Yeşil İle Beyazın Buluştuğu Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde Kayak Sezonu Açıldı
ÇANKIRI (AA) - Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Yıldıztepe'de, her seviyeye uygun pistleri ve doğal güzellikleriyle kayak sezonu açıldı.Ilgaz Dağı'nın eteklerinde bulunan 900, 2400 ve 4500 metrelik üç piste sahip Yıldıztepe Kayak Merkezi, Türkiye'nin farklı illerinden birçok kayakseveri ağırlıyor.Doğal güzelliği, ormanlarıyla çevre illerden çok sayıda günübirlik ziyaretçi ağırlayan Yıldıztepe Kayak Merkezi, yarıyıl tatili öncesinde yeterli kar seviyesine ulaşmasının ardından kapılarını kayakseverlere açtı.Ilgaz Dağı Turizm İşletme Müdürü İlhan Dikmen, gazetecilere, kış sezonunun geç gelmesi nedeniyle sezonu da geç açtıklarını söyledi.Tesisteki bütün hizmetlerin faaliyette olduğunu, ziyaretçileri beklediklerini anlatan Dikmen, 'Kar önümüzdeki pazartesi gününden itibaren inşallah yeniden yağacak. Hava durumu onu gösteriyor. Pistlerimiz, otelimiz, kafeteryamız, bungalov evlerimiz açık. Hizmete teknik olarak hazırız.' dedi.Salgın nedeniyle kısıtlamaların olduğunu, tesiste de her türlü tedbirin alındığını belirten Dikmen, herkesi Yıldıztepe Kayak Merkezi'ne beklediklerini söyledi.Kayak yapmak için Ankara'dan gelen İdil Köker de geç de olsa kayak sezonunun açılmasından dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi.Salgın nedeniyle uzun süre dışarı çıkamadığını, sezonun açılmasıyla doğaya çıktıklarını vurgulayan Köker, 'Ankara'dan günübirlik ziyaret için uygun bir tesis. Bize uygun pistleri de mevcut. Kar yağması hem ülkemiz için hem de turizm için güzel oldu.' ifadesini kullandı.
Yeşil İle Beyazın Buluştuğu Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde Kayak Sezonu Açıldı
ÇANKIRI (AA) - Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Yıldıztepe'de, her seviyeye uygun pistleri ve doğal güzellikleriyle kayak sezonu açıldı.Ilgaz Dağı'nın eteklerinde bulunan 900, 2400 ve 4500 metrelik üç piste sahip Yıldıztepe Kayak Merkezi, Türkiye'nin farklı illerinden birçok kayakseveri ağırlıyor.Doğal güzelliği, ormanlarıyla çevre illerden çok sayıda günübirlik ziyaretçi ağırlayan Yıldıztepe Kayak Merkezi, yarıyıl tatili öncesinde yeterli kar seviyesine ulaşmasının ardından kapılarını kayakseverlere açtı.Ilgaz Dağı Turizm İşletme Müdürü İlhan Dikmen, gazetecilere, kış sezonunun geç gelmesi nedeniyle sezonu da geç açtıklarını söyledi.Tesisteki bütün hizmetlerin faaliyette olduğunu, ziyaretçileri beklediklerini anlatan Dikmen, 'Kar önümüzdeki pazartesi gününden itibaren inşallah yeniden yağacak. Hava durumu onu gösteriyor. Pistlerimiz, otelimiz, kafeteryamız, bungalov evlerimiz açık. Hizmete teknik olarak hazırız.' dedi.Salgın nedeniyle kısıtlamaların olduğunu, tesiste de her türlü tedbirin alındığını belirten Dikmen, herkesi Yıldıztepe Kayak Merkezi'ne beklediklerini söyledi.Kayak yapmak için Ankara'dan gelen İdil Köker de geç de olsa kayak sezonunun açılmasından dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi.Salgın nedeniyle uzun süre dışarı çıkamadığını, sezonun açılmasıyla doğaya çıktıklarını vurgulayan Köker, 'Ankara'dan günübirlik ziyaret için uygun bir tesis. Bize uygun pistleri de mevcut. Kar yağması hem ülkemiz için hem de turizm için güzel oldu.' ifadesini kullandı.
Güleda Cankel'in Ailesinin İstinaf Başvurusunun Reddedilmesi Üzerine Temyiz Dilekçesi Verildi
MUĞLA (AA) - Isparta'da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel'i bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapse çarptırılan Zafer Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Cankel ailesi, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi amacıyla temyiz dilekçesi verdi.Ailenin avukatı Alev Öztürk, yaptığı açıklamada, Bölge Adliye Mahkemesine verdikleri temyiz dilekçesinde öncelikle adil yargılanma haklarının ellerinden alındığını izah etmeye çalıştıklarını söyledi.'Benim önümde duran Güleda Cankel dosyası iki klasör. Mahkemedeki daha fazladır.' diyen Öztürk, şunları kaydetti:'Altı günde evrakın, delillerin, ifadelerin, raporların okunması, incelenmesi mümkün değil. Yerel mahkemenin gerekçeli kararı 41 sayfaydı. O kararı bile 6 günde okuyamazsınız. Adil yargılanmanın temel unsurlarından biri makul sürede yargılanmaktır. Bir üst mahkemeye başvurmanın amacı yerel mahkemede hakimlerin hata yapma ihtimaline karşı düzeltilmesini beklemektir. Dilekçemizde her şeyi detaylıca yazdığımızı ve açıklayabildiğimizi düşünüyoruz. Yargıtay'ın kararını bekleyeceğiz. Umarım duruşma talebimizi kabul edeceklerdir.' Dilekçede özellikle Zafer Pehlivan'ın yazdığı mektubun üzerinde durduklarını anlatan Öztürk, Yargıtay aşamasında da istedikleri sonucu alamazlar ve iç hukuk yoları tükenirse dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını ifade etti. Baba Mustafa Cankel de hukuk mücadelelerinin sonuna kadar devam edeceğini belirterek, kızı için adalet istediğini söyledi.OlayIsparta'daki Fatih Mahallesi'nde 19 Kasım 2019'da apartta kalan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü birinci sınıf öğrencisi Güleda Cankel, eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.Pehlivan hakkında 'tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, mahkeme heyeti sanığa 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası vermişti.Aile avukatının Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yaptığı istinaf başvurusu reddedilmişti.
Güleda Cankel'in Ailesinin İstinaf Başvurusunun Reddedilmesi Üzerine Temyiz Dilekçesi Verildi
MUĞLA (AA) - Isparta'da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel'i bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapse çarptırılan Zafer Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Cankel ailesi, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi amacıyla temyiz dilekçesi verdi.Ailenin avukatı Alev Öztürk, yaptığı açıklamada, Bölge Adliye Mahkemesine verdikleri temyiz dilekçesinde öncelikle adil yargılanma haklarının ellerinden alındığını izah etmeye çalıştıklarını söyledi.'Benim önümde duran Güleda Cankel dosyası iki klasör. Mahkemedeki daha fazladır.' diyen Öztürk, şunları kaydetti:'Altı günde evrakın, delillerin, ifadelerin, raporların okunması, incelenmesi mümkün değil. Yerel mahkemenin gerekçeli kararı 41 sayfaydı. O kararı bile 6 günde okuyamazsınız. Adil yargılanmanın temel unsurlarından biri makul sürede yargılanmaktır. Bir üst mahkemeye başvurmanın amacı yerel mahkemede hakimlerin hata yapma ihtimaline karşı düzeltilmesini beklemektir. Dilekçemizde her şeyi detaylıca yazdığımızı ve açıklayabildiğimizi düşünüyoruz. Yargıtay'ın kararını bekleyeceğiz. Umarım duruşma talebimizi kabul edeceklerdir.' Dilekçede özellikle Zafer Pehlivan'ın yazdığı mektubun üzerinde durduklarını anlatan Öztürk, Yargıtay aşamasında da istedikleri sonucu alamazlar ve iç hukuk yoları tükenirse dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını ifade etti. Baba Mustafa Cankel de hukuk mücadelelerinin sonuna kadar devam edeceğini belirterek, kızı için adalet istediğini söyledi.OlayIsparta'daki Fatih Mahallesi'nde 19 Kasım 2019'da apartta kalan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü birinci sınıf öğrencisi Güleda Cankel, eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.Pehlivan hakkında 'tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, mahkeme heyeti sanığa 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası vermişti.Aile avukatının Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yaptığı istinaf başvurusu reddedilmişti.
Reklam
Oecd İstanbul Merkezi Açıldı
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) dünya genelindeki 5. bölgesel merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u tercih etmesinin oldukça doğru ve yerinde bir seçim olduğunu belirterek, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. Bakan Pekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, değerli bir kazanım olan bu merkezin, hem Türkiye hem de Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı içine alan coğrafyayla ilgili önemli çalışmalar yapacağını söyledi. Pekcan, Kovid-19 salgınının tüm dünyayı ciddi bir dönüşüme zorladığını, bu süreçte, uluslararası iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunun, yıkıcı rekabetten ziyade, adil ve yapıcı rekabetin ne denli gerekli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek, 'Şimdi vakit, OECD’nin de sıklıkla vurguladığı gibi 'pandemi sonrası dünyayı yeniden ve daha iyi inşa etme' vaktidir. Bu çerçevede, OECD’den ve OECD İstanbul Merkezi’nden, ülkemiz, bölgemiz ve dünya adına önemli katkılar bekliyor olacağız. Biz de Türkiye olarak yapılacak tüm çalışmalarda etkin bir şekilde yer almaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz.' diye konuştu. OECD’nin kurucu üyelerinden birisi olan Türkiye ile OECD arasında uzun süredir devam eden değerli bir iş birliği bulunduğuna dikkati çeken Pekcan, 'Ticaret Bakanlığı olarak OECD çalışmalarını yakından takip etmekle kalmadığımızı, aynı zamanda pek çok çalışmaya etkin katkıda bulunduğumuzu vurgulamak isterim. Merkezin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde de yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. İstanbul Merkezi, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendirecekPekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin sosyoekonomik gelişmişlik ve kalkınma konularında öncü ve saygın bir uluslararası kuruluş olan OECD’nin politika önerilerinin, standartlarının ve yöntemlerinin bölgeye yayılabilmesine katkı sunacağına işaret ederek, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendireceğini vurguladı. OECD İstanbul Merkezinin, bölge ülkelerinde ihtiyaç duyulabilecek sosyoekonomik reformların hızlandırılması yönünde, düşünsel ve teknik girdiler sunabileceğinin altını çizen Pekcan, şunları kaydetti:'Bildiğiniz üzere, Türkiye olarak hiçbir zaman içine kapanık ve sadece kendi menfaatleri peşinde koşan bir ülke olmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bugüne kadar bölgesel refah ve bölgesel gelişmişlik başta olmak üzere, her türlü küresel iş birliğinin yapıcı ortağı olduk. Gerek tek taraflı yardımlarımız ve teknik destek çalışmalarımızla gerekse uluslararası inisiyatiflere sunduğumuz etkin katkılarla, ülke olarak, bölgesel ve küresel iş birliğinin savunucusu olmaya devam edeceğiz. OECD İstanbul Merkezi’nin de bölgesel ve küresel dayanışma ve eşgüdüm anlamında önemli hizmet ve katkılarda bulunmasını umuyoruz. İnanıyoruz ki OECD İstanbul Merkezi, tüm paydaşlarına ekonomik büyümeyi sağlamanın etkili, sürdürülebilir ve kapsayıcı yolları ile ilgili aydınlatıcı katkılar sunacaktır.'Pekcan, 'sürdürülebilirlik' ve 'kapsayıcılık' ana başlıkları altında, rekabetçilik, girişimcilik, ticaret, kamu yönetişimi, yatırım, inovasyon, beşeri sermayenin harekete geçirilmesi, kapasite geliştirme, ekonomik dayanıklılık, bağlantılılık ve yeşil büyüme gibi alanların OECD İstanbul Merkezi’nin odaklanacağı önemli çalışma alanları olacağını söyledi. Pekcan, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kullanımı için İstanbul’un en merkezi konumlarından birisinde bir ofis tahsis etmiş bulunmaktayız. Merkez, ilk etapta 5 yıllık bir süre için kurulmuş olacak. Ancak biz biliyoruz ki ortaya çıkaracağı seçkin çalışmalar sonucunda bu merkez, daha uzun yıllar boyunca İstanbul’da kalacaktır. Türkiye olarak, merkezin layıkıyla faaliyetlerini yerine getirebilmesi amacıyla her yıl 1 milyon avro tutarında bir gönüllü katkı sağlayacağız.' diye konuştu. 'OECD’nin Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçim'Bakan Pekcan, merkezin çalışmalarını sorunsuz ve etkin şekilde sürdürmesi için de gerekli tüm desteğin verileceğini ifade ederek, 1 Haziran itibarıyla görevini devredecek olan OECD Genel Sekreteri Angel Gurria'nın 15 yıldır bulunduğu görev döneminde OECD'nin bir düşünce kuruluşundan çok uygulama kuruluşuna dönüştüğünü ve küresel etkinliğinin arttığını belirtti. Türkiye olarak, yeni Genel Sekreter’den de beklentilerinin Gurria’nın sergilediği vizyonu devam ettirmesi ve geliştirmesi olduğunu dile getiren Pekcan, 'OECD’nin dünya genelindeki 5. Bölgesel Merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçimdir. İstanbul her zaman tarihin, medeniyetlerin, kültürün, doğanın, ticaretin ve insanların buluştuğu canlı bir metropol olmuştur. OECD İstanbul Merkezi’nin bu şehrin çok kültürlü ve renkli yapısından fazlasıyla istifade edeceğini değerlendiriyorum.' ifadesini kullandı.
Oecd İstanbul Merkezi Açıldı
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) dünya genelindeki 5. bölgesel merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u tercih etmesinin oldukça doğru ve yerinde bir seçim olduğunu belirterek, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. Bakan Pekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, değerli bir kazanım olan bu merkezin, hem Türkiye hem de Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı içine alan coğrafyayla ilgili önemli çalışmalar yapacağını söyledi. Pekcan, Kovid-19 salgınının tüm dünyayı ciddi bir dönüşüme zorladığını, bu süreçte, uluslararası iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunun, yıkıcı rekabetten ziyade, adil ve yapıcı rekabetin ne denli gerekli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek, 'Şimdi vakit, OECD’nin de sıklıkla vurguladığı gibi 'pandemi sonrası dünyayı yeniden ve daha iyi inşa etme' vaktidir. Bu çerçevede, OECD’den ve OECD İstanbul Merkezi’nden, ülkemiz, bölgemiz ve dünya adına önemli katkılar bekliyor olacağız. Biz de Türkiye olarak yapılacak tüm çalışmalarda etkin bir şekilde yer almaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz.' diye konuştu. OECD’nin kurucu üyelerinden birisi olan Türkiye ile OECD arasında uzun süredir devam eden değerli bir iş birliği bulunduğuna dikkati çeken Pekcan, 'Ticaret Bakanlığı olarak OECD çalışmalarını yakından takip etmekle kalmadığımızı, aynı zamanda pek çok çalışmaya etkin katkıda bulunduğumuzu vurgulamak isterim. Merkezin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde de yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. İstanbul Merkezi, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendirecekPekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin sosyoekonomik gelişmişlik ve kalkınma konularında öncü ve saygın bir uluslararası kuruluş olan OECD’nin politika önerilerinin, standartlarının ve yöntemlerinin bölgeye yayılabilmesine katkı sunacağına işaret ederek, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendireceğini vurguladı. OECD İstanbul Merkezinin, bölge ülkelerinde ihtiyaç duyulabilecek sosyoekonomik reformların hızlandırılması yönünde, düşünsel ve teknik girdiler sunabileceğinin altını çizen Pekcan, şunları kaydetti:'Bildiğiniz üzere, Türkiye olarak hiçbir zaman içine kapanık ve sadece kendi menfaatleri peşinde koşan bir ülke olmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bugüne kadar bölgesel refah ve bölgesel gelişmişlik başta olmak üzere, her türlü küresel iş birliğinin yapıcı ortağı olduk. Gerek tek taraflı yardımlarımız ve teknik destek çalışmalarımızla gerekse uluslararası inisiyatiflere sunduğumuz etkin katkılarla, ülke olarak, bölgesel ve küresel iş birliğinin savunucusu olmaya devam edeceğiz. OECD İstanbul Merkezi’nin de bölgesel ve küresel dayanışma ve eşgüdüm anlamında önemli hizmet ve katkılarda bulunmasını umuyoruz. İnanıyoruz ki OECD İstanbul Merkezi, tüm paydaşlarına ekonomik büyümeyi sağlamanın etkili, sürdürülebilir ve kapsayıcı yolları ile ilgili aydınlatıcı katkılar sunacaktır.'Pekcan, 'sürdürülebilirlik' ve 'kapsayıcılık' ana başlıkları altında, rekabetçilik, girişimcilik, ticaret, kamu yönetişimi, yatırım, inovasyon, beşeri sermayenin harekete geçirilmesi, kapasite geliştirme, ekonomik dayanıklılık, bağlantılılık ve yeşil büyüme gibi alanların OECD İstanbul Merkezi’nin odaklanacağı önemli çalışma alanları olacağını söyledi. Pekcan, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kullanımı için İstanbul’un en merkezi konumlarından birisinde bir ofis tahsis etmiş bulunmaktayız. Merkez, ilk etapta 5 yıllık bir süre için kurulmuş olacak. Ancak biz biliyoruz ki ortaya çıkaracağı seçkin çalışmalar sonucunda bu merkez, daha uzun yıllar boyunca İstanbul’da kalacaktır. Türkiye olarak, merkezin layıkıyla faaliyetlerini yerine getirebilmesi amacıyla her yıl 1 milyon avro tutarında bir gönüllü katkı sağlayacağız.' diye konuştu. 'OECD’nin Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçim'Bakan Pekcan, merkezin çalışmalarını sorunsuz ve etkin şekilde sürdürmesi için de gerekli tüm desteğin verileceğini ifade ederek, 1 Haziran itibarıyla görevini devredecek olan OECD Genel Sekreteri Angel Gurria'nın 15 yıldır bulunduğu görev döneminde OECD'nin bir düşünce kuruluşundan çok uygulama kuruluşuna dönüştüğünü ve küresel etkinliğinin arttığını belirtti. Türkiye olarak, yeni Genel Sekreter’den de beklentilerinin Gurria’nın sergilediği vizyonu devam ettirmesi ve geliştirmesi olduğunu dile getiren Pekcan, 'OECD’nin dünya genelindeki 5. Bölgesel Merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçimdir. İstanbul her zaman tarihin, medeniyetlerin, kültürün, doğanın, ticaretin ve insanların buluştuğu canlı bir metropol olmuştur. OECD İstanbul Merkezi’nin bu şehrin çok kültürlü ve renkli yapısından fazlasıyla istifade edeceğini değerlendiriyorum.' ifadesini kullandı.
Reklam
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma Namazı Çıkışında Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı:
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Aşı konusunda şu anda ikinci parti aşımız nasip olursa, yani onayı çıktı Çin'den, büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar gelebilir. Beklentimiz 10 milyon gelecek ve bu yaş grubunu sizler de ifade ettiniz, bu yaş grubu huzurevlerinde vesaire kalanlara yönelik aşılarımız devam edecek. Tabii bu arada yine Bilim Kurulu'nun yapacağı çalışmayla birlikte de kademelendirme aynen belirlenerek, o kademe çerçevesi içerisinde de aşı süreci devam edecek.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını kıldığı Üsküdar'daki Kerem Aydınlar Camisi'nin çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Bir gazetecinin, '85 yaş ve üstü vatandaşların aşılanmasına başlandı ve devam ediyor. 2. parti aşıların ne zaman gelmesi bekleniyor?' sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:'Aşı konusunda şu anda ikinci parti aşımız nasip olursa, yani onayı çıktı Çin'den, büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar gelebilir. Beklentimiz 10 milyon gelecek ve bu yaş grubunu sizler de ifade ettiniz, bu yaş grubu huzurevlerinde vesaire kalanlara yönelik aşılarımız devam edecek. Tabii bu arada yine Bilim Kurulu'nun yapacağı çalışmayla birlikte de kademelendirme aynen belirlenerek, o kademe çerçevesi içerisinde de aşı süreci devam edecek.' Erdoğan, 'Kısıtlamalarla alakalı olarak, restoran sahiplerinin bir talebi vardı, sıkı kurallara uyarak tekrar açılmak istediklerini söylediler. Değerlendirmenizi alabilir miyiz?' sorusuna da şu yanıtı verdi:'Restoran işletmeciliği konusu ise bu konuyla ilgili olarak da kabine toplantımızda inşallah bunun değerlendirmesini yeniden ele alacağız. Çünkü endişelerimiz var maalesef her ne kadar 'sıkı tutacağız' diyorlarsa da daha önce de bunlar söylendi, maalesef sıkı tutulmuyor. Şu anda başarılı bir süreç var. Bu başarılı süreci tekrar tersine çevirmek, böyle bir şeyin altına girmek, o riski almak istemiyoruz. Diyoruz ki bu süreci dikkatle yürütelim, başarılı bir şekilde yürütelim ama elimize gelen verilere bakarız, o verilere göre de gerekirse bir esneme yapılabilir.' 'Kesinleşmiş bir tarih vardır ve bu tarih de Haziran 2023'tür'Erdoğan, bir gazetecinin, 'Geçen cumartesi günü Milli Görüş'ün önemli isimlerinden Nedim Urhan'ı ziyaret ettiniz. Ziyaretinize ilişkin pek çok yorum yapıldı. Seçim takvimine göre seçim 2023 gözüküyor ama genellikle muhalefet kanadından daha erken olacağına dair söylemler var. Bu konuda neler söylersiniz?' şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:'Bu konuyla ilgili daha önceleri de açıklamalarımı yaptım. Biliyorsunuz biz bu muhalefetteki siyasi partiler gibi bir acelecilik içerisinde değiliz. Bizim şu andaki tablo, takvim haziran 2023'tür. Haziran 2023'ten önce böyle bir erken seçim filan, falan söz konusu değildir. Bir defa oturmuş demokrasilerde aklınıza estiği zaman bir erken seçime gidilmez. Bu erken seçim yaygaraları vesaire, bunlar tamamen oturmamış ama kendilerine acaba bir yerden ne elde edebiliriz gayreti içerisinde olanların hayalleridir. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Cumhur İttifakı olarak kesinleşmiş bir tarih vardır ve bu tarih de Haziran 2023'tür.''Reform paketiyle ilgili kendi içimizde çalışmalarımızı yaptık'Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuoyuna açıklanacağı belirtilen reform paketinin bir takvimi olup olmadığı ve pakette nelerin bulunduğuna ilişkin soru üzerine, 'Bu reform paketiyle ilgili biz kendi içimizde zaten çalışmalarımızı yaptık. Bu hafta içerisinde de yine özellikle insan hakları evrensel beyannamesiyle ilgili onu da baz alarak eylem planımızı aramızda konuştuk. Değerlendirmelerimizi yaptık ve ekonomiyle ilgili olan çalışmalarımızı da yapıyoruz. Önümüzdeki haftalar içerisinde bu konuyla ilgili açıklamamızı, tarihi de açıklamak suretiyle inşallah yaparız.' diye konuştu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Irak'a yaptığı ziyaret anımsatılarak, 'Akar ziyaret sonrasında Sincar'daki teröristleri işaret ederek 'Eğer Irak hükümeti bizden destek isterse desteğe hazırız.' demişti. Bunu Sincar'a yönelik ortak operasyon sinyali olarak yorumlayabilir miyiz?' şeklindeki soru üzerine Erdoğan, ortak operasyonları zaten her zaman yapmaya hazır olduklarını söyledi.Erdoğan, ancak açıklamak suretiyle bu operasyonların yapılamayacağını belirterek, 'Her zaman benim bir sözüm var. Nedir? Bir gece ansızın gelebiliriz. Olay budur.' ifadelerini kullandı.'Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın yakın zamanda Avrupa semalarında da Türkiye'den satın alınan Bayraktar'ların ve Anka'ların uçtuğunu göreceğiz.' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu bakanımızın şu anda Avrupa'dan bazı siparişlerin gelmesi sebebiyle yapmış olduğu bir açıklamadır. Şu anda tabi bu tür bazı görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeler henüz bu kurumlarımızla herhangi bir kesin anlaşmaya bağlanmış değil. Ama bağlandığı anda da tabi bu Batı ülkeleri gerek Bayraktar'dan gerek Anka'dan bu siparişleri aldığında kendi ülkelerinde bunları değerlendirecektir.'
Hsk Danıştay'a 3 Yeni Üye Seçti
ANKARA (AA) - Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulunca, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mustafa Nafiz Acar, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Yüksel Navdar ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanı Fatih Zencirci, Danıştay üyeliğine seçildi.HSK Genel Kurulu, gerçekleştirilen toplantıda boş bulunan 3 Danıştay üyeliği için seçim yaptı.Buna göre, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Acar, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Navdar ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanı Zencirci, Danıştay'ın yeni üyeleri oldu.
Bm, Dini Mekanların Korunmasına Yönelik Küresel Konferans Yapılması Kararını Onayladı
ANKARA (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, dini mekanların tahribini kınayan ve dini alanların korunmasına yönelik küresel bir konferans düzenlenmesini hedefleyen kararı kabul etti. BM 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, Suudi Arabistan’ın önerdiği, ABD ve AB tarafından desteklenen küresel konferans düzenlenmesi kararının kabul edildiğini bildirdi.Konferansta, dini mekanların ve dini törenlerin terör saldırıları ve yasa dışı milisler tarafından daha çok hedef alınmasını kınamaya, değerlere zarar verilmesini önlemeye odaklanılacağı belirtildi.Kararda dünya üzerindeki tüm dini mekanların, toplulukların tarihini, sosyal dokusunu ve geleneklerini temsil ettiği ifade edildi.Suudi Arabistan tarafından önerilen kararın, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Bahreyn, Sudan, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri ve Filistin dahil olmak üzere Arap ülkelerince desteklendiği aktarıldı.
Reklam
İsrail Hapishanelerinde Kovid-19'A Yakalanan Filistinli Tutuklu Sayısı 300’E Yaklaştı
KUDÜS (AA) - İsrail hapishanelerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) görülen Filistinli tutuklu sayısı 296'ya çıktı.Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail cezaevlerinde 31 tutukluda daha Kovid-19 tespit edildiği belirtildi.Böylece daha önce 265 olarak açıklanan Kovid-19'a yakalanan Filistinli tutuklu sayısı 296'ya yükseldi.İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Amir Ohana, 27 Aralık 2020'de, hapishanelerdeki Filistinli “güvenlik” tutuklularına “Kovid-19 aşısı yapılmaması” yönünde talimat vermişti.Bu karara Filistin yönetimi başta olmak üzere uluslararası toplumdan tepki gelmişti.Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde 380'i idari tutuklu olmak üzere 4 bin 400 Filistinli bulunuyor.
Öldürdükleri Deaş Mensubunun Cesedini Dikkati Çekmemek İçin Tekerlekli Sandalyeyle Evden Çıkarmışlar
ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, yabancı uyruklu 10 zanlının gözaltına alındığı terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyona ilişkin yeni detay ve görüntüler ortaya çıktı.Alınan bilgiye göre, Suriye ve Irak'taki çatışmalarda ölen DEAŞ'lıların yakınlarına 'kefele' adı altında para dağıtan örgüt mensuplarının deşifresine yönelik çalışma yürüten savcılık, yabancı uyruklu bir kişinin öldürülmesi olayına da karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli hakkında 3 ilde gözaltı kararı verdi.Soruşturma dosyasına göre, terör örgütü DEAŞ, iki kişinin başvurusu üzerine kurduğu sözde mahkemede yabancı uyruklu R.A.M'nin öldürülmesine karar verdi. Örgüt, 5 kişilik infaz hücresini R.A.M'nin öldürülmesi için görevlendirdi.Cinayeti işlemek üzere ayrı araçlarla sözde mahkemeye başvurarak infazı talep eden iki kişinin Altındağ'daki evine giden şüpheliler, R.A.M'nin eve çağrılmasını istedi. Eve gelen R.A.M, şüpheliler tarafından iple boğularak öldürüldü. Zanlılar, dikkati çekmemek için evdekilerden birinin kullandığı tekerlekli sandalyeyle cesedi evden çıkardı. R.A.M'nin cesedini uzak bir yere bırakan şüpheliler, tekerlekli sandalyeye başka bir örgüt mensubunu oturtup infazın gerçekleştirildiği eve döndü.Örgüt, cinayetin ortaya çıkması üzerine, sözde mahkemeye başvuran 2 kişinin suçu üstlenmesini sağladı. İnfaz hücresine mensup 5 kişi ise gizlendi.İnfaz hücresinin geçmiş faaliyetleri, seyahat alışkanlıkları ve temas kurdukları kişileri takip eden Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin, 26 Kasım 2018'de Altındağ'da cesedi bulunan R.A.M'nin ölümüyle bağlantılarını deşifre etti.Olay bölgesindeki 36 baz istasyonu üzerinden kurulan 125 bin telefon irtibatını inceleyen güvenlik güçleri, şüphelilerin 4 bin 144 kez telefonla iletişim kurduklarını belirledi. Yaklaşık 10 milyon satır veri, uzmanlarca değerlendirilerek zanlıların cinayetle bağlantısı tespit edildi.Savcılığın gözaltı kararının ardından yakalandılarSoruşturma kapsamındaki 10 şüpheli, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği eş zamanlı operasyonla bu sabah yakalandı.
Kremlin: Navalnıy'a Destek Amaçlı Yapılacak Protesto Gösterileri Yasa Dışı Ve Kabul Edilemez
MOSKOVA (AA) - Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ülkede tutuklanan Rus muhalif Aleksey Navalnıy'a destek amaçlı yarın yapılması planlanan protesto gösterilerinin 'yasa dışı ve kabul edilemez' olduğunu söyledi. Peskov, Almanya'dan ülkesine dönüşünde tutuklanan Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın serbest bırakılması için düzenlenmesi beklenen protesto gösterilerine ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.Söz konusu gösterilerin izinsiz olduğuna dikkati çeken Peskov, 'Burada tek bir pozisyona sahibiz. Bu da yasalara kesinlikle uyulması ve yasa dışı eylemlerin organize edilmesinin, özellikle de çocuk ve gençlerin gösterilere katılması yönündeki provokasyonların kabul edilemez olmasıyla alakalı.' dedi.Bu konuda vatandaşların Rusya İçişleri Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı tarafından uyarıldığına dikkati çeken Peskov, Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişim Denetleme Kurumunun (Roskomnadzor), sosyal medya sitelerinden gençleri izinsiz protestolara katılmaya teşvik eden yayınların durdurulmasını talep ettiğini anımsattı.Peskov, 'Bu mecralar, yasa dışı eylemlere katılma çağrıları için kullanılıyor. Bu bağlamda, Roskomnadzor, bu siteleri cezalandırma uyarısı yapmakta haklıdır.' ifadelerini kullandı.'Putin’in sarayı iddiası yalan'Kremlin'e muhalif Aleksey Navalnıy’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için Gelencik kentinde büyük saray inşa edildiği yönündeki iddialara yanıt veren Peskov, 'Putin'in Gelenсik'te bazı yapılara sahip olduğuna dair imalar gerçeğe dayalı değil ve yalandır.' diye konuştu.Peskov, Putin'in söz konusu yapıları ziyaret ettiğine dair bilgi sahibi olmadığını belirtti.Navalnıy'ın tutuklanmasıRusya'nın Tomsk şehrinden Moskova'ya gitmek üzere 20 Ağustos 2020'de uçağa binen Navalnıy'ın uçuş esnasında fenalaşması üzerine uçak, Omsk şehrine inmişti. Omsk'taki hastaneye kaldırılan Navalnıy'ın çayına karıştırılan bir maddeyle zehirlendiği öne sürülmüştü. Navalnıy, 22 Ağustos 2020'de Omsk'tan özel bir uçakla Berlin'deki Charite Hastanesine nakledilmişti. 44 yaşındaki Navalnıy, tedavi gördüğü Almanya'dan döner dönmez Moskova'daki havaalanında 17 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.Moskova'nın Himki ilçesindeki polis merkezinde kurulan mahkemede, Navalnıy'ın '29 Aralık 2020'den beri denetimli serbestlik süresini defalarca ihlal ettiği' gerekçesiyle 18 Aralık'ta duruşma yapılmıştı.Himkinskiy Bölgesel Mahkemesi heyeti, Navalnıy'ın 15 Şubat'a kadar 30 gün tutuklu kalmasına karar vermişti.Hapse girdikten sonra Youtube kanalından Navalnıy ve ekibi tarafından daha önce Putin ile yakın çevresini hedef alan “Putin için saray: En büyük rüşvetin tarihi” isimli video yayımlanarak izlenme rekoru kırmıştı.Kremlin'e muhalif Navalnıy, 23 Ocak'ta herkesi sokaklara protesto gösterilerine çağırmıştı.
Reklam
Kremlin: Navalnıy'a Destek Amaçlı Yapılacak Protesto Gösterileri Yasa Dışı Ve Kabul Edilemez
MOSKOVA (AA) - Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ülkede tutuklanan Rus muhalif Aleksey Navalnıy'a destek amaçlı yarın yapılması planlanan protesto gösterilerinin 'yasa dışı ve kabul edilemez' olduğunu söyledi. Peskov, Almanya'dan ülkesine dönüşünde tutuklanan Rus muhalif Aleksey Navalnıy'ın serbest bırakılması için düzenlenmesi beklenen protesto gösterilerine ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulundu.Söz konusu gösterilerin izinsiz olduğuna dikkati çeken Peskov, 'Burada tek bir pozisyona sahibiz. Bu da yasalara kesinlikle uyulması ve yasa dışı eylemlerin organize edilmesinin, özellikle de çocuk ve gençlerin gösterilere katılması yönündeki provokasyonların kabul edilemez olmasıyla alakalı.' dedi.Bu konuda vatandaşların Rusya İçişleri Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı tarafından uyarıldığına dikkati çeken Peskov, Federal Bilgi Teknolojileri ve Kitle İletişim Denetleme Kurumunun (Roskomnadzor), sosyal medya sitelerinden gençleri izinsiz protestolara katılmaya teşvik eden yayınların durdurulmasını talep ettiğini anımsattı.Peskov, 'Bu mecralar, yasa dışı eylemlere katılma çağrıları için kullanılıyor. Bu bağlamda, Roskomnadzor, bu siteleri cezalandırma uyarısı yapmakta haklıdır.' ifadelerini kullandı.'Putin’in sarayı iddiası yalan'Kremlin'e muhalif Aleksey Navalnıy’ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için Gelencik kentinde büyük saray inşa edildiği yönündeki iddialara yanıt veren Peskov, 'Putin'in Gelenсik'te bazı yapılara sahip olduğuna dair imalar gerçeğe dayalı değil ve yalandır.' diye konuştu.Peskov, Putin'in söz konusu yapıları ziyaret ettiğine dair bilgi sahibi olmadığını belirtti.Navalnıy'ın tutuklanmasıRusya'nın Tomsk şehrinden Moskova'ya gitmek üzere 20 Ağustos 2020'de uçağa binen Navalnıy'ın uçuş esnasında fenalaşması üzerine uçak, Omsk şehrine inmişti. Omsk'taki hastaneye kaldırılan Navalnıy'ın çayına karıştırılan bir maddeyle zehirlendiği öne sürülmüştü. Navalnıy, 22 Ağustos 2020'de Omsk'tan özel bir uçakla Berlin'deki Charite Hastanesine nakledilmişti. 44 yaşındaki Navalnıy, tedavi gördüğü Almanya'dan döner dönmez Moskova'daki havaalanında 17 Ocak'ta gözaltına alınmıştı.Moskova'nın Himki ilçesindeki polis merkezinde kurulan mahkemede, Navalnıy'ın '29 Aralık 2020'den beri denetimli serbestlik süresini defalarca ihlal ettiği' gerekçesiyle 18 Aralık'ta duruşma yapılmıştı.Himkinskiy Bölgesel Mahkemesi heyeti, Navalnıy'ın 15 Şubat'a kadar 30 gün tutuklu kalmasına karar vermişti.Hapse girdikten sonra Youtube kanalından Navalnıy ve ekibi tarafından daha önce Putin ile yakın çevresini hedef alan “Putin için saray: En büyük rüşvetin tarihi” isimli video yayımlanarak izlenme rekoru kırmıştı.Kremlin'e muhalif Navalnıy, 23 Ocak'ta herkesi sokaklara protesto gösterilerine çağırmıştı.
Canan Kaftancıoğlu'na Bir İddianame Daha: 6 Yıla Kadar Hapis İsteniyor
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un evinin fotoğraflarının çekilmesine ilişkin “özel hayatın gizliliğini ihlal etmeye azmettirme' suçundan 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istemiyle yeni bir iddianame hazırlandı.
Reklam
Manisa'da Badem Ve Erik Ağaçları Çiçek Açtı
MANİSA (AA) - Manisa'nın Turgutlu ilçesinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerinde seyretmesiyle çiçek açan badem ve erik ağaçları meyve tutmaya başladı.Kış mevsimini güneşli ve ılık geçiren Ege Bölgesi'nde erik üretiminin önde gelen merkezlerinden Turgutlu'da meyve ağaçlarının bazıları çiçek açmaya başladı.Normal şartlarda mart ayının ikinci haftasından sonra çiçek açmaya başlaması beklenen ağaçların yılın bu döneminde çiçek açarak meyve oluşumuna başlaması üreticiyi tedirgin etti.İlçe Ziraat Odası Başkanı Abdullah Şenol, küresel iklim değişikliği nedeniyle ağaçların erkenden çiçek açması olayına artık alıştıklarını, bu durumun zaman zaman verimi önemli ölçüde etkilediğini ifade etti.
Mağrip Ülkelerinden 400’Den Fazla Kişi, Bölgede Birlik Çağrısı Yapılan Bildirgeyi İmzaladı
RABAT (AA) - Fas, Cezayir, Tunus, Moritanya ve Libya'dan aralarında akademisyen, insan hakları aktivistleri ve siyasilerin bulunduğu 400’den fazla kişi, “Mağrip bölgesinde birlik” mesajı verilen bildirgeyi destekledi.Fas merkezli Muhammed Bin Said Eyl İddar Araştırma Enstitüsü, 'Mağrip bölgesinde birlik' başlığı altında bir bildirge yayımladı.Bölgedeki tarihsel bağların sağlamlaştırılması, iş birliğinin tesisi, refah ve büyümenin desteklemesi amacıyla yayımlanan bildirgede, 'Moritanya'dan Libya'ya Mağrip ülkeleri halkları, çeşitli barışçıl yöntem ve girişimlerle fikirlerini ifade etmekten, adil yaşam ve eşitlikten, demokrasi, kadın ve genç haklarını savunma arzusundan hiç vazgeçmedi.' ifadelerine yer verildi.Tarihsel bağlara saygı vurgusu yapılan beyannamede, “nesilleri diğer bölge ülkelerine karşı kin ve nefret dolu yetiştirmek yerine onları büyük Mağrip coğrafyası vatandaşlığı ruhu içinde eğitmenin yapılacak en doğru ve güvenli yol olduğuna' işaret edildi ve bunun Mağrip ülkelerinde, refah ve çeşitli alanlarda dayanışmayı arttıracağı kaydedildi.Bildirgeye ilk etapta Fas, Cezayir, Tunus, Moritanya ve Libya'dan aralarında akademisyen, insan hakları aktivistleri ve siyasilerin bulunduğu 400’den fazla kişi imzaladı.Bölgede birlik mesajı verilen bildirinin 6 ay boyunca 5 Mağrip ülkesi vatandaşları tarafından da imzalanabileceği belirtildi.Mağrip ülkeleriAfrika kıtasının kuzey kısmında yer alan Mağrip bölgesi, Fas, Tunus, Cezayir, Libya ve Moritanya'yı kapsıyor.Bölgede Batı Sahra sorunu nedeniyle Fas, Cezayir ve Moritanya arasında zaman zaman krizlerin yaşandığı biliniyor.
Özbekistan'da, Çin Üretimi Kovid-19 Aşısının 3. Aşama Testlerine 4 Bine Yakın Kişi Katıldı
TAŞKENT (AA) - Özbekistan'da, Çin'in Anhui Zhifei Longcom ilaç şirketince geliştirilen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının 3. aşama klinik denemelerine 4 bine yakın kişinin katıldığı bildirildi.Özbekistan Yenilikçi Kalkınma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, söz konusu aşının 3. aşama klinik testlerine 18 yaş üstü 3 bin 917 kişi katıldı.Çin üretimi aşının ilk dozu uygulanan 3 bin 917 kişiden 120'sine 2. doz da yapıldı. Sağlık Bakanlığı, Çinli şirketin Kovid-19 aşısının 3. aşama testlerinin 5 bin kişi üzerinde yapılacağını açıklamıştı.Anhui Zhifei Longcom ilaç şirketi ile Çin Bilimler Akademisi Mikrobiyoloji Enstitüsünce geliştirilen protein bazlı aşı adayının, 2'nci aşama klinik denemeleri tamamlanarak 3'üncü aşamaya geçtiği duyurulan son Çin aşısı olmuştu.Şirket, 18 yaş üstü 29 bin sağlıklı gönüllünün katılması planlanan 3'üncü aşama klinik denemeleri Özbekistan, Endonezya, Pakistan ve Ekvador'da yürütüyor.
Reklam