T.C. Kimlik Kartıyla Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemiyle İlgili Esaslar Belirlendi
ANKARA (AA) - Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartıyla gerçekleştirilen elektronik kimlik doğrulama sistemiyle ilgili usul ve esaslar belirlendi.Resmi Gazete'de yayımlanan 'Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi Yönetmeliği'ne göre, kimlik kartının elektronik imza aracı olarak kullanılmasında Elektronik İmza Kanunu hükümleri uygulanacak. Kimlik kartının temassız yongasındaki bilgiler, ikili anlaşma yapılan ülkelerde seyahat belgesi olarak kullanılabilecek.Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi (EKDS) ile ilgili inceleme, değerlendirme ve izin işlemlerini gerçekleştirmek üzere Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü başkanlığında EKDS Değerlendirme Komisyonu oluşturulacak.Görevli elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı (ESHS), İçişleri Bakanı'nın onayıyla belirlenerek Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün resmi internet sitesinden duyurulacak. Görevlendirilen ESHS'nin sağlayacağı tüm anahtar ve sertifikaların başvuru, temin, dağıtım, teslim ve iptal işlemlerine ilişkin yöntemi belirlemeye Genel Müdürlük yetkili olacak. Genel Müdürlük, hizmet alan, kimlik doğrulama hizmet sağlayıcılığı (KDHS) ve kart erişim cihazı (KEC) üreticilerinden EKDS'ye ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi istemeye yetkili olacak.Onay verilen KDHS'ler kamuoyuna duyurulacakKDHS olabilmek için kamu veya özel hukuk tüzel kişilerinin, TS EN ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi sertifikası sahibi olmaları, TSE tarafından EKDS ile ilgili yayımlanan standartlara uygunluğunu belgelemeleri ve KDHS’nin sorumluluk alanıyla ilgili EKDS'nin güvenliği ve idamesine dair alınacak idari ve teknik tedbirleri kapsayan taahhütnameyi imzalama şartlarını taşımaları zorunlu olacak.Kamu veya özel hukuk tüzel kişileri, KDHS olma talebini içeren başvurusunu Genel Müdürlüğün resmi internet sitesinde yayımlanan yöntemle Genel Müdürlüğe yapacak. Onay verilen KDHS'ler, Genel Müdürlüğün internet sitesinden kamuoyuna duyurulacak.Doğrulama verileri ülke sınırlarının dışına çıkarılamayacakKDHS'ler, EKDS'ye ilişkin imza oluşturma ve doğrulama verileri ile sertifikasını Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının dışına çıkaramayacak. KDHS'ye ait imza oluşturma ve doğrulama verilerinin geçerlilik süresi 10 yılı aşamayacak.Kimlik kartındaki veriler, kimlik doğrulama amacının dışında kullanılamayacak. Biyometrik verilerle kimlik kartlarına ait PIN veya PUK bilgileri toplanamayacak, saklanamayacak ve paylaşılamayacak.EKDS Değerlendirme Komisyonunun belirlediği yetkiler dahilinde hizmet alanlar, 5490 ve 6698 sayılı kanunlarda belirtilen usul ve esaslara uymakla ve hizmet verdiği ilgili birimlerin de bu esaslar dahilinde işlem yaptığını takip etmekle yükümlü olacak.ESHS tarafından verilen anahtar, sertifika ve yetkiler, Bakanlığın izni olmadan devredilemeyecek.KDHS'ler, her yıl mart ayı sonuna kadar Genel Müdürlüğe bir önceki yıla ilişkin rapor verecek.
Çorum'da Toplu Taşımaya Hes Kodu Zorunluluğu Getirildi
ÇORUM (AA) - Çorum'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında, şehir içi toplu ulaşımda Hayat Eve Sığar (HES) kodu zorunluluğu getirildi. İl Hıfzıssıhha Kurulu, Vali Mustafa Çiftçi başkanlığında toplandı. Çiftçi, toplantının ardından yaptığı yazılı açıklamada, kent merkezindeki toplu taşıma araçlarında yolcuların HES kodu kullanımını zorunlu hale getirmeyi kararlaştırdıklarını bildirdi.Kişiye özel akıllı seyahat kart sistemleri ile Sağlık Bakanlığı Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması arasında gerekli entegrasyonların sağlanması konusunda belediye başkanlıklarına talimat verildiğini belirten Çiftçi, 'Sağlık Bakanlığı ile HES entegrasyonun sağlanmasına yönelik çalışmaların olabildiğince hızlı yürütülmesine karar verilmiştir.' ifadesini kullandı. Çiftçi ayrıca hava sıcaklıklarındaki düşüşle birlikte vatandaşların daha fazla bir arada bulunma ihtimali olan kapalı alanlarda, maske ve sosyal mesafe denetimlerinin arttırılacağını kaydetti.
Büyükçekmece'de Düşen Eğitim Uçağının Görgü Tanığı Mehmet Mert:
İSTANBUL (AA) - Büyükçekmece'de bir eğitim uçağının boş araziye düştüğü anlarda aracıyla yoldan geçen görgü tanığı Gazeteci Mehmet Mert, pilotun uçağı sağa kaydırmada başarısız olması halinde uçağın TEM Otoyolu'na düşme ihtimalinin yüksek olduğunu bildirdi.Mert, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hadımköy gişelerinden TEM oOtoyolu'na doğru Çatalca'ya gitmek üzere seyir halinde olduğunu söyledi. Göl üzerindeki viyadüğe girerken uçağın havadan sağa doğru kaydığını gördüğünü ifade eden Mert, 'O an uçak ya da paraşüt olduğu tam belli ettiremedim. Sonra uçak sağa kaydığında yavaşlayarak baktım ki yere bir şey çakılmış. Hemen gazeteden birkaç kişiye ulaşmaya çalıştım. Belki de pilotun bilerek ya da bilmeyerek sağa kaydırdığını, kaydırmasaydı TEM'e düşme ihtimalinin yüksek olduğunu gördüm. Yani manevra yapmıştı.' dedi.
İngiltere'den Dünyaya "Arakanlıların Acılarına Sırt Çevirmeyin" Çağrısı
LONDRA (AA) - İngiltere, Myanmar yönetiminin şiddet politikaları yüzünden topraklarını terkederek Bangladeş'e sığınan Arakanlılar için 47,5 milyon sterlinlik yardım yapılacağını belirterek, dünyaya 'Arakanlıların acılarına sırt çevirmeyin' çağrısında bulundu.İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Bangladeş'in Cox's Bazar kentinde 860 bin Arakanlının eğitim ve çalışma imkanı olmadan zor şartlarda yaşadığı belirtildi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve doğal afetlerin bölgedeki sığınmacıların durumunu daha da kötüleştirdiğine dikkati çekilen açıklamada, Bangladeş'e Arakanlıların durumunun iyileştirilmesi için 47,5 milyon sterlinlik yardım yapılacağı kaydedildi.Arakanlı sığınmacılara gıda, sağlık, su tedarikinin yanı sıra psikolojik destek ve rehabilitasyon hizmetlerinin sağlanacağı bildirildi.Açıklamada ifadelerine yer verilen Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Cox's Bazar'daki Arakanlı sığınmacıların 'hayal edilemeyecek kadar büyük' zorluklarla karşılaştığını ve bu insanların çoğunun şiddet mağduru olduğunu belirtti.Arakanlılara şiddet uygulayanlara karşı gerekli yaptırım kararlarını aldıklarını belireten Raab, hazırladıkları ekonomik destek paketinin kamplardaki sığınmacıların hayatını kolaylaştıracağını ve Bangladeş'in Kovid-19 salgını ve doğal afetlerle mücadelesine yardımcı olacağını kaydetti.Raab, 'Bugün dünyayı Arakanlıların çektiği acılardan uzaklaşmamaya ve şiddet yüzünden terk ettikleri evlerine güvenle dönebilmeleri için gerekli önlemleri almaya çağırıyorum.' ifadesini kullandı.'Dünyanın en çok zulüm gören halkı'Birleşmiş Milletler (BM) tarafından 'dünyanın en çok zulüm gören halkı' olarak tanımlanan Arakanlılar, gittikçe artan saldırılarla karşı karşıya.Uluslararası Af Örgütüne göre, 2012'den sonra çoğu kadın ve çocuk 750 binden fazla Arakanlı sığınmacı Myanmar'dan kaçmak zorunda kaldı.2017'deki yeni saldırı dalgasının ardından da komşu Bangladeş'e sığınanların sayısı 1,2 milyonu geçti.Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansının (OIDA) raporuna göre, 25 Ağustos 2017'den bu yana yaklaşık 24 bin Arakanlı Müslüman, Myanmar devlet güçlerince öldürüldü. 34 binden fazla Müslüman ateşe atılırken, 114 binden fazla kişi de fiziksel şiddet gördü.18 bin Arakanlı kadın ve genç kıza Myanmar askerleri ve polislerince tecavüz edilirken, 115 binden fazla ev yakılıp, 113 bin ev de tahrip edildi.
İzmir'de "Uygulamalı Çiftçi Okulu" Açıldı
İZMİR (AA) - İzmir'in Seferihisar ilçesinde, Avrupa Birliğinin finansal desteği, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütünün (FAO) uzmanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının iş birliğinde hayata geçirilen proje kapsamındaki 'Uygulamalı Çiftçi Okulu' hizmete girdi. AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer-Landrut, 'Sosyoekonomik Entegrasyonun Desteklenmesi ve Geçim Sağlama İmkanlarının Yaratılması Aracılığıyla Türkiye'de Geçici Koruma Altındaki Suriyeliler ile Ev Sahibi Toplulukların Dayanıklılığının Geliştirilmesi' projesi kapsamında açılan okulun, Urla Azmak bölgesindeki bir mandalina bahçesinde düzenlenen tanıtım toplantısında konuştu.Büyükelçi Meyer-Landrut, ilgili bakanlıklara ve FAO'ya, 'geçici koruma altındaki' Suriyelilere yönelik tarımsal istihdam projelerine destek oldukları için teşekkür ederek, sözlerine başladı. Meyer-Landrut, projenin tarım sektörünün Kovid-19 sürecinden sonra daha büyük önem kazandığına işaret ederek, 'Türkiye, şu anda önemli bir kısmı tarımda çalışan 3,8 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yapıyor. Mültecilerin öz güvenli ve dirençli olmalarını desteklemek, istihdam edilebilirliklerini artırarak onlara yeni iş olanakları sağlamak önemli.' dedi. Projenin aynı zamanda ev sahibi topluluk üyelerinin istihdamını sağlayacağına da dikkati çeken Meyer-Landrut, şöyle devam etti:'Suriyeli mülteci akını ile karşı karşıya kalanların yeni ihtiyaçlarla başa çıkarken devlet kurumlarının da desteklenmesi gerektiğine inanıyoruz.

 Proje, diğer girişimlerin yanı sıra, bu ihtiyaçlara doğru müdahalelerle yanıt vermek için oldukça iyi konumlandırıldı. Özellikle, temel faaliyetleriyle Kovid-19 salgınına karşı sektörü doğrudan ve dolaylı olarak destekleme potansiyeli olan bu projenin önemi daha da öne çıkıyor. Bu faaliyetler, tarımsal gıda teknik, mesleki eğitimlerin sağlanması, dil kursları, ücret karşılığı iş programları, iş fuarlarının düzenlenmesini de kapsamaktadır.'Proje kapsamındaki faaliyetler için 10 milyon avro aktarıldığı bilgisini veren Meyer-Landrut, 'AB, Türk hükümetinin istihdam alanındaki etkileyici çabalarına, özellikle de yardım programının öncelikli alanları olan mültecilerin tarımsal istihdamına ve eğitim, sağlık ve korumaya yönelik diğer kritik çalışmalara katkıda bulunmaktan gurur duymaktadır.' diye konuştu. FAO Türkiye Temsilcisi Gutu'dan teşekkürFAO Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu ise Uygulamalı Çiftçi Okulu ile insanların hayatının iyi yönde değişeceğine inandığını belirtti. Projeden faydalananlara seslenen Gutu, 'Umarım bu okullarda aldığınız bilgiler ve eğitimler gelecekte size fayda getirecektir.
 Bu fırsatı kullanarak bu insanların hayatını değiştirmesini sağlayan AB heyetine teşekkür etmek istiyorum. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Aile ve Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığına bizlerle yakın çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Ortaklaşa koyduğumuz bu büyük enerji umarım insanların hayatını değiştirecektir.' dedi. Tarım ve Orman Bakanlığı AB İşleri ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Aylin Çağlayan Özcan dai Türkiye'nin tarım ve ormancılık alanında AB ile projeler yürüttüğüne işaret etti.Uluslararası iş birliğinin önemine dikkati çeken Özcan, 'Sığınmacılara yönelik ciddi yatırımlar yapılmakta. Bütün bunlara rağmen uluslararası katkı büyük önem taşıyor. Tüm paydaşlarla el ele verip bölgedeki olumsuz etkiyi azaltmaya yönelik çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.' diye konuştu. Konuşmaların ardından, katılımcılara mandalina bahçesinde ilk eğitimleri verildi. Projenin detaylarıProje 30 aylık sürede Tarım ve Orman Bakanlığının yanı sıra Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, İŞ-KUR gibi kuruluşların iş birliğiyle Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay, İzmir, Kahramanmaraş, Kilis, Manisa, Şanlıurfa ve Manisa'da yürütülecek. Faydalanıcılar arasından seçilecek 3 bin kişiye mesleki eğitim verilecek, 1500 faydalanıcı tarım iş gücü piyasasının talep tarafını desteklemek için uygulamalı çiftçi okulları sistemine dahil edilecek. Her proje ili için 2 istihdam fuarı olmak üzere toplam 20 istihdam fuarı düzenlenecek. Ayrıca, 250 faydalanıcı 'Küçük Ölçekli Tarım Gıda Şirketleri için Hibe' programı tarafından desteklenecek.
Doğu Anadolu'da Çaylar Engellilerin Ürettiği Karton Bardaklardan İçilecek
AĞRI (AA) - Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesince (AİÇÜ), Serhat Kalkınma Ajansının (SERKA) desteğiyle hayata geçirilen proje kapsamında istihdam edilen engelliler, karton çay ve su bardağı bardağı, ıslak mendil ve peçete üreterek ekonomiye katsı sunuyor.AİÇÜ'nün SERKA iş birliğinde yaptığı projeyle, engellilerin ekonomik ve sosyal hayata daha aktif katılımlarını sağlamak amacıyla üniversitenin yerleşkesindeki Kültür ve Kongre Merkezi binasında 200 metrekarelik alanda Engelsiz Yaşam Merkezi Üretim Tesisi kuruldu.Engellilere istihdam sağlayan proje kapsamında önce eğitim alan engelli 20 kişi, bu tesiste yeni tip koronavirüs (Kovid-19) kuralları çerçevesinde maske takıp karton çay ve su bardağı, ıslak mendil ve peçete üretiyor.Asgari ücret üzerinden sigortalı olarak çalışan engelliler, her gün binlerce karton bardak, ıslak mendil ve peçete üretimiyle kentin ihtiyacını karşılıyor. AİÇÜ Rektörü Prof. Dr. Abdulhalik Karabulut, gazetecilere yaptığı açıklamada, topluma katkıyı önemsediklerini ve bu çerçevede geçen yıl yüzme projesi kapsamında engellilerin de içinde bulunduğu 3 bin çocuğa yüzme eğitimi verdiklerini söyledi.Engellilere balık yemeyi değil de tutmayı öğretecek bir projeyi hayata geçirdiklerini belirten Karabulut, '20 kardeşimiz peçete, pet bardak ve ıslak mendil üretimi gerçekleştiriyor. Genç kardeşlerimizin çalışma heveslerini görüyoruz, dezavantajlı olmalarına rağmen bu özelliklerini bir anlamda unutarak topluma yararlı bireyler olduklarını hissettiklerinde daha mutlu olduklarını görüyoruz. O mutluluk bizleri de mutlu ediyor.' dedi.Karabulut, projede üretime katkıda bulunanlar için bedensel ve sportif gelişimlerini sağlamak adına yüzme havuzlarında etkinlikler yapılacağını anlatarak, 'Tesisimizdeki üretim sayısı gittikçe artacak. Günde ortalama 100 bin civarında karton bardak üretimi gerçekleştireceğiz. Daha sonra bazı eksikliklerimizi tamamlayarak bunu Ağrı'nın da ötesine taşıyıp Doğu Anadolu'nun ihtiyacını karşılayacak seviyeye getirmeyi planlıyoruz.' ifadesini kullandı.
Reklam
Kilis Belediye Başkanlığına Servet Ramazan Seçildi
KİLİS (AA) - Kilis'te belediye başkanının vefatı nedeniyle yapılan seçim sonucunda, AK Parti'li Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Servet Ramazan yeni başkan oldu.Belediye Başkanı Mehmet Abdi Bulut'un vefatının ardından, Kilis Belediye Meclisi yeni başkanı seçmek amacıyla toplandı.Seçime tek aday olarak giren AK Parti'li Meclis Üyesi ve Belediye Başkan Yardımcısı Servet Ramazan, Meclis üyelerinin oylarıyla yeni başkan seçildi. Servet Ramazan, yaptığı konuşmada, merhum Mehmet Abdi Bulut'a Allah'tan rahmet diledi.Kendisini belediye başkanlığı görevine layık gören Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a teşekkür eden Ramazan, şöyle konuştu:'İnşallah görev yaptığım zaman zarfında şahsıma duyulan güvene layık olmak için gece gündüz demeden çalışacağız. Değerli Başkanımız Bulut'un emanetini büyük bir titizlikle taşıyacağım. Projelerimizi hep beraber tamamlayacağız. Tüm Kilis halkının desteklerini, dualarını esirgemeyeceklerini umut ediyorum.' Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde bir süredir tedavi gören 53 yaşındaki Kilis Belediye Başkanı Mehmet Abdi Bulut, müdahalelere rağmen 12 Ekim'de yaşamını yitirmişti.
E-Duruşma Uygulamasına İstanbul'da Başlandı
İSTANBUL (AA) - Avukatların duruşmalara bulundukları yerlerden video konferansla katılmalarını sağlayan e-duruşma uygulamasına, İstanbul, İstanbul Anadolu ve Bakırköy adliyelerinde başlandı.Yargı Reformu Strateji Belgesi'ndeki dijital dönüşüm hedefleri arasında bulunan ve yeni adli yılla birlikte başlanan uygulama İstanbul'da da hayata geçirildi.Uygulamaya İstanbul Adalet Sarayı'ndaki Tüketici Mahkemeleri'nde pilot olarak başlandı. AA ekibi bu ilk e-duruşmayı görüntüledi.Duruşmada, hakim ve mahkeme personeli salonda hazır bulunurken, dosyanın tarafı olan avukatlara önceden belirlenen mahkeme sırasına göre görüntülü sistemle bağlantı yapıldı. İlk olarak avukat hedefli olan sistemin, ilerleyen dönemlerde taraf, tanık ve bilirkişilere de açılacağı öğrenildi.Avukatlar, 24 saat öncesinden mahkemeye gerekçeleriyle başvurmaları ve başvurunun kabul edilmesi halinde dijital olarak evlerinden veya ofislerinden duruşmaya katılabilecek.'Yaygınlaştırılması sağlanacak'İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, uygulamaya ilişkin AA muhabirine yaptığı açıklamada, 'Adalet Bakanlığımızın öncülüğünde başlatılan proje kapsamında tüketici mahkemelerimiz bugün adliyemizde e-duruşmaya başlıyor. Hepimize hayırlı olsun. Amacımız avukat meslektaşlarımızın fazladan emek ve mesai israflarının önüne geçmek, yargılamanın hızlandırılmasını sağlamak. Bunun genelgesi Adalet Bakanlığımız tarafından hazırlanacak ve diğer mahkemelerde de yaygınlaştırılması sağlanacak.' dedi.Başsavcı Fidan, e-duruşma için avukatların önceden mahkemeye başvurması gerektiğine dikkati çekerek, 'Avukat meslektaşlarımız en geç 24 saat öncesinde mahkeme hakimine gerekçelendirerek e-duruşma vasıtasıyla duruşmaya katılma talebini iletecek. Hakim bunu uygun görmesi halinde olumlu cevabını verecek ve sistem bu şekilde başlayacak. Avukat meslektaşımız gerek evinden gerekse ofisinden duruşmaya katılabilecek.' diye konuştu.E-duruşma sisteminin teknik altyapısı hakkında bilgi veren Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Fatma Coşkun da e-duruşmanın daha önce Ankara Batı Adliyesi'nde pilot olarak uygulanmaya başlandığını ve çok güzel olumlu sonuçlar alındığını, memnuniyetin çok yüksek olduğunu söyledi.Projenin yaygınlaştırılması hedefi kapsamında uygulamaya bugün itibarıyla Ankara Merkez Adliyesi, İstanbul Adliyesi, Bakırköy Adliyesi ve Anadolu Adliyesi'nde de pilot olarak başlandığını dile getiren Coşkun, şunları kaydetti:'Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 149. maddesinde bir değişiklik yapıldı. Bu değişiklikle tarafların vekillerinin talebi üzerine veya mahkemece tanığın, bilirkişinin, uzmanın duruşma salonu dışında ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmalara katılmaları imkanı sağlandı. Ayrıntılar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek, yönetmelik çalışmalarımız devam etmekte. Pilot uygulamaya başlayarak sistemin mahalinde nasıl işlendiğini, problem olup olmadığını, daha iyi hizmet verebilmek için nelerin dikkate alınması gerektiğini tespit etmek için biz de uygulamanın ilk günü adliyede hazır bulunmak istedik. Adalet Bakanımız ayın Abdulhamit Gül de bu konuda çok hassas, başarılı bir şekilde ilerlemesi için çok ilgili. Bu duruşmalarla hem vatandaşın hem avukatların hem tarafların daha az emek, mesai ve masraf yapmasını hedefliyoruz.'
Reklam
Flavanol Zengini Beslenmek Kalp Rahatsızlığını Önleyebilir
ANKARA (AA) - İngiltere'de yapılan geniş çaplı araştırmayla, çay içmenin ve elma yemenin kalp rahatsızlığını önleyebileceği ortaya koyuldu. Sonuçları 'Scientific Reports' dergisinde yayımlanan çalışma çerçevesinde Norfolk'ta Avrupa Muhtemel Kanser Araştırması kapsamında 20 yılı aşkındır izlenen 25 bin 618 kişinin beslenme alışkanlıkları değerlendirildi. Reading ve Cambridge üniversitelerinden uzmanlar dahil uluslararası bir ekibin yürüttüğü çalışmada, katılımcıların besinlerden ne kadar flavanol aldıkları hesap edildi. Çalışmada, kakao, çay, kabuklu yemiş, dutsu meyveler ve elma gibi flavanol açısından zengin besinlerin, tansiyonun düşük seyretmesini sağlayarak kalp rahatsızlığını önleyebileceği gözlendi. Ekibin lideri Reading Üniversitesi'nden Profesör Gunter Kuhnle, 'Çalışmamızda, flavanol tüketimi ile düşük tansiyon arasında önemli ve anlamlı bir ilişki olduğunu görmekten memnun olduk. Bu çalışma, daha önce beslenmeyle ilgili yapılan araştırmaların bulgularını doğruluyor.' değerlendirmesini yaptı. Uzmanlar, flavanol alımının artırılmasının, kardiyovasküler rahatsızlıkların azalmasını sağlayabileceğine işaret etti.
Çin'den 6 Çinli Medya Kuruluşunu Daha "Yabancı Misyon" Olarak Tanımlayan ABD'ye Tepki
PEKİN (AA) - Çin, 6 Çinli medya kuruluşunu daha 'yabancı misyon' olarak tanıdığını açıklayan ABD'ye tepki gösterdi.Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Cao Lician, yaptığı açıklamada, ABD'nin ülkede faaliyet gösteren Çinli 6 medya kuruluşunu daha yabancı misyon olarak tanımlamasını 'siyasi baskı' olarak nitelendirdi.ABD'ye, Çin medyasına yönelik siyasi baskıya son verme çağrısı yağan Cao, 'Çin, ABD'nin mantıksız eylemlerine kesin olarak karşı çıkıyor ve şiddetle kınıyor. Çin, ABD'yi rotasını değiştirmeye, hatalarını düzeltmeye ve ülke medyasına yönelik siyasi baskıyı ve mantıksız kısıtlamaları durdurmaya çağırıyor.' ifadesini kullandı.ABD Dışişleri Bakanlığı, Yicai Global, Jiefang Daily, Xinmin Evening News, Social Sciences in China Press, Beijing Review ve Economic Daily isimli Çinli medya kuruluşlarının ABD operasyonlarının, yabancı misyonlar olarak belirlenmesi yönünde karar alındığını açıklamıştı.ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, basına yaptığı açıklamada, yabancı misyon olarak tanıdıkları 6 medya şirketinin, 'yabancı bir hükümet tarafından büyük ölçüde veya etkin şekilde kontrol edildiğini' belirtmiş ve alınan kararla amacın, ABD'deki 'Çin komünist propaganda çabalarının' önüne geçmek olduğunu ifade etmişti.Bu adımla, belirtilen medya kuruluşlarının, ülke içinde herhangi bir yerde ofis açmak için ABD hükümetinden onay alması gerekecek. Ayrıca tıpkı diplomatik misyonların yaptığı gibi bu kuruluşlar da yaptıkları personel değişikliklerini ve tüm istihdamları ABD Dışişleri Bakanlığına bildirecek.ABD Dışişleri Bakanlığı, 18 Şubat'ta Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı Xinhua, People Daily, China Daily, Çin Global Televizyon Ağı ve Çin Uluslararası Radyosu'nu; 22 Haziran'da da Çin Merkezi Televizyonu (CCTV), haber ajansı China News Service (CNS), People’s Daily ve Global Times'ı 'yabancı misyon' olarak tanımış ve bu kuruluşlara ülkedeki yabancı diplomatik misyonlara uygulanan koşulların uygulanmasına karar vermişti.
Reklam
Belçika Dışişleri Bakanı Wilmes Yoğun Bakımda
BRÜKSEL (AA) - Belçika Dışişleri Bakanı Sophie Wilmes, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldı.Wilmes'in sözcüsü, Dışişleri Bakanı'nın sağlık durumunun kötüleşmesi nedeniyle dün geceden beri yoğun bakımda tutulduğunu söyledi.Wilmes'in geçen hafta yapılan Kovid-19 testinin pozitif çıktığı açıklanmıştı. Wilmes, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendini karantinaya aldığını duyurmuştu. İş ortamında gerekli tüm önlemlerin alındığını belirten Wilmes, virüsün muhtemelen ailesinden bulaştığını ifade etmişti.Belçika'da ekim başında göreve başlayan yeni hükümetin başbakan yardımcısı ve dışişleri bakanı olan Wilmes, önceki hükümetin başbakanı olarak görev yapmıştı. Wilmes, 1 yıldan uzun süre hükümet kurulamaması nedeniyle geçici olarak başbakanlık yapmış, Kovid-19 salgınından en fazla etkilenen ülkelerden olan Belçika'nın salgınla mücadele sürecini yönetmişti.Belçika, nüfusa oranla ölüm sayıları bakımından küresel salgından en kötü etkilenen ülkelerden biri. 11,4 milyon nüfuslu ülkede 253 binden fazla Kovid-19 vakası kaydedildi ve 10 bin 539 kişi hayatını kaybetti.Son haftalarda vaka sayılarında büyük artış sürüyor. Günlük ortalama yeni vaka sayıları 9 bin 692'ye ulaştı. Vakalardaki artış nedeniyle hükümet gece sokağa çıkma yasağı, restoran, bar ve kafelerin kapatılması gibi önlemler aldı.
Maskesini Çenesine İndiren Kişi Ceza Almamak İçin Kaçmaya Çalışırken Yakalandı
NİĞDE (AA) - Niğde'de maskesini düzgün takmadığı gerekçesiyle ceza yazılmak istenen kişi, kaçmaya çalışırken yakalandı. Dr. Sami Yağız Caddesi'nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine yönelik denetim yapan polis ekipleri, maskesini çenesine indiren S.İ'yi (36) durdurdu.Kimliğini vermek istemeyen S.İ, polisin ekip aracına yönelmesiyle kaçmaya çalışırken bekçi tarafından yakalandı. Maske takmadığı için 900 lira ceza yazılan S.İ. hakkında, polise mukavemetten adli işlem başlatıldı. S.İ'yi yakalayan bekçi elinden hafif yaralandı.
Keçiören'in Sokakları Kovid-19'A Karşı Haftada En Az Bir Kez Yıkanıyor
ANKARA (AA) - Keçiören Belediyesi, tarafından ilçedeki 51 mahallede yürütülen detaylı temizlik çalışmaları 7 gün 24 saat esasına göre devam ediyor. Keçiören Belediyesi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, mahallelerin tamamı içerisinde gül suyu bulunan deterjan karışımı ile yıkanarak dezenfekte ediliyor. Ekipler ayrıca bina girişlerini de yıkayarak vatandaşa sağlıklı bir yaşam alanı sunuyor.Açıklamada değerlendirmelerine yer verilen Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok, çalışmalara ilişkin şunları kaydetti:'Yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadelemiz her bir mahallemizde gerçekleştirdiğimiz detaylı temizlik çalışmalarıyla hız kesmeden devam ediyor. İlçemizde cadde, sokak, park, sağlık ocağı, eczane, ibadethane, apartman girişleri gibi muhtelif noktaları hem dezenfekte ediyoruz hem de gece temizlik ekibimizle haftada en az bir kez yıkıyoruz.''Sağlığımız için temizlik, maske ve mesafe kurallarına uyalım'Altınok, temizlik çalışmalarına paralel olarak Kovid-19 ile mücadele çalışmalarının mesai mefhumu olmaksızın devam ettiğini belirterek, şu şekilde devam etti:'Daha temiz, daha huzurlu, daha güzel bir Keçiören için gece gündüz sahada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mikrobik olması muhtemel ortamlarla birlikte şehrimizin her tarafında dezenfekte çalışması yürütüyoruz. Parklarımız dahil olmak üzere, pazar yerleri ve sokaklar, binalar, ibadethaneler dezenfekte ediliyor. Biz ilçemizi pırıl pırıl yaparak sağlıklı bir şehir inşa ediyoruz. Sağlığımız için temizlik, maske ve mesafe (TMM) kurallarına uyalım, canlı bomba olmayalım. Hem kendi sağlığımızı koruyalım hem de sevdiklerimizin sağlığına zarar vermeyelim.'
Reklam
Türkiye Barolar Birliğinden Avrupa'ya "Ermenistan Kınanmalı" Başvurusu
ANKARA (AA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB), Avrupa Barolar ve Hukuk Dernekleri Konseyine (CCBE) yaptığı başvuruda Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarında sürdürdüğü işgali nedeniyle kınanmasını istedi. TBB'den yapılan açıklamaya göre, birlik tarafından CCBE'ye gönderilen yazıda, Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan'a ait olduğuna dair dört ayrı BM Güvenlik Konseyi kararı bulunmasına karşın Ermenistan'ın uluslararası kuruluşların kararlarını hiçe sayarak Dağlık Karabağ ve Azerbaycan'ın 7 ilçesinde işgalini sürdürdüğü kaydedildi. Temmuz ayından itibaren Ermenistan'ın bu işgali yaymak için yeni bir saldırıda bulunduğuna, bu saldırı suçunun dünyada uluslararası kuruluşların yaptıkları tespit ve açıklamalarla sabit olduğuna vurgu yapılan yazıda, Ermenistan'a karşı vatanını savunan Azerbaycan'a 'dur' denilmesinin saldırganı cesaretlendirdiği, bu sebeple tüm uluslararası kuruluşların doğru tespit yapıp suç işleyeni uyarmakla yükümlü olduğu dile getirildi.Yazıda, Ermenistan'ın bu saldırılarından dolayı kınanması gerektiği aktarılarak, Türkiye Barolar Birliği ve Türkiye'deki avukatların Azerbaycan Barolar Birliği ve Azerbaycanlı meslektaşlarıyla her zaman dayanışma içinde olacağı vurgulandı.'Uluslararası toplum bu işgale ve sürekli tekrarlanan saldırganlığa sessiz mi kalacak?' Yazıda, Ermenistan Cumhuriyeti Avukatlar Odasının 'Azerbaycan'ın ve Türkiye'nin şiddetle kınanması' talebini içeren 13 Ekim tarihli yazısı bulunduğu belirtilerek, bu yazıda Azerbaycan ve Türkiye'nin hiçbir kanıta dayanmayan asılsız ve hayali iddialarla suçlandığı aktarıldı. Ermenistan Avukatlar Odasının hukukun üstünlüğünü savunması gerekirken adeta radikal bir siyasi parti gibi davrandığı belirtilen yazıda, 'Ermenistan Avukatlar Odası, uluslararası hukukun ve temel hukuk kurallarının gereğini yapmak istiyor ise Ermenistan'ın sürdürdüğü haksız işgali ve sivilleri hedef alan silahlı saldırılarını kınamalıdır. Anılan meslek örgütü iftira niteliği taşıyan yazısına Türkiye'yi de dahil ederek meslek etiğini de ağır şekilde ihlal etmiştir.' ifadesi kullanıldı. Savunma mesleğinin Avrupa çapında örgütlü en üst kuruluşu olan CCBE'nin soyut ve iftira nitelikli iddiaları dikkate almasının beklenmediğine vurgu yapılan yazıda, şunlar kaydedildi:'Şu haklı soruları tüm uluslararası topluma sormak istiyoruz; yasaklanmış olanlar dahil, ağır silahlarla ve planlı bir şekilde ve sürekli olarak sivil halka saldıran Ermenistan, uluslararası hukukun hangi kuralına dayanarak Azerbaycan toprağı olan Dağlık Karabağ'da işgalini sürdürmektedir? Uluslararası toplum bu işgale ve sürekli tekrarlanan saldırganlığa sessiz mi kalacaktır? Şiddetin egemen olduğu bir yerde hukukun üstünlüğünden söz edilemez. Buradan hareketle CCBE'den ricamız, mağdur taraf ile saldırgan tarafı birbirinden ayırt etmesidir. Aksi takdirde saldırgan cesaretlendirilmiş, mağdur bir kez daha mağdur edilmiş olur. Böyle bir davranış, barışa hizmet etmez. Tam aksine barış çabalarına zarar verir. Umarız CCBE'nin de değerli katkılarıyla Ermenistan'ın işgalinin son bulması sağlanır. Dileriz Kafkasya'da dostluğun, barışın, kardeşliğin hakim olacağı yeni bir dönemin başlangıcına birlikte şahitlik ederiz.'
AB Üyesi Hırvatistan'da Polisin Göçmenlere Uyguladığı İşkenceler Belgelendi
SARAYBOSNA (AA) - Avrupa Birliği (AB) ülkesi Hırvatistan'da polisin düzensiz göçmenlere uyguladığı sistematik şiddet ve işkenceler, Danimarka Mülteci Konseyi (DRC) tarafından raporlanarak belgelendi.Daha iyi hayat umuduyla ülkelerinden ayrılan binlerce göçmen, Balkan rotasını kullanarak Bosna Hersek üzerinden Hırvatistan'a, oradan da Batı Avrupa ülkelerine geçmeye devam ediyor.Bosna Hersek-Hırvatistan sınırında incelemeler yapan DRC temsilcileri, 12-16 Ekim'de onlarca göçmenin Hırvat polisi tarafından maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları belgeleyerek bu saldırılar hakkında soruşturma başlatılması için AB'ye çağrıda bulundu. Raporda, Bosna Hersek'in Hırvatistan sınırındaki Velika Kladusa'da kalan yüzlerce göçmenin zor şartlarda yaşadığının altı çizilirken, görüşülen göçmenlerin vücutlarında Hırvat polisince yapıldığı ifade edilen kesik ve yaralar olduğu kaydedildi.DRC'nin raporunda ayrıca şu ifadelere de yer verildi:'Afganistan vatandaşı 5 göçmen, 12 Ekim'de Sturlic yakınlarından Hırvatistan sınırını geçti. Aynı gün, Novo Selo yakınlarında üniformalı bir polis memuru tarafından durduruldular. Göçmenlerden biri kaçmayı başardı, diğerleri gözaltına alındı. İki gün sonra, Hırvat polisine 'saldırarak' kaçan beşinci arkadaşlarına karşı mahkemede tanıklık etmeye mecbur bırakıldılar. Göçmenler, DRC'ye içinde yüzleri maskeli ve siyah giyimli 10 kişinin bulunduğu bir kamyona götürüldüklerini ve bütün özel eşyalarının alındığını, çıplak bir şekilde yüz üstü yere yatırıldıklarını anlattı.'Göçmenlerin vücutlarında 'kırbaç' izlerine rastlandıKamyona kapatılan göçmenlere yapılan sağlık taramalarında vücutlarında 'kırbaç' izine rastlandığı vurgulanan raporda, ismini açıklamayan bir göçmenin polis tarafından cinsel istismara uğradığını da anlattığı kaydedildi.İngiliz 'The Guardian' gazetesinin ulaştığı fotoğraf ve doktor raporlarında, Hırvatistan'da yakalanan göçmenlerin polis tarafından kırbaçlandığı aktarılırken vücudunda kırbaç izleri görülen bir göçmenin fotoğrafı da paylaşıldı.DRC Genel Sekreteri Charlotte Slente, bölgedeki göçmenlerden alınan ifadelerin 'kan dondurucu' olduğunu belirterek bir haftada 75'ten fazla göçmenin karşı karşıya kaldığı işkence, dayak, hatta cinsel istismarları rapor ettiklerini aktardı.Hırvatistan'a ve AB'ye sınırda yaşanan sistematik şiddete 'dur' demeleri çağrısında bulunan Slente, 'İnsanlara bu şekilde davranılması, hiçbir AB ülkesi ve kurumu tarafından kabul edilmemeli, bir an önce bağımsız bir sınır gözetleme sistemi kurulmalıdır.' ifadelerini kullandı.Hırvatistan sessizliğini koruyorRaporda ifadelerine yer verilen Velika Kladusa'daki doktorlardan Mustafa Hodzic, muayene ettiği bir göçmenin sırt ve bacaklarının arka kısmında yaralar olduğunu aktararak bunların kesinlikle cinsel istismar kanıtı olduğunu ifade etti.Pakistanlı bir göçmen ise çıplak bir şekilde kamyona bindirildikten sonra siyah giyimli kişiler tarafından coplarla dövüldüklerini anlatarak 'İçlerinden biri özçekim yaptı. Dört kişi çıplak bir şekilde yerdeydik. Hareketsiz 20 dakika yattık.' dedi.Göçmenler, hava karardıktan sonra Bosna Hersek'ten küçük gruplar halinde Hırvatistan'a geçmeye çalışırken, Hırvatistan tarafında yakalanarak geri gönderilen birçok göçmenin şiddete maruz kaldığı daha önce de rapor edilmişti.DRC tarafından hazırlanan ve AB Komisyonuna gönderilen rapor hakkında Hırvatistan yetkilileri henüz bir cevap vermedi.
Reklam
Azerbaycan Ordusu, Nahçıvan'da Ermenistan'a Ait Bir İha'yı Düşürdü
BAKÜ (AA) - Azerbaycan ordusunun Nahçıvan'da Ermenistan'a ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüğü bildirildi.Azerbaycan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, sabah saatlerinde Ermenistan'a ait bir İHA'nın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti'ne bağlı Şerur ve Sederek illeri istikametinde keşif uçuşu gerçekleştirdiği belirtildi.Açıklamada, söz konusu İHA'nın Azerbaycan hava savunma güçlerince vurularak düşürüldüğü kaydedildi.
Ermenistan'ın Saldırısında Ailesinden 5 Kişiyi Kaybeden Genceli Serkarov Yaşadığı Acıyı Anlattı:
GENCE (AA) - İDİRİS OKUDUCİ - Ermenistan'ın Azerbaycan'a füzeli saldırısında aralarında 10 aylık yeğeninin de bulunduğu ailesinden 5 kişiyi kaybeden Genceli Teymur Serkarov, 'Şimdi de o yaşananlara inanmıyorum ve halen rüyaymış gibi geliyor' dedi. Ermenistan'ın 17 Ekim'deki füze saldırısında ailesinden 5 kişiyi kaybeden, 10 aylık yeğenini toprağa vermeden önce çekilen fotoğrafıyla yürükleri yakan 46 yaşındaki Serkarov, AA muhabirine, saldırı anı ve mezarlıkta yaşadıklarını anlattı. Serkarov, füzenin isabet ettiği babası ve üvey kardeşlerinin yaşadığı evden 1 kilometre mesafede ikamet ettiğini, saldırıdan önce sigara içmek için balkona çıktığını ve o sırada büyük bir patlama sesi duyduğunu söyledi.Füzenin baba evine yakın düştüğünü fark edince hemen olay bölgesine koştuğunu belirten Serkarov, 'Babam Suluddin Eskerov'un oturduğu ev ile komşu evlerden eser yoktu. Toz duman içinde enkaz dışında bir şey görünmedi.' ifadesini kullandı.Serkarov, o anda şokta olduğunu kaydederek, 'Tüm ailem enkaz altındaydı, 13 kişi beton altındaydı. Kız kardeşim Sevil ve 15 yaşındaki yeğenim Nigar'ın cansız bedenlerini enkazdan çıkardım. Onların cansız bedenlerine ulaşmanın kaç saat sürdüğünü tam hatırlamıyorum.' diye konuştu. Saldırının yaşandığı aynı gün babası Suluddin Eskerov, kardeşi Bahtiyar Eskerov, ablası Sevil Eskerova ve onun 10 aylık kızı Narin Eskerova ile bir başka kız kardeşinin kızı Nigar Eskerova'yı kaybettiklerini aktaran Serkarov, '2 yeğenimi toprağa verdim. Belki de hayatımın en acı günüydü. Çok zordu ve nasıl tarif edileceğini bilemiyorum. Bir rüyaydı sanki. Şimdi de o yaşananlara inanmıyorum ve halen rüyaymış gibi geliyor.' dedi.'Doğum günü yerine kendisini toprağa verdik'10 aylık yeğeni Narin Eskerova'yı toprağa vermeden önce son sarılış anına değinen Serkarov, 'Ben o zamanda kendimde değildim. Rüyadaydım sanki. Bedenim bir şeyi hissetmiyordu. Gazetecilerin fotoğrafımı bile çektiğimi hatırlamıyorum.' diye konuştu.Narin'ın yanı sıra başka bir kız kardeşinin kızı olan Nigar'ı da doğum gününden bir gün önce toprağa verdiklerini anlatan Serkarov, 'Nigar'ın her yıl doğum gününü kutlardık. Doğum günü pastası alacaktık. Geçen yılki kutlamaya gitmiş, kendisine hediye almıştım. Bu sefer doğum günü yerine kendisini toprağa verdik. Allah bu acıyı kimseye yaşatmasın. Allah kimseye bu acıyı yaşatmasın keşke o 5 kişinin yerine ben ölseydim ve bunların hiçbirini yaşamasaydım.' ifadelerini kullandı. 'İlk önce annemin sonra oğlumun sesini işittim'Saldırıda enkaz altında kalan Serkarov'un üvey kardeşi Rövşen Eskerov, annesi ve oğlu ile aynı odada uyuduklarını ve kaç saat enkaz altında kaldığını hatırlamadığını belirtti. Füzenin tam isabet ettiği 5 evden birisi olan evlerinde o esnada 13 kişinin bulunduğunu ve herkesin uykuda olduğunu söyleyen Eskerov, 'İlk önce annemin sonra oğlumun sesini işittim. Her ikisi de yanımdaydı. Kaç saat enkaz altında kaldım bilmiyorum. Şoktaydım. Sadece ilk büyük patlama, ortaya çıkan kırmızı ateş rengini ve üzerimize yıkılan duvarlar aklıma geliyor. Onun dışında bir şey hatırlamıyorum.' dedi. Eskerov, enkaz altından başından aldığı hafif sıyrıklarla çıkarıldığını ancak sağ kulağını tam olarak işitemediğini kaydetti. O dehşet verici günde eşi ve bir diğer çocuğunun, kayınvalidesinin köydeki evine gittikleri için kanlı saldırıdan kurtulduklarını aktardı. Ermenistan, 17 Ekim günü orta menzilli balistik bir füze ile Gence kentindeki yerleşim yerlerine saldırı düzenlemiş, bunun sonucunda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 50'den fazla kişi de yaralanmıştı.
Öğrenciler Okul Bahçesindeki Uçağa Eklenen Simülatörle Uçuş Eğitimi Alacak
ANTALYA (AA) - Aksu Uçak Bakım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinin bahçesindeki 'Boeing 737-400 Classic' tipi eski yolcu uçağına simülatör eklendi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun girişimleriyle bir hayırsever tarafından satın alınarak Aksu Uçak Bakım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine hibe edilen 'Boeing 737-400 Classic' tipi eski yolcu uçağında, öğrencilere artık simülatörle uçuş eğitimi verilecek.Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı (BAKA) tarafından desteklenen 'Hayallerimiz uçuşa geçiyor' projesi kapsaında, yolcu uçağı kokpitine eklenen simülatörle öğrenciler artık uçuş eğitimi de alabilecek.Okul Müdürü Haldun Çevik, gazetecilere, lisenin uçak bakım alanında tematik proje okulu olarak faaliyet gösterdiğini söyledi.'Havacılığı öğretme misyonumuz olacak'Projeyle öğrencilerin, Antalya ve dünya semalarında uçuşa geçeceğini dile getiren Çevik, 'Sadece öğrencilerimize değil, çevremizde havacılığa hevesli, hayalleri olan öğrencileri de okula davet ederek, onları da simülatörle uçurup havacılığı öğretmek misyonumuz olacak.' dedi.Çevik, şöyle konuştu:'Gerek uçak teknolojisi gerekse uçuş eğitimiyle tecrübeli olarak mezun olacak öğrenciler, Türkiye havacılığının altyapısında çalışmalar yürütecek. Pilotaja da altyapıdan öğrenci yetiştirmek istiyoruz. Onların refleksleri, dikkatleri, iradeleri ve güçleri gelecekteki pilot adaylarının da çıkarılmasında etken olacak. Belli bir eğitimden sonra BAKA ile onlara sertifika vereceğiz. Daha sonra da pilotaj açılması için mücadele vereceğiz. Bu sayede 14 yaşındaki çocuklarımız, okulu bitirip 18 yaşına geldiklerinde pilotlukta iyi yerlere gelmiş olacaklar.'BAKA Genel Sekreteri Volkan Güler de Antalya'nın Türkiye'nin en önemli uçuş noktalarından biri olduğunu, bu üstünlüğü uçak bakım hizmetlerinde kullanmak istediklerini belirtti.Aksu ilçesindeki Uçak Bakım Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde bu konuda oldukça iyi bir altyapı bulunduğunu vurgulayan Güler, 'Boeing 737-400 Classic tipi yolcu uçağında bir simülatör oluşturduk. Simülatörle öğrencilerimiz, bir yolcu uçağının uçuşunu görecekler, test edecekler.' ifadelerini kulandı.Uçağın hikayesiAlmanya'nın Baden Havalimanı'ndan kalkan, Sky Havayolları'nın 'Boeing 737-400 Classic' tipi 'ZY 8756' sefer sayılı yolcu uçağı, 2011'de Antalya Havalimanı'na inişi sırasında, sağ ana iniş takımındaki lastiğin patlaması sonucu kanadının üstüne yattı. Kaza sırasında içinde 156 yolcu ve 6 kişilik mürettebat bulunan uçak, onarımı mümkün olmayınca hurdaya ayrıldı.Uçak, Sky Havayolları'nın 2013'te iflasıyla Antalya 6. İcra Müdürlüğünce 1,5 milyon lira muhammen bedelle satışa çıkarıldı, ancak üç ihalede de alıcı bulamadı. Bakan Çavuşoğlu'nun girişimleriyle bir hayırseverin satın aldığı uçağın okula hibe edilmesiyle okulun bahçesine taşınan uçağa, 8 aylık çalışmayla, kütüphane, müze ve mini sinema salonu kuruldu. Uçağın yıkanması dahil tüm bakım onarım işleri, öğrenciler tarafından uzman eğitmenler gözetiminde gerçekleştiriliyor.
Kovid-19 Tedavisi Gören Muhittin Böcek'in Sağlık Durumu
ANTALYA (AA) - Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısıyla yoğun bakımda tedavisi süren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.Başhekimlikten yapılan yazılı açıklamada, Böcek'in yoğun bakımdaki takip ve tedavisinin devam ettiği kaydedildi. Açıklamada, 'Son dönemde olumlu gelişmeler olmakla birlikte enfeksiyon bulguları devam etmekte, durumu ciddiyetini ve kritikliğini korumaktadır.' ifadesine yer verildi.46 gündür yoğun bakımdaBüyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, sosyal medya hesabından 17 Ağustos'ta yaptığı paylaşımla Kovid-19 test sonucunun pozitif çıktığını duyurmuş, herkese maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uyması için uyarıda bulunmuştu.Hastanede takibi yapılan Böcek, sağlık durumu kötüleşince 7 Eylül'de yoğun bakım ünitesine alınmış, 24 Eylül'de de Akdeniz Üniversitesi Hastanesine sevk edilmişti.Akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle solunum kaslarında sorun oluşan Böcek'e daha iyi nefes alabilmesi için trakeostomi (nefes borusuna delik açılması) uygulanmıştı.
Reklam