Brezilya'daki Baraj Felaketi Nedeniyle Minas Gerais Eyaletine 7 Milyar Dolar Tazminat Ödenecek
ANKARA (AA) – Brezilyalı madencilik devi Vale SA, iki yıl önce maden atık barajının çökmesi sonucu 270’ten fazla ölüme ve büyük çapta çevresel tahribata neden olduğu için Minas Gerais eyaletine 7 milyar dolar tazminat ödemesini öngören anlaşmayı imzaladı.Vale SA’nın genel müdürü Eduardo Bartolomeo, yaptığı açıklamada, “Gidecek çok yolumuz olduğunu biliyoruz ve amacımıza sadık kalacağız.” dedi.Eyalet yetkilileri ise felaket sırasında kaybolan 11 kişinin halen bulunamadığını belirtti.Ödenecek miktarın yüzde 30’unun kazada yaşamını yitiren kurbanların ailelerini, çevre projelerini ve istihdamı desteklemek için Brumadinho şehrine, kalan kısmının ise Minas Gerais eyaletindeki toplu taşıma sistemi iyileştirmeleri ve diğer altyapı projelerinin finansmanında kullanılacağı bildirildi.Vale SA tarafından inşa edilen maden atık barajının 25 Ocak 2019’da çökmesi sonucu 270’ten fazla kişi ölmüş, yaklaşık 300 futbol sahası büyüklüğündeki arazi kullanılamaz hale gelmişti.13 milyon metreküp atık sızıntısına neden olan facianın ardından Brezilya hükümeti, ülkedeki tüm barajların denetlenmesini istemişti.
Mehmetçik Pakistan'daki "Atatürk Tatbikatı 2021" İçin Yola Çıktı
ANKARA (AA) - Milli Savunma Bakanlığı, Mehmetçiğin Pakistan'daki 'Atatürk Tatbikatı 2021'e katılmak için yola çıktığını duyurdu.Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvetler Tatbikatı'nın 4-20 Şubat'ta Pakistan'da icra edileceği belirtilerek, şu bilgiler paylaşıldı:'Tatbikata katılacak Mehmetçiklerimiz Ankara'dan yola çıktı. Tatbikata Türkiye'den Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı birlik ve unsurları ile Pakistan Silahlı Kuvvetleri unsurları katılım sağlamaktadır. Atatürk Tatbikatı 2021'in maksadı, Pakistan ve Türk Silahlı Kuvvetleri unsurları arasında karşılıklı iş birliği ile müşterek çalışabilirliği geliştirmektir.'Türkiye'de Cinnah, Pakistan'da Atatürk adına düzenleniyorTürkiye-Pakistan Ortak Komando ve Özel Kuvvet Tatbikatı, 1998'den itibaren iki ülke arasında dönüşümlü olarak icra ediliyor. Tatbikat, Türkiye'de icra edildiği zaman 'Cinnah Tatbikatı', Pakistan'da icra edildiği zaman 'Atatürk Tatbikatı' olarak adlandırılıyor.'
Dogecoin Nedir ve Nasıl Alınır? Dogecoin (DOGE) Neden Yükseliyor?
Eskiden yatırım için altın ve dolar tercih edilirken, günümüzde dijitalleşen dünya ile beraber adından çokça söz edilen kripto para birimleri tercih ediliyor. Bitcoin ile hayatımıza giren kripto para biriminde son zamanlarda en çok konuşulan dogecoin oldu. Elon Musk'ın kripto paralar ile ilgili yaptığı paylaşımların ardından dogecoinin yükselişi piyasayı takip edenler tarafından oldukça dikkat çekti. Peki Dogecoin nedir? Dogecoin nasıl alınır ve neden yükseliyor? Detayları haberimizde sizler için derledik...
Manisa'da Devrilen Traktörün Sürücüsü Öldü
MANİSA (AA) - Manisa'nın Yunusemre ilçesinde devrilen traktörün sürücüsü yaşamını yitirdi. Sabah saatlerinde ilçenin Avdal Mahallesi'ndeki evinden odun toplamak için traktörüyle tarlasına giden 77 yaşındaki İbrahim Aykutlu'dan haber alamayan yakınları, durumu jandarmaya bildirdi. Yakınları, Aykutlu'yu Kelgöl mevkisinde devrilmiş 45 M 9925 plakalı traktörünün altında buldu.Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaşlı adamın hayatını kaybettiğini belirledi. İtfaiye ekiplerinin çalışmasıyla sıkıştığı yerden çıkarılan Aykutlu'nun cenazesi, Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Adli Tıp Morgu'na kaldırıldı.
Meb, İlkokul Ve Ortaokullarda Yüz Yüze Eğitimin Usul Ve Esaslarını Belirledi
ANKARA (AA) - Milli Eğitim Bakanlığınca (MEB), 15 Şubat'tan itibaren kademeli başlatılacak yüz yüze eğitime ilişkin usul ve esaslar belirlendi. Buna göre, Bilim ve Sanat Merkezleri de 1 Mart itibarıyla ortaokul 8. sınıflarla birlikte yüz yüze eğitime geçecek. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla illere gönderilen yazıda, ilkokul ve ortaokullardaki yüz yüze eğitimle ilgili bilgilere yer verildi.Bu kapsamda 15 Şubat itibarıyla, 'birleştirilmiş sınıf uygulaması yapılan okulların tamamı, köy ve benzeri seyrek nüfuslu yerleşim yerlerinde il/ilçe hıfzıssıhha kurullarının il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri iş birliği içinde alacağı kararlar doğrultusunda tüm ilkokul ve ortaokullar ile tüm bağımsız anaokulu ve özel eğitim anaokullarında haftada 5 gün yüz yüze eğitime geçilecek. 1 Mart'tan itibaren ise tüm resmi ve özel ilkokullarda ve bu ilkokulların bünyesindeki ana sınıfları ile özel eğitim sınıflarında, haftada 2 gün yüz yüze eğitim yapılacak, tüm resmi ve özel ortaokullar ile imam hatip ortaokullarının 8. sınıflarında da yüz yüze eğitime başlanacak. 8. sınıflarda yüz yüze eğitim yapılacak günler ile eğitime başlama ve bitiş saatleri okul yönetimleri tarafından öğretmenlerle birlikte belirlenecek. Ortaokul 5, 6 ve 7. sınıflarda tüm dersler uzaktan eğitim yoluyla işlenmeye devam edilecek. Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bağlı ilkokul ve ortaokul kademesinde eğitim veren özel eğitim okulları ve özel eğitim anasınıfları ile diğer okullar bünyesindeki özel eğitim sınıflarında da 1 Mart itibarıyla haftada 5 gün yüz yüze eğitim yapılmaya başlanacak. Bilim ve Sanat Merkezleri de programları dahilinde yüz yüze eğitime geçecek. Öğrenciler müfredatın tamamından sorumlu olacak. Yüz yüze eğitim saatleri dışındaki diğer saatlerde uzaktan eğitim yoluyla dersler işlenmeye devam edilecek. Bu durumdaki öğrenciler, EBA TV, EBA canlı ders ve harici canlı ders canlı ders uygulamaları gibi yollarla uzaktan eğitim almayı sürdürecek. Yüz yüze eğitim için çocuğunu okula göndermek istemeyen veliler, okul müdürlüklerine yazılı başvuru yapabilecek. Yüz yüze eğitime gelmeyen öğrenciler devamsız sayılmayacak. İlkokul, ortaokul ve imam hatip ortaokullarındaki yüz yüze ve uzaktan eğitimlerde bir ders 30 dakika, teneffüsler ise 10'ar dakika olacak.
Fransa'da 4'Ü Türk 6 Kişinin Hayatını Kaybettiği Kundaklamanın Failine 25 Yıl Hapis
PARİS (AA) - Fransa'nın Mulhouse kentinde 2017'de 4'ü Türk 6 kişinin hayatını kaybettiği kundaklamanın failine 25 yıl hapis cezası verildi. Colmar Ağır Ceza Mahkemesi, Mulhouse'un Bourtzwiller Mahallesi'nde 1 Ekim 2017'de bir binada çıkan ve Ertunç ve Aksu ailelerine mensup 4 kişi ve iki Cezayir asıllının yaşamını yitirdiği yangının sanığı hakkındaki kararı verdi. Mahkeme, kundaklama suçu işlediğine hükmettiği Fransız sanık Aurelien Roellinger'i 25 yıl hapis cezasına çarptırdı.Türk ailelerin avukatlığını üstlenen Gülcan Yasin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Roellinger'in tehlikeli ve suçlu biri olduğunu söyledi. Ailelerin mahkemenin verdiği karardan memnun olduğunu belirten Yasin, 'Hayatını kaybedenler geri gelmeyecek ancak adalet yerini buldu.' dedi.Mulhouse'un Bourtzwiller Mahallesi'nde Ertunç ve Aksu ailelerinin kaldığı bina, 1 Ekim 2017'de Roellinger tarafından kundaklanmıştı.Yangında ağır yaralanan Oğuzhan Aksu, 5 ve 7 yaşlarındaki iki çocuğunu kaybetmişti.İsmail Ertunç ise eşini ve kızını kaybetmiş, yaralanan oğlu Eyüp Ertunç'un da gözünde kalıcı hasar oluşmuştu.Yangından hemen sonra yakalanan Roellinger'in tutuklu yargılanmasına karar verilmişti.
Twitter'dan MHP Genel Başkanı Bahçeli'nin Boğaziçi Üniversitesi Paylaşımlarına Kısıtlama
ANKARA (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Boğaziçi Üniversitesindeki protestolara ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı bazı paylaşımlara, Twitter tarafından kısıtlama getirildiği bildirildi.MHP Genel Merkezinden yapılan açıklamada, 'Boğaziçi Üniversitesinin önündeki menfur eyleme karşı gösterdiği tepkiden dolayı MHP lideri Sayın Bahçeli'nin bazı paylaşımlarına Twitter kısıtlama getirmiştir.' ifadesi kullanıldı. Bahçeli'nin söz konusu paylaşımlarında terörist ve öğrenci ayrımını ortaya koyduğu belirtilen açıklama, şunlar kaydedildi:'Sayın Bahçeli terörist ve öğrenci ayrımını ortaya koyduğu halde -ki bu emniyet tarafından da teyit edilmiştir- okyanus ötesinden Twitter buna tepki göstermiştir. Boğaziçi Üniversitesi önünde eylem yapan terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olanlara Twitter ve Twitter'ın arkasındaki güçler destek vermiştir. Genel Başkanımızın bazı paylaşımlarına kısıtlama getirilmiştir.'
Kovid-19 Aşısı Yapılanların Sayısı 2,5 Milyonu Geçti
ANKARA (AA) - Yeni tip koronavirüsle (Kovid-19) mücadele kapsamında ülke genelinde CoronaVac aşısı yapılanların sayısı 2,5 milyonu aştı.Aşılama çalışmaları, 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi' çerçevesinde 14 Ocak'ta ülke genelindeki sağlık çalışanlarıyla başladı. Ardından öncelik sıralamasına göre diğer vatandaşların aşılanmasına geçildi.Bu kapsamda, 19 Ocak'ta huzurevleri ve bakımevlerinde kalanlar ile onların bakımından sorumlu kişilerin yanı sıra 90 yaş ve üstündekilere CoronaVac aşısı uygulanmaya başladı. Sağlık ekipleri, 90 yaş ve üstündekilerin aşılarını evlerine giderek yaptı.Bilim Kurulu toplantısında yapılan değerlendirme sonrasında 21 Ocak'ta 85 yaş ve üstündeki vatandaşlar da evlerinde aşılanmaya başlandı.Ulusal Uygulama Stratejisi doğrultusunda, 25 Ocak itibarıyla da 80 yaş ve üstündekilerin aşılanmasına geçildi. Aşılama çalışmaları, 75 yaş ve üstündeki vatandaşlarla devam ediyor.Bakanlığın 'Kovid-19 Aşısı Bilgilendirme Platformu'nda yer alan bilgiye göre, saat 19.30 itibarıyla ülke genelinde CoronaVac aşısı yapılanların sayısı 2 milyon 500 bin 325'e ulaştı.
Bosnalı Sırp Lider Dodik "İkona Meselesi" Hakkında Savcılığa İfade Verdi
SARAYBOSNA (AA) - Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı Milorad Dodik, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'a Bosna Hersek ziyareti sırasında hediye edilen ve Ukrayna'ya ait olduğu öne sürülen tarihi ikona hakkında savcılığa ifade verdi.Bosna Hersek Savcılığından yapılan yazılı açıklamada, Sırp lider Dodik'in ikona meselesi ile ilgili ifade verdiği doğrulanırken, ifadenin detaylarına ilişkin bilgi verilmedi.Savcılıkta yaklaşık bir saat kalan Dodik, Ukrayna'dan yasa dışı yollarla getirildiği iddia edilen tarihi ikonanın eline nasıl ulaştığına dair daha önce yaptığı açıklamada, ikonanın Ukrayna'da yaşayan Banja Lukalı bir aileye ait olduğunu ve bu aile tarafından kendisine hediye edildiğini iddia etmişti.Bosna Hersek Savcılığı hediye ikona hakkında inceleme başlatmıştıBosna Hersek Devlet Başkanlığı Başkanı Dodik, 14-15 Aralık 2020'de Bosna Hersek'i ziyaret eden Lavrov'a tarihi bir ikona hediye etmiş, fotoğrafların basına yayınlanmasının ardından Ukrayna'nın Saraybosna Büyükelçiliği söz konusu ikonanın kendilerine ait olduğunu açıklamıştı.Ukrayna makamları, yaklaşık 300 yıllık ikonanın Lugansk bölgesine ait olduğunu ve üzerindeki mühürden bunun görülebileceğini belirtirken, yaşanan gelişmeler ve ortaya atılan iddialar üzerine Bosna Hersek Savcılığı da inceleme başlatmıştı.
Kültür Ve Turizm Bakanı Ersoy, Canlı Yayında Soruları Yanıtladı: (1)
İSTANBUL (AA) - Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, yabancı prodüksiyonları Türkiye'ye davet etmek için yasa çıkarıldığını belirterek, '(Antalya'da çekimleri devam eden Five Eyes) Çok büyük bütçeli uluslararası filmler bunlar. Türkiye'ye geldikleri zaman bütçenin büyük bir kısmını da Türkiye'de kullanıyorlar. Hem sinema sektörünü desteklemiş oluyorsunuz hem de ülkenin tanıtımında kullanıyorsunuz.' dedi. Ersoy, Habertürk TV'de 'Akşam Haberleri' programında Veyis Ateş'in kültür, turizm, sinema ve tiyatrolara ilişkin sorularını yanıtladı.Bakan Ersoy, Antalya'da çekimleri devam eden ve dünyaca ünlü İngiliz aktör Jason Statham'ın rol aldığı 'Five Eyes' film setine yaptığı ziyarete değinerek, şunları söyledi: 'Bu aslında bizim bir seneden fazladır üzerinde çalıştığımız projelerden bir tanesi. Projenin meyvelerini topluyoruz. 'Yabancı film yapım desteği' adı altında, bu projelerin gerçekleşmesi için geçen sene bir yasa değişikliğine gittik, yeni bir yasa çıkarttık. Dünyanın birçok ülkesinde de olan bir yasa. Yabancı prodüksiyonları ülkeye davet etmek için destek programı açıklıyorsun. Bu program kapsamında ülkenize geliyorlar. Romanya'da, Bulgaristan'da ve Arap ülkelerinde de var.'Düzenlenen yasaya ilişkin bilgi veren Ersoy, öncelikli olarak film sektörünün desteklenmesinin amaçlandığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:'Çok büyük bütçeli uluslararası filmler bunlar. Türkiye'ye geldikleri zaman bütçenin büyük bir kısmını da Türkiye'de kullanıyorlar. Hem sinema sektörünü desteklemiş oluyorsunuz hem de ülkenin tanıtımında kullanıyorsunuz. Buradaki prodüksiyon firmalarında Türk oyuncular da oluyor. Figüranından tutun en üst seviyedeki oyuncu da görev alabiliyor. Yerel prodüksiyon firmaları da iş yapıyorlar. En son çekilen film, 60 milyon dolarlık bütçeli bir film. Yaklaşık 10 milyon doları Türkiye'de harcanıyor. Sanayi sitesindeki ustadan tutun da oyunculara kadar birçok kişi bundan etkileniyor. Şu an 'Ant-Man' var, o da Kapadokya dahil birçok bölgede çekiliyor.''Ünlü film yapımcıların Türkiye'de film çekmesini sağlamanız gerekiyor'Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye'nin film sektörü için doğal bir platoya sahip olduğunu ve bunun tanıtılması gerektiğinin altını çizerek, 'Bunun için de ünlü film yapımcılarının Türkiye'de film çekmesini ve onların izlenimlerini diğer yapımcılarla paylaşmasını sağlamanız gerekiyor. Kanun aslında 'gel' kısmı için. Mesela Antalya gün ışığından en uzun süreli ve en iyi yararlanan yerlerden biri dünyadaki. Bunlar Türkiye için bir avantaj ve film sektörü için çok önemli bir konu.' diye konuştu.Türkiye'yi dünya sinemasında tanıtmak adına Sinema Genel Müdürlüğü ile 'filminginturkey' adlı bir web sitesi hazırladıklarını aktaran Ersoy, şunları anlattı:'Bu sitenin içinde Sinema Genel Müdürlüğümüzden bir ekip, yabancı yapım firmalarının Türkiye'deki işlemlerini kolaylaştırmak ve hızlandırmak için çalışıyor. Yurt dışından bilmediğiniz bir ülkeye geliyorsunuz ve çok fazla bürokrasi var. Yurt dışından devamlı sanatçı ve ekipman getiriyorsunuz. İşte bu bürokrasiyi o kadar hızlandırdık ki inanamıyorlar. Kendi ülkelerinde film çeker gibi şu anda Türkiye'de film çekiyorlar. Bu da işin cazip noktalarından biri. Biz ünlü prodüktörlerle Türkiye'ye geldikleri zaman Anadolu'daki gezecekleri yerleri organize ediyoruz. 'filminginturkey' web sitesinden tespit ediyorlar. Buraya geldikleri zaman da gösteriyoruz. Artık onlar istekli oluyor ve 'Burada daha fazla iş yapalım' diyorlar.''Kovid-19'u ülke genelinde tam bastırırsak yerli film içerikleri üretilmeye başlayacak'Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sinema salonları açılsa dahi Kovid-19 sebebiyle yapımcıların haklı olarak filmlerini oynatmak istemediğine değinerek, şunları söyledi:'Yapımcılar reyting endişesiyle içeriklerini oynatmak istemiyorlar. Filmler var ama rafta tutuyorlar. Çünkü 'Reyting alamayız.', 'Gişe yapamayız.' diye endişe duyuyorlar. Bu da sıkıntılardan biri. Yani pandeminin dünya genelinde bastırılması lazım. Ülke genelinde tam bastırırsak, yerli film içerikleri üretilmeye başlayacak. Dünya genelinde bastırılırsa dünya genelindeki iş yapacak olan içerikler sinemalara gelecek.'Sinemaların açılmasının sürdürülebilir olması için çaba sarf ettiklerini vurgulayan Ersoy, 'Birçok sinema salonu gerekli hijyen kurallarını, havalandırma sistemlerini sağlamış, bizden sertifika alabilecek durumda. Özel tiyatrolar gibi sinemalar da sertifikasyon programına dahil olacaklar ve başvurularını yaptılar. Mart ayında tekrar görüşeceğiz. Sertifikasyon gerekliliklerini yerine getiren salonlar açılacak seviyeye gelecek.' değerlendirmesinde bulundu.'234 projeye 47 milyon lira destek verdik'Bakan Ersoy, yerli yapımcıların üretime devam edebilmesi için yapılan çalışmaları da aktararak 'Pandemi döneminde 234 projeye 47 milyon lira destek verdik. Yani çekim desteği, bir ürün desteği. Projelerini gösteriyorlar ve çekim yapmaları karşılığında o destekleri alıyorlar. Yani o zaman yapımcısı da senaristi de çalışanları da onlardan maaş alıyor, karşılığını almış oluyor.' ifadelerini kullandı.Uluslararası etkinlik destekleri de verildiğini belirten Ersoy, şöyle devam etti:'Özellikle 67'si yurt içinde, 9'u yurt dışında yaklaşık 25 milyon liralık destek ödemelerini de yaptık kendilerine. Üretim desteğinin yanı sıra bir de uzun süre kapalı kaldıkları için salonları ayakta tutabilmek adına, Anadolu'ya yayılmış olan küçük salonlar asıl hedefimiz oldu. Üç salona kadar işletmelere salon desteği verdik. Türkiye genelinde 3 salonunuz da olabilir, 1 salonunuz da olabilir. 10 salonunuz varsa, 3 tanesine biz destek veriyoruz, 15,9 milyon liralık başvuru oldu. Dosyalarını tamamlayanların ödemelerini yapmaya başladık.'(Sürecek)
Tacizle Suçladığı Polis Verem, Kızı Panik Atak Hastası Olunca Vicdan Yaptı: 'Tuzak Kurup İftira Attık'
Antalya'da 3 yıl önce görevdeki 2 polise 'taciz' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçlamasında bulunan H.S.G. dava sürecinde suçlamasını geri aldı ancak polisler meslekten atılarak hapse mahkum edildi. H.S.G., “Duruşmalarda S.P. isimli polisin verem, eşinin de yüzde 70 engelli olduğunu, küçük kızının da panik atak hastalığına yakalandığını öğrendiğimde vicdan azabı çektim ve iftira attığımı söyledim. Ancak dikkate alınmadı' dedi. H.S.G., şimdi suçladığı polisin eşiyle birlikte adaletin yerini bulmasını istiyor.
Nato Genel Sekreteri Stoltenberg: "Nato'nun Türkiye-Yunanistan Anlaşmazlığındaki Rolü Platform Sağlamak"
LONDRA (AA) - NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye ve Yunanistan'ın değerli NATO müttefikleri olduğunu belirterek, ittifakın rolünün iki ülke arasındaki anlaşmazlıkları giderecek bir platform sunmak olduğunu söyledi.Stoltenberg, düşünce kuruşu Chatham House'un düzenlediği 'NATO 2030 için yeni fikirler' başlıklı etkinlikte öğrenciler ve genç liderlerle video konferans üzerinden bir araya geldi. Sorulması üzerine Türkiye ve Yunanistan arasındaki anlaşmazlığa değinen Stoltenberg, NATO müttefikleri arasında görüş farklılıkları olabildiğini kaydederek, 'Hem Yunanistan hem de Türkiye değerli müttefikler ancak Doğu Akdeniz dahil bazı konularda anlaşamıyorlar.' dedi.NATO'nun rolünün bu farklılıkları ele alacak bir platform sağlamak olduğunu vurgulayan Stoltenberg, bu nedenle, NATO bünyesinde 'çatışmasızlık' dedikleri bir mekanizma kurduklarını hatırlattı. Stoltenberg, böylece Doğu Akdeniz'de Türkiye ve Yunanistan arasında olası gemi ve uçak kazaları risklerinin azaltıldığını ifade etti.Bu mekanizmanın aynı zamanda Yunanistan ve Türkiye'nin istikşafi görüşmeleri yeniden başlatmalarının önünü açtığını söyleyen Genel Sekreter, 'Evet, endişeler var ama bence NATO'nun yapabileceği en önemli şey, endişeleri dile getirmek değil, olumlu bir yaklaşım ve çözüme giden bir yol bulmak.' dedi.Son haftalar ve aylarda olumlu adımlar gördüklerini ifade eden Stoltenberg, 'Bu da NATO'nun müttefik üyeleri aynı fikirde olmadıkları zamanlarda da örneğin Doğu Akdeniz'de olduğu gibi, oynayacağı önemli bir rolü bulunduğunu kanıtladı.' değerlendirmesini yaptı.
Kktc Cumhurbaşkanı Tatar, İngiltere Dışişleri Bakanı Raab'ı Kabul Etti
LEFKOŞA (AA) - Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Kıbrıs meselesindeki pozisyonlarının Türkiye ile tam uyum içinde olduğunu, egemen eşitliğe dayalı ve yan yana yaşayan iki devletin iş birliğini savunduklarını ifade etti.Cumhurbaşkanı Tatar, İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab'ı makamında kabul etti.Görüşme sonrası basın mensuplarına değerlendirmelerde bulunan Tatar, Raab ile heyetine ziyaretleri ve Kıbrıs konusuna gösterdikleri ilgi için teşekkür etti.Tatar, İngiltere'nin Kıbrıs'ın garantörü olması ve Ada'yı iyi tanıması sebebiyle önemli bir ülke olduğunu belirterek, İngiltere'nin Brexit sonrası Avrupa Birliği'nden (AB) çıkması dolayısıyla KKTC ile önemli ilişkiler içerisine girebileceğini ifade etti.İngiltere tarafından Kıbrıs'a gösterilen ilginin kendileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Tatar, Kıbrıslı Türklerin var olma mücadelesinde, ekonomik ilişkilerde ve direkt uçuşlar konusunda İngiltere ile geliştirilebilecek fırsatların önemine dikkati çekti. Tatar, 'Raab'ın da ifade ettiği üzere İngiltere de Kıbrıslı Türklere yönelik birtakım çalışmalar ve girişimde bulunmayı istiyor.' dedi.Görüşmede Kıbrıs'ta bulunan İngiliz üslerinin de gündeme geldiğini aktaran Tatar, İngiliz üslerinde Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıs Vakıflar İdaresi'ne ait mülkler olduğuna dikkati çekti. Tatar, son yıllarda İngiltere ile Kıbrıs Rum kesiminin İngiliz üslerindeki düzenlemeler ve özel mülklerle alakalı aldıkları kararlar olduğunu hatırlatarak, o konudaki görüşlerini Raab'a ilettiğini ve İngiltere'nin Kıbrıs Türklerinin bu konuyla ilgili haksızlığa uğramaması amacıyla çalışmalar yapacağını kaydetti.Kovid-19 aşısı talebiKüresel salgın konusunun da görüşüldüğünü ifade eden Tatar, 'Oxford Üniversitesinin piyasaya sürdüğü yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısından bizlere de verilmesi noktasında bir çalışma talep ettim. Kıbrıs Rum kesimine birtakım aşıların verilebileceği haberini biz zaten almıştık. Raab da bunu olumlu şekilde değerlendireceklerini söyledi.' diye konuştu.Tatar, Türkiye'den önemli sayıda aşı beklediklerini ve AB ile temaslarını sürdürdüklerini belirterek, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell'in gelecek hafta KKTC'ye geleceğini ve ona da Kıbrıs'a ayrılan aşıdan Kıbrıslı Türklerin de payını istediğini söyleyeceğini belirtti.'Pozisyonumuz Türkiye ile tam bir uyum içindedir'Görüşmede gündeme gelen en önemli konunun yakın zamanda Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde düzenlenmesi planlanan, garantör ülkelerin de katılacağı Kıbrıs konulu 5+1 gayriresmi konferansı olduğunu belirten Tatar, İngiltere'nin de bu konuda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.BM'nin Kıbrıs'taki iki tarafı, garantör ülkelerin de katılımıyla martın ilk haftalarında buluşturmak için çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Tatar, yakın zamanda BM Genel Sekreterinin Kıbrıs için görevlendirdiği özel danışmanı Jane Holl Lute ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun kendisini ziyaret ettiğini hatırlattı.Cumhurbaşkanı Tatar, şöyle devam etti: '(Kıbrıs meselesinde) Bizim pozisyonumuz Türkiye ile tam bir uyum içerisindedir. Egemen eşitliğe dayalı yan yana yaşayan iki devletin iş birliğini savunuyoruz. Biz Kıbrıs'ta müzakere yöntemiyle bir sonuca ulaşılması taraftarı olduğumuzu Raab'a da ilettik. Raab da bölgesel istikrar için Kıbrıs'ta kazan-kazan durumunun ortaya çıkması için Kıbrıs'ta bir anlaşmaya ulaşılırsa herkesin bundan memnun olacağını ifade etti. Kıbrıs'taki meseleleri enine boyuna tartıştık. Kıbrıs'ta çok fırsatların kaçırıldığını, Kıbrıslı Türklere büyük haksızlıklar yapıldığını, 1960'ta İngiltere burayı devrederken bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki kurucu ortağından birisinin Kıbrıs Türk halkı olduğunu konuştuk. 1963'ten sonra meselelerin nasıl geliştiğini kendisi de İngiltere hükümeti de çok iyi biliyor.'Tatar, 'Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşma için bizim de egemenliğimizin fevkalade önemli olduğunun vurgusunu yaptık, sebeplerini anlattık. Kıbrıs'ta yan yana yaşayan iki devletin birbirini tanımasıyla ancak istikrarlı bir gelişme olabileceğini ifade ettik.' dedi. Bir tarafın tanınmış, AB ülkesi ve BM'nin saygı duyduğu bir ülke olması, Kıbrıslı Türklerin ise mevcut pozisyonuyla uzun vadede adil ve kalıcı bir çözümün bulunmasının zor olacağını İngiltere heyetine bildirdiklerini kaydeden Tatar, onların da bu konuyu bildiğini ifade etti.Tatar, Raab'ın kendilerini ziyaret etmeleri, dinlemeleri ve İngiltere'nin yapacağı çalışmalarda Kıbrıslı Türklerin de haklılığını görmüş olmasının önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Raab'ın İngiltere Başbakanı Boris Johnson'un selamını kendisine ilettiğini belirten Tatar, Johnson'un yapacağı çalışmalarda Kıbrıslı Türklerin de önünün açılması için talimat verdiğini ifade ettiğini söyledi. Tatar, İngiltere'de yaşayan en az 300 bin Kıbrıslı Türk, KKTC'de ise 10 bin İngiliz vatandaşı olduğunu, iki ülke arasındaki ilişkilerin daha iyi seviyelere gelmesinin bu vatandaşların da yararına olacağına vurgu yaptı.'Bizim için önemli olan pozisyonumuzu anlatmaktı'AA muhabirinin sorusu üzerine İngiltere'nin Kıbrıs meselesindeki duruşuyla ilgili değerlendirmede bulunan Tatar, İngiltere'nin garantör ülke olarak Kıbrıs meselesinde taraf olduğunu ve Kıbrıslı Türklere gösterdiği yakınlığın kendilerini mutlu ettiğini belirtti ve şunları kaydetti:'Şu an da yapılan (İngilizler tarafından) bu işin altyapısını oluşturmak için bizlerin de beklentilerinin yerine getirilmesi için bir gayret var, onu gördüm. Bu da beni memnun etmiştir. Bu bakımdan Raab'a teşekkür ediyorum. Kendisi kesin bir şey söyleyemiyor (Kıbrıs meselesinin çözüm modeli konusunda), netice itibarıyla diğer tarafın da meseleleri vardır. Bizim için önemli olan bu fırsatı değerlendirerek, pozisyonumuzu anlatmaktı. Bunu bizim ağzımızdan, samimi duygularımızla duymuş olması onun için de önemlidir.'