Çocuklarının Gözü Önünde Annelerini Bıçaklayan Firari Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da birlikte yaşadığı Seda Kurt'u, çocuklarının yanında bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle hakkında dava açılan firari sanık Ercan Akkaş'ın yargılanmasına devam edildi.Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, maktul Seda Kurt'un annesi Bedia Akar ile tarafların avukatları katıldı. Hakkında yakalama kararı bulunan firari sanık Ercan Akkaş ise duruşmaya gelmedi.Duruşmada dinlenilen maktul Seda Kurt'un oğlu müşteki Özgür Kurt, olay günü sabaha karşı bağrışma olduğunu ifade ederek, olay günü yaşananları şöyle anlattı: 'Sanığın elinde bıçak vardı. Bıçakla anneme vuruyordu. Ayırmaya çalıştım, bıçak olduğu için bir şey yapamadım. Bıçak darbelerini yukarıdan aşağıya peş peşe vuruyordu, annem o sırada yerdeydi. Ondan sonra sanık bıçakla birlikte evden kaçarak çıktı. Daha sonra öğrendiğime göre bıçağı yola atmış. Annem hastaneye kaldırıldı ancak kurtulamadı. Şikayetçiyim.'Babasının kayıp olduğunu, annesi ile sanığın imam nikahlı 4 yıl yaşadıklarını anlatan müşteki Kurt, sanığın alkol ve uyuşturucu madde kullandığını, zaman zaman kavga ettiklerini söyledi.Mahkeme, sanık hakkında çıkartılan kırmızı bültenin sonucunun ve yakalama emrinin infazının beklenmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.Duruşmadan sonra konuşan maktul Seda Kurt'un annesi Bedia Akar 'Süreç devam ediyor. Sanığın yakalanmasını bekliyoruz. Ancak üzerinden bu kadar zaman geçtiği için umutlar tükendi. İlk zaman yakalansaydı yakalanmıştı.' dedi.İddianamedenBakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 4 Kasım 2019'da Seda Kurt’un birlikte yaşadığı erkek arkadaşı Ercan Akkaş tarafından bıçaklanarak yaralanması sonrasında kaldırıldığı hastanede vefat ettiği anlatılıyor.Sanık Akkaş’ın maktulle ikametgahında tartıştığı, tartışmanın büyümesi üzerine evde çocukları olduğu halde evden temin ettiği bıçakla birçok defa maktule vurarak ölümüne neden olduğu aktarılan iddianamede, sanığın firari olduğu belirtiliyor.İddianamede, sanık Ercan Akkaş'ın 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Bolu'da Karbonmonoksit Gazından Zehirlenen Çift Hastaneye Kaldırıldı
BOLU (AA) - Bolu'da sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlenen çift hastanede tedavi altına alındı. Doğancı Mahallesi Dere Sokak'ta yaşayan Cemalettin ve Fatma K, sobadan sızan karbonmonoksit gazından zehirlendi.İhbar üzerine eve gelen 112 Acil Servis ekipleri, çifti Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırdı.Çiftin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Amasya'da Dükkandan İçki Ve Sigara Çalan 2 Kişi Tutuklandı
AMASYA (AA) - Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde bir dükkandan içki ve sigara çaldığı iddiasıyla yakalanan 2 kişi tutuklandı. Cumhuriyet Meydanı'nda Ali Doğan'a (67) ait dükkanın camının kırık olduğunu fark eden Gümüşhacıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü asayiş ekipleri inceleme başlattı.Polis ekiplerinin yaptığı çalışmada şüpheli O.S. (19) ile F.O. (38), büfeden çalındığı tespit edilen çeşitli markalarda 20 şişe alkollü içki ve 244 paket sigara ile yakalandı.Emniyetteki işlemlerinin ardından savcılığa sevk edilen zanlılar O.S. ile F.O, tutuklandı.Ele geçirilen alkollü içki ve sigaralar, iş yeri sahibine teslim edildi.
Tügis Başkanı Necdet Buzbaş'tan 60. Yıl Mesajı:
ANKARA (AA) - Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası (TÜGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Buzbaş, demokratik bir sivil toplum kuruluşu olarak, dünyadaki kaotik değişime akıl ve bilgi yanında duygu ve sezgiyi de ekleyerek uyum sağlama yollarını araştırdıklarını, tüm gıda sanayi aktörleriyle şeffaf paylaşım ve geniş bir katılımla güç birliği hedeflediklerini belirtti.Buzbaş, TÜGİS'in 60. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Türkiye'de çağdaş gıda sanayisinin bugünkü seviyesine kolay ulaşmadığını ifade etti.TÜGİS'in 60 yıldır benimsediği etik ilkelerinden ödün vermeden bir yandan endüstriyel yaşamın vicdanı olma sorumluluğuna sahip çıkıp, diğer yandan güvenilir ve sağlıklı gıdalar üreten çağdaş gıda sanayinin oluşmasına öncülük ettiğini vurgulayan Buzbaş, şunları kaydetti:'Kovid-19 salgını nedeniyle iş yaşamında derin değişime yol açacak şartların geçmişten farklı değerlendirilmesi gerekliliği açık. Bu değerlendirmeler geçmişin deneyimlerinden çok geleceğin belirsizliklerini belirleyen yaklaşım ve kabullerimizin tutarlılığı ile önem kazanacak. Salgın ile tüm dünya ülkelerini alarma geçiren sağlık krizinin sadece sağlık krizi olmadığı, aynı zamanda ekonomik kriz, ekolojik kriz ve toplumsal kriz olduğunun ortaya çıkması belirsizliklerin belirlenmesini oldukça zorlaştırıyor. Giderek artan karmaşıklıkta doğacak daha güç sorunların çözümü için yetkin ortak akla başvuru zorunlu oluyor. Kovid-19 salgını sönümlenmesinin yıllar alabileceği, her an mutasyon sonrası yeni bir salgının olabileceği gerçeği, dünyaya ilişkin risk algımızı yükseltiyor. 'Virüsle birlikte yaşamak' riski altında, yetkin ortak aklın ürettiği her çözüme bir B planının da eklenmesi şart.''Gıda sanayindeki gelişmeleri dikkatle izlemeye devam edeceğiz'Buzbaş, salgından sonra işletmelerin iş modelleri ve iş yapış alışkanlıklarını yeniden tanımlamalarının, iş süreçlerinin yaygınlaşan yeni dijital teknolojileri kullanıp uzaktan gerçekleştirilmesinin hız kazanacağına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:'İş süreçlerinin hemen hepsinde ortak olan özelliklerin başında, öngörülen ile olan arasındaki farkın sürekli gözlenip, minimize edilmeye çalışması geliyor. TÜGİS, demokratik bir sivil toplum kuruluşu olarak, dünyadaki bu kaotik değişime akıl ve bilgi yanında duygu ve sezgiyi de ekleyerek uyum sağlama yollarını araştırıyor, bu çabasında tüm gıda sanayi aktörleri ile şeffaf paylaşım ve geniş bir katılım ile güç birliği hedefliyor. Sunulan yeni dijital teknolojilerin uygulama bulmasıyla istihdam arasındaki bağlantının daha hızlı kopacağı günlere doğru gidiyoruz. Bu değişim işsizliğin artması, sosyal uyum bakımından riskleri de beraberinde taşıyor. TÜGİS olarak gıda sanayindeki gelişmeleri dikkatle izlemeye devam edeceğiz.'
İzmir'de Kırmızı Işıkta Bekleyen Kişiyi Öldürdüğü İddiasıyla Aranan Zanlı Tekirdağ'da Yakalandı
TEKİRDAĞ (AA) - İzmir'in Narlıdere ilçesinde geçen yıl kırmızı ışıkta bekleyen Oktay Yıldız'ı silahla vurarak öldürdüğü iddiasıyla aranan zanlı, Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde gözaltına alındı.Plaka Tanıma Sistemi (PTS) ile tespit edilen 35 AV 9549 plakalı hafif ticari araç, Malkara Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından Malkara-Tekirdağ karayolu Deveciköy Mahallesi'nde yola barikat kurularak durduruldu. Üzerinde kimlik kartı bulunmayan sürücünün GBT sorgulamasında Oktay Yıldız'ı silahlı saldırı sonucu öldürdüğü iddia edilen Erdal G. (35) olduğu belirlendi.Araçtaki ailesiyle İstanbul'a gitmeye çalıştığı öğrenilen zanlı, gözaltına alındı. Zanlı, emniyetteki işlemlerin ardından Malkara Adliyesine sevk edildi. Geçen yıl 22 Nisan'da Narlıdere ilçesi Mithatpaşa Caddesi'nde Oktay Yıldız, 35 GC 2065 plakalı otomobiliyle kırmızı ışıkta beklediği sırada, kimliği belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğramıştı.Kırmızı ışıkta bekleyen diğer sürücüler, ağır yaralanan Yıldız'ı, ilk müdahaleyi olay yerinde yaptıktan sonra araçlarıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesine götürmüştü. Yıldız, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamamıştı.
Kovid-19 Vakalarının Azalmasına Sevinen Doktorun Sosyal Medyadaki "Oh Be" Paylaşımı İlgi Gördü
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin Darıca ilçesinde, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vaka sayılarının azalmasına sevinen Uzman Doktor Deniz Heppekcan'ın, yoğun bakım servisindeki boş yatakların fotoğrafını çekip 'oh be' notuyla sosyal medyada paylaşması beğeni topladı.Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli Uzman Doktor Heppekcan, yoğun bakım servisindeki boş yatakların fotoğrafını çekerek 'oh be' notuyla sosyal medyada paylaştı.Vaka sayılarının azalması karşısında büyük mutluluk yaşayan Heppekcan'ın bu paylaşımı, sosyal medya kullanıcılarının beğenisini kazandı. Deniz Heppekcan, AA muhabirine, salgının başladığı mart ayından bu yana bütün sağlık çalışanlarının ciddi sıkıntılar yaşadığını anlattı.Ekim ve kasım aylarında özellikle yoğun bakım yataklarının tamamen dolduğunu, aralık ayındaki kısıtlamalarla vaka ve hasta sayılarında azalma yaşandığını belirten Heppekcan, 'Son dönemde vaka sayılarında ciddi düşüş oldu. Biz de sağlık çalışanları olarak 'oh be' dedik. Sağlık Bakanlığı yeniden izinlerimizi açtı.' diye konuştu.
Reklam
Madrid'de Bir Binada Şiddetli Patlama Meydana Geldi
MADRİD (AA) - İspanya'nın başkenti Madrid'de, şehir merkezinde bir binada şiddetli patlama gerçekleşti.Yerel saatle 15.00 (TSİ 17.00) sıralarında Madrid'in merkezindeki Puerto de Toledo Mahallesi'nde bir apartmanda patlamada oldu.Sosyal medyada yer alan görüntülere göre, patlamanın etkisiyle binanın üst katlarında büyük hasar oluştu.Görgü tanıkları çok sayıda yaralının olduğunu söyledi.Patlamanın olduğu binanın önünde yola park etmiş araçların büyük bölümü zarar görürken, sivil koruma, itfaiye ve sağlık ekiplerinin bölgeyi güvenlik koridoruna aldığı bildirildi.Binanın yanında bir yaşlı bakımevinin, okulun ve kilisenin bulunduğu belirtildi.Yerel basında, patlamanın nedeninin gaz kaçağı olabileceği iddia edildi.
Beyşehir Gölü'nün Kıyıları Dondurucu Soğuklardan Kısmen Buz Tuttu
KONYA (AA) - Türkiye'nin en büyük tatlı su gölü Beyşehir Gölü'nün bazı kıyı kesimleri dondurucu soğuk nedeniyle kısmen buzla kaplandı.Gece hava sıcaklığı değerlerinin eksi 8-10 derece arasında seyrettiği Beyşehir'de, Jandarma Burnu ile Aşk Adası arasındaki kıyı kesimler, İçerişehir Mahallesi'ndeki balıkçı limanı çevresi kısmen buzlandı. Buz tabakasının üzerinde yürüyen ve hareketsiz bekleyen martılar dikkat çekerken, motorlu tekneleri buzların arasında kalan balıkçılar ise ava çıkamadı. Soğuk hava nedeniyle göl yüzeyinde de ağ seren az sayıda balıkçı teknesi görüldü.'Beyşehir Gölü fotoğrafçıların da göz bebeği'Bu anı görüntülemek için Beyşehir Gölü'ne gelen fotoğraf sanatçısı Seyit Konyalı, AA muhabirine, birkaç gün önce yurt çapında olduğu gibi ilçede de etkisini gösteren kar yağışı ile dondurucu havanın etkili olmaya başladığını söyledi.Gölde sadece birkaç balıkçının bulunduğunu hatırlatan Konyalı, 'Beyşehir Gölü şu anda Türkiye'nin gündeminde olan göllerden bir tanesi, fotoğrafçıların da göz bebeği. Tamamen donduğu zaman harika kareler veren bir göl. Biz açıkçası fotoğrafçılar olarak Beyşehir Gölü'nün tamamen donacağı günleri özlemle bekliyoruz.' diye konuştu.
Reklam
Filistin Yönetimi, İsrail'in Yasa Dışı Yahudi Yerleşim Birimlerini Genişletme Planını Kınadı
KUDÜS (AA) - Filistin yönetimi, İsrail hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimlerine 2 bin 500’den fazla yeni konut inşa planını kınadı.Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre Filistin Devlet Başkanlığı Sözcüsü Nebil Ebu Rudeyne, yaptığı yazılı açıklamada, 'İsrail hükümeti, iki devletli çözüm olasılığından geriye kalanları da ortadan kaldırmak, yeni Amerikan yönetiminin önüne daha fazla engel koymak ve durmuş olan barış sürecini yeniden başlatmak için göstereceği her türlü çabayı sekteye uğratmak için zamanla yarışıyor.' ifadelerini kullandı.Tel Aviv yönetiminin işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Yahudi yerleşimciler için 2 bin 572 yeni konut inşa etme planını onaylamasını kınayan Ebu Rudeyne, Joe Biden başkanlığındaki yeni ABD yönetimine İsrail’in yerleşim faaliyetlerine karşı net bir tavır takınma çağrısı yaptı.Ebu Rudeyne, Yahudi yerleşim birimlerinin tamamının illegal olduğuna ve uluslararası hukuka aykırı olduğuna vurgu yaptı.İsrailli insan hakları kuruluşu Peace Now’ın (Barış Şimdi) dün yayımladığı rapora göre, İsrail makamları 460’ı işgal altındaki Doğu Kudüs’teki Yahudi yerleşim birimlerine geri kalanı Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerine olmak üzere 2 bin 572 yeni konutun inşa edilmesi için ihale açtı.Yasa dışı yerleşim birimleriİşgal altındaki Doğu Kudüs'te 13, Batı Şeria'da 253 yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor.Bu yerlerde ikamet eden 650 binden fazla Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Reklam
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 13'ü firari 76 sanığın yargılanmasına devam edildi.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya bir kısım sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılım sağladı.Dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler unsur elemanı Yusuf Bozca ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşmada, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan sanık Yusuf Bozca, ByLock kullanmadığını, Bank Asya'da hesabının bulunmadığını ve olay yerinde olmadığını belirterek, 'Hrant Dink'in ölümüyle ilgili uzaktan yakından alakam yok. Aynı şekilde FETÖ terör örgütüyle de bir bağım yoktur. Suçlamaları kabul etmiyor, beraatimi istiyorum.' dedi.Savunma yapan tutuksuz sanık eski Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay, 42 yıllık meslek hayatından sonra yaş haddinden emekli olduğunu belirterek, bu süreçte hiç tahkikat geçirmediğini ve ceza almadığını söyledi.Bu davada yargılanmaktan müteessir olduğunu ifade eden Altay, 'Olay tarihinde Trabzon İl Emniyet Müdürü olarak görev yapıyordum. Olaydan bir gün sonra olayın failinin babasının emniyete gelerek ihbarda bulunması üzerine gerekli çalışmaları yaparak bir gün sonra faili ve iş birlikçilerinin yakalanmasını sağladım. 20 Ocak'ta Erhan Tuncel'in yakalanmasını sağladım. Suikast öncesi, suikast günü ve sonrası bana herhangi bir bilgi verilmedi.' dedi.Altay, Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanı olarak çalıştığını bilmediğini anlatarak, 'Olaydan sonra yaptığım telefon görüşmesinde Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanı olduğunu öğrendim. Benim tarafımdan düzenlenmiş sahte ya da yok edilmiş evrak yoktur. Hrant Dink'in öldürülebileceği bilgisine önceden sahip olsaydım olayın engellenmesini sağlardım. Önlenmesi için mutlaka gerekeni yapar failleri adaletin karşısına çıkartırdım. Beraatimi istiyorum.' şeklinde konuştu.Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, savunmasını, önceden hazırladığı bir sunum eşliğinde yaptı.Sanık Celepoğlu, 31 yıl boyunca vatana millete hizmet ettiğini, geçmişte sözde mağdur olduğunu iddia eden kişilerin yalan beyanları nedeniyle mahkeme huzurunda bulunduğunu savundu. Celepoğlu, 'Sanıklar Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün ile bir kez görüştüm. Onda da makama 'hayırlı olsun' demek için gelmişlerdir. Dink dosyasına monte edildim. Olay tarihinde yurt dışındaydım. Dink cinayetinin planlanmasında aktif olarak görev aldığım iddia edilmiştir. Hangi bilgi belgeye göre, hangi ifadelere göre savcılık bu yönde cezalandırılmamı talep etmiştir?' dedi.Celepoğlu, İtalya'da dil eğitimindeyken dil sınavına girmek için resmi izin alarak 2006 yılı kasım sonunda 10 günlüğüne Türkiye'ye geldiğini, sınava girdikten sonra tekrar İtalya'ya döndüğünü aktararak, 'İzindeyken de Ankara'dan hiç çıkmadım. İddia edilenin aksine Atilla Güçlüoğlu ve Burak Bayrak ile görüşmek için gelmedim. Bırakın bu davanın sanıklığını, tanık olarak bile bu davanın hiçbir yerinde yokum. Heyetinizden takdir yetkisini kullanarak karar vermesini istiyorum. Dink ailesine ve avukatlarına da sesleniyorum: 'Gerçek suçluları yakalamaya yönelik çalışmalarına devam etsinler.' 'diye konuştu.Sanıkların avukatlarının beyanlarının da alınmasından sonra mahkeme heyeti ara kararlarını açıkladı.Heyet, sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek, Muharrem Demirkale ve Ercan Gün'ün tutukluluk halinin devamına hükmetti.Sanıklardan Volkan Şahin'in telefonunun 18 Ocak 2006'da Bayrampaşa Otogarı'nda, cinayeti işleyen Ogün Samast ile beraber aynı yerde baz istasyonu sinyali vermesi, diğer sanıklarla olay günü irtibatı ve Coşkun İğci isimli kişinin beyanlarına göre bir kısım sanıklarla beraber Samast ile olay yerine gideceğine dair mevcut delil durumlarını dikkate alan heyet, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, sanıklar Veysel Şahin ve Okan Şimşek'in, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı istihbarat görevlileri olduğu, olay öncesinde Coşkun İğci tarafından cinayetin önceden kim tarafından, kimin yönlendirmesiyle işleneceğine dair bilgileri olması sebebiyle bu bilgileri saklayarak cinayetin işlenmesinde doğrudan dahillerinin bulunması gerekçesiyle bu iki sanığın da tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.Duruşma, sanık savunmalarına devam edilmek üzere 22 Ocak'a ertelendi.Savcılık mütalaasındanİstanbul Cumhuriyet Savcısı tarafından celse arasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan mütalaada, cinayet döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Poyraz hakkında, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 8 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası istenmişti.Mütalaada, yine cinayet döneminde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Terör Olayları Kısım Amiri (Yüzbaşı) olarak görev yapan Ali Barış Sevindik'in, 'Anayasayı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.Sanıklar dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri Mehmet Ali Özkılıç ve Şükrü Yıldız'ın Trabzon Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında görevli sanıkları korudukları, FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri belirtilen mütalaada, Mehmet Ali Özkılıç'ın 'FETÖ'ye üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 8 yıldan 16 yıla, sanık Şükrü Yıldız'ın ise 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs', 'FETÖ üyeliği' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 10 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.Sanık polis memuru Muhittin Zenit'in faillerle irtibatlı olarak Dink'in öldürülmesine yardım ettiği belirtilen mütalaada, bu kişinin 'tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etmek', 'FETÖ'ye üye olmak', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 25 yıl 9 aydan 43 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.Mütalaada, cinayet döneminde Trabzon Emniyet Müdürü olan sanık Reşat Altay'ın da 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından toplam 23 yıl 3 aydan 33 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenirken, cinayetten önce Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Sabri Uzun, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü tutuksuz sanık Ahmet İlhan Güler, cinayetten önce dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında da 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3 aydan 1'er yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz'ün,'Anayasayı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'kasten öldürme' suçundan müebbet, diğer suçlardan 10 yıldan 24 yıla kadar hapsi talep edilen mütalaada, diğer sanıkların da benzer suçlardan 15 yıl ila müebbet hapis cezaları arasında değişen oranlarda mahkumiyetlerine karar verilmesi istenmişti.Firari Gülen ve Öz'ün de arasında olduğu 13 sanığın dosyası ayrılmıştı.Mütalaada, 11 sanık hakkında ise tüm suçlardan beraat kararı verilmesi istenmişti.Firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz'ün dosyalarının ayrılması istenen mütalaada, sanık Şeref Ateş hakkında ise yargılama devam ettiği sırada vefat ettiği için dava dosyasının düşürülmesi talep edilmişti.
Mehmetçik Bahar Kalkanı Bölgesindeki Suriyeli İhtiyaç Sahiplerine Yardım Dağıttı
ANKARA (AA) - Mehmetçik, Bahar Kalkanı bölgesindeki Suriyeli ihtiyaç sahiplerine kıyafet ve gıda yardımında bulundu. Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 'Bahar Kalkanı bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine kıyafet ve gıda yardımında bulunan kahraman Mehmetçik, hiçbir korkunun barınamadığı tertemiz kalbiyle ümitleri yeşertmeye devam ediyor.' ifadelerine yer verildi.Paylaşımda askerlerin çocuklara ve bölge halkına yardım dağıtmasına ilişkin fotoğraflar da yer aldı.
Yemen'deki Husiler, Kendilerine Yönelik Atılacak Olası Bir Adıma Karşılık Verecekleri Tehdidinde Bulundu
ADEN (AA) - Yemen'deki İran destekli Husiler, kendilerine karşı atılacak herhangi bir 'düşmanca adıma' yanıt verme tehdidinde bulundu.Husilerin siyasi bürosundan yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin Husileri terör listesine alma kararı, Amerika'nın geçen yıllarda Yemen'e yönelik saldırganlıktaki lider tutumunun taçlandırılması olarak değerlendirildi.Açıklamada, ABD'nin hiçbir zaman Yemen halkının yanında ya da tarafsız olmadığı, ilk günden itibaren ülkedeki tüm savaşları, krizleri, despotluğu ve zulmü desteklediği, halkın işlerine ve hayatının detaylarına müdahale ettiği aktarıldı.Husilerin açıklamasında, '(ABD'nin attığı) Bu düşmanca adım, bizi adil tutumumuzdan geri çekilmeye yönlendirmeyecek. Biz, Allah'ın izniyle, herhangi bir düşmanca adım için gerekli her adımı atmaya hazırız.' denildi.Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam da El-Mesira televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD'nin kararını siyasi, ekonomik veya insani bir yansımasının olmadığını söyledi.Halkın, yardım kuruluşlarının yardımlarıyla değil, birbiriyle karşılıklı yardımlaşmayla ve tabii kaynaklardan istifade etmek suretiyle yaşamlarını devam ettirdiğini dile getiren Abdusselam, uluslararası toplumun hızlı bir şekilde kendileriyle iletişim kurarak ABD'nin kararının kendilerini ilgilendirmediğini vurguladıklarını aktardı.ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 11 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Husilerin 'yabancı terör örgütü' ilan edileceğini, bu konuda Kongre'nin bilgilendirildiğini duyurmuştu.Pompeo ayrıca, örgütün yöneticileri Abdulmelik el-Husi, Abdulhalık Bedreddin el-Husi ve Abdullah Yahya Hakim'in de 'terörist' ilan edileceğini bildirmişti.Dışişleri Bakanlığı ayrıca bu adımın ABD Başkanı Donald Trump'ın görev süresinin bitiminden bir gün önce 19 Ocak'ta yürürlüğe gireceğini ifade etmişti.Yemen'deki iç savaşUzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de İran destekli Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.Ülkede yaklaşık 6 yıldır süren çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirdi.
Reklam
Maraşlı 3. Bölüm Fragmanı Yayınlandı: Mahur Maraşlı'nın Kanatları Altında!
Maraşlı yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Mahur ailesinden birilerinin onu öldürteceği ihtimali karşısında zor durumda... Maraşlı onu korumak için her şeyi yaparken, Mahur da onun gözünde değerinin ne olduğunu sorguluyor. Aziz kızını kurtarmak için seferber olurken, Mahur Savaş ile yüz yüze geliyor. İşte Maraşlı yeni bölüm fragmanı...
Reklam
Somalili Ailelerden "Paralı Asker" Olarak Gönderilen Çocukları İçin Protesto
MOGADİŞU (AA) - Somali'de yüzlerce aile, askeri eğitim için Eritre'ye gönderilip haber alamadıkları çocuklarının bulunması için gösteri düzenledi. Ülkenin kuzeyindeki Galkayo şehrinde sokakları dolduran yüzlerce aile, Eritre'de eğitim verildikten sonra Etiyopya'da isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) karşı 'paralı asker' olarak savaştırıldıkları ileri sürülen çocukları için hükümeti protesto etti. Ana yolları kapatarak barikat kuran göstericiler polisle çatışırken, güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı ve çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Aileler, çocuklarının askeri eğitim için Eritre'ye götürüldüğünü, Etiyopya'da TPLF'ye karşı başlatılan operasyon sonrası bir daha kendilerinden haber alamadıklarını dile getirdi. Somali Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı eski başkan yardımcılarından Abdisalan Yusuf Guled, 370'ten fazla Somali askerinin Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki çatışmalarda hayatını kaybettiğini öne sürmüştü.Hükümet, söz konusu iddiaları yalanlayarak Somalili askerlerin Etiyopya'daki çatışmaya dahil olmadığını açıklamıştı.Etiyopya hükümeti, 4 Kasım 2020'de başlattığı operasyonun ilk haftalarında Eritre ordusunun kendisine destek olmadığını ileri sürmüş ancak haftalar sonra Eritre birliklerinin ülkedeki varlığını kabul etmişti.
Antalya'da Camilerden Hırsızlık Yaptığı Öne Sürülen Zanlı Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Serik ve Aksu ilçelerinde camilerden hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan şüpheli cezaevine gönderildi. Serik'teki 4, Aksu'daki bir camiden farklı zamanlarda elektrik süpürgesi, bilgisayar monitörü, ısıtıcı ve bağış paralarının çalındığı şikayetleri üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Hırsızlık şüphelisi olduğu belirlenen S.Ç. (34) Antalya merkezde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Görev Süresi Bugün Dolacak ABD Başkanı Donald Trump, Washington'dan Ayrıldı
WASHINGTON (AA) - Görev süresi bugün dolacak ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya hareket etmek için başkent Washington'dan ayrıldı. Florida'ya gitmek için Andrews Hava Üssü'ne gelen Trump, burada kısa bir konuşma yaptı. 'Başkanınız olmak benim için büyük bir onurdu, sizin için her zaman mücadele edeceğim.' diyen Trump, Başkan Yardımcısı Mike Pence başta olmak üzere yönetiminde görev yapan herkese ve ABD Kongresine teşekkür etti.Birkaç saat içinde yemin ederek ABD'nin 46. Başkanı olacak Joe Biden'a, ismini zikretmeden başarılar diyen Trump, 'Yeni yönetime bol şans ve başarılar diliyorum. Çok başarılı olacaklarını düşünüyorum.' dedi.Trump, 'Başka bir şekilde geri döneceğiz.' mesajı verdikten sonra, eşi Melania Trump ile birlikte başkanın kullanımına tahsis edilen Air Force One uçağına binerek Washington'dan ayrıldı.
Çığ Nedeniyle Kapanan Van-Çatak Kara Yolu 3 Saatlik Çalışmayla Açıldı
VAN (AA) - Van'da çığ düşmesi nedeniyle kapanan Van-Çatak kara yolu, ekiplerin 3 saatlik çalışması sonucu ulaşıma açıldı.Alınan bilgiye göre, bölgede etkili olan kar ve tipi ulaşımda aksamalara neden oluyor. Olumsuz hava koşullarının oluşturduğu risk nedeniyle önceki gün trafiğe kapatılan Van-Çatak kara yolunun Elmacı ve Görentaş mahalleleri arasına çığ düştü.Karayolları 11. Van Bölge Müdürlüğü karla mücadele ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından yol açılabildi.
Reklam