Kağıtları Hazırlayın, Uçak Yapıyoruz! 12 Farklı Şema ile Kağıttan Uçak Yapımı
Kağıttan uçak yapmak çocukluktan beri bırakamadığımız yegane hobilerden birisidir. Büyük, küçük, genç, yaşlı demeden herkesin severek yaptığı bu aktivite, Japon kâğıt katlama sanatı origaminin bir dalı olan aerogaminin en yaygın biçimidir. Çeşitli varyasyonları bulunan kağıt uçakların 12 tanesini aşağıdaki yönergeleri izleyerek siz de kolaylıkla yapabilir ve eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz.
Sevgilinize Asla Bahsetmemeniz Gereken 7 Olumsuz Özellik
Bazı özelliklerinizi çok beğeniyor olabilirsiniz, ama bunlar sizi son derece kıl ve antipatik bir insan yapıyor olabilir. Hataya düşüp ne müthiş özelliklerim var diye bunları müstakbel sevgilinize açarsanız ansızın kendinize yeni bir sevgili ararken bulabilirsiniz. İşte aslında çok matah bir özellikmiş gibi görünmesine rağmen itici olabilen bazı kişilik özellikleri.
Erdoğan'dan HDP'ye Ağrı Yanıtı
Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Türkiye İhracatçılar Meclisi heyetine konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan 'Güya jandarma yaralı halde bırakılmış, onları siviller, kendi mensupları gelip oradan almış. Hepsi kayıtlarla resimlerle elimizde mevcut. Bunların tümü külliyen yalandır' dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi ve beraberindeki heyeti Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda kabul etti. Burada yaptığı konuşmada Ağrı'da yaşanan çatışmada yaralı askerlere yöre halkının yardım ettiği iddiasını yalanlayan Erdoğan 'Güya jandarma yaralı halde bırakılmış, onları siviller, kendi mensupları gelip oradan almış. Bunların hepsi kayıtlarla resimlerle elimizde mevcut' dedi.TSK TEŞEKKÜR ETMİŞTİGenelkurmay Başkanlığı, Ağrı'da yaşanan çatışmayla ilgili şu açıklamayı yapmıştı: '11 Nisan 2015 tarihinde Ağrı ili Diyadin ilçesi, Yukarıtütek köyü bölgesinde Bölücü Terör Örgütü mensubu teröristlerle çıkan çatışmada yaralanan dört personelimizin, havadan tahliyesi esnasında bölgeye gelen vatandaşlarımızın, yaralı personelimize yardımı takdire şayan bulunmuş, vatandaşlarımızın Türk Askerine olan bağlılığının ve sevgisinin ne denli büyük olduğunu göstermiş, milletimizin birlik ve beraberliğinin güzel bir örneğini teşkil etmiştir. Vatandaşlarımıza teşekkür eder, sağlık ve mutluluk dolu güzel ve huzurlu günler dileriz.'
CHP'den TRT'ye Reklam Davası
CHP, 7 Haziran genel seçimleri için hazırladığı reklam filmlerinin TRT’de yayımlanmama kararını mahkemeye taşıdı.CHP, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak genel seçimler çerçevesinde, 'Milletçe Alkışlıyoruz' adıyla iki reklam filmi hazırladı. Bu filmin yayımlanması için özel televizyonlarla birlikte, Türkiye Radyo Televizyon (TRT) Kurumu'na da başvuran CHP’nin reklam filmleri özel kanallar tarafından yayımlamasına karşın TRT, 'yasaya aykırı olduğu' gerekçesi ile yayımlamayı reddetti. TRT’nin kararını soran CHP’ye ‘yayınlanamaz’ görüşü içeren bir rapor sunuldu.CHP adına Ankara İdare Mahkemesi’ne işlemin iptali istemiyle dava açan Şenal Sarıhan, dava dilekçesinde şu ifadelere yer verdi: 'Ticari Reklam ve İlanlara İlişkin Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5. Maddesine atıf yaparak; 'Reklamlar... kötüleme içermez', 10. maddeye atıfla da 'Reklamlar, hiçbir kişi, kurum veya kuruluşu, ticari ya da mesleki faaliyeti, malı ya da hizmeti, reklam veya markayı aşağılayamaz, açıkça alay konusu edemez ve benzeri biçimde kötüleyemez.' hükümlerine açıkça aykırı olduğunu iddia etmiştir. Gerekçede 'kötüleme' olarak tanımlanan sözler, reklam içeriğinde yer alan 'Hukuka ve ekonomiye; özgürlüğe, barışa ve adalete; laikliği, demokrasiye ve Cumhuriyete zulmetmek' sözleridir. İdare, bu tür bir zulmün hoş görülmeyecek bir eylem olduğunu, hatta yasalarda cezai yaptırımı bulunduğunu, bu cümlede 'zalim'le kastedilenin iktidar olduğunu, iktidarın bu nitelemelerle kötülendiği için yayına izin verilmediğini ifade etmiştir. Davalı idare bu kararı alırken, reklammetninin bütününü değil, kendi yargılarını destekleyecek bir bölümünü ele almış ve bu sözcükler üzerinden soyut bir yoruma gitmiştir.''TRT, İKTİDARIN PARTİSİNİN KANALI GİBİ HAREKET ETTİ''İdare, reklamın içeriğinde bir kötüleme ya da hakaret olmamasına karşın, tamamen keyfi bir değerlendirme ile ve kendisini iktidardan yana taraf olarak da kabul ederek neden ve konu yönünden sakat bir işlem kurmuştur.' diyen Sarıhan, yasaklama kararının yasal dayanağının olmadığını kaydetti. 'Devlet kanalı olmak iktidar partisinin sesi olmak değildir' diyen Saruhan, 'İktidarı eleştirilemez kılan bir işlem, hukuktan nasibini almadığı gibi yasal da değildir. Davalı, bu işlemi ile devletin kanalı değil iktidar partisinin kanalı gibi hareket etmiştir. 07.06.2015 tarihinde yapılacak Milletvekilliği Genel Seçimlerinin demokratik, adil ve eşit koşullarda yapılmasının önemli ayaklarından biri de medya organlarının seçimlere girecek partilerin propaganda faaliyetlerini özgür, serbest ve eşit koşullarda sürdürmeleri zorunluluğudur. Özellikle devlet televizyonunun 'iktidarın sesi' olmayı değil, tüm siyasi partilere eşit davranmayı esas alması gerekir. Oysa bu uygulama ile İdare, kamu yararı gözetmek yerine, iktidarın çıkarlarını koruyarak kamu hizmetindeki tarafsızlığa aykırı davranmaktadır.' görüşünü savundu.'YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI VERİLMESİ GEREKLİ VE ZORUNLUDUR''Bir siyasi partiyi kayırırken, diğer bir siyasi partiye hukuka aykırı bir biçimde yasaklar koymak, halkın devlete olan güvenini de etkileyecek ve bu nedenle seçim sonuçları şaibe altında kalacaktır.' ifadelerini kullanan Saruhan şöyle devam etti: 'Bu haksızlıkların giderilmesi için, mahkemenizin son kararından önce, yürütmeyi durdurma kararı vermesi, bu nedenle gerekli ve zorunludur. Yukarıda sunduğumuz nedenlerle, neden, konu ve amaç yönünden sakat olan davalı idare işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini saygı ile dilerim.' 'TRT'Yİ MAHKEMEYE VERDİK'CHP’nin seçim reklam filmini yayınlamayan TRT Genel Müdürü ve yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını da ifade eden CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, “CHP’nin reklamlarını yayınlamayan bir TRT ile karşı karşıyayız. TRT devlet televizyonu. 77 milyon vatandaşımızın vergisiyle yayın yapan bir devlet kurumudur. TRT’nin Genel Müdürü aldığı maaşı milletin verdiği vergilerden alıyor. TRT hükümet televizyonu değil, TRT iktidar televizyonu değil. TRT devlet televizyonu ve seçim dönemlerinde TRT’nin eşit, adil, tüm siyasi, görüşlere fırsat eşitliği tanıyan bir yayın anlayışıyla yayın yapması gerekirken ana muhalefet partisisin CHP’nin siyasi, reklamını keyfi olarak yayınlamadı. TRTGenel Müdürü sahibinin sesi olma niyetinde, anlaşılan o. Ama sahibini karıştırmış. TRT’nin sahibi millettir. TRT’nin sahibi hükümet değildir. TRT Genel Müdürü sahibinin sesi olmak istiyorsa, hükümeti sahibi gibi görmeyecek, milletin sesi olacak. Milletin sesi iktidarıyla muhalefetiyle, parlamentoda olan olmayan bütün partiler bu milletin partisidir. Herkesin bütün siyasi görüşlerini TRT’de seçim döneminde aynı ağrılıkta eşit olarak kendini ifade etme imkanı olması lazım.” şeklinde konuştu.CHA
Akkuyu Nükleer Santrali’nde İlk Temele Protesto
Mersin’de inşa edilecek Akkuyu Nükleer Santral Projesi kapsamında, Akkuyu Nükleer Deniz Yapıları’nın temeli Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın da katıldığı törenle atıldı. Bir grup çevreci, inşaat alanının kapısını tutarak törene katılanları bir süre alıkoydu. Çevreci gruba TOMA ile müdahale edildi.20 milyar doların üzerinde bir yatırım öngörülen, inşaatında yaklaşık 8 milyar dolarlık iş hacminin Türk şirketlerince karşılanması beklenen ve Cengiz İnşaat tarafından yapılacak olan Akkuyu Nükleer Santrali için bugün saat 12.30'da gerçekleştirilecek olan temel atma törenine Bakan Yıldız'ın yanı sıra Rus Devlet Nükleer Şirketi Rosatom Genel Müdürü Sergey Kiriyenko, Akkuyu Nükleer A.Ş. Genel Müdürü Fuad Akhundov ve diğer üst düzey yetkililer katıldı.
Reklam
AİHM: Türkiye, Veli Saçılık’a Ödenen Tazminatı Geri Alamaz
AİHM, cezaevi operasyonunda kolu koparılan ve kendisine ödenen tazminat Danıştay’daki davanın ardından geri istenen Veli Saçılık’la ilgili kararını verdi: Türkiye, Saçılık’a ödenen tazminatı geri isteyemez. AİHM ayrıca Türkiye’yi kararlarını dikkate alması yönünde uyardı.Bianet'ten Ayça Söylemez'in haberine göre Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 5 Temmuz 2000’deki Burdur Cezaevi operasyonunda kolu koparılan Veli Saçılık’ın başvurusuyla ilgili kararını bugün açıkladı.Aynı olayla ilgili 24 kişinin başvurusunda, “işkence ve kötü muamele yasağını” ihlalden suçlu bulunan Türkiye, Saçılık’a ödenen manevi tazminatı geri isteme hakkından men edildi. Türkiye eğer Saçılık’a ödenen tazminatı alırsa, üç ay içinde faiziyle birlikte geri ödemek zorunda.Saçılık’a verilen yerel mahkemenin hükmettiği tazminatı yeterli bulan AİHM, sadece 2010’dan beri yaptığı mahkeme masrafları için Türkiye’nin Saçılık’a 10 bin Euro ödemesine hükmetti.
Reklam
Fenerbahçe'ye "Maçlara Çıkın" Tavsiyesi
Fenerbahçe Kulübü Yüksek Divan Kurulu Başkanı Vefa Küçük, kulüp yönetim kuruluna futbol takımının maçlara çıkması yönünde tavsiye mektubunu verdiklerini bildirdi.Küçük, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Süper Lig'deki Çaykur Rizespor maçı sonrası yaşanan silahlı saldırının ardından alınan maçlara çıkmama kararıyla ilgili tavsiyede bulunduklarını, son kararı yönetim kurulunun vereceğini bildirdi.Yönetim kurulunun bugün gerçekleştireceği toplantıda maçlara çıkılması yönünde karar alacağını ümit ettiklerini belirten Küçük, 'Başkanlık divanı olarak tavsiye mektubumuzu yönetim kuruluna verdik. Tavsiye mektubumuzu her halde dikkate alarak maçlara çıkma kararı alacaklarını tahmin ediyoruz. Son karar yönetim kurulunundur. Biz çıkılması yönünde tavsiyede bulunduk. 'Yanlış olur, müsabakalara devam edelim' dedik. Sanıyorum dikkate alacaklardır' ifadelerini kullandı.Bu arada Fenerbahçe Futbol Takımı'nın yarın akşam yapacağı antrenman öncesi çok sayıda eski futbolcudan oluşan bir heyetin Can Bartu Tesisleri'ne ziyarette bulunacağı bildirildi.AA / Serdal Kalaycı
Reklam
Ankara Üniversitesi'nde Eğitime Ara Verildi
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde (DTCF) ülkücü öğrenciler ile sol görüşlü öğrenciler arasında, BirGün gazetesinin yıldönümü için asılan afişler nedeniyle gerginlik çıktı. Çevik kuvvet ekipleri okul kampüsüne girerek “Hırsız katil Erdoğan” yazılı afişleri sökerek grupları okuldan çıkardı.Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nde iki grup arasında gerginlik yaşandı.Gerginlik üzerine çevik kuvvet ekipleri kampüs içine girerek gruplar arasında barikat kurdu.Gruplar çevik kuvvet ekipleri tarafından ayrı ayrı okuldan çıkarılarak uzaklaştırıldı.Gerginlik nedeniyle okulda polis ekipleri tarafından boşaltıldı. Polis kampüsten çıkışta yaşanan arbedede biber gazı sıktı.
Askerden Dönen Adamın Buz Hokeyi Maçında Ailesine Yaptığı Büyük Sürpriz
Buz hokeyi seremonisi sırasında diskin oyuncuların önüne bırakılacağı sırada bir sürpriz gerçekleşir. Dan Urman Afganistan'da bir askerdir ancak eve ailesinin yanına dönmüştür ancak ailenin durumdan haberi yoktur. Ailesinin karşısına ise cumartesi günü buz hokeyi karşılaşması sırasında binlerce insanın önünde çıkar ve duygu dolu anlar yaşanır.
Reklam
Reklam
Patti Smith'ten Yeni Kitap: 'M Train'
Patti Smith yeni kitabıyla ilgili detayları paylaştı.  İsmi M Train olarak açıklanan ve  Just Kids’ in devamı niteliğinde olacak kitabın Ekim ayında yayımlanması planlanıyor.
Yüksekdağ: ‘Hükümet TSK ile Ağrı'da Provokasyon Gerçekleştirmiştir’
HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ, askerler ile PKK’lılar arasında Ağrı’da çıkan çatışma hakkında, “Hükümet TSK ile el birliği ve iş birliği içerisinde Ağrı’da bir provokasyon gerçekleştirmiştir. AKP hükümeti dağı, taşı, köyü, toprağı ağaç dikme festivalini kana bulamıştır” dedi.HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.Ağrı’daki çatışmanın provokasyon olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, “Hükümet, TSK ile el birliği ve iş birliği içerisinde Ağrı’da bir provokasyon geliştirmiştir. Gerçekleştirmiştir. AKP hükümeti dağı, taşı, köyü, toprağı ağaç dikme festivalini kana bulamıştır” dedi.Çözüm ve barış sürecinin sabote edilmeye çalışıldığını söyleyen Yüksekdağ şunları söyledi:“Basına, kamuoyuna yansıyan haliyle çok açık ve net bir provokasyonun dışa vurumudur. Siyasi iktidar, hükümet TSK ile el birliği ve iş birliği içerisinde Ağrı’da bir provokasyon geliştirmiştir. Gerçekleştirmiştir. Ancak bu provokasyon elinde patlamıştır. Çünkü Ağrı’da aynı zamanda bir askeri harekat olduğu gibi ölümler olduğu gibi çok ciddi bir siyasi gerçek de vardı. Bu siyasi gerçek AKP hükümeti tarafından çözüm ve barış sürecinin sabote edilmeye çalışıldığı gerçeğiydi.”“HÜKÜMETİN SÜRECİ NASIL SABOTE EDEBİLECEĞİNİ GÖRDÜK”Çatışma ile birlikte çözüm sürecinin hedef alındığını belirten Yüksekdağ, “Kısa bir süre önce Ağrı’da yaşanan gelişmelerle birlikte bir siyasi iktidarın, hükümetin kendi başlattığı süreci nasıl sabote edebileceğini, nasıl sabote etmeye çalıştığını gördük” dedi.“HDP’YE SALDIRILARAK ÖRTÜLEMEZ”Yüksekdağ, “Bu çok ibret verici bir görüntüdür. Orada halkımızın demokratik, barışçıl doğa canlısı bir hareketi, festivali, bir ağaç dikme festivali kana bulandı. AKP hükümeti dağı, taşı, köyü, toprağı ağaç dikme festivalini kana bulamıştır. Gerçek budur. Bu gerçeğin üstü HDP’ye saldırılarak örtülemez” dedi.“İKTİDAR YİNE EN İYİ BİLDİĞİ ENSTRÜMANLARA YÖNELMİŞTİR”Yüksekdağ, “HDP’nin barajı aşması tehlikesini gören siyasi iktidar yine en iyi bildiği enstrümanlara yönelmiştir. Yine en iyi bildiği yollara, yöntemlere yönelmiştir. Askeri yöntemleri devreye koymuştur. Zor ve baskı yöntemlerini devreye koymuştur. Yalan ve provokasyon mekanizmalarını devreye koymuştur. Şu an yazılan senaryo ve oynanan sinemayı, filmi bütün Türkiye toplumu aslında çok iyi biliyor. İlk defa görmüyoruz” diye konuştu. DHA
Reklam