Ukrayna'da İki Kız Öğrenciyi Öldüren Sanığa Verilen Hapis Cezasının Gerekçesi Açıklandı
İSTANBUL (AA) - Ukrayna'da eğitim gören Türk vatandaşı iki kız öğrenciyi öldürdüğü gerekçesiyle 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan sanık Hüsnü Can Çökmez'e verilen cezanın gerekçesi açıklandı. Anadolu 16. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan 12 sayfalık gerekçeli kararda, Buket Yıldız'ın üniversite eğitimi almak amacıyla Ukrayna'ya yerleştiği, 2018'de ayrılmalarına rağmen Çökmez'in, Yıldız ile tekrar birlikte olmak için irtibat kurmaya çalıştığı ve görüşmek amacıyla Ukrayna'ya gittiği kaydedildi.Sanığın bu girişiminden sonuç alamaması üzerine Yıldız'ın arkadaşı Zeynep Hüsünbeyi ile yaşadığı eve gittiği aktarılan kararda, Çökmez ile Yıldız arasında tartışma yaşandığı ifade edildi.Çökmez'in, tartışma sırasında Buket Yıldız'a kendisiyle birlikte olmayı mı yoksa ölmeyi mi tercih edeceğini sorduğu, Yıldız'ın ise birlikte olmaktansa ölmeyi tercih edeceğini söylemesi üzerine evdeki bıçakla Buket Yıldız ve Zeynep Hüsünbeyi'nin boğazını keserek öldürdüğü belirtildi.Gerekçeli kararda, sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra Buket Yıldız'a ait cep telefonu ve bilgisayarları alarak olay yerinden Türkiye'ye döndüğü ve burada yakalandığı aktarıldı.'Canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ceza verilmediKararda, 'canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan dava açılan sanık Çökmez'in, Ukrayna'ya giderken Buket Yıldız'ı öldürmeye karar verdiği ve kasten öldürme suçunu bir planın çerçevesinde tasarlayarak işlediği için ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldığı bilgisi verildi.Sanığın, Zeynep Hüsnübeyi'ni de suçu gizlemek için öldürdüğü ifade edilen kararda, bu nedenle sanığın 'canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan değil, 'bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak ve yakalanmamak amacıyla kasten öldürmek' suçundan ağırlaştırılmış müebbetle cezalandırılmasına karar verildiği vurgulandı.Gerekçeli kararda, sanık hakkında 'bina veya eklentileri içinde muhafaza edilen eşya hakkında hırsızlık' ve 'cebir kullanarak konut dokunulmazlığını ihlal' suçlarından da 10 yıl 6 ay hapis cezası verildiği belirtildi.
Hatay'da Siren Ve Anons Sistemi Denemesi Yapılacak
HATAY (AA) - Hatay Valiliği, kent merkezi ve ilçelerde, kontrollü şekilde siren ve anons sistemiyle ilgili denemeler yapılacağını duyurdu.Valilikten yapılan açıklamada, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile ASELSAN arasında geçen yıl imzalanan ikaz ve alarm sistemi sözleşmesi kapsamında kentteki çalışmaların tamamlandığı belirtildi.Bu kapsamda kentte siren çaldırılacağı ve sesli anons yapılacağı bildirilen açıklamada, çalışmanın 30 Ekim'e kadar süreceği kaydedildi.Öte yandan, Hatay ve bazı ilçelerde siren sesleri duyuldu.
Özsaray: "Olağan Hikaye, Geçmişin Birikimini Yeni Kuşakla Buluşturacak"
İSTANBUL (AA) - SAADET FİRDEVS APARI - FATİH TÜRKYILMAZ - Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği (TDED) tarafından iki ayda bir yayımlanacak olan 'Olağan Hikaye' dergisi edebiyatseverlerle buluştu.Yazar Yunus Emre Özsaray'ın Genel Yayın Yönetmenliği'nde okurla buluşan derginin ilk sayısı 'Gerçekliği Yeniden Düşünmek' dosyasıyla raflardaki yerini aldı.Olağan Hikaye Genel Yayın Yönetmeni Yunus Emre Özsaray ile Olağan Şiir Genel Yayın Yönetmeni Aykut Nasip Kelebek, AA muhabirlerine yaptığı açıklamada, 'Olağan Hikaye' ve bir süredir yayında olan 'Olağan Şiir' dergilerinin Türk edebiyatındaki yerini ve edebiyat dergiciliğini anlattı.'Sadece genç atmosferin olduğu bir dergi olmaktan çok bir denge tutturmaya çalıştık'Yunus Emre Özsaray, yaklaşık bir yıllık hazırlık sürecinin ardından 'Olağan Hikaye'yi okuyucuyla buluşturduklarına dikkati çekerek, 'Dergi, edebiyat dünyamızın önemli isimleriyle irtibatlar kurarak, onların fikirlerini alarak bu yolculuğa çıktı. Şimdiye kadar var olan birikimi yüklenmeye ve geleceği planlamaya çalıştık.' dedi.Hem usta isimlerin hem de genç yazarların bir arada olduğu bir bütünlük oluşturduklarını ifade eden Özsaray, sözlerini söyle sürdürdü:'Dergimizin geleceğe yönelik planlarında da yine bu usta isimlerle genç isimleri bir araya getirmeyi planlıyoruz. Çünkü biz usta edebiyatçılarımızın birikimine kıymet veriyor ve bu birikimleri gençlere aktarma gibi bir misyon üstlenmeye çalışıyoruz. Sadece genç atmosferin olduğu bir dergi olmaktan çok bir denge tutturmaya çalıştık. Yeni kuşağın hikaye dilinde, postmodern tarzların getirmiş olduğu imkanları kullanmanın bir savrukluk oluşturduğunu hissettik. Edebiyat dünyasında kalem sallayan herkesin de böyle bir hissiyat içinde olduğunun farkına vardık. Bilhassa 1990'lı yıllarda doğan ve şu anda edebiyat dergilerinde kalem sahibi olan gençlerin çocukluğunda yaşamış oldukları dünyanın edebiyat tecrübesine aktarılması açısından dergiler oldukça önemlidir. Biz de bu noktada 'Olağan Hikaye' dergisi bir nevi tesviye görevi görsün istiyoruz. Yeni kuşağın diline bir katkı olsun, o katkıyla yeni kuşak geçmişin birikiminin farkına varsın gibi bir niyetimiz var. O yüzden de hikaye adını dergimizde kullandık.' Hedef, dergiyi edebiyat dünyasında kalıcı hale getirmekÖzsaray, bundan sonraki sürece güçlenerek devam etmek istediklerini vurgulayarak, hedeflerinin akademik dünyayı ve Batı edebiyatındaki gelişmeleri de yakından takip ederek, dergiyi edebiyat dünyası içinde kalıcı hale getirmek olduğunu ifade etti. Cihan Aktaş, Yıldız Ramazanoğlu, Mustafa Nezihi Pesen, Güray Süngü, Mustafa Uçurum, Merve Koçak Kurt, Yıldırım Türk, Silvan Alpoğuz ve Kuddusi Demir'in hikayeleriyle yer aldığı Olağan Hikaye'nin ilk sayısında, Abdullah Kibritçi ve Mustafa Çiftçi anlatı, Kamil Eşfak Berki ve Asım Öz düşünce yazılarıyla yer aldı.Ayrıca Recep Seyhan 'Hakikati Kurmacanın Zemininde Arayabilir Miyiz?', Mücahit Gültekin 'Hakikatin Ne Kadar Sonrası?', Şaban Sağlık 'Edebiyatın Son Zamanları mı Son Zamanların Edebiyatı mı?', Dursun Ali Tokel 'Bir Hikaye Olmalı Bir Hikayede, Bir Hikayeden İçeru', Uğur Cumaoğlu 'Sinemada Geleceğin Gerçeklik Ütopyası' yazısıyla yer aldığı ilk sayıda, Yunus Vehbi Karaman ise Ahmet Dağ ile gerçekleştirdiği 'Transhümanizm ve Tuhaf Zamanlar' başlıklı söyleşiyle dosyaya katkı sundu.'Olağan Hikaye'nin yeni kuşak hikayecilerin de yetişeceği bir ocak olacağına inanıyoruz'Olağan Şiir Genel Yayın Yönetmeni Aykut Nasip Kelebek de 'Olağan Hikaye'nin 'Olağan Şiir'e güç verdiğinin altını çizerek, birbirini besleyen bu iki kardeş derginin Türk edebiyatında uzun yıllar anılması için gayret gösterdiklerini belirtti.Kelebek, edebiyatın bir bütün olduğunu vurgulayarak, 'Şiirsiz hikaye, hikayesiz roman, daha genel anlamıyla edebiyatsız müzik, müziksiz de mimari olmaz. Bu anlamıyla 'Olağan Hikaye' bu ay ilk sayısını okuyucuyla buluşturmuş oldu. Zaten ilk sayısı itibariyle ciddi bir heyecana vesile olan 'Olağan Hikaye'nin Türk hikayesinde önemli bir boşluğu dolduracağını düşünüyoruz. Yine 'Olağan Şiir'de olduğu gibi, 'Olağan Hikaye'de de her sayıda farklı dosyalar yayınlanacak. Mesela ilk sayısında gerçekliği yeniden ele alan, edebiyatta gerçeklik üzerine düşünen bir dosya yayınlandı. Bunun dışında hikayenin nabzını tutan eleştiri ve deneme yazıları var, genç kuşaktan ve usta kuşaklardan önemli isimlerin yayınladığı hikayeler var. Olağan Hikaye'nin yeni kuşak hikayecilerin de yetişeceği bir ocak olacağına inanıyoruz.' diye konuştu.Gençler için çıkmasından ziyade ağırlıklı olarak gençlerin yazdığı bir dergi olan 'Olağan Şiir'de daha önceki kuşakları da konu edindiklerini aktaran Kelebek, 'Onlara bir de yeni kuşağın gözünden bakmak, yaklaşmak gibi bir niyetimiz ortaya çıktı ve onlar hakkında dosyalar yayınlamaya başladık.' ifadesini kullandı.Kelebek, edebiyatın her yeni gelen kuşağın önceki kuşaklara bakış açılarıyla ilerlediğini ve şekillendiğini söyleyerek, 'Mesela bizim dergimizde şu an yirmisinde, yirmi birinde yazan genç arkadaşlarımız var. Bunları biz artık 2020 kuşağı şairleri olarak sınıflandırıyoruz. Türk şiirinde önceki kuşakların edebiyatımıza ne gibi yenilikler kattığı, bu kuşakların niteliklerinin ne olduğu sorusunun önemli bir cevabını da aslında yeni kuşak şairler vermiş olacak.' değerlendirmesinde bulundu.Osman Serhat Ertekli, Yeprem Türk, Zafer Acar, Aykut Nasip Kelebek, Hüseyin Peker, Hüseyin Kalyan, Yunus Emre Koşar, Berat Bıyıklı, Umutcan Çoban, Melike Aydın, Gün Uzar, Murat Cıla, Serkan Özer, Musa Gönüllü, Muhammed Yusuf Aytekin, Ensar Avcı ve Elif Merve Kabadayı'nin şiirleri ile yer aldığı 'Olağan Şiir'in 16'ncı sayısına Yunus Emre Koşar, Mahsum Oğrak, Turgay Demirel ve Yeprem Türk yazılarıyla katkı sağlıyor.
Güncelleme - Büyükçekmece'de Eğitim Uçağı Düştü
İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de bir eğitim uçağının boş araziye düşmesi sonucu uçağın pilotu yaralandı.AYJET Uçuş Okulu'na ait TC-UUG kuyruk tescilli eğitim uçağının Beylikçayırı mevkisinde boş araziye düşmesi üzerine polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri bölgeye sevk edildi. Burun kısmından toprağa gömülü haldeki uçak, ekipler tarafından halat yardımıyla çıkarıldı.Kazada yaralanan pilot, itfaiye ekipleri tarafından uçağın enkazından çıkarıldı. Sağlık ekipleri yaralı pilota olay yerinde müdahale etmeye başlarken, bölgeye hava ambulansı istendi.Yaralı, hava ambulansla hastaneye sevk edildi. İstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada, Hezarfen Ahmet Çelebi Havaalanından bugün saat 10.56'da havalanan özel bir havayolu şirketine ait eğitim uçağının, ilk bilgilere göre motor arızası nedeniyle inişe geçtiği sırada saat 11.05’te havalimanı yakınlarında düştüğü kaydedildi.Olay yerine hemen güvenlik, sağlık, itfaiye ve AFAD ekiplerinin sevk edildiği belirtilen açıklamada, 'Uçağın pilotaj lisans öğrencisi B.N, yaralı olarak kurtarılmıştır. Olay yerine tekerlekli araçlarla ulaşımın mümkün olmaması nedeniyle ambulans helikopter sevk edilmiştir.' ifadelerine yer verildi.Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı da eğitim uçağının düşmesi üzerine soruşturma başlattı. Savcılığın talimatı doğrultusunda kolluk görevlilerince inceleme ve gerekli tespitlerin yapıldığı belirtildi.
Samsun'da Uyuşturucu Operasyonunda 4 Şüpheli Yakalandı
SAMSUN (AA) - Samsun'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda 4 kişi gözaltına alındı. İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul'dan uyuşturucu madde getirildiği istihbaratı üzerine çalışma yürüttü. Kent girişinde yapılan operasyonda 4 şüpheli araçlarında yakalandı. Şüphelilerin araçlarında ve ikametlerinde yapılan aramalarda 157,27 gram sentetik uyuşturucu, 1,35 gram kokain, 1 uyuşturucu hap, 3,18 gram esrar maddesi ele geçirildi. Yakalanan T. D, R.S.E, K.C.Ö. ve M.C.Ö. uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddasıyla gözaltına alındı.
Önce İzolasyona Uyup Uymadıkları Denetlendi Ardından İhtiyaçları Soruldu
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle evlerinde izolasyonda bulunan kişiler denetlendi.İçişleri Bakanlığının genelgesiyle oluşturulan denetim ekipleri çalışmalarını sürdürüyor.Polis, öğretmen, muhtar ve kurum temsilcilerinden oluşan ekipler, kentte izolasyonda olanların evlerinin önüne giderek kontrollerde bulunuyor.Vatandaşları cep telefonlarıyla arayarak evlerinin cam veya balkonlarına çıkmalarını isteyen ekipler, ihtiyaçlarının olup olmadığını soruyor.İzolasyondakilerin ihtiyaçları da ekipler tarafından karşılanıyor.Karakaş Mahallesi Muhtarı Esra Mağıltaş, AA muhabirine, denetimlerin hızla sürdüğünü söyledi.Kent sakinlerinin de denetimlerden memnun olduğunu ifade eden Mağıltaş, izolasyondaki kişileri denetleyerek ihtiyaçlarının da giderildiğini kaydetti.
Reklam
Petlas'a Sosyal Medya Ödülü
İSTANBUL (AA) - AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren, lastik sektörünün yerli sermayeli önde gelen kuruluşu Petlas, SocialBrands sosyal medya marka endeksi sonuçlarına göre değerlendirildiği Veri Analitiği Ödülleri bölümünün 'Lastik Kategorisi'nde gümüş ödül aldı.Şirketten yapılan açıklamaya göre, AKO Grup bünyesinde faaliyet gösteren Petlas, markaların sosyal medyada gösterdikleri performansın, tarafsız ve veriye dayalı olarak hazırlanan SocialBrands sosyal medya marka endeksi sonuçlarına göre değerlendirildiği Veri Analitiği Ödülleri bölümünün 'Lastik Kategorisi'nde gümüş ödüle layık görüldü.Social Media Awards Turkey ödüllerinde sosyal medyaya damgasını vuran marka, ajans, proje ve kişilerin başarısı, hem rakamsal verilere hem de sektör önderlerinin fikirlerine göre değerlendirerek ödüllendiriliyor.Açıklamada görüşlerine yer verilen AKO Grup Pazarlama Müdürü Erkal Özürün, Türkiye'nin bu önemli platformunda aldıkları ödülün kendilerine heyecan verdiğini belirterek, “Türkiye’nin lastiği Petlas’ın marka değeri, tüketicisiyle kurduğu bağın gücüyle günden güne büyüyor. Sosyal medya, tüketicilerimizle yakın ve doğrudan iletişim kurabildiğimiz bir mecra. Başarılarımızın bu önemli platformda ödüllendirilmesi, bizleri daha iyiyi yapmak için teşvik ediyor.” ifadelerini kullandı.
Reklam
Alanya'da Denize Giren Rus Turist Boğuldu
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde Rus turist denizde boğuldu.Tosmur Mahallesi'ndeki sahilden iki arkadaşıyla denize giren Rusya uyruklu Svetlena Syrbu (27), bir süre sonra boğulma tehlikesi geçirdi.Arkadaşlarının çabalarına rağmen denizde kaybolan Syrbu için sahil güvenlik ekiplerinden yardım istendi.Bölgeye gelen sahil güvenlik ekiplerince yürütülen yaklaşık 8 saatlik aramanın sonucu Syrbu'nun cenazesi, Alanya Kalesi açıklarında bulundu.Syrbu'nun cenazesinin, Antalya Adli Tıp Kurumuna gönderileceği öğrenildi.
Çankırı'da Elektrik Akımına Kapılarak Ağaçtan Düşen Kişi Öldü
ÇANKIRI (AA) - Çankırı'da ceviz toplarken elektrik akımına kapılan kişi ağaçtan düşerek hayatını kaybetti.Şabanözü ilçesine bağlı Gümerdiğin Mahallesi'nde yaşayan Ümit Topalahmetoğlu (40), evinin önündeki ağaçtan ceviz topladığı sırada elektrik akımına kapılarak düştü.Ağır yaralanan Topalahmetoğlu, 112 Acil Servis ekibince Şabanözü Devlet Hastanesine kaldırıldı.Topalahmetoğlu, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.
Afganistan'da Havan Saldırısında 4 Sivil Öldü
KABİL (AA) - Afganistan'ın kuzeyindeki Faryab vilayetinde Taliban militanlarınca atılan havan mermisinin bir eve isabet etmesi sonucu 4 sivil hayatını kaybetti.Afganistan Savunma Bakanlığı, Faryab'ın Şirin Tegab ilçesinde Taliban militanları tarafından atılan havan mermisinin bir eve isabet ettiğini açıkladı.Açıklamada, saldırıda 4 sivilin yaşamını yitirdiği, 14 sivilin ise yaralandığı kaydedildi.Taliban'dan henüz konuyla ilgili bir açıklama yapılmadı.
Reklam
Yds Sonuçları Açıklandı
ANKARA (AA) - Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM), Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (2020-YDS) sonuçlarını açıkladı.ÖSYM'nin Twitter hesabında yer alan açıklamaya göre, 27 Eylül'de uygulanan 2020-YDS'ye ait değerlendirme işlemleri tamamlandı. Adaylar, sınav sonuçlarına ÖSYM'nin 'https://sonuc.osym.gov.tr' adresinden TC kimlik numaraları ve aday şifreleri ile erişebilecek.
Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Mustafa: "Rejimin Yakıt Ve Ekmek Kriziyle Baş Edecek Gücü Yok"
ANKARA (AA) - ETHEM EMRE ÖZCAN - Suriye Geçici Hükümeti Başkanı Abdurrahman Mustafa, Beşşar Esed rejiminin, kontrol ettiği bölgelerde devam eden yakıt ve ekmek kriziyle baş edecek gücünün olmadığını belirterek, 'Rejimin kontrolündeki bölgelerde fırın ve akaryakıt istasyonlarının önündeki içler acısı manzaralar bizi derinden üzmektedir. Rejimin Suriye halkına çektirdiği çile son bulmalı.' dedi.Suriyeli muhaliflerin kurduğu Geçici Hükümetin Başkanı Mustafa, Esed rejimi kontrolündeki bölgelerde devam eden yakıt ve ekmek krizini, AA muhabirine değerlendirdi.Mustafa, Esed rejiminin, Suriye'de halka açtığı savaşta ülkenin ekonomisini çöküşe sürüklediğini ve halkın temel ihtiyaçlarını karşılamaya gücünün kalmadığını söyledi.Ülkedeki petrol kaynaklarının büyük bir kısmının rejimin kontrol edemediği bölgelerde yer aldığını hatırlatan Mustafa, 'Suriye, savaş öncesi petrol ihraç eden bir ülkeydi. Ancak rejim iç savaşla birlikte ülkenin tüm imkanlarını ve bütçeyi halka karşı açtığı savaşa harcadı. Dolaysıyla rejim, gelinen noktada kontrol ettiği bölgelerde halkın temel ihtiyaçlarını temin edemiyor. Her zaman olduğu gibi gerçeği yansıtmayan bahanelerin ardına sığınarak halkı kandırmaya çalışıyor.' diye konuştu.Mustafa, rejim bölgesindeki ailelerin pahalılık ve açlığın pençesinde yaşam mücadelesi verdiğine dikkati çekerek, 'Rejiminin kontrolündeki bölgelerde fırın ve akaryakıt istasyonlarının önündeki içler acısı manzaralar bizi derinden üzmektedir. Esed rejiminin Suriye halkına çektirdiği çile son bulmalı. Suriye halkı bu zulmü hak etmiyor.' şeklinde konuştu.Esed rejiminin son 3 haftadır derinleşen akaryakıt ve un krizini çözmeye gücünün yetmediğini vurgulayan Mustafa, 'Kontrol ettiği bölgelerde yaşanan akaryakıt ve ekmek krizinin üstesinden gelmeyen Esed rejimi, Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası'nı bahane ederek, işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Ancak herkes de iyi biliyor ki ABD'nin söz konusu yasayı uygulamaya başlamadan önce de akaryakıt ve temel ihtiyaçların karşılanması konusunda Esed rejimi yetersizdi.' ifadelerini kullandı.ABD Başkanı Donald Trump'ın 21 Aralık'ta imzaladığı ve 17 Haziran'da yürürlüğe giren 'Sezar Suriye Sivil Koruma Yasası'na göre, rejimin yerli petrol üretimini geliştirmesine yardımcı olmanın ve rejim ile ticari ilişkide bulunmanın yaptırım cezaları bulunuyor.'Bölge halkı rejimin bahanelerinin hiçbirine inanmıyor'Mustafa, 'Rejim bölgesinde ekonomi çökmüş durumda, üretim yok, ihracat yok. Esed rejiminin yakıt ve ekmek kriziyle baş edecek gücü yok. Elinden bir şey gelmeyen bölge halkı ise artık rejimin bahanelerinin hiçbirine inanmıyor.' değerlendirmesinde bulundu.Rejim bölgesinde son dönemde yeniden patlak veren ekmek krizinin nedenlerine değinen Mustafa, şunları kaydetti: 'Suriye'de buğday ekimine elverişli toprakların büyük bir kısmı, ülkenin kuzeyi ve kuzeydoğusunda yer almaktadır. Yani bu bölgeler rejimin kontrolünde bulunmuyor. Rejim bölgesinde üretilen buğday miktarı da halkın ihtiyacını karşılamıyor. Rejim, Rusya'dan buğday satın almaya çalıştı ancak buna yetecek parası yoktu, alamadı.' Yakıt ve ekmek kriziEsed rejiminin kontrol ettiği bölgelerde halk, ekmek ve akaryakıt temini için uzun kuyruklara girmek zorunda kalıyor.Rejim, akaryakıt fiyatlarını son iki haftada uyguladığı zamlarla iki katına çıkardı.İç savaştan önce kendi çıkardığı petrolü rafine ederek akaryakıt ihtiyacını karşılayabilen Suriye'de, petrol sahalarının yüzde 70'i terör örgütü YPG/PKK'nın işgali altında bulunuyor.Ekonomik çöküş yaşayan Esed rejimi, fırınlara un temini konusunda da sıkıntı çekiyor.Rejim yaşanan sıkıntının önüne geçebilmek için halkın satın alabileceği ekmek miktarına sınırlama getirdi.Normalde 200 Suriye lirasına (0,70 Türk lirası) satılan bir paket ekmek, karaborsada 3 kat fiyatına satılmaya başlandı.Karaborsadan ekmek satın almaya gücü yetmeyen aileler, fırınların önünde uzun kuyruklar oluşturuyor.
Reklam
Sar Derneği Suriyeli Yetim Öğrencilere Kırtasiye Yardımı Yaptı
HATAY (AA) - SAR Yardımlaşma Derneği tarafından Suriye'nin İdlib bölgesi kırsalında eğitim gören yetim öğrencilere kırtasiye yardımı yapıldı.Merkezi Hatay'da bulunan derneğin müdürü Temmam Kurdi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İdlib'in Hazzano bölgesindeki çadır kentlerde eğitim gören Suriyeli 100 yetim öğrenciye, içerisinde okul çantası, defter, kalem, silgi, boya kalemleri gibi çeşitli malzemelerin bulunduğu kırtasiye seti hediye ettiklerini söyledi.Dernek olarak Suriyeli çocukların eğitimine her zaman destek vermeye çalıştıklarını belirten Kurdi, 'Bizler Suriyeli çocukların savaş nedeniyle yarım kalan eğitimlerini sürdürmelerine önem veriyoruz. Bu konuda da elimizden gelen yardımı yapıyoruz.' dedi.Kurdi, yaklaşan kış ayları öncesinde çocuklara mont, ayakkabı, bere ve eldiven yardımında bulunacaklarını da sözlerine ekledi.
Babacan Port Royal'de Teslimler Başlıyor
İSTANBUL (AA) - Babacan Holding, küresel salgına rağmen, inşaat çalışmalarında hız kesmeyerek, Küçükçekmece E-5 üzerinde konumlanan, Babacan Port Royal'de ilk etap teslimlerine başladı.Babacan Holding'ten yapılan yazılı açıklamaya göre, ulaşım kolaylığı ve merkezi konumuyla konut alıcılarını kazançlı yatırımla buluşturan, 16 bin 500 metrekare alan üzerinde inşa edilen projede toplam 814 konut ve 50 adet ticari ünite bulunuyor.Tüm projelerini kendi arazileri üzerinde inşa eden Babacan Holding, E-5 üzerindeki merkezi konumu ve ulaşım akslarına yakınlığıyla dikkati çeken ve merkezi konumunun verdiği avantajı, akıllı ev sistemiyle destekleyen projenin ilk etabını teslim ediyor. 'İnşaat çalışmalarımızı hiçbir zaman yavaşlatmadık'Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Babacan Holding Üst Yöneticisi (CEO) Mehmet Babacan, projenin E-5 üzerindeki konumuyla yerli ve yabancı yatırımcılar tarafından ciddi bir talep gördüğünü belirterek, şunları kaydetti:'Yatırımcılarımızdan gelen talep her dönemde dinamik kaldı. Biz de inşaat çalışmalarımızı hiçbir zaman yavaşlatmadık. Hayata geçirdiğimiz her projemiz gibi bu projemizi de son birkaç yıldır ülkemizde ve hatta dünya çapında yaşanan tüm zorlu süreçlere rağmen zamanında teslim ederek yatırımcılarımıza verdiğimiz sözü tutmanın mutluluğu ve gururu içerisindeyiz. Hayata geçirdiğimiz projelerin teslimlerini gerçekleştirmeye ve dileyen herkesi ev sahibi yapmaya devam ediyoruz. Sektördeki öncü girişimimiz sayesinde inşaat çalışmalarımızda hız kesmedik. Bu duruşumuzla sektöre yol gösterici olduk. Babacan Port Royal projemiz de teslim ettiğimiz diğer tüm projelerimiz gibi hem lokasyonu hem de sunduğumuz fiyat avantajıyla yatırımcılarına kazandırdı ve kazandırmaya devam ediyor.'
Reklam
Afganistan Cumhurbaşkanı Gani: "Taliban Ve Yanlıları Hala Yanlış 'Fetih' İfadesine İnanıyor"
KABİL (AA) - Afganistan Cumhurbaşkanı Eşref Gani, Taliban ve destekçilerinin hala yanlış ''fetih'' ifadesine inandığını söyledi.Cumhurbaşkanı Gani, yeni kabine üyelerini güven oyu alması için Milli Meclise tanıttığı törende konuştu.Taliban militanlarının son zamanlarda saldırılarını artırarak hala yanlış ''fetih'' ifadesine inandığını belirten Gani, Taliban'ın savaşarak asla kazanamayacağını vurguladı.Gani, 'Taliban, Afganistan'ın ateşkes talebini kabul etmedi, aksine saldırılarını artırdı. Taliban ve yanlıları hala yanlış 'fetih' ifadesine inanıyor.'' dedi.Güvenlik güçlerinin, Afganistan halkının haklarını ve topraklarını koruma gücüne sahip olduğunun altını çizen Gani, ülkedeki karışıklığın sorumlusunun Taliban olduğunu dile getirdi.Gani, kimsenin Afgan gençlerin, bilginlerin ve yaşlıların kanını, haysiyetini ve çabalarını tehlikeye atamayacağını belirtti.Cumhurbaşkanı Gani, Taliban'ın, Afgan halkına, kendilerini terörist gruplardan uzaklaştırdıklarını, İslam ve Afganistan'a öncelik verdiğini açıkça göstermesi gerektiği çağrısında bulundu.''Yeni neslin en büyük arzusu, miras kalan ve dayatılan şiddetin son bulmasıdır.' diyen Gani, böylece ülkenin her seviyesinde ulusal birliğin sağlanacağına işaret etti.Güven oylamasının tarihi belli değil28 Eylül 2019'da yapılan cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları, 18 Şubat'ta açıklanmış ve Eşref Gani ikinci kez cumhurbaşkanı seçilmişti. Gani, 8 ay sonra 24 bakanını güvenoyu için Milli Meclise tanıttı, güven oylamasının ne zaman yapılacağı hakkında bilgi vermedi.
Hakan Şükür'ün Babasının Fetö'den Yargılandığı Dava
SAKARYA (AA) - Sakarya'da, eski futbolcu ve milletvekili firari Hakan Şükür'ün babası Selmet Şükür'ün Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) üyeliği suçlamasıyla yargılandığı davanın görülmesine devam edildi.Sakarya 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuksuz sanık Selmet Şükür katılmazken, avukatları hazır bulundu.Esas hakkındaki görüşünü açıklayan cumhuriyet savcısı, tüm dosya kapsamına göre sanığın FETÖ/PDY'ye yardım suçu işlediğinin anlaşıldığını belirterek, Şükür'ün 'silahlı terör örgütüne yardım' suçundan 1 yıl 13 aydan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.Söz alan sanık avukatları, mütalaaya katılmadıklarını belirterek, esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre istedi.Sanık ve avukatlarına mütalaayı inceleyip esas hakkındaki savunmalarını hazırlamaları için süre verilmesine hükmeden mahkeme heyeti, duruşmayı 15 Aralık'a erteledi.SüreçFETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında 12 Ağustos 2016'da gözaltına alınan Selmet Şükür, ertesi gün tutuklanmış, 25 Kasım 2016'da sağlık sorunları nedeniyle ev hapsi uygulanması ve yurt dışı çıkış yasağı şartıyla tahliye edilmişti.Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, sanık Şükür hakkında 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Sudan Halkı "İsrail İle Normalleşme" Konusunda İkiye Bölündü
HARTUM (AA) - ÖMER ERDEM - Sudanlılar, ekonomik açıdan İsrail'le diplomatik ve ticari ilişkilerin yeniden başlamasına sıcak bakıyor ancak Filistin meselesinin zarar göreceği endişesi ve İsrail'in hak ihlalleri nedeniyle normalleşmeye mesafeli duruyor.AA muhabiri, ABD Başkanı Donald Trump'ın Sudan'ın adını, ABD'li terör kurbanlarına ve ailelerine tazminatlarını ödemesi halinde 'terörü destekleyen ülkeler listesinden' çıkarma sözü ve İsrail-Sudan ilişkilerinin normalleşmesiyle ilgili halkın görüşünü aldı. Bazı Sudanlılar bu adımın hiçbir fayda getirmeyeceği gibi Filistin devletine zarar vereceğini belirtirken bazıları da ülkenin yeniden ayağa kalkabilmesinin bu hamleye bağlı olduğu görüşünü savunuyor.'İsrail kendi halkına dahi insanlık sunamıyor'Doktor Vail Nimr, ABD Başkanı Donald Trump'ın Sudan'daki yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili tweetini olumlu bulduğunu belirterek 'Bu, Sudan halkının uluslararası topluma entegre olmaktaki güçlü iradesini gösteriyor.' dedi. Sudan'ın büyük bir ülke olduğunu ve öncelikle ulusal çıkarları doğrultusunda dış ilişkilerini şekillendirmesi gerektiğini aktaran Nimr, yaptırımlar ve normalleşme farklı meseleler, birbirine bağlanmamalı.' diye konuştu.Washington yönetiminin Sudan'ın adını 'terörü destekleyen ülkeler' listesinden çıkarması ile normalleşme arasında bağlantı olmadığı görüşünü savunan üniversite öğrencisi Luey Abdullah, şunları söyledi:'İsrail ile normalleşme doğru değil. Sudanlılara yakışmaz. Amaç Sudan ekonomisini iyileştirmekse hiçbir fayda sağlamayacak ve İsrail bunu yapmayacak. İsrail'le normalleşenin amacı insan haklarını ülkemize getirmekse bu da başarılamayacaktır. İsrail’in Filistinlilere yaptıklarını biliyoruz. İsrail kendi halkına dahi insanlık sunamıyor. Elinde olmayan sana bir şey veremez. Sudan halkı olarak buna destek vermiyoruz.'Esnaf Fatıma Şuayb, İsrail ile ekonomik ilişkilerin yeniden tesisini desteklediğini belirterek 'Normalleşme ekonomik çıkar içinse doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Hava sahasının İsrail'e açılması ekonomiye katkı sağlayacaktır. Filistin devletiyle ilişkimizde bir değişiklik olmasını beklemiyorum. Güçlü, ekonomik ve sosyal açıdan gelişmiş bir Sudan'a nasıl geçeriz buna kafa yormalıyız. Başkalarından önce kendi menfaatlerimizi düşünmeliyiz.' diye konuştu.'Dünya ile yeniden irtibat kuracağız'İsrail'le normalleşmeye karşı olduğunu belirten lise öğrencisi Yusuf Ali, 'Bizler Müslümanız. Dinen ve ahlaken böyle bir kararın alınması yanlış olur. ABD'nin terörü destekleyen ülkeler listesinden ülkemizin adını çıkarma kararı ise yerinde ve doğru bir uygulama. Bu karar inşallah Sudan'a hayır ve bereket getirir. Uluslararası yatırımların kapısını açar.' ifadesini kullandı.Market sahibi Enes Süleyman Muhammed ise konuya dini açıdan bakmadığını söyleyerek ülkenin çıkarları için gerekliyse yapılmasını desteklediğini belirtti. Ülkenin adının artık terörle anılmayacak olmasının sevindirici olduğunu ifaden eden Muhammed, 'Dünya ile yeniden irtibat kuracağız. Bu haber, yurt içi ve gurbetteki vatandaşlarımızı çok mutlu etti.' dedi.Normalleşmenin halkın rızasına bağlı olduğunu hükümetin buna göre karar alması gerektiğini dile getiren Taksici Musa Abdullah Tayyib, ekonomik sorunları çözecekse bu adımlara karşı olmadığını kaydetti. Tayyib, Sudan'ın adının terör listesinden çıkartılmasının normalleşmeye bağlanmasının hükümet ve halkı çok baskı altına aldığını iki konunun birbirine karıştırılmasının yanlış olduğunu söyledi.Vatandaşlardan Ebu Bekir Musa Muhammed, ABD'nin kararının ambargo ve yaptırımlardan kurtarması nedeniyle güzel olduğunu ancak İsrail ile normalleşmenin değerlerine ters düştüğünü ifade etti.Sudan İsrail'le normalleşen 5. Arap ülkesi mi olacak?ABD Başkanı Donald Trump, 19 Ekim'de yaptığı açıklamada, ABD'li terör kurbanları ve ailelerine 335 milyon dolar tazminat ödemesi halinde Sudan'ı 'terörü destekleyen ülkeler' listesinden çıkaracağını duyurmuştu. Sudan yönetimi de Trump'ın açıklamasından saatler sonra Washington yönetiminin talep ettiği 335 milyon dolarlık tazminatı transfer ettiğini açıklamıştı.İsrail basınında daha önce yer alan haberlerde, Sudan'ın Tel Aviv ile ilişkileri normalleştirmesi karşılığında ABD'nin Hartum'u 'teröre destek veren' ülkeler listesinden çıkarmayı önerdiği yazılmıştı. Beyaz Saray'da 15 Eylül'de düzenlenen resmi törende, İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında 'ilişkilerin normalleştirilmesine' yönelik anlaşmalar imzalanmıştı. İsrail yıllar önce de Mısır ve Ürdün ile normalleşmişti.İsrail gazetesine göre Hartum ve Tel Aviv normalleştiİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya yakınlığıyla bilinen Isarel Hayom gazetesinin haberinde, BAE ve Bahreyn'in İsrail ile yaptığı ilişkilerin normalleştirilmesi anlaşmalarından sonra Sudan'ın da bu sürece dahil olduğu belirtildi. Haberde, Sudan ile ABD arasında devam eden müzakerelerin ardından Hartum yönetiminin Tel Aviv ile ilişkilerin normalleştirilmesi kararı aldığı ifade edildi. Sudan'ın bu kararına ilişkin Hartum ve Tel Aviv makamlarından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.ABD'nin kara listeye aldığı Sudan 27 yıldır ambargo ve yaptırımlarla karşı karşıyaABD, El Kaide terör örgütü lideri Usame bin Ladin’e 1991-1996 yıllarında kucak açtığı için terör gruplarına destek verdiği gerekçesiyle “kara listeye” dahil ettiği Sudan’a 1997’de ekonomik yaptırım uygulamaya başlamış, Kenya ve Tanzanya’daki büyükelçiliklerine düzenlenen saldırılar sonrası bunları daha da ağırlaştırmıştı.ABD Yüksek Mahkemesi, 18 Mayıs’ta Sudan hükümetinin, 1998'de ABD'nin Kenya ve Tanzanya'daki büyükelçiliklerine düzenlenen terör saldırılarının kurbanlarına ve yakınlarına 10 milyar dolardan fazla tazminat ödemesini kararlaştırmıştı.
 Müzakereler sonucu bu rakam 335 milyon dolara kadar düşürülmüştü.El-Kaide'nin bombalı saldırılarında 224 kişi yaşamını yitirmiş, binlerce kişi yaralanmıştı. Olayın ardından birçok kurban ve yakını ABD'deki eyalet ve federal mahkemelere başvurarak saldırılardan dolayı Sudan hükümetini suçlamış ve tazminat talep etmişti.
Kovid-19 Hastaları Yaşadıklarını Anlatıyor - Kovid-19 Testi İki Ayda İki Kez Pozitif Çıkan Hasta: "İçinde O Hastalığın Varlığını Bilerek Yaşamak Ayrı Bir Psikoloji"
SAMSUN (AA) - RECEP BİLEK - Samsun'da birer ay arayla iki kez yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanan 33 yaşındaki Burak Tekkeşinoğlu, maske ve sosyal mesafe uyarısında bulundu.Bir kamu kurumunda çalışan, evli ve 3 çocuk babası Burak Tekkeşinoğlu'nun temmuz ayında Kovid-19 testi pozitif çıktı. Yorgunluk, baş ağrısı ve ishal şikayetleri olan Tekkeşinoğlu, evinde 14 gün karantinada kaldı. Karantina sürecinin ardından Kovid-19 testi negatif çıkan ve normal hayatına dönen Tekkeşinoğlu, kalabalık arkadaş ortamına girdikten bir hafta sonra tat ve koku kaybı yaşayınca ikinci kez yaptırdığı Kovid-19 testi de pozitif çıktı.Yine 14 günlük karantina sürecinin ardından sağlığına kavuşan Tekkeşinoğlu, AA muhabirine yaşadıklarını anlattı.Kovid-19'a ilk yakalandığında, Sağlık İl Müdürlüğünden arandığını, filyasyon ekibinin eve geldiğini belirten Tekkeşinoğlu, 'Eşimin, çocuklarımın durumunu takip ettiler. 14 gün boyunca ilaç kullanmadan yediklerime, içtiklerime dikkat ederek atlattım. Tekrar test yaptırdım. Negatif olduktan sonra normal hayatıma devam ettim.' dedi.'Karantina süreci psikolojik olarak zorlu geçti'Karantinada 14 gün boyunca bir odada kaldığını anlatan Tekkeşinoğlu, çocuklarına uzaktan bakmanın çok zor olduğunu dile getirdi.Çocuklarına dokunamadığını, sadece uzaktan konuştuğunu ifade eden Tekkeşinoğlu, 'Gerçekten duygusal manada çok zor oluyor. Onun dışında odada yalnız başına, biraz da kendimizi de dinlemiş olduk ama yine de zor geçti. Çok sıkıcı oluyor. Hastalığın psikolojisi de ayrı, tabii haberler izliyoruz, dinliyoruz. Gerçekten ağır atlatanlar var. Ben ağır atlamadım ama yine duyduklarımızdan dolayı, haberlerde izlediklerimizden dolayı psikolojik olarak biraz zorlu geçti.' diye konuştu.Tekkeşinoğlu, Kovid-19'u atlattıktan sonra bağışıklık kazandığını düşünerek rahat davrandığını ifade etti.'Bağışıklık kazanacağımı düşünüyordum''Benim ufak bir dikkatsizliğim sonucu maske ve sosyal mesafe kuralına uymadığımdan dolayı arkadaş ortamından ikinci kez Kovid-19'a yakalandığımı düşünüyorum.' diyen Tekkeşinoğlu, şöyle devam etti:'Bağışıklık kazanacağımı düşünüyordum. Hatta Kızılay'dan aranmıştım. İmmün plazma için randevu da almıştım. Randevumu da iptal etmek zorunda kaldım. İmmün plazma kan da veremedim. İlk Kovid-19'a yakalandıktan bir ay sonra ikinci kez Kovid'19'a yakalandım. Bunda da yine 14 gün karantinada kaldım. Benim için biraz zorlu geçti. Çünkü bir ay önce çocuklarımdan, ailemden ayrı kalmıştım. Bir ay sonra bir odanın içinde yine ayrı kaldım.''Sosyal mesafe, maske bunlara çok dikkat etmemiz gerekiyor'Tekkeşinoğlu, ikinci kez koronavirüse yakalandığında moral bozukluğu yaşadığını vurguladı.Vatandaşlara uyarıda bulunan Tekkeşinoğlu, 'Sağlık Bakanımızın da söylediği gibi 'sosyal mesafe, maske', bunlara çok dikkat etmemiz gerekiyor. Ben bir anlık dikkatsizliğimden kaynaklandığını düşünüyorum. İçinde o hastalığın varlığını bilerek yaşamak ayrı bir psikoloji. İnsanların dikkat etmesini isterim. Kimse 'bir şey olmaz' demesin, kesinlikle oluyor.' ifadelerini kullandı.
Reklam