Osman Kavala'nın Üç Kez Ağırlaştırılmış Müebbet Hapsi İstendi!
Geçen Şubat ayında müebbet hapis cezası talebiyle yargılandığı Gezi Davası’ndan beraat eden ve tahliyesine karar verilen iş insanı Osman Kavala hakkında düzenlenen ikinci iddianameye ilişkin bazı detaylar ortaya çıktı. UYAP’a yüklenen iddianamede Kavala’nın üç kez müebbeti ve 20 yıl hapsi istendiği belirtildi.
Parkta Oynayan 12 Yaşındaki Kız Çocuğu, 3 Pitbull Cinsi Köpeğin Saldırısına Uğradı
Samsun'un Havza ilçesinde pitbull cinsi 3 köpeğin saldırısına uğrayan 12 yaşındaki T.K.'nın vücuduna 60 dikiş atıldı. Şans eseri parkta bulunan iki kişinin kendisini kurtardığını anlatan T.K., “Çok korktum, koluma ve yüzüme dikişler atıldı. Sırtım ve boynum çok ağrıyor” dedi. T.K. ve annesi köpeklerin mahalleden uzaklaştırılmasını istedi.
Gram Altın Rekor Seviyeye Geldi
Yurt içinde altın fiyatlarındaki yükseliş devam ediyor. Haftaya 475 lira düzeyinde başlayan gram altın fiyatları bugün 483 liranın üzerine çıkarak tarihi seviyeleri olan 488 liraya yaklaştı. Çeyrek altın 789 liraya yükselirken Cumhuriyet altını 3 bin 237 liraya tırmandı.
Billur Aktürk Yazio: Bu Ne Alaturkalık?
Türkiye’de ‘kategorik karşıtlık ya da kategorik düşmanlık’ diyebileceğimiz bir şekil, hızla yükseliyor. Siz eğer, birilerinin fikirlerine uygun beyanlarda bulunmuyorsanız, ya da onun cümleleri ile konuşmuyorsanız, en hafifinden cahil – budala, yalaka ve her hakarete müsait kişisiniz. Demokrasi fikrinin, kavrayışının hastalıklı olduğu, demokratik kurumların- kuralların yerine iyi oturmadığı ülkelerde bu işler maalesef böyle oluyor. Herkes her şeyi biliyor, herkes mükemmel. Ama artık gerçekten pes dediğimiz noktadayız. Bu ne alaturkalık? Sınırları kaldıran sosyal medya hakaretten, tehditten, üslup fukarası insanlardan geçilmiyor. Elbette duruşunuzu, dünya görüşünüzü veya siyaseti belirli bir karşı oluş üzerinden kurarsınız ya da bir sınıf çerçevesinden bakarsınız. Örneğin Marksistler açısından, iktidar tarafından yapılan hamle, işçi sınıfı çıkarlarına uygun mudur değil midir diye değerlendirilir. Merkez sağ partiler, işin daha çok sermaye tarafıyla ilgilidir. Sosyal demokratlar ise, yapılan hamlelerin getirdiği zenginlik tabana yayılıyor mu- yayılmıyor mu sorusunun cevabını arar. Ama amaç bağcıyı dövmek değil, bağdan üzüm yemektir. Sonuçta, kendi savlarımızın doğruluğundan bu kadar eminsek, bu telaşe, şiddet niye? Tartışmaya, eleştiriye evet, hakarete –ucuzluğa hayır. Peki, neden bu alaturkalık farklı kitleler arasında bile aynı şekilde yaygın? Aslında ‘’partiler ötesi demokrasi bilinci’’ yerleşmemiş ülkelerde, milletin demokrasi bilinci de olmuyor. Dolayısı ile demokrasinin karşılıklı bir paylaşım, anlayış gerektirdiği içselleşemiyor. Bugün tüm derdimiz güç devşirmek. Oysa siyaseti, yazılan bir makaleyi veya ortaya konan bir savı kategorik düşmanlık üzerinden eleştirmek yerine, yapılanı- yazılanı anlamaya çalışmak çok daha iyi sonuç verir. Sorunuz varsa, sorarsınız. İtirazınız varsa, edersiniz. Üstenci bir anlayışla, yapılanı – ortaya konulanı küçümsemek en hafifinden , kendi kendine yazık eden Türkiye fotoğrafı yaratır. Dahası, karşısındaki ile kategorik nefret üzerinden derdi olan bir ‘’muhalefet’’, beklenen demokratik toplumsal dönüşümü yapabilir mi? Elbette ki hayır.