İvriz Barajı'nda Konaklayan Pelikan Sürüsü Güzel Görüntü Oluşturdu
KONYA (AA) - Konya'nın Halkapınar ilçesindeki İvriz Sulama Barajı'nda bir gece konaklamak için gelen yaklaşık 300 ak pelikan cinsi kuş, gün batımıyla güzel görüntüler oluşturdu.İç Anadolu Bölgesinde kuş göç yolu üzerinde bulunan Halkapınar İvriz Barajı, bölge için olduğu kadar yaban hayat için de önemli bir yere sahip bulunuyor.Yıl boyunca angut ördeği, boz ördek, yeşilbaşlı ördek, flamingo, sakar meke, balıkçıl ve çamurcul gibi çok sayıda kuş türüne yaşam alanı ve göç güzergahı olan İvriz Barajı, sayıları 300'ü bulan ak pelikan sürüsüne de ev sahipliği yaptı.Akşam üzeri İvriz Barajı'na inen pelikan sürüsü, gün batımıyla güzel görüntüler oluştururken, bölgedeki amatör balıkçılar da anın tadını çıkardı.Amatör olta balıkçısı Ramazan Aktaş, baraja zaman zaman arkadaşlarıyla vakit geçirmek ve balık tutmak için geldiklerini belirterek, 'Önce leylek sandım ama pelikanmış. Baraj üstünde 3-4 tur attıktan sonra göle büyük bir gürültüyle indiler. İniş anları çok güzeldi. İlk defa bu kadar çok kuş sürüsünü bir arada gördüm. Gün batımı ile gördüğüm manzara karşısında adeta büyülendim.' dedi.Cihan Onat da akşam saatlerinde gelen pelikanların, Aydos Dağı'na doğru göç yollarına devam ettiklerini kaydetti. Onat, doğanın ve canlıların korunmasının önemli olduğunu ifade etti.
Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın Ardından Açıklamada Bulundu: (1)
ANKARA (AA) - Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, 'Enfeksiyonun yaygınlığı ve bağışıklık durumunu ölçmek için 153 bin kişiyi kapsayan bir saha taraması yapmış, sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşmıştık. 15 Ekim'de bu saha taramasını tekrarlıyoruz. Toplumun tamamını yansıtacak büyüklükte bir örneklem üzerinde çalışma yapıyoruz.' dedi. Koca, Bilkent Yerleşkesi'nde gerçekleştirilen Koronavirüs Bilim Kurulu Toplantısı'nın ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.Yaklaşık 10 aydır bütün dünyada ana gündemi pandeminin oluşturduğuna ve Kovid-19 hakkında artık çok fazla bilgiye sahip olunduğuna işaret eden Koca, 'Genel olarak yaşantımız ise dünya ölçeğinde etkili bu salgından giderek daha az zarar görüyor.' ifadesini kullandı.Salgının maske, mesafe ve temizlik tedbirlerine uyuldukça gerilediğinin, bu tedbirlerden vazgeçildikçe tırmanışa geçtiğinin hem Türkiye hem de dünyada görüldüğüne dikkati çeken Koca, 'Maskenin koruyuculuk özelliği konusunda yeni veriler ortaya çıkmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü iki gün önce, 12 Ekim'de grip güncelleme raporunu yayımladı. Bu raporda grip mevsimini yaşamış olan güney yarım kürede Avustralya, Yeni Zelanda, Orta ve Güney Amerika gibi yerlerde bu yıl bu enfeksiyonun çok seyrek görüldüğü bildirilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü, grip vakalarının azalması sonucunu maske, sosyal mesafe ve el hijyenine bağlamaktadır. Yapılan bazı araştırmalar koronavirüs tedbirlerinin grip ve benzeri bazı enfeksiyonları yüzde 35 civarında, diğer bazı araştırmalarsa en az yarı yarıya azalttığını ortaya koymakta.' bilgisini paylaştı. 'Tedbirlere uyarsak iki hastalıktan birden korunmuş olacağız' Bakan Koca, 'Ekim ayındayız, gribin en yaygın olduğu günlere girdik. Koronavirüse karşı alacağımız tedbirler bizi gripten de koruyacak. Tedbirlere uyarsak iki hastalıktan birden korunmuş olacağız. İki ayrı virüse karşı tedbir aynıdır.' uyarısında bulundu. Gribin ölüme yol açabilen bir hastalık olduğuna, özellikle kronik karaciğer, kronik akciğer, kalp, hipertansiyon, diyabet gibi hastalığı olan, vücut direnci düşük kişilerin gribal enfeksiyonlar sonucu hayatını kaybedebildiğine dikkati çeken Koca, koronavirüs tedbirlerine uyarak bu hastalığa karşı da ciddi bir başarı elde edilebileceğini vurguladı. Koca, DSÖ'nün Türkiye hakkında yayımladığı rapora değinerek, bu raporun bütün Avrupa ülkeleri içinde bir ilk olma özelliğine sahip olduğunu, Türkiye'nin pandemiye karşı elde ettiği başarının raporda kapsamlı bir şekilde ele alındığını anlattı. Raporda Türkiye'nin en zengin ülkeler arasında olmamasına rağmen salgınla mücadelede en cömert davranan ülkelerden biri olduğunun vurgulandığını belirten Koca, Türkiye'nin temaslı taraması ile vaka tespiti, izolasyonla riski kontrol altına almaya yönelik stratejisi, erken tanı ve tedaviye dayalı klinik uygulamalarına raporda vurgu yapıldığını ifade etti. Koca, Avrupa Birliği İlerleme Raporu'nda da Türkiye'de mart ayında başlayan Kovid-19 pandemisi çerçevesinde Sağlık Bakanlığının halk sağlığını koruyucu ve sağlık kuruluşları ile sağlık personeli üzerindeki yükün artmasını önleyici tedbirleri vakit kaybetmeden uygulamaya geçirdiğinin aktarıldığına dikkati çekti. Raporda, 'Türkiye'nin sağlık sistemi Kovid-19 pandemisinin gereklerini sağlayabilecek güçtedir. Sosyal güvencelerine bakılmaksızın herkese ücretsiz test ve tedavi imkanı sağlamıştır. Türkiye krizin erken döneminden itibaren Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkeziyle iş birliği içinde çalışmaktadır.' ifadelerinin yer aldığını belirten Koca, bu hususların Türkiye'nin küresel salgına karşı savaşını küresel standartlarda verdiğini gösterdiğini vurguladı. '15 Ekim'de saha taramasını tekrarlıyoruz' Bakan Koca, bu standartların Türkiye'nin başarısının sadece bir kısmını değerlendirmeye dönük olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:'Temmuz ayından itibaren normalleşme dönemine geçtik, sınırlamalar kalktı, ülkeler arasında gidiş ve gelişler ülkelerin koyduğu günlük vaka sayılarının belli düzeyin altında olması şartıyla başladı. Bu yeni dönemin gereklerine uygun olarak kesitsel taramalar adını verdiğimiz virüs taramalarına başladık. Bu taramaları havaalanlarında yurt dışına gidenlere, cezaevlerinde bulunanlara, organize sanayi bölgesi çalışanlarına, asker, sporcu ve benzer diğer gruplara yapıyoruz. Bir örnek vermek isterim; bugüne kadar hava yoluyla yurt dışına gidenlere yaptığımız test sayısı 490 bin 480'dir. Bu taramalarda 1226 kişide test pozitif çıkmıştır. Bir diğer konumuz ise saha taramasıdır. Daha önce enfeksiyonun yaygınlığı ve bağışıklık durumunu ölçmek için 153 bin kişiyi kapsayan bir saha taraması yapmış, sonuçlarını da kamuoyuyla paylaşmıştık. 15 Ekim'de bu saha taramasını tekrarlıyoruz. Toplumun tamamını yansıtacak büyüklükte bir örneklem üzerinde çalışma yapıyoruz. Hem semptomsuz yani belirtisiz olduğu halde testi pozitif çıkan taşıyıcı vakaları hem de antikor testleriyle daha önce virüs kendisine bulaştığı halde bunu fark etmemiş fakat sonuçta bağışıklık geliştirmiş kişileri tespit etmiş olacağız. Bu çalışma bize toplumun tamamı hakkında fikir verecektir.' 'Aşı konusundaki gelişmeler salgına karşı tam bir güvence olarak görülmemelidir' Sağlık Bakanı Koca, bazı törenler ve toplu etkinliklerin yapıldığı ayların geride bırakıldığına dikkati çekerek, 'Kapalı alanlar çok daha büyük önem kazandı. Aynı ortamda çalışan kişilerin karşılıklı güvence varmış gibi tedbir almadıklarını duyuyoruz. Bu konuda dikkatli olmalıyız. Bu dönemde virüsün yayılma mecralarına iş yerleri de eklenecek. Maske kuralından ödün verilmemelidir.' diye konuştu.Maskenin bazı bilim adamlarınca aşı benzeri bir koruyucu olarak kabul edildiğine dikkati çeken Koca, sözlerini şöyle sürdürdü:'Aşı konusundaki gelişmeler salgına karşı tam bir güvence olarak görülmemelidir. Koronavirüs bulaştığı kişide iki veya üç hafta sonra iz bırakmayacağı hatta fark edilemeyeceği gibi bu süre hayatının en çetin günleri de olabilir. Aşı konusundaki gelişmeler ise çok yol alınmış olmasına rağmen böyle kısa günlerle ifade edilemez. En önemlisi aşı yaygın olarak yapılabileceği güne kadar kendini virüsten koruyabilenler için bir çare olacaktır. Aşı kendisini virüsten koruyamayanlar için çare değildir. Salgında baştan çok sıkı tutulan tedbirler yorgunluk sebebiyle gevşiyor. Virüsün yol açtığı hastalık ve tedavisi hakkında çok daha fazla bilgi sahibi olmakla birlikte risk giderek geniş bir tabana yayılıyor. Testi pozitif çıkanların ve bunların temaslılarının izolasyon kuralına uyması şarttır. Bakanlık olarak gerekli önlemleri alıyoruz. Öte yandan belirgin semptomu olan kişilerin sağlık kuruluşlarına bir an önce başvurmalarını istiyoruz. Ağır hastalar bunlar arasından çıkıyor. İzlediğimiz strateji, tedbir ve korunma, tanı ve izolasyon, erken tedavi ile normal yaşama dönüştür.' (Sürecek)
Uganda'da Museveni'nin En Büyük Rakibinin Parti Binasına Polis Baskını
İSTANBUL (AA) - Uganda'da güvenlik güçleri, ülkenin tanınan şarkıcılarından muhalif milletvekili Bobi Wine'ın partisinin genel merkezine baskın düzenledi.Wine, Twitter'dan yaptığı açıklamada, yüzlerce asker ve polisin Kamwokya'daki Ulusal Birlik Platformu Genel Merkezi'ne (NUP) baskın düzenleyerek, çok sayıda önemli dökümana el koyduğunu belirtti. 'Yüzlerce asker ve polisin yerleştirildiğini görmek, diktatörün bizden çok fazla korktuğunun bir delili.' ifadesini kullanan Bobi Wine, güvenlik görevlilerinin, milletvekillerinin adaylık başvurusu için kullanılacak 23 milyon Uganda şilinini (50 bin lira) de aldığını kaydetti. Gelecek yıl yapılacak başkanlık seçimleri için Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin en büyük rakibi olan Wine, sık sık güvenlik güçlerinin baskısıyla karşılaşıyor. Parti genel merkezine neden baskın yapıldığı ise henüz bilinmiyor. Asıl adı Kyagulanyi Ssentamu olan milletvekili ve şarkıcı, Bobi Wine adını kullanıyor.
Şehit Furkan Erbil'in Kastamonu'daki Ailesine "Şehadet Belgesi"
KASTAMONU (AA) - Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde, görev dönüşü kaza yapan araçta yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit olan Piyade Uzman Çavuş Furkan Erbil'in ailesine 'şehadet belgesi' verildi. Kastamonu Valisi Avni Çakır, Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu, Kastamonu İl Jandarma Komutanı Albay Mücahit Avkıran, Kastamonu İl Müftüsü Mustafa Bilgiç, Kastamonu Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Abdullah Savaş ve bazı kurum temsilcileri şehit Erbil'in ailesini ziyaret ederek 'şehadet belgesi'ni verdi. Vali Avni Çakır burada yaptığı konuşmada, şehit ailelerine şehadet belgesini Türk milleti ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına takdim ettiğini söyledi. Aileye metanet dileyen Çakır, 'Sizlerin oğlu bizim de kardeşimiz, evladımız olmuştur. Tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun. Şehitlerimizin ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.' dedi. Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu ise şehitliğin yüce bir mertebe olduğunu belirterek, şunları dile getirdi:'Bu toprakları bizlere vatan kılan şehitlerimizin haklarını hiçbir zaman ödeyemeyiz. Şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmak bizlerin en önemli görevidir. Sizler şehitlerimizden devletimize, milletimize, bizlere en büyük, en kıymetli emanetlersiniz. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü uğruna kahramanca mücadele eden tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şehitlerimizin ruhu şad olsun. Emanetlerine her zaman sahip çıkacağız.' Şehidin babası Kaya Erbil ise metanetlerini korumaya çalıştıklarını söyleyerek, 'Hüzünlüyüz, Allah bizlere sabrını, selametini fazlasıyla verdi ancak eşim için aynı şeyi söyleyemem, ana yüreği ne de olsa, onun bir an olsun aklından çıkmıyor. Yüreği sızlıyor fakat bu devlet için ne mutlu ki bize bir şehidimiz var.' ifadelerini kullandı.
Kocaeli'de 8 Düzensiz Göçmen Yakalandı
KOCAELİ (AA) - Anadolu Otoyolu'nun Kocaeli kesiminde gerçekleştirilen uygulamada, Pakistan uyruklu 8 düzensiz göçmen yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şubesi ekiplerince Anadolu Otoyolu'nda yapılan uygulamada bir otobüs durduruldu.Otobüste yapılan kontrolde, ülkeye yasa dışı yollarla giriş yaptığı belirlenen Pakistan uyruklu 8 kişi yakalandı.Düzensiz göçmenler, işlemlerin ardından İl Göç İdaresi Müdürlüğüne teslim edildi.Bu kişileri otobüsle taşıyan ve organizatör oldukları değerlendirilen M.O, F.Ö. ve R.Ş. gözaltına alınırken, otobüse de el konuldu.
Güncelleme - Muğla'da Orman Muhafaza Memuru Rüşvetten Tutuklandı
MUĞLA (AA) - Muğla'nın Seydikemer ilçesinde bir orman muhafaza memuru, rüşvet aldığı iddiasıyla tutuklandı. Seydikemer Orman İşletme Müdürlüğünde görevli orman muhafaza memuru Ö.K'nin, orman kesim işçilerinden rüşvet istediği iddiası üzerine Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla çalışma başlatıldı. Teknik ve fiziki takibin ardından Ö.K'nin, işçilerden 8 bin lira rüşvet aldığı sırada suçüstü yakalandığı öne sürüldü. Gözaltına alınan Ö.K, jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlı, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Reklam
İngiltere'de Son 24 Saatte 19 Bin 724 Kovid-19 Vakası Görüldü
LONDRA (AA) - İngiltere'de son 24 saatte 19 bin 724 kişide yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tespit edildi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülkede virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 137 artarak 43 bin 155'e ulaştı. Ülkede son 24 saatte 19 bin 724 yeni vaka tespit edilirken, toplam vaka sayısı da 654 bin 644'e yükseldi. Son 24 saatte 264 bin 713 test yapılırken, toplam test sayısı mükerrerler dahil 25 milyon 999 bin 507 oldu. Ülkede Kovid-19 nedeniyle 4 bin 650 kişinin hastanede tedavisinin sürdüğü, bunlardan 516'sının yoğun bakımda olduğu açıklandı.3 aşamalı yerel Kovid-19 uyarı seviyesiİngiltere Başbakanı Boris Johnson, 12 Ekim'de Avam Kamarasında yaptığı konuşmada, yeni önlemler kapsamında yerel vaka oranlarına bağlı olarak ülke genelinde 'orta', 'yüksek' ve 'çok yüksek' olmak üzere üç aşamalı 'Yerel Kovid-19 Uyarı Seviyesi' oluşturduklarını duyurmuştu.'Orta uyarı' seviyesinin ülkenin genelinde uygulanacağını kaydeden Johnson, buna göre '6 kişi kuralı' ile bar ve restoranların yerel saatle 22.00’den sonra kapalı olmaya devam edeceğini bildirmişti.Johnson, 'yüksek uyarı' seviyesinin belirlendiği bölgelerde yaşayanların başka evlerde ve kapalı alanlarda diğer ailelerle sosyalleşmesinin engelleneceğini ve 6 kişi kuralının bu bölgelerdeki hanelerin özel bahçelerinde de geçerli olacağını aktarmıştı.Başbakan Johnson, Manchester ve Birmingham şehirlerinin 'yüksek uyarı', Liverpool şehrinin ise 'çok yüksek uyarı' seviyesinde olduğu bilgisini paylaşmıştı.Johnson, 'Çok yüksek uyarı' seviyesinin vaka sayılarının çok hızlı arttığı ve Ulusal Sağlık Sisteminin (NHS) 'dayanılmaz baskı' altında olabileceği bölgelerde geçerli olacağını kaydetmişti. Johnson bu bölgelerde evde ve dışarıda sosyalleşmenin tamamen yasaklanacağını, barların da kapalı olacağını açıklamıştı.
Hakkari'de 8 Terörist Etkisiz Hale Getirildi
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Hakkari'de 8 teröristin etkisiz hale getirildiğini bildirdi.Soylu, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, 'İki masum sivili katletmişlerdi, Hakkari'de. Kato Marinos'ta istihbarat, operasyon ve tam isabet. 8 terörist öldürüldü. İçimiz soğumadı. Katledenlere de hesap sorulacak.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Muğla'da Sağlık Çalışanlarından Azerbaycan'a Motosikletli Destek Konvoyu
MUĞLA (AA) - Muğla'da Azerbaycan'a destek amacıyla sağlık çalışanlarınca motosikletli konvoy düzenlendi. Motosikletleriyle Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan doktor ve sağlık çalışanları, Uğur Mumcu Bulvarı, Cumhuriyet, Recai Güreli ve Abdi İpekçi caddelerinde siren çalarak, konvoy oluşturdu. Etkinliğe çok sayıda motosikletli de destek verdi. Şehitler Anıtı'na ulaşan sağlık çalışanlarını, Menteşe'de görevli Azerbaycanlı meslektaşları Türk ve Azerbaycan bayraklarıyla karşıladı. Sosyal mesafe kuralına uygun gerçekleştirilen etkinlik, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla devam etti.'Azerbaycan'ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir'Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Turhan Togan, burada yaptığı konuşmada, Ermenistan'ın kardeş ülke Azerbaycan üzerinde uygulamaya çalıştığı insanlık dışı saldırıları kınamak ve salgın sürecinde hayatını kaybeden meslektaşlarına başsağlığı dilemek için bir araya geldiklerini söyledi.'Ermenistan'ın sivillere yönelik gerçekleştirdiği hain saldırıları ve ateşkese rağmen uyguladığı vahşi tutumu kınıyoruz.' diyen Togan, 'Bizler Türk milleti olarak her daim Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanındayız. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi 'Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimizdir, kederi bizim kederimizdir.' ifadelerini kullandı. Menteşe Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Şadi Ballı da birlik, beraberlik mesajı ile farkındalık yaratmak istediklerini belirterek, sadece bugün değil her gün Azerbaycan'ın yanında olduklarını kaydetti. Menteşe'de görev yapan ve kürsüye sağ omzunda Azerbaycan, sol omzunda Türk bayrağı ile çıkan Azerbaycanlı genel cerrah Elvin Tanrıverdi de 27 Eylül'den bu yana sivil halka yönelik yapılan saldırıları anlattı. Etkinlik, konuşmaların ardından şehitler için edilen dua ile sona erdi.
Ürdün'de Kovid-19 Salgınında En Yüksek Günlük Ölü Ve Vaka Sayısı
AMMAN (AA) - Ürdün'de son 24 saatte yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle 32 kişinin hayatını kaybetmesi ve 2 bin 423 kişinin daha enfekte olmasıyla salgının başından bu yana görülen en yüksek günlük can kaybı ve vaka sayısı kaydedildi.Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ülkede 32 kişinin daha virüs nedeniyle yaşamını yitirmesiyle toplam ölü sayısının 257'ye yükseldiği belirtildi.Açıklamada, ayrıca 2 bin 423 kişide daha virüs tespit edildiği ve toplam vaka sayısının 30 bin 550 olduğu bilgisi paylaşıldı. Ülke genelinde iyileşen hasta sayısının da 6 bin 871'e yükseldiği ifade edildi. Ürdün'de ağustos başından bu yana salgına ilişkin ölüm ve vaka sayılarında dikkat çekici bir artış gözlemleniyor.
Türkiye'de Son 24 Saatte 1671 Kişiye Kovid-19 Tanısı Konuldu, 57 Kişi Hayatını Kaybetti
ANKARA (AA) - Türkiye'de son 24 saatte 1671 kişiye Kovid-19 tanısı konuldu, 57 kişi yaşamını yitirdi.Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, 'covid19.saglik.gov.tr' adresinden paylaşıldı. Güncel verilere göre, son 24 saatte 115 bin 328 Kovid-19 testi yapıldı, 1671 kişiye hastalık tanısı konuldu.Son 24 saatte 57 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti, 1396 kişi iyileşti. Böylece Kovid-19 tedavisi tamamlananların sayısı 298 bin 368'e çıktı.Toplam test sayısı 11 milyon 961 bin 670'e ulaştı. Hasta sayısı 340 bin 450, vefat sayısı 9 bin 14, ağır hasta sayısı 1418, aktif hasta sayısı 33 bin 68 oldu.Haftalık verilere göre, bu hafta hastalarda zatürre oranı yüzde 5,9, yatak doluluk oranı yüzde 48,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı yüzde 65,4, ventilatör doluluk oranı yüzde 32,7, ortalama temaslı tespit süresi 7,6 saat, filyasyon oranı ise yüzde 99,4 olarak kayıtlara geçti.
Reklam
Katar Emiri'nden Kuveytli Mevkidaşına "İki Ülke İlişkilerinin Geliştirilmesi" İçerikli Mektup
DOHA (AA) - Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani, Kuveytli mevkidaşı Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'a 'iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesi' içerikli bir mektup gönderdi.Katar resmi haber ajansı QNA'da yer alan habere göre, Katar Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman resmi bir ziyaret için Kuveyt'e gitti.Kuveyt Emiri ile bir araya gelen Muhammed bin Abdurrahman, Katar Emiri Temim bin Hamed'in, 'iki ülke arasındaki güçlü kardeşlik ilişkileri ile onları destekleme ve geliştirme yollarına' ilişkin mektubunu Kuveytli mevkidaşına iletti. Kuveyt Veliaht Prensi Meşal el-Ahmed el-Cabir es-Sabah ile de bir araya gelerek ortak öneme sahip konuları ele alen Katarlı Bakan, Kuveytli mevkidaşı Ahmed Nasır es-Sabah ile ise ayrı bir görüşme gerçekleştirdi. Sabah el-Ahmed el-Cabir es-Sabah'ın 29 Eylül'de hayatını kaybetmesinin ardından eski Veliaht Prens Şeyh Nevvaf el-Ahmed el-Cabir Kuveyt'in yeni emiri olmuştu.
Dünyada Kovid-19'Dan İyileşenlerin Sayısı 29 Milyonu Geçti
ANKARA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandıktan sonra sağlığına kavuşanların sayısı 29 milyonu aştı.Kovid-19 vakalarına ilişkin verilerin derlendiği 'Worldometer' internet sitesindeki son bilgilere göre, dünyada virüs bulaşan 29 milyon 31 kişi iyileşti.En fazla hastanın iyileştiği ilk 5 ülke, Hindistan (6 milyon 376 bin 863), ABD (5 milyon 239 bin 359), Brezilya (4 milyon 526 bin 975), Rusya (1 milyon 39 bin 705) ve Kolombiya (806 bin 703) olarak sıralandı. Türkiye'de de Kovid-19 tespit edilen 298 bin 368 kişi sağlığına kavuştu.Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya yayılan Kovid-19 salgınında vaka sayısı dünya genelinde 38 milyon 594 bin 617'ye ulaşırken, 1 milyon 93 bin 981 kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Reklam
Ürdün'den İsrail'in Yahudi Yerleşimciler İçin Konut İnşa Planına Tepki
AMMAN (AA) - Ürdün, İsrail hükümetinin Yahudi yerleşimciler için işgal altındaki Batı Şeria’da 2 binden fazla yeni konut inşa etme planını kınadı.Ürdün Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Dayfullah el-Fayiz, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail'in söz konusu konut inşa etme planını, 'tek taraflı, yasa dışı ve iki devletli çözüm şansını baltalayan bir adım' şeklinde değerlendirdi. Fayiz, ister inşaat ister genişletme ya da topraklara el koyarak olsun işgalci güç olarak İsrail'in sorumluluklarına göre yerleşim faaliyetlerinin durdurulması gerektiğini vurguladı.Ürdünlü yetkili, uluslararası toplumu, İsrail'in barış çabalarını baltalayan uygulamalarına son vermesi için baskı yapılması adına kararlı bir tutum takınmaya çağırdı.Yahudi yerleşimcilere yakınlığıyla bilinen İsrail'in 'Kanal 7' televizyonuna göre, İsrail Savunma Bakanlığına bağlı Filistin Topraklarındaki Hükümet Aktiviteleri Koordinasyon Birimi (COGAT) bünyesindeki Sivil İdare Birimi Yüksek Planlama Kurulu, Batı Şeria'da 2 bin 166 konutun inşasını onaylamıştı.Yüksek Planlama Kurulunun yarın da yine Batı Şeria'da başka konut projelerini onaylamak üzere toplanacağı belirtilmişti.İşgal altındaki topraklarda yerleşim birimi inşa faaliyetleri sürüyorİsrail'in Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn ile yaptığı normalleşme anlaşmalarının ardından Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetlerini sürdürmesi dikkati çekiyor.Filistin Dışişleri Bakanlığından daha önce yapılan yazılı açıklamada, İsrail'in Batı Şeria ile Doğu Kudüs'teki Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetlerini hiçbir zaman durdurmadığı vurgulanmış, ABD ve İsrail'in kelime ve kavramlarla oynayarak Arap ülkelerinin 'normalleşme oltasına' takılmasını sağladığı ifade edilmişti.İsrailli insan hakları kuruluşu Peace Now'ın (Barış Şimdi) verilerine göre, işgal altındaki Doğu Kudüs'te 13, Batı Şeria'da 253 yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor.Bu yerlerde ikamet eden 650 binden fazla Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Joe Biden'ın, Oğlunun Yönetim Kurulunda Olduğu Ukraynalı Şirketle İlişkisi Olduğu İddia Edildi
WASHINGTON (AA) - ABD'de Demokrat başkan adayı Joe Biden'ın başkan yardımcılığı yaptığı dönemde oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı enerji firması ile ilişkilerine müdahil olduğu ve bu firmayı soruşturan başsavcıyı kovlamaları için Ukrayna'ya baskı yaptığı iddia edildi.New York Post'un ele geçirdiği ve Hunter Biden'a ait olduğu iddia edilen e-maillerde Joe Biden'ın başkan yardımcısı olduğu dönemde, oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı enerji şirketi Burisma ile ilişkisi ortaya çıktı.Hunter Biden'ın aylık 50 bin dolar maaşla yönetim kurulu üyesi olduğu Burisma'nın yönetim kurulunda bulunan Vadym Pozharskyi'nin Mayıs 2014'teki bir e-mailinde Hunter Biden'a 'Etkinizi şirketimizin yararına nasıl kullanabilirsiniz?' diye yazdığı ortaya çıktı. Hunter Biden ise buna yanıt olarak o an Katar'da olduğunu belirtti ve 'Burisma'ya yönelik resmi bir suçlama var mı?' sorusunu yöneltti. Aynı gün içinde Burisma bir duyuru yaparak Hunter Biden'ı da yönetim kurullarına aldıklarını açıkladı. Pozharskyi, 17 Nisan 2015'te Hunter Biden'a gönderdiği mailde, 'Sevgili Hunter, beni Washington'a davet ettiğin, babanla tanıştırdığın ve onunla vakit geçirme fırsatı tanıdığın için teşekkür ederim.' ifadelerini kullandığı görüldü.Biden'ın kovulmasını istediği başsavcı Burisma'yı soruşturuyormuş Pozharskyi'nin 2015'teki mailinden yaklaşık 8 ay sonra, o dönem başkan yardımcısı olan Biden'ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ve Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'a, Başsavcı Viktor Shokin'i görevden alması için baskı yaptığı belirtildi.Biden bu baskıyı 2018'de yaptığı bir konuşmada kendisi de kabul etmiş ve 'Onlara bakıp, 6 saatleri olduklarını söyledim. Başsavcıyı kovmazlarsa bizim onlara yardımları geri çekeceğimizi belirttim.' demişti. Joe Biden, ABD'nin Shokin'in kovulmasını yolsuzluk şüphesi nedeniyle istediğini iddia etse de Shokin, Mart 2016'da kovulduğu zaman Burisma'ya soruşturmak için özel planları olduğunu söyledi. Maillerin bulunduğu bilgisayar tamirciye bırakıldıktan sonra geri alınmadı Joe Biden, Hunter Biden ve Burisma ile ilgili sorulara sürekli 'Ben hiçbir zaman oğlumla deniz aşırı iş anlaşmaları hakkında konuşmadım.' yanıtını veriyordu. Söz konusu maillerin ortaya çıktığı bilgisayarın Nisan 2019'da Biden'ın da memleketi olan Delaware'deki bir bilgisayar tamircisine bırakıldığı aktarıldı. Bilgisayar tamircisinin sahibi ise bilgisayarı kendisine sudan dolayı hasar gördüğü için bir kişinin bıraktığını ve bir daha bu kişinin gelmediğini kaydetti. Bu kişinin Hunter Biden olup olmadığından emin olamadığını belirten tamirci, bilgisayarın üzerinde Joe Biden'ın yaşamını yitiren oğlu Beau Biden adına kurulan vakfın etiketi olduğunu söyledi. Söz konusu bilgisayarı aralık ayında FBI'a teslim ettiğini belirten tamirci, teslimattan önce bilgisayarın içindeki bilgileri kopyalayarak, bunu Donald Trump'ın avukatı Rudy Giuliani'nin avukatı Robert Costello'ya verdiğini aktardı. Burisma olayı Trump'ı azlin eşiğine getirmiştiEylül 2019'da adı açıklanmayan bir 'muhbir' tarafından yazılan raporda, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Demokrat rakibi Joe Biden ve oğluna yönelik Ukrayna'da soruşturma yapılması için 2019 Temmuz ayındaki telefon görüşmesinde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e baskı yaptığı belirtilmişti.Bunun üzerine Temsilcilier Meclisi, Trump hakkında azil soruşturması açmıştı. Yaklaşık 5 aylık süreçte Temsilciler Meclisinde aralık ayında iki azil maddesiyle suçlanan Trump, 5 Şubat günü Senatoda yapılan oylama sonucunda her iki suçlamadan da aklanmıştı.
Reklam
Joe Biden'ın, Oğlunun Yönetim Kurulunda Olduğu Ukraynalı Şirketle İlişkisi Olduğu İddia Edildi
WASHINGTON (AA) - ABD'de Demokrat başkan adayı Joe Biden'ın başkan yardımcılığı yaptığı dönemde oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı enerji firması ile ilişkilerine müdahil olduğu ve bu firmayı soruşturan başsavcıyı kovlamaları için Ukrayna'ya baskı yaptığı iddia edildi.New York Post'un ele geçirdiği ve Hunter Biden'a ait olduğu iddia edilen e-maillerde Joe Biden'ın başkan yardımcısı olduğu dönemde, oğlu Hunter Biden'ın Ukraynalı enerji şirketi Burisma ile ilişkisi ortaya çıktı.Hunter Biden'ın aylık 50 bin dolar maaşla yönetim kurulu üyesi olduğu Burisma'nın yönetim kurulunda bulunan Vadym Pozharskyi'nin Mayıs 2014'teki bir e-mailinde Hunter Biden'a 'Etkinizi şirketimizin yararına nasıl kullanabilirsiniz?' diye yazdığı ortaya çıktı. Hunter Biden ise buna yanıt olarak o an Katar'da olduğunu belirtti ve 'Burisma'ya yönelik resmi bir suçlama var mı?' sorusunu yöneltti. Aynı gün içinde Burisma bir duyuru yaparak Hunter Biden'ı da yönetim kurullarına aldıklarını açıkladı. Pozharskyi, 17 Nisan 2015'te Hunter Biden'a gönderdiği mailde, 'Sevgili Hunter, beni Washington'a davet ettiğin, babanla tanıştırdığın ve onunla vakit geçirme fırsatı tanıdığın için teşekkür ederim.' ifadelerini kullandığı görüldü.Biden'ın kovulmasını istediği başsavcı Burisma'yı soruşturuyormuş Pozharskyi'nin 2015'teki mailinden yaklaşık 8 ay sonra, o dönem başkan yardımcısı olan Biden'ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Petro Poroshenko ve Başbakanı Arseniy Yatsenyuk'a, Başsavcı Viktor Shokin'i görevden alması için baskı yaptığı belirtildi.Biden bu baskıyı 2018'de yaptığı bir konuşmada kendisi de kabul etmiş ve 'Onlara bakıp, 6 saatleri olduklarını söyledim. Başsavcıyı kovmazlarsa bizim onlara yardımları geri çekeceğimizi belirttim.' demişti. Joe Biden, ABD'nin Shokin'in kovulmasını yolsuzluk şüphesi nedeniyle istediğini iddia etse de Shokin, Mart 2016'da kovulduğu zaman Burisma'ya soruşturmak için özel planları olduğunu söyledi. Maillerin bulunduğu bilgisayar tamirciye bırakıldıktan sonra geri alınmadı Joe Biden, Hunter Biden ve Burisma ile ilgili sorulara sürekli 'Ben hiçbir zaman oğlumla deniz aşırı iş anlaşmaları hakkında konuşmadım.' yanıtını veriyordu. Söz konusu maillerin ortaya çıktığı bilgisayarın Nisan 2019'da Biden'ın da memleketi olan Delaware'deki bir bilgisayar tamircisine bırakıldığı aktarıldı. Bilgisayar tamircisinin sahibi ise bilgisayarı kendisine sudan dolayı hasar gördüğü için bir kişinin bıraktığını ve bir daha bu kişinin gelmediğini kaydetti. Bu kişinin Hunter Biden olup olmadığından emin olamadığını belirten tamirci, bilgisayarın üzerinde Joe Biden'ın yaşamını yitiren oğlu Beau Biden adına kurulan vakfın etiketi olduğunu söyledi. Söz konusu bilgisayarı aralık ayında FBI'a teslim ettiğini belirten tamirci, teslimattan önce bilgisayarın içindeki bilgileri kopyalayarak, bunu Donald Trump'ın avukatı Rudy Giuliani'nin avukatı Robert Costello'ya verdiğini aktardı. Burisma olayı Trump'ı azlin eşiğine getirmiştiEylül 2019'da adı açıklanmayan bir 'muhbir' tarafından yazılan raporda, ABD Başkanı Donald Trump'ın, Demokrat rakibi Joe Biden ve oğluna yönelik Ukrayna'da soruşturma yapılması için 2019 Temmuz ayındaki telefon görüşmesinde Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e baskı yaptığı belirtilmişti.Bunun üzerine Temsilcilier Meclisi, Trump hakkında azil soruşturması açmıştı. Yaklaşık 5 aylık süreçte Temsilciler Meclisinde aralık ayında iki azil maddesiyle suçlanan Trump, 5 Şubat günü Senatoda yapılan oylama sonucunda her iki suçlamadan da aklanmıştı.
Antalya'da İki Güreşçinin Silahlı Saldırıya Uğramasıyla İlgili Dava
ANTALYA (AA) - Antalya'da iki güreşçinin silahlı saldırıda yaralanmasıyla ilgili 3 sanığın yargılanmasına devam edildi.Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya başka suçtan tutuklu Yavuz T. ve Berkan Y. yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri nedeniyle Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı, taraf avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, sanıklardan Yavuz T'nin Hakkı Aygün ve Mehmet Ali Avcı'yı 'haksız tahrik altında kasten yaralama' suçlamasından ayrı ayrı 13 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı, Berkan Y'nin müştekilerden Avcı'ya 'silah sayılan' çatalla yaralamaya teşebbüs suçundan 1 yıl, sanık Mehmet Can Ö'nün ise su şişesi ve kül tablasını Avcı ve Aygün'e fırlatarak yaralama olayı gerçekleştirdiği gerekçesiyle ayrı ayrı 1'er yıl hapis cezasına çarptırılması talebinde bulundu. Sanıklar ve avukatları mütalaaya karşı savunma yapmak için süre istedi. Mahkeme heyeti de sanık ve avukatların talepleri doğrultusunda duruşmayı erteledi. Antalya'nın Muratpaşa ilçesinde bir restoranda, yağlı güreş sporcusu Hakkı Aygün (33) ve Mehmet Ali Avcı (21), 23 Mart 2018'te şüpheli Yavuz T'nin ateş etmesi sonucu yaralanmıştı. Yavuz T. tutuklanmış, Mehmet Can Ö. ve Berkan Y. tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı. Yavuz T. ise yargılama aşamasında tahliye edilmişti.Daha sonra ise 1 Eylül 2020'de Hakkı Aygün (25), Muratpaşa ilçesi Cebesoy Caddesi'nde uğradığı silahlı saldırıda göğsünden vurularak yaşamını yitirmişti. Olay sonrası kaçan zanlı Umut Can F. yakalanarak, 'kasten öldürme' suçlamasıyla tutuklanmıştı. Soruşturma kapsamında 14 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Aygün'ü öldürmeye azmettirdiği gerekçesiyle de Yavuz T. tutuklanmıştı.
Konya'daki Operasyonlarda 11 Zanlı Yakalandı
KONYA (AA) - Konya'nın Beyşehir ilçesi ve merkez ilçelerinde düzenlenen operasyonlarda 11 şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğünün sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, polis ekiplerinin Beyşehir ilçesi ile Meram, Selçuklu ve Karatay ilçelerinde yürüttüğü çalışmalarda, 35 kilo 500 gram gümrük kaçağı tütün, 2 kurusıkı tabanca, 22 gümrük kaçağı cep telefonu ele geçirildi.Yapılan çalışmalarda bir hırsızlık şüphelisi ve başka suçlardan aranan zanlılar da dahil 11 şüpheli yakalandı.
Güncelleme - Gaziosmanpaşa'da Sahte İçkiden Gözaltına Alınan Şüpheli Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Gaziosmanpaşa'da sahte içki nedeniyle 1 kişinin ölümü, 3 kişinin de zehirlenmesine ilişkin gözaltına alınan şüpheli, tutuklandı.11 Ekim'de gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen şüpheli Adnan P, adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Savcılığın itirazı üzerine hakkında yeniden gözaltı kararı verilen şüpheli Adnan P., dün Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince yeniden gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli, adliyeye sevk edildi.Soruşturmayı yürüten savcılığa çıkarılan şüpheli, ifadesinin ardından tutuklanması talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.'Kasten öldürme' suçundan hakimlikçe tutuklanmasına karar verilen Adnan P, Metris Cezaevi'ne gönderildi.
Reklam