Vietnam'daki Sellerde Ölü Sayısı 29'A Çıktı, Kayıp 12 Kişi Aranıyor
ANKARA (AA) - Vietnam'da aşırı yağışların yol açtığı sellerde ölü sayısı 29'a çıktı.Yerel basına göre, ülkenin Quang Nam, Quang Ngai ve Quang Tri eyaletlerinde etkili olan yağışlar nedeniyle seller meydana geldi.Vietnam Doğal Afet Önleme ve Kontrol Merkez Yönetim Komitesinden yapılan açıklamada, seller nedeniyle 9 kişinin daha yaşamını yitirmesiyle ölü sayısının 29'a çıktığı ve kayıp 12 kişinin arandığı belirtildi.Seller nedeniyle en az 130 bin evin ve 4 bin hektar ekili alanın hasar gördüğü kaydedilen açıklamada, çok sayıda köprü ve yolun zarar gördüğü bilgisine yer verildi.Ha Tinh, Quang Nam, Quang Binh, Quang Tri ve Thua Thien-Hue'de 50 bin kişi tahliye edilmişti.Ulusal Savunma Bakanlığı, 9 bin 600 asker ve güvenlik gücünün sellerden etkilenen bölgelere sevk edildiğini açıklamıştı.Vietnam'da geçen yıl fırtına ve şiddetli yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarında 132 kişi hayatını kaybetmiş, 207 kişi yaralanmıştı.
Marmara'da Yumurtadan Çıkan Yavruların Bulunduğu "Caretta Caretta Yuvası" Tespit Edildi
ÇANAKKALE (AA) - BURAK AKAY - Marmara Denizi'nde araştırma yapan uzmanlar, Türkiye'de genellikle Akdeniz'de Muğla ile Hatay sahilleri arasında görülen caretta carettalara ait bir yuva ve içinde yumurtalarından çıkan 32 yavru tespit etti.Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Deniz Kaplumbağaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (DEKUM) bünyesindeki bilim insanları, Tarihi Gelibolu Yarımadası sınırları içinde yer alan Eceabat ilçesi sahilinde içinde 50 yumurta olan caretta caretta yuvası buldu.DEKUM Müdürü Prof. Dr. Şükran Yalçın Özdilek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Marmara'da caretta caretta yuvası bulunmasının çok önemli bir gelişme olduğunu söyledi.Caretta carettaları 65 milyon yıldır varlığını sürdüren zeki hayvanlar olarak nitelendiren Özdilek, 'Caretta caretta yuvaları bilindiği üzere Muğla'dan başlayıp Hatay'a kadar uzanan bir bölgede bulunurlar. Akdeniz'de bir yuvalama alanları var. Son zamanlarda tek tük olarak tabir edebileceğimiz halde İzmir'in bazı kumsallarında, mesela Kuşadası'nda ve geçen sene de Urla taraflarında görüldü ancak şimdiye kadar İzmir'in kuzeyinde, Kuzey Ege'de ve Marmara'da böyle bir yuva görülmedi. Bölgede hiçbir yuva kaydımız yok.' dedi.Özdilek, yuvaya Eceabat'taki bir otelin sahilinde, Saros Körfezi'nin güneyindeki kumluk alanda rastladıklarını aktardı.Heyecan verici bu keşfin kendileri için sürpriz olduğunu belirten Özdilek, 'Buralarda yuva olabileceği ihtimalini yıllardır öngörüyorduk aslında. Bu konuda da DEKUM olarak 10 yıldır önemli çalışmalar yürütüyoruz. Yaptığımız keşif gezileri dahil böyle bir yuvaya denk gelmemiştik. Bu durum bizleri çok mutlu etti. Artık bölgemizden böyle bir kaydımız var.' ifadelerini kullandı.'Tümü bilimsel olarak incelenecek'Özdilek, son yıllarda deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik politikalar geliştirildiğini hatırlattı.Koruma altındaki bir tür olduğu için caretta carettaların sayısının artmış olabileceğini dile getiren Özdilek, şöyle konuştu:'Çok eski tarihlerde, 1918'de yazılmış kitaplarda gemilerle Gelibolu yakınlarından geçerken sürüler halinde kaplumbağalar gördükleri anlatılıyor ancak bunlar deniz kaplumbağası olarak değil kara kaplumbağası olarak nitelendirilmiş. İnsan neden böyle sürüler halinde kaplumbağalar var diye de düşünüyor açıkçası. Belki de buralar geçmişte yuvalama alanı olarak kullanılmış olabilir. Tabii şu anda bunları bilemiyoruz.Yuvanın Marmara Bölgesi'nde ilk kez görülmesi çok önemli. Bu aslına bakacak olursak sadece ülkemiz için değil, tüm bilim dünyası adına bütün Akdeniz için bu kadar kuzeyde bir yuvanın olması çok önemli. Sürekli olarak küresel iklim değişikliği ve suların ısınmasından bahsediyoruz. Bunların çok yönlü sebepleri olabilir. Tümü bilimsel olarak incelenecek. Bizler gözlerimizi açtık, bundan sonraki olayları detaylı izleyeceğiz.''Çok özel anlar yaşadık'ÇOMÜ Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde yüksek lisansına devam eden Selma Kırbeci ise deniz kaplumbağalarının beslenmesi üzerine çalışma yaptığını bildirdi.Hatay'da koruma ve izleme çalışmalarını tamamladıklarında sezonu kapattıklarını düşünürken bu keşifle çok özel anlar yaşadıklarını vurgulayan Kırbeci, şunları kaydetti:'Yuvayı kontrol ettiğimizde 50 yumurta olduğunu tespit ettik. Bunlardan çıkıp sağ kalan 32 yavruyu denize saldık. Çok şaşırtıcı. Çünkü ağustos ortası ve sonu itibarıyla kaplumbağalar çok nadir yuvalama yapmakta ancak carettalar için bu biraz daha ekstrem bir durum bizim için. Dişinin yumurtalarını 15-20 Ağustos tarihlerinde bıraktığını tahmin ediyoruz. Ekim ayının daha soğuk geçeceğini düşündüğümüz zamanlarda yuvaların çıkması o da çok düşük bir ihtimal. Yumurta sayısına baktığımız zaman bulduğumuz yuvada şu an yüzde 70 başarı mevcut. Bu da Çanakkale ve bizim merkez için çok güzel bir durum.'
Avrasya Ülkelerinde Kovid-19 Salgınıyla İlgili Gelişmeler
KİEV (AA) - Ukrayna, Gürcistan, Özbekistan ve Kazakistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürüyor.Ukrayna Sağlık Bakanı Maksim Stepanov, ülkede son 24 saatte 5 bin 133 kişide virüsün görülmesiyle vaka sayısının 270 bin 587'ye çıktığını bildirdi. Son 24 saatte 51 binden fazla Kovid-19 testinin yapıldığını aktaran Stepanov, ölü sayısının 107 artışla 5 bin 122 olduğunu kaydetti. Virüse yakalanan 865 kişinin hastaneye kaldırıldığını belirten Stepanov, iyileşen sayısının ise 2 bin 152 artarak 116 bin 562'ye ulaştığını ifade etti. Karantina uygulamasının 1 Kasım'a kadar uzatıldığı Ukrayna’da bölgelerin salgın durumuna göre 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve 'kırmızı'ya ayrılmasına yönelik uygulama devam ediyor. Bölgedeki durum, yapılan test sayısı, yatak doluluk ve vakaların artış oranına göre belirleniyor. Bölgelerde Kovid-19'a karşı farklı tedbirler uygulanıyor.GürcistanGürcistan Başbakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkede son 24 saatte 569 kişi Kovid-19’a yakalandı ve vaka sayısı 12 bin 882'ye yükseldi.Virüsten iyileşenlerin sayısı 329 artarak 6 bin 867'ye, hayatını kaybedenlerin sayısı 9 artarak 102’ye ulaştı.Ülkede 5 bin 590 kişi karantinada, 836 kişi hastanelerde ve 1393 kişi de Kovid-19 hastaları için ayrılmış otellerde tutuluyor.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, son 24 saatte ülkede Kovid-19 vaka sayısının 215 artarak 61 bin 534'e, virüsten ölenlerin sayısının ise 1 artarak 510'a çıktığı bildirildi.Açıklamada, iyileşenlerin sayısının 121 artarak 58 bin 427 olduğu ve şimdiye kadar virüs tespit edilen hastaların yüzde 95'inin iyileştiği aktarıldı.Ülkedeki hastanelerde 2 bin 597 hastanın tedavisi sürüyor.KazakistanKazakistan Sağlık Bakanlığının verilerine göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 70 artarak 108 bin 901'e çıktı.Virüsten iyileşenlerin sayısı 162 artarak 104 bin 203'e, ölenlerin sayısı 3 artarak 1771'e ulaştı.Ülkede 77'si çocuk 2 bin 927 Kovid-19 hastasının tedavisi devam ediyor, 85 kişinin sağlık durumu ağır, 12 kişinin durumu kritik olarak değerlendiriliyor.Son 24 saatte Kovid-19 belirtileri bulunan test sonuçları negatif olan zatürre vaka sayısı da 4 artarak 34 bin 913'у yükseldi.Zatürreden 10 kişinin daha iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 27 bin 709'a çıktı, 2 kişi hayatını kaybetti, böylece ölenlerin sayısı 370'e çıktı.Ülkede 6 binden fazla zatürre hastasının tedavisi sürüyor.
Terörle Mücadelede Görevli Personele Avukatlık Ücreti Desteği Verilecek
ANKARA (AA) - Terörle mücadelede görev alan personelin, bu görevlerinin ifasından dolayı mağdur, şikayetçi, katılan, davalı ya da davacı konumunda olması durumunda seçeceği bir avukatın ücreti ilgili kurum/kuruluş tarafından ödenecek.'Terörle Mücadelede Görev Alan Personelin, Bu Görevlerinin İfasından Doğduğu İddia Edilen Suçlardan Dolayı Yapılan Soruşturma ve Kovuşturmalarda Müdafi Olarak Belirlediği Avukat veya Avukatların Ücretlerinin Ödenme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik' Resmi Gazete'de yayımlandı.Yönetmelik, terörle mücadelede aldığı görevlerin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen personel ile bu personelin müdafi olarak belirlediği avukat veya avukatların ücretlerinin ödenmesine ilişkin usul ve esasları kapsıyor.Ayrıca yönetmelikte, terörle mücadelede aldığı görevlerin ifasından dolayı mağdur, şikayetçi, katılan, davalı ya da davacı konumunda olan personelin seçeceği avukatın ücretinin ödenmesine ilişkin usul ve esaslar da yer alıyor.Personel tanımına müllki idare amirleri de dahil olduYönetmelikte yapılan değişiklikle 'ilgili kurum/kuruluş' ve 'personel' tanımları genişletildi.'İlgili kurum/kuruluş' tanımına, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıkları, 'personel' tanımına mülki idare amirleri de dahil edildi.Böylece terörle mücadelede aldığı görevden doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülen mülki idare amirlerinin müdafi olarak belirlediği avukat veya avukatların ücretleri de ilgili kurum/kuruluş tarafından ödenecek.Mağdur personelin seçeceği bir avukatın ücreti ödenecekPersonel, hakkında yürütülen soruşturma veya kovuşturmada müdafi olarak istediği sayıda avukatı seçmekte serbest olacak. Ancak bu yönetmelik hükümlerine göre, terörle mücadelede görev alan personelin, bu görevlerinin ifasından doğduğu iddia edilen suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmalar sebebiyle belirleyeceği en fazla 3 avukatın ücreti karşılanacak.Terörle mücadelede görev alan personelin, bu görevlerinin ifasından dolayı mağdur, şikayetçi, katılan, davalı ya da davacı konumunda olması durumunda ise seçeceği bir avukatın ücreti ödenecek.İçişleri Bakanlığında da komisyon kurulacakYönetmelikte yapılan değişiklikle personele avukatlık ücreti ödenmesine yönelik iletilen talepleri inceleyip karara bağlamak üzere ilgili kurum/kuruluşlarda komisyon oluşturulacak.İçişleri Bakanlığında kurulacak komisyon, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakan Yardımcısının başkanlığında, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü, Personel Genel Müdürü ve Destek Hizmetleri Dairesi Başkanından oluşacak.
Libyalı Taraflar Arasındaki Müzakerelere Katılamayan Hafter'in Tekrar Saldırma İhtimali
İSTANBUL (AA) - AYDOĞAN KALABALIK/MUSTAFA DALAA - Libya Savunma Bakanı Salahaddin en-Nemruş’un geçen hafta ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter milislerine karşı teyakkuz emri vermesinin ardından gözler tekrar Libya’ya çevrildi.Nemruş’un açıklamasında, özellikle de başkent Trablus’un doğu ve güneyinde yer alan Beni Velid, Terhune ve Garyan kentlerinde güvenlik önlemlerinin artırılmasını istemesi dikkati çekti.Açıklamada darbeci general Hafter’e bağlı paralı askerlerin “saldırı hazırlığında olduklarının tespit edildiğine” vurgu yapıldı.Ancak Hafter milislerinin sözcüsü Ahmed el-Mismari her zaman olduğu gibi Trablus’tan daha farklı şeyler söyleyerek, “ateşkese uyduklarını” ifade etti.Nemruş’un işaret ettiği şehirlerin önemiBaşkent Trablus’un sırtındaki hançer olarak ifade edilen Terhune’nin düşmesi ve Libya ordusunun eline geçmesi beklenenden çok daha uzun sürmüştü.Libya ordusu Terhune’nin düşmesinden sadece birkaç gün sonra başkent Trablus’un 450 kilometre doğusunda bulunan Sirte kenti sınırlarına kadar ilerledi. Çünkü Terhune sadece bir kent değil aynı zamanda Libya’nın batısında Hafter’i destekleyen son büyük kabile idi.Beni Velid kenti Terhune’deki Hafter milisleri için ikmal noktası konumundaydı. Buradaki sivil havaalanı paralı askerlerin, silah ve mühimmatın bölgeye hava yolu ile getirilmesi için en fazla kullanılan stratejik nokta oldu.Başkent Trablus’un güneyinde yer alan Garyan ise Trablus’a düzenlenen saldırılarda bir üs olarak kullanıldı. Buradan Hafter milislerinin en acımasız grubu olarak bilinen 9. Tugay’ın bulunduğu Terhune’ye ikmal yapılmaktaydı.Nemruş February televizyon kanalına yaptığı açıklamada, Fizan bölgesindeki paralı askerlere ait ağır silahların hareket ettiğinin tespit edildiğinin altını çizdi. Paralı askerlerin buradan Şuveyrif kasabasının güneyindeki Hamade bölgesine doğru yöneldiklerini ifade eden Nemruş, ülkenin güneyinde bulunan Burak eş-Şatı üssündeki milislerin ise petrol bölgelerine doğru yöneldiklerini kaydetti.Nemruş’un dikkat çektiği diğer mesele ise milislerin düzensiz göçmen kisvesi altında Beni Velid ve Terhune’ye girme ihtimaliydi. Çünkü bu iki kent kırsalında ağır silahların gömülü olduğu sanılıyor.Başkent Trablus’un 140 kilometre güneyinde yer alan Vatiyye Askeri Hava Üssü’nden kaçan Hafter milisleri kendilerine verilen mühletten istifade ederek, epey ağır silahı da yanlarında götürmüştü.Bu silahlardan bazılarının Beni Velid ve Terhune’de gömülerek gizlenmiş olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca Terhune ve Beni Velid’den kaçan 9. Tugay’ın silahlarının bazılarının da Terhune’de kamufle edilmiş olma ihtimali üzerinde duruluyor.Çünkü Terhune’deki kazı ve araştırma faaliyetleri henüz sonlandırılamadı. Hala kent kırsalında toplu mezarlar bulunuyor.Terhune’nin Libya ordusu tarafından ele geçirilmesinin ardından bulunan toplu mezarlar ile hastanelerde bulunan toplu mezarlar kamuoyuna yansımıştı.Hafter’e ait savaş uçakları Misrata’yı taciz ettiÖte yandan Hafter milislerine ait savaş uçaklarının Türk asıllı Libyalıların çoğunlukta yaşadığı Misrata kentinin 110 kilometre güneyindeki Ebu Gıreyn hava sahasına kadar yaklaşması taciz olarak yorumlandı.Savaş uçaklarının hava savunma sistemleri ile bölgeden uzaklaştırıldığı yerel kaynaklardan öğrenildi. Ancak Libyalı askeri uzmanlar söz konusu hava tacizinin hedef şaşırtma girişimi olabileceği üzerinde duruyor. Asıl hedefin Beni Velid veya Garyan’a kara saldırısı olabileceği tahmin ediliyor.Sahada yenilen Hafter’in siyasi görüşmelere de dahil edilmemesinin ardından iyice yalnızlaştığı belirtiliyor. Bu nedenle Hafter'in kendisine destek veren Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerin de kışkırtmasıyla, sahada hala fiilen var olduğunu kanıtlamak ve siyasi görüşmelere kendisini dayatmak isteyebileceği öngörülüyor.Bu nedenle Libya ordusunun geçen hafta olası bir Hafter saldırısına karşı teyakkuz haline geçtiği değerlendiriliyor.
Analiz - Ermenistan'ın Hedefi Türkiye-Azerbaycan Enerji Güvenliği
İSTANBUL (AA) -YUNUS FURUNCU- Hazar bölgesinden uluslararası piyasalara petrol ve doğalgaz ihraç eden Azerbaycan, Türkiye’nin enerji güvenliğine katkı sunmaktadır. Son zamanlarda Ermenistan’ın saldırdığı Tovuz bölgesinin Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi (TANAP) ile birlikte Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) ve Bakü-Tiflis-Erzurum hatlarının geçiş güzergâhında yer alması bu saldırıların neyi hedeflediğini göstermek açısından önemli. Ayrıca Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu’nun bu bölgede bulunması bölgenin uluslararası taşımacılık alanında da ön plana çıkmaya başladığını gösteriyor. 12 Temmuz ve 21 Eylül’de Tovuz bölgesine saldıran Ermenistan’ın çatışmaları Karabağ dışına özellikle enerji transfer noktalarına yaymaya çalıştığı anlaşılıyor.Azerbaycan’ın bölgede İran ve Rusya etkisinden kurtulmasında belirleyici bir yeri olan uluslararası enerji projeleri aslında ülkenin kendi ayakları üzerinde durması ve bağımsız bir politika ortaya koyması açısından son derece hayati. Nitekim topraklarını işgal eden Ermenistan’a karşı daha sağlam bir mücadele ortaya koyan Azerbaycan’ın enerji politikalarının önemli etkilerinin olduğu görülüyor. Özellikle doğalgaz ve petrol boru hatları ile önemli ihracat rakamlarına kavuşan Azerbaycan ekonomik anlamda diğer bölge ülkelerine göre daha güçlü bir performans sergilemeye başlamış durumda. Bu gelişmelerin farkında olan Ermenistan’ın yükselen Azerbaycan etkisini zayıflatmak ve ortadan kaldırmak için saldırılara devam ettiği görülüyor. Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk grubunun yıllarca haksızlığı gideremediği bir ortamda Azerbaycan kendi topraklarını işgalden kurtarmak için etkili bir strateji ortaya koyuyor. Enerji alanındaki etkinliğinin kendisine kattığı güçle ayaklarını daha sağlam bir zemine basan ülke, topraklarını geri almak için daha fazla bekleyemezdi. Çünkü Ermenistan’ın stratejik öneme sahip Tovuz bölgesi gibi yerlere de saldırmaya başlaması Azerbaycan için nefes borusu görevi yapan bölgeyi tehdit altına sokuyordu.Azerbaycan’ın yükselen enerji rolüDoğalgaz ve petrol üreticisi olan Azerbaycan’ın konumu, Hazar bölgesinde çıkan kaynakların uluslararası enerji piyasalarına ulaşması açısından son derece kritik bir noktada. Türkiye ile birlikte inşa etmiş olduğu doğalgaz ve petrol boru hatlarıyla uluslararası piyasalara erişen Azerbaycan böylece Kafkaslarda etkili bir aktör haline geldi.1994 yılından itibaren hidrokarbon arama çalışmaları sürdüren Azerbaycan’ın başta Şah Deniz ve Abşeron yataklarında keşfedilen doğalgazla büyük bir rezerve sahip olduğu ortaya çıktı. Yaklaşık 1,7 trilyon metreküp doğalgaz ve 7 milyar varil petrol rezervine sahip olan ülke etkili bir hidrokarbon üreticisi konumunda. Yıllık 30 milyon tondan fazla petrol ve yaklaşık 11 milyar metreküp doğalgaz ihraç eden Azerbaycan’ın ihracatının yüzde 90’dan fazlasını doğalgaz ve petrol oluşturuyor. [1] İhracat yapılan ülkelere baktığımız zaman Avrupa ülkelerinin büyük bir yer tuttuğu görülüyor. Doğalgaz üretimi konusunda önemli ilerlemeler kaydetmesi beklenen Azerbaycan’ın Uluslararası Enerji Ajansı’nın projeksiyonlarına göre 2040 yılına kadar yıllık 55 milyar metreküp doğalgaz üreteceği öngörülüyor. Böylece Azerbaycan’ın Hazar petrol ve doğalgazını dünya piyasalarına daha büyük miktarlarda göndererek küresel piyasalarda daha önemli bir aktör haline gelmesi bekleniyor.Türkiye-Azerbaycan enerji işbirliğiTürkiye-Azerbaycan arasındaki enerji işbirliğine baktığımız zaman BTC Ham Petrol Boru Hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum Doğalgaz Boru Hattı ve son olarak TANAP projesinin önemli bir yer tuttuğu görülüyor. BTC projesi ile uluslararası piyasalara erişen Azerbaycan, ihracatının büyük bir bölümünü bu hat üzerinden gerçekleştiriyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) da yüzde 6,5 hissesinin olduğu proje, yıllık yaklaşık 50 milyon ton ham petrol ihraç edebilecek kapasiteye sahip. 2006 yılından günümüze kadar yaklaşık 3,5 milyar varil petrol transferi yapılan hattan önemli bir gelir elde edildiği anlaşılıyor. Aynı zamanda Kazakistan petrolünün de bu boru hattıyla Ceyhan limanına sevk edilmesi söz konusu hattın Orta Asya enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaştırılması açısından kritik bir rol üstlendiğini gösteriyor. Azerbaycan ve Kazakistan’ın yapmış olduğu anlaşmaya göre yılda 3 milyon ton Kazak petrolünün aktarıldığı hattan altyapı olanaklarının artırılmasının akabinde 21 milyon tona kadar Kazak petrolünün ihraç edilmesi planlanıyor.BTC Ham Petrol Boru Hattı’nın faaliyete geçmesi İran ve Rusya’nın karşı çıkmasına rağmen Türkiye ve diğer uluslararası enerji firmalarının gayretleriyle olmuştur. Bu proje ile birlikte Azerbaycan’ın bölgesinde önemli bir aktöre dönüştüğü görülüyor. BTC güzergâhından geçecek olan Kazakistan petrolünün ve yine aynı rotayı takip edecek olan Türkmen doğalgazının dünya piyasalarına ihracatı durumunda Azerbaycan sadece enerji üreten bir ülke olmayacak aynı zamanda enerji ihraç koridorunda yer alan bir ülke olarak ekonomik ve stratejik açıdan daha fazla ön plana çıkacaktır.Bakü-Tiflis- Erzurum Doğalgaz Boru Hattı’nın Türkiye’nin İran ve Rusya’ya olan bağımlılığını önemli ölçüde düşürdüğü görülüyor. 2007 yılında faaliyete geçen hattan Türkiye yıllık 6 milyar metreküpten fazla doğalgaz alıyor. Bu proje ile birlikte Türkiye’nin enerji güvenliği artmış oldu. İran gazına göre daha uygun olan Azerbaycan gazına kavuşan Türkiye enerji faturalarına ödediği miktarı da belli oranda düşürebildi. Özellikle 2020 yılında TANAP’tan gelen gazla birlikte Azerbaycan gazı Türkiye’deki tüketimde ilk sıraya yükseldi. Temmuz ayında yüzde 35 oranında Azerbaycan gazı kullanan Türkiye Rusya ile yaptığı uzun dönemli kontratı 2021 yılı sonlarında bitirebilir. Böylece TANAP’ın tam kapasiteyle çalışması durumunda Türkiye’nin doğalgaz tüketiminde Rusya ve İran’ı geçerek Azerbaycan’ın ilk sıraya çıkacağı öngörülmektedir. Enerjinin ipek yolu TANAP“Enerjinin ipek yolu” olarak adlandırılan TANAP projesinde Türkiye yüzde 30 oranında hisseye sahip. Söz konusu hat ile Türkiye doğalgaz tüketen ülke konumundan çıkarak aynı zamanda enerjiyi pazarlayan önemli bir aktör konumuna da geldi. Bu açıdan bakıldığında TANAP ayrı bir öneme sahip. Diğer taraftan Şah Deniz sahasındaki üretimde yüzde 19 oranında paya sahip olan Türkiye’nin TANAP projesinde epey etkili olduğu görülüyor. İlk etapta 16 milyar metreküp taşıyacak şekilde planlanan proje ile 2023 yılında 24, 2026 yılında ise 31 milyar metreküpe kadar doğalgaz taşınacak. 2045 yılına kadar Türkiye’nin bu projeden 40 milyar dolardan fazla gelir elde etmiş olacağı hesaplanıyor.Edirne sınırında başlayıp Yunanistan ve İtalya’ya uzanan Trans-Adriyatik Doğalgaz Boru Hattı’na (TAP) doğalgaz verecek olan TANAP projesi Avrupa’nın doğalgaz tedarikinde kritik bir rota konumuna gelecektir. Avrupa’nın doğalgaz tedariğinde önemli bir ülke konumuna gelen Azerbaycan ekonomik ve siyasi açıdan da bazı kazanımlar elde edecektir. Böylece Azerbaycan bağımsızlık sonrasında kendi petrol ve gazını Rusya toprakları dışında uluslararası pazarlara aktarmayı başaran bir ülke konumunda olacaktır.Türkiye’deki Azerbaycan yatırımlarıTürkiye ile Azerbaycan arasındaki dostluk enerji alanında önemli yatırımlara vesile olmuştur. 2008 yılında Türkiye’nin köklü firması olan Petkim’in yüzde 51 hissesini alan Azerbaycan ulusal enerji firması SOCAR Türkiye’ye ciddi yatırımlar yapmaya başladı. Günümüze kadar 17 milyar dolardan fazla yatırım yapan Azerbaycan’ın Türkiye ekonomisine katkı sunmaya devam ettiği görülüyor. Azerbaycan tarafından 6,3 milyar dolardan fazla yatırımla 2018 yılında açılan Star Rafineri’nin Türkiye’nin petrol ürünleri ithalatını ve cari açığını düşürme konusunda önemli bir etkisinin olduğu görülüyor. Yıllık enerji ithalatını 1,5 milyar dolardan fazla düşüren bu yatırımla birlikte Türkiye’nin yüzde 90 civarında dışarıya bağımlı olan nafta üretimi de ülke sınırları içinde yapılmaya başlamış oldu.Türkiye ve Azerbaycan’ın ortaya koyduğu enerji işbirliği doğu-batı enerji koridorunun oluşmasında hayati bir rol oynamıştır. Türkiye’nin jeopolitik ve jeostratejik önemini artıran bu işbirliğinin Azerbaycan’ın da kendi ayakları üzerinde durmasında etkili olduğu görülüyor. Rusya’nın devre dışı bırakılarak Azerbaycan kaynaklarının Türkiye üzerinden piyasalara taşınması Orta Asya’daki diğer enerji kaynaklarının da uluslararası piyasalara taşınmasının kapısını aralamıştır. Özellikle Türkmen gazının ve Kazak petrollerinin bu rota üzerinden taşınmasıyla Orta Asya’da bulunan Türki cumhuriyetler hem ekonomik olarak daha fazla güçlenecek hem de dış politikalarında daha fazla otonom hale geleceklerdir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki enerji işbirliği sonucunda ortaya çıkan somut projelerin, Orta Asya bölgesindeki enerji kaynaklarının uluslararası piyasalara ulaşımı açısından öncü rol oynayacağı anlaşılıyor.[Lisans ve yüksek lisans eğitimini Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde, doktorasını Düzce Üniversitesi’nde tamamlayan Dr. Yunus Furuncu SETA enerji masasında araştırmacı olarak çalışmaktadır][1] https://www.iea.org/reports/azerbaijan-energy-profile
Aym, Fetö'nün Sohbet İmamı Eroğlu'nun Bireysel Başvurusunda Hak İhlali Tespit Etmedi
ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi (AYM), Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) sohbet imamlarından Bestami Eroğlu'nun bireysel başvurusunu kabul edilemez buldu.Resmi Gazete'de yayımlanan karara göre Eroğlu, FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında tutuklandı.FETÖ'nün sohbet imamı olduğu, ByLock kullandığı ve uygulamaya 119 bin 451 kez giriş yaptığı belirlenen Eroğlu, yargılandığı Kayseri 2. Ağır Ceza Mahkemesince 'silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.Eroğlu hakkındaki karar, istinaf mahkemesince uygun bulundu, temyiz üzerine ise dosya Yargıtay 16. Ceza Dairesince onandı.Bunun üzerine Eroğlu, tutuklamanın hukuki olmadığı ve ByLock'un delil sayılmasıyla hak ihlali yapıldığı gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.Yüksek Mahkeme, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddiaları süre aşımı nedeniyle kabul edilemez buldu, kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ve haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verdi.GerekçedenAnayasa Mahkemesinin kararında, örgüt, 'Kendine özgü yapısı ve gizlilik esasına dayanan çalışma yöntemi, sivil organizasyonları örgütsel amaçlarına ulaşabilmek amacıyla kullanmadaki maharetiyle FETÖ çok sayıda ülkede kendine alan açmayı başarmış ve faaliyetleri dünyanın her yanında yayılmış en organize ve tehlikeli terör örgütlerinden biridir.' olarak nitelendirildi.ByLock'a yönelik tespitlerde de bulunulan gerekçede, hiçbir demokratik devletin kendi varlığına yönelmiş tehditler karşısında hareketsiz kalamayacağına işaret edildi.Gerekçede, gizli istihbarat teknikleri kullanılmak suretiyle ByLock verilerine ulaşılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmadığı belirtildi.Örgütün faaliyetleri ve üyelerinin tespitinde ByLock sunucusundan elde edilen verilerin önemli role sahip olduğu anlatılan gerekçede, 'İstihbarat yöntemleri kullanılmak suretiyle ByLock sunucusunda bulunan verilerin elde edilmesinin ve bunların yargılama makamlarına aktarılmasının demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun olma kriterini taşıdığı sonucuna ulaşılmaktadır.' ifadesine yer verildi.Gerekçede, şunlar kaydedildi:'ByLock sunucusundan ele edilen veriler başvurucu ile ilgili olarak otomatik sonuç doğurmamış, öncelikle kolluk birimlerince ardından da yargı mercilerince değerlendirilip analizi yapıldıktan sonra bu veriler, başvurucu aleyhine soruşturma konusu edilmiştir. Son olarak başvurucu, aleyhine yürütülen yargılamada bunlara yönelik itirazlarını derece mahkemeleri önünde dile getirebilmiş, derece mahkemeleri ise başvurucunun itirazlarını ayrıntılı değerlendirmiş ve karşılamıştır. Anayasa'nın 20. ve 22. maddelerinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı içinde yer alan kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı ile haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine karar verilmesi gerekir.'
Rusya'da Kovid-19 Vakası Sayısı 1 Milyon 326 Bini Geçti
MOSKOVA (AA) - Rusya'da son 24 saatte 13 bin 868 yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakası tespit edilmesiyle, salgının başlamasından bu yana en yüksek günlük vaka sayısı görüldü.Rusya Koronavirüs Enfeksiyonu Kontrol ve Önleme Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 13 bin 868 kişide virüsün görülmesiyle toplam Kovid-19 vaka sayısı 1 milyon 326 bin 178'e çıktı. Günlük vaka sayısı üç gündür 13 binin üzerinde seyrediyor.Ülkede son 24 saatte hayatını kaybedenlerin sayısı 244 artarak 22 bin 966, sağlığına kavuşanların sayısı 7 bin 550 artışla 1 milyon 31 bin 785 oldu.Rusya genelinde vaka sayısındaki günlük artış oranı yüzde 1’den yüzde 1,1’e yeniden çıkarken, yeni vakaların yüzde 28,1'inde semptom görülmedi. Toplam test sayısı 51 milyon 300 bini aştıBaşkent Moskova’da son 24 saatte Kovid-19 vakası sayısı 4 bin 618 artarak 339 bin 431'e, virüsten ölenlerin sayısı ise 58 artışla 5 bin 687'ye çıktı.Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi, son 24 saatte 172 bin Kovid-19 testinin yapılmasıyla şimdiye kadar yapılan test sayısının 51 milyon 300 bini geçtiğini bildirdi.Rusya'da ilk Kovid-19 vakaları 31 Ocak'ta tespit edilmiş, ilk virüs kaynaklı ölüm ise 19 Mart'ta kaydedilmişti.Ülkede, dün 13 bin 592, 11 Ekim'de ise 13 bin 634 vaka görülmüştü.Rusya'da 1 Eylül'de yeni eğitim öğretim yılı başlamış, okullarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğu getirilmemişti.
Güncelleme - Çorum'da Kömür Madeninde Patlama: 1 Ölü, 3 Yaralı
ÇORUM (AA) - Çorum'un İskilip ilçesindeki kömür ocağında gaz sıkışması nedeniyle meydana gelen patlamada 1 işçi öldü, 3 işçi yaralandı.Çomu köyü yakınlarındaki maden ocağında metan gazı sıkışması sonucu patlama meydana geldi. Patlamada Veli Karaduman (47) hayatını kaybetti. Ekrem Atak (46), Barış Filiz (19) ve Ömer Kula yaralı olarak kurtuldu. Patlamanın ardından bölgeye jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.Madenden çıkartılan işçilerden Atak ve Filiz, İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi'ndeki ilk müdahalenin ardından Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Kula'nın tedavisi ise İskilip Atıf Hoca Devlet Hastanesi'nde devam ediyor.
Erdem Çalışkan, Boyner Büyük Mağazacılık Omni-Channel Genel Müdürü Oldu
İSTANBUL (AA) - Yeni atamalarla Omni-channel yapısını güçlendirmeye çalışan Boyner'de şirketin Büyük Mağazacılık Omni-channel Genel Müdürlüğüne Erdem Çalışkan getirildi.Boyner'den yapılan açıklamaya göre, yeni dönemdeki organizasyon yapısını 'All-line' olarak adlandırdığı, fiziksel ve dijital tüm kanallarında zengin ve farklı müşteri deneyimi stratejisi doğrultusunda şekillendiren Boyner’de üst düzey bir atama gerçekleşti. Erdem Çalışkan, Boyner Büyük Mağazacılık Omni-channel Genel Müdürü olarak 5 Ekim itibarıyla göreve başladı.Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olan Erdem Çalışkan, yaklaşık 20 yıllık kariyerinde P&G, Unilever, LC Waikiki, Flormar gibi önemli şirketlerde üst düzey rollerde bulundu. Çalışkan, son olarak, Ağustos 2017’den bu yana Flo Mağazacılık E-Ticaret, IT ve Lojistik ekiplerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapıyordu.Boyner Grup İcra Kurulu ve Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan ile direkt çalışacak Erdem Çalışkan yeni görevinde; lider online moda ve yaşam tarzı markaları Morhipo ve boyner.com.tr’nin yanı sıra ilgili fonksiyon ve süreçlerin 'Omni bakış açısı' ile yönetiminden sorumlu olacak. 'Fiziksel ve dijital kanallarımızı All-line bakış açısıyla güçlendirmeye devam ediyoruz' Açıklamada görüşlerine yer verilen Boyner Büyük Mağazacılık Üst Yöneticisi (CEO) Eren Çamurdan, şunları aktardı: 'Fiziksel mağazacılık, geçtiğimiz 10 yıldan beri teknoloji ve deneyim odaklı bir dönüşüm içinde. Bu dönüşümle birlikte önce çoklu kanal (multi-channel) ardından omni-channel kavramları hayatımıza girdi. Günümüzde ise araştırmalar gösteriyor ki müşteriler sadece fiziksel mağaza ya da online kanalı kullanmak yerine her iki kanalı da kullanıyor. Her iki kanalda yaşadıkları, marka deneyiminin bütününü oluşturuyor. Biz de müşterilerimizin bu beklentisi doğrultusunda 'All-Line' olarak adlandırdığımız stratejimizle 'kanal bağımsız, zengin ve farklı müşteri deneyimi ve mutluluğunu' hedefliyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda kendimizi sürekli geliştirip yeniliyor, omni-channel konusunda içimizden yeni liderler yetiştirirken başarısını kanıtlamış yetenekleri de aramıza dahil ediyoruz. Farklı sektörlerde uzun yıllara dayanan tecrübesi bulunan Erdem Çalışkan’ın omni-channel perakendedeki zengin deneyimi ve liderliğiyle hedeflerimize ulaşmada bize büyük güç katacağına inanıyorum. All-line stratejimizle müşterilerimize her kanalda farklı deneyimler yaşatacak ve hayatlarına değer katacak projeler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.”
Mersin'de Sahte İçkiden Bir Kişi Daha Hayatını Kaybetti
MERSİN (AA) - Mersin'de, sahte içkiden zehirlenme şüphesiyle hastaneye kaldırılan bir kişi daha yaşamını yitirdi.Alınan bilgiye göre, dün hastaneye başvuran 13 kişiden 5'inin hayatını kaybettiği kentte, Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde tedavi gören M.F. de müdahaleye rağmen kurtarılamadı.Sahte içkiden zehirlendikleri şüphelenilen 7 kişinin tedavisinin sürdüğü Mersin'de hayatını kaybedenlerin sayısı 6'ya yükseldi.3 kişi tutuklanmıştı Kaçakçılık ve Organize İşlerle Mücadele ile Asayiş Şubesi ekiplerince, dün düzenlenen operasyonda, 9,5 litre sahte içki, 279 litre etil alkol, sahte içki yapımında kullanılan anason, aroma, etiket, kit ve huni ele geçirmiş, M.F, H.Ü. ve E.A. tutuklanmıştı.Polis, tutuklanan şüphelilerin satış yaptığı 8 kişiyi tespit etmiş, sağlık durumları iyi olanların evinde 19 litre sahte içki ele geçirilmişti.
Trabzon'da Kendi Yaptığı İçkiden İçen Kişi Öldü
TRABZON (AA) - Trabzon'da, kendi imal ettiği alkollü içkiden içtikten sonra fenalaşan kişi hayatını kaybetti. Alınan bilgiye göre, Ortahisar ilçesinde yaşayan M.B (56), kendi yaptığı alkollü içkiyi içtikten sonra fenalaştı. Yakınlarının ihbarı üzerine gelen 112 Acil Sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından M.B, ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan müdahaleye rağmen yaşamını yitiren M.B'nin cesedi, otopsi için Trabzon Adli Tıp Kurumuna götürüldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
AFAD'dan Uyarı Marmara ve Ege Bölgesi'nde Fırtına ve Sağanak Bekleniyor
Meteoroloji'den gelen bilgilere göre bugün yurdun batı kesimlerinde yer yer sağanak yağış görülecek. Akşam saatlerinden sonra Marmara'da Kocaeli, Sakarya, Yalova Bilecik, Kütahya, Uşak ve Denizli; Ege Bölgesi'nde de İzmir, Aydın, Muğla, Manisa'da kuvvetli yağışlar bekleniyor. Meteoroloji ve AFAD, fırtına, çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı uyarıda bulundu.