Kastamonulu Balıkçılar Palamutun Bolluğundan Memnun
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'nun Karadeniz sahilinde yer alan Abana ilçesinde balıkçıların, özellikle palamutun bol olduğu, bereketli geçen av nedeniyle yüzleri gülüyor.Şehit Ömer Şenel Balıkçı Barınağı'ndan sabahın ilk ışıklarıyla denize açılan balıkçılar, Cide'den Sinop'un Türkeli ilçesine kadar alanda çalışmalarına devam ediyor. Doğu Karadeniz'den teknelerin de avlanmak için geldiği bölgede, irili ufaklı birçok kayık, palamut başta olmak üzere diğer balıkların izini sürüyor.Ağlara takılan palamutlar, balıkçı barınaklarında kasalara yerleştirilerek tezgahlara gönderiliyor.Avlanan balıkçılardan Yalçın Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, denize açılan teknelerin barınağa boş dönmediğini belirtti.Sezonun bol ve bereketli geçtiğini anlatan Yıldız, 'Boş dönmüyor arkadaşlar. Her çıkan; palamut, istavrit, çinakop gününe göre değişen balıkları yakalayıp dönüyor. Bu şekilde balıkçılık devam ediyor. Bol, bereketli geçiyor sezon. Biz de çıktık, balıklarımızı yakaladık 2-3 saat içerisinde.' ifadelerini kullandı.
Fransa Başbakanı Castex: "Güçlü Bir İkinci Dalganın İçindeyiz"
PARİS (AA) - Fransa Başbakanı Jean Castex, yeni tip koronavirüs (Kovis-19) salgınında güçlü bir ikinci dalgayı yaşadıklarını ve tedbirlerde artık daha fazla gevşeme olamayacağını belirtti. Castex, France Info'nun canlı yayın programına katılarak salgına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ülkede salgının seyrinin kötüleşmeye ve hastanelerde yoğun bakım ünitelerinde doluluk oranının artmaya devam ettiğini vurgulayan Castex, salgınla mücadele kapsamında 15 gün içerisinde yeni önlemler alınabileceğini söyledi.Castex, 'Güçlü bir ikinci dalganın içindeyiz. Tedbirlerde artık daha fazla gevşeme olamaz.' dedi. Bu ikinci dalganın Avrupa'da ve dünyada yaşandığına dikkati çeken Castex, ülkede bölgesel olarak sokağa çıkma kısıtlaması getirilebileceğini belirtti. Castex, Fransızları tedbirlere daha sıkı şekilde uymaya davet etti. Ülkede, 10 Ekim'de kayıtlara geçen 26 bin 896 vakayla, salgının başlangıcından bu yana ülkede ve Avrupa'da en yüksek günlük vaka sayısı tespit edilmişti.
Diyarbakır Annelerinin Evlat Nöbeti Kararlıkla Sürüyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocukları için HDP İl Başkanlığı binası önündeki evlat nöbeti sürüyor. Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 406. gününe girdi. Diyarbakır'da 9 yıl önce 14 yaşında dağa kaçırılan oğlu Mehmet Tokay'a kavuşma ümidiyle eylemini sürdüren Sadiye Tokay, yaptığı açıklamada, çocuğunu almadan HDP il binası önünden gitmeyeceğini söyledi. HDP il binası önündeki eylemlerinin gece de devam edeceğini dile getiren Tokay, şöyle konuştu:'Çocukları kandırıp dağa gönderiyorlar. Utanmıyorlar. HDP'lilerin hiç Allah korkuları yok. Partililer binadan içeri girerken laf söylüyor. Biz eylemimizde kararlıyız. Çocuklarımızı almadan hiçbir yere gitmeyeceğiz. Artık onlar utansınlar. Gece de nöbetimize devam edeceğiz. Gerekirse açlık görevine kadar da gideceğiz. Gece gündüz nöbetimize devam edeceğiz. Artık burası bizim evimiz. Çocuğumu HDP'den istiyorum. Çocuğumu almadan buradan kalkmayacağım.' Oğluna seslenen Tokay, 'Oğlum beni duyuyorsa görüyorsa bana geri dönsün. Oğluma hiçbir zaman dargın değilim. Kapım ona açık.' şeklinde konuştu. Sur ilçesinden 5 yıl önce 15 yaşında dağa kaçırılan oğlu Özkan için evlat nöbeti tutan Süleyman Aydın ise 406 gündür HDP önünde eylemlerini sürdürdüklerini bildirdi. Dün annelerin taleplerine HDP'lilerin müzik sesini açarak karşılık verdiğini anımsatan Aydın,' Müzik sesini sonuna kadar açtılar. Ayıp değil mi? Siz evlat sahibi değil misiniz? Sizde hiç mi vicdan yok? 4-5 yıldır çocuklarımızdan haber almamışız. Demokrasi anlayışınız bu mudur?' ifadelerini kullandı. HDP'nin, oğlunu kandırarak dağa gönderdiğini anlatan Aydın, şöyle konuştu: 'Artık gece de eylemimizi devam ettireceğiz. Bundan sonra artık bir yere gitmeyeceğiz. HDP çocuklarımızı nasıl dağa götürmüşse öyle de getirsin. HDP'nin ne hakkı var bu zulmü bize yaşattırıyor? Dünden beri uyumadık hepimiz burada nöbet tutuyoruz. HDP maalesef burada bize karşı provokasyon yapıyor. Burada eylemimizi devam ettireceğiz. Çocuklarımızı nasıl götürmüşse öyle de getirsinler. Eylemimizde kararlıyız hiçbir yere gitmeyeceğiz.'
Kuzey Ege İçin Fırtına Uyarısı
ANKARA (AA) - Kuzey Ege'de yarın günün ilk saatlerinden itibaren fırtına bekleniyor.Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, Kuzey Ege'de yarın günün ilk saatlerinden itibaren güneybatıdan 6 ile 8 kuvvetinde (50-75 kilometre/saat) fırtına öngörülüyor.Akşam saatlerinde etkisini kaybedeceği tahmin edilen fırtına nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara ve ulaşımda aksamalara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekiyor.
Anestezi Teknikeri Ayşe Karaman Davasının Gerekçeli Kararı Açıklandı
ANKARA (AA) - BARIŞ KILIÇ - Anestezi teknikeri Ayşe Karaman'ın ölümü nedeniyle doktor Özgür Tarhan'ın 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılmasına ilişkin kararın gerekçesi açıklandı.Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında, dosya kapsamındaki belgelerin özetlenmesinin ardından mahkemenin olaya ilişkin kabulü aktarıldı.Kararda, aralarında duygusal ilişkin bulunan anestezi doktoru Tarhan ile Karaman'ın olay günü Dikmen'deki evde görüşmeyi kararlaştırdıkları ifade edildi. Karaman'ın 23.34'te eve gittiği ve mesajla sanıktan aralarında Propofol de bulunan üç ilaç istediği belirtilen kararda, sanığın ilaçlarla birlikte saat 01.18'de eve geldiği kaydedildi.Karaman'ın talebi üzerine Tarhan'ın genç kadına damar yolu açarak iki ilacı enjekte ettiği belirtilen kararda, sanığın çalıştığı hastaneden saat 03.45 sularında aranarak acil ameliyata çağrıldığı, kamera kayıtlarına göre de saat 04.03'te evden ayrıldığı bildirildi.Karaman'ın, sanık evden çıkarken üst kilidi mandalla içeriden kilitlediğine yer verilen kararda, mahkemenin keşfi ve bilirkişi raporuyla evin üst kilidinin içeriden tokmakla dışarıdan ise anahtarla açılıp kilitlendiğinin belirlendiği aktarıldı.Sanığın savunmalarında istikrarlı şekilde evi kiraladığında üst kapı kilit anahtarının kendisine verilmediğini söylediği belirtilen kararda, tanık S.K'nin de tutarlı beyanlarının da bu savunmayı doğruladığı ifade edildi.Kararda, tanıklar T.A. ve E.Ç'nin ise soruşturma aşamasında ve mahkeme huzurunda üst kilit anahtarının sanıkta bulunup bulunmadığına ilişkin çelişkili beyanlar verdiği ve bu sebeple beyanlarına itibar edilmediği belirtildi.'Müteveffanın ilacı kendisine enjekte ettiğinin kabulü gerekmektedir'Sanığın hastaneye gitmesinin ardından Karaman'ın, Tarhan'ın getirdiği çantadan Propofol'ü aldığı ve bunun parmak izi inceleme raporuyla belirlendiği kaydedilen kararda, Tarhan'ın evden ayrılması sonrasında Karaman'ın bazı internet sitelerine girdiğinin belirlendiği aktarıldı.Adli Tıp Kurumunun, ölüm olayının anestezik madde alımına bağlı olarak gerçekleştiği, Propofol adlı ilacın damar içi kullanımında etkisinin 40 saniyede başladığı, etki süresinin 3-5 dakika olduğuna ilişkin rapor verdiği belirtilen kararda, şu bilgilere yer verildi:'TÜRKSAT inceleme tutanağı, ikamete giriş çıkışı gösteren kamera kayıtları, raporlarda belirtilen Propofol'un etki süresi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın olay yerinden ayrılırken müteveffanın hayatta olduğunun ve müteveffanın ilacı somut olarak tespit edilemeyen bir zaman diliminde kendisine enjekte ettiğinin kabulü gerekmektedir. Bu kabule göre de her ne kadar iddianamede sanığın 'tasarlayarak adam öldürme' suçundan cezalandırılması talep edilmişse de tasarlama halinde sanığın anında karar verip suçu işlememesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında belirli bir sürenin geçmesinin gerektiği, somut olayda sanığın öldürme kararını önceden verdiğine ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Kaldı ki sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturup oluşturmama açısından yapılan değerlendirmede sanık ile müteveffa arasında uzun süreli gönül ilişkisi bulunduğu, dosyadaki delillere göre sanığın müteveffayı öldürmesini gerektirir husumetin bulunmadığı, yine sanığın müteveffayı öldürme kastının olduğunun belirlenemediği anlaşılmış, buna göre de sanığın iddianamedeki sevk maddelerince cezalandırılması mümkün bulunmamıştır.'Kararda, sanığın TCK'nin 83. maddesine göre 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi' suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin yapılan değerlendirmede, 'Sanığın ilacı müteveffaya enjekte ettiğine ilişkin iddia veyahut maddi bir bulgunun dosyada bulunmadığı, bu nedenle sanığın icrai bir davranışta bulunduğunun kabul edilemediği anlaşılmakla, 83. maddenin uygulama koşullarının bulunmadığı değerlendirilmiştir.' görüşüne yer verildi.Anestezi ilacını getirdiği için taksirli kabul edildiKararda, sanığın cezalandırıldığı taksir suçuna ilişkin değerlendirmelerde, Tarhan'ın uzun yıllardır mesleğini icra eden tecrübeli bir anestezi doktoru olduğuna ve anestezi ilaçlarının insan üzerindeki öldürücü etkilerini bilebileceğine işaret edildi. Sanığın, uzun zamandır ilişkisi bulunduğu Karaman'ı tanıdığı, ölüme yol açan ilaç konusunda daha önce aralarında tartışma olduğu ifade edilen kararda, şunlar kaydedildi:'Olay günü müteveffanın kendisinden mesajla Arveles, Zofer ve Propofol istediği, Propofol'un yasak ve uzman doktorlar dışında kimseye verilmeyen bir anestezi ilacı olduğunu bilmesine rağmen bu talebe tepki vermediği gibi, sanığın mesajda gördüğü diğer ilaçları getirmesi gerekirken içinde Propofol'un bulunduğu ilaç çantasını getirmesi, olay günü müteveffanın alkol kullandığının sanık tarafından bilinmesi, buna rağmen ilaç çantasını müteveffanın ulaşabileceği şekilde eve getirmesi ve evden çıkana kadar evde bırakması hususları gözetildiğinde, sanığın eyleminin bütün halinde taksir olarak nitelendirilmesi gerekmiştir.'Kararda, Yargıtay kararları da dikkate alınarak sanığın eyleminin basit taksir boyutunu aştığı aktarılarak şunlar kaydedildi:'Sanığın, açıklandığı şekilde ölüme yol açtığı anlaşılan ilacın da bulunduğu ilaç çantasını müteveffanın bulunduğu eve getirerek bir süreliğine müteveffanın ulaşabileceği şekilde ortada bırakmasından ibaret eyleminin bilinçli taksir olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.'
Tuzla'da Maske Denetiminde Polise Mukavemet Eden Kişiye Dava
İSTANBUL (AA) - Tuzla'da, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) denetimleri kapsamında maske takmadığı gerekçesiyle durdurulduğu sırada polise mukavemette bulunduğu iddia edilen kişi hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan 7 ay 15 günden 5 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Cami Mahallesi İstasyon Caddesi'nde yapılan Kovid-19 denetimleri sırasında motosiklet sürücüsü Cihan Aksu'nun maske takmadığı için görevli memurlarca idari işlem yapılmak üzere durdurulduğu belirtildi.Sanık Aksu'nun kimlik istenilmesine rağmen vermeyeceğini söylediği aktarılan iddianamede, polis memurlarının zor kullanacağı uyarısı yaptıkları, sanık Aksu'nun da memurların görevlerini engelleme maksatlı 'Sen zor kullan o zaman görüşürüz. Bana ceza kesemezsin.' şeklinde tehditte bulunduğu kaydedildi.İddianamede, sanık Aksu'nun olayın devamında kardeşini arayarak 'Teşkilatın numarasını gönderin bana, eniştemin numarasını gönderin.' şeklinde sözlerle tehdit etmek suretiyle birden fazla memura görevini yaptırmamak için direndiği ifade edildi.Zincirleme şekilde 'görevi yaptırmamak için direnme' suçunu işlediği savunulan sanığın 7 ay 15 günden 5 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianame, gönderildiği Anadolu 46. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi. Cihan Aksu'nun yargılanmasına önümüzdeki günlerde başalanacak.Olayın geçmişiTuzla'da denetimler sırasında maske takmadığı için durdurulan ve kimliğinin istenmesi üzerine polise mukavemet eden Cihan Aksu'ya para cezası verilmişti.Daha sonra söz konusu ana ait görüntülerin yayınlandığı sosyal medyada yorum yapan kişilere de hakaret edip tehditte bulunan Aksu, Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınmıştı.Emniyette hakkında, 'polise mukavemet' ve 'tehdit' suçlarından işlem yapılan sanık, İstanbul Anadolu Adliyesine sevk edilmiş, ifadesi alınan Aksu, çıkarıldığı hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.
Reklam
Yüksek Kar Amacıyla Yapılan Sahte İçkinin Bedeli Ağır Oluyor
İZMİR (AA) - HALİL ŞAHİN - Düşük maliyeti nedeniyle insan sağlığını gözetmeksizin imal edilen sahte içkiler, çeşitli sağlık sorunlarının yanı sıra ölümlere de neden oluyor.İzmir ve Kırıkkale'de son iki haftada 19 kişinin sahte içki yüzünden yaşamını yitirmesi, tehlikeyi bir kez daha gündeme getirdi.AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, etil alkolden üretilmesi gereken içkilerin maliyetini düşürmeyi amaçlayan bazı üreticiler, içki yapımında etil alkolün dörtte biri fiyatına elde edilebilen metil alkol kullanıyor.Tarımsal ürünlerin damıtılmasıyla elde edilen etil alkol yerine kullanılan metil alkol; odun, kömür hatta doğalgaz damıtılarak oluşturuluyor ve kimya sanayisinde kullanılıyor.Sahte içkilerde, metil alkolün yanı sıra farklı aroma ve boyalar da bulunuyor. Bu yolla rakı, votka, viski gibi içkilerin tadına yaklaştırılan sahte içkiler, damacana, pet şişe veya atık içki şişelerine konularak satılıyor. Sağlıksız olduğu gibi yasa dışı da olan bu içkiler, kaçak olarak satılıyor. Sahte içki, bandrollü olanların yaklaşık üçte biri fiyatına satılması nedeniyle tercih ediliyor. Ucuzun faturası ağır oluyorDaha ucuz olması nedeniyle cazip gelen sahte içkinin tüketiminin faturası sonradan ağırlaşıyor.Sahte içkinin neden olduğu zararlar, metil alkolün çeşidi ve kullanım miktarına göre farklılık gösteriyor.Metil alkol zehirlenmesinin ilk belirtileri bilinçsiz hareketler, baş dönmesi ve uyku hali olarak görülüyor. Sahte içki tüketenlerde göze giden beyin sinirlerinin tahribatı nedeniyle görme kaybı ortaya çıkabiliyor. Ayrıca beyinde yol açtığı hasarlar nedeniyle yürümede zorluk, hareket kabiliyetini kaybetme ve anormal düşünce bozuklukları gibi problemler de baş gösteriyor. Metil alkol zehirlenmesi ölümlerle de sonuçlanabiliyor.İzmir'de 9 Ekim'den bu yana sahte içkiden zehirlendiğini belirterek hastaneye başvuranlardan 12'si yaşamını yitirdi. Kırıkkale'de de son 3 günde 7 kişi hayatını kaybetti.'Olası kasıtla adam öldürmek' suçuyla yargılanıyorlarSahte içki üretimi ve satışı yapanlar için olayın sonucuna göre farklı ceza uygulamaları bulunuyor. Ölümle sonuçlanan olaylarda temin eden ve satanlar, 'olası kastla adam öldürmek' suçundan 20-25 yıl hapis cezası istemiyle yargılanıyor. Alkol zehirlenmesi sonucu kalıcı olarak bir duyunun, organının kaybedilmesi durumunda ise istenilen ceza 'olası kastla yaralama' suçundan en az 5 yıl oluyor.Geçici körlük gibi müdahaleyle tedavi edilebilen sonuçlarda da sanıklar hakkında 4 ay ila bir yıl hapis cezası isteniyor.Sahte içkiyle mücadele İnsan hayatını hiçe sayan sahte içkiyle mücadele, etkili bir şekilde yürütülmeye devam ediliyor.Polis ve jandarma ekipleri, sahte içki yapılan veya satılan yerlere yaptığı baskınlarla sahte içkinin daha kötü sonuçlara neden olmasının önüne geçiyor. Son bir ayda yapılan operasyonlarda 53 bin 324 litre, 20 bin 981 şişe ve 7,5 ton sahte içki ele geçirdi.Son günlerde sahte içkinin neden olduğu ölümlerle gündeme gelen İzmir ve Kırıkkale'deki baskınlarda da önemli miktarda sahte içkiye el konuldu.İzmir'de, 11 Ekim'de Buca ve Konak ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 7,5 ton sahte içki yakalandı.Kırıkkale'de, 10 Ekim'de İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin, il merkezi ve köylerde düzenlediği operasyonda, sahte içki yapımında kullanılan malzemelerle 4 bin 819 litre sahte içki ele geçirildi.İstanbul'da, 3 Ekim'de yapılan operasyonda ele geçirilen 9 bin 684 litre sahte içki, son 1 ayda tek operasyonda litre olarak ele geçirilen en büyük miktar oldu. İzmir'de 29 Eylül'deki baskında ise 11 bin 583 şişe sahte içkiye el konulmuştu.
Erişim Engeli Kapıda: RTÜK, Spotify'a 72 Saat Süre Verdi!
etiket
RTÜK, lisans başvurusu yapmadığı gerekçesiyle aralarında Spotify ve FOXplay'in de bulunduğu bazı yayın kuruluşlarına ihtarname gönderdi. Bu kuruluşlar 72 saat içinde başvuruda bulunmazsa RTÜK erişimin engellenmesi başvurusu yapacak.
Reklam
İş Yerinde Cinayet Davasında Karar
İSTANBUL (AA) - Bakırköy’deki iş yerinde bir kişiyi bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar verildi.Bakırköy 18. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Serkan A. ile tarafların avukatları katıldı.Duruşmada söz alan müşteki avukatı, çelişkili ifadelerde bulunan sanığın emniyetteki beyanında cinsel saldırıya uğradığına dair bir şey söylemediğini belirterek, 'Sanığın 'kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını ve tahrik indirimlerinin uygulanmamasını istiyoruz.' dedi.Sanık avukatı ise müvekkilinin olay yerinden kaçarak uzaklaşmasının kendisine yönelik saldırıyı gösterdiğini ifade ederek, 'Müvekkilimin IQ’su 'zeka geriliği' olarak tanımlanan bir seviyededir. Saldıran sonra maktul ölmemiş, 2 kat yukarıya çıkarak 45 dakika beklemiştir. Müvekkil istese tamamlayabileceği eylemde, olay yerinden kaçmıştır. Sopa ile üzerine gelen kişiye bıçak ile saldırmıştır.’’ dedi.Dokunma yolu ile de cinsel saldırı suçunun gerçekleşebileceğini savunan sanık avukatı, tüm bu hususlar dikkate alınarak, müvekkili hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını istedi.Son sözü sorulan sanık Serkan A, 'Pişmanım.' dedi.'Sanığın eyleminde 'savunmanın zorunluluğu' şartları oluşmuştur'Mahkeme heyeti de oy çokluğuyla vardığı kararda, Serkan A. hakkında 'kasten öldürmek' suçundan kamu davası açılmış ise de sanığın eylemini vücut bütünlüğü ve cinsel dokunulmazlığına karşı yöneltilmiş mevcut bir saldırıyı o anki hal ve koşullara göre defetmek amacı ile gerçekleştirdiğini değerlendirdi.Sanığın eyleminde 'savunmanın zorunluluğu' şartlarının oluştuğunu belirten mahkeme heyeti, sanık Serkan A'nın hedef aldığı bölgeler itibarıyla savunma ölçüsünde sınırın aşıldığı kabul edilmiş ise de bu hususun mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan kaynaklandığını ve bu nedenle sanığa ceza verilmesine yer olmadığına hükmetti.Mahkeme Başkanı karara muhalefet şerhi koyduKarara muhalefet şerhi koyan Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Arı, şu değerlendirmede bulundu:'Sanık savunması, tanık beyanları, toplanan deliller ve olayın oluşuna göre sanığın eyleminin 'ağır ve yoğun tahrik altında kasten öldürme suçu' olduğunu düşündüğümden dolayı sanık hakkında meşru müdafaa sınırının aşılması suretiyle ceza verilmesine yer olmadığı şeklindeki karara katılmıyorum.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, maktul Mıhyettin A’nın iş yerinde üstü çıplak, alt kısmında sadece eşofmanla ölü bulunduğu, yapılan araştırmada trafik ışıklarında mendil satan ve akli dengesinin bozuk olduğu bilinen sanık Serkan A’nın olayı gerçekleştirdiği belirtilmişti.İddianamede, Serkan A. hakkında 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası istenmişti.
Kazakistan'da Vatandaşlar 9 Ayda Yarım Tondan Fazla Külçe Altın Satın Aldı
NUR SULTAN (AA) - Kazakistan'da bu yılın ocak-eylül aylarında ülke vatandaşlarının 13 bin 208 adet farklı ağırlıklarda toplam 566,3 kilo külçe altın satın aldığı bildirildi.Kazakistan Milli Bankası, bu yılın ocak-eylül aylarında ülke vatandaşları tarafından ikinci kademe banka ve döviz bürolarından gerçekleştirilen külçe altın alımlarına ilişkin verileri açıkladı. Buna göre, Kazakistan vatandaşları söz konusu dönemde 13 bin 208 adet farklı ağırlıklarda toplam 566,3 kilo külçe altın satın aldı.Açıklamada, eylülde 65,2 kilo ağırlığında 1.480 külçe altın satıldığı ifade edildi.Altın külçelerinin 5,10, 20 ve 100 gram ağırlığında piyasaya sürüldüğüne işaret edilen açıklamada, 'Alıcılar arasında en popüler olanı 10 gramlık külçe. Bunun toplam satış hacmindeki payı yüzde 25'i (8 bin 701 adet) oluşturuyor.' denildi.Açıklamada, Almatı şehrinin toplam satılan külçe altın miktarının yüzde 55'ine denk gelen bir payla lider konumda olduğu, ardından Atırau (yüzde 14), başkent Nur Sultan (yüzde 10) ve diğer bölgelerin (yüzde 21) geldiği aktarıldı. Kazakistan'da halk için külçe altın satışı ve itfası programının 2017'de başlatıldığına işaret edilen açıklamada, bu kapsamda bugüne kadar toplam 1,25 ton ağırlığında 34 bin 688 külçe altın satıldığı kaydedildi.
İstanbul'da Sahte İçki Operasyonunda 3 Şüpheli Gözaltına Alındı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da iş yerlerinde sahte içki sattıkları önü sürülen 3 şüpheli gözaltına alındı.Ataşehir, Avcılar ve Büyükçekmece ilçe emniyet müdürlükleri, sahte içki satışlarının arttığı yönünde bilgi edinilmesi üzerine çalışma başlattı.Ataşehir'de bir tekel bayisinde yapılan denetimde ruhsatsız tabanca ve 9 fişek, 12 çeşitli markalarda bandrolsüz etil alkol ele geçirildi. İş yeri sahibi Yusuf M. gözaltına alındı.Avcılar'da bir iş yerinde yapılan denetimde ise 20 litre kaçak içki ele geçirilirken iş yeri sahibi Ökçün D. gözaltına alındı.Büyükçekmece'de de 220 litre kaçak alkol ele geçirildi. İş yeri sahibi Aytekin K. gözaltına alındı.Gözaltına alınan 3 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Reklam
Şırnak'ta Terör Operasyonlarında Gözaltına Alınan 23 Kişiden 2'Si Tutuklandı
ŞIRNAK (AA) - Şırnak'ta düzenlenen terör operasyonlarında gözaltına alınan 23 kişiden 2'si tutuklandı.Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Emniyet Müdürlüğünce terör örgütleri PKK/KCK ve FETÖ/PDY'ye yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda 23 kişi yakalandı.Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 22 zanlıdan 2'si tutuklandı, 20'si adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı. Diğer zanlının emniyetteki işlemleri sürüyor.
Netanyahu: "Bae Veliaht Prensi Bin Zayed İle Yakında Görüşmeye Karar Verdik"
KUDÜS (AA) - İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Veliaht Prensi Muhammed bin Zayed ile 'yakında' bir araya gelme konusunda fikir birliğine vardıklarını söyledi. İsrail ile BAE arasında varılan ilişkilerin normalleştirilmesi anlaşmasının kabinede oylaması öncesi konuşan Netanyahu, Bin Zayed'i İsrail'e davet ettiğini belirtti. Bin Zayed'in de kendisini BAE'ye davet ettiğini ve 'yakında' bir araya gelme konusunda sözleştiklerini dile getiren Netanyahu, 'Ama öncesinde BAE'den bir heyet İsrail'e gelecek ve buradan da bir heyet oraya (Abu Dabi) gidecek.' ifadelerini kullandı. Yerel basına konuşan İsrailli yetkililer, gelecek hafta BAE'den üst düzey bir heyetin İsrail'e geleceğini dile getirdi.Netanyahu ile Bin Zayed telefonda görüştü Öte yandan Başbakanlık Basın Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu ile Bin Zayed'in hafta sonunda telefonda görüştüğü kaydedildi. Görüşmede Netanyahu ile Bin Zayed'in iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin yanı sıra bölgedeki barış ve istikrarın ele alındığı aktarıldı. İsrail ile BAE arasında, 15 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen törenle ilişkileri normalleştire anlaşması imzalanmıştı.
MHP Milletvekili Kaşıkçı'dan Yangınlarla İlgili Provokatif Paylaşımlara Suç Duyurusu
HATAY (AA) - MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Hatay'ın Belen, İskenderun ve Arsuz ilçelerindeki yangınla ilgili sosyal medyada provokatif paylaşım yapan 'Ateşin çocukları' denilen grup hakkında İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.İskenderun Adliyesi önünde açıklama yapan Kaşıkçı, yangında zarar görenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu. Vatandaşların içini yakan diğer bir hususun sosyal medyada estirilen terör olduğunun altını çizen Kaşıkçı, 'Ateşin çocukları' denilen bir grubun yaptığı paylaşımların en az yangın kadar insanların canını yaktığını vurguladı.Suç duyurusunda bulunmak üzere İskenderun Adliyesine geldiklerini belirten Kaşıkçı, şöyle devam etti:'Sosyal medyada alçakça, insanları kışkırtacak, daha fazla canını yakacak türden paylaşım yaparak başta Hataylılar olmak üzere Türkiye'nin her yerinde çok büyük bir infial yarattı bu siteler. Bizler de avukatlarımızla sosyal medyada bu paylaşımı yapanların çalışmasını yaparak tek tek birer çıktısını aldık ve bugün de adliyeye gelerek savcılığımıza bu sitelerle ilgili Hatay'ı karalayan, Hatay'daki orman yangınını üstlendiğini ifade edip Hataylılarla dalga geçmeye çalışan tüm sitelerle ilgili suç duyurusunda bulunduk.' Bu hesapların bulunup yargı önüne çıkarılmasını isteyen Kaşıkçı'ya, suç duyurusunda Belen Belediye Başkanı İbrahim Gül, partisinin ilçe başkanları ve üyeleri de eşlik etti.
Reklam
Maltepe'de Cinayet Zanlısı Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Maltepe'de bir kişiyi silahla öldüren şüpheli tutuklandı.Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, 9 Ekim'de Cevizli Mahallesi Adnan Bey Sokak'ta evinin önüne aracını park ettiği sırada İ.U'nun (57) yanına gelen motosikletli bir kişi tarafından öldürülmesi olayına ilişkin çalışma başlattı.Polis, olay yeri çevresindeki görgü tanıklarının ifadesine de başvurdu. Maktulun eşi A.U. ise bir markette kasiyer olarak çalıştığını iş çıkışı eşinin kendisini aldığını, araçla eve geldikleri sırada motosikletli bir kişinin eşine 2 el ateş açarak kaçtığını anlattı.Polis, yaptığı çalışmanın ardından 10 Ekim'de Kartal'da şüpheli Sercan M'yi (36) yakaladı.Evinde yapılan aramada 2 pompalı tüfek, anahtarlık şeklinde silah, değişik çaplarda 77 fişek ele geçirilen şüpheli, ifadesinde İ.U'nun eşi A.U'ya ilgi duyduğu için cinayeti gerçekleştirdiğini anlattı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli tutuklandı.
Reklam
Çocuklara El Yıkama Alışkanlığı Kazandırmak İçin İl İl Geziyorlar
SAKARYA (AA) - İstanbul'da kendi imkanlarıyla bitkisel sabun üreten 5 üniversite öğrencisi, Kovid-19 salgını sürecinde hijyenin önemini çocuklara anlatmak için, içine oyuncak koydukları ürünleri il il gezerek dağıtıyor. Duru, temiz ve saf kelimelerinin kısaltması olan 'DUTESA Platformu'nu kuran genç gönüllüler Emirhan Belli, Kübra Beler ve Zerda Tatar, şehirleri dolaşarak oyuncaklı sabunları çocuklara dağıtıp el hijyeninin önemini anlatıyor. Şu ana kadar 12 il gezen, imkanları yetmediği için 6 ile sabunları gönderen ve gittikleri illerde üniversitelerin laboratuvarlarında üretim gerçekleştiren gençler, Sakarya kent merkezinde aileleriyle dolaşan çocuklara oyuncaklı sabunları hediye etti. 'Hem çocuklar oyuncak sahibi oluyor hem de el hijyenini sağlıyoruz' Platformun kurucularından Uluslararası Balkan Üniversitesi Endüstri Mühendisliği öğrencisi Emirhan Belli (18), AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarda el yıkama alışkanlığını ön plana çıkarmak amacıyla 5 arkadaşıyla kendi imkanlarıyla sabun üretimine başladıklarını söyledi. Ürünleri endemik bitkilerin özütleriyle imal ettiklerini anlatan Belli, 'Malatya'da bulunan bir bitkinin içeriğinde el antiseptiği içeren maddeye rastladık ve bunu Ar-Ge laboratuvarlarında solüsyon olarak geliştirdik. 25. denemeden sonra el hijyenine uygun bir sabun ürettik.' diye konuştu. Belli, çalışmayı 81 ile yaymak hedefiyle çeşitli şehirleri gezdiklerini aktararak, gerekli nakdi kaynağı; oto kokuları, kolonya ve dezenfektan satarak elde ettiklerini anlattı. Sabunların içine oyuncak koyma fikrini geliştirdiklerini dile getiren Belli, 'İçine oyuncak koymamızın nedeni ise çocuklar bu sayede hem oyuncak sahibi oluyorlar hem de el hijyenini sağlıyoruz.' şeklinde konuştu. Belli, salgın sürecinde içinde kolonya, dezenfektan ve sabun bulunan çantalar ile askıda hijyen projesine de başladıklarını aktararak, şu ana kadar bunları 30 ihtiyaç sahibi aileye ulaştırdıklarını kaydetti. Daha çok kırsal kesimlere giderek çocuklara sabunları ilettiklerini vurgulayan Belli, 'Dağıtımın yanında bilim atölyeleri ve gösterileri yapıyoruz. Çünkü pandemi sürecinde evde kalan çocukların canları sıkılıyor. Hem onları eğlendirmiş oluyoruz hem de ailelerden çok olumlu tepkiler alıyoruz, bizleri tebrik ediyorlar.' dedi.Belli, yetkililerden destek beklediklerini, böylece daha çok çocuğa ulaşma imkanı bulacaklarını sözlerine ekledi.
ABD'de Atlı Polislerin Kelepçeyle Arkalarında Yürüttüğü Siyahiden 1 Milyon Dolarlık Dava
GALVESTON (AA) - ABD'nin Teksas eyaletinde geçen yıl atlı iki polis tarafından elleri kelepçeli at arkasında yürütülen siyahi vatandaş, eyalet yönetimine ve emniyet müdürlüğüne 1 milyon dolarlık dava açtı. Ülke medyasına yansıyan ve mahkeme tutanaklarına dayandırılan haberlere göre, 44 yaşındaki siyahi Donald Neely, atlı iki polisin elindeki kelepçeye bağladıkları halatı tutarak kendisini yürütmesi nedeniyle küçük düşürüldüğü ve gözaltı sırasında korktuğu gerekçesiyle Teksas yönetimini ve Teksas Emniyet Müdürlüğünü geçen hafta mahkemeye verdi.Galveston Bölge Mahkemesinde açılan davanın dilekçesinde, Neely, polislerin aşırı ve ölçüsüz davranışları nedeniyle yaralandığını ve psikolojik sıkıntıya girdiğini belirtti.Dava dilekçesinde, Teksas yönetimi ve Teksas Emniyet Müdürlüğünden 1 milyon dolar (yaklaşık 7 milyon 900 bin lira) talep edildiği kaydedildi.Kent yönetimi ve emniyet müdürlüğünün ihmalkarlıkla suçlandığı dava dilekçesinde, polislerin Neely'nin iple bağlanarak 'bir köle gibi' yürütülmesini incitici sayacağını bilmesi gerektiği belirtildi.Dilekçede, 'Neely, eskiden kölelere yapıldığı gibi, sergilendiğini hissetti.' ifadesi kullanıldı.'Polisler berbat bir karar verdi'Galveston Emniyet Müdürü Vernon Hale, yaptığı açıklamada, polislerin kullandığı taktiğin eğitimlerde gösterilen bir yöntem olduğunu ve bazı durumlarda en iyi uygulama olduğunu söyledi.Polislerin berbat bir karar verdiğine inandığını belirten Hale, söz konusu yöntemin kullanımına dair politikanın olayın yaşandığı zamandan bu yana değiştirildiğine dikkati çekti.Diğer yandan, Teksas'ın kara yolu devriyesinde çalışan kolluk kuvvetleri tarafından yapılan bir soruşturmada, polislerin kanunu çiğnemediğine karar verildi.Köleliği hatırlatmıştıEvsiz olan ve sokaklarda yaşayan Neely, başkasının arazisine izinsiz girdiği gerekçesiyle Ağustos 2019'da gözaltına alınmıştı.Şüpheli olduğu belirtilen siyahi Neely'nin atlı iki polis tarafından elleri kelepçeli bir şekilde atın arkasında yürütülmesinin görüntüleri basına yansımıştı. Sosyal medyada da paylaşılan ve köleliği hatırlattığı şeklinde yorumlar yapılan görüntüler tepkilere neden olmuştu.Polis kamerası kayıtlarında, söz konusu polislerden birinin iki kere, Neely'nin sokaklarda halatla götürülmesinin 'kötü' gözükeceğini söylediği dikkati çekmişti.Neely'nin başkasının arazisine izinsiz girmesiyle ilgi dava daha sonra reddedilmişti.
Sardinya Adası'nda Podyum Red Bull Sporcularının
İSTANBUL (AA) - Dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından biri olarak kabul edilen Dünya Ralli Şampiyonası (WRC) takviminin 6'ncı yarışı olan Sardinya Adası Rallisi'nde kazanan Red Bull sporcusu Dani Sordo oldu. Red Bull'dan yapılan açıklamaya göre, motor sporları dünyasının en önemli organizasyonlarından biri olan Dünya Ralli Şampiyonası'nda sezonun altıncı heyecanı Sardinya Adası'nda yaşandı.Zorlu mücadeleyi 2 saat 41 dakika 37,5 saniyede tamamlayan Red Bull sporcusu Dani Sordo, rakiplerini geride bırakarak bu sezonun kendisi adına ilk zaferini kazandı. İspanyol pilot, aynı zamanda art arda ikinci yıl Sardinya Adası'nda zirvede yer aldı. 6 ay sonra yeniden parkura dönen Red Bull sporcusu Sordo, yarışın başından sonuna liderliği kimselere bırakmadı ve birinciliğe erişti.Adada ikinci sırayı 5,1 saniye geriden gelen Red Bull sporcusu Thierry Neuville aldı. Neuville, Türkiye Rallisi'nin ardından Sardinya Adası'nda da podyumun ikinci basamağına tırmandı. Kariyerinin 7'nci Dünya şampiyonluğunu arayan Red Bull sporcusu ve ralli efsanesi Sebastien Ogier ise Neuville'nin sadece 1 saniye gerisinde üçüncü oldu.Marmaris'te koşulan Türkiye Rallisi'ni kazanan Red Bull sporcusu Elyfn Evans, yarışta dördüncü olarak puanını 111'e çıkardı ve pilotlar sıralaması liderliğini sürdürdü. 97 puanlı Sebastien Ogier'in ikinci sırada yer aldığı pilotlar sıralamasında 87 puanlı Thierry Neuville ise üçüncü basamakta yer alıyor.Dünya Ralli Şampiyonası takviminin 7'nci yarışı, 19-22 Kasım'da Belçika'da koşulacak.
Kovid-19 Test Atıkları Zararsız Evsel Atıklara Dönüştürülüyor
SAMSUN (AA) - Samsun Büyükşehir Belediyesi, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) test atıklarını zararsız evsel atıklara dönüştürüyor. Büyükşehir Belediyesi, pandemi hastanelerinin koronavirüs teşhisi için kullandığı testleri ve tıbbı atıklarını bertaraf etmek için çalışmalarını sürdürüyor.Vatandaşları salgından korumak için mücadele eden Belediye ekipleri, pandemi hastaneleri başta olmak üzere toplam 565 sözleşmeli sağlık kuruluşunun tıbbi atıklarını topluyor.Ekipler, virüs testinde ve hastaların tedavisinde kullanılan tıbbi malzemelerin de bulunduğu poşetlenmiş atıkları, özel tedbirlerle toplayarak Katı Atık Düzenli Depolama Sahası'ndaki Tıbbi Atık Sterilizasyon Tesisi'ne getiriyor. Atıklar, burada çeşitli aşamalardan geçirilerek zararsız evsel atığa dönüştürülüyor. Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı Katı Atık Yönetimi Şube Müdürü Fatih Kutbay, basın mensuplarına, tıbbi atıkların çevre ve insan sağlığına zarar vermesini de önlediklerini söyledi.Kovid-19 test atıkları ve hastaların tedavisinde kullanılan tıbbi malzemelerin de bulunduğu poşetlenmiş atıkları özel araçlarla topladıklarını dile getiren Kutbay, şunları kaydetti:'Tıbbi atıklar işlenmeden önce radyasyon panelinden geçirilerek içlerinde radyoaktif atık olup olmadığı kontrol ediliyor. Ardından konteynerlere boşaltılarak otoklav ünitesinde 30 dakika boyunca 136 derecelik sıcak basınca tabi tutularak mikroplarından arındırılıyor. Mikroorganizma ve canlılık faaliyeti kalmayan atıklar, zararsız evsel atık haline getirilerek parçalama ünitesinde minimize ediliyor. Daha sonra da parçalanan atıkları depolama sahamızda toprağa gömüyoruz. Her sevkiyattan sonra araçlarımız dezenfektan maddelerle temizlenmekte ve sterilizasyon işleminin geçerliliğinin kontrolü amacıyla da kimyasal ve biyolojik indikatör analizleri yapılmaktadır.'Kutbay, 2019'un ilk 9 ayında bin 362 ton tıbbi atığın bertaraf edildiğini, bu yılın aynı döneminde miktarın bin 506 tona çıktığını sözlerine ekledi.
Reklam