçmenlerin oylarını adreslerinin bağlı olduğu dış temsilciliklerde, ülkelere göre farklılık göstermekle birlikte 8-31 Mayıs arasında kullanacağını belirten Güven, bu tarihler arasında oylarını kullanamayan seçmenlerin, 8 Mayıs-7 Haziran arasında YSK tarafından belirlenen gümrük kapılarında da oy kullanabileceğini kaydetti.'Yurt Dışı Seçmen Kütüğü üzerinde yapılan incelemede, 8 Kasım 2014 ile 10 Mart 2015 arasında adres beyanında bulunan bazı vatandaşların, oy kullanacağı yer olarak, adresinin bağlı olduğu temsilcilik bilgisi yerine, adres beyanında bulunduğu temsilciliğin kaydedildiğinin belirlendiğini ifade eden Güven, bu şekildeki hatalı kayıtların, seçmen kütükleri askıya çıkarıldığı için YSK tarafından resen düzeltilemeyeceğinden, seçmenlerin 'www.ysk.gov.tr' adresinden, kayıtlarını ve oy kullanacakları temsilcilik bilgilerini kontrol etmelerini istedi.Güven, kaydı olmayan ya da temsilcilik bilgisinde yanlışlık olan vatandaşların, askı süresi bitimi olan 27 Mart Cuma günü Türkiye saati ile 17.00'ye kadar en yakın temsilciliğe başvurarak, adres beyan formu doldurmaları gerektiğini belirtti.AA
Reklam
Linç Edilen Afgan Kadının Tabutunu Kadınlar Omuzladı
Afganistan’da Kuran yaktığı iddiasıyla linç edilen Ferhunde’nin cenazesi kadınlar tarafından kaldırıldı.Afganistan'ın başkenti Kabil'de Kuran yaktığı iddia edilerek linç edilen Ferhunde adlı kadının cenazesini kadınlar kaldırdı. Afgan geleneklerinin dışına çıkan yüzlerce kadın, cenaze töreninde Ferhunde'yi öldürenlerin cezalandırılmasını istedi. Olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma sonunda Ferhunde'nin Kuran yaktığına dair bir bulguya rastlanmadığı açıklanmış, soruşturma emri Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani tarafından verilmişti.Kuran yaktığı öne sürülerek linç edilen Afgan kadınAfgan kadınının cep telefonlarıyla kaydedilen linç edilme görüntüleri sosyal medyada büyük öfke yaratmıştı. Çoğunluğu erkeklerden oluşan bir grup taş ve sopalarla saldırdığı Ferhunde'yi döverek öldürmüş, polisin olaya seyirci kaldığı öne sürülmüştü. Kalabalık daha sonra Afgan kadının cesedini yakmıştı. İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada olayla ilgili olarak sekizi polis memuru 13 kişinin gözaltına alındığı açıklandı.Sputniknews
Apple Watch’un Kordon Ağırlıkları Belli Oldu
Apple’ın akıllı saati Apple Watch’da kullanılacak çeşitli kordonların ağırlıkları belli oldu. Metal kordonlar görünümlerinin yanında ağrılıklarıyla da ön plana çıkıyor.Apple’ın Spring Forward etkinliğinde ayrıntılarıyla ortaya çıkardığı Apple Watch büyük ses getirdi. Fiyatı ile lüks saatler ile yarışan Apple Watch, sahiplerine saatlerini özelleştirme imkanı sunuyor.  Apple Watch, boyutuna ve fiyatına göre değişen 6 farklı kordon ile geleceği açıklanmış ancak kordonların ağırlıkları hakkında bir bilgi verilmemişti.Bugün Apple Watch’un kordon ağırlıkları belli oldu. Premium görünüme sahip metal kordonların ağırlıkları 50 gr’ın üstündeyken daha spor kordonlar sadece 16 gr ağırlığa sahip. İşte Apple Watch kordon ağırlıklarının tam listesi.38mm Apple Watch kordon ağırlıklarıKlasik kordon: 16grMilanese loop: 33grSiyah spor kordon: 37grBeyaz spor kordon: 47grPaslanmaz çelik eklemli kordon: 65gr42mm Apple Watch kordon ağrılıklarıKlasik kordon: 19grModern kordon: 23/24grMilanese loop: 41grSiyah spor kordon: 40grBeyaz spor kordon: 51 grPaslanmaz çelik eklemli kordon: 75grShiftDelete.Net
Snapdragon 815 Daha Az Isınacak
Qualcomm’un yeni yonga seti Snapdragon 815’in ısınma test sonuçları sızdırıldı. Sonuçlara göre Snapdragon 815 ile aşırı ısınma sorunu çözülüyor.2015 yılında çıkan amiral gemisi Android cihazlar Qualcomm’un en yeni yonga seti Snapdragon 810’u kullanıyor. Ancak Snapdragon 810 güçlü bir yonga seti olmasına karşılık çok fazla ısınıyor. Bu duruma HTC One M9’un ısınma testinde şahitlik etmiştik.Bugün ortaya çıkan sıcaklık test sonuçları Snapdragon 815 ile ısınma probleminin yeni nesil Android cihazlarda ortadan kalkacağını gösteriyor. Teste göre Snapdragon 810 maksimum 45 derece ısıya ulaşıyor. Snapdragon 815 ise ısı testinde 35 derece civarında bir performanssergiliyor.
İnternet Bağımlılığı Şikayetleri Artıyor
Son günlerde ailelerin, çocuklarının ekran ve internet bağımlılığıyla ilgili şikayetlerinin önemli ölçüde arttığı belirtiliyor.Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Koray Karabekiroğlu, AA muhabirine, ekran ve internet bağımlılığıyla ilgili anne babaların şikayetlerinin arttığını, söz konusu bağımlılıklara karşı ailelerin daha duyarlı olması gerektiğini söyledi.Akıllı telefonlara artık eskisine oranla daha kolay ulaşılabildiğini, bilgisayar gibi kısıtlı olmayan bu tür telefonlarla her an her yerden internete girilebildiğini anlatan Karabekiroğlu, 'Daha önce hayatın bir parçası olarak görünmüyordu ama artık akıllı telefonlarla çok daha kolay internete girildiği için bilgisayarı açıp başında oturmanız gerekmiyor. Elinizde, yattığınız yerde, koşarak, tuvalette, her yerde internete girebildiğiniz için daha kolay bağımlılık gelişiyor' dedi.'Klinik psikiyatrik bir sorun'Karabekiroğlu, akıllı telefonların teknik olarak çocukların ve gençlerin kolay kullanabilmesi için tasarlandığını, bu nedenle daha çok ilgi çekerek çocuklarda bağımlılığa neden olduğunu dile getirerek, şöyle konuştu:'Telefonlar, çocukların parmak yapılarına uygun, onları ödüllendirecek şekilde. O yüzden anne baba şöyle zannediyor, 'Benim çocuğum çok becerikli, telefonu hemen öğreniyor, bir sürü şeye giriyor.' Halbuki zaten çocuklara göre tasarlanmış oluyor onlar. Pazar çünkü orası. Ailelerin bu konuda bilinçli olması lazım. Nasıl olsa çocuklar öğrenir onu kullanmayı, iki günde öğrenir. Bunları beceriyor diye çocuğun eline verip saatlerce oynamasına ailelerin göz yummamaları lazım. Son günlerde şikayetlerin artmasının sebebi herhalde artık daha ucuzlaması, belki daha kolay ulaşılması. Bunun, klinik psikiyatrik bir sorun olduğunun unutulmamalı.''Okula gitmeyen, derslerini bırakan çocuklar var'Ailelerden telefon, internet, tablet ve televizyon gibi bağımlılıklar nedeniyle çocuklarının okulu bıraktığı yönünde şikayetler aldıklarını ifade eden Karabekiroğlu, şunları söyledi:'Okula gitmeyenler çok bu yüzden. Dersleri tamamen bırakan çocuklar oluyor. İyice motivasyon kaybı yaşıyorlar. Başka hiçbir şeye motive olamıyorlar. Arkadaşlarıyla görüşmüyor, sokağa çıkmıyor, komşuya gitmiyor, bazen yemek bile yemiyorlar. 10 saat masadan kalkmadan oyun oynayabiliyorlar. Çocuk cep telefonuyla yatıyor, sürekli onunla olmak isteyebiliyor. Elinden alınırsa tehdit edebiliyor veya anne babasına doğrudan şiddet uygulayan çocuklar olabiliyor. Öyle bir gözdağı verebiliyorlar ki anne baba korkuyor, gerçekten ne yapacağını şaşırıyor. O noktaya gelmeden baştan tedbirimizi almamız lazım. O noktaya geldiyse mutlaka psikiyatrik bir destek gerekiyor demektir.''Anne babanın olduğu ortamda internete girilmeli'Doç Dr. Karabekiroğlu, küçük yaşlarda çocukların elektronik aletlerle vakit geçirmemesi, telefon, tablet ve televizyonla oyalanmaması gerektiğini aktararak, '3 yaşından önce bir çocuğun herhangi bir elektronik aletle hiçbir vakit geçirmemesi en iyisidir. Ne telefon ne televizyon ne bilgisayar. Çünkü konuşma gecikmesi, bilişsel gelişim sorunları yaşayan çocuklar için zaten zararlı. Kritik bir dönem. O dönemi kaçırdıktan sonra düzelmek zor oluyor' ifadesini kullandı.''Hatta bence 16-17 yaşına kadar bilgisayar oturma odasında olmalı, çocuğun yattığı odaya bilgisayar konulmamalı'' diyen Karabekiroğlu, şunları kaydetti:''Cep telefonuyla şimdi internete girilebiliyor, çocukla birlikte olduğunuz ortamlarda internete girmesini istememiz lazım 16 yaşına kadar. Çünkü ne kadar büyümüş de gözükseler, kandırılmaya müsaitler ve internete girdiğiniz anda bütün dünya ile birliktesiniz. Her türlü riske, maddi manevi fiziksel suistimale açıksınız. O yüzden anne babanın olduğu ortamda internete girilmeli. En güzeli anne babanın varlığı, doğru ilişkisi, zaman ayırması, konuşması, sorunlarını takip etmesi.'Karabekiroğlu, ekran ve internet bağımlılığının psikiyatrik problemler dışında tıbbi pek çok soruna da yol açtığını dile getirerek, 'Mesela obezitenin en temel sebeplerinden biri olarak kabul ediliyor' değerlendirmesinde bulundu.AA
Reklam