25 Nisan'da 8 bin kişinin hayatını kaybettiği depremin ardından bugün tekrar yaşanan depremde onlarca insan yaşamını yitirdi. 7,3 büyüklüğünde meydana gelen depremin ardından ülkedeki durumu gözler önüne seren videoyu izliyoruz. Detaylı habere buradan ulaşabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi, Kürtçe konuşma yaptığı için cezalandırılan siyasetçilerin Anayasal haklarının ihlal edildiğine hükmetti.Yüksek Mahkemenin internet sitesinden yapılan duyuruda, bugün Resmi Gazete'de yayımlanan karara ilişkin bilgi verildi.Buna göre, 2009 yılındaki yerel seçimler öncesinde o dönem Lice Belediye Başkanı Fikriye Aytin, kapatılan Demokratik Toplum Partisi Diyarbakır İl Başkanı Ali Şimşek ve Kadın Meclisi üyesi Sevi Demir, aday tanıtım toplantısında Kürtçe konuştu. Bunun üzerine Lice Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı ve bu kişilerin cezalandırılmaları için kamu davası açıldı.Başvurucular hakkındaki yargılamanın devam ettiği sırada Anayasa Mahkemesi, 2012 yılında verdiği bir kararla siyasi partilerin faaliyetlerinde Türkçe'den başka dil kullananların cezalandırılmasına ilişkin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 117. maddesini iptal etti.Anayasa Mahkemesinin iptal kararına karşın Lice Asliye Ceza Mahkemesi yargılamaya devam ederek, 2013 yılında başvurucuların ayrı ayrı 5'er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Başvurucuların itirazları reddedildi ve karar kesinleşti.Bu kişiler, Yüksek Mahkemenin iptal kararına karşın cezalandırılmalarının, ifade özgürlüğü ile suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlali niteliğinde olduğu iddiasıyla bireysel başvuruda bulundu.Anayasa Mahkemesi, başvurucuların haklarının ihlal edildiğine hükmetti.Kararda, ifade özgürlüğünün demokrasinin işleyişi için yaşamsal önem taşıdığı, ifadenin iletilmesinde kullanılan dilin de ifade özgürlüğünün ayrılmaz bir parçası olduğu bildirildi.Başvurucuların Kürtçe konuşma yapmaları nedeniyle cezalandırılmalarının ifade özgürlüğüne müdahale olduğu sonucuna varıldığı belirtilen kararda, müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığı gerekçesiyle Anayasa'nın 26. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğünün ihlal edildiği aktarıldı.Anayasa Mahkemesi, ayrıca, başvurucuların yürürlükte olmayan bir kanun hükmüne dayanılarak cezalandırılmalarının, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan 'suç ve cezaların kanuniliği' ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaştı.AA
Van’ın merkez Tuşba ilçesi Altıntepe mahallesinde yaşayan 21 yaşındaki N.Y.’nin intihar ettiği öne sürüldü.Aileyi ziyaret eden kadın dernekleri kentte Mart ayından itibaren 16 intihar vakasının yaşandığını söyledi.Bu sabaha karşı evlerinin yanında bulunan çardakta bağladığı iple intihar ettiği belirtilen N.Y.’nin cansız bedeni olay yeri ekipleri ve savcının incelemelerinin ardından otopsi için Van 100’üncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi morguna kaldırıldı.11 nüfuslu bir ailenin kızı olan N.Y.’nin evlilik hazırlıkları yaptığı ve iki hafta sonra düğününün olduğu öğrenildi.Van Kadın Derneği (VAKAD) üyesi Münevver Ölmez ile Van Yaşam Kadın Çevre Kültür ve İşletme Kooperatifi (YAKA-KOOP) Başkanı Gülmay Gümüşhan, ailenin ifadelerine göre N.Y.’nin bir sorunu bulunmadığını söyledi.Son aylarda görülen intihar olaylarıyla ilgili çalışma yaptıklarını belirten Gümüşhan, şöyle devam etti: “Şimdiye kadar bir çok eve gittik. Aileler çocuklarının bir sıkıntıları olmadığını söylüyor. Tabii ki yaşama son verme isteği durup dururken olmuyor. Son intiharla ilgili Aile ve Sosyal Politakalar İl Müdürlüğü bizimle iletişime geçti. Her konuda ortak çalışmaya hazır olduklarını söylediler.”Diken
HSYK, 17-25 Aralık soruşturmalarını yürüten ve aralarında Zekeriya Öz'ün de bulunduğu dört savcı ile bir hakimin meslekten ihracına karar verdi.HSYK 2. Dairesi yürüttüğü disiplin sürecini tamamladı ve savcılar Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş, Mehmet Yüzgeç ve hakim Süleyman Karaçöl'ü meslekten ihraç etti.
Evet zorlu bir kışın ardından, hiç gelmeyecek diye düşündüğümüz, yaz nihayet geldi. Hava ısınmaya başladı. Artık en azından üzerimize kaban almadan çıkabiliyoruz dışarıya. İçimiz kıpır kıpır. Çiçekler, böcekler, kuşlar... Çok güzel şeyler hep bunlar.Peki herkes yazın tadını çıkarmaya hazırlanırken, yazın gelmesiyle pek bir ilgisi olmayan; hatta içten içe onlara kin güden insanlar kimler öğrenmek ister misiniz?'Amaaan geldiyse geldi, bana mı geldi' deyip, yazın gelmesiyle pek ilgisi olmayan 12 kişiyi sizler için saklandıkları yerden bulduk getirdik. İşte onlar;
Vine'da kaliteli işler yapılabildiğini gösteren Cihan Akıncı'nın en komik vine'larını derledik :)Not: Vine'ların sesini açmak için sağ alttaki hoparlör simgelerine tıklayın.
Pablo Picasso'nun 'Cezayirli Kadınlar' tablosu 179 milyon dolara alıcı bulunca sanat ekonomisi tartışmaları alevlendi.Son on yılda zengin körfez ülkelerinin şeyhleri ve ultra-zenginlerinin sayısı her geçen gün artan Çinliler sanat piyasasında fiyatları yükselttiler.Vesile ile dünyanın halihazırdaki en pahalı 10 tablosunu sizler için hazırladık...
Şu yaratıcılığımızı ve mizahımızı elin oğluna açıklayamıyoruz ya, biz en çok ona üzülüyoruz... Nihat Sırdar'ın Yüksek Hızlı Tren'e rakip olarak gelen Süper Yüksek Hızlı Tren için isim önerisi istemesi üzerine, ortaya işte bu tablo çıktı;
İngiltere'de mukim cadılık ve büyücülük okulu Hogwarts oldu ya Türkiye'ye geldi ve Bağcılar'da kendisine tahsis edilen alanda eğitime başladı... Ee sonra?
Hande Yener'in Naber şarkısını hepiniz bilirsiniz. Haber vermeyenlere, haber verip gelmeyenlere mesaj veren sözleriyle inceden sitem eder. Bu şarkı aracılığıyla bekleyenleri, bekletilenleri bir kez daha ele aldık. Eh ne diyelim, bazen sadece beklersiniz.
Adana'da 4,5 aylık hamile eşini tabanca ile öldürdüğü iddiasıyla yargılanan sanığa önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi, ardından 'tahrik' indirimi uygulanıp ceza 19 yıl 2 aya indirildi.Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesi'deki duruşmada, tutuklu sanık Mehmet Çiftçi (27), maktul Burcu Çiftçi'nin (20) yakınları ve avukatlar hazır bulundu, tutuksuz yargılanan Mustafa M, Tahir S. ve Ferhat F, duruşmaya gelmedi.Anadolu Ajansı'nın haberine göre sanık Çiftçi savunmasında, eşinin uyuşturucu kullandığını, evliliği boyunca da başka erkeklerle kendisini aldattığını ileri sürdü.Ailesinin dağılmaması için elinden gelen fedakarlığı gösterdiğini anlatan Çiftçi, şunları söyledi:'Eşime, annesi ve babası da sahip çıkamıyordu. Ne yaptıysam beni aldatmasının önüne geçemedim. Çocuğum için her şeye katlandım. Olayda tasarlama yok. Kesinlikle karıma şiddet uygulamadım. 'Seni defalarca aldattım. Kardeşinle bile aldattım' deyince kan beynime sıçradı, ondan sonra olan oldu. Eğer kastım olsaydı onu öldürür, bir yere gömerdim. Kimsenin haberi olmazdı.''Mahkeme heyeti Çiftçi'ye, gebe eşini öldürmekten önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi, sanığın, suçu ağır tahrik altında işlediğine hükmederek, bu cezayı 19 yıl 2 aya indirdi. Çiftçi'ye yardım ettikleri öne sürülen Mustafa M, Tahir S. ve Ferhat F. hakkında ise beraat kararı verildi.Burcu Çiftçi'nin annesi Songül Özbek, adliye çıkışında, 'Bir insanın canı bu kadar ucuz olmamalı' diyerek, karara tepki gösterdi.Duruşmayı takip eden Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri de kararı temyize götüreceklerini belirtti.Mehmet Çiftçi, 10 Eylül 2014'te, merkez Seyhan ilçesi Küçükoba Mezarlığı yakınlarındaki tarlada, eşi Burcu Çiftçi'yi tabancayla öldürdüğü iddiasıyla tutuklanmıştı. Sanık hakkında, 'tasarlayarak öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açılmıştı.
Hayır kızlar her zaman dedikodu yapmazlar hayatlarının her ayrıntısını kendi aralarında oluşturdukları özel bir dil ile paylaşırlar işte bunun kanıtı niteliğindeki o görüntüler ve komik diyaloglar.
Hollanda Sosyal ve Kültürel Planlama Bürosu (SCP) dünyada eşcinsellere yönelik yaklaşımla ilgili araştırması Türkiye'nin eşcinselliğe en olumsuz bakan ülkelerden biri olduğuna işaret ediyor.Araştırmaya göre eşcinsellere karşı en hoşgörüsüz coğrafya Orta Doğu. Türkiye de bu sıralamada grupta yer alıyor.Türkiye'de araştırmaya katılanların yüzde 85'i 'Eşcinsel komşu ister misiniz?' sorusuna 'hayır' yanıtını verdi. Yani, her 7 kişiden 6'sı eşcinsel komşuya karşı.Bu konuda en olumsuz bakışa sahip ülkeler ise Azerbaycan ve Ermenistan. Araştırmaya katılanların yüzde 94'ü eşcinsellerle komşu olmak istemiyor. Zimbabwe, Ruanda, Fas ve Türkiye, Katar, Gana, Güney Kore, Irak ilk 10 sırayı paylaşıyor.
Hollandalı parlamenter Kati Piri tarafından hazırlanan Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye raporunun tonu yapılan değişikliklerle iyice sertleşti. Rapor, AP Dışişleri Komisyonu’ndan geçti.
Mali kriz sebebiyle Avrupa kupalarından men edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Galatasaray Kulübü, UEFA'ya bir mektup yazdı.Bir yandan şampiyonluk ve 4'üncü yıldız yarışını sürdüren Galatasaray bir yandan da mali sıkıntılarla boğuşmaya devam ediyor. Finansal Fair Play (FFP) uygulaması nedeniyle gelecek sezon Avrupa kupalarına katılamama tehlikesiyle karşı karşıya kalan Sarı-Kırmızılılar, bu sebeple UEFA ile arasını hoş tutmaya çalışıyor.Gelecek sezon uyarısıBugün gazetesinin haberine göre, Avrupa futbolunun patronu, geçtiğimiz ocak ayında Galatasaray yönetimine uyarı niteliğinde ciddi bir mektup yolladı. Söz konusu mektupta UEFA, Galatasaray'dan mali durumunu bir an önce düzeltmesini ve mevcut borç yükünü yaklaşık 40 milyon Euro civarında azaltmasını isterken 'Gelecek sezon UEFA'nın düzenlediği turnuvalara katılamayabilirsiniz' şeklinde bir de uyarıda bulundu.Son mali tablo bildirildiGalatasaray yönetimi ise aradan geçen yaklaşık 4 aylık süre içinde borç yükünü sadece 10 milyon Euro civarında azaltabildi. Son mali tablosunu da geçtiğimiz günlerde bir mektup yollayarak UEFA'ya bildirdi.Mektupta UEFA'nın beklentisi doğrultusunda mali hamlelerin yapıldığı, beklenen hedeflere ulaşılamasa da bu yönde iyi niyetli uygulamaların yoğun bir şekilde sürdürüldüğü ifade edildi.Birinci olmak da yetmiyorUEFA’nın, 2013 yılında hayata geçirdiği Finansal Fair Play (FFP) uygulamasına göre, mali tablosu dengesiz olan bir futbol takımı, ülkesinde şampiyon dahi olsa, Avrupa kupalarına katılamıyor ya da transfer yasağına tabi tutuluyor. Uygulama ile bir kulübün futbol şubesi borcu 45 milyon euroyu geçtiği takdirde Avrupa kupalarına katılamıyor. Bu borç sınırı 2015-16 sezonundan itibaren ise 30 milyon euroya çekilecek. 2018-19 sezonundan itibaren ise kulüplerin gelir ile gider arasındaki farkı en fazla 5 milyon euro olabilecek.Eurosport