onedio
Antalya'da Tedavileri Tamamlanan İki Şahin İle Bir Kartal Doğaya Salındı
ANTALYA (AA) - Antalya'nın Alanya ilçesinde tedavileri tamamlanan iki şahin ve bir kartal doğaya bırakıldı.İlçede vatandaşların yaralı halde bulduğu iki şahin ve bir kartalın Alanya Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğünce tedavileri tamamlandı.Yaklaşık iki ay süren tedavilerinin ardından kuşlar, Alanya Veteriner İşleri Müdürü Saim Kanlı ve Alanya Doğa Koruma Milli Parklar Mühendisi Mevlüt Kodal tarafından doğal yaşam alanlarına salındı.
Bücür Filmi Konusu Nedir? Bücür Oyuncu Kadrosunda Kimler Var?
Yönetmenliğini Umut Kırca'nın yaptığı Bücür filminin oyuncu kadrosunda birbirinden başarılı oyuncular yer alıyor. Berat Efe Parlar, Seren Şirince, Seçkin Özdemir, Taner Barlas gibi oyuncuların bulunduğu Bücür filminin senaryosu ise Yaşar Arak ve Ömer Müfit Pınar'a aittir. 2018 çıkışlı komedi aile filmi bu akşam SHOW TV ekranlarına gelecek. Peki Bücür filmi konusu nedir? Bücür filmi oyuncu kadrosunda kimler var? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Dünya Yörüngesinde Çalışan Uyduların Çeyreği, Artık Elon Musk'ın Kontrolünde
Son iki yılda bir düzineden fazla Starlink görevi fırlatmasının ardından SpaceX CEO'su Elon Musk, artık aktif uyduların 4'te birinin kontrolüne sahip. Bu hafta hava koşulları uygun olursa bir Falcon 9 roketi, NASA'nın Florida'daki Kennedy Uzay Merkezi'nden, 60 Starlink uydusundan oluşan en yeni grubu da yörüngeye gönderecek ve böylece yörüngedeki toplam Starlink uydu sayısı toplamda binin üzerine çıkaracak.
Kovid-19 Hastalarında Öksürüğe Yönelik Semptomatik Tedavi Önem Taşıyor
İSTANBUL (AA) - Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, öksürük şikayetiyle gelen bir hastaya çok farklı şekillerde tedavi uygulayabildiklerini ancak koronavirüste semptomatik tedavinin daha belirleyici olduğunu, bu amaçla öksürük refleksini baskılayacak tedavilerle öksürüğü kontrol altına aldıklarını belirtti. ​​​​​​​Prof. Dr. Cander, yaptığı yazılı açıklamada, ilk günden itibaren koronavirüs hastalığının en önemli belirtilerinin başında kuru öksürüğün geldiğine dikkati çekti. Koronavirüs vakalarının hastalık seyrinde en önemli noktanın vücut direnci olduğuna işaret eden Cander, 'Koronavirüs karşısında vücut direncinin güçlü olması çok büyük önem arz ediyor. Çünkü siz farkında bile olmadan bir şekilde virüse muhatap kalmış olabiliyorsunuz. Vücudunuzun o virüsü yenebilmesi için vücut savunma mekanizmasının güçlü olması lazım. Güçlü vücut sistemini sağlayacak şeylerin başında ise düzenli hayat, uyku düzeni, sağlıklı beslenme ve spor yapmak geliyor.' değerlendirmesinde bulundu. Kalp ve böbrek gibi kronik ve ciddi rahatsızlıklar geçiren Kovid-19 hastalarının vücut dirençleri zayıf olduğu için bu savaştan galip ayrılmasının zorlaştığını belirten Cander, 'Akşam öksüren ve uyku düzeni bozulan birisinin vücut direnci düşebiliyor. Öksürük gece sık sık yaşanıyor ve kontrol altına alamıyorsanız, bu durum koronavirüs gibi viral hastalıklarda çok büyük problemler yaratıyor. Eğer ciddi rahatsızlıklar yaşamış biriyseniz vücut direnciniz düşmeden bunu tedaviyle kontrol altına almanız gerekiyor.' ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Cander, koronavirüsün daha çok ağız ve burun yolu ile damlacık enfeksiyonuyla bulaşan bir hastalık olduğunu hatırlatarak, pozitif olan biri kişinin öksürmesinin aynı ortamda bulunan diğer kişilerin virüse maruz kalma oranını artıracağının altını çizdi. Koronavirüs hastalarında öksürüğün kontrol altına alınmasının önemli bir tedavi metodu olduğuna işaret eden Cander, şunları kaydetti:'Koronavirüste genel olarak semptomların başlama süreci farklılıklar gösterebiliyor. Çok başka semptomlarla karşı karşıya kalabiliyoruz. Koronavirüste diğer virüslerden farklı olarak koku ve tat alma kaybıyla ilgili farklılarla da karşılaşabiliyoruz. Ateşli olan dönemi takiben öksürüğün 1-2 günlük süreç içerisinde ortaya çıktığını görüyoruz. Öksürüğün belirginleştiğine ve giderek arttığına şahit oluyoruz. Çoğu zaman hastalarımız iyileşiyor ve hastalığın getirdiği diğer problemler de tamamen düzelmiş oluyor. Hastalığın çoğunu atlatmış olsa bile öksürük daha uzun süre devam edebiliyor. Çünkü öksürük geç iyileşen bir mekanizma olabiliyor. Çevremizden de gözlemlediğimiz kadarıyla koronavirüs sürecinde hastalar öksürüğü 'kendilerini çok rahatsız eden bir semptom' olarak ifade ediyor. Bir hasta öksürük şikayetiyle geldiğinde üzerine çok farklı şekillerde gidebiliyoruz ancak koronavirüs gibi hastalıklarda semptomatik tedavi daha belirleyici oluyor. Bu amaçla öksürük refleksini baskılayacak tedavilerle öksürüğü kontrol altına alıyoruz.' 'Semptomların en erken şekilde tedavi edilmesi önem taşıyor'Prof. Dr. Cander, koronavirüs sürecinde öksürük yeterli bir şekilde tedavi edilemezse hastada efor kapasitesinde düşme yaşanabileceğine ve astım gibi kronik rahatsızlığı olanlarda hastalığın seyrinin ağırlaşabileceğine dikkati çekti. Koronavirüs karşısında zamanın doğru yönetilmesi açısından semptomatik tedavilerin önemini vurgulayan Cander, 'Sürekli öksürmeden dolayı insanlar normal yaşam düzenlerini kaybedebiliyor. Bu hem uykusuzluğa hem de vücut dirençlerinin düşmesine sebep olabiliyor. Semptomların en erken şekilde tedavi edilmesi ve kontrol altına alınması kritik bir önem taşıyor.' uyarısında bulundu. Koronavirüs ve gribal enfeksiyonu tamamen birbirinden ayırmanın mümkün olmadığını ifade eden Cander, şu bilgileri verdi:'Ek semptomlar, hastalığın seyri ve şu andaki tablolar ikisini birbirinden ayırmamıza yardımcı olabilir. Koronavirüsü de üst solunum yolu enfeksiyonu şeklinde başladığı için gribal enfeksiyonlardan çok fazla ayıramıyoruz. Koronavirüste balgamlı öksürük beklemiyoruz, daha çok kesik ve kuru öksürük şeklinde oluyor. Kişinin etrafında birisi koronavirüs olmuşsa, buna eşlik eden tat ve koku alma kaybı varsa bunun koronavirüs olduğunu düşünüyoruz. Daha önce akciğer hastalığıyla ilgili problem yaşamış insanlar koronavirüse karşı daha fazla dikkat etmeliler. İleriki yıllarda bu rahatsızlığı geçirmiş hastaların akciğerleri üzerinde, koronavirüsün bıraktığı etkileri daha net bir şekilde görebileceğiz. Ancak şimdilik gördüğümüz kadarıyla akciğerlerde bazı genişleme yani akciğerin elastiğinde azalma gibi bazı problemlere sebep olabiliyor. Koronavirüs hastalarında bu şekilde kalıcı etkiler görülebiliyor.'
Hrant Dink Cinayetine İlişkin 76 Sanığın Yargılandığı Davada Sona Yaklaşıldı
İSTANBUL (AA) - Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesine ilişkin FETÖ elebaşı Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, gazeteciler, jandarma ve eski emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 6'sı tutuklu, 13'ü firari 76 sanığın yargılandığı davada, sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarının alınması tamamlandı.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile savunması alınan tutuklu sanık eski İstihbarat Daire Başkanlığı (İDB) C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, suçlamaları kabul etmedi. Mütalaayı okuyunca nasıl bir savunma yapacağını bilemeyecek duruma geldiğini dile getiren Yılmazer, iddianamenin bir kopyasının mütalaaya dönüştürüldüğünü öne sürdü. Yılmazer, 'Davanın üçüncü iddianamesinde de tarafıma yönelik suçlamalar vardı. Talep etmeme rağmen mahkeme bu konuda savunmamı almadı. İdari soruşturmaların hiçbirinde kusur veya suçlamalara muhatap olmadım. Tutuklanma gerekçem olarak F3, F4 ve F5 raporları sunuldu ama ne ilginçtir ki bu dosyada bir tane bile F5 raporu yok.' dedi. 'Hrant Dink'in ölümünün azmettiricileri, onu hedef gösterenler, yargılanmasına sebep olanlar, tehdit iklimini yaratanlardır, ben değilim.' ifadesini kullanan Yılmazer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), Dink cinayetiyle ilgili, 'etkin bir soruşturma yapılmadığı' tespiti olduğunu ve kararda kendisi yönünden bir eksik soruşturma tespiti bulunmadığını savundu.Devlet Denetleme Raporu'da da kendisi yönünden bir ihmal tespiti yapılmadığını ve Dink'in öldürüleceği bilgisi olan F4 raporunun resmi izinli olarak yurt dışında bulunduğu dönemde işlem gördüğünü belirten Yılmazer, şöyle devam etti:'F4 raporu bana daha sonra da arz edilmedi. Hiç görmediğim bir evrak üzerinden cinayetin azmettiricisi nasıl olabilirim? Eski Trabzon İstihbarat Müdürü Engin Dinç, Erhan Tuncel'i odasında sık sık ağırlayacak, telefonla konuşacak kadar yakın ilişki içindeyken bu cinayetin azmettiricisi olarak suçlanmıyor ama evrakı dahi görmemiş ben azmettirici oluyorum. Hrant Dink'i Türk düşmanı ilan edenler, telin edilmesini teşvik edenler azmettirici değil ama benim öyle mi? İstanbul emniyet istihbarat ve koruma şubeleri bu işin asıl sorumlularıdır. Emniyet Genel Müdürlüğü nezdindeki merkez koruma komisyonu bu işin sorumlusu değil. Benim de üyesi olduğum bu komisyonun yükümlülüğü değil. Kendi kendime yazı yazmam da söz konusu olamaz. Mevzuat ve uygulamada böyle bir şey yok.'Yılmazer, müdürü olduğu İDB bünyesindeki C şubenin illegal olmasının söz konusu olmadığını, Erhan Tuncel'in polis, jandarma ve MİT ile irtibatının bulunduğunu iddia ederek, 'Benim aleyhimde delil olabilecek hiçbir şey yok bu dosyada. Varsayım üzerinden cinayet azmettiricisi oldum.' ifadesini kullandı. 'Biz müdahil olmasak bu cinayet faili meçhul olarak kalacaktı'İddia edildiği gibi cinayet hazırlığına ilişkin İstanbul'a eksik veya tahrifli bilgi gitmesi durumunda bunun sorumlusunun, o dönemde haber elemanından (Erhan Tuncel) gelen bilgiyi değerlendirip hazırlayan Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç olması gerektiğini öne süren Yılmazer, İstanbul emniyetinin cinayetten sonra sahte bir tutanak düzenlediğini savundu.Sanık Yılmazer, 2006'da Osman Hayal hakkında tahkikat yapılmış gibi tutanak tanzim edildiğini belirterek, şunları anlattı:'Cinayette kendi ihmalleri olduğunu bildikleri için bunu yaptılar. Bu sahte tutanağı düzenleyenler müfettişlere beyan etmişler. Katılan taraf avukatları da bunu biliyor. F4 belgeleri çok gizli statüdedir. Celalettin Cerrah kendisinden bilgi saklandığını iddia ediyor. Cinayetin çözümü için ne yaptı peki İstanbul emniyeti? Mesela Akbank kamera kayıtları kayıp. Orijinal hard disk alınmış ve İstanbul TEM'de yok edilmiş. Bu niye araştırılmadı? Tetikçiyi açıkça korumuşlardır. Biz müdahil olmasak bu cinayet faili meçhul olarak kalacaktı. İstanbul, cinayetin asıl faillerini korumak, kayırmak için kumpas kurdu. Bu savunmalarımın sonuçta hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini de biliyorum. Zerre talebim yok.' Sona yaklaşıldıSanık Ali Fuat Yılmazer'in savunmasının tamamlanmasıyla birlikte sanıkların esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanlarının alınması işlemleri sona erdi. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, bir sonraki duruşmada müdahil Dink ailesinin avukatlarının beyanlarının alınacağını belirtti ve duruşmayı 10 Şubat'a erteledi. Müdahil avukatlarının beyanlarının alınması ve sanıklara son sözlerinin sorulmasının ardından mahkemenin dosyaya ilişkin kararını açıklaması bekleniyor.
Etiyopya, Tigray'da On Binlerce Sivilin Öldüğü İddialarını Yalanladı
İSTANBUL (AA) - Etiyopya hükümeti, ordunun isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) operasyon yaptığı Tigray'da çatışmalar sırasında 50 binden fazla sivilin öldüğü iddialarını reddetti. Hükümetten yapılan yazılı açıklamada, Tigray'daki muhalif 3 partinin sivil ölümlerine ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğu ve siyasi amaç taşıdığı belirtildi. Hükümetin tek bir can kaybının yaşanmasından dahi derin üzüntü duyduğu aktarılan açıklamada, ordunun profesyonelliği sayesinde 'kayda değer bir sivil kayıp yaşanmadığı' vurgulandı. Tigray Bağımsızlık Partisi, Büyük Tigray Ulusal Kongresi ve Salsay Weyane Tigray Partisi, dün yaptıkları ortak açıklamada, uluslararası kamuoyuna, korkunç boyutlarda bir insani felaket yaşanmadan bölgeye müdahale çağrısı yapmış, Kasım 2020'den bu yana 50 binden fazla sivilin hayatını kaybettiğini ileri sürmüştü. Çatışmalar 3 aydır sürüyorTPLF, çok sayıda etnik grubun bir arada yaşadığı ve etnik kökene dayalı federalizmin benimsendiği ülkede, komünist Derg yönetiminin yıkılması sonrasında kurulan Etiyopya Halkları Devrimci Demokratik Cephesini (EPRDF) kullanarak 2018'e kadar ülke yönetiminde başat güç olmuştu.Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed'in 2019'da EPRDF'yi lağvederek kurduğu yeni partiye katılmayan TPLF, seçimleri ertelediği için Addis Ababa hükümetinin gayrimeşru olduğunu ileri sürmüş, Eylül 2020'de yerel yönetim seçimlerini yapmış ve kazanmıştı.İsyancı TPLF güçleri, 3 Kasım 2020'de Kuzey Komutanlığı birliklerine saldırmış, Ahmed ertesi gün TPLF'ye karşı askeri harekat kararı aldıklarını duyurmuştu.Ordu, teslim olmayı reddeden TPLF güçlerinin elinde bulunan Mekelle şehrini 28 Kasım 2020'de ele geçirmişti. Başbakan Ahmed, Mekelle'nin alınmasının ardından operasyonun son aşamasının tamamlandığını duyurmuş, suçluların tek tek yakalanıp adalet önüne çıkarılacağını açıklamıştı.Çatışmaların halen sürdüğü bölgede, aralarında eski bakanların da olduğu çok sayıda TPLF lideri ölü ele geçirilmişti.
Reklam
Milli Savunma Bakanı Akar, Macaristan Savunma Bakanı Benko İle Baş Başa Görüştü
BUDAPEŞTE (AA) - Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Macaristan Savunma Bakanı Tibor Benko ile görüştü.Akar, resmi ziyaret kapsamında geldiği başkent Budapeşte'deki temaslarını sürdürüyor.Macaristan Savunma Bakanı Benko ile bir araya gelen Akar, Askeri Tarih Müzesi'nde törenle karşılandı.İki bakan baş başa görüşmenin ardından heyetler arası görüşmelere başkanlık etti.Ortak basın toplantısında konuşan Akar, 'değerli dostum' diye hitap ettiği Macaristan Savunma Bakanı Benko'ya gösterdiği misafirperverlik ve sıcak ev sahipliğinden dolayı teşekkürlerini iletti.Görüşmelerin son derece yapıcı ve verimli olduğunu belirten Akar, 'Savunma ve güvenlik konuları başta olmak üzere tüm konuları bir kez daha gözden geçirme fırsatı bulduk. Savunma sanayi dahil, ikili askeri iş birliği alanlarında neler yaptığımızı ve bundan sonra neler yapmamız gerektiğini de bir kez daha çalıştık. Yapıcı şekilde karşılıklı görüş alışverişinde bulunduk.' diye konuştu.'Her zaman gerçek bir dost ve müttefik olarak gördüğümüz Macaristan ile savunma ve güvenlik konularında çok hızlı ilerleme kaydedebileceğimizi ifade etmek istiyorum.' diyen Akar, ikili ilişkilerin yanı sıra NATO, Avrupa Birliği savunma ve güvenlik konuları ile Ege, Balkanlar, Azerbaycan, Libya ve Afganistan konularında da karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.Akar, bu konularda Türkiye'nin görüş ve tutumlarını açık şekilde paylaşma fırsatı bulduğunu ifade ederek, 'Karşılıklı iş birliğimizin, beraber çalışmamızın sadece Macaristan ve Türkiye için değil, aynı zamanda NATO ve AB'nin güvenlik konularındaki çalışmalarına çok önemli katkılar sağlayacağının da altını çizmek istiyorum.' dedi.Karşılıklı eğitim, personel değişimi ve tatbikatların 2 ülke arasındaki askeri iş birliği konularının başında yer alacağını dile getiren Akar, şunları kaydetti:'Macaristan Başkanı Sayın Orban ve Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan tarafından iki ülke arasındaki ilişkilerde çizilen bir çerçeve var. Bu çerçeve içinde bizim savunma iş birliği konularını gerçekleştirmemiz gerçekten çok kolay olmaktadır. Savunma ve güvenlik konusunda iki ülke arasındaki iş birliği konusunda irade çok açık ve net. Bu siyasi iradeye bağlı olarak askerler arasındaki görüşmelerle teknik ve operasyonel konuların bir an önce ilerlemesi mümkün olacaktır. Bu çerçevede askeri diyalog toplantılarına önem veriyoruz. Koronavirüs salgını nedeniyle askeri diyalog toplantılarımızı geçen sene yüz yüze yapmak mümkün olmadı. Uzaktan görüntülü görüşme ile bu toplantılar gerçekleştirildi. Bunun en kısa zamanda tekrarlanmasını, bu yıl da söz konusu görüşmelerin yapılmasını arzu ediyoruz. Bunun çok faydalı olacağını değerlendiriyorum.'Akar'dan davetAkar, NATO'nun VJTF 2021 sorumluluğunun Türkiye'de olduğunu anımsatarak, Macaristan'ın buradaki katkısının daha da geliştirilmesine yönelik değerlendirmesini paylaştı.Orta Avrupa Tümeni konusundaki Macaristan inisiyatifini önemli olarak nitelendiren Akar, 'Avrupa Birliği bizim stratejik hedefimiz. Bunun herkes tarafından görünmesi, bilinmesi lazım. NATO çerçevesinde de tarihi perspektif içinde de Macaristan ile ilişkilerimize çok önem veriyoruz. Bizim için çok önemli, anlamlı. Önümüzdeki dönemde, alınan kararlar çerçevesinde ilişkilerimizin daha da gelişeceğini söylemek mümkün. İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik konusundaki iş birliğinin sadece iki ülke için değil, başta Avrupa ve NATO olmak üzere tüm bölge ve Avrupa için de önemli katkılar sağlayacağını değerlendiriyoruz.' ifadelerini kullandı.Akar sözlerinin sonunda 'değerli dostum' diye seslendiği Benko'yu Türkiye'ye davet etti.'Ortak amacımız güvenlik, istikrar ve barışın sağlanmasıdır'Macaristan Savunma Bakanı Tibor Benko ise Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ile dostluğunun yeni olmadığını, Akar'ın Genelkurmay Başkanlığı yaptığı döneme kadar uzandığını vurguladı.Akar'ın ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Benko, 'İleriyi gösteren birçok önemli konuyu görüşebildik. Bizim ortak çalışmalarımız NATO içerisinde gerçekleşiyor ve ortak amacımız güvenlik, istikrar ve barışın sağlanmasıdır.' değerlendirmesinde bulundu.Akar ile 1. Dünya Savaşı Galiçya Cephesi Şehitleri'ni ziyaret ettiklerini hatırlatan Benko, koronavirüs salgını geçtikten sonra Akar ile Gelibolu'daki Macar Anıtı'nı ziyaret etme kararı aldıklarını bildirdi.Batı Balkanlarda barış ve güvenliği sağlamada görevli Türk barış misyonunun önemli katkılarda bulunduğunu aktaran Benko, yasa dışı göçle mücadelenin kendileri için de önemli bir konu olduğunu anlattı. Benko, 'Türkiye kendi topraklarında 4 milyon mülteciyi barındırmak ve beslemekle bütün Avrupa'ya ve Macaristan'a büyük katkı sağladı. Bu konuda hem Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hem onun hükümetine hem de Akar'a tebrik ve derin teşekkürlerimizi sunmak istiyorum.' ifadelerini kullandı.Benko'nun Türk Yıldızları talebiOrta Avrupa'daki barışın sağlanması ve güvenliğin artırılmasına yönelik kurdukları Orta Avrupa Tümeni'ne Türkiye tarafından verilecek destekten dolayı teşekkür eden Benko, 'Hem eğitim hem de yetenekleri geliştirme alanında iş birliğimizi devam ettirebilirsek o zaman ancak sonuç alabiliriz.' şeklinde konuştu.Savunma sanayi alanındaki iş birliğinin de önemine değinen Benko, Türkiye'yi koronavirüs ile mücadelesindeki başarıdan dolayı tebrik etti, bu konuda tecrübe alışverişinde bulunmaya hazır olduklarını söyledi.Uluslararası bir uçuş etkinliği düzenlemeye hazırlandıklarına da değinen Benko, Akar'dan Türk Yıldızları'nın da bu gösteride yer almasını istediklerini dile getirdi. Akar'ın konuya ilişkin desteğinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Benko, iki ülke arasındaki görüşmelerin sürdürülmesinin önemini vurguladı.
Jeff Bezos’un Şirketi Blue Origin Neyi Amaçlıyor, Hangi Sektörde Hizmet Veriyor?
Bugün ajanslara düşen haber gündeme de damgasını vurdu. Dünyanın en zengin insanı Jeff Bezos, amiral gemisi Amazon’un üst düzey görevinden istifa edeceğini açıkladı. Bezos, istifa kararını şirket çalışanlara, yeni projelere daha fazla yoğunlaşmak olarak açıkladı. Jeff Bezos’un en üstünde duracağı şirket de kuşkusuz uzay araştırmaları yapan ve uzaya yolcu taşıma planları yapan Blue Origin şirketi olacak. İşte yakın zamanda adını daha fazla duyacağımı Blue Origin şirketi ile ilgili bazı bilgiler…
Reklam
Boğaziçi Üniversitesi'ndeki Olaylara İlişkin Provoke Edici Paylaşım Yapan 8 Kişi Gözaltına Alındı
İSTANBUL (AA) - İstanbul'da sosyal medyadan Boğaziçi Üniversitesi'ndeki olaylara ilişkin halkı provoke edici içerik paylaşımı yaptığı öne sürülen 8 kişi yakalandı.İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Boğaziçi Üniversitesi'ne Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör atanmasına ilişkin başlatılan gösteri ve yürüyüş eylemlerinin yasaklanmasına rağmen sosyal medyadan gerçekleştirilen çağrı ve hastag paylaşımlarıyla toplumsal eyleme dönüşen konularda yapılan halkı provoke edici içerik paylaşanlara ilişkin çalışma başlattı.Polis, yaptığı çalışmanın ardından adreslerini belirlediği 8 kişiyi yakaladı.Gözaltına alınan şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
Kars'ta Acil Çağrılar "112"De Birleşti
KARS (AA) - Kars'ta tüm acil çağrılar, İçişleri Bakanlığının 112 Acil Çağrı Merkezi Yönetmeliği çerçevesinde '112' çatısı altında birleştirildi.Yeni Şehir Mahallesi'ndeki 112 Acil Çağrı Merkezine gelen acil çağrılara göre talepler ilgili birimlere iletilerek hızlıca gereken yapılacak.Yeni kurulan sistemi ilk test ederek çağrı cevaplayan Vali ve Belediye Başkan Vekili Türker Öksüz, AK Parti Kars Milletvekili Ahmet Arslan ile İller İdaresi Genel Müdür Yardımcısı Yusuf İzzet Karaman, vatandaşlardan gelen talepleri ilgili ekiplere yönlendirdi.Vali Öksüz, burada yaptığı konuşmada, yeni sistemle vatandaşın taleplerini daha hızlı yerine getirmeyi amaçladıklarını söyledi.Merkezin hayırlı olması temennisinde bulunan Öksüz, 'İlk planda, 110, 177 ve 156 numaralarıyla ilgili acil çağrı numaralarını hizmete alıyoruz. Önümüzdeki günlerde de diğer numaraları 112 numarası altında birleştirmiş olacağız.' ifadesini kullandı.Milletvekili Arslan da önemli bir projenin daha kentte hayata geçirildiğini belirterek merkezin sağlayacağı kolaylıklardan bahsetti.
İtalya'da Hükümeti Kurmakla Görevlendirilen Mario Draghi'den İlk Açıklama:
ROMA (AA) - İtalya'da hükümeti kurmakla görevlendirilen Mario Draghi, ülkenin zor bir dönemden geçtiğini belirterek, bu umutla ve bu kararlılıkla, Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella'nın çağrısına olumlu yanıt verdiğini söyledi.Draghi, Cumhurbaşkanlığı sarayı Quirinale'de Cumhurbaşkanı Mattarella'dan hükümeti kurma görevini resmen almasının ardından basına açıklama yaptı.Cumhurbaşkanı Mattarella'ya kendisine duyduğu güvenden ötürü teşekkür eden Draghi, zor bir dönemden geçtiklerine ancak acil durumlar için uygun yanıtların verilmesi gerektiğine dikkati çekerek, 'Bu umutla ve bu kararlılıkla, Cumhurbaşkanı'nın çağrısına olumlu yanıt veriyorum. (Kovid-19) Salgın karşısında kazanmak, aşılama kampanyasını tamamlamak, vatandaşların günlük sorunlarına çözümler üretmek ve ülkeyi yeniden başlatmak, yüzleşeceğimiz mücadelelerdir.' diye konuştu.73 yaşındaki Draghi, siyasi partilerle, parlamenterlerle, sosyal güçlerle yapacağı görüşmelerden, birlik ve sorumluluk içeren bir yanıt çıkacağına emin olduğunu da söyledi.Avrupa Birliği'nden (AB) gelecek kurtarma fonu ve diğer kaynaklara işaret eden Draghi, 'Genç kuşakların geleceğine ve sosyal bütünlüğün güçlendirilmesine ayrı önem vererek, ülkemiz için çok şey yapma fırsatına sahibiz.' ifadesini kullandı.Draghi, hükümet kurma görevini resmen aldıktan sonra ilk olarak parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi Başkanı Roberto Fico ve Senato Başkanı Elisabetta Casellati ile bir araya geldi.Draghi'nin, en kısa zamanda parlamentoda temsil edilen siyasi parti temsilcileri ve bağımsız parlamenterlerle bir araya gelmesi ve kuracağı hükümet için destek istemesi bekleniyor.Mario Draghi'nin parlamentonun her iki kanadında da salt çoğunluğu alacak bir hükümet için siyasi partilerden destek alması durumunda kabinesini resmen açıklayıp, göreve başlayacağı belirtiliyor.Siyasi partilerin Draghi'ye yaklaşımıParlamentoda en çok sandalyesi bulunan sistem karşıtı tezleriyle bilinen 5 Yıldız Hareketi (M5S) temsilcisi Vito Crimi, dün, Draghi’nin kuracağı teknokrat kabineye destek vermeyeceklerini açıklarken, partinin kendi içinde bu durumu bugün bir kez daha değerlendireceği basına yansıdı. M5S'nin Draghi'ye destek konusunda bölünmeye kadar gidebilecek ciddi fikir ayrılıkları yaşadığı kaydedildi.M5S ile 2. Conte Hükümeti’nde koalisyon ortağı olan Demokratik Parti (PD) lideri Nicola Zingaretti ise Draghi ile yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, eski koalisyon ortaklarıyla görüşeceklerini bildirdi.Koalisyonu bozarak kriz çıkartan Italia Viva'nın lideri Matteo Renzi, Draghi'yi destekleyeceklerini açıklarken, muhalefetteki sağ ittifakın parçası Forza Italia'dan da Draghi için olumlu sinyaller geliyor.Hükümet krizinden çıkış için erken seçime gidilmesini isteyen muhalefetteki aşırı sağcı Lig Partisi lideri Matteo Salvini ise Draghi'nin nasıl bir programla karşılarına geleceğine göre tutum alacakları sinyalini verdi.Kurulursa son 10 yılda 2. teknokrat hükümet olacakDraghi, parlamentoda destek alabilecek bir hükümet kurabilirse bu, İtalya’nın cumhuriyete geçtiği 1946'dan bu yana 18 yasama döneminde kurulan 67. hükümet olacak.İtalya’nın G20 Dönem Başkanı olduğu 2021'de hükümetin başına geçecek olan Mario Draghi, Kovid-19 salgınından etkilenen ülkede salgınla mücadeleden, Avrupa Birliği’nden gelecek 209 milyar avroluk kurtarma fonunun kullanımına kadar önemli konuları yönetmek durumunda kalacak.Draghi hükümeti aynı zamanda, İtalya’da son 10 yılda kurulmuş ikinci teknokrat hükümet olacak. Ülkede 2011'de Avrupa'yı sarsan mali borç krizinin de etkisiyle Silvio Berlusconi liderliğindeki merkez sağ koalisyonu parlamentoda çoğunluğunu kaybetmiş, yerine Eski Avrupa Komisyonu İç Pazar, Gümrük ve Rekabet Komiseri Mario Monti tarafından teknokrat hükümet kurulmuştu.İtalya'da hükümet krizi5 Yıldız Hareketi (M5S), Demokratik Parti (PD), Özgürler ve Eşitler'in (LeU) üçlü koalisyon olarak 5 Eylül 2019’da başladığı, PD'nin bölünüp içinden Iv'nin çıkmasıyla dörtlü koalisyona dönüşen '2. Conte Hükümeti', 13 Ocak'ta Iv'nin hükümetten ayrılmasıyla krize girmişti.Başbakan Giuseppe Conte, 26 Ocak'ta istifa ederken, o tarihten bu yana mevcut koalisyon ortakları yeni bir hükümet kurulması için girişimlerde bulunulmuş ancak sonuç alınamamıştı. Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, 2 Şubat'ta yaptığı açıklamada, salgın döneminde erken seçime gitmenin ve sonrasındaki hükümet kurma çalışmalarının ülkeye olumsuz etkilerinin olacağını belirterek, yüksek profilli bir hükümetin kurulması gerektiğini ifade etmişti.
Reklam
Raylar Üzerinde Bayılan Genç Kız "Kahramanı" İle Buluştu
SAMSUN (AA) - Samsun'un Atakum ilçesinde tramvay beklediği istasyonda aniden fenalaşıp rayların üzerine düşen ve kadın vatman Merve Yıldız Öker'in dikkati sayesinde kurtulan 21 yaşındaki Merve Huntürk, kendisini kurtaran Öker ile buluştu.Huntürk, kendisinin hayatta kalmasını sağlayan ve 'kahramanım' dediği Öker'e teşekkür ziyaretinde bulundu.Yaşadığı anları anlatan Huntürk, arkadaşının evinden çıkıp kendi evine tramvay ile gitmek isterken durakta telefonla konuştuğu sırada baygınlık geçirdiğini belirtti. Telefonla konuşurken tramvayın kaç dakika sonra istasyonda olacağını öğrenmek için saate baktığını ifade eden Huntürk, 'Tramvayın gelmesine 4 dakika vardı. Biraz daha telefonla konuştum. Ondan sonra 1 dakikayı gördüm. Sonrasını hatırlamıyorum. Gözüm karardı ve bayıldım. Gözümü açtığımda Merve Hanım yanımdaydı. Hastaneye gittim gerekli tedavi yapıldı ve şu anda iyiyim.' dedi.Vatman Merve Yıldız Öker'in hayatını kurtardığına işaret eden Huntürk, 'O benim kahramanım. Ona hayatımı ve canımı borçluyum. Onunla bundan sonraki hayatımda sürekli görüşeceğim ve böyle güzel bir insanı kazandığım için çok mutluyum. Tramvay çok ağır vasıta ve kullanımı çok zor, beni görmeyebilir ve bana çarpabilirdi. Şu anda hayatta olmayabilirdim. Her şeyimi Merve Hanım'a borçluyum, ona minnettarım. Hayatımda bir ablam olarak kalmaya devam edecek.' ifadelerini kullandı.Olaydan sonra abla kardeş oldularVatman Merve Yıldız Öker ise olay anını şöyle anlattı:'Tramvayla ilerliyordum, Türk-İş İstasyonu'na yaklaştığımda raylar üzerinde bir şey olduğunu fark ettim. Ne olduğunu anlamadım hızımı azalttım, tedbirli şekilde ilerlediğimde raylarda bir insanın yattığını fark ettim. Ondan sonra merkez istasyonu arayarak olayı bildirdim ve Merve Hanım'ın yardımına koştum. Nefes almakta zorluk çekiyordu hemen 112 Acil Servise haber verdim. Vatandaşların da yardımı ile Merve Hanım'ı düz bir zemine aldık ve rahat nefes almaya başladı. Şimdi Merve iyileşti, sürekli görüşüyoruz. Abla kardeş olduk, sürekli görüşüyoruz. Onu iyi olduğunu gördüğümde çok çok mutlu oldum.'Atakum ilçesinde bir süre önce, tramvay durağında beklediği sırada fenalaşarak raylara düşen Merve Huntürk, tramvayı kullanan kadın vatman Merve Yıldız Öker'in dikkati sayesinde hayata tutunmuştu.Huntürk'ün kurtarılma anı ise güvenlik kamerasına yansımıştı.
Pozantı-Ankara Otoyolunda 2 Otomobil Çarpıştı, 1 Kişi Öldü, 7 Kişi Yaralandı
MERSİN (AA) - Pozantı-Ankara otoyolunun Tarsus mevkisinde iki otomobilin çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, yaralan 7 kişi hastaneye kaldırıldı.Sürücüleri ve plakaları öğrenilemeyen iki otomobil, Pozantı-Ankara otoyolunun Tarsus ilçesi Damlama mevkisinde çarpıştı.Kazada, Nurettin Koçyiğit yaşamını yitirdi, aynı aileden Zekiye, Nuray, Binali ve Ferit Koçyiğit ile diğer araçta bulunan Ayşe, Muhammed ve Mehmet Cengiz Gergin yaralandı.İhbar üzerine bölgeye jandarma ve 112 Acil Servis ekipleri sevk edildi.Yaralılar, olay yerine gelen ambulanslarla Tarsus Devlet Hastanesine kaldırıldı.
Meslektaşını Defalarca Bıçaklayarak Öldürdüğü İddia Edilen Doktorun Yargılandığı Davada Tanıklar Dinlenildi
İSTANBUL (AA) - Metin Sabancı Baltalimanı Kemik Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan meslektaşı 26 yaşındaki Kaan Erol'u, defalarca bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle tutuklu sanık doktor Yavuz Sümter'in yargılandığı davada tanıkların bilgisine başvuruldu.İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, sanık Yavuz Sümter tutuklu bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Müştekiler Nilay Erol ve Metin Erol ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.Duruşmada daha önce alınan ara karar gereği tanık olarak dinlenilmesine karar verilen ve o dönem aynı hastanede çalışan 3 doktor ve güvenlik görevlisinin bilgisine başvuruldu. Hastaneye gittiğinde olayın bittiğini söyleyen asistan doktor tanık, 'Olayın direkt görgü tanığı değilim. Kaan kendisiyle çalışan kimseyle kötü şeyler yaşamamıştır. Herkese de yardımcı olan bir kişidir. Özellikle kendi çömezlerine. Kaan ve Yavuz arasında hiçbir tartışmaya şahit olmadım.' dedi. Tanık beyanına karşı konuşan sanık Yavuz Sümter, 'Tanık, Kaan'ın en iyi kankası. Beraber gezip tozarlardı. Kendisi bizim grupta bile değil. Onun buraya gelip ifade verme amacı Kaan'ı pohpohlamak. Tamamen yalan söylemeye geldi.' diye konuştu.Duruşmada tanık olarak dinlenilen güvenlik görevlisi, 'Odaya girdiğimde Yavuz'un sırtı dönüktü. Bıçağı koltuğa bıraktı, ben de fark etmeden bıçağı aldım. Daha sonra diğerlerine haber verip geldiğimde, kendisine kelepçe takarken direndi. Kaan ve Yavuz arasında daha önceden husumet olduğunu görmedim.' ifadesini kullandı. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Yavuz Sümter'in suçun vasıf ve mahiyeti gerekçesiyle tutukluluk halinin devamına karar verdi. Heyet duruşmayı erteledi.İddianamedenİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Yavuz Sümter'in 11 Ekim 2019'da, önceden temin ettiği bir bıçakla Kaan Erol'u 75 kez bıçaklayarak öldürdüğü belirtiliyor.Sanık Sümter'in 'canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor.
Reklam
Hollanda'da Sahtekarlıkla Suçlanan Mağdur Aileler Başbakan Mark Rutte'ye Karşı Dava Açtı
LAHEY (AA) - Hollanda'da çocuk bakım yardımı aldıkları süreçte yanlışlıkla 'sahtekar' olarak yaftalanan binlerce ailelerden bir kısmı, geçici hükümetin başbakanı Mark Rutte'ye karşı dava açtı. Yerel basında çıkan haberde, hükümetin 15 Ocak 2021'de istifasına neden olan 'vergi dairesinin gelir incelemesi sisteminde hukuka aykırılık yapılmasıyla' ilgili 80 mağdurun Rutte'ye karşı dava açtığı belirtildi. Haberde, davanın açılma nedeninin, hükümetin ve Rutte'nin 2019 Mayıs'tan itibaren vergi dairesi tarafından yapılan yasanın ihlal edildiğini bilmesi ve atılacak adımlarla ilgili birlikte karar vermesi olduğu ifade edildi. Hukuka aykırılığın bilinmesine rağmen 2019 Kasım'a kadar devam ettiği ve Rutte'nin buna müdahale etmediği kaydedilen haberde, aileler Rutte'nin bunu kasıtlı olarak yaptığını veya ihmalkar davrandığını savundu. Haberde, konuyla ilgili 12 Ocak'ta geçici başbakan hariç geçici hükümetin iki bakanı, eski bakan ve eski iki devlet müsteşarına karşı dava açıldığı ancak mağdurların avukatının eline ulaşan yeni bir bilgiden dolayı Rutte'ye karşı da dava açılmasına karar verildiği kaydedildi. 'Benzeri görülmemiş adaletsizlik'Temsilciler Meclisi tarafından kurulan araştırma komisyonunun çocuk bakımı ödeneğinde yapılan yanlışlıkları içeren 'Benzeri görülmemiş adaletsizlik' başlığını verdiği rapor 17 Aralık 2020'de yayımlanmıştı.Komisyon, çocuk bakım yardımı alan binlerce ailenin, devlet görevlileri tarafından yanlışlıkla 'sahtekar' diye yaftalandığını ve bu aileler hakkında işlem yapıldığını ortaya çıkarmıştı.Komisyonun hazırladığı raporda, söz konusu aileler hakkında yapılan gelir incelemelerinde devlet görevlilerinin hata yaptığı belirtilmiş, bu hatalar sonucunda binlerce ailenin haksız şekilde 'sahtekar' diye yaftalandığı ve ödeneklerinin kesildiği bildirilmişti.'Benzeri görülmemiş adaletsizlik' başlığı verilen raporda, vergi dairesinin gelir incelemesi sisteminde hukuka aykırılık yaptığı kaydedilmişti. Raporda, birçok aile hakkında 'sahtekarlık' soruşturması açıldığına işaret edilmişti.Hollanda'da 4 partiden oluşan koalisyon hükümeti, raporun ardından, 'vergi dairesinin gelir incelemesi sisteminde hukuka aykırılık yapıldığı' gerekçesiyle 15 Ocak 2021'de istifa etmişti. Ekonomi Bakanı Eric Wiebes ise aynı gün görevinden istifa ettiğini ve 17 Mart 2021'de yapılacak olan genel seçimlere kadar devam edecek geçici hükümette de görev almayacağını bildirmişti.
Zonguldak'ta Sokak Hayvanları İçin "Yaşam, Bakım Ve Rehabilitasyon Merkezi" Kurulacak
ZONGULDAK (AA) - Zonguldak Metropolitan Belediyeler Birliğince, zor şartlar altında yaşayan sokak hayvanlarına yönelik 'Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi' inşa edilecek.Zonguldak, Kozlu, Kilimli, Çatalağzı ve Muslu belediyelerinden oluşan birlik tarafından kentin muhtelif bölgelerinde yaşayan başıboş sokak hayvanları için proje üretildi.Bu kapsamda Kozlu ilçesi Kızılcakese bölgesindeki 30 bin metrekarelik alana, hayvanların bakım ve tedavisinin yanı sıra sahiplendirilebileceği 'Yaşam, Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi' kurulacak.İçinde kafe ve restoranın bulunacağı, yöresel ürün satışının da yapılacağı merkezle çocuklara hayvan sevgisi kazandırılması hedefleniyor.'Hayvanları en iyi şekilde misafir edeceğiz'Zonguldak Belediye Başkanı Ömer Selim Alan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sokak hayvanları için kalıcı çözüm bulmak istediklerini belirterek, 'Belediye bünyesinde yaşam, bakım ve rehabilitasyon merkezi yok. İl Özel İdaresince işletilen barınak var. Restorasyonu bitmek üzere, inşallah kısa sürede bizlere teslimini gerçekleştirecekler.' dedi.Alan, Kızılcakese bölgesindeki bir arazi üzerinde hayvanlar için yaşam merkezi planladıklarını anlatarak, şöyle devam etti:'Tarım ve Orman Bakanımızla görüştük. Sokak hayvanlarımızla ilgili vatandaşlarımızın şikayetleri var. Sokak hayvanlarımızın daha iyi ortamlarda barınması için bunun şart olduğunu biliyorduk. Hayvanseverlerimizle de konuyu defalarca istişare ettik. Dosyamız hazır, mart ayı gibi ihaleye çıkmayı planlıyoruz. Yeri, yüklenici firmaya nisan sonu gibi teslim ederiz. 30 bin metrekare bir alanda, 7 bin metrekare kapalı alanı olan, civar köylerdeki yöresel ürünlerin satışının yapılabileceği, içinde kafe ve restoranı olan, ülkeye örnek olacak bir projeyi inşallah hep birlikte hizmete geçireceğiz.'Hayvanları sokaktan kurtaracaklarını vurgulayan Alan, 'Onların doğal yaşam yeri kaldırım taşları, meydanlar değil. Onları en iyi şekilde merkezimizde misafir edeceğiz.' dedi.
Reklam
Sözleşmeli Er Seçim Sınavları Ne Zaman Yapılacak? Sözleşmeli Er Başvuru Sonuçları Nasıl Sorgulanır?
Sözleşmeli er başvurusu hakkında beklenen açıklama, MSB Personel Temin (PERTEM) tarafından yapıldı. Sözleşmeli er seçim sınavları 8 Şubat-22 Mart tarihleri arasında ve 29 Mart-16 Nisan tarihleri arasında iki grup halinde gerçekleşecek. Seçim sınavlarının ardından adaylar diğer aşamalar için bekleyişe geçecek. İşte, Sözleşmeli er başvuru sonuçları hakkında merak edilen tüm detaylar...
İstanbul-İzmir Otoyolu'ndaki Otomobil Yangını İtfaiye Ekiplerince Söndürüldü
BALIKESİR (AA) - İstanbul-İzmir Otoyolu'nun Susurluk bölümünde seyir halindeyken alev alan otomobil, itfaiye ekiplerince söndürüldü.Sefa Ertaş idaresindeki 61 EH 206 plakalı otomobil, Demirkapı mevkisinde seyir halindeyken henüz bilinmeyen bir nedenle alev aldı.İhbar üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin müdahalesi sonucu yangın kısa sürede söndürüldü. Otomobil, yangın nedeniyle kullanılamaz hale geldi.
İzmir'de Selde Hayatını Kaybeden 2 Kişi Son Yolculuğuna Uğurlandı
İZMİR (AA) - İzmir'in Menderes ilçesinde, kuvvetli yağış nedeniyle oluşan selde hayatını kaybeden iki kişinin cenazesi toprağa verildi.Kaan Soydan (45) ve kayınpederi Hıdır Öztürk'ün (65) cenazeleri, İzmir Adli Tıp Kurumundaki işlemlerin ardından yakınlarına teslim edildi.Cenazeler Soydan ve Öztürk'ün Buca ilçesine bağlı Akıncılar Mahallesi'ndeki evlerinde helallik alınmasının ardından Buca Kaynaklar Mezarlığına götürüldü.Burada kılınan cenaze namazına ailelerin yakınları ile AK Parti İzmir milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Cemal Bekle, Ceyda Bölünmez Çankırı, CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, CHP İzmir milletvekilleri Ednan Arslan, Mahir Polat, Kamil Okyay Sındır, İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, AK Parti İzmir İl Başkanı Kerem Ali Sürekli ve CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel de katıldı.Hıdır Öztürk'ün eşi Cebriye Öztürk ve Kaan Soydan'ın eşi Figen Soydan kendilerine başsağlığı dileyen AK Parti'li Ceyda Bölünmez Çankırı, İzmir Valisi Köşger ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Soyer'a devletin verdiği destek nedeniyle teşekkür etti. Cenaze namazının ardından damat ve kayınpederinin cenazesi Kaynaklar Mezarlığında toprağa verildi.Hıdır Öztürk'ün, bahçeden, Menderes'teki ikametine gitmek için damadı Soydan ile yola çıktığı öğrenildi.Dün, İzmir'in Menderes ilçesinde, sel sularına kapılan araçtaki Kaan Soydan'ın ve Hıdır Öztürk'ün cesedine ulaşılmıştı.
Kadıköy'deki Gösterilere İlişkin Gözaltına Alınan Şüphelilerden 6'Sı Serbest Bırakıldı
İSTANBUL (AA) - Kadıköy'de düzenlenen yasa dışı gösterilerle ilgili gözaltına alınan 29 şüpheliden 6'sı emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.İstanbul Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, dün akşam saatlerinde Boğaziçi Üniversitesine Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör atanmasını protesto edenlere destek vermek amacıyla Kadıköy'de toplanan gruptan gözaltına alınan 29 şüpheliden 6'sının emniyetteki işlemleri tamamlandı.Söz konusu 6 şüpheli buradaki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.Emniyetteki işlemleri süren 23 şüpheliden birinin Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi olduğu, 12'sinin başka üniversitede okudukları, diğer 10 kişinin ise öğrenci olmadığı bildirildi.Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.76 şüpheli serbest bırakılmıştıBoğaziçi Üniversitesine Prof. Dr. Melih Bulu'nun rektör atanmasını protesto edenlere destek vermek amacıyla Kadıköy'de gösteri yapmak isteyen gruplara polis müdahale etmiş ve Kadıköy'de 94 kişiyi yakalamıştı.Ekipler, ayrıca Beşiktaş ve Sarıyer'de Kadıköy'deki gösterilere katılmak isteyen 11 kişiyi de gözaltına almıştı.Emniyetteki işlemleri tamamlanan 105 şüpheliden 76'sı sabah saatlerinde emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.
Reklam