Afyonkarahisar'da 17 Bina Karantinaya Alındı
AFYONKARAHİSAR (AA) - Afyonkarahisar'ın Emirdağ ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında 17 bina karantinaya alındı.Emirdağ Kaymakamlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, İlçe Umumi Hıfzıssıhha Kurulunun aldığı kararlarla Kovid-19 salgınını önlemek ve vatandaşları salgından korumak için kentteki 17 binada karantina uygulamasının başlatıldığı belirtildi.Adreslerin paylaşıldığı açıklamada, karantina tedbirlerine uymayanlar hakkında adli ve idari cezai işlem uygulanacağı ifade edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Birlik, Beraberlik" Vurgusu
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, birlik ve beraberliğin önemine dikkati çekerek, Türkiye'nin yükselişinin engellenemeyeceğini kaydetti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, Twitter paylaşımında 'Yüreğimiz toplu vurduğu müddetçe, her türlü tefrikayı bünyemizden uzak tuttuğumuz sürece, Allah'ın izniyle bu ülkenin yükselişinin, bu milletin zenginliğinin önünde duracak hiçbir güç yoktur.' ifadelerini kullandı.Erdoğan, paylaşımında Şırnak'ta yaptığı konuşmanın yer aldığı bir videoya da yer verdi.
AB'den Azerbaycan Ve Ermenistan İle Telefon Diplomasisi
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Azerbaycan ve Ermenistan'ın dışişleri bakanları ile telefon görüşmeleri yaptığını, ateşkese uyulmasını ve sivillere yönelik saldırıların durmasını istediğini söyledi.Borrell, Dağlık Karabağ'daki durumla ilgili yazılı açıklamasında, Azerbaycan ile Ermenistan arasında dün gece başlayacağı açıklanan ateşkesten memnuniyet duyduklarını bildirdi. Ancak Dağlık Karabağ'da ateşkesin ihlal edilmesinden üzüntü duyduklarını ifade eden Borrell, çatışmalar nedeniyle sivillerin acı çektiğini belirtti.Borrell, 'Dağlık Karabağ'daki nüfus zaten fazlasıyla acılar yaşadı. Çatışma, geniş çaplı ve kabul edilemez sivil kayıplara neden oldu. AB, kaynağı ne olursa olsun bu tür saldırıları kınamaktadır.' ifadesini kullandı.Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ve Ermenistan Dışişleri Bakanı Zohrab Mnatsakanyan ile telefonda görüştüğünü aktaran Borrell, ateşkesin şartsız ve sıkı şekilde uygulanması gerektiğini belirtti. Borrell, 'Ayrıca sivillere yönelik saldırıların derhal durması gerektiğinin altını çizdim. Bu tür saldırıların haklı tarafı olamaz. AB'nin çatışmaya uzun vadeli bir çözüm için tarafları ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatını desteklemeye hazır olduğunu yineledim.' ifadesine yer verdi.
Kktc'de Cumhurbaşkanı Seçimi İkinci Turunda Başbakan Tatar Önde Gidiyor
LEFKOŞA/ANKARA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda sandıkların yüzde 91'i açılırken, Başbakan Ersin Tatar oyların yüzde 51,94'ünü, Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı da 48,06'sını aldı.KKTC'deki Bayrak Radyo Televizyonu tarafından paylaşılan verilere göre, saat 18.00'de oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından başlayan sayımda, sandıkların yüzde 91'i açıldı.Buna göre, Tatar, sayılan oyların yüzde 51,94'ünü alarak seçimi önde götürüyor.Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Akıncı ise oyların 48,06'sını aldı.Sabah saat 08.00'de başlayan oy verme işlemi saat 18.00 itibarıyla tamamlandı ve oy sayımına başlandı.KKTC'de cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Başbakan ve Ulusal Birlik Partisinin (UBP) cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar ile Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı yarıştı.11 Ekim'de yapılan ilk turunu Tatar, oyların yüzde 32,34'ünü alarak birinci, Akıncı ise yüzde 29,80'ini alarak ikinci sırada tamamladı.YSK'nın seçimin ve halk oylamasının kesin olmayan sonuçlarını saat 20.00'ye kadar açıklaması bekleniyor.YSK'dan yapılan açıklamada, saat 17.00 itibarıyla ülke genelinde seçime katılım oranının yüzde 61,03 olduğu belirtilmişti.Kayıtlı 199 bin 29 seçmenin bulunduğu ülkede vatandaşlar 738 sandıkta oy kullandı.Kıbrıs Türk halkı, 1974'ten bu yana 10'uncu kez cumhurbaşkanını seçmek üzere sandığa gitti.
Tebriz'de Ermenistan İle İran Arasındaki Sınır Kapısının Kapatılması Talebiyle Eylem Yapıldı
TAHRAN (AA) - İran'ın kuzeybatısındaki Doğu Azerbaycan eyaletinin merkezi Tebriz kentinde Dağlık Karabağ'daki çatışmalar nedeniyle Azerbaycan'a destek gösterisi düzenlendi. Tarihi Tebriz Çarşısı civarında bir araya gelen göstericiler, 'Karabağ bizimdir bizim olacak' 'Norduz kapatılmalıdır' ve 'Ermenistan'a destek cinayettir' sloganları atarak İran ile Ermenistan arasındaki Norduz Sınır Kapısı'nın kapatılmasını istedi. Göstericiler, Ermenistan'ın sivil yerleşim bölgelerine yaptığı saldırıları da kınayarak, Azerbaycan'a destek sloganları attı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, İran güvenlik güçlerinin eyleme izin vermediği ve göstericileri dağıttığı görüldü. Türklerin yoğunlukta yaşadığı İran'ın diğer şehirlerinde de eylem çağrısı yapılmıştı ancak güvenlik güçleri gösterilere izin vermedi.
Kamyonetin Çarptığı Çocuk Hayatını Kaybetti
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ın Dulkadiroğlu ilçesinde kamyonetin çarptığı 5 yaşındaki çocuk, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. H.S. yönetimindeki 46 KG 195 plakalı kamyonet, Yahya Kemal Mahallesi 23'üncü Sokak'ta aniden yola çıkan Abdülmuhsin Elita'ya çarptı. Ambulansla bir özel hastaneye kaldırılan Elita, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Sürücü H.S. ifadesi alınmak üzere İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürülürdü.
Dünyada Kovid-19'Dan İyileşenlerin Sayısı 30 Milyonu Geçti
ANKARA (AA) - Dünya genelinde yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalandıktan sonra sağlığına kavuşanların sayısı 30 milyonu aştı.Kovid-19 vakalarına ilişkin verilerin derlendiği 'Worldometer' internet sitesindeki son bilgilere göre, dünyada virüs bulaşan 30 milyon 5 bin 61 kişi iyileşti.En fazla hastanın iyileştiği ilk 5 ülke, 6 milyon 642 bin 698 kişi ile Hindistan, 5 milyon 439 bin 391 kişi ile ABD, 4 milyon 635 bin 315 kişi ile Brezilya, 1 milyon 70 bin 576 kişi ile Rusya ve 847 bin 467 kişe ile Kolombiya olarak sıralandı.Türkiye'de de Kovid-19 tespit edilen 304 bin 3 kişi sağlığına kavuştu.Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde ortaya çıkan ve dünyaya yayılan Kovid-19 salgınında vaka sayısı dünya genelinde 40 milyonu aşarken, 1 milyon 116 binden fazla kişi virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
İsrail, Filistin'de AB Finansmanıyla İnşa Edilen Binaları Da Yıkıyor
GAZZE (AA) - Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi, İsrail'in, Avrupa Birliğinin (AB) finansmanıyla Filistin topraklarında inşa edilen yapıları sistematik bir şekilde yıktığını duyurdu.Cenevre Merkezli Gözlemevinin hazırladığı ve Avrupalı yetkililere yöneltilen raporda İsrail yönetiminin, Filistin topraklarında işlediği ihlallerle ilgili ayrıntılı bilgilere yer verildi.Raporda, İsrail'in 2019'da, uluslararası donörlerin (AB ve üye devletler) finansmanıyla Doğu Kudüs ve 'C' statüsündeki bölgelerde inşa edilen 127 binayı yıktığı, bu rakamın 2018'de yıkılan binaların iki katı olduğu ifade edildi.Rapora göre İsrail, 2019 yılında sadece Doğu Kudüs'te 104 binayı yıktı ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de benzer binaların yıkım işlemlerine hız verdi.İsrail'in, Doğu Kudüs'te 2018'de 72, 2019'da 104, 2020'nin ilk 8 ayında da yaklaşık 89 binayı yıktığı kaydedildi.Projelerin sayısında düşüş yaşandıGözlemevinin raporunda, 2019'da uluslararası finansmanlı projelerin sayısının 12'ye düştüğü, bu rakamın 2015 yılında 75 olduğu vurgulandı.Gözlemevi, AB tarafından finanse edilen projelerin yıkılmaması için İsrail hükümetine baskı uygulanması gerektiğini, projelerin sayısı düşürülerek Filistinlilerin cezalandırıldığını belirtti.AB ile üye ülkelerin, finanse ettikleri projelerdeki hasarın boyutunu gizlemeye çalıştığına değinilen raporda, AB Parlamentosu üyelerine yıkımlarla ilgili soruşturma başlatma ve bu konuda kamuya açık bir rapor hazırlama çağrısı yapıldı.C bölgesindeki kısıtlamalarİsrail yönetiminin, Batı Şeria'nın yüzde 61'lik kısmını oluşturan C bölgesinde inşaata ya da su ve elektrikle ilgili projelere izin vermediği aktarıldı.Bu tür projeler için İsrail'den ruhsat almanın neredeyse imkansız olduğuna işaret edilen raporda, 2009-2012 döneminde yapılan toplam ruhsat başvurularının sadece yüzde 2,3'lük kısmının onaylandığı kaydedildi.Raporda ayrıca, İsrail Sivil İdaresi ile koordineli olarak inşa edilen projelerin de yıkıldığına değinildi. Bu bağlamda, Belçika'nın finansmanıyla 2014 yılında Nablus'un doğusundaki Hırbet et-Tavil köyünde inşa edilen elektrik tesisinin yıkıldığı, yıkıma gerekçe olarak yapının ruhsatsız oluşunun gösterildiği dile belirtildi. Raporda, Likud Partisi'nden milletvekili Amit Halevi ile meslektaşı Avi Dichter'ın Temmuz 2020'de C bölgesindeki inşaat faaliyetleriyle ilgili olarak yaptıkları 'virüs gibi' ve 'bölgesel terör' tanımlamasına yer verildi.Gözlemevi, uluslararası kanunlara göre, işgalci yönetimin, okullar dahil olmak üzere kamu mülkünü yıkmasını yasakladığı bilgisini paylaştı.Tazminat çağrısıRaporda, AB'nin finansmanıyla inşa edilen herhangi bir projenin daha yıkılması durumunda İsrail'den tazminat talep edilmesi gerektiği vurgulandı.Gözlemevi ayrıca, kalkınma projelerine devam edilerek Filistinliler yerine İsrail hükümetinin cezalandırılması ve AB'nin de 'İsrail'in en büyük ticari ortağı olduğu gerçeğinden istifade ederek' ihlallerini durdurması için Tel Aviv yönetimine baskı uygulaması istendi.Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan 'İkinci Oslo Anlaşması' çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.Yüzde 18'i kapsayan 'A bölgesi'nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e; yüzde 21'lik 'B bölgesi'nin idari yönetimi Filistin'e, 'güvenliği' İsrail'e devredilmiş; yüzde 61'ini oluşturan 'C bölgesi'nin ise 'idari yönetimi ve güvenliği' İsrail'e bırakılmıştı.İsrail yönetimi kendi kontrolünde olduğu gerekçesiyle çoğunlukla 'C bölgesi'nde Filistinlilerin yeni bina veya genişletme çalışması yapmasına izin vermiyor.
İsrail, Filistin'de AB Finansmanıyla İnşa Edilen Binaları Da Yıkıyor
GAZZE (AA) - Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi, İsrail'in, Avrupa Birliğinin (AB) finansmanıyla Filistin topraklarında inşa edilen yapıları sistematik bir şekilde yıktığını duyurdu.Cenevre Merkezli Gözlemevinin hazırladığı ve Avrupalı yetkililere yöneltilen raporda İsrail yönetiminin, Filistin topraklarında işlediği ihlallerle ilgili ayrıntılı bilgilere yer verildi.Raporda, İsrail'in 2019'da, uluslararası donörlerin (AB ve üye devletler) finansmanıyla Doğu Kudüs ve 'C' statüsündeki bölgelerde inşa edilen 127 binayı yıktığı, bu rakamın 2018'de yıkılan binaların iki katı olduğu ifade edildi.Rapora göre İsrail, 2019 yılında sadece Doğu Kudüs'te 104 binayı yıktı ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde de benzer binaların yıkım işlemlerine hız verdi.İsrail'in, Doğu Kudüs'te 2018'de 72, 2019'da 104, 2020'nin ilk 8 ayında da yaklaşık 89 binayı yıktığı kaydedildi.Projelerin sayısında düşüş yaşandıGözlemevinin raporunda, 2019'da uluslararası finansmanlı projelerin sayısının 12'ye düştüğü, bu rakamın 2015 yılında 75 olduğu vurgulandı.Gözlemevi, AB tarafından finanse edilen projelerin yıkılmaması için İsrail hükümetine baskı uygulanması gerektiğini, projelerin sayısı düşürülerek Filistinlilerin cezalandırıldığını belirtti.AB ile üye ülkelerin, finanse ettikleri projelerdeki hasarın boyutunu gizlemeye çalıştığına değinilen raporda, AB Parlamentosu üyelerine yıkımlarla ilgili soruşturma başlatma ve bu konuda kamuya açık bir rapor hazırlama çağrısı yapıldı.C bölgesindeki kısıtlamalarİsrail yönetiminin, Batı Şeria'nın yüzde 61'lik kısmını oluşturan C bölgesinde inşaata ya da su ve elektrikle ilgili projelere izin vermediği aktarıldı.Bu tür projeler için İsrail'den ruhsat almanın neredeyse imkansız olduğuna işaret edilen raporda, 2009-2012 döneminde yapılan toplam ruhsat başvurularının sadece yüzde 2,3'lük kısmının onaylandığı kaydedildi.Raporda ayrıca, İsrail Sivil İdaresi ile koordineli olarak inşa edilen projelerin de yıkıldığına değinildi. Bu bağlamda, Belçika'nın finansmanıyla 2014 yılında Nablus'un doğusundaki Hırbet et-Tavil köyünde inşa edilen elektrik tesisinin yıkıldığı, yıkıma gerekçe olarak yapının ruhsatsız oluşunun gösterildiği dile belirtildi. Raporda, Likud Partisi'nden milletvekili Amit Halevi ile meslektaşı Avi Dichter'ın Temmuz 2020'de C bölgesindeki inşaat faaliyetleriyle ilgili olarak yaptıkları 'virüs gibi' ve 'bölgesel terör' tanımlamasına yer verildi.Gözlemevi, uluslararası kanunlara göre, işgalci yönetimin, okullar dahil olmak üzere kamu mülkünü yıkmasını yasakladığı bilgisini paylaştı.Tazminat çağrısıRaporda, AB'nin finansmanıyla inşa edilen herhangi bir projenin daha yıkılması durumunda İsrail'den tazminat talep edilmesi gerektiği vurgulandı.Gözlemevi ayrıca, kalkınma projelerine devam edilerek Filistinliler yerine İsrail hükümetinin cezalandırılması ve AB'nin de 'İsrail'in en büyük ticari ortağı olduğu gerçeğinden istifade ederek' ihlallerini durdurması için Tel Aviv yönetimine baskı uygulaması istendi.Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995'te imzalanan 'İkinci Oslo Anlaşması' çerçevesinde Batı Şeria; A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı.Yüzde 18'i kapsayan 'A bölgesi'nin yönetimi idari ve güvenlik olarak Filistin'e; yüzde 21'lik 'B bölgesi'nin idari yönetimi Filistin'e, 'güvenliği' İsrail'e devredilmiş; yüzde 61'ini oluşturan 'C bölgesi'nin ise 'idari yönetimi ve güvenliği' İsrail'e bırakılmıştı.İsrail yönetimi kendi kontrolünde olduğu gerekçesiyle çoğunlukla 'C bölgesi'nde Filistinlilerin yeni bina veya genişletme çalışması yapmasına izin vermiyor.
İran Meclis Başkanı Kalibaf: "ABD'nin İslami Ülkelerin Kalkınması Ve Güvenliği Gibi Bir Derdi Yok"
TAHRAN (AA) - İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD'nin kendi hedefleri peşinde olduğunu ve İslami ülkelerin güvenliğiyle ilgilenmediğini söyledi. İran Meclisi Haber Ajansının (ICANA) haberine göre Kalibaf, Afganistan Ulusal Yüksek Uzlaşma Konseyi Başkanı Abdullah Abdullah ile bir araya geldi. Görüşmede, Batı Asya'daki İslami ülkelerin en hassas döneminde olduğuna dikkati çeken Kalibaf, 'Bu bölge tarih boyunca yabancıların müdahalesine maruz kalmıştır. Afganistan, Sovyetler Birliği'nin saldırısı ve bugün de ABD'nin müdahalesiyle istikrarsızlığa düşmüştür ve güvenlik ortamı bozulmuştur. ABD kendi hedeflerine ulaşmanın peşinde. ABD'nin İslami ülkelerin kalkınması ve güvenliği gibi bir derdi yok.' ifadelerini kullandı.Kalibaf, İran'ın Afganistan'daki barış sürecini ve anayasal sistemi desteklediğini de sözlerine ekledi.Abdullah da Taliban ile müzakereler başlarken Afganistan Uzlaşma Konseyinin kurulduğuna işaret ederek, 'Farklı görüşlere sahip birçok grup ve şahsiyet var. Yine de Afganistan'da barışa ulaşmak için müzakereler devam ediyor. Ülkede 42 yıldır devam eden savaş ağır bir yük oluşturdu. Bu süreçte birçok ekonomik fırsat da kaçtı.' diye konuştu. Beraberindeki heyetle bugün Tahran'a gelen Abdullah, İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ile görüşmüştü.
Avrasya Ülkelerinde Kovid-19 Vakalarındaki Artış Sürüyor
KİEV (AA) - Moldova, Belarus, Özbekistan ve Tacikistan'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları ve virüs kaynaklı ölümlerin sayısı artıyor.Moldova Sağlık, Çalışma ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte 398 kişinin virüse yakalanmasıyla Kovid-19 vaka sayısı 67 bin 50’ye yükseldi.Kovid-19’dan sağlığına kavuşanların sayısı 612 artışla 47 bin 842, ölenlerin sayısı 15 artarak 1584 oldu.Ülkede 17 bin 624 Kovid-19 hastasının tedavisi sürüyor.Moldova’ya bağlı Gagauz Özerk Yeri’nde Kovid-19 vaka sayısı 18 artarak 2 bin 503’e çıktı.Moldova’da, bölgelerin salgın durumuna göre 'yeşil', 'sarı', 'turuncu' ve 'kırmızı'ya ayrılmasına yönelik uygulama devam ediyor. Buna göre, Hıncești, Leova ve Soroca bölgeleri hariç tüm bölgeler kırmızı listede bulunuyor. Kırmızı olarak belirlenen bölgelerde sağlık alanında olağanüstü hal ilan edilirken, salgına karşı tedbirler sıkılaştırıldı. Söz konusu liste, iki haftada bir güncelleniyor.Ülkede, nisanda 100'ün altında seyreden günlük vaka sayısı, mayıs sonunda 200'ü geçmiş, haziran ortasında 500’e yaklaşmış, haziran sonuna doğru ise düşüşe geçmişti.Temmuz ortasında tekrar yükselmeye başlayan günlük vaka sayısında, 14 Ekim’de 1149 ile rekor yaşanmıştı.BelarusBelarus Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 635 artarak 87 bin 698’e, ölenlerin sayısı ise 4 artışla 929’a yükseldi.Kovid-19’dan 328 kişinin iyileşmesiyle sağlığına kavuşanların sayısı 79 bin 757’ye ulaştı.7 bin 12 Kovid-19 hastasının tedavisinin sürdüğü ülkede nisan sonunda 900’ün üzerine çıkan günlük vaka sayısı, mayısta 1000'e yaklaşmış, haziranda düşüşe geçmiş, ağustosta 100’ün altına inmişti.Eylül başında yeniden yükselmeye başlayan günlük vaka sayısı, 4 gündür 600’ün üzerinde seyrediyor.ÖzbekistanÖzbekistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, gün içerisinde ülkede Kovid-19 vaka sayısının 95 artarak 63 bin 219'a, virüsten ölenlerin sayısının ise 2 artarak 527'ye çıktığı bildirildi.Açıklamada, iyileşenlerin sayısının 243 artarak 60 bin 323 olduğu ve şimdiye kadar virüs tespit edilen hastaların yüzde 95'inin iyileştiği kaydedildi.Ülkedeki hastanelerde 2 bin 369 hastanın tedavisi sürüyor.Karantina tedbirlerinin 15 Ağustos'tan itibaren aşamalı olarak gevşetildiği Özbekistan'da, ağustos ayının sonundan başlayarak 300'ün altında seyreden günlük vaka sayısı, eylülde yükselişe geçerek 700'ün üzerine çıkarken, ekimden itibaren ise 300 civarında gerçekleşiyor.TacikistanTacikistan Sağlık ve Sosyal Koruma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte ülkede vaka sayısı 38 artarak 10 bin 493'e çıktı. Son 24 saatte taburcu edilenlerin sayısı 54 artarak 9 bin 511'e yükseldi.Kovid-19 kaynaklı 80 kişinin öldüğü ülkede 902 kişinin tedavisi sürüyor.
Pompeo'dan "İran İle Silah Ticaretine Yaptırım Uygulamaya Hazırız" Mesajı
WASHINGTON (AA) - ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD'nin İran ile silah ticaretine giren kişi ve kuruluşlara yaptırım uygulamaya hazır olduğunu bildirdi.İran'ın, BM'nin kendisine yönelik silah ambargosunun kaldırıldığını duyurması üzerine, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo yazılı bir açıklama yaptı.Pompeo, 19 Eylül'de attıkları adımla İran'a yönelik silah ambargosu da dahil tüm BM yaptırımlarını tekrar getirdiklerini ifade etti.İran'a belirli konvansiyonel silahların ihracatı ya da bu ülkeden silah alınmasının BMGK kararlarının ihlali olacağını aktaran Pompeo, 'ABD, İran'a yönelik konvansiyonel silah tedariği, satışı ya da transferine katkı bulunan kişi ve kuruluşları yaptırıma çarptırmak için tüm ülke içi yetkilerini kullanmaya hazırdır. Ayrıca, bu silahlara ilişkin teknik eğitim, mali destek ve hizmet ya da herhangi bir şekilde yardım sağlayan kişi ve kurumlara da yaptırım uygulamaya hazırız. Orta Doğu'da barış ve istikrar isteyen ve terörle mücadeleyi destekleyen tüm milletler İran ile tüm silah işlerinden kaçınmalıdır.' mesajını verdi. İran'a silah satışının bölgedeki tansiyonu artırdığını ileri süren Pompeo, terör gruplarının eline daha fazla silah verdiğini, İsrail ve diğer barışçıl ülkelerin güvenliğini tehlikeye attığını kaydetti. Pompeo, 'Son 10 yıldır, ülkeler çeşitli BM önlemleri çerçevesinde İran'a silah satışından kaçındı. Şimdi bu yasaklara karşı gelen bir ülke, barış ve güvenliğin yerine çatışma ve gerginliği tırmandırmayı seçmiş demektir.' değerlendirmesini yaptı. İran'ın önünde şu anda iki seçenek olduğunu vurgulayan Pompeo, bu ülkenin ya BM yaptırımlarını ihlal ederek silah satın almayı sürdürmeyi ya da fonlarını İran halkı için kullanmayı seçebileceğini belirtti.BM'nin İran'a silah ambargosunun kaldırılmasıABD’nin, BM'nin 2007'den bu yana İran'a uyguladığı ve nükleer anlaşma kapsamında bugün itibarıyla sona eren silah ambargosunu yenileme girişimleri ağustosta BMGK'de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Bunun üzerine ABD, İran'ın nükleer anlaşma kapsamındaki taahhütlerini askıya almasını gerekçe göstererek, Konseyin 2231 sayılı kararı ile kaldırılan tüm yaptırımların tekrar uygulanmasına imkan tanıyan mekanizmayı (snapback) tetiklemişti.ABD, BMGK üyelerinin anlaşmadan çekilen bir ülkenin söz konusu mekanizmayı hayata geçiremeyeceğini açıklamasına rağmen İran'a yönelik tüm BM yaptırımlarını tek taraflı olarak 19 Eylül'de uygulamaya başlamıştı.ABD yönetimi, İran'a yönelik tek taraflı uyguladığı silah ambargosunu delen ülkelere yaptırım uygulayacağını duyurmuştu.İran Dışişleri Bakanlığından bugün yapılan açıklamada, Tahran'ın 2015'te BMGK daimi üyeleri ve Almanya arasında imzaladığı nükleer anlaşma uyarınca, 13 yıldır uygulanan uluslararası silah ambargosu ile bazı İranlı yetkililere yönelik getirilen uluslararası seyahat yasağının kaldırıldığı belirtilmişti.
Kktc'de Cumhurbaşkanı Seçimi İkinci Turunda Başbakan Ersin Tatar Önde Gidiyor
LEFKOŞA/ANKARA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda, sandıkların yüzde 84'ü açılırken, Başbakan Ersin Tatar oyların yüzde 52,12'sini, Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı ise oyların 47,88'ini aldı.KKTC'deki Bayrak Radyo Televizyonu tarafından paylaşılan verilere göre, saat 18.00'de oy kullanma işleminin sona ermesinin ardından başlayan sayımda, sandıkların yüzde 84'ü açıldı.Buna göre, Tatar sayılan oyların yüzde 52,12'sini alarak seçimde önde gidiyor. Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı ise oyların 47,88'ini aldı.Sabah 08.00'de başlayan oy verme işlemi 18.00 itibarıyla tamamlandı ve oy sayımına başlandı.KKTC'de cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Başbakan ve Ulusal Birlik Partisinin (UBP) cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar ile Cumhurbaşkanı ve bağımsız cumhurbaşkanı adayı Mustafa Akıncı yarıştı.11 Ekim'de yapılan ilk turu Tatar oyların yüzde 32,34'ünü alarak birinci, Akıncı ise yüzde 29,80'ini alarak ikinci sırada tamamladı.YSK'nın seçimin ve halk oylamasının kesin olmayan sonuçlarını saat 20.00'ye kadar açıklaması bekleniyor.YSK'dan yapılan açıklamada, saat 17.00 itibarıyla ülke genelinde seçime katılım oranının yüzde 61,03 olduğu belirtilmişti.Kayıtlı 199 bin 29 seçmenin bulunduğu seçimde vatandaşlar 738 sandıkta oy kullandı.Kıbrıs Türk halkı, 1974'ten bu yana 10'uncu kez cumhurbaşkanını seçmek üzere sandığa gitti.