İçişleri Bakan Yardımcısı Erdil, Van'da
VAN (AA) – İçişleri Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Tayyip Sabri Erdil, Van Büyükşehir Belediyesini ziyaret etti.Belediye'den yapılan açıklamaya göre, Erdil’i, Edremit Kaymakamı ve Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Muhammet Fuat Türkman, VASKİ Genel Müdürü Ülker Cem Kaplan, Genel Sekreter Yardımcıları Nihat Arpa, Ali Özvan, Halil İbrahim Ateş ve Esiner Çetin karşıladı.Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez ile bir süre görüşen Erdil, belediye çalışmaları hakkında yapılan sunumu dinledi.Meclis toplantı salonunda ilçe belediye başkanları ve büyükşehir belediyesi meclis üyeleriyle bir araya gelen Erdil daha sonra kentten ayrıldı.
Nijerya Devlet Başkanı Buhari: "Halkın Sesini Açık Ve Net Duyduk"
ABUJA (AA) - Nijerya Devlet Başkanı Muhammed Buhari, ülkesinde polis bünyesinde oluşturulan Özel Hırsızlıkla Mücadele Ekibi'ne (SARS) karşı devam eden gösterilerle ilgili, 'Halkın sesini açık ve net duyduk.' ifadesini kullandı.Buhari, özel polis biriminin 'insan haklarını ihlal ettiği' gerekçesiyle 7 Ekim'den bu yana ülke genelinde devam eden protestolarla ilgili halka seslendi.Hükümetin halkın sesini açık ve net duyduğuna işaret eden Muhammed Buhari, 'Halkın isteklerini zaten yerine getiriyoruz. Bu nedenle gençlerimizi sokak protestolarına son vermeye ve hükümeti yapıcı bir şekilde çözümler bulmaya davet ediyorum.' dedi.Gösteriler ülke geneline yayıldıNijerya'nın Delta eyaletinde 2 hafta önce bir gencin SARS polis birimi tarafından öldürülmesinin ardından sosyal medyada ünlüler ve aktivistlerin çağrısıyla Lagos ve başkent Abuja'da başlatılan gösteriler ülke geneline yayılmıştı.Edo, Lagos ve Ondo eyaletlerinde protestolar sırasında cezaevlerine düzenlenen baskınlarda 2 binden fazla mahkum firar etmişti.Ülkede devam eden protesto eylemlerinde farklı bölgelere askerler konuşlandırılırken, Lagos, Edo ve Plateau gibi 11 eyalette sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti.Uluslararası Af Örgütüne göre protestolarda şu ana kadar 54 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi de yaralandı.
Sri Lanka'da Parlamento, Cumhurbaşkanının Yetkilerini Artıran Anayasa Değişikliğini Kabul Etti
ANKARA (AA) - Sri Lanka'da Cumhurbaşkanı Gotabaya Rajapaksa'nın yetkilerini artıran Anayasa değişikliği parlamentoda onaylandı.Cumhurbaşkanı'na bakanları atama ve görevden alma, meclisi feshetme, Seçim Komisyonunu ve Meclis Soruşturma Komisyonlarını atama yetkisi veren değişiklik, parlamentonun 225 üyesinin 156'sının oyuyla kabul edildi.Meclis, seçildikten 2 yıl 6 ay sonra feshedilebilecekYeni değişiklikle Cumhurbaşkanı, parlamento üyeleri seçildikten 2 yıl 6 ay sonra, görev süresi dolmadan ülkeyi yeniden seçime götürebilecek. Anayasa'nın eski hali, Cumhurbaşkanı'nın 5 yıllık görev süresinin dolmasına 6 aydan daha az süre kala Parlamentoyu feshetmesini yasaklıyordu.Meclis komisyoları Cumhurbaşkanınca atanacak Değişiklik, mecliste kamu yönetimi, emniyet, insan hakları, rüşvet ve yolsuzluk komisyonları kurulması konusunda Cumhurbaşkanı'nı yetkili kılıyor.Bu komisyonlar daha önce milletvekilleri ve sivil toplum temsilcilerinden oluşan Anayasa Konseyi tarafından görevlendiriliyordu. Yeni düzenlemeyle Anayasa Konseyi'nin yerini Meclis Konseyi alırken, Cumhurbaşkanı'nın buradan çıkacak tavsiye kararlarını uygulama zorunluluğu bulunmuyor. Çift vatandaşlığa sahip olanların siyasete girmesinin yolu açılıyorÖte yandan değişiklikler kapsamında çift vatandaşlığa sahip olanların siyasete girmesini engeleyen Anayasal düzenleme de kaldırıldı. Söz konusu değişikliğin Rajapaksa'nın ABD vatandaşı olan kardeşinin parlamentoya girebilmesi için düzenlemeye eklendiği iddia edildi.Rajapaksa'nın kendisi, Cumhurbaşkanı seçilebilmek için ABD vatandaşlığından vazgeçmek zorunda kalmıştı.Siyasi gözlemciler, değişikliklerin Rajapaksa'nın ve ailesinin ülke siyasetindeki gücünü artıracağı yorumunu yapıyor. Rajapaksa'nın ağabeyi eski Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa halen Başbakanlık, bir ağabeyi ve 2 yeğeni de bakanlık görevini yürütüyor.Sri Lanka'da 5 Ağustos’ta yapılan parlamento seçimlerinde Mahinda Rajapaksa liderliğindeki Sri Lanka Halk Cephesi Partisi (SLPP) parlamentodaki 225 sandalyeden 145'ini elde ederek kazanmıştı.
Trump, 24 Ekim Cumartesi Günü Florida'da "Erken Oy" Kullanacak
WASHINGTON (AA) - Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 Kasım başkanlık seçimleri için 24 Ekim Cumartesi günü Florida'da 'erken oy' kullanacağını açıkladı.Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Judd Deere, yaptığı yazılı açıklamada, Trump'ın 24 Ekim Cumartesi günü ikametgahının da kayıtlı olduğu Florida'nın West Palm Beach şehrinde olduğunu belirtti. Florida'da 'erken oy' sürecinin pazartesi günü başladığını anımsatan Deere, Trump'ın cumartesi günü oyunu burada kullanacağını kaydetti. Florida aynı zamanda 3 Kasım seçimlerinin kaderini belirleyecek kritik eyaletlerin başında geliyor.Real Clear Politics'e göre, eyalette Biden, Trump'ın 2,1 puan önünde görünüyor.
Tunus'ta Başkent Ve 3 İldeki Sokağa Çıkma Yasağı 15 Gün Uzatıldı
TUNUS (AA) - Tunus'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında başkent dahil 4 ilde uygulanan sokağa çıkma yasağı 15 gün süreyle uzatıldı.Tunus'un kuzey illeri başkent Tunus, Bin Arus, Aryana ve Menuba valiliklerinden yapılan ortak yazılı açıklamada, Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında devam eden sokağa çıkma yasağının cuma gününden itibaren 15 gün daha uzatıldığı belirtildi.Açıklamada, sokağa çıkma yasağının hafta içi 21.00 ile 05.00 arası, hafta sonu ise 19.00 ile 05.00 saatleri arasında uygulanacağı kaydedildi.Tunus yönetimi, söz konusu 4 ilde, Kovid-19 salgınının yayılmasını önlemek için 8 Ekim'de 15 gün süreyle sokağa çıkma yasağı ilan etmişti.Tunus Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, ülke genelinde virüs kaynaklı can kaybı 740'a, vaka sayısı da 45 bin 892'ye yükseldi.
Reklam
Eski Korgeneral İyidil Ve 2 Eski Generalin Yeniden Yargılanmasına Başlandı
ANKARA (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) Eğitim ve Doktrin Komutanlığı (EDOK) Muhabere ve Muharebe Eğitim Destek Komutanı eski korgeneral Metin İyidil, EDOK Kurmay Başkanı eski tümgeneral Hamza Koçyiğit ve EDOK Okullar Komutanı eski korgeneral Abdullah Barutcu'nun, haklarındaki hükümlerin Yargıtayca bozulmasının ardından yeniden yargılanmasına başlandı.Ankara 2'nci Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanık İyidil, tutuksuz sanık Barutcu, sanık avukatları ile müdahil Cumhurbaşkanlığının avukatı katıldı. Tutuklu sanık Koçyiğit ile video konferans sistemiyle bulunduğu cezaevinden bağlantı kuruldu.İyidil, duruşmadaki beyanında, lehine olan birçok konuya Yargıtayın bozma ilamında yer verilmediğini ileri sürerek, Türkiye genelinde darbe girişimine ilişkin açılan hiçbir davada kendisi aleyhine tanık veya sanık beyanı bulunmadığını ifade etti.Darbe girişimini evindeyken öğrendiğini, ardından korgeneral Faruk Şengün ile konuştuğunu anlatan Metin İyidil, '23.03'te konuştuk. O da o saatlerde Genelkurmayın önünden geçiyormuş. Oranın problemli olduğunu görünce bir kafeye oturmuş, internete bakıyormuş. Onunla buluşmaya karar verdik.' diye konuştu.Bazı komutanlara ve Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarına bilgi vermek için ulaşmaya çalıştığını, ancak başarılı olamadığını dile getiren İyidil, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Necdet Özel'e telefon açtığını, Özel'in kendisine 'Oğlum iyi ki dışarıdasınız. Birliklerinize sahip olun.' dediğini aktardı.Siyasilerle ilişkisi bulunan eniştesini de aradığını ve öğrendiklerini anlattığını ifade eden Metin İyidil, gece boyu birliklerindeki kişilerle telefon görüşmeleri yaparak, darbe girişimine karışmalarını engellemeye çalıştığını belirtti.Zırlı Birlikler'i arayıp, albay Cenk Yüce'ye tankların dışarı çıkmasını engellemesi, gerekirse ateş etmesi yönünde emir verdiğini iddia eden İyidil, Yüce'ye, 'Bunu yapabilirsen kahraman olursun' dediğini aktardı. Yüce'den kendisini darbecilerle mücadele etmesi için içeri almasını istediğini kaydeden Metin İyidil, ancak şartlar uygun olmadığı için içeri alınamayacağının söylendiğini bildirdi.'Ne planlamasına, ne icrasına katıldım'Darbecilerin TRT'de bildiri okutmasından ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın canlı yayına bağlanmasından daha önce emrindeki komutana 'Darbecilerin emrine uyma. O emir sahte' dediğini anlatan İyidil, 'Bu darbe başarılı olsaydı ben yine içerideydim. Bu kadar emir verdim.' dedi.Metin İyidil, şöyle konuştu:'Bu hain girişimin ne planlamasına, ne icrasına katıldım. Hiçbir ihmali hareketim yok. 83 milyonun tamamı gibi bu darbe girişimini televizyondan öğrendim ve 23.08'den itibaren emir vermeye başlayarak birliklerimin darbe girişimi dışında kalmasını sağladım. Bir tanesi Harbiyelileri dışarı çıkartmıştır, onları geri döndürdüm. Bir de Zırhlı Birlikler Okulu bir hainin komutasına geçmiştir, oradan da tank çıkarttırmadım. Sabahleyin bu hainlerin adli makamlara verilmesini sağladım ve bütün faaliyetlerimi de dönemin 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ümit Dündar'a anlattım. Zamanında, net ve kesin emirler verdim.'İyidil, 'utanç duyulacak bir suçlamaya karşı kendisini aklamaya çalıştığını' söyleyerek, 'Bütün gece başka ne yapsaydım? Ben devletime sahip çıktım. Sizden de bana sahip çıkmanızı, istinaf mahkemesinin hakkımda verdiği beraat kararında direnmenizi istiyorum.' dedi.Sanık avukatı Abdullah Kaya ise müvekkilinin darbe girişimi gecesi hiçbir ihmali davranışı bulunmadığını, aksine darbenin engellenmesine yönelik icrai faaliyetleri olduğunu kaydederek, 'Mahkemenin, 'Bu adam, yaptığı bunca şeye rağmen asgari 15 yıl hapse layık mı?' diye sormasını istiyoruz' diye konuştu.Diğer sanıkların savunmalarıSanık Hamza Koçyiğit de verdiği emirler ve aldırdığı tedbirler sayesinde darbecilerin emirlerini uygulatmadığını, bu nedenle darbeye teşebbüs etmek suretiyle anayasayı ihlal ya da buna yardım suçlarını işlemediğini kaydetti. Sanık avukatı Hıfzı Çubuklu ise müvekkilinin darbe girişimini öğrenmesinin ardından kendisine düşen görevi kendi birliğinde yaptığını belirterek, Yargıtayın, müvekkilinin darbeye yardım ettiğine ilişkin mütalaasına katılmadıklarını ve beraatını istediklerini bildirdi.Sanıklardan Abdullah Barutcu da hakkında daha önce verilen beraat kararının doğru olduğunu söyleyerek, Yargıtayın kararına karşı direnilmesini istedi.Kendisine bağlı okullarda öğrenim gören öğrencilerin reşit ve asker kişi olmadıklarını, silah kullanma yetkilerinin bulunmadığını anlatan Barutcu, darbe girişimi gecesi telefonlarının sürekli açık olmasına rağmen kendisine hiçbir yerden okullarla ilgili bir bilgi veya emir verilmediğini anlattı.Abdullah Barutcu, 'Olay günü darbecilere karşı tedbir aldığım açıktır. Görevim, imkan ve yetkilerim, bulunduğum mahal dikkate alındığında görevi ihmal etmediğim ortadadır.' şeklinde konuştu.Müdahil Cumhurbaşkanlığının avukatı Serhat Pak da Yargıtayın kararına Metin İyidil ve Hamza Koçyiğit açısından direnilmesini, Abdullah Barutcu açısından ise uyulmasını talep etti.Duruşmada, daha sonra darbe girişimi sırasında Antalya'daki 3. Piyade Er Eğitim Tugay Komutanı olan Mustafa Kaya 'tanık' olarak dinlendi.Olay gecesi saat 22.50 sularında evindeyken nöbetçi amirin kendisini arayarak, bir mesaj geldiğini söylediğini bildiren Kaya, şöyle konuştu:'Nöbetçi amiri, sıkıyönetim ilan edildiği yönünde bir şeyler olduğunu söyledi. Ben de 23.00 sıralarında EDOK Kurmay Başkanı olan Hamza Koçyiğit'i cep telefonundan aradım. 'Komutanım böyle bir emir geldiğini söylüyorlar' dedim. Bana 'Gereğini yapın. Ne gerekiyorsa yapın. Neyse o' dedi. Koçyiğit, darbenin yanında ya da karşısında başka bir şey söylemedi.'Mahkeme heyeti İyidil ve Koçyiğit'in tutukluluğunun devamına karar verdi. Sağlık sorunlarına ilişkin beyanları dikkate alarak, cezaevlerinde tutulmalarının hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı konusunda sanıkların sağlık kuruluşuna sevk edilmesini ve rapor alınmasını kararlaştıran mahkeme, Yargıtayın bozma ilamına ilişkin değerlendirmenin gelecek celse yapılmasını da karar altına aldı.Mahkeme davayı erteledi.Davanın geçmişiAnkara Cumhuriyet Başsavcılığının dava açtığı 6 sanıktan İyidil ve Koçyiğit ile eski Harekat Eğitim ve Öğretim Daire Başkanı tuğgeneral Lütfi İhsan Yanıkoğlu, 'anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'ten ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmıştı.Sanıklardan Barutcu ile dönemin Muharebe Geliştirme Başkanı eski tuğgeneral Mehmet Topçu ve gözlem subayı Ersal Duman'ın ise beraatlerına hükmedilmişti.İstinafa başvurulmasının ardından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesi, İyidil'in ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını kaldırmış ve beraatına hükmetmişti. Daire, diğer sanıklara ilişkin hükümleri hukuka uygun bulmuştu.Bu kararın ardından tahliye edilen İyidil, itiraz üzerine tekrar tutuklanmıştı.Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 16. Ceza Dairesi ise Metin İyidil hakkındaki beraat kararını bozmuştu.Daire, istinaf mahkemesinin duruşma açmadan karar vermesini ve İyidil'in eylemlerine ilişkin eksik inceleme yapılmasını bozma gerekçesi yapmıştı. Kararda, İyidil'in eylemlerinin mevcut dosya durumuna göre, 'darbeye yardım' suçunu oluşturduğu ancak eksik incelemeler tamamlandıktan sonra 'asli fail' olup olmadığına karar verilmesi gerektiği belirtilmişti.Daire, ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılan Koçyiğit ile beraatına hükmedilen Barutcu hakkındaki kararları da bozarken, eski tuğgeneral Yanıkoğlu'na verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile Topçu ve Duman hakkındaki beraat kararlarını ise onamıştı.
Esed Rejiminin Şam Müftüsü Bombalı Saldırıda Hayatını Kaybetti
ANKARA (AA) - Suriye'de Beşşar Esed rejiminin Şam müftüsü Muhammed Adnan Afyoni'nin aracına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu yaşamını yitirdiği bildirildi.Esed rejiminin haber ajansı SANA'ya göre, Afyoni akşam saatlerinde Şam kırsalındaki Kadsiya beldesinde aracına yerleştirilen bombanın patlatılması sonucu hayatını kaybetti.Haberde faile ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmadı.
Reklam
ABD'de Trump Ve Biden'ın Canlı Yayın Tartışması Öncesi Kovid-19 Testleri "Negatif"
WASHINGTON (AA) - ABD'de bu akşam canlı yayın tartışmasında karşı karşıya gelecek başkan adayları Cumhuriyetçi Donald Trump ve Demokrat Joe Biden'ın yaptırdığı yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testlerinin 'negatif' çıktığı duyuruldu. 29 Eylül'deki ilk canlı yayın tartışmasından kısa süre sonra Trump'ın Kovid-19'a yakalanmasının ardından, bu akşamki tartışma için her iki aday da test yaptırdı. Biden kampanyasından yapılan açıklamada, Biden'ın testinin 'negatif' çıktığı duyuruldu.Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Mark Meadows da Trump'ın uçağı tartışmanın yapılacağı Tennessee eyaletine indikten sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, 'Yolda Trump'a test yaptırdık ve sonuç negatif.' dedi. ABD'de 3 Kasım başkanlık seçimlerine 12 gün kala Trump ve Biden, NBC sunucusu Kristen Welker'ın moderatörlüğünde yerel saatle 21.00'de (TSİ 04.00) Tennessee eyaletinin Nashville kentindeki Belmont Üniversitesinde karşı karşıya gelecek. Başkanlık Münazaraları Komisyonunun (CPD) yaptığı açıklamaya göre, tartışma Kovid-19 ile mücadele, aile, ırkçılık, iklim değişikliği, ulusal güvenlik ve liderlik olmak üzere toplam 6 konu başlığında yapılacak.Toplamda 90 dakika sürecek tartışmada, her konu başlığı için 15'er dakika ayrılacak ve her konu başlığının başında adaylara 2'şer dakikalık açılış konuşması süresi tanınacak.Tartışma, reklamsız olarak yayımlanacak.
Kırgızistan'da Cumhurbaşkanlığı Ve Genel Seçimler Askıya Alındı
BİŞKEK (AA) - Kırgızistan'da cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinin anayasal reformlardan sonra yapılması kararlaştırıldı.Meclis genel kurulunda cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçim tarihinin ertelenmesine ilişkin hazırlanan yasa tasarısı kabul edildi.Mevcut 6 siyasi partinin desteğini alan yasa tasarısı, anayasal reformların yapılmasının ardından en geç 1 Haziran 2021'e kadar parlamento seçim tarihinin ilan edilmesini öngörüyor. Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı yetkilerini üstlenen Başbakan Sadır Caparov'un, meclis tarafından kabul edilen söz konusu yasayı ülkedeki mevcut toplumsal ve siyasi durumu göz önünde bulundurarak onayladığı bildirildi. Merkez Seçim Komisyonu, 4 Ekim'de yapılan genel seçim sonuçlarını iptal etmesinin ardından anayasanın öngördüğü süre içinde yeni seçim tarihini 20 Aralık olarak ilan etmişti.Ülkede 5-6 Ekim'de yaşanan protesto olayları sırasında cezaevinden çıkarılan Milliyetçi Ata Yurt Partisi eski milletvekili Caparov, başbakan ve cumhurbaşkanının istifa etmesinin ardından bu görevleri üstlenmişti.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'tan Su Fiyatlarına İlişkin Açıklama:
BURSA (AA) - Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, kentteki su fiyatlarının yüksek olduğu yönündeki iddiaları değerlendirirken, ' Bana katı atık bedeli ile alakalı nutuk okuyan arkadaşlar gelecekler Beşiktaş'ta, Avcılar'da ve daha birçok yerde 2011'den beri katı atık bedeli alınmıyor, bana onu açıklayacaklar. Kanun Bursa'da geçerli de İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de mi geçersiz?' diye sordu.Belediyeden yapılan açıklamaya göre, Bursa Büyükşehir Belediyesinin Ekim Ayı Meclis Toplantısı, pandemi tedbirleri kapsamında Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Yıldırım Beyazıt Salonu'nda Alinur Aktaş'ın başkanlığında gerçekleştirildi.Açıklamada görüşlerine yer verilen Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Bursa'da su fiyatlarının yüksek olduğu yönündeki iddiaları değerlendirdi.Bursa'da göreve geldiği 3 Kasım 2017'de suyun 1 tonunun 3,10 lira, bugün ise 3,89 lira olduğunu ifade eden Başkan Aktaş, şunları kaydetti:'Aradaki zam oranı yüzde 26. Bu mecliste alınan kararla 2011 senesinden bu yana her ay TEFE TÜFE'ye göre fiyat ayarlaması yapıyoruz. Göreve geldikten sonra farklı zaman dilimlerinde 3 kez indirimler yaptık ve geçen yıl sonunda da yukarı doğru bir fiyat ayarlaması yaptık. Şimdi eğer biz bunların hiçbirini yapmayıp normal şartlar altında TEFE TÜFE'ye göre fiyat seyretmiş olsaydı, şu an su fiyatı yüzde 32-33 daha da artacaktı. Türkiye'de 30 tane büyükşehir var ve su fiyatları belli. Bunlar gizli saklı değil, isteyen bakabilir.'Muhalefet partili meclis üyelerinin katı atık toplama bedellerinin su faturalarından çıkarılmasının kanuna aykırı olduğu yönündeki iddialarına da açıklık getiren Başkan Aktaş, kanunun her il için farklı olmadığını hatırlattı.İyi niyetle getirilmiş tüm eleştirilere çok büyük saygı duyduğunu vurgulayan Aktaş, 'Lakin kimse tribünlere oynamayacak. Bana katı atık bedeli ile alakalı nutuk okuyan arkadaşlar gelecekler Beşiktaş'ta, Avcılar'da ve daha birçok yerde 2011'den beri katı atık bedeli alınmıyor, bana onu açıklayacaklar. Kanun Bursa'da geçerli de İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de mi geçersiz? Kimse su üzerinden algı yapmaya çalışmayacak' ifadelerini kullandı.Halkın teşekkürü önemliKonuşmasında Bursa Deniz Otobüsleri İşletmesinde (BUDO) yaptıkları fiyat indiriminin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na teşekkür eden CHP'li İl Başkanı ve İlçe Belediye Başkanının açıklamalarına da değinen Aktaş, şu ifadeleri kullandı:'Benim ağzımdan 'İstanbul'un Karşıyaka'daki iskele zammından dolayı biz BUDO fiyatlarını artırırız' gibi bir açıklamayı bilen, duyan varsa istirham ederim açıklasınlar ben görevimden istifa edeceğim. Kimin ne olduğunu bileceğiz, neye teşekkür ettiğimizi, neyi eleştirdiğimizi bileceğiz. Biz 50 liralık BUDO fiyatını 65 liraya çıkardık. Çünkü 'Seyreltilmiş yolcu uygulamasından dolayı yarı yarıya alacaksınız' dediler. 330 olan koltuk sayımız 165'e düştü. Daha sonra verilen kararla ve bizim yaptığımız birkaç uygulama ile bu sayı 215'ler civarına çıktı. Bunu da göz önüne alarak bir de yolcu rakamları düştüğü için kampanya yapıp, indirim uyguladık. İyi ki yapmışız, yüzde 34 olan doluluk oranımız yüzde 75'e çıktı. Aynı gemi gidip geliyor ve biz indirime rağmen aynı ciroyu elde ediyoruz. İstanbul Belediyesi'nin yüzde 65 zammından bahsedildi. Alakası yok, İstanbul 3 katı zam yapmak istedi. Hem o yakada hem bu yakada. Bir de yüzde 3 olan cirodan rakamı da yüzde 5'e çıkardı. Bunları topladığımızda yüzde 300'lük bir artışa tekabül ediyor. Biz bunu kabul etmediğimizi daha ilk gün söyledik. Ben bu süreç boyunca hiçbir şekilde 'bu zamlardan dolayı biz fiyatı artırıyoruz' diye bir şey konuşmadım. BUDO ile alakalı bir algı oluşturmak istendi. Kim kime teşekkür etti önemli değil. Biz vatandaşın teşekkürlerine bakıyoruz. Eğer bu manada siyasi olgunluk gösterip, muhalefet teşekkür ederse başımızın üstünde yeri var.'Sağlıkçılara ücretsiz ulaşım Bu arada Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın, pandemi sürecinde yoğun mesai harcayan sağlık çalışanlarını desteklemek amacıyla toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanmalarına yönelik verdiği önerge, oy birliği ile kabul edildi. Buna göre sağlık çalışanları Bursakart ücret entegrasyonuna dahil olan toplu taşıma araçlarından yarından itibaren 31 Aralık 2020'ye kadar ücretsiz yararlanacak. İlçeler arası turizm ve hava alanı hatları ile ayakta yolcu almayan hatlar kapsam dışında tutuldu. Örnek vatandaşlara ödül Ayrıca daha önce kurum içi personele yönelik uygulanan ayın personeli uygulamasına vatandaşlar da dahil edildi. Buna göre engelli vatandaşlara tekerlekli sandalye alabilmek için ailesi, çevresi, komşuları ve mahallelinin de destekleriyle 1 yılda 8 bin kapak toplayan Onur Çetin ile Gemlik ilçesinde eşi tarafından sokak ortasında kurşunlanan bir kadına olay yerinde müdahale edip, yaraya tampon yaparak, yaralının hayatta kalmasını sağlayan İlyas Oktay Aktuğ adlı vatandaş, ayın örnek vatandaşı seçildi. Bunun yanında pandemi sürecinde Alo 153, Beyaz Masa ve belediye santraline gelen tüm çağrıların koordineli şekilde yanıtlanmasını sağlayan ve personelin motivasyonunu en üst seviyede tutan Cahit Yaşar Akçay ile Eğitim Şube Müdürlüğü’nden Tuğba Duman da ayı personeli seçilerek çeşitli hediyelerle ödüllendirildi.
Reklam
AB Ve ABD'nin Yaptırım Uyguladığı Zimbabve'den Yabancı Stk'lere "Hükümeti Değiştirmeye Çalışıyorlar" Suçlaması
İSTANBUL (AA) - Yıllardır siyasi ve ekonomik sorunlarla mücadele eden Afrika ülkesi Zimbabve'de hükümet, bazı yabancı sivil toplum kuruluşlarını (STK) dış müdahale ile hükümeti değiştirmeye çalışmakla suçladı.Devlet Başkanı Emmerson Mnangagwa, ulusa sesleniş konuşmasında, ülkedeki bazı yabancı STK'leri hedef aldı ve ileride bu kuruluşlarla ilgili düzenleme yapacaklarını açıkladı.Mnangagwa, 'Sivil toplum kuruluşları muhalif siyasi partilerle ve Batılı güçlerle Zimbabve'de hükümeti değiştirmek istiyor.' ifadelerini kullandı. Afrika'nın bir zamanlar 'tahıl ambarı' olarak adlandırılan ülkesi Zimbabve ekonomik sıkıntılarla mücadele ediyor.Zimbabve'ye yönelik ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) yaptırımları ülke ekonomisini olumsuz etkiliyor.Bu süreçte tarım ve madencilik gibi sektörler zarar görürken ülkenin para biriminin hızla değer kaybetmesi hiperenflasyona neden oluyor.Muhalefet, Mnangagwa'ya karşı gösteriler düzenleyip sosyal medya üzerinden tepkilerini uluslararası kamuoyuna duyurmaya çalışırken, Mnangagwa ise göstericileri 'dış güçlerle iş birliği yapan küçük bir grup' olarak tanımlıyor.
AB'den Rus Ajanlara Siber Saldırı Yaptırımı
BRÜKSEL (AA) - Avrupa Birliği (AB), siber saldırılar düzenledikleri gerekçesiyle iki Rus ajanına ve Rus Askeri İstihbarat Servisi (GRU) birimine yaptırım uygulama kararı aldı.AB Konseyi, 2015 yılında Alman Federal Meclisine yapılan siber saldırının sorumlularına yaptırım uygulanacağını açıklandı. Buna göre, siber saldırıda yer aldıkları gerekçesiyle Rus askeri istihbarat subayı Dmitry Sergeyevich Badin ile GRU Başkanı Igor Olegovich Kostyukov'un mal varlıkları donduruldu ve AB ülkelerine seyahat yasağı getirildi. GRU'nun siber saldırıdan sorumlu biriminin de mal varlıkları donduruldu.Alman Federal Meclisi 2015 yılında çeşitli siber saldırılara maruz kalmış, kurumun bilişim altyapısı çökmüştü.
Reklam
Somali'de Türk Doktorların Açtığı Sağlık Merkezinde 17 Bin Kişi Muayene Oldu
MOGADİŞU (AA) - Somali'nin başkenti Mogadişu'da Yeryüzü Doktorları tarafından açılan aile sağlığı merkezinde 17 bine yakın insana sağlık hizmeti verildi.Mogadişu Aile Sağlığı Merkezi Müdürü Nur Ahmet, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kuruldukları Şubat 2019'dan Ağustos 2020'ye kadar yaklaşık 17 bin Somalili hastanın merkezde muayene edildiğini söyledi.Ahmet, ihtiyaç sahiplerine de ücretsiz ilaç desteğinde bulunduklarını aktardı.Bölgede özellikle kadın ve çocuk hastalıklarının yaygın ve yeni doğan ölüm oranlarının yüksek olduğuna dikkati çeken Ahmet, gebelik takibi ve doğum hizmetleri, kadın ve çocuk hastalıkları, laboratuvar hizmetleri, ilaç desteği ile emzirme ve çocuk bakım eğitimlerinin ücretsiz verildiğini sözlerine ekledi.Somali, yıllardır devam eden iç çatışmalar, uzun süren kuraklık ve yaşanan sel felaketleri nedeniyle insani yardıma muhtaç durumda. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’ne (OCHA) göre, aşırı yağışların neden olduğu seller ve yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle yüzbinlerce insan temel sağlık hizmetlerine erişmekte güçlük çekiyor.
Rusya Devlet Başkanı Putin: "Erdoğan, Baskılara Rağmen Bağımsız Dış Politika İzliyor"
MOSKOVA (AA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ile Rusya arasındaki projelerin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlılığı sayesinde gerçekleştiğine işaret ederek, 'Erdoğan, baskılara rağmen bağımsız dış politika izliyor.' dedi.Putin, video konferansla katıldığı Uluslararası Tartışma Kulübü Valday'ın toplantısında yöneltilen soruları cevaplandırdı. Türkiye ile Fransa arasında Doğu Akdeniz'de yaşanan gerginlikte Rusya'nın ara bulucu olması gibi bir pozisyonu olup olmayacağı konusundaki bir soruyu cevaplayan Vladimir Putin, ülkesinin hem Fransa hem de Türkiye ile iyi ilişkileri olduğunu belirtti.Putin, 'Fransa ile tam teşekküllü olmasa da iyi ve sürdürülebilir ilişkilerimiz var. Türkiye ile iş birliği hacmi büyüyor. Türkiye bizim komşumuz. Hem Türkiye hem de Rusya için ilişkilerimiz önemlidir. Bu durumda iki ülke arasında bizim ara buluculuğumuza ihtiyaç olduğunu düşünmüyorum. Hem Türkiye hem de Fransa gibi ülkeler ilişkilerini kendileri çözebilir. Erdoğan'ın pozisyonu sert gözükse de onun esnek olduğunu biliyorum. Onunla ortak dilde konuşulabilir. Bu yüzden bu durumun da iyileşeceğini umuyorum.' şeklinde konuştu. 'Türkiye gibi bir ortakla çalışmak çok güvenli'Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerden de bahseden Vladimir Putin, ikili ticaret hacminin 20 milyar dolardan fazla olduğuna işaret etti. Türkiye'nin bu iş birliğinin devam etmesinden yana olduğunu ifade eden Putin, 'Erdoğan, baskılara rağmen bağımsız dış politika izliyor. Onunla çok kısa sürede TürkAkım projesini gerçekleştirdik. Fakat Avrupa ile bunu hızlı şekilde yapamıyoruz.' diye konuştu.Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattı projesini gerçekleştirme konusunda Avrupa ile sorunlar yaşadıklarını anımsatan Vladimir Putin, 'Halbuki Türkiye ile tepkilere rağmen kendi milli değerlerimizi anlayarak bunu (TürkAkım projesi) çok hızlı yaptık. Erdoğan, 'bunu gerçekleştireceğiz' dedi ve biz bunu gerçekleştirdik. Türkiye, askeri teknik iş birliği alanında da S-400 sistemini almayı kararlaştırdı ve satın aldı. Böyle bir ortakla çalışmak çok hoş ve güvenli.' değerlendirmesinde bulundu.
Reklam
Gaziantep Valiliğinden Karakolda Darp İddiasına İlişkin Açıklama:
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep Valiliği, bazı medya organlarında yer alan 'Karakolda darp iddiasına soruşturma' başlıklı haberlerle ilgili açıklama yaptı.Valilikten yapılan yazılı açılamada, söz konusu haberlerde Nizip ilçesinde yaşayan A.G isimli gencin emniyette şiddete maruz kaldığı iddialarına ilişkin inceleme yapıldığı belirtildi.Şubat ayında sosyal medya hesaplarından Suriyelilere yönelik provokatif eylem yapılacağı yönünde paylaşımlar dolayısıyla valilikçe eylem yasaklama kararı alındığı hatırlatılan açıklamada, kararın ardından 3 Mart'ta Nizip ilçesinde uygulanan tedbirler kapsamında saat 21.00 sıralarında Suriyelilerin yoğun olarak bulunduğu Osmanlı Parkı'nda toplanan şahıslar olduğunun polis ekiplerine bildirildiği, şahısların ekibi görerek kaçması üzerine orada kalan A.G'nin ve gösterdiği yerlerde kaçan şahıslardan 3'ünün daha ekipler tarafından yakalandığı kaydedildi.Çevrede bulunanlarla yapılan görüşmede ve kamera kayıtları incelemesinde, yakalanan şahısların herhangi bir eylemleri bulunmadığının anlaşılmasının ardından, şahısların doktor raporları alınarak, ailelerine teslim edildiğinin belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:'Alınan doktor raporlarında darp izi olmadığı belirtilmiştir. Olaydan takribi bir ay sonra 4 Nisan 2020 günü A.G isimli şahsın annesi olan Ş.A. tarafından oğlunun darbedildiği iddiası ile Nizip Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulmuş ve iddialarla ilgili Başsavcılık tarafından 10 Eylül 2020 tarihinde işlem yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'
Güncelleme - Kars Merkezli Dolandırıcılık Operasyonunda 14 Kişi Tutuklandı
KARS (AA) - Kars merkezli 5 ilde, kendilerini banka personeli olarak tanıtıp vatandaşları dolandırdıkları iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyon kapsamında adliyeye sevk edilen 30 kişiden 14'ü tutuklandı.Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ile İstanbul Emniyet Müdürlüğünün ortak çalışması sonucu, vatandaşları arayıp kendilerini banka personeli olarak tanıttıktan sonra kimlik ve banka kart bilgilerini edinen dolandırıcılara yönelik soruşturma başlattı. Suç örgütünün elebaşı ve üyelerine yönelik 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' ve 'nitelikli dolandırıcılık' suçlarından Kars'ın yanı sıra İstanbul, Adana, Şanlıurfa ve Afyonkarahisar'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Gözaltına alınan 30 kişinin emniyetteki sorgusu tamamlandı.Zanlılar, polisin geniş güvenlik önlemleri altında Kars Adliyesi'ne götürüldü.Tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilen 30 kişiden 14'ü tutuklanırken 16'sı ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.Zanlıların bilgisayarlarında 238 bin vatandaşın kimlik, 167 bin vatandaşın ise kredi kartı bilgisinin bulunduğu anlaşıldı. Bu vatandaşların dolandırılmaktan kurtarıldığı bildirildi.Tutuklanan zanlıların 1 yılda 14 milyon lira dolandırıcılıktan para elde ettiği belirtilirken birçok sanal banka hesabının bloke edildiği kaydedildi. Haklarında yakalama kararı olan 4 kişi ise aranıyor.
Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi, Irak'ta 8 Sünni'nin Güvenlik Güçlerinin Bilgisi Dahilinde Öldürüldüğünü Bildirdi
BAĞDAT (AA) - Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi, Irak’ın Salahaddin vilayetinde 8 Sünni vatandaşın kaçırılıp daha sonra kurşuna dizilerek öldürülmesi olayının “iğrenç suç” olduğunu belirterek, söz konusu olayın güvenlik güçlerinin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini bildirdi. Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi’nden Irak’lı Sünni vatandaşın kaçırıldıktan sonra öldürülmesiyle ilgili yapılan yazılı açıklamada, “Haşdi Şabi gruplarından Asayib Ehlilhak Örgütü'ne bağlı oldukları düşünülen silahlı gruplar, 17 Ekim’de Ferhatiye Nahiyesi’ni bastı ve 25 sivili kaçırdı. Daha sonra kaçırılanlardan aralarında çocukların da bulunduğu 8 kişinin göğüs ve kafa bölümünde kurşun izlerinin olduğu cansız bedenleri tarım arazisinde bulundu. Kaçırılanlardan 13’ü serbest bırakılırken geri kalan 4’nün ise akıbeti henüz bilinmiyor.” denildi.Söz konusu gözlemevi tarafından öldürülenlerin kimlikleri de açıklandı.Gözlemevine konuşan Salahaddin vilayetine bağlı İshaki Nahiyesi Müdürü Şeyh Casim Mecmai, “Bölge halkının rivayet ettiğine göre, Haşdi Şabi’ye bağlı silahlı grup 17 Ekim’de sabaha karşı Ferhatiye ve Refiat’a giriş yaptı ve 25 kişiyi kaçırdı. 13 kişiyi serbest bıraktılar ancak geri kalanlar hala tutuluyor. Bölge halkı 11.00 civarında kaçırılanlardan 8’inin bölgeden 500 metre uzağında cesetleriyle karşılaştı.” dedi.Yerel kaynaklar ve bazı görüntülerden elde edilen bilgilere göre de, askeri üniforma giyen silahlı gruplar 43.Tugay’ın (Haşdi Şabi’ye bağlı) logosunu taşıyan araçlar kullanıyordu. Bunlar, Salahaddin’in Seyid Garip bölgesinde kendilerine bağlı bir militanın DEAŞ tarafından öldürülmesinin intikamını aldı.” dedi. Başbakan Mustafa el-Kazımi’nin konuyla ilgili inceleme başlatılması talimatı verdiğini anımsatan Mecmai, ancak şuana kadar hiçbir sonuç alınmadığını kaydetti.Nahiye Müdürü, bölge halkının bir kısmının DEAŞ nedeniyle yerinden edildiği ancak Haşdi Şabi gruplarının bunların evlerine geri dönmesine izin vermediğini belirterek, “Kaçırma ve öldürme eylemleri de evine dönmek isteyenleri korkutma politikası olarak yürütülüyor.” diye konuştu. Bazı bilgilere göre de, suçu işleyenler olaydan 4 gün önce Ferhatiye’yi basarak yöre halkını ablukaya alıp görüntüledi ardından da 17 Ekim’de söz konusu eylemi gerçekleştirdi. Ferhatiye halkından adının açıklanmasını istemeyen bir vatandaş, Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Gözlemevi’ne yaptığı açıklamalarda, “Bölge halkı, 17 Ekim’de sabaha karşı Haşdi Şabi’ye bağlı silahlı bir grubun bölgeye giriş yapması sürpriziyle karşılaştı. Girdikleri bir evde anneyi silahın topuğuyla vurdu ve kadın yere düştü. Daha sonra kadının oğullarını Muhanned (20) ve Aziz’i (23) kaçırdılar. 11.00'de tarım arazisine bırakılanlarda bıçak ve kurşun izleri bulunuyordu. İşkence gördükleri çok açıktı. Bu gruplar, insanları kaçırma eyleminde sık sık bulunurlar ve daha önce kaçırdıkları insanlardan haber yok.” şeklinde konuştu.Raporda, Salahaddin’de kaçırılan kişilerin polis kontrol noktalarından geçirildiği ifade edildi. Eylemin yaşandığı bölgede de polis ve orduya bağlı güçler bulunuyor.Gözlemevi Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölge Müdürü Enes Cercavi de, “Iraklılara yönelik kaçırma ve tasfiye suçları insanlığa karşı suçtur. Suçu yapanların ortaya çıkarılması ve cezalandırılması konusunda esneklik yapılmaması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu. Söz konusu vahşi insanlık suçunun Bağdat hükümetinin silahlı milislerin sahaya kontrolünün kırılması noktasındaki zayıflığının sonucu olduğunu söyleyen Cercavi, hükümetin milislerin yarattığı kaosa karşı aciz durumu ülkede daha fazla kaçırma ve öldürme eylemlerine neden olacağını vurguladı. Cercavi, “Irak güvenlik güçleri ve yetkililer, sivillerin can güvenliğini korumakla sorumludur.” dedi.Akdeniz-Avrupa Gözlemevi’nden, Iraklı yetkililere işlenen suçla ilgili inceleme başlatması çağrısı yapılarak, kaçırılanlardan geri kalanların serbest bırakılması ve suça azmettiren ve karışanlar için yüksek çaba harcanması istendi.Gözlemevi ayrıca Irak hükümetini silahlı milislerin sivillere karşı işlediği suçlara karşı somut adımlar atmaya ve kaosu durdurmaya davet etti. Fertahiye Nahiyesi’nde 12 sivil Sünni vatandaş, 17 Ekim tarihinde kimliği henüz belirlenemeyen ancak Şii milis güçleri oldukları iddia edilen silahlı kişilerce kaçırılmıştı. Kaçırılanlardan 8 kişinin aynı gün kurşuna dizilerek öldürüldüğü ve çöl alanına bırakıldığı ortaya çıktı.Yaşanan bu cinayette, 2014’te DEAŞ’a karşı savaş sırasında bölgeye yerleşen, İran’a yakın radikal Şii milis gruplardan Kays Hazali liderliğindeki Asayib Ehlilhak Hareketi’nin parmağı olduğu öne sürülüyor.Başbakan Mustafa el-Kazımi de cinayet sonrası yaptığı açıklamada, 'mezhepçi husumet'e dikkati çekerek, böyle bir şeye geri dönülmesine izin verilmeyeceğini aktardı.
Adana'da 17 Kişilik Servis Aracında 34 İşçi Taşıyan Sürücüye Para Cezası Verildi
ADANA (AA) - Adana'da kapasitesinden fazla işçi taşıyan servis sürücüsüne para cezası uygulandı. İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi ekiplerince, yetki belgesiz ve izinsiz taşımacılık yapan servis araçlarına yönelik kent genelinde denetim gerçekleştirildi. Ekipler, Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'ndeki denetimleri sırasında durdurdukları 17 yolcu kapasiteli bir servis aracında 34 kişi olduğunu belirledi. Polis kamerasına yansıyan görüntülerde, servis aracının koltuklarının sökülerek daha çok yolcu taşınması sağlanacak şekilde düzenlendiği görüldü. Sürücüye 'taşıma sınırı üzerinde yolcu almak' ve 'araç üzerinde yapılan her türlü değişikliği 30 gün içinde araç tescil belgesine işletmemek' maddeleri gereğince idari para cezası uygulandı. Denetimler kapsamında 939 servis aracının kontrol edildiği, eksiklikleri görülen 102 sürücüye yasal işlem yapıldığı, 9 servis aracının da trafikten men edildiği belirtildi.
Reklam