onedio
Engelli Sporcu Anne, Kızı İle Aynı Üniversitede Okuyacak
ÇANAKKALE (AA) - Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Spor Bilimleri Fakültesi öğrencisi Rana Berfin Orhan'ın annesi Mürvet Demirtaş Orhan, 2020 yılı Özel Yetenek Sınavını kazanarak aynı üniversitede kızıyla öğrenim görme şansı buldu. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği bölümü 2. sınıf öğrencisi Rana Berfin Orhan, karatede B Milli sporcu olarak, Türkiye'yi uluslararası spor müsabakalarında temsil ediyor. Kızı gibi kendisi de milli sporcu olan Mürvet Demirtaş Orhan ise uzun yıllar Türkiye'yi uluslararası oyunlarda temsil etti. 2018'de geçirdiği trafik kazası sonrası spor yaşamını paralimpik oyunlar kapsamında okçuluk ve havalı silahlar branşında sürdüren Orhan, girdiği 2020 yılı Özel Yetenek Sınavı sonucunda kızının okuduğu fakültenin Spor Yöneticiliği bölümünü engelli kontenjanından kazandı.Sporcu anne ve kızın başarısı için fakültede tören düzenlendi.Rana Berfin Orhan, yaptığı konuşmada, annesiyle birlikte öğrenim görmekten dolayı mutlu olduğunu, dünyada az sayıda kişiye böyle bir şansın geleceğini söyledi.Bu durumun herkese farklı geldiğini ama kendisi için çok normal bir durum olduğunu dile getiren Orhan, 'Biz annemle hep arkadaş gibiydik ve bu onun üçüncü üniversitesi. O yüzden onunla okumak bana ne garip geliyor ne de çekineceğim bir durum. Bu durumdan mutluyum, gurur verici. Güzel bir şekilde eğitim hayatımıza devam edeceğimize inanıyorum. Annem çok hırslı, derslerine çok fazla önem veren birisi. Ben biraz daha dinlediğimle yaparım her şeyi. O sürekli not tutup, çabalar. Onun sürekli çalışması beni motive ediyor.' diye konuştu.'Hedeflere ulaşmanın yolu yılmadan çalışmaktan geçer' Mürvet Demirtaş Orhan ise başarmanın bir sonraki hedef için yeniden azimle çalışmayı gerektirdiğini vurguladı.Hedeflere ulaşmada her zaman yüzlerce engelle karşılaşıldığını belirten Orhan, şunları kaydetti:'Bu hedeflere ulaşmanın yolu yılmadan çalışmaktan geçer. Uğruna çalışıp, emek harcanarak kazanılmayacak hiçbir zafer yoktur. Ben engellerin ve zorlukların karşısında yenilgiyi asla kabul etmeyip, insan kudretinin ve zekasının yapıcılığına hep inandım. Hedeflerime ulaşmak için tüm engellere göğüs gererek, pes etmeyi hiç düşünmeden başarıya ulaşmanın yollarını aradım. Uğradığımız olumsuzluklar bize hep tecrübeler kazandırmıştır. Karşılaştığım zorluklar ne kadar büyükse, onların üstesinden gelmek o kadar gurur verici oldu.'ÇOMÜ Rektörü Prof. Dr. Sedat Murat da spora ayrı bir önem verdiğini anlattı.Başarılı olmak için sporun önemli bir unsur olduğuna işaret eden Murat, sözlerini şöyle sürdürdü:'Bağımlı olacağız ama neye bağımlı olacağız? Ülkemize, vatanımıza, bayrağımıza ve milletimizin değerlerine bağımlı olacağız. Onun dışında; alkol, sigara, uyuşturucu ve diğer gayri ahlaki hal ve hareketlerin bağımlısı olmayacağız. Tabii son zamanlarda eklenen teknolojinin de bağımlısı olmayacağız. Teknolojiyi kullanacağız, bunu amacına uygun şekilde kullanan bireyler olacağız. Biz, Spor Bilimleri Fakültesi ile bu konuda çok güzel örnekler vereceğiz.'Törene, Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hürmüz Koç, Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Necati Cerrahoğlu ile akademisyenler katıldı.
Gaziantep'te Fetö Sanığı Eski Öğretmene 6 Yıl 3 Ay Hapis Cezası
GAZİANTEP (AA) - Gaziantep'te Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik davada yargılanan eski öğretmene 6 yıl 3 ay hapis cezası verildi.Gaziantep 7. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Emin K, tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (segbis) aracılığıyla bağlandı.Sanık, hakkındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraat talebinde bulundu.Duruşma savcısı, sanığın ByLock kullandığını belirterek, cezalandırılmasını talep etti.Mahkeme heyeti, 'silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdiği sanık Emin K'nin yurt dışına çıkış yasağıyla tahliyesine karar verdi.
Çekya'da Kovid-19’La Mücadele Kapsamında Yeniden Karantina İlan Edildi
PRAG (AA) - Çekya’da 11 binin üzerine çıkan günlük yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakaları nedeniyle ülkede ikinci kez karantina ilan edildi.Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında alınan karara ilişkin Sağlık Bakanı Roman Prymula, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Kovid-19’la mücadele kapsamında ülke genelinde dışarı çıkma ve sosyal teması sınırlayıcı sert önlemlerin hayata geçirileceğini duyurdu.Yarından itibaren uygulanmaya başlanacak karantina kapsamında market, eczane ve temizlik malzemesi satan iş yerlerinin haricinde bütün işletmeler kapatılacak.İlk etapta 3 Kasım’a kadar geçerli olacak karantina sürecinde, aile bireyleri dışındaki kişilerle sosyal temasın tamamen sonlandırılması öngörülürken, iş, alışveriş ve doktor ziyaretleri gibi zaruri durumlara izin verilecek.Açık alanlarda maske kullanımı zorunlu kılınırken, vatandaşların doğa yürüyüşü gibi etkinlikler yapmalarına izin verileceği ancak en fazla iki kişinin birlikte hareket edebileceği vurgulandı.Yaklaşık 10 milyonluk nüfusu olan Çekya’da son 24 saatte 11 bin 984 ile salgın sürecinde en yüksek günlük vaka sayısı görüldü. Ülkede toplamda 113 bin 219 vaka tespit edildi, salgın nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 106 eklenerek 1619’a ulaştı.Polonya, Avusturya ve Slovakya'da hızlı artış sürüyorPolonya Sağlık Bakanlığının açıkladığı son verilere göre, ülkede son 24 saatte 10 bin 40 yeni vaka görüldü. Bu sayının ülkede virüsün görüldüğü mart ayından bu yana en yüksek günlük vaka olduğu bildirildi.Toplamda 202 bin 579 vakanın tespit edildiği Polonya’da virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 130 artarak 3 bin 851’e çıktı.Avusturya makamlarından paylaşılan son bilgiler doğrultusunda, son bir günde 1958 ile en yüksek günlük vakanın tespit edildiği ülkede, toplamda virüs bulaşan kişi sayısı 69 bin 409’a, ölü sayısı ise 11 artarak 925’e yükseldi.Son 24 saatte 2 bin 202 ile en yüksek günlük vakanın görüldüğü Slovakya'da, toplam vaka sayısı 33 bin 602’ye yükselirken 98 kişi Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.Macaristan Adalet Bakanı’na Kovid-19 teşhisiMacaristan Adalet Bakanı Judit Varga'ya yapılan Kovid-19 testinin pozitif çıktığı duyuruldu.Macaristan'da son 24 saatte 1423 yeni vaka tespit edildi. Ülkedeki toplam vaka sayısı 50 bin 180'e, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 48 artarak 1259'a yükseldi.
Hindistan'daki Tar Çölü'nden Yaklaşık 172 Bin Yıl Önce Nehir Geçtiği Belirlendi
ANKARA (AA) - Hindistan'ın kuzeybatısında 'Büyük Hint Çölü' olarak da bilinen Tar Çölü'nden, yaklaşık 172 bin yıl önce nehir geçtiği belirlendi.Almanya'daki Max Planck Bilim ve İnsan Tarihi Enstitüsü, Hindistan'ın Tamil Nadu eyaletindeki Anna Üniversitesi ve Hint Bilim, Eğitim ve Araştırma Enstitüsünden araştırmacılar, Taş Devri'nde Tar Çölü'nün bulunduğu bölgenin şimdikinden çok farklı olduğu sonucuna vardı.Uydu görüntülerini inceleyen uzmanlar, Tar Çölü'nde Nal köyü yakınında nehir kanallarının oluşturduğu ağı saptadı ve ışıma yöntemini kullanarak, nehir yatağında kumdaki kuvars taneciklerinin gömüldükleri zamanı belirledi. Uzmanlar, buna göre, çöldeki nehir hareketliliğinin en güçlü olduğu zamanın yaklaşık 172 bin yıl öncesine denk geldiğini belirterek, yıllar boyunca bu hareketliliğin zayıfladığını ifade etti.Max Planck Bilim ve İnsan Tarihi Enstitüsünden Jimbob Blinkhorn, yaptığı açıklamada, Tar Çölü'nde 172 bin yıl önce nehrin yakınında insanların yaşamış olabileceğini ya da nehir yoluyla göç edebildiklerini dile getirerek, belki de Taş Devri insanlarının Afrika'dan Hindistan'a yayılmasının ilk zamanlarının bu döneme denk geldiğini kaydetti.Araştırmanın sonuçları, 'Quaternary Science Reviews' dergisinde yayımlandı.
Bitlis'te Kovid-19'A Dikkati Çekmek İçin Tiyatro Oyunu Sahnelendi
BİTLİS (AA) - Bitlis Belediyesi Tiyatro Topluluğu, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına dikkati çekmek amacıyla oyun sahneledi.Oyuncular, Ulu Cami Meydanı'na sergiledikleri 'Kurallar Hayat Kurtarır' oyunuyla, maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına uyulması konusunda farkındalık yaratmaya çalıştı.Tiyatro eğitmeni Cihan Olan, gazetecilere yaptığı açıklamada, vatandaşları bilinçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.Uyarılara rağmen sosyal mesafe, maske ve hijyen kurallarına dikkat etmeyen vatandaşların nelere zarar verdiğini görmesini sağlamaya çalıştıklarını belirten Olan, şöyle konuştu:'İstiyoruz ki herkes üzerine düşen görevi yerine getirsin. Bu çok zor bir durum değil. Özellikle kalabalıklarda ve toplu ulaşım araçlarında tedbirler kapsamında alınan kurallara göre hareket edelim. Bazen taşıyıcı olabiliriz. Evdeki büyüklerimizi de her zaman düşünmeliyiz.'
Reklam
Eski İbb Genel Sekreter Yardımcısı Meltem Şişli Hakkındaki Dava
İSTANBUL (AA) - Eski İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli'nin, İSMEK'in kadın çalışanlarına aşağılayıcı ve ayrımcı ifadeler kullandığı iddiasıyla 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçundan 9 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi.İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Meltem Şişli katılmazken, avukatı hazır bulundu. Durumaya, şikayetçi 18 kadın ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı Gizem Öztürk, Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) avukatı Kevser Nur Üyümez de katıldı.Mahkeme heyeti, KADEM ve Mazlumder'in önceki celse yaptıkları müdahillik talebini, suçtan doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle reddederek, her iki derneğin gözlemci olarak duruşmaya katılmalarına karar verdi.Duruşmada daha sonra tanık ifadelerine geçildi. Tanık Ali Koca, daha önce İBB'de Hayatboyu Öğrenme Şube Müdürü olarak görev yaptığını, 2019 Ekim ayında bu görevinden ayrılıp, Beyoğlu Belediyesinde işe başladığını söyledi. Sanık Meltem Şişli ile yaklaşık 4 ay birlikte çalıştıklarını anlatan Koca, 'Şikayetçi arkadaşlar, birlikte çalıştığımız İSMEK'te bölge sorumlusu olarak görev yapıyorlardı. Sanık, toplantı organizasyonu yapmam için bana görev verdi. Ben de bölge sorumlularının toplantı günü hazır olmalarını ilettim. Sanık toplantı salonuna geldi. Başından sonuna kadar toplantı salonundaydım. Sanık bana dönerek 'Bölge sorumlusu arkadaşlarımızın hepsi bayan ne kadar şanslısınız, evde de bayan burda da bayan' dedi. Ben bu söylediklerine bir anlam veremedim. Daha sonra bölge sorumlusu arkadaşlar sıra ile kendilerini tanıttılar, yaptıkları işleri anlattılar.' ifadelerini kullandı.Toplantı bitiminde sanık Şişli'nin şikayetçileri kastederek 'Hitabetiniz, diksiyonunuz çok iyi değil, eğitim almalısınız.' dediğini aktaran Koca, şöyle devam etti: 'Eğitim kurumu olduğumuz için hem vatandaş hem de personeli eğittiğimizi, bu kişilerin eğitimci değil sadece yönetici oldukları için formasyon gerekmediğini ifade ettim. Sanık, şikayetçilere hitaben 'Çok az paraya çalışıyorsunuz ama sizi çok istekli görüyorum. Bu kadar gayret, bu kadar az para ile yapılmaz. Mevsim ağustos olduğu için otobüse minibüse biniyorsunuz, başınızda başörtüsü, üzerinizde pardesü var, kokuyorsunuzdur da. Çantalarınızını ve gözlüklerinizi masaya bırakın.' dedi. Devamında 'Görüyorum ki marka takılıyorsunuz, az paraya çalıştığınızı söylüyorsunuz, nasıl alıyorsunuz? Siz holding çalışanı mısınız?' tarzında küçümseyici ifadeleri oldu. Şikayetçilere evli mi bekar mı olduklarını sordu. Çoğunluk bekardı. Sanık, 'Çok bekarımız varmış, itfaiyeci arkadaşlarımızla tanıştıralım, kaynaştıralım.' dedi. Bu ifadeden hepimiz rahatsız olduk. Sonra da 'Siyaset yapıyor musunuz? Ben siyaset yapılmasına müsaade etmem. Biz biliyoruz, siyaset yaptınız, Allah'tan sosyal medyada ayak izi var, bakacağız, göreceğiz.' dediğini duydum.' 'Sanığın dediğini duymadım'Duruşmada daha sonra diğer tanık Osman Çağrı Akgül'ün ifadesi alındı.Tanık Akgül, 2015'ten bu yana İBB'de Dış İlişkiler Müdürlüğünde Dış İlişkiler Uzmanı olarak çalıştığını belirterek, 6 Ağustos 2019'da Genel Sekreter Yardımcısı olan sanığın İngilizce bilen bir asistan talep edip, CV'si üzerine kendisiyle görüştüğünü anlattı. Görüşme sırasında sanığa çekinceleri olduğunu, bazı akrabalarının AK Parti'de milletvekili, belediye başkanı olduğunu ve diğer birimlerde görev yaptıklarını söylediğini ifade eden Akgül, 'Sanık da bunun önemli olmayacağını, ikili ve dürüst çalışırsam birlikte çalışabileceğimizi ifade etti. Olay tarihinde toplantının başından sonuna kadar toplantı salonundaydım. Sunumda 38 İSMEK binasının deprem yönünden uygun olmadığı ve kapatılma kararı alındığı ifade edilmişti. Ayrıca yeni dönem İSMEK'te verilecek eğitimlerin planlanması amaçlanmıştı. Yine yarı zamanlı eğitmen ihalesi vardı. Kurs merkezlerinde bulunan bölge sorumlularının da yetkisinde olduğu için bu toplantı düzenlendi.' dedi.Akgül, toplantıda herkesin sırasıyla kendini tanıttığını ve işleyişten bahsettiklerini belirterek, 'Sanığın müştekilere yönelik 'Cümle kurmakta zorlanıyorsunuz, diksiyonunuz kötü, eğitim almalısınız, kendinizi geliştirmelisiniz, kapasiteniz yeterli değil.' şeklinde bir ifadesi olmadı. Toplantıda katılımcıların diksiyonuyla ilgili hiçbir ifade geçmedi. Ayrıca sanığın Ali Koca'ya 'Ali Bey ne kadar şanslın. Hem evde hem burda bayan, ekip arkadaşların hep bayan, herhalde kadınlarla çalıştığın için belediyenin en şanslı müdürüsün.' dediğini duymadım. Deseydi mutlaka duyardım. Çünkü sanığın sağında oturuyordum. Ali Koca da solunda oturuyordu.' diye konuştu.Akgül, şikayetçilere merkezleri ziyaret etmeyi ve denetlemeyi nasıl yaptıklarını soran sanığın 'Bu sıcakta zor olmuyor mu? Hem kapalısınız, başörtünüz var, terliyorsunuzdur da kokuyorsunuzdur da. Bu ne görev aşkı, hem az paraya da çalışıyorsunuz hem de kendi aracınızla veya kamu araçları ile buraları gezerken cebinizden para harcıyorsunuz. Bu mantıken kabul edilemez, siz holding çalışanı mısınız? Patronlarınız parayı götürürken siz 3 kuruşa çalışıyorsunuz.' demediğini, toplantı sırasında böyle bir ifadenin geçmediğini söyledi.Tanık Akgül, sanığın 'Gözlükleriniz ve başörtülerinizin marka olduğunu görüyorum. Çantalarınızı da masanın üstüne koyun göreyim. Ne kadar da bekarımız varmış, müdür bey itfaiye müdürü ile tanıştırıp kaynaştıralım arkadaşları. Aktif siyasette olan var mı? Biz biliyoruz siyaset yaptınız. Sosyal medyada Allah'tan ayak izi var bakacağız göreceğiz.' ifadelerini de kullanmadığını belirtti.Mahkeme heyeti, tanık beyanlarına karşı savunma hazırlamaları için taraflara süre vererek duruşmayı erteledi.İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Meltem Şişli'nin 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.KADEM'in açıklaması Duruşma çıkışında KADEM adına açıklama yapan avukat Müjgan Siyah Çevik, 2019 Ağustos ayında, İBB Hayat Boyu Öğrenme Müdürlüğüne bağlı İSMEK Merkezleri Bölge Sorumluları toplantısında, başörtülü kadın çalışanlara ağır hakaretlerde bulunduğunu iddia ettikleri İBB Genel Sekreter Yardımcısı Yeşim Meltem Şişli hakkında açılan davada mağdur kadınların yanında olduklarını söyledi.Avukat Çevik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 1996'da sosyal doku projesi olarak başlatılan ve kadınların istihdamında çok önemli katkıları olan bir merkezde, kamu görevi yerine getiren kadın çalışanların yine kadın bir yönetici tarafından cinsiyet, din, inanç ve fikirleri nedeniyle aşağılayıcı bir muameleye muhatap olmalarının kabul edilemez bir tutum olduğunu dile getirdi.Suç duyurusunda bulunan mağdur çalışanlara yönelik, dini inançlarından dolayı tercih ettikleri kıyafetleri nedeniyle yapılan hakaretin psikolojik şiddet olmasının yanında, toplumsal barışı hedef alması bakımından da TCK'nın 216. maddesindeki unsurlarını içerdiğini, 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçunu oluşturduğunu vurgulayan Çevik, şöyle devam etti:'Zorbalıklarla dolu bir utanç tarihi olan 28 Şubat’ı 23 yıl sonra yeniden hatırlatan bu pervasızlığı görmezden gelmek mümkün değildir. İnanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasının engellenmesinin içinde bulunduğumuz çağda artık söz konusu bile edilmemesi gerekir. KADEM olarak bizler, insanlık onurunun ve temel hakların hiçe sayıldığı her vakada, inançlarından ve tercihlerinden dolayı haksızlığa, ayrımcı uygulamalara maruz kalan her kim varsa yanında olduğumuzu, bu tip toplumsal huzura kasteden nefret suçlarına ve ayrımcılığa karşı kararlılıkla mücadele edeceğimizi ve kamuoyu vicdanında yara açan her davayı mesuliyet bilerek takip edeceğimizi önemle bildiririz.'Olayın geçmişiMeltem Şişli'nin, bir toplantıda İSMEK bölge sorumlusu kadınlara hakaret ederek, aşağılayıcı sözler sarf ettiği ve sonrasında çalışanların işlerine son verdiği iddia edilmişti.Bu iddiaların basında yer almasının ardından, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, konunun soruşturulması için müfettiş görevlendirirken, İSMEK bölge sorumlusu kadınlar da Şişli ve Hayat Boyu Öğrenme Müdürü Erkan Duyar hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.Suç duyurusunu işleme koyan Başsavcılık, Şişli ve Duyar hakkında soruşturma başlatmış, ifadeleri alınan 19 kişi, sorumlu yöneticilerden şikayetçi olduklarını bildirmişti.İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 10 Şubat'ta gerçekleştirilen Meclis toplantısında Şişli'nin kendi talebiyle soruşturma sonuna kadar geçici olarak görevden uzaklaştırıldığını söylemişti.Savcılıkça yürütülen soruşturma sonucunda hazırlanan iddianamede, 19 kadın ''mağdur'', Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da ''katılan'' sıfatıyla yer alıyor. İddianamede, sanık Şişli'nin eylemine uyan 'inanç, düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme' suçundan 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.Öte yandan, hakkında suç duyurusunda bulunulan Hayat Boyu Öğrenme Müdürü Erkan Duyar görevde olduğu gerekçesiyle İstanbul Valiliğinden soruşturma izni istendiği ve bu nedenle dosyasının ayrıldığı belirtilmişti.
Bilecik'te Su Kuyusu Açılırken Bulunan Mühimmat Jandarma Tarafından İmha Edildi
BİLECİK (AA) - Bilecik'te bir vatandaşın su kuyusu açmak için kazı yaptığı esnada bulduğu mühimmat, jandarma tarafından kontrollü patlatıldı.Pazaryeri ilçesine bağlı Gümüşdere köyünde yaşayan Saliha B, evinin bahçesinde su kuyusu açmak için kazı yaparken bir cisim buldu.Durumun jandarmaya bildirilmesi üzerine ekipler, bölgeyi güvenlik çemberine alarak çalışma yaptı.Jandarma ekipleri, bulunan maddenin el bombası tarzında bir mühimmat olduğunu tespit etti.Olay yerine gelen bomba imha ekipleri, köy halkını cami hoparlöründen uyararak patlatma yapılacağını duyurdu. Daha sonra mühimmat fünyeyle imha edildi.
Reklam
Niğde'de 330 Kilogram Kaçak Tütün Ele Geçirildi
NİĞDE (AA) - Niğde'de kargo yoluyla kente getirilen 330 kilogram kaçak tütün ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, bir kargo şirketiyle kente kaçak tütün getirileceği bilgisi üzerine çalışma başlattı.Ekipler, kargo şirketinde 330 kilogram kaçak tütün ele geçirdi.Şüpheliler E.B. ve M.E.B, gözaltına alındı.
Anayasa Mahkemesinden "Evlenme Hakkının İhlali" Kararı
ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, Tanzanyalı eşine açtığı boşanma davası 2003'te sonuçlanan, karşı tarafa tebliğ edilemediğinden 17 yıldır boşanma kararı kesinleşmeyen bu nedenle de yeniden evlenemeyen vatandaşın bireysel başvurusunda 'evlenme hakkının ihlali' kararı verdi.Yüksek Mahkemenin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, başvurucu S.A, Tanzanya vatandaşı ile 1997'de Türkiye'de evlendi. Evliliğinin ilk günlerinden beri yaşadıkları geçimsizlik nedeniyle eşinden ayrıldığını ve eşinin 1998'den beri kendisini aramadığını belirten S.A, 2000'de boşanma davası açtı. Asliye Hukuk Mahkemesi, 2003'te tarafların boşanmalarına karar verdi ancak karar Tanzanya'daki eşe tebliğ edilemedi. Başvurucu, farklı tarihlerde Mahkemeye birçok kez dilekçe sundu ve tebligat işlemlerinin akıbetini sordu. Dışişleri Bakanlığı tarafından Adalet Bakanlığına gönderilen yazıda, talebin defalarca ülkenin ilgili bakanlığına iletildiği fakat herhangi bir cevap alınamadığı ve ülkedeki sistemsel sorunlar nedeniyle alınmasının mümkün olmadığı belirtildi. Başvurucu, boşanma kararının kesinleştirilmemesi üzerine 2017'de Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu. S.A, boşanma kararının yurt dışındaki eşe tebliğ edilmemesi ve bu suretle nüfus kayıtlarının boşanma kararı doğrultusunda düzeltilmemesi nedeniyle evlenme hakkının ihlal edildiğini ileri sürdü. Mahkemenin değerlendirmesiAnayasa Mahkemesi, başvurucunun Anayasa'nın 20 ve 41. maddelerinde güvence altına alınan evlenme hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, boşanma davalarının makul bir zaman diliminde tamamlanması ve kişilerin evlenmelerine engel olan nedenlerin ortadan kaldırılması konusunda idari ve yargısal organlardan beklenen adımların atılmaması nedeniyle evlenme hakkının özünün zedeleneceği belirtildi. Somut olayda, boşanma davasının sonucunun Türkiye'de bulunmaması nedeniyle davalıya tebliğ edilemediği, dolayısıyla kesinleştirme işlemlerinin yapılamadığı ifade edilen gerekçede, karar tarihinin üzerinden on yedi yıl geçmesine rağmen başvurucunun medeni durumunda bir değişiklik yapılamadığı aktarıldı. Başvurucunun, mahkemenin kendisinden talep ettiği hususları hızlı ve eksiksiz şekilde yerine getirdiği, süreci titizlikle takip ettiği aktarılan gerekçede, Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan girişimlerin ise Tanzanya'daki sistemden ve davalının adresindeki eksiklikten dolayı sonuçsuz kaldığı bildirildi. Süreç içindeki resmi yazışmalar dikkate alındığında, bu konudaki girişimlere, tebligata ilişkin adli evrakın gönderildiği 2004'te değil 2007'de başlandığı belirtilen gerekçede, şunlar kaydedildi: '2003'te verilen boşanma kararının kesinleştirilmesi amacıyla, ilanen tebligat gibi 7201 sayılı Kanun'da ve ilgili yönetmelikte açıkça düzenlenen alternatif hukuki çarelerin uygulanması konusundaki taleplerin derece mahkemesince dikkate alınmadığı görülmüştür. Üstelik bu yönde sunulan 2010 ve 2015 tarihli dilekçeler hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu bağlamda, boşanma davasında verilen kararın kesinleştirilmesine ilişkin yapılması gereken işlemlerin sürüncemede bırakıldığı ve başvurucunun ileri sürdüğü ilanen tebligat gibi esaslı hukuki çarelerin hayata geçirilmesi konusunda derece mahkemelerince gerekli özenin ve dikkatin gösterilmediği kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla boşanma davasında verilen kararın kesinleştirmesine ilişkin işlemlerde gerekli özen yükümlülüğü evlenme hakkının özünü zedeleyecek şekilde ihmal edilmiş ve işlemler makul bir sürede tamamlanmamıştır. Açıklanan gerekçelerle evlenme hakkının özünü zedeleyen hukuki belirsizlikler hızlı ve etkili bir idari ve yargısal süreç yürütülerek giderilmediğinden, özel hayata saygı hakkı kapsamı içinde olan evlenme hakkının usul boyutunun ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.' İhlalin sonuçlarının ortadan kaldırılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, başvurucuya 50 bin lira manevi tazminat ödenmesine karar verildi.
Tayland Başbakanı Prayut, Protestolara Karşı Aldığı Ohal Tedbirlerini Kaldıracak
KUALA LUMPUR (AA) - Tayland Başbakanı Prayut Çan-oça, ülkede son zamanlarda kendisine ve hükümetine karşı düzenlenen kitlesel protestoları engellemek üzere aldığı olağanüstü hal (OHAL) kararını kaldıracağını açıkladı.Ulusa sesleniş konuşması yapan Başbakan Prayut, başkent Bangkok'ta muhalif grupların günlük protestolara başlaması üzerine 15 Ekim'de alınan ve Bangkok'ta 5'ten fazla kişinin bir araya gelmesini yasaklayan OHAL kararına ilişkin, 'An itibarıyla olağanüstü hal tedbirlerini kaldırmak için hazırlıkları yapıyorum. Gerginliği azaltmak için attığımız ilk adım bu olacak.' dedi.Konunun haftaya pazartesi ve salı günü yapılacak Meclis özel oturumunda gündeme getirileceğini söyleyen Prayut, 'Şiddet içeren protestolar olmadığı takdirde söz konusu tedbirleri hızlıca kaldıracağız.' şeklinde konuştu.Prayut, protestoculara ülkeyi kaosa sürüklememe çağrısında bulundu.14 Ekim'den bu yana Bangkok'ta devam eden hükümet karşıtı protestolar kapsamında bugün bir grup üniversite öğrencisi, Bangkok Asliye Mahkemesine giderek, hükümetin OHAL tedbirlerini kaldırması için başvuruda bulunmuştu.Tayland'da hükümet karşıtı protestolarTayland'da hükümet karşıtları, tartışmalı 2019 genel seçimlerinin ardından muhalefetteki İleri Gelecek Partisinin kapatılarak Meclis'ten ihraç edilmesi üzerine, 14 Aralık 2019'da protestolara başlamıştı.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle bir süre ara verilen gösteriler, temmuzdan itibaren geniş kalabalıklarla devam etmişti.Bangkok'ta 19 Eylül'de 50 bin kişilik katılımla 2014'ten bu yana ülkedeki en kalabalık protestoyu gerçekleştiren muhalifler, en son 14 ve 15 Ekim'de büyük çaplı gösteriler düzenlemişti.Son protestoların ardından hükümet, 15 Ekim'de Bangkok'ta olağanüstü hal (OHAL) ilan ederek 5'ten fazla kişinin toplanmasını yasaklamıştı.Kararı dinlemeyen ve aynı gün Bangkok'ta sokaklara dökülen protestocular, gösterilere her gün devam etmeyi planladıklarını açıklamıştı.Başbakan Prayut, 16 Ekim'deki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, protestoların sürmesi durumunda ülke genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edileceğini vurgulamıştı.Hükümet, daha sonra aldığı kararlarda protestoların haberini yapan üç muhalif internet sitesine erişimi kapatmış, gösterilerin televizyonda canlı yayımlanmasını engelleme emri vermişti.Siyasette askeri vesayet ve monarşinin baskılarına karşı çıkan farklı muhalif gruplar, kendi oluşturduğu anayasa ve adaletsiz seçim sistemi sayesinde iktidarını sürdüren askeri cunta hükümetinin istifasını, adil seçimler için anayasada reform yapılmasını ve monarşinin dokunulmazlığının kaldırılarak hukukun üstünlüğüne tabi kılınmasını talep ediyor.
Reklam
Manisa'da Yaklaşık 20 Ton Kaçak Şarap Ele Geçirildi
MANİSA (AA) - Manisa'nın Turgutlu ilçesinde yaklaşık 20 ton kaçak şarap ele geçirildi.Manisa İl Jandarma Komutanlığı KOM Şube Müdürlüğü, İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Turgutlu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çepni̇dere Mahallesi'nde kaçak içki üretildiği bilgisi üzerine çalışma başlattı.Kaçak içki ürettiği tespit edilen 12 kişiye ait evlere düzenlenen eş zamanlı operasyonda, 20 tona yakın kaçak şarap ele geçirildi.Ele geçirilen sahte şaraplardan alınan örnekler incelenmek üzere İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne teslim edildi.Gözaltına alınan 12 şüpheli, ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Bitlis'te Bir Köy Karantinaya Alındı
BİTLİS (AA) - Bitlis'in Hizan ilçesinde bir köy, yeni tip koronavirüs (KOVID-19) tedbirleri kapsamında karantinaya alındı. Hizan Kaymakamlığından yapılan açıklamada, son zamanlarda görülen vakalardan dolayı İlçe Hıfzıssıhha Kurulu kararıyla Keklik köyünün karantinaya alındığı bildirildi.Açıklamada, şunlar kaydedildi: 'İlçeye bağlı Keklik köyü geçici süreyle karantinaya alınarak giriş çıkışların kapatılmasına karar verilmiştir. Bu adreslerde ikamet eden ve iş devamlılığı zorunlu olan emniyet, jandarma personeli ve sağlıkçılar, ilgili kısıtlama kararından muaf sayılacaktır. Alınan kararlara uyulmaması durumunda ve her seferinde olmak üzere 3 bin 150 lira idari para cezası uygulanacaktır.'
Reklam
İdeal Toplum 9 Bin Yıl Önce Bu Topraklardaydı: Çatalhöyük'te Hükümetsiz ve Eşit Yaşam
etiket
9000 yıl önce  kadın ve erkek eşitliğinin var olduğu, sanatın filizlendiği, hükümete ve silahlı güce ise ihtiyaç duyulmadığı yerleşim yeri Çatalhöyük 1958 yılında İngiliz arkeolog  James Mellaart tarafından keşfedildi.Keşif, Mezopotamya dışında kalan bölgede ilk defa yerleşik hayata geçildiğine dair kanıt bulunması açısından oldukça önemliydi. Çünkü bu durum Anadolu'yu dünyanın en eski uygarlık merkezlerinden biri haline getirdi. Kazı çalışmalarının başladığı günden bu yana elde edilen bilgiler ışığında geçmişe 'kısa' bir yolculuk yapalım...
Reklam
Kovid-19 Testi Pozitif Olan Kişi Dayısının Hes Koduyla Yolculuk Yaparken Yakalandı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da, jandarma ekiplerince yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif olmasına rağmen dayısına ait Hayat Eve Sığar (HES) koduyla yolculuk yapan kişi yakalandı. Trabzon'dan Kastamonu'ya giden bir seyahat firmasına ait yolcu otobüsü, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bük köyü Jandarma Karakol Komutanlığı kontrol noktasında durduruldu. Otobüste bulunan yolcuların HES kodları ve kimlik bilgilerinin kontrolü sırasında, 20 numaralı koltukta, Bahtiyar P. isimli kişinin yerine Gürkan A. (24) isimli şahsın oturduğu fark edildi. Gürkan A'nın kimlik sorgusunda, Kovid-19 pozitif vaka olduğu ve dayısı Bahtiyar P'ye ait HES kodunu kullanarak Kastamonu'ya gitmek üzere seyahat ettiği tespit edildi. Gürkan A'ya 3 bin 150 lira idari para cezası uygulanarak hakkında adli işlem başlatıldı. Gürkan A. ile otobüs şoförü ve 23 yolcu, evlerinde ve Şeyh Şaban-ı Veli öğrenci yurdunda karantinaya alındı. Otobüs firması hakkında da idari yaptırım uygulanmak üzere tutanak tanzim edildi.
Kovid-19 Testi Pozitif Olan Kişi Dayısının Hes Koduyla Yolculuk Yaparken Yakalandı
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da, jandarma ekiplerince yeni tip koronavirüs (Kovid-19) testi pozitif olmasına rağmen dayısına ait Hayat Eve Sığar (HES) koduyla yolculuk yapan kişi yakalandı. Trabzon'dan Kastamonu'ya giden bir seyahat firmasına ait yolcu otobüsü, Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Bük köyü Jandarma Karakol Komutanlığı kontrol noktasında durduruldu. Otobüste bulunan yolcuların HES kodları ve kimlik bilgilerinin kontrolü sırasında, 20 numaralı koltukta, Bahtiyar P. isimli kişinin yerine Gürkan A. (24) isimli şahsın oturduğu fark edildi. Gürkan A'nın kimlik sorgusunda, Kovid-19 pozitif vaka olduğu ve dayısı Bahtiyar P'ye ait HES kodunu kullanarak Kastamonu'ya gitmek üzere seyahat ettiği tespit edildi. Gürkan A'ya 3 bin 150 lira idari para cezası uygulanarak hakkında adli işlem başlatıldı. Gürkan A. ile otobüs şoförü ve 23 yolcu, evlerinde ve Şeyh Şaban-ı Veli öğrenci yurdunda karantinaya alındı. Otobüs firması hakkında da idari yaptırım uygulanmak üzere tutanak tanzim edildi.
Aksaray'da Eski Eşini Pompalı Tüfekle Yaralayan Kadın Tutuklandı
AKSARAY (AA) - Aksaray'da, eski eşini pompalı tüfekle vurarak yaralayan kadın tutuklandı.Hassas Mahallesi 6721. Sokak'taki babasının evinde yaşayan Özlem T. (23) ile 2 ay önce boşandığı eski eşi Mehmet B. (24) arasında tartışma çıktı.Tartışmanın kavgaya dönüşmesiyle Özlem T, evde bulunan pompalı tüfekle eski eşi Mehmet B'ye ateş etti. Vücudunun çeşitli yerlerine saçma isabet eden Mehmet B, kanlar içerisinde yere yığıldı.Yaralı eski koca, ihbar üzerine olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldı.Polis ekipleri, Özlem T'yi gözaltına aldı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Özlem T, nöbetçi sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Reklam