onedio
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılanmasına Devam Edildi
İSTANBUL (AA) - Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 7'si tutuklu 13'ü firari 76 sanığın yargılanmasına devam edildi.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya bir kısım sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katılım sağladı.Dönemin Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay ve İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler unsur elemanı Yusuf Bozca ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşmada, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunma yapan sanık Yusuf Bozca, ByLock kullanmadığını, Bank Asya'da hesabının bulunmadığını ve olay yerinde olmadığını belirterek, 'Hrant Dink'in ölümüyle ilgili uzaktan yakından alakam yok. Aynı şekilde FETÖ terör örgütüyle de bir bağım yoktur. Suçlamaları kabul etmiyor, beraatimi istiyorum.' dedi.Savunma yapan tutuksuz sanık eski Trabzon İl Emniyet Müdürü Reşat Altay, 42 yıllık meslek hayatından sonra yaş haddinden emekli olduğunu belirterek, bu süreçte hiç tahkikat geçirmediğini ve ceza almadığını söyledi.Bu davada yargılanmaktan müteessir olduğunu ifade eden Altay, 'Olay tarihinde Trabzon İl Emniyet Müdürü olarak görev yapıyordum. Olaydan bir gün sonra olayın failinin babasının emniyete gelerek ihbarda bulunması üzerine gerekli çalışmaları yaparak bir gün sonra faili ve iş birlikçilerinin yakalanmasını sağladım. 20 Ocak'ta Erhan Tuncel'in yakalanmasını sağladım. Suikast öncesi, suikast günü ve sonrası bana herhangi bir bilgi verilmedi.' dedi.Altay, Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanı olarak çalıştığını bilmediğini anlatarak, 'Olaydan sonra yaptığım telefon görüşmesinde Erhan Tuncel'in yardımcı istihbarat elemanı olduğunu öğrendim. Benim tarafımdan düzenlenmiş sahte ya da yok edilmiş evrak yoktur. Hrant Dink'in öldürülebileceği bilgisine önceden sahip olsaydım olayın engellenmesini sağlardım. Önlenmesi için mutlaka gerekeni yapar failleri adaletin karşısına çıkartırdım. Beraatimi istiyorum.' şeklinde konuştu.Duruşmaya SEGBİS ile bağlanan meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, savunmasını, önceden hazırladığı bir sunum eşliğinde yaptı.Sanık Celepoğlu, 31 yıl boyunca vatana millete hizmet ettiğini, geçmişte sözde mağdur olduğunu iddia eden kişilerin yalan beyanları nedeniyle mahkeme huzurunda bulunduğunu savundu. Celepoğlu, 'Sanıklar Ali Fuat Yılmazer ve Yurt Atayün ile bir kez görüştüm. Onda da makama 'hayırlı olsun' demek için gelmişlerdir. Dink dosyasına monte edildim. Olay tarihinde yurt dışındaydım. Dink cinayetinin planlanmasında aktif olarak görev aldığım iddia edilmiştir. Hangi bilgi belgeye göre, hangi ifadelere göre savcılık bu yönde cezalandırılmamı talep etmiştir?' dedi.Celepoğlu, İtalya'da dil eğitimindeyken dil sınavına girmek için resmi izin alarak 2006 yılı kasım sonunda 10 günlüğüne Türkiye'ye geldiğini, sınava girdikten sonra tekrar İtalya'ya döndüğünü aktararak, 'İzindeyken de Ankara'dan hiç çıkmadım. İddia edilenin aksine Atilla Güçlüoğlu ve Burak Bayrak ile görüşmek için gelmedim. Bırakın bu davanın sanıklığını, tanık olarak bile bu davanın hiçbir yerinde yokum. Heyetinizden takdir yetkisini kullanarak karar vermesini istiyorum. Dink ailesine ve avukatlarına da sesleniyorum: 'Gerçek suçluları yakalamaya yönelik çalışmalarına devam etsinler.' 'diye konuştu.Sanıkların avukatlarının beyanlarının da alınmasından sonra mahkeme heyeti ara kararlarını açıkladı.Heyet, sanıklar Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek, Muharrem Demirkale ve Ercan Gün'ün tutukluluk halinin devamına hükmetti.Sanıklardan Volkan Şahin'in telefonunun 18 Ocak 2006'da Bayrampaşa Otogarı'nda, cinayeti işleyen Ogün Samast ile beraber aynı yerde baz istasyonu sinyali vermesi, diğer sanıklarla olay günü irtibatı ve Coşkun İğci isimli kişinin beyanlarına göre bir kısım sanıklarla beraber Samast ile olay yerine gideceğine dair mevcut delil durumlarını dikkate alan heyet, tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet, sanıklar Veysel Şahin ve Okan Şimşek'in, Trabzon İl Jandarma Komutanlığı istihbarat görevlileri olduğu, olay öncesinde Coşkun İğci tarafından cinayetin önceden kim tarafından, kimin yönlendirmesiyle işleneceğine dair bilgileri olması sebebiyle bu bilgileri saklayarak cinayetin işlenmesinde doğrudan dahillerinin bulunması gerekçesiyle bu iki sanığın da tutukluluk halinin devamını kararlaştırdı.Duruşma, sanık savunmalarına devam edilmek üzere 22 Ocak'a ertelendi.Savcılık mütalaasındanİstanbul Cumhuriyet Savcısı tarafından celse arasında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesine sunulan mütalaada, cinayet döneminde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Ali Poyraz hakkında, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 8 yıldan 16 yıla kadar hapis cezası istenmişti.Mütalaada, yine cinayet döneminde İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü Terör Olayları Kısım Amiri (Yüzbaşı) olarak görev yapan Ali Barış Sevindik'in, 'Anayasayı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet, 'kasten öldürme' suçundan müebbet, 'FETÖ silahlı terör örgütüne üye olmak' suçundan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti.Sanıklar dönemin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişleri Mehmet Ali Özkılıç ve Şükrü Yıldız'ın Trabzon Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığında görevli sanıkları korudukları, FETÖ'nün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri belirtilen mütalaada, Mehmet Ali Özkılıç'ın 'FETÖ'ye üye olmak' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 8 yıldan 16 yıla, sanık Şükrü Yıldız'ın ise 'yargı görevi yapanı, bilirkişiyi veya tanığı etkilemeye teşebbüs', 'FETÖ üyeliği' ve 'görevi kötüye kullanmak' suçlarından 10 yıldan 20 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenmişti.Sanık polis memuru Muhittin Zenit'in faillerle irtibatlı olarak Dink'in öldürülmesine yardım ettiği belirtilen mütalaada, bu kişinin 'tasarlayarak kasten öldürmeye yardım etmek', 'FETÖ'ye üye olmak', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından 25 yıl 9 aydan 43 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.Mütalaada, cinayet döneminde Trabzon Emniyet Müdürü olan sanık Reşat Altay'ın da 'kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi', 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' ve 'görevi kötüye kullanma' suçlarından toplam 23 yıl 3 aydan 33 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması istenirken, cinayetten önce Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan sanık Sabri Uzun, eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü tutuksuz sanık Ahmet İlhan Güler, cinayetten önce dönemin Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç ve dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah hakkında da 'görevi kötüye kullanma' suçundan 3 aydan 1'er yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.Dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz'ün,'Anayasayı ihlal' suçundan ağırlaştırılmış müebbet ve 'kasten öldürme' suçundan müebbet, diğer suçlardan 10 yıldan 24 yıla kadar hapsi talep edilen mütalaada, diğer sanıkların da benzer suçlardan 15 yıl ila müebbet hapis cezaları arasında değişen oranlarda mahkumiyetlerine karar verilmesi istenmişti.Firari Gülen ve Öz'ün de arasında olduğu 13 sanığın dosyası ayrılmıştı.Mütalaada, 11 sanık hakkında ise tüm suçlardan beraat kararı verilmesi istenmişti.Firari sanıklar FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, Adem Yavuz Arslan, Ekrem Dumanlı, Coşgun Çakar, Halil İbrahim Koca, Mehmet Akif Yılmaz, Mehmet Faruk Mercan, Metin Canbay, Ömer Faruk Kartın, Serkan Şahan, Yılmaz Angın, Yunus Yazar ve Zekeriya Öz'ün dosyalarının ayrılması istenen mütalaada, sanık Şeref Ateş hakkında ise yargılama devam ettiği sırada vefat ettiği için dava dosyasının düşürülmesi talep edilmişti.
Mehmetçik Bahar Kalkanı Bölgesindeki Suriyeli İhtiyaç Sahiplerine Yardım Dağıttı
ANKARA (AA) - Mehmetçik, Bahar Kalkanı bölgesindeki Suriyeli ihtiyaç sahiplerine kıyafet ve gıda yardımında bulundu. Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 'Bahar Kalkanı bölgesindeki ihtiyaç sahiplerine kıyafet ve gıda yardımında bulunan kahraman Mehmetçik, hiçbir korkunun barınamadığı tertemiz kalbiyle ümitleri yeşertmeye devam ediyor.' ifadelerine yer verildi.Paylaşımda askerlerin çocuklara ve bölge halkına yardım dağıtmasına ilişkin fotoğraflar da yer aldı.
Yemen'deki Husiler, Kendilerine Yönelik Atılacak Olası Bir Adıma Karşılık Verecekleri Tehdidinde Bulundu
ADEN (AA) - Yemen'deki İran destekli Husiler, kendilerine karşı atılacak herhangi bir 'düşmanca adıma' yanıt verme tehdidinde bulundu.Husilerin siyasi bürosundan yapılan yazılı açıklamada, ABD'nin Husileri terör listesine alma kararı, Amerika'nın geçen yıllarda Yemen'e yönelik saldırganlıktaki lider tutumunun taçlandırılması olarak değerlendirildi.Açıklamada, ABD'nin hiçbir zaman Yemen halkının yanında ya da tarafsız olmadığı, ilk günden itibaren ülkedeki tüm savaşları, krizleri, despotluğu ve zulmü desteklediği, halkın işlerine ve hayatının detaylarına müdahale ettiği aktarıldı.Husilerin açıklamasında, '(ABD'nin attığı) Bu düşmanca adım, bizi adil tutumumuzdan geri çekilmeye yönlendirmeyecek. Biz, Allah'ın izniyle, herhangi bir düşmanca adım için gerekli her adımı atmaya hazırız.' denildi.Husilerin sözcüsü Muhammed Abdusselam da El-Mesira televizyonuna yaptığı açıklamada, ABD'nin kararını siyasi, ekonomik veya insani bir yansımasının olmadığını söyledi.Halkın, yardım kuruluşlarının yardımlarıyla değil, birbiriyle karşılıklı yardımlaşmayla ve tabii kaynaklardan istifade etmek suretiyle yaşamlarını devam ettirdiğini dile getiren Abdusselam, uluslararası toplumun hızlı bir şekilde kendileriyle iletişim kurarak ABD'nin kararının kendilerini ilgilendirmediğini vurguladıklarını aktardı.ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, 11 Ocak'ta yaptığı açıklamada, Husilerin 'yabancı terör örgütü' ilan edileceğini, bu konuda Kongre'nin bilgilendirildiğini duyurmuştu.Pompeo ayrıca, örgütün yöneticileri Abdulmelik el-Husi, Abdulhalık Bedreddin el-Husi ve Abdullah Yahya Hakim'in de 'terörist' ilan edileceğini bildirmişti.Dışişleri Bakanlığı ayrıca bu adımın ABD Başkanı Donald Trump'ın görev süresinin bitiminden bir gün önce 19 Ocak'ta yürürlüğe gireceğini ifade etmişti.Yemen'deki iç savaşUzun süredir siyasi istikrarsızlığın hüküm sürdüğü Yemen'de İran destekli Husiler ile hükümete bağlı güçler arasında çatışmalar yaşanıyor.Husiler, Eylül 2014'ten bu yana başkent Sana ve bazı bölgelerin denetimini elinde bulundururken, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçleri ise Mart 2015'ten bu yana Husilere karşı Yemen hükümetine destek veriyor.Ülkede yaklaşık 6 yıldır süren çatışmalarda binlerce kişi yaşamını yitirdi.
Reklam
Maraşlı 3. Bölüm Fragmanı Yayınlandı: Mahur Maraşlı'nın Kanatları Altında!
Maraşlı yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Mahur ailesinden birilerinin onu öldürteceği ihtimali karşısında zor durumda... Maraşlı onu korumak için her şeyi yaparken, Mahur da onun gözünde değerinin ne olduğunu sorguluyor. Aziz kızını kurtarmak için seferber olurken, Mahur Savaş ile yüz yüze geliyor. İşte Maraşlı yeni bölüm fragmanı...
Somalili Ailelerden "Paralı Asker" Olarak Gönderilen Çocukları İçin Protesto
MOGADİŞU (AA) - Somali'de yüzlerce aile, askeri eğitim için Eritre'ye gönderilip haber alamadıkları çocuklarının bulunması için gösteri düzenledi. Ülkenin kuzeyindeki Galkayo şehrinde sokakları dolduran yüzlerce aile, Eritre'de eğitim verildikten sonra Etiyopya'da isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) karşı 'paralı asker' olarak savaştırıldıkları ileri sürülen çocukları için hükümeti protesto etti. Ana yolları kapatarak barikat kuran göstericiler polisle çatışırken, güvenlik güçleri kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı ve çok sayıda kişiyi gözaltına aldı. Aileler, çocuklarının askeri eğitim için Eritre'ye götürüldüğünü, Etiyopya'da TPLF'ye karşı başlatılan operasyon sonrası bir daha kendilerinden haber alamadıklarını dile getirdi. Somali Ulusal İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı eski başkan yardımcılarından Abdisalan Yusuf Guled, 370'ten fazla Somali askerinin Etiyopya'nın Tigray bölgesindeki çatışmalarda hayatını kaybettiğini öne sürmüştü.Hükümet, söz konusu iddiaları yalanlayarak Somalili askerlerin Etiyopya'daki çatışmaya dahil olmadığını açıklamıştı.Etiyopya hükümeti, 4 Kasım 2020'de başlattığı operasyonun ilk haftalarında Eritre ordusunun kendisine destek olmadığını ileri sürmüş ancak haftalar sonra Eritre birliklerinin ülkedeki varlığını kabul etmişti.
Reklam
Antalya'da Camilerden Hırsızlık Yaptığı Öne Sürülen Zanlı Tutuklandı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Serik ve Aksu ilçelerinde camilerden hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan şüpheli cezaevine gönderildi. Serik'teki 4, Aksu'daki bir camiden farklı zamanlarda elektrik süpürgesi, bilgisayar monitörü, ısıtıcı ve bağış paralarının çalındığı şikayetleri üzerine polis ekipleri çalışma başlattı. Hırsızlık şüphelisi olduğu belirlenen S.Ç. (34) Antalya merkezde gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlı, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Görev Süresi Bugün Dolacak ABD Başkanı Donald Trump, Washington'dan Ayrıldı
WASHINGTON (AA) - Görev süresi bugün dolacak ABD Başkanı Donald Trump, Florida'ya hareket etmek için başkent Washington'dan ayrıldı. Florida'ya gitmek için Andrews Hava Üssü'ne gelen Trump, burada kısa bir konuşma yaptı. 'Başkanınız olmak benim için büyük bir onurdu, sizin için her zaman mücadele edeceğim.' diyen Trump, Başkan Yardımcısı Mike Pence başta olmak üzere yönetiminde görev yapan herkese ve ABD Kongresine teşekkür etti.Birkaç saat içinde yemin ederek ABD'nin 46. Başkanı olacak Joe Biden'a, ismini zikretmeden başarılar diyen Trump, 'Yeni yönetime bol şans ve başarılar diliyorum. Çok başarılı olacaklarını düşünüyorum.' dedi.Trump, 'Başka bir şekilde geri döneceğiz.' mesajı verdikten sonra, eşi Melania Trump ile birlikte başkanın kullanımına tahsis edilen Air Force One uçağına binerek Washington'dan ayrıldı.
Çığ Nedeniyle Kapanan Van-Çatak Kara Yolu 3 Saatlik Çalışmayla Açıldı
VAN (AA) - Van'da çığ düşmesi nedeniyle kapanan Van-Çatak kara yolu, ekiplerin 3 saatlik çalışması sonucu ulaşıma açıldı.Alınan bilgiye göre, bölgede etkili olan kar ve tipi ulaşımda aksamalara neden oluyor. Olumsuz hava koşullarının oluşturduğu risk nedeniyle önceki gün trafiğe kapatılan Van-Çatak kara yolunun Elmacı ve Görentaş mahalleleri arasına çığ düştü.Karayolları 11. Van Bölge Müdürlüğü karla mücadele ekiplerinin 3 saatlik çalışmasının ardından yol açılabildi.
Reklam
Silivri'de Bir Kişi Eşini Öldürdüğü İddiasıyla Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Silivri'de bir kişi, tartıştığı eşini öldürdüğü iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.Alınan bilgiye göre, Mimar Sinan Mahallesi Kadir Tezer Sokak'taki bir evde 3 yıllık evli Süleyman G. (42) ile Melek G. (39) arasında tartışma çıktı. Büyüyen tartışma sırasında Süleyman G, eşi Melek G'nin boğazını sıktı.Süleyman G. daha sonra evden ayrılarak, ağabeyinin çalıştığı iş yerine gitti. Durumun polise bildirilmesi üzerine olay yerine giden ekipler, Melek G'nin hayatını kaybettiğini belirledi.Olayın ardından polise teslim olan Süleyman G, mahkemece tutuklanarak ceza evine gönderildi. Melek G'nin cenazesi, Adlı Tıp Kurumu'ndaki işlemlerin ardından Başakşehir'deki mezarlığa defnedildi.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Demiröz, Partisinin Çanakkale İl Kongresinde Konuştu:
ÇANAKKALE (AA) - AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Vedat Demiröz, 'AK Parti milletin varlığından çıkmış, millet tarafından kurulmuş, bu ülkenin toprağına, bayrağına, taşına toprağına bağlı bir partidir. Ama diğer muhalefet partilerine dikkat edin. Birisi sırtını dağa ve teröre dayamış, birisi Avrupa'dan, Amerika'dan dış vesayet odaklarından medet umar. Diğer birisi kiralık vekillerden parti kurmaya çalışır.' dedi.Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın canlı bağlantıyla katıldığı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) İÇDAŞ Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen 7. Olağan İl Kongresi'nde konuşan Demiröz, AK Parti'nin kuruluşunu ve iktidar dönemini anlattı.Girdikleri her seçimden iktidar olarak çıktıklarını belirten Demiröz, sözlerini şöyle sürdürdü:'AK Parti milletin varlığından çıkmış, millet tarafından kurulmuş, bu ülkenin toprağına, bayrağına, taşına toprağına bağlı bir partidir. Ama diğer muhalefet partilerine dikkat edin. Birisi sırtını dağa ve teröre dayamış, birisi Avrupa'dan, Amerika'dan dış vesayet odaklarından medet umar. Diğer birisi kiralık vekillerden parti kurmaya çalışır. Bunun için biz millete dayandık, bu millet 15 seçimdir 20 yıldır AK Parti'nin başını seçimlerden dik olarak çıkardı. Bizim bu millete yapacağımız çok büyük teşekkürler var. Bunu da nasıl yapacağız, işte Çanakkale teşkilatıyla, işte ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları olarak bu millete daha fazla hizmet ederek yapacağız. Milletin ayağına gideceğiz. Ona hizmetkarlık yapacağız. Çünkü biz Türkiye'yi yönetmekle mükellefiz. Türkiye'nin kaderi AK Parti'nin kaderi ile özdeşleşmiş. Hiç kimsenin başka partilerden ümidi yok. Sayın Genel Başkanımız bir dünya lideri. Ne diyor? 'Bizim coğrafi sınırlarımız Türkiye ile sınırlı değil. Gönül coğrafyamız var.' 60'a yakın ülke, Türkiye'nin, onun liderinin dudaklarının arasından çıkacak bir çift kelimeye bakıyor.' Vedat Demiröz, pandemi sürecinde Türkiye'nin ne kadar güçlü olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını anımsatarak, salgın nedeniyle 136 ülkedeki Türk vatandaşlarının ülkeye getirildiğini, aynı süreçte 165 ülkeye de yardım ulaştırıldığını ifade etti.Türkiye'nin, geçmişinden bugüne kadar geride bıraktığı topraklardaki kardeşlerine el uzatmak zorunda olduğunu dile getiren Demiröz, şunları kaydetti:'Onlara abilik yapmak zorunda. Yoksa bir güneyinde İsrail, adamın hayalleri var. Kim durduracak İsrail'i? Lübnan mı, Ürdün mü, Irak mı, Filistin mi? Hepsi perişan. Onun için bizim görevimiz çok kutsal. Birleşmiş Milletler'de Kudüs'ün başkentliğine engel olmak için toplantı yaptık. Ve orada hepinizin bildiği gibi 135'e yakın ülke bu kararı kabul etmedi. Ama gelin görün ki BM'nin 5 üyesi var. Çin, Rusya, Amerika, İngiltere ve Fransa. Bunların birisi kararı beğenmedi mi veto ediyor. Yok böyle bir adalet. Böyle bir adaletsizlik dünyada mümkün değil. Niye Genel Başkanımız 'dünya 5'ten büyüktür' diyor? İşte bunun için diyor. Bütün dünyadaki kurumlara bakın, hep başkanlıklar dönüşümlü olur. Ama gel gör ki öyle bir sistem kurmuşlar, 5 tane kafadar gelmişler yan yana, birisi 'ret' verdi mi karar iptal ediliyor. İnşallah pandemi sonrası dünyadaki yeni düzende bunun da değişmesini en kısa zamanda göreceksiniz ve değişecek. İnşallah dönüşümlü olacak ve Türkiye de yerini burada alacak. Avrupa Birliği, Türkiye'ye muhtaç olacak. AB'nin, şu anda Türkiye'den nüfusu daha büyük bir üye ülkesi yok.''Avrupa'nın Yunanistan diye bir sorunu var'Kongreye katılan AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan da Yunanistan'ın göçmenlerle ilgili tutumunu eleştirdi.Yunanistan'ın Türkiye'nin karşı komşusu olduğunu hatırlatan Turan, bu ülkenin, Ege sularında düzensiz göçmenlerin botlarını batırarak, onları gecenin karanlığında soğuk sulara ittiğini belirtti. Bülent Turan, şöyle devam etti:'Avrupa'nın Yunanistan diye bir sorunu var. Avrupa'nın insani değerlerden kopmuş, acımasız bir devlet problemi var. Yunanistan'ın, gece yarısı soğuk sulara yaşlı kadın, genç ihtiyar ve bebek demeden oraya ölümüne insanları itmesine Türkiye'den 'yapma' diyen askerimiz var, polisimiz var. Onlar o insanları ölüme gönderirken kendi görevi olmadığı halde kara sularından o insanları alıp kendi ülkesine sağ salim gönderen mazlumların ağabeyi bir Türkiye var. Bize yakışan budur. Yunanistan kendi ülkesinde, Batı Trakya'da kendi vatandaşının hakkını vermemeyi bir devlet adamlığı zanneden sığ bir anlayışla politikaya devam ederken, tüm dünyaya umut olmaya çalışan, mazlumlara el uzatmaya çalışan, bir büyük devlet adamlığı ortaya koymaya çalışan bir Türkiye örneği var.'Erken seçim konusuna da değinen Turan, 'CHP'nin ulusalcı, milliyetçi, Atatürkçü insanlarına sesleniyorum. Bu gidişat gidişat değil. Bu gidişata dur demeleri lazım. Siyasi kavga, polemik baş tacı. Ama bu tarz söylemlerin bu ülkeye bir faydası yok. Biz bunları konuşurken ne diyorlar? İlla erken seçim. Erken seçim yok, olmayacak. Ama şunu söyleyeyim, yahu yarın seçim var desek CHP'nin oyu mu arttı? İYİ Parti'nin oyu mu arttı? Biz yarın seçim olsa Cumhur İttifakı ile beraber MHP ve AK Parti grubu ile beraber göreceksiniz çok daha büyük oy farkı ile iktidara devam edeceğiz.' diye konuştu.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ABD Başkanı seçilen Joe Biden'ı, seçim bitmeden ve sonuçlar netlik kazanmadan tebrik ettiğini anımsatan Turan, 'Daha resmi tören bile yapılmadan, sonuçlar kesinleşmeden İngilizce tweet atarak Biden'a tebrik için sıraya girmek, Atatürk'ün kurduğu bir partiye yakışmaz. Biden'a gösterdiği saygıyı, Hafter'e gösterdiği saygıyı, Sisi'ye, Esed'e gösterdiği saygıyı kendi ülkesinin Cumhurbaşkanına göstermeyene bu millet 'evet' demez. O yüzden yüzde 25'i, 26'yı yapamadı, yapamayacak. Kerhen oy alıyorlar. Hatır için oy alıyorlar. Çanakkale'den sesleniyorum, Kılıçdaroğlu 5 sene konuşmasa, ağzını açmasa, sağa sola sataşmasa, yokmuş gibi davransa, inanın yarın CHP daha çok oy alır seçimlerde.' ifadesini kullandı.Kongrede, Demiröz ve Turan ile AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu'nun konuşmalarının ardından delegeler oy kullandı.Tek liste ile yapılan seçimde Naim Makas, yeniden Çanakkale İl Başkanlığına seçildi.
"Safahat'tan Öyküler" Dizisi, Diyanet Tv'de Yayınlanacak
İSTANBUL (AA) - Mehmet Akif Ersoy'un 'Safahat' adlı eserinden yola çıkılarak hazırlanan 'Safahat'tan Öyküler' adlı dizi, İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılında Diyanet TV ekranlarında seyirciyle buluşacak.İstiklal Marşı'nı yazan 'Milli Şair' Mehmet Akif Ersoy'un meşhur eserindeki 13 şiirin televizyona uyarlandığı yapımın çekimleri tamamlandı.Dizi, İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılı kapsamında, mart ayında 'Safahat'tan Öyküler' ismiyle Diyanet TV ekranlarında olacak.Dizinin yapımcılığını üstlenen Sebilürreşad dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Bayhan, yapımın 3 yıllık bir emeğin ürünü olarak ortaya çıktığını belirterek, 'İstiklal Marşı'nın 100. yılında İstiklal şairimizin şaheseri Safahat'ta yer alan 13 ayrı şiirden türetilen öykülerle yeni bir eser ortaya koymaya çalıştık.' dedi.Sıkı bir senaryo döneminin ardından şiir seçimlerini uzun süren istişarelerle sonuçlandırdıklarını ifade eden Bayhan, 'Aruzun okunması bir marifet, onun öyküleştirilerek müstakil bir hikayeye dönüştürülmesi ise esaslı bir iştir.' değerlendirmesinde bulundu.'Gençlerimiz Safahat okusun istiyoruz'Mehmet Akif Ersoy'un torunu Selma Ersoy Argon, Safahat'ın dizi halinde ekrana gelecek olmasından mutluluk duyduğunu kaydetti.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Safahat ile ilgili hassasiyetini takdirle karşıladığını dile getiren Argon, şunları söyledi:'Safahat'tan Öyküler dizisi, dedem Mehmet Akif'in özellikle günümüz insanı tarafından hem dönemin şartlarının hem de düşüncelerinin anlaşılması bakımından önemli bir adım. Gençlerimiz Safahat okusun istiyoruz, okunması gereken temel eserlerden birisi. Hamdolsun şimdi gençler 'Safahat'tan Öyküleri' izlesin de diyeceğiz. Bunun için ciddi bir emek verildi. Şiir seçimleri titizlikle yapıldı.Diyanet TV'nin son yıllarda televizyon yayıncılığı üzerine verdiği emeği de yakından görüyorum. Bu özenli çalışmaların karşılığını Rabb'im mutlaka verecektir. Bu nedenle hem Diyanet İşleri Başkanımız Ali Erbaş'a hem de Diyanet TV Genel Müdürü Fatih Kurt'a teşekkür ediyorum. Safahat'ın bir televizyon dizisine dönüşmesi gerçekten esaslı bir proje oldu.'Mehmet Akif Ersoy'u Sezai Yeşilyurt canlandırdıYönetmenliğini Kemal Yılmaz üstlendiği, senaryosunu Neslihan Gürsoy'un kaleme aldığı dizide Mehmet Akif Ersoy'u usta oyuncu Sezai Yeşilyurt canlandırdı.TBMM'de İstiklal Marşı'nın kabul edildiği mart ayında ekranlara gelmesi planlanan yapım, 'Seyfi Baba', 'Neyzen', 'Çarıkçı Emmi', 'Hasta', 'Küfe', 'Ezanlar', 'Mahalle Kahvesi', 'Köse İmam', 'Hasır', 'Bebek', 'Zorbalar', 'Hürriyet' ve 'Bayram' adlı 13 bölümle izleyici karşısına çıkacak.
Reklam
Kahramanmaraş'ta Akrabasını Bıçakla Yaralayan Kişi Tutuklandı
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ta akrabasını bıçakla yaraladığı iddiasıyla gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.Merkez Onikişubat ilçesi Fatih Mahallesi'nde çıkan bıçaklı kavgada akrabası Osman Ç'yi yaraladığı iddiasıyla gözaltına alınan S.K'nin emniyetteki işlemleri tamamlandı.Şüpheli, sevk edildiği mahkemece tutuklandı.Bu arada yaralı Osman Ç'nin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.Dün S.K ile akrabası olduğu öğrenilen Osman Ç. arasında henüz belirlenemeyen nedenle çıkan tartışma bıçaklı kavgaya dönüşmüş, olayda yaralanan Osman Ç, 112 Acil Servis ekiplerince Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Eğitim Sağlık ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, şüpheli S.K. mahalle bekçileri tarafından yakalanmıştı.
Reklam
Yunanistan Başbakanı Miçotakis: "İstikşafi Görüşmelere İyimserlik Ve Öz Güvenle Katılacağız"
ATİNA (AA) - Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türkiye ile yapılacak istikşafi görüşmelere 'iyimserlik ve öz güvenle' katılacaklarını söyledi.Miçotakis, Yunanistan Parlamentosu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye ile ilişkiler konusunda değerlendirmelerde bulundu.Türkiye ile temaslarında 'ulusal egemenlik konularını kesinlikle müzakere etmeyeceklerini' savunan Miçotakis, 'İstikşafi görüşmelere iyimserlik ve öz güvenle katılacağız.' dedi.İstikşafi görüşmelerin 2016'da kesintiye uğradığı noktadan tekrar başlaması umudunu dile getiren Miçotakis, bu temaslarda 'sadece deniz bölgelerinin belirlenmesi konusunun ele alınacağını' öne sürdü.İstikşafi görüşmelerTürkiye ve Yunanistan, Ege sorunlarına 2 tarafın da kabul edebileceği 'adil, kalıcı ve kapsamlı' çözüm için zemin hazırlamak amacıyla istikşafi görüşmelere Ankara'da 12 Mart 2002'de başlamıştı.İki ülkenin dışişleri bakanlarının müsteşarları arasında yürütülen görüşmelerin sonuncusu olan 60. tur, Atina'da 1 Mart 2016'da yapılmıştı. Dönemin Yunan hükümeti tarafından askıya alınan görüşmeler, bu tarihten sonra siyasi istişareler formatında devam etmiş ancak istikşafi çerçeveye dönmemişti.Türkiye ile Yunanistan arasındaki istikşafi görüşmelerin 61. turunun İstanbul'da 25 Ocak'ta yapılacağı açıklanmıştı.
Somali'de 14 Evladını Kaybeden Kadın 15'İnci Oğlunun Hapisten Kurtulmasının Sevincini Yaşıyor
MOGADİŞU (AA) - Somali'nin başkenti Mogadişu'da yaşayan 78 yaşındaki Luley Osman, 14 evladını farklı nedenlerle kaybettikten sonra kalan tek sağ oğlunun hapisten kurtulmasının mutluluğunu yaşadı.Somali Adalet Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 2017’den beri oğlunun devlete olan borcunu ödemek ve oğlunu hapisten kurtarmak için hamallık yapan Luley Ana'yı oğluna kavuşturmak için sosyal medyada kampanya başlatan gençlerin taleplerine sessiz kalamadıklarını söyledi. Nur, Hasan Ali'nin devlet malını kötüye kullandığı için tutuklandığına dikkati çekerek, 'Ali'nin cezası bitti. Kendisi devletin silahını satmıştı ancak sattığı silahın parası hayırsever insanlar ve Adalet Bakanlığı tarafından devlete geri ödendi.’’ ifadelerini kullandı.Adalet Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur, 'Daha önce söz verdiğimiz gibi bugün Luley Ana ve bir süredir gözaltında olan oğlu Hasan Ali ile beraberiz.' dedi.Ali'nin annesi Luley Osman ise 14 oğlunu kaybettikten sonra hapisteki 15'inci oğluna kavuşmanın mutluluğunu yaşadı. Oğlunun hapisten kurtarılması için yardım eden başta Adalet Bakanı Nur olmak üzere herkese teşekkür eden Osman, torun sahibi olmak için oğlunu hemen evlendireceğini söyledi.Ali, 2015'te katıldığı orduda 8 ay üst üste maaş almayınca tüfeğini sattığı için 2017 yılında tutuklanmıştı.
Çin Pompeo'yu Sincan Uygur Özerk Bölgesi İle İlgili "Soykırım" Açıklaması Nedeniyle Sert Eleştirdi
ANKARA (AA) - Çin, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde 'soykırım' ve 'insanlığa karşı suç' işlediği sonucuna vardıkları açıklamasına tepki gösterdi.The Globe and Mail'in haberine göre, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, 'yalanlarıyla tanınmış Amerikalı siyasetçinin, son günlerinde yüzyılın yalanıyla, kendisini bir soytarı gibi alay konusu yaptığı' söyleyerek Pompeo'yu sert bir dille eleştirdi.Hua, soykırımın, sadece Pompeo ve benzerlerinin kötü niyetli siyasi komplosu olduğunu belirterek Pompeo'nun 'yalanlara mutlak doğru gibi inandığını' söyledi.Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Çin topraklarında asla soykırım yaşanmayacağını da savundu.ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesinde 'soykırım' ve 'insanlığa karşı suç' işlediği sonucuna vardıklarını açıklamıştı.Pompeo, yaptığı yazılı açıklamada, son 4 yıldır Çin'in Uygur halkına yönelik davranışlarını özel bir dikkatle incelediklerini belirterek, 'Mevcut gerçeklerin dikkatli bir şekilde incelenmesi sonucunda, Mart 2017'den bu yana, Çin Komünist Partisinin yönetimi altındaki Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan'daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı suç işlediği sonucuna vardım.' ifadesini kullanmıştı. Bölgedeki incelemelerinin sürdüğünü vurgulayan Pompeo, 'Aynı şekilde elimizdeki verilere bakarak, Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan'daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı soykırım işlediği sonucuna vardım. Bu soykırımın devam ettiğine ve Çin yönetiminin Uygur halkını yok etmeye yönelik sistematik bir girişimine tanıklık ettiğimize inanıyorum.' değerlendirmesinde bulunmuştu.Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki uygulamalarıÇin'de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.Pekin'in 'mesleki eğitim merkezleri' olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunun ise 'yeniden eğitim kampları' diye tanımladığı yerlerde, BM verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor.Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken Çin, şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.
Çin Pompeo'yu Sincan Uygur Özerk Bölgesi İle İlgili "Soykırım" Açıklaması Nedeniyle Sert Eleştirdi
ANKARA (AA) - Çin, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesinde 'soykırım' ve 'insanlığa karşı suç' işlediği sonucuna vardıkları açıklamasına tepki gösterdi.The Globe and Mail'in haberine göre, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hua Çunying, 'yalanlarıyla tanınmış Amerikalı siyasetçinin, son günlerinde yüzyılın yalanıyla, kendisini bir soytarı gibi alay konusu yaptığı' söyleyerek Pompeo'yu sert bir dille eleştirdi.Hua, soykırımın, sadece Pompeo ve benzerlerinin kötü niyetli siyasi komplosu olduğunu belirterek Pompeo'nun 'yalanlara mutlak doğru gibi inandığını' söyledi.Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Çin topraklarında asla soykırım yaşanmayacağını da savundu.ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesinde 'soykırım' ve 'insanlığa karşı suç' işlediği sonucuna vardıklarını açıklamıştı.Pompeo, yaptığı yazılı açıklamada, son 4 yıldır Çin'in Uygur halkına yönelik davranışlarını özel bir dikkatle incelediklerini belirterek, 'Mevcut gerçeklerin dikkatli bir şekilde incelenmesi sonucunda, Mart 2017'den bu yana, Çin Komünist Partisinin yönetimi altındaki Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan'daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı suç işlediği sonucuna vardım.' ifadesini kullanmıştı. Bölgedeki incelemelerinin sürdüğünü vurgulayan Pompeo, 'Aynı şekilde elimizdeki verilere bakarak, Çin yönetiminin Müslüman Uygur halkı başta olmak üzere Sincan'daki diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik insanlığa karşı soykırım işlediği sonucuna vardım. Bu soykırımın devam ettiğine ve Çin yönetiminin Uygur halkını yok etmeye yönelik sistematik bir girişimine tanıklık ettiğimize inanıyorum.' değerlendirmesinde bulunmuştu.Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki uygulamalarıÇin'de son yıllarda Uygur Türklerinin kimlik ve kültürlerine yönelik ihlaller uluslararası kamuoyu tarafından eleştiriliyor.Pekin'in 'mesleki eğitim merkezleri' olarak adlandırdığı, uluslararası kamuoyunun ise 'yeniden eğitim kampları' diye tanımladığı yerlerde, BM verilerine göre en az 1 milyon Uygur Türkü kendi rızası dışında tutuluyor.Pekin yönetimi, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde kaç kamp bulunduğuna, buralarda kaç kişinin olduğuna ve söz konusu kişilerden ne kadarının sosyal hayata döndüğüne ilişkin bilgi vermiyor.BM ve diğer uluslararası örgütler, kampların incelemeye açılması çağrılarını yinelerken Çin, şu ana kadar kendi belirlediği birkaç kampın az sayıda yabancı diplomat ve basın mensubu tarafından kısmen görülmesine izin verdi.Çin makamları, BM yetkililerinin doğrudan bilgi almak amacıyla bölgede serbestçe inceleme yapma talebini ise geri çeviriyor.
Reklam