Ordu Valisi Sonel Üç Kitap Yazan Engelli Gencin Bilgisayar İsteğini Yerine Getirdi
ORDU (AA) - Ordu Valisi Tuncay Sonel, Altınordu ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Erdinç Yılmaz’ın dizüstü bilgisayar isteğini yerine getirdi. Kas hastalığına bağlı bedensel ve konuşma engeli bulunan, kullanabildiği tek parmağıyla 'Azmin Zaferi', 'Gün Batımı', 'Aşk ve Ölüm' adlı üç kitap yazan Yılmaz, kendisini geliştirmek için Ordu Büyükşehir Belediyesinin Meslek ve Sanat Eğitim Kurslarına kayıt oldu.Bilgisayar programcılığı dalında eğitim almak isteyen Yılmaz, dizüstü bilgisayar ihtiyacı konusunda Vali Sonel'e ulaşarak destek istedi.Bunun üzerine Vali Sonel, evinde ziyaret ettiği Yılmaz'a bilgisayar hediye etti. Sonel'in, çok istediği bilgisayarı getirdiğini gören Yılmaz duygulu anlar yaşadı.Vali Sonel, Erdinç Yılmaz'ın kendisine sosyal medyadan ulaştığını belirterek şunları söyledi:'Kendisi durumunu anlatarak özellikli bir dizüstü bilgisayara ihtiyacı olduğunu iletti. Ben de Erdinç evladımızın bu isteğini seve seve yerine getirdim. Yoğun programımızın ardından Erdinç'i evinde ziyaret ederek, istediği dizüstü bilgisayarı kendisine teslim ettim. Erdinç'i böyle mutlu görünce bizler de mutlu olduk. İnsanlarımızın yüzündeki bir tebessüm, onların hayır duaları bize yeter. Ayrıca Erdinç'in azim ve gayretinden de çok etkilendiğimi ifade etmek isterim. Başarılarının devam etmesini diliyorum. Bizler de kendisine her daim yardımcı ve destek olacağız.'Erdinç Yılmaz da Vali Sonel'e teşekkür ederek, 'Sağ olsun benim de sesimi duyarak, isteğime kayıtsız kalmadı. Kısa sürede yerine getirdi. Allah kendisinden razı olsun.' dedi.
İranlı Uzmanlar, Tahran-Washington Müzakerelere Başlasa Dahi Yaptırımların Hemen Kaldırılmayacağını Düşünüyor
İSTANBUL (AA) - ABDOLSALAM SALIMIPOOR - İranlı uzmanlar, ABD'de Joe Biden yönetiminin Tahran ile müzakereleri İran'da 18 Haziran'da düzenlenecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce başlatacağını ancak yaptırımların kaldırılması sürecinin uzayacağını düşünüyor. Yeni ABD Başkanı Joe Biden'in göreve başlamasıyla, Washington-Tahran arasında yapılması beklenen nükleer anlaşma, yaptırımlar ve İran'ın füze programı ve bölgesel politikalarıyla ilgili görüşmelerin ne zaman başlayacağı merak ediliyor. İran, Washington'dan nükleer anlaşmaya yeniden dahil olarak tüm yaptırımları kaldırmasını bekliyor. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise dün düzenlediği basın toplantısında Tahran yönetiminin anlaşmadaki taahhütlerini yerine getirene kadar Washington'un bu konuda adım atmayacağını söyledi. Konuyla ilgili AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İranlı Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Uzmanı Kaim Musevi, 'Müzakereler, seçimlerden önce mayıs ayına kadar Ruhani hükümetiyle başlatılabilir ve ancak sonuca ulaşmayabilir. Karşı taraf İran'daki seçim sonuçlarını görmek için bekleyebilir. Joe Biden, stratejisini adım adım hareket edilmesi üzerine kurmuş görünüyor. Dolayısıyla yaptırımları tamamen kaldırmayacaktır.' dedi. Nükleer anlaşmaya dönüşün hem kolay hem de zor olacağına dikkati çeken Musevi, 'Kolay çünkü ABD, anlaşmaya hemen dönebilir ancak aynı zamanda çok zor çünkü hangi tarafın ilk olarak anlaşmadaki taahhütlerine geri dönmesi gerektiğine dair soruya cevap verilmesi gerekiyor.' diye konuştu. Musevi, 'Bu bağlamda Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, 'Yaptırımlar şubat ayına kadar kaldırılmazsa, daha fazla uranyum zenginleştireceklerini ve uluslararası denetimleri sınırlandıracaklarını açıklamıştı.' ifadesini kullandı. Tahran yönetiminin asıl endişesinin nükleer anlaşma veya yaptırımlar olmadığını söyleyen Musevi, şöyle devam etti: 'İran, halkın seçimlere katılımını artırma ve bu konuda kazan-kazan oyunu oynamak istiyor. ABD'nin, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin nükleer anlaşmayla ilgili kararına uyarak anlaşmaya dönmesi ve yaptırımları kaldırması, İran halkına umut aşılayacaktır. Bunun sonucunda da geleceğe dair umutları artan halkın seçimlere katılımı artacaktır. İran devleti, 1979'daki devrimden bu yana halkın seçimlere yüksek katılımını demokratik bir destek ve uluslararası alandaki meşruiyetinin bir göstergesi olarak kabul etmiştir.'Bununla birlikte 21 Şubat 2020'de yapılan ve halkın düşük katılım gösterdiği genel seçimler sonrasında muhafazakarların büyük bir zafer kazandığına işaret eden Musevi, muhafazakarların cumhurbaşkanlığı seçimlerini aynı şartlarda kazanabilmek için halkın seçimlere katılımını sağlayacak adımlar atmayabileceğine dikkati çekti. Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Stratejik Araştırmalar Grubu Müdürü Dr. İbrahim Muttaki ise Instagram hesabından yazdığı bir mesajında, İran ve ABD arasındaki müzakerelerin şubatta başlayacağını ancak müzakerelerin başlamasının yaptırımların kaldırılması anlamına gelmeyeceğini belirterek, 'Nükleer anlaşma yeniden canlandırılacak ve Ruhani hükümeti dönemi sona ermeden yaptırımların kaldırılması konusu kilit mesele olarak gündemde kalacak.' ifadesini kullandı. İranlı analist Abbas Abdi de İtimad gazetesinde yayımlanan açıklamasında, ABD'nin er ya da geç nükleer anlaşmaya döneceğini ancak bu gerçekleşse dahi İran'ın karşılaştığı sorunların devam edeceğini söyledi. Abdi, bununla birlikte anlaşmanın diğer bölgesel sorunları da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini dile getirdi. Dünya-yi İktisad gazetesine konuşan Siyaset Bilimci Sadık Zibakelam ise ülkede nükleer anlaşmanın canlandırılmasını istemeyen bazı kesimlerin olduğunu söyleyerek, 'Joe Biden, nükleer anlaşmaya dönmek istiyor bunun için özel şartlar da öne sürmüyor ancak İran'da Amerikalıların anlaşmaya geri dönmesini engellemek isteyen bazı kişiler var. Seçimlere kadar anlaşmaya dönüş ve yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili önemli bir adım atılabileceğini düşünmüyorum.' tespitini yaptı.Muhafazakarların Mecliste attığı adımlarla ABD yönetimine Ruhani hükümetinin kalan görev süresinde ülkede belirleyici bir güç olmadığına dair mesajlar verdiğine dikkati çeken Eski Milletvekili Celal Mirzai de Mecliste nükleer anlaşma ve müzakereler konusundaki tutumu nedeniyle Zarif'e uyarı anlamına gelen iki 'sarı kartın' verilmesini bu duruma örnek gösterdi.
Fetö'nün Nazilli İş Adamları Yapılanması Davası Yeniden Başladı
AYDIN (AA) - Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) Nazilli iş adamları yapılanması davasında haklarında verilen hükümleri bozulan tutuksuz 63 sanığın yeniden yargılanmasına başlandı.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesince görülen davanın duruşmasına, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatları katıldı.Duruşmada tutuksuz sanıklar Ş.E, C.Y, A.A, O.S, T.G M.U, haklarındaki adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etti.Sanıkların taleplerini kabul eden mahkeme heyeti, Mali Suçları Araştırma Kurulu'ndan (MASAK) rapor alınması için duruşmayı 5 Mayıs'a erteledi. Davanın geçmişiAydın 2. Ağır Ceza Mahkemesince 13 Ağustos 2018'de, FETÖ'nün Nazilli iş adamları yapılanması davasında, 108 sanıktan 63'üne 2 yıl 1 ay ile 12 yıl arasında değişen hapis cezası verilmişti. Aynı davada 11 sanık beraat etmiş ve kalan 34'ünün dosyası ise tefrik edilmişti.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise 29 Temmuz 2019'da davanın usul ve esas yönünden bozulmasına karar vermişti.
Güncelleme - Beykoz'da Makine Arızası Nedeniyle Demir Atan Kargo Gemisi Ahırkapı'ya Götürülüyor
İSTANBUL (AA) - Beykoz açıklarında makine arızası nedeniyle demir atan ve Nene Hatun Acil Durum Müdahale Gemisi tarafından kurtarılan Panama bandıralı kargo gemisi, Ahırkapı demir bölgesine götürülüyor.İstanbul'dan Rusya'nın Kavkaz Limanı'na giden Panama bandıralı 190 metre uzunluğunda, 26 bin 828 groston ağırlığındaki 'Petra Star' adlı kargo gemisi dün Riva açıklarında makine arızası yaptı.Geminin kaptanının yardım çağrısı üzerine Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne bağlı Kurtarma-8, Kurtarma-11 römorkörleri ve Nene Hatun Acil Müdahale Gemisi bölgeye sevk edildi.Dün gece ara verilen kurtarma çalışmalarına bugün yeniden başlandı. Kurtarma operasyonu kapsamında gemi, Riva Elmasburnu'nda demirlediği yerden açığa çekildi. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü Nene Hatun Acil Durum Müdahale Gemisi tarafından çeki halatı verilerek kurtarılan Petra Star adlı gemi, İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri koordinasyonunda, kılavuz kaptan eşliğinde, Kurtarma-8 römorkörü ve Kıyı Emniyeti-8 botu refakatinde Ahırkapı demir bölgesine intikal ediyor.Ahırkapı'ya yedeklenme çalışmaları devam ediyorİstanbul Valiliğinden yapılan açıklamada ise geminin bulunduğu yerden kurtarıldığı belirtilerek, şu bilgilere yer verildi:'Makine arızası nedeniyle dün saat 16.55'te Yön Burnu açıklarında sürüklenmeye başlayan Panama bayraklı PETRA STAR isimli kuru yük gemisi, Riva önlerinde kıyıya yakın şekilde demirlemişti. Söz konusu gemi, hava şartlarının uygun olması neticesinde bugün saat 10.00'da çeki halatıyla Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğüne ait Nene Hatun Acil Müdahale gemisi yedeğinde, Sahil Güvenlik Botları ve Kıyı Emniyeti Botları refakatinde bulunduğu yerden kurtarılmıştır. Emniyetli sahaya çıkarılan geminin Ahırkapı'ya yedeklenme çalışmaları, Kıyı Emniyeti-8 tarafından devam ettirilmektedir.'
Batman'da Düzenlenecek Eylem Ve Etkinlikler Valilik İznine Bağlandı
BATMAN (AA) - Batman il merkezinde 12 Şubat'a kadar düzenlenecek her türlü eylem ve etkinlik valilik iznine tabi olacak.Valilikten yapılan açıklamada, kararın kamu düzeni ve güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, temel hak ve özgürlükler, başkalarının hak ve özgürlükleri ile genel asayişin korunması, şiddet olaylarının yaygınlaşmasının önlenmesi amacıyla alındığı belirtildi.Kamu kurum ve kuruluşlarının yapacağı resmi toplantı, tören, şenlik, karşılama ve uğurlama gibi etkinliklerin bundan hariç tutulduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:'2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamındaki her türlü miting, kapalı ve açık yer toplantıları ile gösteri yürüyüşlerinin, basın açıklaması, çadır kurma, stant açma, oturma eylemi, anma töreni ve benzeri türdeki eylem ile etkinliklerin mülki idare amirinin iznine bağlanmasına karar verilmiştir. Ayrıca ilimizde bulunan Batman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu çevresindeki alanlarda açık, kapalı yer toplantısı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, çadır kurma, stant açma, el ilanı gibi eylem ve etkinlikler, 2911 sayılı Kanun kapsamındaki 17. ve 22. maddelere istinaden 15 gün süreyle yasaklanmıştır.'
Reklam
"Mehmet Akif Ve Bağımsızlık Mücadelesi" Konulu Yarışmaya Başvurular 16 Nisan'da Sona Erecek
İSTANBUL (AA) - Hikmet Kiler Vakfınca İstiklal Marşı'nın kabulünün 100. yılı ve Mehmet Akif Ersoy’a vefa için Bitlis'teki öğrencilere yönelik düzenlenen resim, şiir ve kompozisyon yarışmasına başvurular, 16 Nisan'a kadar kabul edilecek. Vakıftan yapılan açıklamada, ülkesine ve milletine hizmet etmeyi kendisine şiar edinen, ahlaklı, erdemli, bilgili, vefalı, milli ve manevi yönü güçlü bir neslin yetişmesi için eğitime destek verildiği belirtildi.Vakfın kurucusu Hikmet Kiler'in memleketi Bitlis'te Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda ve diğer özel eğitim kurumlarında okuyan ilk, orta ve lise öğrencilerine yönelik 'Mehmet Akif ve Bağımsızlık Mücadelesi' konulu yarışma düzenlendiği duyurulan açıklamada, şunlar kaydedildi: 'İlkokul öğrencilerine yönelik düzenlenecek resim yarışması birincisine 5 bin, ikincisine 2 bin 500, üçüncüsüne ise 1500 lira ödül verilecek. Ortaokul öğrencilerinin katılacağı şiir yarışmasında birinci 10 bin, ikinci 5 bin, üçüncü de 2 bin 500 lira ödül kazanacak. Kompozisyon yarışmasına katılacak lise öğrencilerinden birinci 15 bin, ikinci 10 bin, üçüncü ise 5 bin liralık ödülün sahibi olacak. Yarışmaya başvurular 16 Nisan'da sona erecek.'
Uzaktan Eğitimi Fırsata Çevirip Ailesinin Yardımıyla Kaz Çiftliği Kurdu
HATAY (AA) - Hatay'ın Kırıkhan ilçesinde yaşayan üniversite öğrencisi Ahmet Raşit Öztürk (27), yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle devam eden uzaktan eğitimi fırsata çevirip kurduğu kaz çiftliği sayesinde iş hayatına atıldı. Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) İşletme Bölümü son sınıf öğrencisi Öztürk, uzaktan eğitim nedeniyle evde geçen zamanını değerlendirmek için farklı iş arayışına girdi.Yaklaşık 3 ay önce ailesinin de desteğini alarak Çamsarı Mahallesi'nde 200 kazla çiftlik kurmaya karar veren Öztürk, kısa sürede hayvanlarının sayısını 2 katına çıkardı.Öztürk, çevrim içi eğitimden kalan zamanını kaz çiftliğinde geçirmeye ve işletmesini büyütüp hayvanlarını yurt dışına pazarlamayı hedefliyor.Çok sevdiği gitarıyla hayvanlarına müzik de çalan Öztürk, melodilerin kazlarına iyi geldiğini düşünüyor.'Gitar sesi hem beni hem kazları rahatlatıyor'Öztürk, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzaktan eğitim sürecini fırsata çevirmek için farklı arayışlara girdiğini ve bu vesileyle kaz üretmeye başladığını anlattı.Yaklaşık 200 kazla başladığı çiftlikte hayvan sayısını arttırdığını belirten Öztürk, şöyle devam etti:'Uzaktan eğitim süreci içerisinde bir şeyler yapmam gerektiğini düşünerek bazı girişimler yaptım. Önceleri küçükbaş hayvancılıkla uğraşmak istedim sonra Antalya'daki bir arkadaşımın önerisiyle kaz işini yapmaya karar verdim. Kaz üreticiliği yapmanın matematiği daha çok hoşuma gitti ve Kırıkhan'da bir tesis kurarak kaz üreticiliği yapmaya başladım. Şu anda 400 hayvanım var.'Öztürk, kaz çiftliğinde sıkıldığı zaman gitar çaldığını ve bunun da hayvanlarının üzerinde olumlu etkiler oluşturduğunu düşündüğünü anlatarak, 'Gitar çaldığımda fark ettim ki kazlar seslerini kesiyorlar bazen de gitarın ritmine göre bana eşlik ederek bağırıyorlar. Bunu her gün yapmaya başladım, gün içerisinde gitarımı çadıra girip çalıyorum, bu hem beni hem kazları rahatlatıyor.' dedi.
Reklam
Avustralya Rekabet Kurumu Google'ın Reklam Hakimiyetinin Ele Alınması Gerektiğini Açıkladı
CANBERRA (AA) - Avustralya rekabet kurumu, Google ile rekabetten ve dijital reklam tedarik zincirinde şeffaflıktan yoksunluğun, yayıncıları, reklamcıları ve tüketicileri etkilediğini belirterek, şirketin reklam hakimiyetinin ele alınması gerektiğini bildirdi. Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu, Avustralya'da Google'ın hakimiyetinde bulunan dijital reklam hizmetleriyle ilgili soruşturmanın ara raporunu yayımladı. Komisyonun Başkanı Rod Sims, raporda dijital endüstride 'gerçek bir rekabet, seçenek ve şeffaflıktan yoksunluk bulunduğuna' dikkati çekerek, 'tüm reklam teknolojisi tedarik zincirinde dikkate değer varlığı, belirgin veri avantajıyla bir araya geldiğinde, Google'ın, bir bakıma kendi reklam teknolojisi işletmelerinin tercih edilmesini teşvik etme kabiliyeti olabileceğine' işaret etti. Soruşturma sürecinde tarafların, Google'ın endüstrideki çeşitli rollerinden ötürü potansiyel çıkar çatışmaları konusundaki endişelerini dile getirdiğini belirten Sims, 'Bu, Google'ın çok sıklıkla reklam teknolojisi tedarik zincirinde aynı reklam satışı için reklamcılar ve yayıncılar adına hareket etmesi, aynı zamanda kendi reklam envanterini satmasını kapsıyor.' değerlendirmesini yaptı. Sims, Avustralya'nın, çıkar çatışmalarının yönetilmesi ve Google'ın potansiyel olarak kendi işletmelerini tercih etmesinin önüne geçmek için konuyu ele alması ve kurallar getirmesi önerisinde bulundu. Komisyon, Google'ın, piyasa gücünü suistimal ederek Avustralya rekabet yasasını ihlal edip etmediği hakkında görüş bildirecek. Nihai rapor, 31 Ağustos'ta Avustralya hükümetine verilecek.Bu arada Google yayınladığı içerikle ilgili şirketi yerel medya kuruluşlarına ödeme yapmaya zorlayan yasa teklifinin kabul edilmesi halinde Avustralya'daki ana arama motorunu kapatacağı, Facebook da haber paylaşımını engelleyeceği tehdidinde bulundu.Avustralya hükümeti, ABD'li teknoloji devlerinin, içerikleriyle ilgili Avustralyalı haber kuruluşlarına adil bir ödeme yapmaya zorlayacak bir yasa tasarısı hazırlamıştı.
Arıza 20. Bölüm Fragmanı
Arıza yeni bölüm fragmanı yayınlandı. Yayınlanan fragmanda; Ali Rıza uyandığında evde başkalarının olduğunu fark eder. Salona iner ve onu bekleyen adama kim olduğunu sorar. Adam arkasını döner ve İhtiyar'ın ona Safir diye seslendiğini söyler. Ali Rıza korkusuz bir şekilde barışı bozanın cezasını çekeceğini söyler. Fakat beklemediği bir tehditle karşı karşıyadır. İşte Arıza 20. bölüm fragmanı...
Reklam
Merkez Bankası Raporu: 2021 Sonu Enflasyon Tahmini Yüzde 9,4
Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, 2021 yılının ilk Enflasyon Raporu'nu açıkladı. TCMB 2021 sonu enflasyon beklentisini yüzde 9.4 olarak korurken Ağbal 'Parasal sıkılık uzun bir süre kararlılıkla sürdürülecek. Gerekirse ilave sıkılaşma yapacağımızı son Para Politikası Kurulunda ifade ettik. Yüzde 5 hedefi için Para Politikası kurulu elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir' dedi.
Kayseri'de 130 Ton Kıyafet Atığı Geri Dönüşüme Kazandırıldı
KAYSERİ (AA) - Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüştürüldü.Kocasinan Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, belediye ekipleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2017'de başlatılan 'Sıfır Atık Projesi' kapsamında çalışmalarına devam ediyor.Bu kapsamda yapılan 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüşüme kazandırıldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakılmasını hedeflediklerini belirtti.Geri dönüşümle ülke ekonomisine de katkı sağladıklarını aktaran Çolakbayrakdar, şunları kaydetti:'Ülkemizin ekonomisine katkı sağlamayı belediye olarak görev addediyoruz. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşleri Sayın Emine Erdoğan himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi'ne tam destek veriyoruz. Proje kapsamında ‘Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu’ ile tekstil ürünlerini ekonomiye kazandırıyoruz. Özellikle 3 yıl önce ilçenin çeşitli yerlerine elektrikli ve elektronik atık toplama kutuları yerleştirdik ve ambalaj atığı toplama araçlarını ilçemize kazandırdık. Bitkisel atık yağ toplama çalışması ile evsel atık yağları toplayarak, hem çevreye olası zararların önüne geçiliyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.'
Kayseri'de 130 Ton Kıyafet Atığı Geri Dönüşüme Kazandırıldı
KAYSERİ (AA) - Kayseri'nin Kocasinan ilçesinde 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüştürüldü.Kocasinan Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, belediye ekipleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 2017'de başlatılan 'Sıfır Atık Projesi' kapsamında çalışmalarına devam ediyor.Bu kapsamda yapılan 'Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu' çalışmasıyla 2020 yılında 130 ton kıyafet atığı geri dönüşüme kazandırıldı.Açıklamada görüşlerine yer verilen Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, gelecek nesillere daha temiz bir Türkiye bırakılmasını hedeflediklerini belirtti.Geri dönüşümle ülke ekonomisine de katkı sağladıklarını aktaran Çolakbayrakdar, şunları kaydetti:'Ülkemizin ekonomisine katkı sağlamayı belediye olarak görev addediyoruz. Bu doğrultuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşleri Sayın Emine Erdoğan himayelerinde, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık Projesi'ne tam destek veriyoruz. Proje kapsamında ‘Kıyafet ve Evsel Tekstil Atık Kutusu’ ile tekstil ürünlerini ekonomiye kazandırıyoruz. Özellikle 3 yıl önce ilçenin çeşitli yerlerine elektrikli ve elektronik atık toplama kutuları yerleştirdik ve ambalaj atığı toplama araçlarını ilçemize kazandırdık. Bitkisel atık yağ toplama çalışması ile evsel atık yağları toplayarak, hem çevreye olası zararların önüne geçiliyor hem de ülke ekonomisine katkı sağlanıyor.'
Reklam
Azerbaycan Askerlerinin Çektiği Teşekkür Videosu Samsunlu Minikleri Sevindirdi
SAMSUN (AA) - FATİH MEHMET KÜRKÇÜ - Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerde görev yapan Azerbaycan askerlerine Samsun'dan moral mektupları gönderen minik öğrenciler, askerlerin kendileri için çektiği teşekkür videosuyla gurur ve mutluluk yaşadı.Kocatepe İlkokulu 2-C sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Saadet Tığlı ile Azerbaycan askerlerine moral mektupları yazarak, ailelerinin de katkılarıyla hediyeler gönderdi.Azerbaycan askerleri ise minik öğrenciler ve ailelerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı yetkililerinin hazırladığı videoyla teşekkür etti.Öğrencilerin gönderdiği mektup ve hediyelerle askerlerin yaşadığı mutluluğun yansıtıldığı videoda, mektuplar okunarak Samsunlu miniklere Azerbaycan'dan teşekkür ve selamlar iletildi.Videoyu öğrencileri ve aileleriyle izleyen sınıf öğretmeni Saadet Tığlı, AA muhabirine, tarih, dil ve din birliği yaptıkları 'Azerbaycanlı gardaşlarının' yanında olduklarını göstermek için onlara moral mektupları ve çeşitli hediyeler gönderdiklerini söyledi.Azerbaycan ordusunun kendileri için çektiği videoyla heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade eden Tığlı, 'Onur ve gururu yaşatan bir durum söz konusuydu. Öğrencilerimizle gönderdiğimiz mektupların ardından Azerbaycan Milli Savunma Bakanlığından aldığımız video kliple gururumuz taçlandı. 'İki devlet bir milletiz.' derken bunu mektuplarımızla onlara hissettirmemizden onur duyuyorum. Her zaman yanlarındayız.' diye konuştu. Öğrencilerden 8 yaşındaki Zeynep Kaya, Azerbaycan askerlerine çok dua ettiklerini belirterek, 'Mektupları yazarken çok duygulandık. Onların gönderdiği videoyu izlerken ağladık. Onları çok seviyoruz. İyi ki varlar, Allah yardımcıları olsun.' dedi.Zeynep'in annesi Nazan Kaya ise Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olduklarını göstermek istediklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:'Ezelden başlayan iki devlet tek millet oluşumuz ebediyete kadar devam edecek. Milletimizin ve askerlerimizin çabasıyla her zaman galip geleceğiz. Allah onları yeryüzünde galip kılsın inşallah. Kardeşlerimizden gelen videoyla çok duygulandık. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek bizleri çok heyecanlandırdı. İki devlet tek millet bir sancak altında buluşmak dileğiyle.' Öğrencilerden Berk Artul da mektubunda Azerbaycan askerlerini ne kadar sevdiğini anlattığını belirterek, 'Onların başarılı olmaları ve savaşı kazanmaları için dua ettim. Allah onları korusun. Bize gönderdikleri videoyu izleyince çok heyecanlandım.' diye konuştu. Berk'in annesi Keziban Artul ise askerlerin mektupları okurken yüzlerindeki ifadeleri gördüklerinde çok duygulandıklarını dile getirdi.Öğrencilerden Miraç Tilkici de 'Azerbaycanlı askerlerimizin kazanması için Allah'a dua ettim. Onları çok seviyorum. Bir asker ağabeyim mektubumu okuyup resmimi yakasına asmış, onu görünce çok duygulandım. Videoda adımı duyunca çok şaşırdım.' dedi.
Azerbaycan Askerlerinin Çektiği Teşekkür Videosu Samsunlu Minikleri Sevindirdi
SAMSUN (AA) - FATİH MEHMET KÜRKÇÜ - Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerde görev yapan Azerbaycan askerlerine Samsun'dan moral mektupları gönderen minik öğrenciler, askerlerin kendileri için çektiği teşekkür videosuyla gurur ve mutluluk yaşadı.Kocatepe İlkokulu 2-C sınıfı öğrencileri, öğretmenleri Saadet Tığlı ile Azerbaycan askerlerine moral mektupları yazarak, ailelerinin de katkılarıyla hediyeler gönderdi.Azerbaycan askerleri ise minik öğrenciler ve ailelerine Azerbaycan Savunma Bakanlığı yetkililerinin hazırladığı videoyla teşekkür etti.Öğrencilerin gönderdiği mektup ve hediyelerle askerlerin yaşadığı mutluluğun yansıtıldığı videoda, mektuplar okunarak Samsunlu miniklere Azerbaycan'dan teşekkür ve selamlar iletildi.Videoyu öğrencileri ve aileleriyle izleyen sınıf öğretmeni Saadet Tığlı, AA muhabirine, tarih, dil ve din birliği yaptıkları 'Azerbaycanlı gardaşlarının' yanında olduklarını göstermek için onlara moral mektupları ve çeşitli hediyeler gönderdiklerini söyledi.Azerbaycan ordusunun kendileri için çektiği videoyla heyecan ve mutluluk yaşadıklarını ifade eden Tığlı, 'Onur ve gururu yaşatan bir durum söz konusuydu. Öğrencilerimizle gönderdiğimiz mektupların ardından Azerbaycan Milli Savunma Bakanlığından aldığımız video kliple gururumuz taçlandı. 'İki devlet bir milletiz.' derken bunu mektuplarımızla onlara hissettirmemizden onur duyuyorum. Her zaman yanlarındayız.' diye konuştu. Öğrencilerden 8 yaşındaki Zeynep Kaya, Azerbaycan askerlerine çok dua ettiklerini belirterek, 'Mektupları yazarken çok duygulandık. Onların gönderdiği videoyu izlerken ağladık. Onları çok seviyoruz. İyi ki varlar, Allah yardımcıları olsun.' dedi.Zeynep'in annesi Nazan Kaya ise Azerbaycanlı kardeşlerinin yanında olduklarını göstermek istediklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:'Ezelden başlayan iki devlet tek millet oluşumuz ebediyete kadar devam edecek. Milletimizin ve askerlerimizin çabasıyla her zaman galip geleceğiz. Allah onları yeryüzünde galip kılsın inşallah. Kardeşlerimizden gelen videoyla çok duygulandık. Onların yüzlerindeki mutluluğu görmek bizleri çok heyecanlandırdı. İki devlet tek millet bir sancak altında buluşmak dileğiyle.' Öğrencilerden Berk Artul da mektubunda Azerbaycan askerlerini ne kadar sevdiğini anlattığını belirterek, 'Onların başarılı olmaları ve savaşı kazanmaları için dua ettim. Allah onları korusun. Bize gönderdikleri videoyu izleyince çok heyecanlandım.' diye konuştu. Berk'in annesi Keziban Artul ise askerlerin mektupları okurken yüzlerindeki ifadeleri gördüklerinde çok duygulandıklarını dile getirdi.Öğrencilerden Miraç Tilkici de 'Azerbaycanlı askerlerimizin kazanması için Allah'a dua ettim. Onları çok seviyorum. Bir asker ağabeyim mektubumu okuyup resmimi yakasına asmış, onu görünce çok duygulandım. Videoda adımı duyunca çok şaşırdım.' dedi.
Reklam
Analiz - Dijital Dönüşümün Eşiğinde Telif Hakkı Mücadelesi
İSTANBUL (AA) -YEŞİM ESGİN- WhatsApp’ın kullanıcılarından talep ettiği veri izni hakkında çıkan tartışmalar henüz soğumadan, bu defa Google ile Avustralya hükümeti arasında yaşanmakta olan telif hakkı tartışması gündeme taşındı. Avustralya hükümeti teknoloji şirketlerinin ülkesindeki haber içeriklerine telif ücreti ödemeleri gerektiğini belirtirken, ödemeyi kabul etmeyen Google arama motoru hizmetini sonlandırmak zorunda kalabileceklerini açıkladı.Tartışma aslında ilk defa Avustralya hükümetinin talebiyle gündeme gelmedi. Avrupa Birliği (AB) 2019 yılında yeni tüketici davranışlarından doğan ihtiyaçlar ve dijital teknolojilerin yaratıcı içeriğin üretim, dağıtım ve erişim şeklini değiştirmesi sebebiyle, telif hakları yasasını güncellediğini açıklamıştı. Taslak hazırlığı öncesinde ve sonrasında da kanunların uygulanabilirliği konusunda birçok tartışma yaşanmıştı. Neticede çıkarılan yasa çerçevesinde dijital çağa uygun modern bir telif hakkı yasası ile üç temel amacı gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirttiler.Bu amaçlar; çevrimiçi içeriğe daha fazla sınır ötesi erişim olması; telif hakkı alınmış materyalleri eğitim, araştırma ve kültürel miras alanlarında kullanmak için daha geniş fırsatlar sunulması ve son olarak, daha iyi işleyen bir telif hakkı pazarının oluşması olarak açıklandı.İçerik üreticilerinin çevrimiçinde haklarının korunmasına ilişkin koşulları müzakere etmelerini kolaylaştırmak ve “kullanıcı tarafından yüklenen içerik” modeline dayalı platformlarda hak edilen ücretin alınmasını sağlamak yasanın temel çıktılarından. Nitekim geçtiğimiz günlerde, karardan iki yıl sonra, AB ülkelerinden ilk olarak Fransa bu konuda önemli bir adım attı. Google ile Fransa’daki basın derneği L’Alliance de la Presse d’Information Générale (APIG) arasında yapılan anlaşmada haber yayıncılarına çevrimiçi içerik için ödeme yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma dijital platformların çevrimiçi içerikler için ücret ödemesinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Öte yandan bu durum diğer ülkeler ve başta basın kuruluşları olmak üzere tüm içerik sağlayıcıları için bir emsal teşkil etmekte. Bu sebeple önümüzdeki dönemde, kullanıcı tarafından yüklenen içeriklere dayalı iş modeli olan tüm teknoloji şirketlerinden aynı taleplerde bulunulması bekleniyor.Diğer yandan, Avustralya hükümetinin teknoloji şirketlerinin haber içeriği için ödeme yapmasını istemesi ve şirketlerin buna itirazı üzerine konu ekonomik uzlaşma zemininden adeta politik bir çekişmeye evrildi. Konuyu dijital platformların gelir modelleri açısından ele alırsak; şirketler içerik sahiplerine ödeme yapmaya başladıklarında yıllık kârlarının azalacağını biliyoruz. Dolayısıyla borsada işlem gören bu şirketler kârlarının azalmaması için gelir modellerini güncellemek zorunda kalacaklardır. Bu durum platformların ücretli olmasından, telif hakkı ödenen içerik gösterimlerinin sınırlandırılmasına, ya da ülkedeki hizmetlerinin sonlandırılmasına kadar birçok farklı sonuç ortaya çıkarabilir.Diğer bir deyişle; her gün milyarlarca ücretsiz içerik gösterimi yapan, web sitelerine trafik sağlayarak satış yapmalarını sağlayan platformların güncellenen kanunlardan sonra ülke yasaları ile ortak bir zeminde buluşmada zorlandıkları görülüyor. Fakat burada ülkeler nezdinde sorun olan mesele yalnızca gelir paylaşımı olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda ülkelerin kültürel üretimlerinin sağlanabilmesi için her platformda eser üretiminin teşvik edilmesi isteniyor, zira kültürel üretim eser sahiplerinin üretmeye istekli olması ve buna olanak bulabilmesiyle sağlanabilir. Nitekim özellikle telif hakları konusunda hassasiyet gösteren ülkelerden biri olarak Fransa’nın ilk adımı atması bu açıdan şaşırtıcı değil. Öte yandan bugüne kadar belirli bir iş modeli ile büyüme göstermiş küresel şirketlerin iş modellerini hızlıca güncellemelerinin kolay olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.Son zamanlarda daha net ortaya çıktığı üzere; kullandığımız araçların dijitalleşmesi iş süreçlerinin de değişmesini zorunlu hale getiriyor. Bu sebeple sıkça karşılaştığımız dijital dönüşüm kavramının stratejik seviyede ele alınması önemli. Son model telefon kullanmak tek başına dijital dönüşüm anlamına gelmiyor. Dijital dönüşüm daha çok yeni bir düşünme modeli anlamını taşır ve temelinde stratejik düşünce olduğu ifade edilir. Örnek olarak; daha önce merak edilen bir habere ulaşmak için farklı gazeteler satın alıp içlerinde ilgili haberi bulana kadar sayfaları tek tek çevirmek gerekiyordu. Oysa şimdi arama motoruna istenilen başlığı yazıp hızlıca birçok farklı yayıncının içeriklerine ulaşmak mümkün. İşte bugünkü tartışmaların temel sebebi; bu içeriğe ulaşmak için kullandığımız araçlar farklılaşmış olsa da dijital dönüşümü tetikleyecek iş yapış biçimlerinin yeni tüketici davranışlarına göre henüz tasarlanmamış olması. Geleneksel medyadan farklı olarak burada artık göz atılan arama motorları, bu içeriği yayınlayan kuruluşun kendi platformu değil. Aynı şekilde hak sahibinin başkası olduğu yazılar, videolar, resimler sahibinden izinsiz olarak bir başka mecrada paylaşıldığında ve bundan ticari bir gelir elde edildiğinde ortaya yine benzer bir sorun çıkıyor. Ayrıca bu içeriklerin hak sahipleri kendi çalışmalarını izinsiz yayınlandıkları platformlardan kaldırtmak istediklerinde birçok problem yaşamaktalar. 2019 yılında yapılan bir araştırmada, Avustralya’da son 10 yılda reklam gelirlerinin el değiştirmesi, yani teknoloji şirketlerine yönlenmesi sebebiyle, gazetecilikle bağlantılı üç bin işin kaybedildiği ortaya koyuldu. Bu ve benzeri gelişmeler, başta AB ve Fransa ve Avustralya gibi devletler olmak üzere içerik üreticilerinin telif hakkını korumak için mücadele etmelerine zemin hazırlamış oldu.Bugün dünyada içerik üreticisinden daha çok içerik tüketicisi bulunuyor. Bu yüzden bu tartışmanın veri izni konusu kadar kullanıcıların odağında olmaması anlaşılabilir. Bununla birlikte, kültürel üretimin devamlılığını esas alırsak, içerik üreticilerinin ve eser sahiplerinin üretmeye devam edebilmeleri için çevrimiçi, çevrimdışı fark etmeksizin korunma talepleri her zaman olacaktır. Öte yandan büyük yatırımlar yaparak bu içerikleri geniş kitlelere yaymaya imkân veren dijital platformlardan ilk değişim sinyalleri de gelmeye başlamış durumda. Yine de platformlardan iş modellerini çok hızlı değiştirmelerini beklemek gerçekçi değil. Şu an tüm taraflar için sancılı bir adaptasyon süreci yaşansa da önümüzdeki yıllarda dijital dönüşümün hızlanmasıyla taşların yerine oturacağı öngörülebilir.[Dr. Yeşim Esgin Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesidir]
Analiz - Dijital Dönüşümün Eşiğinde Telif Hakkı Mücadelesi
İSTANBUL (AA) -YEŞİM ESGİN- WhatsApp’ın kullanıcılarından talep ettiği veri izni hakkında çıkan tartışmalar henüz soğumadan, bu defa Google ile Avustralya hükümeti arasında yaşanmakta olan telif hakkı tartışması gündeme taşındı. Avustralya hükümeti teknoloji şirketlerinin ülkesindeki haber içeriklerine telif ücreti ödemeleri gerektiğini belirtirken, ödemeyi kabul etmeyen Google arama motoru hizmetini sonlandırmak zorunda kalabileceklerini açıkladı.Tartışma aslında ilk defa Avustralya hükümetinin talebiyle gündeme gelmedi. Avrupa Birliği (AB) 2019 yılında yeni tüketici davranışlarından doğan ihtiyaçlar ve dijital teknolojilerin yaratıcı içeriğin üretim, dağıtım ve erişim şeklini değiştirmesi sebebiyle, telif hakları yasasını güncellediğini açıklamıştı. Taslak hazırlığı öncesinde ve sonrasında da kanunların uygulanabilirliği konusunda birçok tartışma yaşanmıştı. Neticede çıkarılan yasa çerçevesinde dijital çağa uygun modern bir telif hakkı yasası ile üç temel amacı gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirttiler.Bu amaçlar; çevrimiçi içeriğe daha fazla sınır ötesi erişim olması; telif hakkı alınmış materyalleri eğitim, araştırma ve kültürel miras alanlarında kullanmak için daha geniş fırsatlar sunulması ve son olarak, daha iyi işleyen bir telif hakkı pazarının oluşması olarak açıklandı.İçerik üreticilerinin çevrimiçinde haklarının korunmasına ilişkin koşulları müzakere etmelerini kolaylaştırmak ve “kullanıcı tarafından yüklenen içerik” modeline dayalı platformlarda hak edilen ücretin alınmasını sağlamak yasanın temel çıktılarından. Nitekim geçtiğimiz günlerde, karardan iki yıl sonra, AB ülkelerinden ilk olarak Fransa bu konuda önemli bir adım attı. Google ile Fransa’daki basın derneği L’Alliance de la Presse d’Information Générale (APIG) arasında yapılan anlaşmada haber yayıncılarına çevrimiçi içerik için ödeme yapılması konusunda anlaşmaya varıldı. Bu anlaşma dijital platformların çevrimiçi içerikler için ücret ödemesinin başlangıcı olarak değerlendiriliyor. Öte yandan bu durum diğer ülkeler ve başta basın kuruluşları olmak üzere tüm içerik sağlayıcıları için bir emsal teşkil etmekte. Bu sebeple önümüzdeki dönemde, kullanıcı tarafından yüklenen içeriklere dayalı iş modeli olan tüm teknoloji şirketlerinden aynı taleplerde bulunulması bekleniyor.Diğer yandan, Avustralya hükümetinin teknoloji şirketlerinin haber içeriği için ödeme yapmasını istemesi ve şirketlerin buna itirazı üzerine konu ekonomik uzlaşma zemininden adeta politik bir çekişmeye evrildi. Konuyu dijital platformların gelir modelleri açısından ele alırsak; şirketler içerik sahiplerine ödeme yapmaya başladıklarında yıllık kârlarının azalacağını biliyoruz. Dolayısıyla borsada işlem gören bu şirketler kârlarının azalmaması için gelir modellerini güncellemek zorunda kalacaklardır. Bu durum platformların ücretli olmasından, telif hakkı ödenen içerik gösterimlerinin sınırlandırılmasına, ya da ülkedeki hizmetlerinin sonlandırılmasına kadar birçok farklı sonuç ortaya çıkarabilir.Diğer bir deyişle; her gün milyarlarca ücretsiz içerik gösterimi yapan, web sitelerine trafik sağlayarak satış yapmalarını sağlayan platformların güncellenen kanunlardan sonra ülke yasaları ile ortak bir zeminde buluşmada zorlandıkları görülüyor. Fakat burada ülkeler nezdinde sorun olan mesele yalnızca gelir paylaşımı olarak değerlendirilmemeli. Aynı zamanda ülkelerin kültürel üretimlerinin sağlanabilmesi için her platformda eser üretiminin teşvik edilmesi isteniyor, zira kültürel üretim eser sahiplerinin üretmeye istekli olması ve buna olanak bulabilmesiyle sağlanabilir. Nitekim özellikle telif hakları konusunda hassasiyet gösteren ülkelerden biri olarak Fransa’nın ilk adımı atması bu açıdan şaşırtıcı değil. Öte yandan bugüne kadar belirli bir iş modeli ile büyüme göstermiş küresel şirketlerin iş modellerini hızlıca güncellemelerinin kolay olmadığını da göz önünde bulundurmak gerekiyor.Son zamanlarda daha net ortaya çıktığı üzere; kullandığımız araçların dijitalleşmesi iş süreçlerinin de değişmesini zorunlu hale getiriyor. Bu sebeple sıkça karşılaştığımız dijital dönüşüm kavramının stratejik seviyede ele alınması önemli. Son model telefon kullanmak tek başına dijital dönüşüm anlamına gelmiyor. Dijital dönüşüm daha çok yeni bir düşünme modeli anlamını taşır ve temelinde stratejik düşünce olduğu ifade edilir. Örnek olarak; daha önce merak edilen bir habere ulaşmak için farklı gazeteler satın alıp içlerinde ilgili haberi bulana kadar sayfaları tek tek çevirmek gerekiyordu. Oysa şimdi arama motoruna istenilen başlığı yazıp hızlıca birçok farklı yayıncının içeriklerine ulaşmak mümkün. İşte bugünkü tartışmaların temel sebebi; bu içeriğe ulaşmak için kullandığımız araçlar farklılaşmış olsa da dijital dönüşümü tetikleyecek iş yapış biçimlerinin yeni tüketici davranışlarına göre henüz tasarlanmamış olması. Geleneksel medyadan farklı olarak burada artık göz atılan arama motorları, bu içeriği yayınlayan kuruluşun kendi platformu değil. Aynı şekilde hak sahibinin başkası olduğu yazılar, videolar, resimler sahibinden izinsiz olarak bir başka mecrada paylaşıldığında ve bundan ticari bir gelir elde edildiğinde ortaya yine benzer bir sorun çıkıyor. Ayrıca bu içeriklerin hak sahipleri kendi çalışmalarını izinsiz yayınlandıkları platformlardan kaldırtmak istediklerinde birçok problem yaşamaktalar. 2019 yılında yapılan bir araştırmada, Avustralya’da son 10 yılda reklam gelirlerinin el değiştirmesi, yani teknoloji şirketlerine yönlenmesi sebebiyle, gazetecilikle bağlantılı üç bin işin kaybedildiği ortaya koyuldu. Bu ve benzeri gelişmeler, başta AB ve Fransa ve Avustralya gibi devletler olmak üzere içerik üreticilerinin telif hakkını korumak için mücadele etmelerine zemin hazırlamış oldu.Bugün dünyada içerik üreticisinden daha çok içerik tüketicisi bulunuyor. Bu yüzden bu tartışmanın veri izni konusu kadar kullanıcıların odağında olmaması anlaşılabilir. Bununla birlikte, kültürel üretimin devamlılığını esas alırsak, içerik üreticilerinin ve eser sahiplerinin üretmeye devam edebilmeleri için çevrimiçi, çevrimdışı fark etmeksizin korunma talepleri her zaman olacaktır. Öte yandan büyük yatırımlar yaparak bu içerikleri geniş kitlelere yaymaya imkân veren dijital platformlardan ilk değişim sinyalleri de gelmeye başlamış durumda. Yine de platformlardan iş modellerini çok hızlı değiştirmelerini beklemek gerçekçi değil. Şu an tüm taraflar için sancılı bir adaptasyon süreci yaşansa da önümüzdeki yıllarda dijital dönüşümün hızlanmasıyla taşların yerine oturacağı öngörülebilir.[Dr. Yeşim Esgin Medipol Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesidir]
50 M2 Dizisi Psikiyatrist Gaye Gürsel Kimdir? Rol Aldığı Dizi ve Filmler...
Netflix'in merakla beklenen dizisi 50 M2 27 Ocak Çarşamba günü gösterime girdi. 1. sezonu 8 bölümden oluşan dizinin oyuncu kadrosunda ise birbirinden başarılı isimler yer alıyor. Bu isimlerden biride çeşitli filmlerden ve dizilerden tanıdığımız güzel oyuncu Gaye Gürsel... 50 M2 dizisinde Psikiyatrist karakterini canlandıran Gaye Gürsel kimdir? Gaye Gürsel kaç yaşında ve nereli? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Reklam