onedio
Göller Yöresi'nde Bu Yılki Sayımlarda En Çok Sakarmeke, Angıt Ve Çamurcun Görüldü
BURDUR (AA) - Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü ekiplerince geçen yıl 43 türden 739 bin 142 su kuşunun tespit edildiği Göller Yöresi'ndeki bu yılki sayımlarda bugüne kadar en çok sakarmeke, angıt ve çamurcun görüldü.Batı Palearktik olarak bilinen ve Türkiye'yi içine alan bölgede, her yıl 15 Ocak-15 Şubat'ta su kuşu sayımı ve kuş türü belirleme çalışmaları yapılıyor.Bu kapsamda, Türkiye'deki su kuşlarının yaklaşık üçte birinin yaşadığı belirtilen Göller Yöresi'nde sayım çalışmaları sürüyor.Bölgede yer alan Antalya, Burdur ve Isparta’daki sayımlar yaşayan kuş türlerinin belirlenmesinde önemli bir yere sahip.Doğa Koruma ve Milli Parklar 6. Bölge Müdürlüğü Avcılık ve Yaban Hayatı Burdur Şube Müdürü Tamer Yılmaz, Karataş Gölü kıyısında gazetecilere yaptığı açıklamada, Burdur, Isparta ve Antalya'daki sulak alanlarda sayıma başladıklarını söyledi.'Kış Ortası Su Kuşu Sayımı' olarak adlandırılan çalışmaların önemli olduğunu kaydeden Yılmaz, sayımları Doğa Koruma ve Milli Parklar 6 ve 8. Bölge Müdürlüğü personelleri, uzman kuş gözlemcileri, gönüllüler ve akademisyenlerin katılımıyla yaptıklarını bildirdi.Su kuşlarının biyocoğrafik dağılımı, kuş popülasyonu ve sulak alanlar hakkında bilgi elde etmek için sayımların gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, 'Şu ana kadar en çok görülen su kuşu türleri sakarmeke, angıt, çamurcun oldu.' bilgisini paylaştı.Sayımların her yıl aynı tarihte yapıldığına dikkati çeken Yılmaz, şöyle konuştu:'Sayımlar bittikten sonra elde edilen veriler, sulakların ve buraya gelen kuş türlerinin korunması için kullanılıyor. Geçen yıl 17 sulak alanda 43 türden 730 bin civarında su kuşu saymıştık. Bu yıl 16 sulak alanda sayımlar gerçekleştiriliyor. Bazı alanlarda mevsimsel farklar nedeniyle su kuşlarında bir azalma söz konusu ancak bazı alanlarda ise artış gözlemliyoruz. Şu ana kadar alanlarda en çok görülen su kuşu türleri sırasıyla sakarmeke, angıt, çamurcun, elmabaş patka ve macar ördeği oldu.' Yılmaz, katkılarından dolayı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, bölge ve şube müdürlüklerine ve gönüllü kuş gözlemcilerine teşekkür etti.
Sinop'ta Üretilen "Kestane Balı"Na Coğrafi İşaret
SİNOP (AA) - Sinop'ta üretilen 'kestane balı'na coğrafi işaret belgesi verildi.Sinop Üniversitesinden yapılan açıklamada, Doğal Ürünler Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde Türk Patent ve Marka Kurumunca (TÜRKPATENT) kendine özgü değerlere sahip olduğu belirlenen ve Sinop'ta üretilen kestane balının tescil edildiği vurgulandı.Açıklamada Rektör Prof. Dr. Nihat Dalgın'ın Sinop kestane balının coğrafi işaret tescil belgesini, TÜRKPATENT Başkanı Habip Asan'dan teslim aldığı aktarılarak şunlar kaydedildi:'Bu değerli ürünümüzü muhafaza etmeyi ve daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca önümüzdeki süreçte Sinop'a özgü arı türlerinin tespiti ve üretimi için de çalışmalar yürüteceğiz. Sinop için hayırlı olmasını diler, çalışmada emeği geçenleri tebrik ederiz.'
Emniyetin Afet Kriminal İnceleme Birimi Afetlerle İlgili Rapor Hazırlayacak
ANKARA (AA) - Emniyet Teşkilatının Afet Kriminal İnceleme birimi, afetlerin boyutları ile sebepleri konusunda rapor hazırlayıp ilgili kurumlarla paylaşacak.Emniyet Genel Müdürlüğünden alınan bilgiye göre, Kriminal Daire Başkanlığı bünyesindeki Afet Kriminal İnceleme (AKİ) Büro Amirliği, afet ve kazalarda hayatını kaybeden kişilerin kimlik tespit çalışmalarında önemli rol oynuyor.AKİ birimi, geçen yıl 24 Ocak'ta depremin yaşandığı Elazığ'da, 3 Temmuz'da havai fişek fabrikasında patlamanın meydana geldiği Sakarya'da ve 30 Ekim'de depremin olduğu İzmir'de hayatını kaybeden vatandaşların kimlik tespit çalışmalarına katıldı.Kapasite artırma çalışmaları kapsamında AKİ biriminin imkan ve kabiliyetleri artırıldı. Bu kapsamda AKİ ekipleri, afetlerin boyutları ile sebepleri konusunda rapor düzenleyip ilgili kurumlarla paylaşabilecek.Afet sonrası bölgede detaylı teknik incelemeler yapacak birim, sorumluluğu olanların tespitinde de önemli rol üstlenecek. İleri teknolojiyle donatılan araçları kullanacaklarAKİ ekipleri, söz konusu çalışmaları gerçekleştirirken son teknoloji cihazlarla donatılan araçlardan yararlanacak.Yeni nesil kriminal inceleme aracı 'Kıraç', AKİ aracı ve kimyasal biyolojik radyolojik nükleer (KBRN) tehditlere müdahale aracı, afet bölgelerindeki ekiplerin en büyük yardımcısı olacak.Afet bölgesinde görev alan kurtarma ekiplerince, göreve başlamadan önce herhangi bir KBRN tehdidi veya patlama riski olup olmadığı KBRN aracındaki cihazlarla tespit edilecek. Değerlendirmelerin ardından afet bölgesinin güvenli olup olmadığı belirlenecek.
İsrail Güçleri Batı Şeria'daki Gösteriler Sırasında 5 Filistinliyi Yaraladı
KUDÜS (AA) - İsrail güçlerinin işgal altındaki Batı Şeria'da yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ayrım (Utanç) Duvarı karşıtı gösterilere müdahalesinde 5 Filistinli plastik mermiyle yaralandı, çok sayıda kişi de göz yaşartıcı gazdan etkilendi.Filistinliler, yasa dışı Yahudi yerleşim birimleri ve Ayrım Duvarı'nı protesto etmek için cuma namazı sonrası Ramallah kentine bağlı Deyr Cerir beldesinde gösteri düzenledi.İsrail güçleri, gösterileri dağıtmak için göz yaşartıcı gaz ve plastik mermi kullanırken, Filistinliler taş atarak karşılık verdi.Görgü tanıklarından alınan bilgiye göre, Deyr Cerir beldesinde çıkan olaylarda 5 Filistinli, İsrail askerlerinin kullandığı plastik mermilerle yaralandı. Ayrıca çok sayıda Filistinli de İsrail güçlerince atılan gazdan etkilendi.Öte yandan Batı Şeria’nın kuzeyindeki Kalkiliya kentine bağlı Kefr Kaddum beldesinde de Yahudi yerleşim birimi karşıtı düzenlenen gösterilerin devam ettiği bildirildi.İsrail'in 1967'de işgal ettiği Batı Şeria'da 250'den fazla yasa dışı Yahudi yerleşim birimi bulunuyor. Bu yerlerde ikamet eden yaklaşık 500 bin Yahudi yerleşimci, işgal altında yaşayan Filistinliler için hayatı daha da zor hale getiriyor.Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklarda bulunan tüm Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor.
Van'da Minibüsün Devrilmesi Sonucu 3'Ü Ağır 10 Kişi Yaralandı
VAN (AA) - Van'da meydana gelen trafik kazasında 3'ü ağır 10 kişi yaralandı.Van-Erciş kara yolunun 30. kilometresinde Abdulgani Erdoğanlı idaresindeki 65 V 0518 plakalı minibüs devrildi.İhbar üzerine olay yerine jandarma, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.Kazada yaralanan 3'ü ağır 10 kişi, ambulanslarla Van'daki hastanelere kaldırıldı.
İsrail'de Kovid-19 Karantinasını Protesto Eden Ultra-Ortodoks Yahudilerden 6 Kişi Gözaltına Alındı
KUDÜS (AA) – İsrail polisi, Tel Aviv yönetiminin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) ile mücadele kapsamında ilan ettiği karantina uygulamasını Bney Brak kentinde protesto eden Ultra-Ortodoks Yahudilerden (Harediler) 6 kişiyi gözaltına aldı.İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, karantina uygulamasını protesto eden Haredilerin gece saatlerinde Bney Brak’ın çeşitli noktalarında ve ana arterlerde araç lastikleri yaktıkları ve polise taşlarla saldırdıkları belirtildi.Açıklamada, polisin göstericilere müdahale ettiği ve en az 6 kişiyi gözaltına aldığına dikkat çekilerek, Bney Brak’taki protesto gösterilerine müdahalenin devam edeceği kaydedildi.İsrail Kamu Yayın Kuruluşu KAN’ın haberine göre, koronavirüsün tedbirlere uymayan Ultra-Ortodoks Yahudiler arasında daha hızla yayıldığına vurgu yapıldı.Haberde, Bney Brak’ta yaşanan olaylarda Haredilerin, İsrail polisine şiddetle saldırdıklarına dikkat çekildi.Netanyahu'dan tepkiÖte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, Haredilerin polise saldırılarını “şiddetle” kınayarak şunları söyledi:'Bney Brak'ta faaliyet gösteren İsrail polis kuvvetlerine yönelik şiddeti şiddetle kınıyorum ve sağlık bakanlığının hayat kurtaran düzenlemelerini korumak isteyen kolluk kuvvetlerini tebrik ediyorum. Ayrıca her şeyden önce kadın polis memurlarına el kaldıranlara karşı olmak üzere, kanunları ihlal edenlere karşı çok çalışacağız.”İsrail hükümeti salı günü, iki hafta önce başlayan sıkı karantina uygulamasını, Kovid-19 vaka sayısındaki sürekli artışın ardından bu ayın sonuna kadar uzatma kararı almıştı.Ultra Ortodoks Yahudilerİsrail nüfusunun yüzde 10'unu oluşturan Ultra-Ortodoks Yahudiler (Harediler), toplumun diğer kesimleriyle en çok entegrasyon sorunu yaşayan grup olarak öne çıkıyor.Ağırlıklı olarak Kudüs ve Bney Brak şehirlerinde yaşayan Haredilerin büyük çoğunluğu, 'dini vecibelerini yerine getiremeyecekleri' gerekçesiyle askere gitmeyi reddediyor. Harediler, laik eğitim sistemini de kabul etmeyerek sadece dini eğitim veren kendi okullarına devam ediyor.
Reklam
E-Okul Karne Notu Görüntüleme Nasıl Yapılır? Ara Tatil Ne Kadar Sürecek?
Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği tarihe göre bugün ilk ve orta okul öğrencileri birinci dönemlerini tamamladılar. Covid-19 önlemleri kapsamında ilk dönemlerini online olarak bitiren öğrenciler, karnelerine de e-okul veli bilgilendirme sistemi üzerinden erişim sağlayabiliyor. Peki karnelere erişim nasıl sağlanır, ara tatil ne kadar sürecek ve okullar ne zaman açılacak? Detayları haberimizde sizler için derledik
Reklam
Yeşil İle Beyazın Buluştuğu Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde Kayak Sezonu Açıldı
ÇANKIRI (AA) - Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Yıldıztepe'de, her seviyeye uygun pistleri ve doğal güzellikleriyle kayak sezonu açıldı.Ilgaz Dağı'nın eteklerinde bulunan 900, 2400 ve 4500 metrelik üç piste sahip Yıldıztepe Kayak Merkezi, Türkiye'nin farklı illerinden birçok kayakseveri ağırlıyor.Doğal güzelliği, ormanlarıyla çevre illerden çok sayıda günübirlik ziyaretçi ağırlayan Yıldıztepe Kayak Merkezi, yarıyıl tatili öncesinde yeterli kar seviyesine ulaşmasının ardından kapılarını kayakseverlere açtı.Ilgaz Dağı Turizm İşletme Müdürü İlhan Dikmen, gazetecilere, kış sezonunun geç gelmesi nedeniyle sezonu da geç açtıklarını söyledi.Tesisteki bütün hizmetlerin faaliyette olduğunu, ziyaretçileri beklediklerini anlatan Dikmen, 'Kar önümüzdeki pazartesi gününden itibaren inşallah yeniden yağacak. Hava durumu onu gösteriyor. Pistlerimiz, otelimiz, kafeteryamız, bungalov evlerimiz açık. Hizmete teknik olarak hazırız.' dedi.Salgın nedeniyle kısıtlamaların olduğunu, tesiste de her türlü tedbirin alındığını belirten Dikmen, herkesi Yıldıztepe Kayak Merkezi'ne beklediklerini söyledi.Kayak yapmak için Ankara'dan gelen İdil Köker de geç de olsa kayak sezonunun açılmasından dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi.Salgın nedeniyle uzun süre dışarı çıkamadığını, sezonun açılmasıyla doğaya çıktıklarını vurgulayan Köker, 'Ankara'dan günübirlik ziyaret için uygun bir tesis. Bize uygun pistleri de mevcut. Kar yağması hem ülkemiz için hem de turizm için güzel oldu.' ifadesini kullandı.
Yeşil İle Beyazın Buluştuğu Yıldıztepe Kayak Merkezi'nde Kayak Sezonu Açıldı
ÇANKIRI (AA) - Türkiye'nin önemli kış turizm merkezlerinden Yıldıztepe'de, her seviyeye uygun pistleri ve doğal güzellikleriyle kayak sezonu açıldı.Ilgaz Dağı'nın eteklerinde bulunan 900, 2400 ve 4500 metrelik üç piste sahip Yıldıztepe Kayak Merkezi, Türkiye'nin farklı illerinden birçok kayakseveri ağırlıyor.Doğal güzelliği, ormanlarıyla çevre illerden çok sayıda günübirlik ziyaretçi ağırlayan Yıldıztepe Kayak Merkezi, yarıyıl tatili öncesinde yeterli kar seviyesine ulaşmasının ardından kapılarını kayakseverlere açtı.Ilgaz Dağı Turizm İşletme Müdürü İlhan Dikmen, gazetecilere, kış sezonunun geç gelmesi nedeniyle sezonu da geç açtıklarını söyledi.Tesisteki bütün hizmetlerin faaliyette olduğunu, ziyaretçileri beklediklerini anlatan Dikmen, 'Kar önümüzdeki pazartesi gününden itibaren inşallah yeniden yağacak. Hava durumu onu gösteriyor. Pistlerimiz, otelimiz, kafeteryamız, bungalov evlerimiz açık. Hizmete teknik olarak hazırız.' dedi.Salgın nedeniyle kısıtlamaların olduğunu, tesiste de her türlü tedbirin alındığını belirten Dikmen, herkesi Yıldıztepe Kayak Merkezi'ne beklediklerini söyledi.Kayak yapmak için Ankara'dan gelen İdil Köker de geç de olsa kayak sezonunun açılmasından dolayı mutluluk duyduğunu dile getirdi.Salgın nedeniyle uzun süre dışarı çıkamadığını, sezonun açılmasıyla doğaya çıktıklarını vurgulayan Köker, 'Ankara'dan günübirlik ziyaret için uygun bir tesis. Bize uygun pistleri de mevcut. Kar yağması hem ülkemiz için hem de turizm için güzel oldu.' ifadesini kullandı.
Reklam
Güleda Cankel'in Ailesinin İstinaf Başvurusunun Reddedilmesi Üzerine Temyiz Dilekçesi Verildi
MUĞLA (AA) - Isparta'da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel'i bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapse çarptırılan Zafer Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Cankel ailesi, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi amacıyla temyiz dilekçesi verdi.Ailenin avukatı Alev Öztürk, yaptığı açıklamada, Bölge Adliye Mahkemesine verdikleri temyiz dilekçesinde öncelikle adil yargılanma haklarının ellerinden alındığını izah etmeye çalıştıklarını söyledi.'Benim önümde duran Güleda Cankel dosyası iki klasör. Mahkemedeki daha fazladır.' diyen Öztürk, şunları kaydetti:'Altı günde evrakın, delillerin, ifadelerin, raporların okunması, incelenmesi mümkün değil. Yerel mahkemenin gerekçeli kararı 41 sayfaydı. O kararı bile 6 günde okuyamazsınız. Adil yargılanmanın temel unsurlarından biri makul sürede yargılanmaktır. Bir üst mahkemeye başvurmanın amacı yerel mahkemede hakimlerin hata yapma ihtimaline karşı düzeltilmesini beklemektir. Dilekçemizde her şeyi detaylıca yazdığımızı ve açıklayabildiğimizi düşünüyoruz. Yargıtay'ın kararını bekleyeceğiz. Umarım duruşma talebimizi kabul edeceklerdir.' Dilekçede özellikle Zafer Pehlivan'ın yazdığı mektubun üzerinde durduklarını anlatan Öztürk, Yargıtay aşamasında da istedikleri sonucu alamazlar ve iç hukuk yoları tükenirse dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını ifade etti. Baba Mustafa Cankel de hukuk mücadelelerinin sonuna kadar devam edeceğini belirterek, kızı için adalet istediğini söyledi.OlayIsparta'daki Fatih Mahallesi'nde 19 Kasım 2019'da apartta kalan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü birinci sınıf öğrencisi Güleda Cankel, eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.Pehlivan hakkında 'tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, mahkeme heyeti sanığa 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası vermişti.Aile avukatının Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yaptığı istinaf başvurusu reddedilmişti.
Güleda Cankel'in Ailesinin İstinaf Başvurusunun Reddedilmesi Üzerine Temyiz Dilekçesi Verildi
MUĞLA (AA) - Isparta'da 19 yaşındaki üniversite öğrencisi Güleda Cankel'i bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle müebbet hapse çarptırılan Zafer Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yapılan istinaf başvurusunun reddedilmesinin ardından Cankel ailesi, dosyanın Yargıtay'a gönderilmesi amacıyla temyiz dilekçesi verdi.Ailenin avukatı Alev Öztürk, yaptığı açıklamada, Bölge Adliye Mahkemesine verdikleri temyiz dilekçesinde öncelikle adil yargılanma haklarının ellerinden alındığını izah etmeye çalıştıklarını söyledi.'Benim önümde duran Güleda Cankel dosyası iki klasör. Mahkemedeki daha fazladır.' diyen Öztürk, şunları kaydetti:'Altı günde evrakın, delillerin, ifadelerin, raporların okunması, incelenmesi mümkün değil. Yerel mahkemenin gerekçeli kararı 41 sayfaydı. O kararı bile 6 günde okuyamazsınız. Adil yargılanmanın temel unsurlarından biri makul sürede yargılanmaktır. Bir üst mahkemeye başvurmanın amacı yerel mahkemede hakimlerin hata yapma ihtimaline karşı düzeltilmesini beklemektir. Dilekçemizde her şeyi detaylıca yazdığımızı ve açıklayabildiğimizi düşünüyoruz. Yargıtay'ın kararını bekleyeceğiz. Umarım duruşma talebimizi kabul edeceklerdir.' Dilekçede özellikle Zafer Pehlivan'ın yazdığı mektubun üzerinde durduklarını anlatan Öztürk, Yargıtay aşamasında da istedikleri sonucu alamazlar ve iç hukuk yoları tükenirse dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıyacaklarını ifade etti. Baba Mustafa Cankel de hukuk mücadelelerinin sonuna kadar devam edeceğini belirterek, kızı için adalet istediğini söyledi.OlayIsparta'daki Fatih Mahallesi'nde 19 Kasım 2019'da apartta kalan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü birinci sınıf öğrencisi Güleda Cankel, eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.Pehlivan hakkında 'tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame hazırlanmış, mahkeme heyeti sanığa 'kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası vermişti.Aile avukatının Pehlivan'ın cezasının 'ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmesi' istemiyle yaptığı istinaf başvurusu reddedilmişti.
Oecd İstanbul Merkezi Açıldı
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) dünya genelindeki 5. bölgesel merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u tercih etmesinin oldukça doğru ve yerinde bir seçim olduğunu belirterek, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. Bakan Pekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, değerli bir kazanım olan bu merkezin, hem Türkiye hem de Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı içine alan coğrafyayla ilgili önemli çalışmalar yapacağını söyledi. Pekcan, Kovid-19 salgınının tüm dünyayı ciddi bir dönüşüme zorladığını, bu süreçte, uluslararası iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunun, yıkıcı rekabetten ziyade, adil ve yapıcı rekabetin ne denli gerekli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek, 'Şimdi vakit, OECD’nin de sıklıkla vurguladığı gibi 'pandemi sonrası dünyayı yeniden ve daha iyi inşa etme' vaktidir. Bu çerçevede, OECD’den ve OECD İstanbul Merkezi’nden, ülkemiz, bölgemiz ve dünya adına önemli katkılar bekliyor olacağız. Biz de Türkiye olarak yapılacak tüm çalışmalarda etkin bir şekilde yer almaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz.' diye konuştu. OECD’nin kurucu üyelerinden birisi olan Türkiye ile OECD arasında uzun süredir devam eden değerli bir iş birliği bulunduğuna dikkati çeken Pekcan, 'Ticaret Bakanlığı olarak OECD çalışmalarını yakından takip etmekle kalmadığımızı, aynı zamanda pek çok çalışmaya etkin katkıda bulunduğumuzu vurgulamak isterim. Merkezin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde de yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. İstanbul Merkezi, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendirecekPekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin sosyoekonomik gelişmişlik ve kalkınma konularında öncü ve saygın bir uluslararası kuruluş olan OECD’nin politika önerilerinin, standartlarının ve yöntemlerinin bölgeye yayılabilmesine katkı sunacağına işaret ederek, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendireceğini vurguladı. OECD İstanbul Merkezinin, bölge ülkelerinde ihtiyaç duyulabilecek sosyoekonomik reformların hızlandırılması yönünde, düşünsel ve teknik girdiler sunabileceğinin altını çizen Pekcan, şunları kaydetti:'Bildiğiniz üzere, Türkiye olarak hiçbir zaman içine kapanık ve sadece kendi menfaatleri peşinde koşan bir ülke olmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bugüne kadar bölgesel refah ve bölgesel gelişmişlik başta olmak üzere, her türlü küresel iş birliğinin yapıcı ortağı olduk. Gerek tek taraflı yardımlarımız ve teknik destek çalışmalarımızla gerekse uluslararası inisiyatiflere sunduğumuz etkin katkılarla, ülke olarak, bölgesel ve küresel iş birliğinin savunucusu olmaya devam edeceğiz. OECD İstanbul Merkezi’nin de bölgesel ve küresel dayanışma ve eşgüdüm anlamında önemli hizmet ve katkılarda bulunmasını umuyoruz. İnanıyoruz ki OECD İstanbul Merkezi, tüm paydaşlarına ekonomik büyümeyi sağlamanın etkili, sürdürülebilir ve kapsayıcı yolları ile ilgili aydınlatıcı katkılar sunacaktır.'Pekcan, 'sürdürülebilirlik' ve 'kapsayıcılık' ana başlıkları altında, rekabetçilik, girişimcilik, ticaret, kamu yönetişimi, yatırım, inovasyon, beşeri sermayenin harekete geçirilmesi, kapasite geliştirme, ekonomik dayanıklılık, bağlantılılık ve yeşil büyüme gibi alanların OECD İstanbul Merkezi’nin odaklanacağı önemli çalışma alanları olacağını söyledi. Pekcan, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kullanımı için İstanbul’un en merkezi konumlarından birisinde bir ofis tahsis etmiş bulunmaktayız. Merkez, ilk etapta 5 yıllık bir süre için kurulmuş olacak. Ancak biz biliyoruz ki ortaya çıkaracağı seçkin çalışmalar sonucunda bu merkez, daha uzun yıllar boyunca İstanbul’da kalacaktır. Türkiye olarak, merkezin layıkıyla faaliyetlerini yerine getirebilmesi amacıyla her yıl 1 milyon avro tutarında bir gönüllü katkı sağlayacağız.' diye konuştu. 'OECD’nin Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçim'Bakan Pekcan, merkezin çalışmalarını sorunsuz ve etkin şekilde sürdürmesi için de gerekli tüm desteğin verileceğini ifade ederek, 1 Haziran itibarıyla görevini devredecek olan OECD Genel Sekreteri Angel Gurria'nın 15 yıldır bulunduğu görev döneminde OECD'nin bir düşünce kuruluşundan çok uygulama kuruluşuna dönüştüğünü ve küresel etkinliğinin arttığını belirtti. Türkiye olarak, yeni Genel Sekreter’den de beklentilerinin Gurria’nın sergilediği vizyonu devam ettirmesi ve geliştirmesi olduğunu dile getiren Pekcan, 'OECD’nin dünya genelindeki 5. Bölgesel Merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçimdir. İstanbul her zaman tarihin, medeniyetlerin, kültürün, doğanın, ticaretin ve insanların buluştuğu canlı bir metropol olmuştur. OECD İstanbul Merkezi’nin bu şehrin çok kültürlü ve renkli yapısından fazlasıyla istifade edeceğini değerlendiriyorum.' ifadesini kullandı.
Reklam
Oecd İstanbul Merkezi Açıldı
ANKARA (AA) - Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'nın (OECD) dünya genelindeki 5. bölgesel merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u tercih etmesinin oldukça doğru ve yerinde bir seçim olduğunu belirterek, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. Bakan Pekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin açılışı dolayısıyla düzenlenen törende, değerli bir kazanım olan bu merkezin, hem Türkiye hem de Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı içine alan coğrafyayla ilgili önemli çalışmalar yapacağını söyledi. Pekcan, Kovid-19 salgınının tüm dünyayı ciddi bir dönüşüme zorladığını, bu süreçte, uluslararası iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunun, yıkıcı rekabetten ziyade, adil ve yapıcı rekabetin ne denli gerekli olduğunun bir kez daha ortaya çıktığını ifade ederek, 'Şimdi vakit, OECD’nin de sıklıkla vurguladığı gibi 'pandemi sonrası dünyayı yeniden ve daha iyi inşa etme' vaktidir. Bu çerçevede, OECD’den ve OECD İstanbul Merkezi’nden, ülkemiz, bölgemiz ve dünya adına önemli katkılar bekliyor olacağız. Biz de Türkiye olarak yapılacak tüm çalışmalarda etkin bir şekilde yer almaya ve katkı sunmaya devam edeceğiz.' diye konuştu. OECD’nin kurucu üyelerinden birisi olan Türkiye ile OECD arasında uzun süredir devam eden değerli bir iş birliği bulunduğuna dikkati çeken Pekcan, 'Ticaret Bakanlığı olarak OECD çalışmalarını yakından takip etmekle kalmadığımızı, aynı zamanda pek çok çalışmaya etkin katkıda bulunduğumuzu vurgulamak isterim. Merkezin kuruluşuyla birlikte Türkiye ve OECD arasındaki ilişkilerde de yeni bir dönem başlatıyor olacağız.' dedi. İstanbul Merkezi, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendirecekPekcan, OECD İstanbul Merkezi'nin sosyoekonomik gelişmişlik ve kalkınma konularında öncü ve saygın bir uluslararası kuruluş olan OECD’nin politika önerilerinin, standartlarının ve yöntemlerinin bölgeye yayılabilmesine katkı sunacağına işaret ederek, OECD’nin küresel erişim ve etkinliğini güçlendireceğini vurguladı. OECD İstanbul Merkezinin, bölge ülkelerinde ihtiyaç duyulabilecek sosyoekonomik reformların hızlandırılması yönünde, düşünsel ve teknik girdiler sunabileceğinin altını çizen Pekcan, şunları kaydetti:'Bildiğiniz üzere, Türkiye olarak hiçbir zaman içine kapanık ve sadece kendi menfaatleri peşinde koşan bir ülke olmadık. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde, bugüne kadar bölgesel refah ve bölgesel gelişmişlik başta olmak üzere, her türlü küresel iş birliğinin yapıcı ortağı olduk. Gerek tek taraflı yardımlarımız ve teknik destek çalışmalarımızla gerekse uluslararası inisiyatiflere sunduğumuz etkin katkılarla, ülke olarak, bölgesel ve küresel iş birliğinin savunucusu olmaya devam edeceğiz. OECD İstanbul Merkezi’nin de bölgesel ve küresel dayanışma ve eşgüdüm anlamında önemli hizmet ve katkılarda bulunmasını umuyoruz. İnanıyoruz ki OECD İstanbul Merkezi, tüm paydaşlarına ekonomik büyümeyi sağlamanın etkili, sürdürülebilir ve kapsayıcı yolları ile ilgili aydınlatıcı katkılar sunacaktır.'Pekcan, 'sürdürülebilirlik' ve 'kapsayıcılık' ana başlıkları altında, rekabetçilik, girişimcilik, ticaret, kamu yönetişimi, yatırım, inovasyon, beşeri sermayenin harekete geçirilmesi, kapasite geliştirme, ekonomik dayanıklılık, bağlantılılık ve yeşil büyüme gibi alanların OECD İstanbul Merkezi’nin odaklanacağı önemli çalışma alanları olacağını söyledi. Pekcan, 'OECD İstanbul Merkezi'nin kullanımı için İstanbul’un en merkezi konumlarından birisinde bir ofis tahsis etmiş bulunmaktayız. Merkez, ilk etapta 5 yıllık bir süre için kurulmuş olacak. Ancak biz biliyoruz ki ortaya çıkaracağı seçkin çalışmalar sonucunda bu merkez, daha uzun yıllar boyunca İstanbul’da kalacaktır. Türkiye olarak, merkezin layıkıyla faaliyetlerini yerine getirebilmesi amacıyla her yıl 1 milyon avro tutarında bir gönüllü katkı sağlayacağız.' diye konuştu. 'OECD’nin Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçim'Bakan Pekcan, merkezin çalışmalarını sorunsuz ve etkin şekilde sürdürmesi için de gerekli tüm desteğin verileceğini ifade ederek, 1 Haziran itibarıyla görevini devredecek olan OECD Genel Sekreteri Angel Gurria'nın 15 yıldır bulunduğu görev döneminde OECD'nin bir düşünce kuruluşundan çok uygulama kuruluşuna dönüştüğünü ve küresel etkinliğinin arttığını belirtti. Türkiye olarak, yeni Genel Sekreter’den de beklentilerinin Gurria’nın sergilediği vizyonu devam ettirmesi ve geliştirmesi olduğunu dile getiren Pekcan, 'OECD’nin dünya genelindeki 5. Bölgesel Merkezi olarak Türkiye’yi ve İstanbul’u seçmesi oldukça doğru ve yerinde bir seçimdir. İstanbul her zaman tarihin, medeniyetlerin, kültürün, doğanın, ticaretin ve insanların buluştuğu canlı bir metropol olmuştur. OECD İstanbul Merkezi’nin bu şehrin çok kültürlü ve renkli yapısından fazlasıyla istifade edeceğini değerlendiriyorum.' ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma Namazı Çıkışında Basın Mensuplarının Sorularını Yanıtladı:
İSTANBUL (AA) - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 'Aşı konusunda şu anda ikinci parti aşımız nasip olursa, yani onayı çıktı Çin'den, büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar gelebilir. Beklentimiz 10 milyon gelecek ve bu yaş grubunu sizler de ifade ettiniz, bu yaş grubu huzurevlerinde vesaire kalanlara yönelik aşılarımız devam edecek. Tabii bu arada yine Bilim Kurulu'nun yapacağı çalışmayla birlikte de kademelendirme aynen belirlenerek, o kademe çerçevesi içerisinde de aşı süreci devam edecek.' dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, cuma namazını kıldığı Üsküdar'daki Kerem Aydınlar Camisi'nin çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Bir gazetecinin, '85 yaş ve üstü vatandaşların aşılanmasına başlandı ve devam ediyor. 2. parti aşıların ne zaman gelmesi bekleniyor?' sorusu üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:'Aşı konusunda şu anda ikinci parti aşımız nasip olursa, yani onayı çıktı Çin'den, büyük ihtimalle bu hafta sonuna kadar gelebilir. Beklentimiz 10 milyon gelecek ve bu yaş grubunu sizler de ifade ettiniz, bu yaş grubu huzurevlerinde vesaire kalanlara yönelik aşılarımız devam edecek. Tabii bu arada yine Bilim Kurulu'nun yapacağı çalışmayla birlikte de kademelendirme aynen belirlenerek, o kademe çerçevesi içerisinde de aşı süreci devam edecek.' Erdoğan, 'Kısıtlamalarla alakalı olarak, restoran sahiplerinin bir talebi vardı, sıkı kurallara uyarak tekrar açılmak istediklerini söylediler. Değerlendirmenizi alabilir miyiz?' sorusuna da şu yanıtı verdi:'Restoran işletmeciliği konusu ise bu konuyla ilgili olarak da kabine toplantımızda inşallah bunun değerlendirmesini yeniden ele alacağız. Çünkü endişelerimiz var maalesef her ne kadar 'sıkı tutacağız' diyorlarsa da daha önce de bunlar söylendi, maalesef sıkı tutulmuyor. Şu anda başarılı bir süreç var. Bu başarılı süreci tekrar tersine çevirmek, böyle bir şeyin altına girmek, o riski almak istemiyoruz. Diyoruz ki bu süreci dikkatle yürütelim, başarılı bir şekilde yürütelim ama elimize gelen verilere bakarız, o verilere göre de gerekirse bir esneme yapılabilir.' 'Kesinleşmiş bir tarih vardır ve bu tarih de Haziran 2023'tür'Erdoğan, bir gazetecinin, 'Geçen cumartesi günü Milli Görüş'ün önemli isimlerinden Nedim Urhan'ı ziyaret ettiniz. Ziyaretinize ilişkin pek çok yorum yapıldı. Seçim takvimine göre seçim 2023 gözüküyor ama genellikle muhalefet kanadından daha erken olacağına dair söylemler var. Bu konuda neler söylersiniz?' şeklindeki soru üzerine şunları kaydetti:'Bu konuyla ilgili daha önceleri de açıklamalarımı yaptım. Biliyorsunuz biz bu muhalefetteki siyasi partiler gibi bir acelecilik içerisinde değiliz. Bizim şu andaki tablo, takvim haziran 2023'tür. Haziran 2023'ten önce böyle bir erken seçim filan, falan söz konusu değildir. Bir defa oturmuş demokrasilerde aklınıza estiği zaman bir erken seçime gidilmez. Bu erken seçim yaygaraları vesaire, bunlar tamamen oturmamış ama kendilerine acaba bir yerden ne elde edebiliriz gayreti içerisinde olanların hayalleridir. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değildir. Cumhur İttifakı olarak kesinleşmiş bir tarih vardır ve bu tarih de Haziran 2023'tür.''Reform paketiyle ilgili kendi içimizde çalışmalarımızı yaptık'Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamuoyuna açıklanacağı belirtilen reform paketinin bir takvimi olup olmadığı ve pakette nelerin bulunduğuna ilişkin soru üzerine, 'Bu reform paketiyle ilgili biz kendi içimizde zaten çalışmalarımızı yaptık. Bu hafta içerisinde de yine özellikle insan hakları evrensel beyannamesiyle ilgili onu da baz alarak eylem planımızı aramızda konuştuk. Değerlendirmelerimizi yaptık ve ekonomiyle ilgili olan çalışmalarımızı da yapıyoruz. Önümüzdeki haftalar içerisinde bu konuyla ilgili açıklamamızı, tarihi de açıklamak suretiyle inşallah yaparız.' diye konuştu. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın Irak'a yaptığı ziyaret anımsatılarak, 'Akar ziyaret sonrasında Sincar'daki teröristleri işaret ederek 'Eğer Irak hükümeti bizden destek isterse desteğe hazırız.' demişti. Bunu Sincar'a yönelik ortak operasyon sinyali olarak yorumlayabilir miyiz?' şeklindeki soru üzerine Erdoğan, ortak operasyonları zaten her zaman yapmaya hazır olduklarını söyledi.Erdoğan, ancak açıklamak suretiyle bu operasyonların yapılamayacağını belirterek, 'Her zaman benim bir sözüm var. Nedir? Bir gece ansızın gelebiliriz. Olay budur.' ifadelerini kullandı.'Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın yakın zamanda Avrupa semalarında da Türkiye'den satın alınan Bayraktar'ların ve Anka'ların uçtuğunu göreceğiz.' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu bakanımızın şu anda Avrupa'dan bazı siparişlerin gelmesi sebebiyle yapmış olduğu bir açıklamadır. Şu anda tabi bu tür bazı görüşmeler yapılıyor. Bu görüşmeler henüz bu kurumlarımızla herhangi bir kesin anlaşmaya bağlanmış değil. Ama bağlandığı anda da tabi bu Batı ülkeleri gerek Bayraktar'dan gerek Anka'dan bu siparişleri aldığında kendi ülkelerinde bunları değerlendirecektir.'
Reklam
Hsk Danıştay'a 3 Yeni Üye Seçti
ANKARA (AA) - Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Genel Kurulunca, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mustafa Nafiz Acar, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Yüksel Navdar ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanı Fatih Zencirci, Danıştay üyeliğine seçildi.HSK Genel Kurulu, gerçekleştirilen toplantıda boş bulunan 3 Danıştay üyeliği için seçim yaptı.Buna göre, Konya Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Acar, Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Navdar ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi Daire Başkanı Zencirci, Danıştay'ın yeni üyeleri oldu.
Bm, Dini Mekanların Korunmasına Yönelik Küresel Konferans Yapılması Kararını Onayladı
ANKARA (AA) - Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, dini mekanların tahribini kınayan ve dini alanların korunmasına yönelik küresel bir konferans düzenlenmesini hedefleyen kararı kabul etti. BM 75. Genel Kurul Başkanı Volkan Bozkır, Suudi Arabistan’ın önerdiği, ABD ve AB tarafından desteklenen küresel konferans düzenlenmesi kararının kabul edildiğini bildirdi.Konferansta, dini mekanların ve dini törenlerin terör saldırıları ve yasa dışı milisler tarafından daha çok hedef alınmasını kınamaya, değerlere zarar verilmesini önlemeye odaklanılacağı belirtildi.Kararda dünya üzerindeki tüm dini mekanların, toplulukların tarihini, sosyal dokusunu ve geleneklerini temsil ettiği ifade edildi.Suudi Arabistan tarafından önerilen kararın, Mısır, Irak, Ürdün, Kuveyt, Yemen, Bahreyn, Sudan, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri ve Filistin dahil olmak üzere Arap ülkelerince desteklendiği aktarıldı.
İsrail Hapishanelerinde Kovid-19'A Yakalanan Filistinli Tutuklu Sayısı 300’E Yaklaştı
KUDÜS (AA) - İsrail hapishanelerinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) görülen Filistinli tutuklu sayısı 296'ya çıktı.Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail cezaevlerinde 31 tutukluda daha Kovid-19 tespit edildiği belirtildi.Böylece daha önce 265 olarak açıklanan Kovid-19'a yakalanan Filistinli tutuklu sayısı 296'ya yükseldi.İsrail Kamu Güvenliği Bakanı Amir Ohana, 27 Aralık 2020'de, hapishanelerdeki Filistinli “güvenlik” tutuklularına “Kovid-19 aşısı yapılmaması” yönünde talimat vermişti.Bu karara Filistin yönetimi başta olmak üzere uluslararası toplumdan tepki gelmişti.Filistin resmi kaynaklarına göre, İsrail hapishanelerinde 380'i idari tutuklu olmak üzere 4 bin 400 Filistinli bulunuyor.
Öldürdükleri Deaş Mensubunun Cesedini Dikkati Çekmemek İçin Tekerlekli Sandalyeyle Evden Çıkarmışlar
ANKARA (AA) - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, yabancı uyruklu 10 zanlının gözaltına alındığı terör örgütü DEAŞ'a yönelik operasyona ilişkin yeni detay ve görüntüler ortaya çıktı.Alınan bilgiye göre, Suriye ve Irak'taki çatışmalarda ölen DEAŞ'lıların yakınlarına 'kefele' adı altında para dağıtan örgüt mensuplarının deşifresine yönelik çalışma yürüten savcılık, yabancı uyruklu bir kişinin öldürülmesi olayına da karıştıkları tespit edilen 10 şüpheli hakkında 3 ilde gözaltı kararı verdi.Soruşturma dosyasına göre, terör örgütü DEAŞ, iki kişinin başvurusu üzerine kurduğu sözde mahkemede yabancı uyruklu R.A.M'nin öldürülmesine karar verdi. Örgüt, 5 kişilik infaz hücresini R.A.M'nin öldürülmesi için görevlendirdi.Cinayeti işlemek üzere ayrı araçlarla sözde mahkemeye başvurarak infazı talep eden iki kişinin Altındağ'daki evine giden şüpheliler, R.A.M'nin eve çağrılmasını istedi. Eve gelen R.A.M, şüpheliler tarafından iple boğularak öldürüldü. Zanlılar, dikkati çekmemek için evdekilerden birinin kullandığı tekerlekli sandalyeyle cesedi evden çıkardı. R.A.M'nin cesedini uzak bir yere bırakan şüpheliler, tekerlekli sandalyeye başka bir örgüt mensubunu oturtup infazın gerçekleştirildiği eve döndü.Örgüt, cinayetin ortaya çıkması üzerine, sözde mahkemeye başvuran 2 kişinin suçu üstlenmesini sağladı. İnfaz hücresine mensup 5 kişi ise gizlendi.İnfaz hücresinin geçmiş faaliyetleri, seyahat alışkanlıkları ve temas kurdukları kişileri takip eden Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, şüphelilerin, 26 Kasım 2018'de Altındağ'da cesedi bulunan R.A.M'nin ölümüyle bağlantılarını deşifre etti.Olay bölgesindeki 36 baz istasyonu üzerinden kurulan 125 bin telefon irtibatını inceleyen güvenlik güçleri, şüphelilerin 4 bin 144 kez telefonla iletişim kurduklarını belirledi. Yaklaşık 10 milyon satır veri, uzmanlarca değerlendirilerek zanlıların cinayetle bağlantısı tespit edildi.Savcılığın gözaltı kararının ardından yakalandılarSoruşturma kapsamındaki 10 şüpheli, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği eş zamanlı operasyonla bu sabah yakalandı.
Reklam