Başkentte "Sahte Fiş" Satan 3 Kişi Tutuklandı
ANKARA (AA) - Başkentte bazı akaryakıt istasyonları adına sahte fiş düzenleyerek anlaştıkları firmalara satan 3 kişi tutuklandı. AA muhabirin edindiği bilgiye göre, Ankara'da bazı servis taşımacılığı ve nakliye firmaları ile iş makinesi sahiplerinin vergiden kaçmak için sahte akaryakıt fişi kullandığı yönünde istihbarat alan Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri harekete geçti.Polisin yürüttüğü 6 aylık takip sonucu, akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalışan Hamdi Ç'nin çalıştığı iş yerlerindeki akaryakıt fişlerini çalıp, daha önce kendileri ile aynı iş yerinde pompacı olarak çalışan ve suç örgütü lideri olduğu öğrenilen Orhan G'ye götürdüğü belirlendi.Orhan G'nin ise zanlılardan aldığı orijinal fişlerdeki firma isimlerini ve fiş numaralarını kopyaladığı, daha sonra müşterilerin gönderdiği araç plakalarına, güncel akaryakıt fiyatı üzerinden istenilen miktarda sahte fiş bastığı tespit edildi. Zanlılardan bu fişleri yüzde 3 komisyon payı ile alan firmaların vergi kaçırarak devleti 5 milyon liralık zarara uğrattıkları, ayrıca isimleri ve fiş numaraları kullanılan 4 akaryakıt şirketini de mağdur ettikleri ortaya çıktı.Suç örgütünün bu yolla günde 1.5 milyon adet sahte akaryakıt fişi bastığı belirlendi. Operasyonda, suç örgütü lideri Orhan G, Hamdi Ç, Eray İ. ve müşterilerle irtibata geçen Murat K. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadelerinde, suçlarını kabul eden şüphelilerden Orhan G, Hamdi Ç. ve Murat K. çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, şüpheli Eray İ. ise adli kontrol şartıyla ile serbest bırakıldı.
Turizm Merkezleri Antalya Ve Muğla Sokağa Çıkma Kısıtlamasıyla Sessizliğe Büründü
ANTALYA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında ülke genelinde hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle Antalya ve Muğla'da sessizlik hakim oldu. 'Turizmin başkenti' olarak nitelendirilen Antalya'da, sokağa çıkma kısıtlamasına uyuldu. Kentin işlek caddeleri, sokakları ve meydanları boş kaldı.Sıcak havayı fırsat bilen, kısıtlamadan muaf turistler, Konyaaltı Sahili'nde denize girdi, güneşlendi ve yürüyüş yaptı. Bazı turistler ise kısıtlama nedeniyle sokakları boşalan tarihi Kaleiçi bölgesini gezmeyi tercih etti.Kentte, polis ekipleri devriye görevi yaparak, kısıtlamaya ilişkin denetimlerini sürdürdü.MuğlaMuğla ve turistik ilçeleri Marmaris, Bordum, Fethiye ile Datça'da sahiller, meydanlar ve caddeler sessizliğe büründü.Marmaris'in işlek yerleri Atatürk ve 19 Mayıs Gençlik meydanları, Yat Limanı, Uzunyalı ve İçmeler sahillerindeki tenhalık dikkati çekti. Bodrum'un ünlü Paşatarlası, Kumbahçe, Gümbet, Ortakent-Yahşi ve Torba sahilleri ile kıyıdaki yürüyüş yolları ıssızlaştı. Fethiye'de de meydanlar ile normal zamanlarda yoğunluğun yaşandığı sahildeki yürüyüş ve bisiklet yolları boş kaldı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay Kktc'ye Çalışma Ziyaretinde Bulunacak
ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 10-11 Şubat'ta Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) çalışma ziyaretinde bulunacak. Ziyaret kapsamında Oktay'a Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun ve Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Ali Taha Koç eşlik edecek.Oktay, ziyaretin ilk gününde KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ersan Saner ve KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı Önder Sennaroğlu ile bir araya gelecek.İki gün sürecek çalışma ziyaretinde, Türkiye ile KKTC arasındaki Mali İşbirliği Protokolü'nün görüşmeleri de yapılacak.İlk gün gerçekleşecek ziyaret çerçevesinde, Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ve KKTC Başbakanlığı Arasında e-Devlet hizmetlerine ilişkin mutabakat zaptı ile Karayolları Genel Müdürlüğü ile KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı arasında karayolları yatırımlarının gerçekleştirilmesine ilişkin uygulama protokolünün imzaları atılacak.Ziyaretin ikinci gününde Oktay, KKTC Ekonomik Örgütler Platformu kuruluşlarının başkanlarıyla da görüşecek.
Cem Karaca Ve Müzeyyen Senar TRT Müzik'te Anılacak
İSTANBUL (AA) - Cem Karaca ve Müzeyyen Senar, ölüm yıl dönümlerinde TRT Müzik'te 'Anısına' programıyla yad edilecek.Seslendirdiği eserlere yeniden hayat veren Müzeyyen Senar, ölümünün 6. yılında 'Müzeyyen Senar Anısına' programı ile anılacak.Sanatçının seslendirdiği eserlere ve hayat hikayesine yer verilecek programda, 'Feraye', 'Gurbet Akşamları', 'Ben Küskünüm Feleğe', 'Benzemez Kimse Sana', 'Ömrümüzün Son Demi' gibi pek çok eser sanatçının sesinden hayranlarına ulaşacak.'Müzeyyen Senar Anısına' programı 8 Şubat 13.00'te müzikseverlerle buluşacak.Her yaştan müzikseverin kalbinde çok özel bir yere sahip olan sanatçı Cem Karaca, ölümünün 17. yıl dönümünde 'Cem Karaca Anısına' programında anılacak.Sanatçının seslendirdiği eserlerin ve hayat hikayesinin yer alacağı özel program, 'Islak Islak', 'Tamirci Çırağı', 'Resimdeki Gözyaşları' gibi birçok sevilen şarkıyı Karaca'nın sesinden müzikseverlerle buluşturacak.'Cem Karaca Anısına' programı, 8 Şubat 17.00'de TRT Müzik'te sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Kovid-19 Laboratuvarında Virüsün Tespiti İçin Zamanla Yarışıyorlar
ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Türkiye'de yeni tip koronavirüsün görülmeye başlanmasıyla Sağlık Bakanlığı tarafından akredite edilen ilk merkezler arasında yer alan Akdeniz Üniversitesi Kovid-19 Laboratuvarı'nda çalışmalar titizlikle yürütülüyor.Akdeniz Üniversitesi Kovid-19 Laboratuvarı'nda, hastalığın önüne geçmek ve bulaş riskini en aza düşürmek için gece gündüz demeden verilen mücadele, Anadolu Ajansı (AA) ekibi tarafından görüntülendi.Hastalardan alınan numuneler, merkez laboratuvarına getirilip farklı odalarda işlemlerden geçiriliyor. Ardından ilgili cihaza konulan numunelerin sonuçları, 50 dakika sonra grafikler şeklinde çıkıyor. Uzman doktorlar grafikler üzerinde çalışarak, kişinin test sonucunun negatif ya da pozitif olduğunu belirliyor.Sonuçlanan işlemler sisteme yüklenerek hastaya ulaştırılıyor. Pozitif çıkan örnekler ileride tekrar üzerinde çalışmak için saklama dolaplarında muhafaza ediliyor. Mutasyon taramasına başlayacaklarAkdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Kovid-19 Laboratuvar sorumlusu Prof. Dr. Derya Mutlu, AA muhabirine, salgının seyrinin arttığı dönemlerde günlük test sayısının 450 civarına çıktığını söyledi.Şu anda bu sayının 200 bandında seyrettiğini anlatan Mutlu, Türkiye'de mutasyonları saptamak ve izole etmek adına önemli bir çaba olduğunu vurguladı.Mutlu, ülke genelinde akredite olan tüm laboratuvarlara mutasyonları taramak için kitler gönderileceğini belirterek, şöyle konuştu: 'Bir iki gün içinde bizim de elimize ulaşacak, mutasyon taramasına başlayacağız. İlk etapta, özellikle yabancı uyruklu kişilerden ya da yurt dışından dönen ve pozitif çıkan örnekleri taramayı planlıyoruz. Dünyanın farklı bölgelerinde farklı mutasyonlar ortaya çıktı. Kitlerle çalışma yaparak İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya'da ortaya çıkan mutasyonlar olup olmadığını belirleyebileceğiz. Mutasyonun normal virüse göre farklı bir belirtisi yok, sadece laboratuvar ortamında analiz edilebilecek. Laboratuvarda her test sonucu pozitif çıktığında hasta kadar üzülüyoruz.'Çalışmaların titizlikle sürdürülmesi için fedakarca görev yapıldığını aktaran Mutlu, tedbirlere uyulması konusunda herkesin elinden gelenin en iyisini yapması gerektiğini kaydetti.Tedbir uyarısı Merkez laboratuvarındaki sağlık teknisyenlerinden Erdem Metin de pozitif çıkan örneklerin hepsini ayırdıklarını, üzerinde mutasyon testleri yapacaklarını bildirdi.Erdem, salgının ilk gününden bu yana yoğun çalıştıklarını dile getirerek, 'Biz sağlık çalışanları yeterince yorulduk. Bunun için insanlarımız elinden geldiği kadar maskesini taksın, mesafesini korusun, kurallara özen göstersin.' dedi.Sağlık çalışanı Zübeyde Ok ise test sonuçlarının bir an önce çıkması için canla başla çalıştıklarını, negatif sonucu görünce mutlu olduklarını ifade etti.Sağlık çalışanı Yasin Gün de çok kötü günlerden geçtiklerini, yorulduklarını, bunun için tedbirlere uymak gerektiğini kaydetti.
Reklam
Genç Fidanlar Güneş Alsın Diye Metrelerce Yükseklikte Ağaç Buduyorlar
BALIKESİR (AA) - Balıkesir'in Edremit ilçesindeki budama işçileri, Kazdağları'nın 800 metre rakımlı Koçero mevkisinde, 30-40 metre uzunluğundaki ağaçlarda çalışıyor.Edremit Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Gürgendağ İşetme Şefliği sorumluluk sahasında görevli budama işçileri, çam ağaçlarına tırmanmadan önce 'ayakman' olarak bilinen çivili paletleri ayaklarına geçiriyor.Çivi şeklinde sivri demirlerle kaplı halatı bellerine kancayla bağlayıp başlarına baret de takan işçiler, motorlu testerelerini omuzlarına asarak mesaiye başlıyor.Genç fidanların güneş görmesi için metrelerce uzunluktaki çam ağaçlarına adeta sincap çevikliğiyle tırmanarak dalları budayan işçiler, kendilerini 'ormanın kuaförleri' diye nitelendiriyor.İşçilerden Cengiz Şentürk, gazetecilere yaptığı açıklamada, günde ortalama 20 ağacı budadıklarını söyledi. Ağaca çıkmadan önce iş güvenliği önlemlerini aldıklarını belirten Şentürk, 'Yerde çalışmaktansa havada çalışmak benim için daha iyi. Yükseklik korkunuz yoksa bu işi yaparsınız ama korkunuz varsa yapamazsınız. Daha önce balta ile yapıyorduk bu işi, biraz zorlanıyorduk ama şu anda testerelerle zorlanmıyoruz.' dedi.Şentürk, isteyen herkese bu işi öğretebileceklerini dile getirdi.Rahim Çetin de önceleri zorlandığını ancak alıştıktan sonra ağaca rahatlıkla çıktığını ifade etti.
Osmaniye'de Bir Kişinin Tutuklandığı Silahlı Kavga Güvenlik Kamerasında
OSMANİYE (AA) - Osmaniye'de husumetli 2 kişi arasında çıkan silahlı kavga, güvenlik kamerasına yansıdı.Alınan bilgiye göre, 23 Ocak'ta Fakıuşağı Mahallesi'nde, H.Ç. ile aralarında husumet bulunan H.S.D. arasında çıkan silahlı kavgaya ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine ulaşıldı.Görüntülerde, kendisine ateş edilmesi sonucu park halindeki bir otomobilin arkasına saklanan H.S.D'nin, H.Ç'ye tabancayla karşılık vermesi yer alıyor.İki şüpheli arasında çıkan kısa süreli çatışmada H.Ç'nin, tabancasının tutukluk yapması üzerine olay yerinden kaçtığı görülüyor.Olay sonrası çevredeki güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen polis, H.Ç. ve H.S.D'yi gözaltına aldı.Alınan ifadelerinin ardından adliyeye sevk edilen zanlılardan H.Ç. tutuklandı, H.S.D. adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Reklam
Barış Pınarı Harekatı Bölgesinde Karne Mutluluğu
TEL ABYAD (AA) – Barış Pınarı Harekatı'yla terör örgütlerinden temizlenen Tel Abyad ve Rasulayn ilçelerinde 2020-2021 eğitim öğretim yılının ilk döneminin tamamlanmasının ardından, öğrenciler karne aldı. Tel Abyad'da Milli Eğitim Müdürü Samer El Hamdo, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçedeki huzur ve güven ortamının eğitim öğretim yılına olumlu yansıdığının altını çizdi. El Hamdo, İbni Cerrah Okulu'nda dönemi birincilikle tamamlayan öğrencilere çanta hediye edildiğini söyledi. Bu arada, Tel Abyad'da yerleşik sivil toplum kuruluşlarından Katra İnsani Yardım Derneği, İbni Cerrah Okulu'nda minik öğrenciler için müzikal etkinlik düzenledi.Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında maske takan öğrenciler şarkılara danslarıyla eşlik etti. Tel Abyad'da 282 okulda 28 bin, Rasulayn'da 149 okulda 14 bin öğrenci eğitim alıyor. Tel Abyad ve Rasulayn ilçeleri, Türkiye'nin Ekim 2019'da gerçekleştirdiği Barış Pınarı Harekatı'yla terör örgütü YPG/PKK'nın işgalinden kurtarılmıştı.
Ege Denizi İçin Kuvvetli Fırtına Uyarısı
ANKARA (AA) - Ege Denizi'nde yarın kuvvetli fırtına bekleniyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan uyarıya göre, Kuzey Ege'de rüzgarın, yarın günün ilk saatlerinden itibaren, Güney Ege'de ise sabah saatlerinden itibaren güney ve güneydoğudan, akşam saatlerinde yer yer güneybatıdan 7 ila 9 kuvvetinde eseceği tahmin ediliyor.Kuvvetli fırtınanın salı gününün ilk saatlerinden itibaren etkisini kaybedeceği öngörülüyor.
Lösemiyle Mücadelesini Anlattığı Kitabıyla Hastalara Moral Veriyor
ELAZIĞ (AA) - Elazığ'da, çocukken yakalandığı lösemiyi yenerek sağlığına kavuşan 34 yaşındaki Ramazan Öner, hastalık sürecinde yaşadıklarını kitap haline getirdi.Kentteki özel bir şirkette çalışan Öner, 12 yaşında yakalandığı lösemiyle 10 yıl boyunca mücadele etti. Öner, bu süreçte tuttuğu günlüğe yaşadıklarını ve şiirlerini yazdı.Uzun yıllar mücadele ederek azmi ve kararlılığıyla hastalığı yenmeyi başaran Öner, başka hastalara moral ve destek olmak amacıyla günlüğünü 'Merhaba Yaşamak' adıyla kitap haline getirdi.Lösemili çocuk ve gençleri hem hastanede hem de evlerinde ziyaret eden Öner, hastalara moral verip, kitabını hediye ediyor.'Yazmaya başladığımda güçlü olduğumu hissettim'Öner, AA muhabirine, yakalandığı hastalığa karşı ilk etapta ne olduğunu bilmeden mücadele ettiğini söyledi.Ailesiyle bu hastalıktan kurtulmak için büyük mücadeleler verdiklerini kaydeden Öner, 'Maske taktığımız zaman mikrop yayıyormuş gibi görülmesi zor bir durumdu. Mücadele sürecim bu şekil başladı.' dedi.Öner, hastaneye giderken yanında oyuncak yerine kalem ve defter götürdüğünü belirterek, hastaneye ilk yatışından itibaren verdiği mücadeleyi yazmaya başladığını anlattı.'Bu benim hayatımda bir dönüm noktasıydı. Mücadelesini verdiğim hastalığın çok ciddi bir hastalık olduğunun farkındaydım. Yaşadıklarımı yazmaya başladığımda güçlü olduğumu hissettim. Çünkü içimdeki direnci, mutluluğu, azmi, umutları yönlendirmeye başlamıştım. Her günümü yazmaya başladım. İyi ve kötü günlerimi yazdım.' diyen Öner, tedavi görenleri mutlu etmek için şiirler de yazdığını kaydetti.Kendisindeki umut ve azmi diğer hastalara da aşılamaya çalıştığını ifade eden Öner, sözlerini şöyle sürdürdü:'Herkes her türlü hastalığa yakalanabilir. Hastalığa yakalanıp yakalanmamak elimizde değil ama atlatabilmek elimizdedir. Çünkü ne kadar güçlü olursak o süreci o kadar dayanıklı atlatabiliyoruz. Şu an lösemi hastalığını bir anı olarak anlatıyorum. Eğer bu duruma gelebildiysem içimdeki azmim, yaşama sevincimle oldu. Bu hastalığın en büyük panzehri umutlu ve mutlu olmak.'Öner, hastalık sürecinde yaşadıklarını kitap haline getirdiğini ve kitabını Türkiye'nin dört bir yanında lösemi tedavisi gören çocuklara gönderdiğini kaydederek, hasta çocukları da ziyaret ettiğini aktardı.'Ramazan ağabeyimizin verdiği mücadele bana umut oldu'Öner'in ziyaret ettiği çocuklardan Dilan Anık da yaşadığı zorlu mücadelede yapılan bu ziyaretten dolayı mutlu olduğunu söyledi.Dört ay önce hastalığa yakalandığını dile getiren Anık, 'Ramazan ağabeyimiz bizi ziyaret edip motive etti. O da bu hastalığı yenmiş. Verdiği kitabı okuyacağım. Allah'ın izniyle ben de bu hastalıktan kurtulacağım. Ramazan ağabeyimizin verdiği mücadele bana umut oldu.' diye konuştu. Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Hematoloji Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Saadet Akarsu ise hasta çocuklara destek olmak için yapılan ziyaretin önemine değindi.Bu tür küçük dokunuşların çocukların hastalığı yenmesine çok büyük katkı sağladığını vurgulayan Akarsu, 'Ramazan bizim 22 yıl önceki hastamız. Yazığı kitabını hastalarımıza dağıttı. Bu, hastalığın yenilebileceğini, normal hayata dönülebileceğini gösteren bir heyecan ve umuttur.' diye konuştu.
Reklam
Afganistan Türkmenleri 9 Yaşındaki Çocuğun Kaçırılmasının Ardından Hükümeti Protesto Etti
KABİL (AA) - Afganistan Türkmenleri, yaklaşık 3 ay önce 9 yaşındaki bir Türkmen çocuğun kimliği belirsiz silahlı kişilerce kaçırılması nedeniyle sokaklara döküldü.Ülkenin birçok vilayetinden Mezar-ı Şerif kentine gelerek protestoya katılan binlerce kişi ellerinde kaçırılan çocuğun posterlerini ve Afganistan bayrağını taşıdı. Göstericiler, 'Adalet istiyoruz', 'Kaçırılan çocuğun serbest bırakılmasını istiyoruz', 'Yaşasın Türkmenler' ve 'Zulme hayır' sloganları attı.Belh Kültür Müdürlüğü önünde başlayan gösteriler kent merkezine kadar devam etti.'Bardağı taşıran son damla'Göstericiler adına konuşan Muhammed Sadık Mahdum, Afganistan Türkmenlerinin hep baskı ve zulüm içerisinde yaşadığını ve bu çocuğun kaçırılmasının Türkmenler için adeta 'bardağı taşıran son damla' olduğunu söyledi.Türkmenlerin artık uyanması gerektiğini ifade eden Mahdum, ülkede yaşayan tüm milletlerin eşit haklara sahip olduğunu belirtti.Bir diğer protestocu Ali Aşna da Türkmenlerin bu hareketinin hükümete bir ders niteliğinde olduğunu kaydetti.Afganistan Türkmenlerinin daha önce hep susturulduğunu ve siyasetten uzaklaştırıldığını dile getiren Aşna, 'Artık birlik ve ayağa kalkma zamanı, bizim de başkaları gibi bu ülkede huzur içerisinde yaşamaya hakkımız var.' dedi.Afganistan Türkmenleri İslami Birlik Konseyi Mezar-ı Şerif Başkanı Abdul Samad Harus ise hükümetin en kısa zamanda kaçırılan Türkmen çocuğun serbest bırakılması için ciddi çalışmasını istediklerinin altını çizdi.Bundan sonra Türkmenlerin kendilerine yapılan zulümlere karşı daha çok mücadele edeceğini aktaran Harus, 'Kendi haklarımızı almak için her türlü fedakarlığı yapacağız. Bize yapılan zulümler artık bizi çileden çıkardı. Bizim de kanunun verdiği haklarımız var ve bunu kimse bizden alamaz.' diye konuştu.Sıkı güvenlik önlemleri altında devam eden gösteri Belh Valiliği önünde son buldu. Afganistan`da yaklaşık 3 milyon Türkmen olmasına rağmen hükümette hiç Türkmen bakan bulunmuyor.
"Yerli Parmak İzi Tanıma Sistemi" Gelecek Ay Kullanılmaya Başlanacak
ANKARA (AA) - İçişleri Bakanlığı, 'yerli parmak izi tanıma sistemi'nin mart ayından itibaren Göç İdaresi ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüklerinde kullanılmaya başlanacağını duyurdu.Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, BİYOTEKSAN'ın HAVELSAN mühendislik desteği ile geliştirdiği 'yerli parmak izi tanıma sistemi'nde son aşamaya gelindi. Adli inceleme, kimlik tanıma ve kimlik doğrulama işlemlerini hızlandırmak ve güvenilirliğini artırmak üzere başlatılan Biyometrik Veri Sistemi Projesi'nin ilk ürünü yerli parmak izi tanıma sistemi, mart ayından itibaren Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ile Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nde kullanılmaya başlanacak.Sistem daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Başkanlığı birimlerinin kullanımına sunulacak.Halen yabancı menşeli biyometrik veri sistemlerini kullanan Türkiye, böylelikle kendi imkanlarıyla biyometrik veri sistemi geliştiren dünyadaki 7. ülke olacak. Ulusal Biyometrik Veri Yönetim SistemiProje, HAVELSAN ile Polis Bakım ve Yardım Sandığı (POLSAN) arasında imzalanan İçişleri Bakanlığı Biyometrik Veri Sistemi'ne ilişkin protokol doğrultusunda başlatılmıştı. Bu kapsamda önce BİYOTEKSAN isimli firma kuruldu. BİYOTEKSAN, Biyometrik Veri Sistemi Projesi’nin ilk fazında Nitelikli (Temiz) Parmak İzi Tanıma Ürünü, ikinci fazında ise Niteliksiz (Olay Yeri) Parmak İzi Tanıma Ürünü geliştirecek.İlerleyen süreçte de yerli ve milli olarak tüm güncel biyometrik tanıma teknolojilerini (parmak izi, avuç izi, damar izi, yüz, iris, retina, ses ve benzeri) içeren merkezi bir Ulusal Biyometrik Veri Yönetim Sistemi devreye alınacak.Merkezi biyometrik veri sisteminin kurulması ile birlikte tüm resmi kurumlara ve özel şirketlere hizmet verebilecek bir altyapı oluşturulacak.
Muşlu Genç Kız, Atölyeye Dönüştürdüğü Odasında Yaptığı Resimlerle Dikkati Çekiyor
MUŞ (AA) - Muş'ta oturan 26 yaşındaki Yasemin Güven, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) sürecini, atölyeye dönüştürdüğü odasında yağlı boya ve kara kalem tekniğiyle resim yaparak değerlendiriyor. Televizyon kanallarından hızlı ve kolay resim yapmayı öğreten ressam Bob Ross sayesinde küçüklüğünde bu sanata merak salan Güven, 2017'de kentteki gençlik merkezinde aldığı kursla, manzara ve portre resimlerinde kendini geliştirmeye başladı. Saray Mahallesi'ndeki evinin bir odasını atölyeye dönüştüren Güven, Kovid-19 sürecini, hayallerini tuvale ve kağıtlara yansıtarak geçiriyor.Güven, gazetecilere, resim yapmaktan mutluluk duyduğunu söyledi.Genel olarak manzara resimlerine ilgi duyduğunu anlatan Güven, 'Bunun yanında düşüncelerimi de tuvale yansıtmaya çalışıyorum. Özellikle bana hitap eden resimleri yapıyorum. Kara kalem siparişlerim oluyor. Boya ve tuval masraflarımı kara kalem siparişlerimden elde ediyorum. Severek yaptığım her resmin sonunda yüzüm gülüyor ve mutlu oluyorum.' dedi.Hayalini kurduğu her şeyi en iyi şekilde tuvale yansıtmaya çalıştığını belirten Güven, 'Hayatta bazen hayallerimiz gerçekleşmese de tuvalde bir gerçeklik payı olduğuna inanıyorum. İmrenerek her fırça darbesini izlediğim ressam Bob Ross, iyi ki zamanında biz çocukları etrafına toplamış, hayallerimi tuvale yansıtmama sebep olmuş.' ifadelerini kullandı.
Reklam
Onlarca Fanatik Yahudi, Mescid-İ Aksa'ya Baskın Düzenledi
KUDÜS (AA) - İsrail polisinin eşlik ettiği onlarca fanatik Yahudi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisi korumasındaki 48 fanatik Yahudi’nin Mescid-i Aksa'nın güneybatısında bulunan El-Meğaribe (Fas) Kapısı'ndan Harem-i Şerif'e baskın düzenlediği belirtildi.Açıklamada, fanatik Yahudilerin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle İsrail hükümetince ilan edilen karantina süreci boyunca da Mescid-i Aksa'ya baskın düzenledikleri ve bugün itibarıyla karantinanın sona ermesiyle beraber bu baskınların artabileceğine vurgu yapıldı.İsrail polisi korumasındaki fanatik Yahudilerin sabah ve öğleden sonra Harem-i Şerif'e düzenlediği bu tür baskınlar bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyorYahudiler, içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor, Aksa'da kendilerinin de ibadet etme hakları olduğunu savunuyor.Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki vakıflar, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor.Daha önce Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin izni dahilinde Mescid-i Aksa'yı ziyaret eden Yahudiler, 2003'ten bu yana Vakıflar İdaresinin egemenliğini ihlal eden İsrail'in tek taraflı kararı çerçevesinde polis eşliğinde Müslümanların kutsal mabedine giriyor.İsrail makamlarının bu tek taraflı kararını tanımayan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğini ihlal edici bu tür girişleri baskın olarak nitelendiriyor.İşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor.
Grafikli - Şeyhül Muharririn: Ahmet Kabaklı
İSTANBUL (AA) - AHMET ESAD ŞANİ - Türk Edebiyatı Vakfının kurucusu, edebiyat tarihçisi, gazeteci ve yazar Ahmet Kabaklı, vefatının 20. yılında yad ediliyor.Ah­met Ka­bak­lı, 30 Ma­yıs 1924'te Elazığ Harput'ta bulunan Göllübağ köyünde İmam Ömer Efendi ile Münire Hanım'ın çocuğu olarak dünyaya geldi.Çocukluğunu Göllübağ'da geçiren Kabaklı, ilk, orta ve lise tahsilini Elazığ'da, yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü'nde yaptı.Diyarbakır ve Manisa Lisesi'nde edebiyat öğretmeni olarak çalışan Kabaklı, 1956 sonbaharında staj için Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla Fransa'nın başkenti Paris'e gitti.Paris'ten döndükten sonra İstanbul Çapa Eğitim Enstitüsü'nde edebiyat öğretmenliğine tayin edilen Kabaklı, burada, 1958-1969 arasında öğretmenlik yaptı.Tercüman gazetesinin yarışmasını kazandı Usta yazar, 1956'da Tercüman gazetesinin düzenlediği fıkra yarışmasını iki kişiyle birlikte kazandı ve aynı gazetede yazı yazmaya başladı.Ahmet Kabaklı, 1960'ta Aydın'da iken başladığı Ankara Hukuk Fakültesi'ni de tamamlayarak kısa süre avukatlık yaptı. Kabaklı, 1969'dan itibaren İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu'nda öğretim üyesi olarak çalıştı.Emekliye ayrıldığı 1974'te Türk Musikisi Devlet Konservatuvarında edebiyat dersleri vermeye başlayan Kabaklı, 1972'de Türk Ede­bi­ya­tı der­gi­si­ni, 1978'de ise Türk Ede­bi­ya­tı Vak­fını kurdu.Tercüman gazetesinde 1990'a kadar çalışma hayatına devam eden Kabaklı, 1990'dan sonra da Türkiye gazetesindeki köşesinde makaleler kaleme aldı.Eserlerinde Harput’un ve yaşadığı dönemin izleri görülen yazar, 1995'ten itibaren Türk Dil Kurumu asil üyeliği görevini de sürdürdü.Şeyhül Muharririn unvanı verildiAhmet Kabaklı'ya 14 Aralık 1996'da Aydınlar Ocağı ve 55 gönüllü kuruluşun desteğiyle düzenlenen törende, Şeyhül Muharririn (yazarların üstadı) unvanı verildi.Kalp rahatsızlığı nedeniyle 2000 yılında hastaneye kaldırılan Kabaklı, kısa bir süre sonra tedavisi devam ederken eşi Meşkure Hanımı kaybetti.Tedavisi sonrasında iyileşmeye başlayan usta kalem, akciğer enfeksiyonu nedeniyle tekrar hastaneye kaldırıldı ve 8 Şubat 2001'de hayatını kaybetti.Tabutuna Türk ve Doğu Türkistan bayrakları sarılı cenazesi Fatih Camisi'nde kılınan namazın ardından Eyüpsultan'daki kabrine defnedildi.Türk Edebiyatı dergisi aracılığıyla yetenekli ve genç kalemlerin edebiyat dünyasına kazandırılmasına katkı sağlayan Kabaklı, hayatının sonuna kadar devam ettirdiği köşe yazıları ve eserleriyle bir devre ışık tuttu.Hakkında açılan davalara rağmen yazmaktan asla vazgeçmeyen Kabaklı, Allah, peygamber, vatan ve millet sevgisinin yanı sıra toplumsal açıdan önem taşıyan aile, insan, hayvan ve memleket sevgisine de eserlerinde yer verdi.Gazete yazılarında polemikçi tarzıyla öne çıkan Kabaklı, milli kültürü ve manevi değerleri savunarak Anadolu insanının sesi oldu. Dünya görüşünün temelinde insan, aile, vatan, millet, bayrak ve dil sevgisi bulunan Ahmet Kabaklı, fikri eserleriyle gençliğe yol gösterme çabası gösterdi.Eserlerinden bazıları şöyle:'Kültür Emperyalizmi', 'Müslüman Türkiye', 'Mabet ve Millet', 'Mehmet Akif', 'Yunus Emre', 'Mevlana', 'Bizim Alkibiades', 'Ecurufya', 'Sohbetler 1-2', 'Temellerin Duruşması', 'Güneydoğu Yakından', 'Şiir İncelemeleri', 'Doğudan Doğuş', 'Türk Edebiyatı', 'Şa­ir-i Ci­han Ne­dim', 'Şi­ir İncelemeleri, 'Mil­le­te Vu­ru­lan Can­lı Pran­ga: Bü­rok­ra­si', 'Al­pe­ren', 'Dev­let Fel­se­fe­miz', 'Çağ­la­ra Hükmedenler', 'Tür­ki­ye'yi Yo­ğu­ran­lar', 'Sı­nır­la­rın Öte­si', 'İs­tan­bul Gül­des­te­si', 'Di­van Ede­bi­ya­tı', 'Aşık Ede­bi­ya­tı', 'Ta­sav­vuf', 'Ta­ri­kat', 'Ede­bi­yat', 'İslam'la Kaynaşmış Türk Edebiyatı', 'Fatih ve İstanbul', 'Sanat ve Edebiyatımız', 'İrfan ve İnsan', 'Bu Dünyadan Kimler Geçti'
Reklam
Kanseri Atlattı, Kendisini Kadınlara Adadı
İZMİR (AA) - TEZCAN EKİZLER - İzmir'de, meme kanseri tedavisi başarıyla sonuçlanan Hürriyet Yıldız, başkanı olduğu kooperatifte kadınlara ilham veriyor.Bornova ilçesinde yaşayan 3 çocuk annesi 60 yaşındaki Yıldız'a, 2014'te Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde meme kanseri teşhisi kondu.Hastalandıktan 1 yıl sonra 35 yıllık eşi Muhammet Yıldız'ı kalp krizi sonucu kaybeden Yıldız, zor günler geçirdi.Yıldız, bir arkadaşının önerisiyle kadınlara ekonomik destek sağlamak üzere kurulan Bornova Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifine üye oldu.Burada kazak, atkı, bebek giysileri örmeyi öğrenen Yıldız, kanser tedavisi başarıyla sonuçlanınca tüm zamanını kooperatif işlerine adadı. Yıldız, 2016'da kooperatife başkan seçildi. Yıldız, bu süreçte Anadolu Üniversitesi Kooperatifçilik E-Sertifika Programı'nı da bitirdi. Kooperatifte, 150 kadar kadının ürettiği el işi ürünler satılarak, aile ekonomilerine katkıda bulunuluyor. 'Kanser teşhisi konulanlara 'üretin' diyorum' Hürriyet Yıldız, AA muhabirine, geçirdiği zor günlerde arkadaşlarının ve çocuklarının desteğini hep yanında hissettiğini belirtti. Doktorların kendisine hastalıkla mücadele sürecinde meşgale edinmesi gerektiğini söylediğini, bunun da faydalı olduğunu aktaran Yıldız, şöyle konuştu:'Burada arkadaşlarımla olmayı çok seviyorum. Yeni şeyler üretiyoruz. Bu sayede zamanımızı değerlendirirken, ekonomik olarak da aile bütçelerine katkı sağlıyoruz. Hastalığımı kooperatifte yendiğime inanıyorum. Yıllık kontrollerim devam ediyor. Sağlığım çok iyi. Aramızda benim dışımda kanser tedavisi görmüş arkadaşlarım da var. Kanser hastalığı teşhisi koyulan tüm kadınlara, 'Hastalığı çok dert etmeyin, bir şeyler üretin' diyorum.'Kooperatif ortaklarından Zuhal Mater ise Yıldız ile 5 yıl önce kooperatifte tanıştıklarını söyledi.Birçok kadının Yıldız'ı örnek aldığını dile getiren Mater, 'O hayata bağlı bir insan. Bizler de onu kendimize örnek alıyoruz. Kanser hastalığı geçirmesine rağmen verdiği mücadeleyle bu hastalığın üstesinde gelmeyi başardı. Her zaman bizim yanımızda oluyor. Bizi hayata bağlıyor. İyi ki onu tanımışım diyorum.' şeklinde konuştu.
Marmara Bölgesi'nde Kuvvetli Rüzgar Ve Fırtına Bekleniyor
İSTANBUL (AA) - Marmara Bölgesi'nde gece saatlerinde kuvvetli rüzgar ve fırtına bekleniyor.Meteoroloji 1. Bölge Müdürlüğü İstanbul Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nden yapılan duyuruya göre, bu gece yarısından sonra bölgede kuvvetli rüzgar etkili olacak. İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Yalova çevrelerinde fırtına beklenirken, Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ dolaylarında ise yer yer kuvvetli fırtına öngörülüyor. Fırtına sebebiyle soba ve baca gazı zehirlenmeleri, ağaç ve direk devrilmesi, çatı uçması ile ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiği belirtildi.
Türk Ve Azerbaycan Askerlerine Kış-2021 Tatbikatı Hazırlıkları Kapsamında "Statik Atlayış Eğitimi" Verildi
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Türk ve Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri personeline Kış-2021 Tatbikatı hazırlıkları kapsamında 'Statik Atlayış Eğitimi' verildiğini bildirdi. Bakanlığın Twitter hesabından, 'Kartal olur süzülür gökte, aslan olur kükrer yerde, bir destandır dalga dalga gönüllerde.' notuyla bir video paylaşıldı.Paylaşılan videoda, Kış-2021 Tatbikatı hazırlıkları kapsamında 'Statik Atlayış Eğitimi' verilen Türk ve Azerbaycan askerlerinin eğitim sürecine ilişkin görüntülere yer verildi.
Reklam