onedio
Çatı Adaya AK Parti'den İlk Yorum
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı 'çatı adayı' olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye ilettiği Ekmeleddin İhsanoğlu ismini değerlendirdi.Çelik, 'Sayın İhsanoğlu'nun aday gösterilmesi, Türkiye'deki muhafazakar siyasetin bir başarısıdır' dedi. AK Parti Sözcüsü Hüseyin Çelik, Kanal 24 televizyonunun yayınına katılarak 'çatı adayı' olarak açıklanan Ekmeleddin İhsanoğlu hakkında değerlendirmelerde bulundu. Hüseyin Çelik, 'CHP'li vekillerin üzerinde bile hemfikir olmadığı bir adayı çatı aday ilan ediyorsunuz. Bütün CHP tabanı niçin sempati ile baksın. Birçok açıklama var CHP'den, 'Sağa açılmıştık, şimdi islamcılığa açılıyoruz' diyen var. 'Bu çatı akar' diye tweet atan vekiller var. CHP'li vekilleri bile hoşnut etmeyen aday. MHP'ye gelince; MHP'nin tabanı milliyetçi muhafazakardır. MHP'nin bugünkü çatısı milliyetçi falan değil, ulusalcıdır. Ulusalcılık, manaevi yanı alınmış bir milliyetçiliktir' dedi. 'ELBETTE BİZİM DE SÖYLEYECEKLERİMİZ VAR' CHP Genel Başkan Yardımcısı Hamzaçebi'nin bir basın toplantısında 'Bizim muhalefet olarak üzerinde uzlaştığımız tek şey, Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı adayı olmasın' dediğini hatırlatarak, 'Ben bunu geçen hafta yaptığım basın toplantısında bunu bir Karadeniz fıkrasıyla karşıladım. Temel'le Dursun birbirlerinin düşmanı. İkisi de idama mahkum olmuş. 'Temel senin son arzun nedir' demişler. Temel 'Anamı görmek istiyorum' demiş. Dursun'a sormuşlar. Dursun Temel'in gözlerine kin dolu bakmış ve 'Temel anasını görmesin' demiş. 'Temel anasını görmesin' siyasetidir' dedi. CHP'nin ve MHP'nin kendi partisinden bir aday gösteremediğine dikkat çeken Çelik, 'Sayın Kılıçdaroğlu, 'CHP'li birini aday gösterirsem, benim seçimde aldığım oydan daha fazla oy alırsa, benim halim nice olur'u biliyor. Seçilmeyeceği kesin. Seçilmeyeceği iki kere iki dört ortada... 'Ben bir CHP'liyi aday gösterirsem yüzde 30-32 oy aldı. Benim halk nezinde ki liderliğim sorgulanır, ben burada oturamam' diyor. Sayın Bahçeli'nin de aynı endişeleri var. Oda biliyor ki MHP'den başka isimler Sayın Bahçeli'den çok daha fazla prim yapar. Dışardan birinin aday gösterilmesi durumunda ona böyle bir tevecühü gösterilirse ki o da kazanamayacak; peki ne olacak vaziyet? Ben Sayın İhsanoğlu ile ilgili, şahsiyeti ile ilgili, geçmişte yaptığı görevlerle ilgili, ne kadar isabetli olup olmadığı ile ilgili şu anda bir şey söylemeyeceğim. Çünkü daha adaylığı kesinleşmedi. Adaylığı kesinleştikten sonra ve herkes meydana çıktıktan sonra halk bakacak ve kararını verecek. O zaman da elbette bizimde söyleyeceklerimiz var' dedi. İHSANOĞLU'NUN 'ONUR DUYDUM' AÇIKLAMASI Ekmeleddin İhsanoğlu'nun adaylığı ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Çelik, şunları söyledi: 'Kendisi ile konuşmadan iki liderin çıkıpda onu aday göstermesi söz konusu olamaz. Bu bilinen bir şey zaten. Sayın İhsanoğlu ile ilgili, herkes müracatlarını yaptıktan sonra o zaman bizim söyleyeceklerimiz var. Ama prensipler bazında şunları ifade etmek istiyorum; Hem Sayın Kılıçdaroğlu hem Sayın Bahçeli ve onları sözcüleri, yardımcıları, sürekli olarak, 'Siyesetçi olmasın' tezini işlediler. Hayretler içerisindeyim, bu siyaset bu kadar kötü bir şey ise niçin yapıyorlar bu siyaseti. Arkadaşlar, bir bütün olarak siyaset kurumunu ve kendilerini aşağıladıklarının farkında değiller. Hele hele Cumhurbaşkanı halk tarafından seçildikten sonra Türkiye'deki en yüksek düzeydeki siyasi makam olacak bu. Türkiye'de ki Cumhurbaşkanlığı makamı bugüne kadar birileri tarafından özellikle milli iradeye ayar çekilen bir merci, bir makam olarak görüldüğü için; Cumhurbaşkanı protokoler bir şey, yeri geldiği zaman hükümetlere tıkaç vazifesi gören bir şey, milli iradeye fren olacak birisi olarak görüldüğü için, şu iktidar gelmiş, bu iktidar gelmiş... Diyelim ki Cemal Gürsel iktidara gelmiş... Cemal Gürsel'in temsil ettiği statükocu yapı, derin devlet, devlet aklı hakim olmuş. Vatandaşın aklı hakim olmamış. Cevdet Sunay gelmiş. Cevdet Suany'ın temsil ettiği devlet aklı millete hakim olmuş. Milletin iradesinin ne düşündüğü hiç önemli olmamış. Fahri Korutürk gelmiş, oda öyle olmuş. Kenan Evren gelmiş, silah zoru ile ele geçirmiş. Sonra kendini referandum da oylatmış, Cumhurbaşkanı olmuş. Bir de madalyonun diğer tarafına bakalım. İnsanların mesleği ile ilgilenmiyorum. Askerde gelir siyasetçi olur, hakim-savcıda gelir siyasetçi olur, mühendiste gelir siyasetçi olur, avukatta, öğretmende, herkes olur, vatandaş, çiftçi köylü de olur. Atatürk evet generaldi. Ama Atatürk CHP'nin kurucusuydu, CHP'nin ilk genel başkanıydı ve Atatürk siyasetçiydi, birinci Cumhurbaşkanıydı. İsmet Paşa siyasetçiydi, CHP Genel Başkanıydı, ikinci Cumhurbaşkanıydı. Celal Bayar Demokrat Parti'nin kurucusuydu, partinin 1950'deki seçim zaferi sırasında Genel Başkan Celal Bayar'dı. Bayar bir siyasetçiydi. Merhum Özal bir siyasetçiydi, Demirel bir siyasetçiydi, Sayın Gül bir siyasetçiydi. Sayın Gül 11. Cumhurbaşkanımızdır. Arkaya doğru gittiğimiz zaman; Cemal Güsel, Cevdet Sunay, Fahri Korutürk ve Kenan Evren askerdi, generaldi. Genelkurmay Başkanı, amiral, general falan... Siyasetten gelen insanlar değillerdi, ya darbeyle ya da o günkü derin devletin istemesiyle... Milletin tercihi orada söz konusu değildi. Devletin milleti kavramı var. Bu eski Türkiye'ydi bu. Biz AK Parti döneminde devletin milleti kavramını elimizin tersi ile ittik. Biz diyoruz ki hayır milletin devleti var. Millet devlet için var değil, devlet millet için var. Devletin varlık sebebi, milletin refah düzeyini en üst seviyeye çıkarmaktır, milletin güvenliğini sağlamaktır.' 'VURAL SAVAŞ, SABİH KANADOĞLU ADAY FALAN YAPILMIYOR' 'CHP ile MHP, eski Türkiye zihniyetine sahip partilerdir' diyen Çelik şu değerlendirmelerde bulundu: 'Esasen halkçılarla, ırkçıların ittifakı bugün başlamış bir ittifak değildir, 60 darbesini bu zihniyetler beraber yaptılar, 60 darbesini bu iki zihniyet birlikte yaptı. Sonra ki bir çok zamanlarda da ittifak ettiler. 2010 referandumunda CHP hayır cephesindeydi. Meydanlarda Sayın Kılıçdaroğlu ekibi ile birlikte yollara düştüler, bütün meydanlarda 2010 12 Eylül'ünde yapılacak referandumda vatandaşın red oyunu kullanmasını istediler. MHP'de aynı şeyi yaptı. Onlarda meydan meydan dolaştılar, 'red oyu verin' dediler. DSP, üç aşağı beş yukarı CHP'nin aynı paralelindeydi. 2007-2009 seçimlerinin sonuçlarına bakarsanız, CHP+MHP+DSP yüzde 42.7 ediyor. Referandum'da Ak Parti'nin tezini yüzde 58 vadandaş destekledi. CHP'li seçilemez diyor, MHP'li de seçilemez diyor. Ne yapalım? Efendim muhafazakar olsun, bürokrat da olsa, belki bununla kurtarırız kendimizi. Vural Savaş, Sabih Kanadoğlu aday falan yapılmıyor. Bütün CHP kadrolarının bunun arkasında kilitlenmesini beklemek bir hayal olur.' 'KENDİ DÜNYALARINDA SİYASİ ATMOSFERLERİNDE BİR ADAY BULAMADILAR' 'Biz bazı solcuları aday gösterdik. CHP'nin ona oy vermesini bekler değil mi birileri? Verdiler mi? Vermediler. Kendi dünyalarında siyasi atmosferlerinde bir aday bulamadılar. Gittiler İhsanoğlu'nu buldular. Biz de diyoruz ki bakın, muhafazakar camiadan medet ummaları, oradan birine sarılmaları onları kurtarmayacak. Hiç zorlamaz, bütün taklitler. Mesela DYP 95 seçimine giderken milliyetçileri vitrine taşıdı. MHP tabanı oy verecek diye, MHP tabanı oy vermedi.' 'BU İŞ BİRİNCİ TURDA BİTER' 'Ben kesinlikle 10 Ağustos'ta bu iş birinci turda biter. İster sayın Erdoğan, ister sayın Gül, ister başka bir arkadaş olsun. AK Parti'nin göstereceği aday tek başına AK Parti'den almayacak.' 'BU BİR SİYASİ MÜHENDİSLİKTİR' 'O defterleri henüz açmadık. Ben geçmişte o anlamda söylediğim her sözümün, kelimemin arkasındayım. Onlar bana aittir. Daha başka söyleyecek şeyler de var. onları daha farklı zamanlar da konuşacağız. Tavan çatı falan tamamen uçmuştur. Ha bir şey daha var. İslam İşbirliği Konferansı Başkanıydı İhsanoğlu. Bizim seçtirdiğimiz. Şimdi üniversite rektörleri, Abdullah Gül tayin etmiştir. İlle AK Parti'den aday olacak diye bir şey yok. İhsanoğlu da, sayın Başbakanımızın büyük gayretleri sonucu takdim edilmiş bir adaydır. Sayın İhsanoğlu'nun, genel sekreterliği kendi propagandasıyla bilek gücüyle olmuş bir şey değil. hükümetin yaptığı bir şey. Bu bir siyasi mühendisliktir.' 'CHP'Lİ VEKİLLERİN BİLE HEMFİKİR OLMADIĞI BİR ADAY' 'Mehmet Ali Bayar'ı tanırsınız. Bizim medya büyük manşetlerle getirdiler merkez bağına geçirecekler falan, olmadı. İlhan Kesici dediler olmadı. Tantan'a parti kurdurttular olmadı. CHP'li vekil bile diyor ki, bizimle paylaşılan isimler arasında bu yoktu diyor. Şu şu şu kim olsun? Senin istediğin kimdir? Hiç akla gelmeyen, CHP'li vekillerin bile hemfikir olmadığı bir adayı çatı adayı diyorsunuz. CHP milletvekilinin henüz sempatiyle bakmadığı bir adaya bütün CHP tabanı niçin olumlu baksın? Bir çok açıklama var. Efendim biz sağa açılmıştık İslamcılığa açılıyorduk diyenler var. bu çatı patır kütür akar diye tweet atan vekiller var. CHP'li vekillerini bile tatmin etmeyen, hoşnut etmeyen bir aday. MHP'ye gelince, MHP'nin tabanı milliyetçi muhafazakardır. Milliyetci muhafazarkarlıklar, ulusalcılık farklı şeylerdir. MHP'nin bugünkü çatısı ulusalcıdır. Ulusalcı bütün manevi sinirleri alınmış milliyetçiliktir. Dolayısıyla referandumda o ekibin aslında önemli bir kısmı AK Parti'nin tezleri desteklediğini biliyorum. MHP'de de karşılık bulacağı tahmininde değilim. MHP'nin tabanında da bu manada ciddi sıkıntıarl oalcağını biliyorum.' 'ESKİŞEHİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI SAYIN BÜYÜKERŞEN GÖSTERİLSE' 'İhsanoğlu neden aday oldu?' sorusuna Çelik şu açıklamalarda bulundu: 'Sayın İhsanoğlu'nun AK Parti'ye karşı ciddi bir tavır içinde olan medyayla haşır neşir olduğunu biliyoruz. Bu konuda söylenecek çok söz var. Benim üzerinde durduğum şey; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Büyükerşen gösterilse, herkes derdi ki rektörlük yapmış, belediye başkanlığı yapıyor, bir siyasetçidir. Ama özellikle siyasetçi olmasın, bunu diyen kim siyasetçi. Kendini ve kendisinin içinde bulunduğu dünyayı, hor gören, aşağılayan bir zihniyettir. Efendim bu herkesin cumhurbaşkanı olacak. Atatürk CHP2nin genel başkanıydı, herkesin cumhurbaşkanı değildi o zaman? Bayar'da, Demirel, Özal, Abdullah Gül de herkesin cumhurbaşkanı değildi. Kim herkesin cumhurbaşkanıydı? Cemal Gürsel darbeyle geldi, kendini zorla cumhurbaşkanı seçtirdi. Kenan Evren darbeyle geldi, kendini zorla cumhurbaşkanı seçtirdi. Fahri Korutürk, Cevdet Sunay...' 'SEZER BU ÜLKEYE 7 YIL VAKİT KAYBETTİRDİ' Ahmet Necdet Sezer ile ilgilide değerlendirmelerde bulunan Hüseyin Çelik, 'Gelelim Sayın Sezer'e. İttifak diyorlar ya. O da bir çatı adaydı. Sadece CHP'nin MHP'nin değil, DSP'nin. DSP, MHP, ANAP, DYP ve Fazilet Partisi... Anayasa Mahkemesi Başkanı olarak söylediği bazı demokratik ifadeler, demokrat tavır sergilemesi, hukuk devletini ön plana çıkarması o zaman Fazilet Partileri çok cezbetti. Ben Ahmet Necdet Sezer'e mecliste yapılan turlarda hiç oy vermedim. Aday gösterdiler, çatı baca adayı deyin. Ahmet Necdet Sezer, sözüm ona bir sivildi, 5 parti üzerinde uzlaşmıştı. Siyasetçi olmasın dendi. Getirdiler Ahmet Necdet Sezer bu ülkeye 7 yıl vakit kaybettirdi. Ahmet Necdet Sezer'in cumhurbaşkanlığı bir faciaydı' dedi. 'ZERRE KADAR BUNA İHTİMAL VERMİYORUM' 'Bu seçimde iki şey yarışacak, yeni Türkiye mi yeni Türkiye mi…' diyen Çelik sözlerini şöyle sürdürdü: 'Eski Türkiye'de cumhurbaşkanı, siyasete, siyasetçiye ve milli iradeye ayar çeken bir makamdı, ona fren olan bir makamdı. Kenan Evren Cumhurbaşkanı, rahmetli Turgut Özal Başbakan. Giden 3 kararnameden 2'sini red ediyor, biri geçiyordu. Biz iktidarız, Ahmet necdet Sezer bize bir ana muhalefet partisi gibi muamele ediyor. Orada cumhurbaşkanlığı makamı vatandaşı adam etme makamı olarak görülüyor. 11 cumhurbaşkanı, Atatürk, İsmet Paşa generaldi onları bir kenara bırakıyorum, 4'ü generaldi. Yeni Türkiye'de milletin devleti vardır ve cumhurbaşkanlığı makamı, en üst düzeyde ki siyasi temsil makamı vatandaşın duygularına tercuman oalcak, hissiyatına tercüman olacak, vatandaşın istediğini isteyen, halkın istemediğini istemeyen bir makam olacak. Bu ikisi çarpışacak. Bir; belli medya gruplarının istediği, ulusalcı cephenin istediği... Milliyetçi cephe değil, ulusalcı cephe... MHP ve CHP ulusalcılıkta birleşen cephedir. Bunların istediği eski Türkiye mi kazanacak, yeni Türkiye mi kazanacak. Ben bu halkın eski Türkiye'ye dönmek istediği kanaatinde asla ve asla değilim. Zerre kadar buna ihtimal vermiyorum.' 'TABİ Kİ BİZDE İTTİFAK YAPARAK SEÇİME GİRECEĞİZ' 'Sizinde ittifak arayışınız olacak mı?' şeklinde ki soruya 'Tabi olacak' diyen Çelik şu yanıtı verdi: 'Tabi ki biz de ittifak yaparak seçime gireceğiz. Ben genel merkezde de bunu açıkladım. Ama kiminle ittifak yapacağız. A partisi, B partisi ile değil. Biz doğrudan halkla ittifak yapacağız. Bize de 'BDP ile ittifak edeceler' diyorlar. hayır bizim hiç bir siyasi partiyle bu manada bir ittifakımız yok ve olamayacak. BDP'ye oy verenler içerisinde Ak Parti'nin cumhurbaşkanı adayaına oy verecekler olacak. MHP'ye oy vermişler içerisinde olacak, CHP'ye oy vermişler içerisinde olacak. Allhın izniyel biz birinci turda Türkiye'nin cumhurbaşkanı olacak, ilk defa halk tarafından seçilmiş olan adayı seçeceğiz. Eğer Sayın Kılıçdaroğlu'nun, Sayın Bahçeli'nin sözü halk nezninde çok muteber olsaydı referandum da yüzde 42'de kalmazlardı.' 'AHMET NECDET SEZER'İN BİR ÇOCUĞU BİLE KUCAKLADIĞINA ŞAHİT OLMADIM' 'Ahmet Necdet Sezer 5 parti tarafından gösterildi. Ben Ahmet Necdet Sezer bütün halk kesimlerinde kimi kucakladı, ben Ahmet Necdet Sezer'in bir çocuğu bile kucakladığına şahit olmadım. Vatandaş kendi yüreğine dokunanı ister, vtandaş kendisinin dokunacağını ister. Vatandaş bugüne kadar denediği, icraatından emin olduğu, yaptıklarından emin olduğu, duruşundan, tarzından, tavrından emin olduğu bir cumhurbaşkanı görmek ister.' 'İHSANOĞLU'NUN ADAY GÖSTERİLMESİ MUHAFAZAKAR SİYASETİN BİR BAŞARISIDIR' 'Diyelim ki Sayın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı adayı oldu, Sayın Tayip Erdoğan'ın kendisi ile ilgili bu halka çok fazla bir şey anlatmasında gerek yok. Çünkü Perşembenin gelişi Çarşamba'dan bellidir. Recep Tayyip Erdoğan'ın, Ak Parti'nin çarşambası bellidir ve perşembesi çarşambadan daha parlak olacak. Allah'a hamdolsun. Bugün dünden çok iyidir. Bir günümü diğer günden daha iyidir. Bizimde muhaliflerimiz var, bizim icraatlarımızı beğenmeyenler var. Başbakanı yerden yere vuranlar var, ideolojik hesapları olanlar var. Siyasi başka türlü hesapları olanlar var. Kendi saadetini başkasının felaketinde arayan, komşunun evi yansada bende omlet pişirsem diyen, Türkiye'de bir siyasi ve ideolojik güruh var. Yeterki bu olmasın ama bu bunların çıkmazı. Şu Ekmeleddin İhsanoğlu'nun aday gösterilmesi de Türkiye'deki muhafazakar siyasetin bir başarısıdır.' DHA
"Kahve" Hakkında Bilinmesi Gereken 10 Şey
Kahve (Coffea) bitkisi, Rubiaceae ailesinin bir cinsidir. Bu ailenin çok sayıda alt cinsleri ve türleri olmasına rağmen bunlardan sadece ikisi ticari anlamda kahve üretiminde kullanılmaktadır: Coffea Arabica ve Coffea Canephora (Robusta).
Altıncı Yüz Nakli Yapılan Salih Üslün'ün Yüzü Çıkartılıyor
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2013’te Türkiye'nin 6'ncı yüz nakli yapılan Salih Üslün’de (55) ortaya çıkan doku uyuşmazlığı nedeniyle nakledilen yüz geri alınıyor.Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2013’te Türkiye'nin 6'ncı yüz nakli yapılan Salih Üslün’de (55) ortaya çıkan doku uyuşmazlığı nedeniyle nakledilen yüz geri alınıyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından öğle saatlerinde ameliyata alınan Üslün’ün nakledilen yüzünün çıkartılması planlanıyor. Yaklaşık bir yıl önce nakledilen yüzün bu süreçte doku uyuşmazlığına neden olduğu bu nedenle geri alınması planlandığı belirtildi. Geri alınan yüzün yerine ise silikon takılacağı öğrenildi. Ayrıca, Üslün'ün 10 gündür yoğun bakımda yattığı, yüzün karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olmaması için alınmasının kararlaştırıldığı öğrenildi. Antalya'da geçirdiği trafik kazası sonucu özel bir hastaneye kaldırılan 31 yaşındaki Muhittin Turan'ın beyin ölümü gerçekleşmiş ve ailesi iç organlarının yanı sıra yüz, kol ve bacaklarını da bağışlama kararı alması üzerine Turan'ın yüzü Salih Üslün'e 22 Ağustos'ta nakledilmişti.  CİHAN
"Daire" En İyi Film Seçildi
Ankara Film Festivali’nde yönetmen Atıl İnaç’ın ‘Daire’ filmi en iyi film de dahil dört ödül kazandı. Filmin başrol oyuncularından Nazan Kesal en iyi kadın, Fatih Al en iyi erkek oyuncu seçildi. Bu yıl 25'inci kez gerçekleştirilen Ankara Uluslararası Film Festivali'nde en iyi film, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülleri, yönetmen Atıl İnanç'ın 'Daire' filmine verildi. Rejisörlüğünü Reha Erdem'in üstlendiği 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' filmi de en iyi yönetmen ödülünün de aralarında bulunduğu beş ödülün sahibi oldu. Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı'nca gerçekleştirilen festivalin Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Salonu'ndaki kapanış töreni 5 Haziran'da başlayan festivalin 10 günlük serüvenini yansıtan görüntülerle başladı. Sonrasında adaylar arasından seçilen ödüller sahiplerini buldu. En iyi film, en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu ve en iyi yardımcı erkek oyuncu ödülü, yönetmen Atıl İnanç'ın 'Daire' filmine verildi. En iyi kadın oyuncu ödülünü Nazan Kesal ve en iyi erkek oyuncu ödülünü Fatih Al kazanırken, en iyi özgün müzik ödülüne ise 'Bi Küçük Eylül Meselesi' filmiyle müzisyen Toygar Işıklı layık görüldü Berkin Elvan'a ithaf etti Festivalin bu yılki ulusal yarışma jürisinde, yönetmen Tayfun Pirselimoğlu, oyuncu Belçim Bilgin ve Mert Fırat, öğretim üyesi Dr. Ali Karadoğan ve Yunan görüntü yönetmeni Andreas Sinanos yer aldı. Ulusal Uzun Film kategorisinde 10 film yarışırken, en iyi film ödülüne layık görülen 'Daire'nin yönetmeni Atıl İnaç ödülünü almaya gelemedi. İnaç gönderdiği mesajda ödülünü Gezi Parkı protestolarında başından gaz kapsülüyle vurulduktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan'a ithaf etti. En iyi kadın oyuncu ödülünü 'Daire' filmindeki rolüyle kazanan Nazan Kesal, filmde, tiyatrosu kapatıldığı için gassal olmak zorunda kalan bir oyuncuyu canlandırdığını hatırlatarak, 'Bu ödülü sanata ve sanatçılara adıyorum' dedi. En iyi erkek oyuncu ödülüne, aynı filmdeki performansıyla layık görülen Fatih Al da ödülünü jüri üyesi Belçim Bilgin'in elinden aldı. Al, Ankaralı olduğunu belirterek, 'Ne olduysam burada oldum ve ödülü burada elime aldım, teşekkürler' diye konuştu. 25- Ankara Film Festivali'nde ödüle layık görülenler şöyle: En İyi Film 'Daire' Atıl İnaç Siyad En İyi Film 'Kusursuzlar' - Yönetmen Ramin Matin Seçici Kurul Özel 'Bir Varmış Bir Yokmuş' - Yönetmen Kazım Öz Mahmut Tali Öngören Özel 'Cennetten Kovulmak'- Yönetmen Ferit Karahan En İyi Yönetmen Reha Erdem - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Kadın Oyuncu Nazan Kesal - 'Daire' En İyi Erkek Oyuncu Fatih Al - 'Daire' En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Deniz Hasgüler - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Erol Babaoğlu - 'Daire' Onat Kutlar En İyi Senaryo Emine Yıldırım - 'Kusursuzlar' En İyi Görüntü Yönetmeni Florent Herry - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Sanat Yönetmeni Ömer Atay - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' En İyi Özgün Müzik Toygar Işıklı - 'Bir Küçük Eylül Meselesi' En İyi Kurgu Ödülü Ali Aga - 'Gözümün Nuru' En İyi Ses Tasarımı Reha Erdem - 'Şarkı Söyleyen Kadınlar' Umut Veren Yeni Yönetmen Faysal Soysal - 'Üç Yol' Umut Veren Yeni Kadın Oyuncu Ayris Alptekin - 'Mavi Dalga' Umut Veren Yeni Erkek Oyuncu Mirza Metin - 'Cennetten Kovulmak' Umut Veren Yeni Senaryo Yazarı Ferit Karahan - 'Cennetten Kovulmak' Kaynak: Anadolu Ajansı
Reklam
"Tutun Kollarımdan Düşerim Şimdi" Diye Bağıran 27 Düşme Gifi
Düşmek; çaresizliğin, ne yapacağını bilememenin göbek adıdır. Yeri eşeleyip kendinizi toprağa gömmek, yerin dibine sokmak istediğiniz anların toplamıdır.. :) Hatta en önemlisi, aradan zaman geçtikten sonra, şahit olduğunuz ya da bizzat yaşadığınız düşme sahnelerini hatırladıkça kendinizi gülerken bulursunuz. Sizi gülme krizine sokacak bu 27 düşme gifini mutlaka inceleyin..
Reklam
Mutlaka Ziyaret Edip Keyfini Çıkarmanız Gereken 12 Kitapçı
Bazı kitapçılar hayat değiştirir... Normal kitapçılarda görmediğiniz, göremeyeceğiniz kitapları bulursunuz, hatta bazen kitapçıdan çıkmak bile istemezsiniz, kitabı orada bir solukta okuyup bitirmeyi, eve kitabı düşünerek yürümeyi dilersiniz...İşte dünyanın en ilgi çekici kitapçıları
Ekmeleddin İhsanoğlu CHP'nin 'Tavşan' Adayı mı?
CHP'nin, Ağustos ayında gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde MHP'ye 'çatı aday' olarak İslâm Konferansı Örgütü Genel Sekreteri Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu'nu önereceğine yönelik iddia bugünün en çok konuşulan siyasi gündemi oldu. Muhafazakâr Aday Savunucuları: 'Deplasmandan Alınan Bir Oy, İki Oy Sayılır' İhsanoğlu ismini Kılıçdaroğlu için çekici kılan Ak Parti seçmeninden oy alabileceğinin düşünülmesi. MHP tabanı ve Kürt seçmenin oylarından farklı olarak Ak Parti seçmeninden alınacak her bir oy, Ak Parti adayının oyundan çalınarak rakibe puan kaybettireceğinden 'muhafazakâr aday' savunucuları Kılıçdaroğlu üzerinde baskı kurmuştu. 'Büyük Uzlaşı' öncesinde 'Tavşan' İddiası Bilindiği gibi 30 Mart yerel seçimleri öncesinde CHP'nin belediye başkan adaylarına dair ortaya atılan pek çok 'kulis' isim yanlış çıkmış ve CHP'nin pek çok il ve ilçede adayları son dakikada belli olmuştu. Bu süreçte de pek çok 'tavşan' isim medyaya yansıtılmıştı.
Reklam
Forbes Dergisi En Çok Kazanan Sporcuyu Seçti: Floyd Mayweather
Magazin dergisi Forbes en çok kazanan sporcuları açıkladı. Forbes'ın belirlediği listeye göre 2013 yılının en çok kazanan sporcusu ünlü boksör Floyd Mayweather oldu. Listeye göre ikinci sırada Portekizli yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo yer alırken üçüncü sırada Miami Heat'in yıldızı LeBron James dördüncü sırada ise Arjantinli futbolcu Lionel Messi yer aldı. Forbes dergisinde görüşlerine de yer verilen Floyd Mayweather yaptığı açıklamada 'listenin zirvesinde olmak mutluluk verici, kazandığım başarılar kazancımı da doğal olarak etkiliyor' diye konuştu. Eurosport
Sürücü Olmadan Giden Araba Şakası
Avrupa'da popüler olan bu şaka, koltuğu kamuflaj olarak kullanarak araçlara sürücüsüz imajı veriyorlar. Dışarıdan görenler aracın içinde sürücü olamadan kendi kendine gittiğini düşünüyor.
Reklam
Türkler En Çok Hangi Ülkeleri Seviyor? Uluslararası Araştırma Şirketinden Türkiye'ye Dair İlginç Bulgular
Araştırmanın amacı, Türk toplumunun gözünden dünya ülkelerinin algısının nasıl olduğuna dair fikir edinmek ve bu algının dünya genelindeki algı ile karşılaştırılmasıdır. Araştırma BBC World Office ve Globe Scan tarafından yapılmıştır ve araştırmanın Türkiye ayağını şirketin stratejik ortağı Yöntem Araştırma yapmıştır. Telefonda anket ve yüzyüze konuşma teknikleri kullanılarak toplamda 24.542 kişinin fikri alınmıştır. Araştırmanın Türkiye ayağına 1.012 kişi katılmıştır. İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Adana, İzmir, Samsun, Trabzon, Ankara, Kayseri, Malataya, Diyarbakır ve Erzurum şehirlerinde 15 yaş üstü ve kent nüfusunun %55’ini temsil eden bir coğrafi kesimle anket yapılmıştır. Aralık 2013- Nisan 2014 tarihleri arasında yapılan araştırmanın sonuçları şu şekildedir.
Reklam
'Bu Tür Memurlar Hemen Ayıklanır!'
Eşcinsel olduğu için disiplin soruşturmasıyla görevine son verilen polis memuru F.E., kararın düzeltilmesi için yargıya başvurunca İçişişleri Bakanlığı’ndan şu yanıtı aldı: ‘Kanun bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür’ Cinsel yönelimi nedeniyle başlatılan disiplin soruşturması sonucu görevine son verilen polis memuru F.E., idari kararın düzeltilmesi için yargıya başvurdu. Başvurduğu her mahkemeden ret kararı alan F.E.’nin Danıştay’a yaptığı itiraza ilişkin görüş sunan İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavir Yardımcısı ise yazısında skandal niteliğinde ifadelere yer verdi. Bakanlık bürokratı, “Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş memurlar eliyle yürütülmesi bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına neden olabileceği kuşkusuzdur. Kanun böylesi bir tehlikenin zuhurunu önlemek için müsebbiplerinin devlet memuriyetinden çıkarılması suretiyle idare aygıtından bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür” dedi. Danıştay Tetkik Hakimi’nin “özel hayat” itirazına rağmen F.E.’nin talebi oy çokluğuyla bir kez daha reddedildi. ‘Utanç verici hareket’ İstanbul’da görevli polis memuru F.E. hakkında 2009’da çocuk pornosu bulundurduğuna dair ihbar yapıldı. İhbar üzerine evi basan polisler, F.E.’ye ait bilgisayara el koydu. Fakat ihbarın asılsız olduğu ortaya çıktı ve takipsizlik verildi. Ancak, bilgisayar kayıtlarında F.E.’nin eşcinsel olduğuna dair belgeler bulununca hakkında disiplin soruşturması başlatıldı. Soruşturma neticesinde, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu, F.E.’nin “memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” suçu işlediği gerekçesiyle devlet memurluğundan çıkarılmasına karar verdi. Polis memuru, bu karar üzerine işlemin iptali istemiyle İstanbul 8. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ancak mahkeme, verilen cezada mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna vararak davanın reddinde karar verdi. Bu karar üzerine F.E., Danıştay’a temyiz talebinde bulundu. Temyiz talebini inceleyen Danıştay 12. Dairesi’nin 8 ay önce talebi reddetmesi ve kararı onaması üzerine E.’nin avukatı Fırat Söyle dosyayı karar düzeltme talebiyle tekrar Danıştay 12. Dairesi’ne taşıdı. Danıştay Tetkik Hakimi Şevket Polat, F.E.’nin görevine son verilmesine gerekçe gösterilen fiillerin, Anayasa’nın 20. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca “özel hayat” kapsamında bulunduğunu ve disiplin suçu teşkil etmediğini savunarak, yürütmenin durdurulması yönünde görüş bildirdi. Ancak, daire üyeleri oybirliği ile, “ileri sürülen hususların kararın yürütülmesinin durdurulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı” gerekçesiyle durdurma talebini reddetti. ‘Reşit bir bayanla yaşıyor’ İçişleri Bakanlığı da, karar düzeltme talebine ilişkin yazdığı yazıda, F.E.’nin devlet memurluğundan çıkarılmasına neden gösterilen gerekçelere yer verdi. Bakanlık Hukuk Müşavir Yardımcısı Adnan Türkdamar tarafından kaleme alınan yazıda, F.E.’nin eşcinsel olduklarını kabul eden 2 erkekle kimi dönemlerde aynı evde kaldığı gibi detaylar belirtildi. Ayrıca, F.E.’nin, bir bayanla aynı evde birlikte yaşaması” da “yüz kızartıcı ve utanç verici fiil” olarak değerlendirildi. Bakanlığın yazısında, ayrımcılığa karşı yapılan itiraza da şu yanıt verildi: “Kanun, kamu görevinin inanılır, güvenilir, toplum nezdinde itibarlı ajanlar eliyle yürütülmesini amaçlamıştır. Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş memurlar eliyle yürütülmesi bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına, kişi-idare ilişkilerinde arzu edilmeyen olumsuz bazı gelişmelere neden olabileceği kuşkusuz olup, kanun böylesi bir tehlikenin zuhurunu önlemek için önlem almış ve müsebbiplerinin devlet memuriyetinden çıkarılması suretiyle idare aygıtından bu tür memurların ayıklanmasını öngörmüştür.”Burcu Karakaş | Milliyet
IŞİD Türkmen Kasabasında
Ülkenin kuzeyinde saldırıları sürdüren Irak Şam İslam Devleti, Musul'da nüfusunun tamamına yakını Türkmen olan Telafer kasabasına girdi. Bölgedeki Şii Türkmenler komşu köylere kaçıyor. Rehine krizi 6. gününde. IŞİD'in rehin aldığı 49 Başkonsolosluk çalışanı hala Musul'un merkezinde, 31 kamyon şoförü ise kent dışında tutuluyor. IŞİD Musul'un Türkmen kasabası Telafer'e girdi, Şii Türkmenler komşu köylere kaçıyor. Al Jazeera muhabiri Can Hasasu Şii Türkmenlerin Telafer yakınındaki Sincar köyüne kaçtığını belirtti. Bölgeden daha önce ayrılan Sünni Türkmenler ise Telafer'e geri dönüyor. Yerel aşiretler ve Irak askerleri ise Telafer'in bazı bölgelerinde IŞİD mensuplarıyla çatışmayı sürdürüyor. IŞİD Telafer’e pazar günü boyunca havan toplarıyla saldırırken, çatışmalarda siviller öldü ve birçok kişi yaralandı. Nüfusunun tamamına yakını Türkmen olan Telafer, bölgedeki halk desteği sayesinde Bağdat yönetiminin Musul’da elinde tuttuğu tek bölgeydi. Özellikle Şii Türkmen aşiretler Irak ordusuna büyük destek veriyor. Telafer nüfusunun büyük çoğunluğunu ise Sünni Türkmenler oluşturuyor. Irak’ta uzun süredir devam eden kaos, IŞİD’in 10 Haziran Salı günü ülkenin ikinci büyük kenti Musul’da kontrolü ele geçirmesi ve diğer bölgelere ilerlemesi sonrasında daha da şiddetlendi. IŞİD Suriye’deki tüm operasyonlarını durdurarak Irak’a yüklenmeye başlarken, Irak ordusu bünyesine kattığı gönüllüler aracılığı ile kontrolü kaybettiği bölgeleri geri almaya çalışıyor. Kaynak: Al Jazeera ve AA
Paralel Yapı Konusunda Röportaj Yapılacak 15 Ünlü Sima
Yeni Şafak gazetesinin 'Tuğçe Kazaz' ile yaptığı paralel yapı temelli derin sohbetin ardından aklımıza gazetelerin işini kolaylaştıracak bir fikir geldi ve paralel yapı ekseninde röportaj yapılabilecek 15 ünlü simayı sizler için hemencecik derleyiverdik.http://yenisafak.com.tr/pazar-haber/turkiye-baronlar-tarafindan-hortumlanacakti-15.06.2014-658542?ref=manset-9.3
Reklam