onedio
Van'da Çığda Hayatını Kaybeden 42 Kişi Anıldı
VAN (AA) - Van'da 4 ve 5 Şubat 2020'de çığ felaketi nedeniyle 42 kişinin hayatını kaybettiği Van-Bahçesaray kara yolunda, anma programı gerçekleştirildi.Van-Bahçesaray kara yolunun Karabet Geçidi yakınlarında geçen yıl art arda düşen iki çığda 42 kişinin hayatını kaybettiği olayın acısı unutulmuyor.Van Valiliği ve Çatak Belediyesi tarafından olayın gerçekleştiği kara yolunda çığda hayatını kaybedenlerin anısına Şehitler Çeşmesi ve mescit inşa edildi.Vali ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Emin Bilmez, Çatak Belediye Başkanı Abdurrahman Şeylan ve çığda hayatını kaybedenlerin yakınlarının katılımıyla Şehitler Çeşmesi önünde anma programı düzenlendi.Okunan duaların ardından konuşan Vali Bilmez, çığda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.Çığ olayının tüm Türkiye'yi yasa boğduğunu anımsatan Bilmez, şunları kaydetti:'Çığların bölgemizin kaderi olduğunu biliyoruz. Sürekli bu bölgede çığlar oluyor ve zaman zaman can kayıplarımız oluyor. Geçen yıl çığ altında kalan vatandaşlarımızı kurtarırken ikinci çığ düştü ve 42 canımızı kaybettik. Bugün burada onları anmak, unutmadığımızı göstermek ve rahmet dilemek için toplandık. Başta Bahçesaray olmak üzere, Çatak'ta çığların meydana geldiği bölgelerde devletimiz tarafından orta ve uzun vadede kalıcı önlemlerin alınması için imkanlarımızı seferber etmişiz. Kısa zamanda da inşallah sonuçları alacağız. Bu çeşme, onlar adına bir anıttır. Gelen gidenin su içtiği, namaz kıldığı bir yer olacak. Yolu kullanan vatandaşlarımız burada durdukça da çığda hayatını kaybeden canlarımızı anacaklar'AK Parti Van Milletvekili Osman Nuri Gülaçar da 'Olay hepimizi derinden üzdü. Hayatını kaybedenlerin yakınları kadar bizler de üzüldük. Devletimiz tüm erkanıyla, bütün kurumlarıyla acılı ailelerimizin acılarını sarmak için yanında oldu.' dedi.AK Parti Van Milletvekili Abdulahat Arvas da hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek, 'İnşallah böyle bir acı olayı bir daha yaşamayız' diye konuştu.Anma programına, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yüksel Yiğit, Van YYÜ Rektörü Hamdullah Şevli, İl Emniyet Müdürü Ali Karabağ, Çatak Belediye Başkanı Abdurrahman Şeylan, Çatak Kaymakamı Ekrem Çeçen, Bahçesaray Kaymakamı Muhammet Öztabak ve vatandaşlar da katıldı.
Ilgaz Dağı Kayak Merkezi Kızakla Kaymak İsteyenlerin İlgisini Çekiyor
KASTAMONU (AA) - Türkiye'nin önemli kayak merkezlerinden Ilgaz, kızakla kaymak isteyenlerin de gözde mekanlarından biri haline geldi.İstanbul, Ankara, Kastamonu, Sinop, Amasya, Samsun, Çankırı, Bartın, Karabük, Zonguldak, Çorum ve Kırıkkale başta olmak üzere Türkiye'nin birçok kentinden kayakseveri ağırlayan Ilgaz Kayak Merkezi, kızakla kaymak isteyenlerin yoğun ilgisini görüyor.Bölgeye aileleri ile gelen ziyaretçiler, 1850 rakımda doğal güzellikler arasında kayak ve snowboardun yanı sıra kızakla kayarak eğlenceli vakit geçiriyor.Ömür Gökcen, AA muhabirine, Ankara'dan yarıyıl tatili için geldiklerini belirterek, 'Kızım kaymayı çok istiyordu, o yüzden geldik. Kayak yapmayı bilmiyoruz ama kızakla kayarak güzel vakit geçiriyoruz. Kızım yeterince eğleniyor, biz de keyifli vakit geçiriyoruz. Doğası çok güzel, eğlenceli, Ankara'ya yakın, kış tatili yapmak isteyenlere tavsiye ederim.' dedi.Sare Gökcen de çok eğlendiklerini dile getirerek, 'Burası şahane bir yer. Teleferiğe bindik, kızakta kaydık, bir sürü şey yaptık.' ifadesini kullandı.Ceren Sena Sarıkaya ise Kırıkkale'den yarıyıl tatili için geldiklerini anlatarak, 'Buraya ilk kez geldik ve kızakla kaydık. Çok eğlenceli bir yer. Çok sevdim burayı. Benim açımdan çok güzel bir gün geçiyor.' diye konuştu.
Kültür ve Turizm Bakanlığı 124 Sözleşmeli Sanatçı Alacak!
Kültür ve Turizm Bakanlığınca, ilanda belirtilen birimlerde çalışmak üzere sözleşmeli sanatçı alınacak. Personel alımı ile ilgili ilan Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlandı. İşte Kültür ve Turizm Bakanlığı sözleşmeli sanatçı alımı ile ilgili tüm detaylar...
Aleyna Çakır'ın Babası: 'Kızımın Mezarına Gittim Müjdeyi Verdim'
Aleyna Çakır olarak bilinen Sema Esen’in ölümü soruşturması kapsamında istenen Adli Tıp Kurumu raporunda, Esen’in bedeninde tespit edilen DNA örnekleri ile Ümitcan Uygun’un DNA’sının uyumlu olduğunun tespit edilmesi sonrası Esen'in Kırşehir'de bulunan babası Mehmet Esen, kızının mezarına giderek müjdeyi verdiğini söyledi.
Şanlıurfa'da Kaçak Cep Telefonu Operasyonunda Polise Mukavemet Gösteren 10 Kişi Gözaltına Alındı
ŞANLIURFA (AA) - Şanlıurfa'da kaçak cep telefonu operasyonunda polise mukavemet gösteren 10 kişi gözaltına alındı.Alınan bilgiye göre, polis ekipleri, merkez Eyyübiye ilçesi Yusufpaşa Mahallesi'ndeki pasajda bir iş yerinde kaçak cep telefonu satıldığını belirledi.İş yerine operasyon düzenleyen ekipler, çok sayıda kaçak cep telefonu ile bunlara ait aksesuar ele geçirdi.Bu sırada polis ekiplerine mukavemet gösteren iş yeri sahipleri arasında arbede yaşandı.Polis ekipleri olayla ilgili 10 kişiyi gözaltına aldı.
Denizli'de Yağma Ve Tefecilik İddiasıyla Bir Şüpheli Tutuklandı
DENİZLİ (AA) - Denizli'de, yağma ve tefecilik iddiasıyla gözaltına alınan zanlı tutuklandı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 'faiz karşılığında borç para verilip bunun karşılığında açık senet alındığı, borcun ödenmesine rağmen icra takibi başlatmak suretiyle bazı kişilerin mağdur edildiği, borcun tahsil edilmesi için de tehdit yoluna başvurulduğu' şeklinde şikayet üzerine harekete geçti.Polisin yaptığı çalışmada, yağma ve tefecilik suçu mağduru 21 kişi tespit edildi. Soruşturma kapsamında H.A. adlı şüpheli Bozkurt ilçesindeki ikametinde gözaltına alındı.Zanlının evinde açık tarihe imzalı 5 senet, 6 müşteki adına düzenlemiş 85 bin lira bedelli senet, iki müşteki adına düzenlemiş araç satış sözleşmesi ele geçirildi.Emniyetteki işlemlerinin ardından 'yağma ve tefecilik' suçundan adliyeye sevk edilen H.A. tutuklandı.
Reklam
Malatya'da Üreticinin 3 Bin Kilogram Tütününü Çalan Şüpheli Yakalandı
MALATYA (AA) - Malatya'da bir çiftçinin 3 bin kilogram tütününü çalan şüpheli gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, merkez Yeşilyurt ilçesi Kuşdoğan Mahallesi'nde üretici A.H.T'ye ait evin deposunda bulunan 3 bin kilogram kuru tütünün çalınması üzerine çalışma başlattı.Jandarma ekipleri, yaptıkları takip sonucu tütünleri çalan M.Ç'nin ürünleri Çayır Mahallesi'nde bulunan bir yakınına ait depoda sakladığını belirledi. Şüpheliyi gözaltına alan ekipler, depoda ele geçirdiği tütünleri sahibine teslim etti.
Muhit Dergisi Şubat Sayısını Hz. Muhammed'e Ayırdı
İSTANBUL (AA) - AİŞE HÜMEYRA BULOVALI - Aylık edebiyat ve fikir dergisi 'Muhit', şubat sayısını Hz. Muhammed'e ayırdı.Geçen yıl ocak ayında yayın hayatına başlayan, şair ve yazar İbrahim Tenekeci yönetimindeki dergi, her sayısında önemli bir ismi dosya olarak okurlarla buluşturuyor.Bu ay 14. sayısına imza atan derginin, 'Adı Güzel, Kendi Güzel Muhammed' başlıklı dosyasında Prof. Dr. Alim Yıldız, Prof. Dr. Hüsrev Hatemi, Prof. Dr. Mustafa Özel, Prof. Dr. Fatih Andı, Prof. Dr. Mehmet Narlı, Prof. Dr. Muhsin Macit, Prof. Dr. Haşim Şahin, Doç. Dr. Yunus Arifoğlu, Dr. Ömer Demirbağ, Sibel Eraslan, Selim Cerrah, Senai Demirci, Ekrem Aytar ve Saadettin Acar yazılarıyla, Hasan Aycın çizgileriyle, Mustafa Cemil Efe hatlarıyla ve Özlem Akgül ise fotoğraflarıyla yer aldı.Editörlüğünü Soner Karakuş'un üstlendiği dergide, sunuş yazısını kaleme alan İbrahim Tenekeci, dosyayı 15 gün gibi kısa bir sürede hazırladıklarını belirterek, 'Batı dünyasındaki bazı hadsizlikleri görünce, şubat sayımızı Peygamber Efendimize ayırmaya karar verdik. Sınırlı zamana rağmen ortaya bütünlüklü bir işin çıktığını söyleyebiliriz. Dosyayı hazırlarken alanındaki en yetkin isimlere yönelme gayreti içinde olduk. Böylece hatırı sayılır bir muhtevaya ve sürekliliğe ulaştık.' ifadelerini kullandı.'Yaraları sarar, hüzünleri teselli ederdi'Dosyada, 'Allah'ın Kulu ve Resulü' başlıklı bir kaleme alan yazar Saadettin Acar, 'Batı'da İslamofobi dalgasıyla o mübarek şahsiyete yöneltilen nefret oklarına karşılık bize düşen hamasi nutuklar atmakla yetinmek olmamalıydı.' değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:'Efendimiz Resul-i Ekrem Aleyhisselam'dan söz ederken onun iki yönünü hesaba katmalıyız. Seçilmiş bir Peygamber ve kamil bir insan. Müslümanlar olarak bizler, onun bu iki yönüne de aynı tonda ve yoğunlukta vurgu yapmak ödevindeyiz. Onun Allah'ın yüce lütuflarına ve muazzam ikramlarına mazhar olan Peygamber yönü, insan aklının ve havsalasının alamadığı bir yücelik ve büyüklüktür.'Yazar Sibel Eraslan da 'Ey Hiç Görmeden Sevdiğimiz' başlıklı yazısında, şunları anlattı:'Onun sevgisi, uzun ve nice çileli yollardan sonra eve dönmek gibiydi insanlar için. Yaraları sarar, çekilenleri avutur, hüzünleri teselli ederdi. Arkadaşlarından kime sorsanız, onun en çok kendisini sevdiğini, onun en çok kendisiyle ilgilendiğini söyleyebilecek kadar, yakındı hepsine. 'Onu dinlerken nefesimizi tutar da dinlerdik, onun sevgisi kalbimize dolardı, sanki başımızın üstünde bir kuş otururmuş gibi hiç kıpırdamadan saatlerce dinlerdik' derdi arkadaşları. Hepsinin gönüllerini tek tek alırdı çünkü...' 'Hz. Peygamber'in Müslüman Türklerin tarihinde ayrı bir yeri vardır'Prof. Dr. Fatih Andı, 'Olması Gerekenden Çok Az Olan' başlıklı inceleme yazısında 'Peygamber aşkı, inanmış bir kalbin sahibi için, kendi cinsinden bir varlığa duyacağı aşkın en yücesidir, aşk ufkudur. Peygamber için yazılmış şiirler ise bu ufkun aydınlığıdır. 'İnsanın ufku Peygamber, şiirin ufku ise na'ttir.' diyen Sezai Karakoç'tan Allah razı olsun. Müslüman edebiyatların klasik dönemlerinde, bizim şairlerimizin gözleri bu ufku sık sık gözlemiş, dilleri bu ufku sık sık söylemişti. Nitekim na'tler, bizim klasik edebiyatımızın da önemli bir tema damarını teşkil eder. Yanı sıra mevlidler, gazavatu'n-Nebi mesnevileri, miraçnameler ve hilyenameler. O çağların mümin okurları, zengin bir Peygamber edebiyatına muhatap oluyordu.' ifadelerine yer verdi.Prof. Dr. Haşim Şahin de araştırma yazısında Osmanlı erken döneminde Hz. Peygamber algısını konu edinerek, şunları aktardı:'Hz. Peygamber'in Müslüman Türklerin tarihinde ayrı bir yeri vardır. Orta Asya'da ve bilhassa Horasan bölgesinde ehlibeyt mensupları vasıtasıyla İslam dinini benimseyen, savaşçılık özellikleri İslamiyet'in geliştirdiği gaza anlayışıyla büyük ölçüde benzerlik gösteren Türkler, İslam dininin en keskin kılıcı ve medeniyet sancağı olmuşlar, Bernard Lewis'in deyişiyle, 'kendi kimliklerini ve benliklerini İslam ile bütünleştirmişlerdir'. Hz. Peygamber ve ehlibeytine olan bu muhabbetin Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan geniş dilimli göç güzergahında kurulan bilhassa Oğuz kökenli bütün Türk devletlerinde var olduğunu söyleyebiliriz. Türkler, Hz. Peygamber'i insanlığın en yüce temsilcisi, Yüce Allah'ın en sevgili kulu, iki cihan serveri olarak kabul etmişler, onun aline ve ashabına yapılan zulümleri, haksızlıkları ve katliamları kendilerine yapılmış kabul etmişlerdir. Sünni yahut Alevi fark etmeksizin Anadolu'daki Türklerin çocuklarına Muhammed, Mehmet, Mustafa, Ahmed, Mahmud, Ali, Hasan, Hüseyin, Abdullah, Haşim, Hatice, Ayşe, Safiye, Emine, Fatma, Gülsüm, Zeynep, Zeynel, Rıza gibi isimler vermeleri, asker ocağının Peygamber Ocağı kabul edilmesi, Hz. Peygamber'in hayatını anlatan Muhammediye türü eserler yahut mevlitler yazılması bu muhabbetin ve sahiplenmenin en somut göstergeleridir.''Hz. Peygamber, edebiyat ve şiir kelimelerini yan yana getirdiğimizde ilk akla gelecek şiir türü na'ttır'Prof. Dr. Alim Yıldız, 'Hak Seni Meddah İken Ben Kim Olam Medh Eyleyim' başlıklı yazısında şu bilgileri verdi:'Hz. Peygamber, edebiyat ve şiir kelimelerini yan yana getirdiğimizde ilk akla gelecek şiir türü ise na'ttır. Anadolu'daki ilk Türkçe divan olan Yunus Emre Divanı'ndan itibaren şairlerimiz kaleme almış oldukları divan ve mesnevilerde en az bir na'te yer vermişlerdir. Bu nedenle şairlerimizin Hz. Peygamber'le ilgili türlerden en çok rağbet ettikleri edebi tür na't olmuştur. Na't denildiğinde ilk akla gelen şairlerimizin başında Su Kasidesi ile Fuzuli'yi anmamız gerekir. Nabi ve Şeyh Galib de na'tleri büyük bir beğeni ile asırlardır sevilerek okunan şairlerimizdendir. Arif Nihat Asya'nın meşhur na'tindeki, 'na'tını Galip yazsın, mevlidini Süleymanlar' dizeleri bu iki eserin kıymetini anlamamız için yeterlidir. Na't, Hz. Peygamber'i öven ve onun vasıflarını anlatan şiirler anlamına gelmektedir. Hz. Peygamber'i övmek maksadıyla yazılan divanların baş tarafında tevhid ve münacattan sonra yer alan şiirlerdir.' Prof. Dr. Mustafa Özel, Kur'an'ı Kerim ayetleri ışığında, Muhsin Macit de Divan edebiyatı şairi Baki'nin Mevahibü'l-Ledünniye tercümesi ve Necip Fazıl Kısakürek'in yorumlarıyla Hz. Muhammed'i ele aldığı dosyada ayrıca Doç. Dr. Yunus Arifoğlu 'Hz. Peygamber'i Nasıl Tanırız? İslam Edebiyatında Şemailler', Dr. Ömer Demirbağ 'Divan Şiirinde O', Prof. Dr. Mehmet Narlı 'Kurmaca Dünyada Hz. Peygamber Konusunda Bir Müzakere', Ekrem Aytar 'İstanbul'un Selatin Camilerinde İsm-i Nebi Levhaları', Prof. Dr. Hüsrev Hatemi 'Pes Muhammed'dir Bu Varlığa Sebep' ve Selim Cerrah 'Aziz Peygamber ve Kardeşleri' yazısıyla yer aldı.Dergide bu ay, Ömer Lekesiz 'Bizim Kelimelerimiz: Ahlak', Hakan Arslanbenzer, 'Edebiyatın Kayıp Anakarası'nı, Celal Fedai 'Küçük Şiirler Nasıl Okunmalı?', geçen sayıda 'Hikmet Dağı: Rey ve Ru'yet'i yazan Dursun Çiçek, bu ay 'Nazar ve Te'vil'i başlıklı yazısını okurların beğenisine sunuyor.Bu ay aralarında Erol Yılmaz, Leyla İpekçi, Ahmet Edip Başaran, Mustafa Köneçoğlu, Sercan Ceylan ve Soner Karakuş'un da yer aldığı dergide İbrahim Tenekeci, Eren Safi, Melek Arslanbenzer, Hüseyin Atlansoy, Murat Güzel, Fatma Şengil Süzer, Seyyid Ensar, Mustafa Muharrem, Arif Ay, Mehmet Tepe, İbrahim Gökburun, Elyesa Koytak, Murat Küçükçifci, Mehmet Aycı, Süleyman Unutmaz, Mustafa Uçurum, Ayşe Çelikkaya, Mehmet Ali Yafez ve Mehmet Fatih Öz bu sayının şairleri olarak edebiyatseverlere sesleniyor.Dergide aynı zamanda Necip Tosun 'Veda Şarkısı', Ayşegül Genç 'Müstesna' ve Hüseyin Ahmet Çelik 'Şehre Ne Zaman Uzun Uzun Yağmur Yağsa' isimli öyküsüyle, Senai Demirci ise 'Havle: Şiire Koşan Kadın' başlıklı hikayesiyle bu sayıya katkı sunan isimlerden oldu.
Reklam
İsrail'de Krize Yol Açan Kovid-19 Karantinasının Uzatılması Sorunu Kabinenin "Oybirliği" İle Çözüldü
KUDÜS (AA) - İsrail'de 27 Aralık 2020'den bu yana devam eden ve bu sabah sona ermesi planlanan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) karantinasının uzatılması konusunda yaşanan karmaşa kabinenin oy birliği ile karar almasıyla son buldu. Başbakan Binyamin Netanyahu ile koalisyon ortağı Benny Gantz arasındaki fikir ayrılıkları ülkedeki Kovid-19 karantinasına ilişkin kararlara da yansıdı. Kabine, bu sabah sona erecek karantinanın uzatılmasını görüşmek için dün akşam toplandı. Netanyahu ekibi karantinanın 2 gün daha uzatılmasını isterken, Gantz'ın liderliğindeki kabine üyeleri karantinadan çıkış planına ilişkin stratejinin belirlenmesini isteyerek uzatmaya karşı çıktı. Gantz'ın ekibinin karşı çıkmasına rağmen kabine, oy çokluğu ile karantinanın pazar gece yarısına kadar uzatılmasını kabul etti. Başsavcı kararı iptal etti İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, Netanyahu ile Gantz arasındaki koalisyon anlaşmasında önemli kararların kabinenin oy birliğiyle alınması gerektiğine dair bir maddenin yer aldığını belirterek uzatma kararını iptal etti. Bu gelişme üzerine kabine, sabah erken saatlerde yeniden görüşerek karantinanın pazar sabah 07:00'ye kadar uzatılmasını oy birliğiyle kabul etti.
Salgında İstanbul'u Ziyaret Eden Bosnalı Gazeteciler "Güvenli Turizm" Olanaklarına Hayran Kaldı
SARAYBOSNA (AA) - Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının devam ettiği dönemde İstanbul'u ziyaret eden Bosna Hersekli bir grup basın mensubu ve 'influencer', Türkiye'nin sunduğu 'güvenli turizm' olanaklarına hayran kaldı.Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) iş birliğinde İstanbul'da 1 hafta geçiren Bosna Hersekli grup, hem tarihi ve turistik mekanları görme imkanı buldu hem de salgın tedbirlerini yerinde inceledi.Gezi dönüşü AA muhabirine tecrübelerini anlatan yapımcı Ajdin Hasanic, Türkiye'de kaldığı sürede 'güvende olma' duygusunu yoğun hissettiğini belirterek, karşılaştığı insanların neredeyse tamamının yanında dezenfektan taşıdığını ve herkesin tedbirlere uyduğunu anlattı.Hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağından turistlerin muaf tutulduğunu anımsatan Hasanic, İstanbul'un tarihi güzelliklerine hayran kaldığını ve yeniden gitmek için sabırsızlandığını söyledi.Gazeteci Merima Custovic ise Türkiye'nin salgınla mücadeleyi son derece ciddiye alan birkaç ülkeden biri olduğunu belirterek, İstanbul'un her köşesinde güvenli hissettiğini belirtti.Türk insanının misafirperverliği karşısında ise bir anlığına da olsa salgın, maske ve mesafenin unutulduğunu söyleyen Custovic, 'Sanırım dünyanın hiçbir yerinde böyle samimiyet yok. İstanbul'da bazen maske taşıdığımı bile unuttum, zira şehir sizi öyle bir yere götürüyor ki kendinizi masalsı bir dünyada hissediyorsunuz.' dedi.Custovic, sokağa çıkma yasağı sırasında ise İstanbul'u en saf haliyle görme imkanı da bulduklarını ifade ederek, 'İstanbul bizi anne kucağı gibi karşıladı. Bir insanın kendini en güvende hissettiği yer anne kucağıdır. Sadece İstanbul'un değil, Türkiye'nin her kentinin ziyaret edilmesi gerektiğini düşünüyorum.' diye konuştu.'Seyahat güvenliğinde lider bir ülkenin varlığını hissetmek çok güzel'Gazeteci Tahir Zustra da salgın ortamında güvenli turizm imkanı sunan Türkiye'nin mutlaka görülmesi gereken bir ülke olduğunu belirterek, 'Hayat standartlarımızın değiştiği günlerde Türkiye gibi seyahat güvenliğinde lider bir ülkenin varlığını hissetmek çok güzel.' dedi.İstanbul'un tarihi güzelliklerinin yanı sıra uygulanan salgın tedbirlerine hayran kaldığını anlatan Zustra, 'İstanbul'a ilk gidişim değildi, ama İstanbul öyle bir şehir ki her gittiğinizde ilk defa gelmiş gibi hissediyorsunuz.' ifadelerini kullandı.Gazeteci Marina Misic ise salgın durumu nedeniyle yolculuk yapma noktasında ilk başta endişeli olduğunu belirterek, 'Uçağa girdiğim andan itibaren bütün endişem kayboldu. Bana ilk verilen maske ve dezenfektan oldu. O an anladım ki Türkiye bizim güvende hissetmemiz için her şeyi düşünmüştü.' dedi.İstanbul'un 'zamansız bir kent' olduğunu söyleyen Misic, 'Dünya bir kent olsaydı, başkenti İstanbul olurdu. Türk halkının, hükümetin aldığı salgın tedbirlerine uymak için gösterdiği özveri beni oldukça etkiledi. Salgının önlenmesi için herkes birlik olmuştu.' diye konuştu.'Her adımda güvenli hissediyorsunuz'Gazetecilerle birlikte İstanbul'u ziyaret eden 'Bosna Hersek'in en güçlü adamı' olarak bilinen sporcu Nedzmin Ambeskovic de Türkiye'ye ilk kez geldiğini aktararak, 'İstanbul Havalimanı'na iner inmez büyülendim. Bosna Hersek'ten geldiğimizi duyduklarında Türk halkı daha bir mutlu oluyor.' dedi.Salgın nedeniyle yolculuk yapmakta endişeli olan herkesin İstanbul'a mutlaka gelmesi çağrısında bulunan Ambeskovic, 'Önümüzdeki aylarda ailemle de gideceğim. Her adımda güvenli hissediyorsunuz orada.' diye konuştu.Ambeskovic, İstanbul'da karşılaştığı herkesin salgın konusunda son derece disiplinli olduğunu vurgulayarak, 'Mesela maskenizi mi unuttunuz, daha bir adım atmadan uyarılıyorsunuz. Bu da önce kendimizi ve etrafımızdakileri düşünmemiz gerektiğinin en güzel işareti.' dedi.
Pakistan'da Keşmir Yürüyüşüne El Bombalı Saldırı: 16 Yaralı
İSLAMABAD (AA) - Pakistan'ın Belucistan eyaletinde '5 Şubat Keşmir Dayanışma Günü' kapsamında düzenlenen yürüyüşe kimliği belirsiz kişilerin el bombasıyla saldırı düzenlemesi sonucu, ilk belirlemelere göre 2’si çocuk 16 kişi yaralandı.Yetkililer, eyaletin Sibi bölgesinde Keşmir halkına destek amacıyla düzenlenen yürüyüşe, motosikletli kişilerin el bombasıyla saldırı düzenlediğini belirtti.Olayda ilk belirlemelere göre, 2’si çocuk 16 kişinin yaralandığını açıklayan yetkililer, 4 kişinin ise durumunun ağır olduğunu kaydetti.Saldırıyı henüz üstlenen olmadı.
Reklam
Bakan Zehra Zümrüt Selçuk: "Bugün 1 Milyon 320 Bin Kişiye Kısa Çalışma Ödeneği Ödemesi Yapılacak"
ANKARA (AA) - Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, bugün 1 milyon 320 bin kişiye; 2,1 milyar lira kısa çalışma ödeneği ödemesi yapılacağını bildirdi.Bakan Selçuk, yaptığı yazılı açıklamada, ocak ayına ilişkin kısa çalışma ve işsizlik ödeneği ödemelerinin gerçekleştirileceğini belirtti.'Bugün 1 milyon 320 bin kişiye, 2,1 milyar lira kısa çalışma ödeneği ödemesi yapılacak.' bilgisini paylaşan Selçuk, kısa çalışma ödeneği kapsamında, Kovid-19 salgınının başından bu yana 3,8 milyon kişi için 27,6 milyar lira ödendiğini aktardı.Selçuk, ödemelerin banka hesaplarına yatırılacağını, IBAN bilgileri bulunmayan vatandaşlara da PTT üzerinden ödeme gerçekleştirileceğini kaydetti.
Eü Rektörü Budak, Yök Anadolu Projesi'ni Değerlendirdi:
İZMİR (AA) - Ege Üniversitesi (EÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından dün açıklanan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Anadolu Projesi'nin yükseköğretim tarihinde yeni bir sayfa açacağına inandığını bildirdi. Prof. Dr. Necdet Budak, yaptığı yazılı açıklamada, YÖK Anadolu Projesi'nde yer almaktan büyük onur ve gurur duyduklarını belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’a teşekkür eden Prof. Dr. Budak, 'Bu proje, yükseköğretim tarihi açısından oldukça değerli. 'Kıdemli Üniversite' olarak bizler, bu projenin paydaşı olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Projenin ilk açıklandığı andan itibaren büyük bir heyecanla hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Ege Üniversitesinin 65 yıllık birikimini, eşleştiğimiz Bitlis Eren Üniversitesi ve Iğdır Üniversitesine aktarmak için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.' ifadelerini kullandı. Projeyi ülkeye olan bir borç olarak gördüklerini ve görevi layıkıyla yerine getireceklerini vurgulayan Budak, sözlerini şöyle tamamladı:'YÖK tarafından hazırlanan ve yükseköğretim tarihinde yeni bir sayfa açacak olan YÖK Anadolu Projesi, üniversitelerimizdeki birlik ve beraberliğin en önemli örneklerinden biri olacak. Ülkemizin ekonomik ve toplumsal gelişiminin en önemli unsurlarından birisi, bilimsel ve teknolojik alanda yaşanan ilerlemelerdir. Bu noktada bizlere yani üniversitelere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bizler, Ege Üniversitesi olarak üzerimize düşen sorumluğunun bilinciyle hareket ediyor, ürettiğimiz bilgiyi ülkemizin ve bölgemizin gelişimi için kullanıyoruz. Ülkemizde ilk kez gerçekleştirilen ve bilimin gelişmesine önemli katkılar sunacak bu projenin paydaşı olmaktan gurur duyuyoruz.'Öte yandan proje kapsamında EÜ'nün, Bitlis Eren Üniversitesine Beslenme ve Diyetetik, Iğdır Üniversitesine ise İngiliz Dili ve Edebiyatı, Havacılık Yönetimi, İnşaat Mühendisliği ve Hemşirelik gibi alanlarda destek olacağı bildirildi.
İran'da Ülke Takvimine Göre Yılın İkinci Çeyreğinde Çocuk Gelin Sayısı Yaklaşık Yüzde 24 Arttı
ANKARA (AA) - İran takvimine göre yılın ikinci çeyreğinde (21 Haziran-21 Eylül) çocuk gelin sayısının yılın ilk çeyreğine (20 Mart-20 Haziran) oranla yaklaşık yüzde 24 arttığı öğrenildi.İranlı Öğrenciler Haber Ajansı'na (ISNA) göre, İran İstatistik Merkezi 'İran'ın Kültürel ve Sosyal Durumu' başlıklı raporunu yayınladı.Buna göre, İran takvimine göre yılın ilk 3 ayında 7 bin 323 olan 10-14 yaş arası evlendirilen kız çocuğu sayısı ikinci çeyrekte yaklaşık yüzde 24 artarak 9 bin 58'e yükseldi.İstatistiklere göre, 15 yaş altı çocuk gelinler ilk çeyrekte 346 bebek dünyaya getirirken, ikinci çeyrekte 364 bebek doğurdu.İSNA'ya göre, uzmanlar 13 yaş ve altı kız çocuklarının evliliğine getirilen yasal kısıtlamalar nedeniyle ailelerin evlilikleri gizleme eğiliminde oldukları ve bu nedenle ülkede çocuk gelin sayısının daha da fazla olabileceği konusunda uyarıyor.Şu an 1399 yılının son aylarının yaşandığı İran takvimine göre, 21 Mart'ta yeni yıla (1400) girilecek.
Reklam
İstanbul Aydın Üniversitesi 67 Öğretim Üyesi Alacak!
İstanbul Aydın Üniversitesi Profesör, Doçent ve Dr. Öğr. Üyesi olmak üzere 67 öğretim üyesi alımı yapacağını açıkladı. Öğretim üyesi alım ilanı, Basın İlan Kurumu ilan portalı ilan.gov.tr internet sitesinde yayınlandı. İşte tüm detaylar...
Reklam
Almanya'daki Fabrika Siparişleri 7 Aylık Yükselişe Son Verdi
BERLİN (AA) - Almanya'da fabrika siparişleri, aralıkta, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) ikinci dalgasında kısıtlamaların sıkılaştırılmasından dolayı Avro Bölgesi’nde siparişlerin azalmasıyla aylık yüzde 1,9 düştü. Böylece Mayıs 2020'den beri siparişlerde devam eden yükseliş son buldu.Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), fabrika siparişlerine ilişkin 2020 Aralık dönemi geçici verilerini açıkladı. Ülkede yurt içinde üretilen ürünler için siparişler, aralıkta bir önceki aya kıyasla yüzde 1,9 azaldı. Fabrika siparişleri 2019'un aynı ayına göre ise yüzde 6,4 arttı. Bu sonuçla siparişler, 7 aydır art arda artışına son vermiş oldu.Fabrika siparişlerine ilişkin piyasa beklentisi, aylık bazda yüzde 1 azalması yönündeydi.Kasım ayına ilişkin söz konusu veri ise yukarı yönlü revize edilerek yüzde 2,7’lik artışa güncellendi.Almanya'da aralıkta yurt içi siparişler aylık bazda yüzde 0,9, yabancı siparişler 2,6 azalış kaydetti. Söz konusu dönemde, Avro Bölgesi'nden yeni siparişler yüzde 7,5 azalırken, diğer ülkelerden gelen siparişler yüzde 0,5 arttı. Ülkede aralıkta aylık bazda ara malı üreticilerinin siparişleri yüzde 0,8 ve tüketici malı üreticilerinin siparişleri 6,4 yükseldi. Sermaye malı siparişleri ise yüzde 4,6 azaldı.Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, imalat sektöründeki yeni siparişlerin daha sıkı kısıtlamalar nedeniyle aralık ayında bir miktar düştüğü belirtilerek, yine de Aralık 2020'de siparişlerdeki artışın Kovid-19 salgını öncesi dönem olan 2019 son çeyrekteki seviyenin yüzde 5 üzerinde olduğu ifade edildi.Analistler, Avrupa’da Kovid-19’un yayılmamasına yönelik uygulanan sıkı önlemlerin aralık ayında fabrika siparişlerinde açıkça etkisini gösterdiğini belirtti. 19 Ocak’ta Almanya’da Kovid-19 salgınına karşı mücadelede 5 Ocak'ta alınan ve 31 Ocak’a kadar geçerli olan tedbirlerin süresi 14 Şubat’a kadar uzatılmıştı. Ekonomistler, sıkılaştırılan tedbirlerin imalat ve inşaat sektörünü doğrudan etkilemese de ülkede ekonomik faaliyetlerin yılın ilk çeyreğinde durgunlaşmasını bekliyor.Almanya'da ekonomi, Kovid-19'un sebep olduğu sağlık ve ekonomik kriz nedeniyle 2020'de yüzde 5 küçülerek, 10 yıldır aralıksız büyümeye son vermişti.
Tuz Gölü Havzasında Yeni Bitki Türü Keşfedildi
AKSARAY (AA) - ZEKERİYA KARADAVUT - Aksaray'da Tuz Gölü havzasında düğün çiçeği familyasından yeni bir bitki türü keşfedildi.Keşif, Aksaray Üniversitesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seher Karaman Erkul, Doç. Dr. Mehtap Tekşen ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Duman'ın, Tuz Gölü'nün güney bölgelerinde 4 yıl süren arazi çalışmaları sonucunda yapıldı.Doç. Dr. Erkul, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Tuz Gölü ve çevresinde birçok çalışma yürüttüklerini, çorak görünen bölgenin aslında botanikçiler için bir cazibe merkezi olduğunu söyledi.2017'de arazi çalışmaları sırasında daha önce doğada görmedikleri bir formda düğün çiçeği bitkisine rastladıklarını anlatan Erkul, 'Tabii ki bizde büyük bir heyecan uyandırdı. Hemen bitkinin peşine düştük. Araştırmalar ve detaylı incelemeler neticesinde bitkinin yeni bir tür olduğuna kanaat getirdik. Bitkiye Latince 'ranunculus aydoğdui' ismi verdik. Tuz Gölü, yapısıyla zaten çok özel bir konumda. Bu özelliğinden dolayı bitkinin Türkçe adını 'acı düğün çiçeği' koyduk.' diye konuştu.Erkul, düğün çiçeği bitkisinin Türkiye'de 85 ayrı türe sahip olduğunu bildirdi.Yeni buldukları türün diğerlerinden ayrılan en önemli özelliğinin 'daha etli yaprakları' olduğunu anlatan Erkul, şunları kaydetti:'Bitkiyi söktükten sonra kök yapısı dikkatimizi çekti. Normalde düğün çiçeği bitkisi tek tip köke sahip. Bulduğumuz türün hem saçaklı hem de daha şişkin bir kök yapısı var. Bitkimizle ilgili makale bu yıl ocakta 'Nordic Journal of Botany' dergisinde yayımlandı. Aksaray, gerek Hasan Dağı gerekse Tuz Gölü ile farklı bir habitat alanı sunuyor. Kentte yaklaşık 200 endemik bitkimiz var. Bunlardan 22'si sadece Aksaray'da.''Yeni türlerimiz için de çalışmalarımız yolda'Doç. Dr. Tekşen ise bölgenin birçok noktasının endemik türlere hayat verdiğini vurgulayarak, 'Ayrıca bu alanlarımız koruma statüsünde de öncelikli. Birçok araştırmacı tarafından farklı araştırmalar yapılmış olmasına rağmen biz hala yeni bitkileri Tuz Gölü ve çevresinde keşfedebiliyoruz.' dedi.Asıl amaçlarının, alanın zaman içinde sürekli kendini yenilediğini kanıtlayabilmek olduğunu anlatan Tekşen, 'Bitkilerimiz ekstrem koşullarda kendilerini değiştirmek zorunda hissediyor. Bunlar tabii ki zaman içerisinde gerçekleşen olaylar. Yeni türlerimiz için de çalışmalarımız yolda. O bitkilerimizin üzerinde de çalışmalarımız devam ediyor.' ifadelerini kullandı.
Etiyopya, Sudan'a Kaçan 60 Bin Vatandaşını Geri Getirecek
İSTANBUL (AA) - Etiyopya, kuzeydeki çatışmalardan kaçarak Sudan'a sığınan vatandaşlarını geri getirmek için çalışmalara başlandığını duyurdu. Etiyopya Mülteciler ve Yurda Dönenler Ajansı (ARRA) yaptığı açıklamada, Tigray'daki isyancı Tigray Halk Kurtuluş Cephesine (TPLF) yönelik askeri operasyon sonrası bölgeden kaçan mültecilerin dönüşü için Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) ve Dışişleri Bakanlığıyla ortak çalışma yürütüldüğünü belirtti. ARRA, sayıları 60 bini geçen Etiyopyalının yurda dönüşünün sağlanmasının hedeflendiğini kaydetti. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed ile dün yaptığı telefon görüşmesinde Tigray'daki kriz yüzünden duyduğu endişeyi dile getirmişti.Blinken, daha fazla insanın hayatını kaybetmesini engellemek üzere insani yardımların bölgeye girişine sorunsuz şekilde izin verilmesi çağrısında bulunmuştu.Addis Ababa hükümeti, bir dönem Tigray eyaletini yöneten TPLF liderlerini yakalamak için bölgedeki operasyonlarını sürdürüyor.
Siyad 53. Türkiye Sineması Ödülleri Adayları Belirlendi
İSTANBUL (AA) - Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından verilen '53. Türkiye Sineması Ödülleri'nin adayları belirlendi.SİYAD üyelerinin 2020 yılında Türkiye'de sinemalarda gösterilen tüm yerli yapım filmler üzerinden yaptığı oylama sonucunda 'En İyi Film' başta olmak üzere 11 dalda beşer aday belirlendi. Oylama sonucuna göre toplam 14 film en az bir adaylık elde etti. Ödüller kapsamında 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' dalında iki oyuncusu aday olan Nasipse Adayız ile 'En İyi Erkek Oyuncu' dalında iki oyuncusu aday olan 'Nuh Tepesi' onar adaylık elde etti. 'Nasipse Adayız'ın yönetmeni, senaristi ve başrol oyuncusu Ercan Kesal ise 'En İyi Yönetmen', 'En İyi Senarist' ve 'En İyi Erkek Oyuncu' dallarında aday gösterildi.Belgesel, kısa film ve fantastik film dallarındaki SİYAD ödülleri adayları ileriki günlerde belirlenecek. Tüm dallarda 53. SİYAD Türkiye Sineması Ödülleri'ni kazananlar ise SİYAD üyelerinin yapacağı ikinci tur oylamanın ardından mart ayında yapılacak törende açıklanacak.53. Türkiye Sineması Ödülleri'nin 11 daldaki adayların tam listesi şöyle:'En İyi Film': Aether, Bina, Bozkır, Nasipse Adayız, Nuh Tepesi 'En İyi Yönetim': 'Bina' filmi ile Orçun Behram, 'Nuh Tepesi'yle Cenk Ertürk, 'Kovan' ile Eylem Kaftan, 'Nasipse Adayız' ile Ercan Kesal, 'Bozkır'la Ali Özel 'En İyi Senaryo': 'Kronoloji' ile Ali Aydın, 'Nuh Tepesi'yle Cenk Ertürk, 'Peri: Ağzı Olmayan Kız'la Can Evrenol ve Kutay Uçum, 'Nasipse Adayız' ile Ercan Kesal, 'Bozkır'la Ali Özel 'En İyi Kadın Oyuncu Performansı' : 'Eltilerin Savaşı'yla Merve Dizdar ve Gupse Özay, 'Kronoloji'yle Cemre Ebüzziya, 'Peri: Ağzı Olmayan Kız'la Elif Sevinç, 'Kovan' ile Meryem Uzerli 'En İyi Erkek Oyuncu Performansı' : 'Nuh Tepesi'yle Ali Atay ve Haluk Bilginer, 'Nasipse Adayız' ile Ercan Kesal, 'Bozkır'la Mücahit Koçak, 'Karakomik Filmler 2' ile Cem Yılmaz'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Performansı' : Hande Doğandemir, Özay Fecht, Hümeyra, Nazan Kesal ve Selin Yeninci 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Performansı' : Tansu Biçer, Çağlar Çorumlu, İnanç Konukçu, Mehmet Özgür ve Hakan Emre Ünal'En İyi Görüntü Yönetimi' : 'Nasipse Adayız' Barbu Balasoiu, 'Kapan'la İlker Berke, 'Nuh Tepesi'yle Federico Cesca, 'Bozkır'la Ümit Çakmaksoy, 'Bina' ile Engin Özkaya'En İyi Müzik': 'Sıfır Bir'le Esat Bargun ve Uğur Ataş, 'Aşk Tesadüfleri Sever 2' ile Ozan Çolakoğlu, 'Bina' ile Can Demirci, 'Kovan'la Emir Ersoy, 'Biz Böyleyiz'le Nilipek 'En İyi Kurgu' : 'Nasipse Adayız'la Ali Aga, 'Sıfır Bir'le Naim Kanat, 'Nuh Tepesi'yle Yorgos Mavropsaridis, 'Bozkır'la Ali Özel, Mahmut Aran ve Yakup İnanlı, 'Kronoloji'yle Jan Ruschke ve Selda Taşkın'En İyi Sanat Yönetimi' : 'Bina' ile Ufuk Bildibay, 'Peri: Ağzı Olmayan Kız'la Elif Domaniç, 'Nasipse Adayız'la Oya Köseoğlu, 'Bozkır'la Ahmet Yesevi Özel ve 'Nuh Tepesi'yle Seda Saçlı.
Reklam