Son 3 ayda Türkiye'ye en çok bu 3 ülkeden siber saldırı oldu...Siber güvenlik kuruluşu Arbor Networks 'ün araştırmasına göre, 2014'ün ikinci çeyreğinde dünya genelinde siber saldırılar yüzde 68 oranında hız keserken, aynı dönemde Türkiye'ye yönelik saldırılarda yüzde 6 artış yaşandı. Türkiye'nin en çok saldırı aldığı ülkeler 2014'ün ilk çeyreğinde Malezya, İsviçre ve Rusya olurken, ikinci çeyrekte başı çeken Rusya'yı ABD ve İsviçre izledi. Türkiye'yi vuran en büyük saldırılar, bilgisayarların takvim ve saatlerini dünyayla uyumlandırmada kullandığı NTP üzerinden gerçekleştirildi. NTP saldırılarının ortalama büyüklükleri ilk çeyrekte saniyede 5,85 Gb, ikinci çeyrekte saniyede 5,71 Gb olarak gerçekleşti.Rapordan önemli satır başlıkları şöyleBirinci çeyrekte Türkiye'ye yönelik saldırıların % 43,6'sı WWW hizmetlerini hedefledi. Küresel arenada bu oran %14 ile sınırlı kaldı. İkinci çeyrekte ise Türkiye'ye yönelik saldırıların % 32'si WWW hizmetlerini hedeflerken, küresel oran yüzde 22'yi aştı.2014 yılının birinci çeyreğinde büyük hacimli DDoS saldırıları görülmüş en yoğun patlamaya tanık oldu, ikinci çeyrekte bu durum yavaşladı.NTP yansıtma saldırıları halen yüksek olmakla birlikte, birinci çeyreğe göre bu saldırıların sayısında ve boyutunda azalma oldu. NTP trafiği hacimleri küresel olarak düşse de henüz 'normal' düzeye ulaşmadı.İkinci çeyrekte yaşanan en büyük saldırı NTP yansıtmasıydı, ancak hedefin İspanya'da yer aldığı bu saldırı saniyede 154 Gb'lık büyüklüğe ulaştı.Saniyede 20 Gb'ın üzerinde büyüklüğe ulaşan saldırı sayısı, 2014'ün daha ilk yarısında 2013'ün iki misli düzeyinde gerçekleşti.2014'ün ilk altı ayında saniyede 100 Gb'lık büyüklükte 100'ün üzerinde saldırı kaydedildi.Saldırıların % 90,6'sı bir saatten kısa sürdü. Ortalama saldırı süresi birinci çeyrekte 60 dakikayken, ikinci çeyrekte 72 dakika olarak kayıtlara geçti.İkinci çeyrekte 10 G üzerindeki saldırıların ortalama süresi 1 saat 38 dakika oldu. Birinci çeyreğin 54 dakikalık süresinden oldukça yüksek oluşu dikkat çekti.12 saatten uzun süren saldırıların oranı hem birinci çeyrek, hem de ikinci çeyrekte % 1,38 olarak belirtildi.Dünyadaki en büyük saldırılar Güney Kore, ABD ve Çin'den gerçekleşti. Saniyede 10 Gb hızın üzerindeki saldırıların kaynakları arasında birinciliği ABD alırken, onu Çin ve Güney Kore izledi.En büyük saldırılar ABD, Çin ve Güney Kore'ye yapıldı. 10 Gb/sn üzerindeki saldırıların hedef sıralaması ise değişerek, ABD, Fransa ve Çin oldu. Fransa birinci çeyrekte % 6,4 olan saldırıları ikinci çeyrekte % 3,8'e düşürdü.
Efsane Başkan Süleyman Seba'nın son yolcuğulunda gözyaşları sel oldu. Beşiktaşlı eski futbolcu Mehmet Özdilek'in duygusal anları kameralara yansıdı. Efsane Başkan Süleyman Seba'nın cenaze töreninde gözyaşları sel oldu. Beşiktaş'ın eski futbolcularından Mehmet Özdilek, efsane başkan Süleyman Seba'nın son yolculuğunda gözyaşları ile ekrana yansıdı. Birçok taraftar ve Seba'nın yolculuğunu ekrandan takip edenler gibi Şifo Mehmet de gözyaşlarını tutamadı. Bu kare sosyal medyada en çok paylaşılanlar arasına girdi. skorer
KONDA, Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin, “Açıklamamızdaki oy dağılımı ile gerçekleşen arasında kabul edilebilir hata payı ötesindeki yanılgımız nedeniyle kamuoyundan özür dileriz” dedi. Kamuoyu araştırma şirketi KONDA, Cumhurbaşkanlığı seçimleri için tahminlerini 7 Ağustos’ta Tayyip Erdoğan için yüzde 57, Ekmeleddin İhsanoğlu için yüzde 34, Selahattin Demirtaş için de yüzde 9 olarak açıklamıştı. Seçim sonuçlarında ise Türkiye genelinde Erdoğan için yüzde 51,79, İhsanoğlu için yüzde 38,44, Demirtaş için ise yüzde 9,76 oy kaydedildi. Seçim sonuçlarındaki sapmanın yayınladıkları araştırma sonuçlarından çok farklı olması üzerine, KONDA’nın Yönetim Kurulu Başkanı Tarhan Erdem’in imzasıyla yayınlanan açıklamada, şöyle denildi: “7 Ağustos tarihli Cumhurbaşkanlığı seçiminin olası sonuçlarına dair açıklamamızdaki oy dağılımı ile gerçekleşen arasında kabul edilebilir hata payı ötesindeki yanılgımız nedeniyle kamuoyundan özür dileriz.” DHA
22- Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda, erkekler 3000 metre engelli finalinde altın madalya kazanan Fransız atlet Mahiedine Mekhissi Benabbad, yarış bitmeden formasını çıkardığı için diskalifiye edildi.İsviçre'nin Zürih kentinde düzenlenen 22. Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda, erkekler 3000 metre engelli finalinde altın madalya kazanan Fransız atlet Mahiedine Mekhissi Benabbad, yarış bitmeden formasını çıkardığı için diskalifiye edildi. Letzigrund Stadı'nda yapılan şampiyonanın üçüncü gün akşam seansında, erkekler 3000 metre engelli final yarışında, 8:25.30'luk derecesiyle birinci gelen Fransız Benabbad, yarışın son metrelerinde formasını çıkardığı için Avrupa Atletizm Şampiyonası Komitesi'nin kararıyla diskalifiye edildi. Diskalifiye kararı sonrasında Fransa delegasyonu, komitenin aldığı karara itiraz etti. Yarış sona ermeden formasını çıkarak birinciliğini kutlamaya başlayan Benabbad, yarış sonunda bu nedenle sarı kart görmüştü. Fransız atlet, sonrasında stadyumda kutlamalara devam etmiş ve atletin diskalifiye olduğu açıklanmamıştı. Bu kararın ardından yarışta ikinci gelen Fransız Yoann Kowal 8:26.66'lık derecesiyle altın, üçüncü gelen Polonyalı Krystian Zalewski 8:27.11 ile gümüş, dördüncü gelen İspanyol Angel Mullera ise 8:29.16'lık derecesiyle bronz madalyanın sahibi oldu. Türk atlet Tarık Langat Akdağ ise 8:33.13'lük derecesiyle dokuzuncu sırada bitirdiği yarışta sekizinciliğe yükselmiş oldu. Öte yandan erkekler 100 metre engelli finalinde üçüncü gelen Fransız atlet Dimitri Bascou, yarış sırasında rakibinin koşu hattına girdiği için diskalifiye oldu.eurosport
Çevre Şehircilik Bakanlığı Otopark Yönetmeliği'nde değişikliğe hazırlanıyor. Yeni yönetmelik taslağı ile yol, meydan, yeşil alan, park, kamu kurum ve kuruluşlara ait her yer otopark olabilecek. Taslakta, otoparklar, sosyal donatı fonksiyonundan çıkarak gayrimenkul değerine dönüşüyor. Taslak, her yerin otopark alanı olabilmesine ve otopark ihtiyacının da kamu eliyle ticarileştirilmesine yol açıyor. Cumhuriyet'ten Ceren Çıplak'ın haberine göre, taslak aracılığıyla belediyeler meclis kararı alarak bölgenin artan otopark ihtiyacını karşılamak üzere; sosyal donatı alanı dışındaki kullanımlara haiz parselleri kamulaştırabilecek. Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi Ali Hacıalioğlu otoparkların satışına da imkân tanıyan bu taslağın, otopark ihtiyacı adı altında kamusal alanların satışı anlamına geldiğine dikkat çekti. Hacıalioğlu, 'Bu taslak kabul edilemez bir taslak. Bu taslakla otopark sorunu bile ticarileştirilmiş olacak. Otopark alanlarının satışını öngören bu tasarının kabul edilmesi kamusal alanın pazarlanması anlamına geliyor. Otoparka bir gayrimenkul değeri olarak bakılıyor. Katlı otopark inşaatı yapılıyor, sonra kat kat ya da bölüm bölüm satılabiliyor.Örneğin mahalledeki bir otoparkta yer satın alınabilecek dolayısıyla kamusal alan azarlanmış olacak' diye konuştu. Hacıalioğlu, kamunun zarara uğratıldığı bu taslakla, kentsel toprakların koruma ve kullanma dengesinin bozulacağı ve egzoz salımının tehlikeli bir boyuta ulaşmasına neden olacağını belirtti. Taslağın kamu elinde bulunan arazilerin farklı yöntemlerle elden çıkartılmasına neden olacağını ve gelecekte yapılacak olan plan çalışmalarında farklı kentsel donatı elde etmek için kamu kurumlarının, kamulaştırma yoluna gitmek zorunda kalacağını söyleyen Hacıalioğlu, 'Böylece, kamu bu alandaki arazilerini elden çıkardığı için kamulaştırma yöntemi ile yeni araziler almak zorunda kalacak'' dedi. Arkitera
İspanya İçişleri Bakanlığı 30 Ağustos - 14 Eylül tarihlerinde İspanya'da düzenlenecek olan Dünya Basketbol Şampiyonası sırasında IŞİD saldırısı olasılığına karşı alarma geçti. İspanyol polisinin aralarında Türkiye ve ABD'nin de bulunduğu ve Bilbao kentinde düzenlenecek olan C grubu ilk maçlarında terör örgütü IŞİD militanlarının saldırı yapabileceği ihbarı aldığı belirtildi. Bu ihbarı değerlendirmeye alan Bask polisinin harekete geçtiği ve maçların oynanacağı spor salonu ve çevresinde karşılaşmalar boyunca sıkı önlemler alınacağı duyuruldu. İçişleri Bakanlığı kaynakları da Gacete medya kuruluşuna yaptığı açıklamada bu haberi doğrulayarak radikal dinci teröristlerin böylesine büyük bir organizasyonu fırsat bilerek adını dünyaya duyurmayı çalışabileceği hatırlatıldı. AA
Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, bugün yayınlanan yazısında “Başka kültürlerin gönüllü acentalığını yapan Boğaziçi, Bilkent ve ODTÜ yıkılmalı” dedi. Kaplan, 'Erdoğan'a 20 öneri' başlıklı yazısının 19. maddesinde yıkılması gerektiğini düşündüğü üniversiteler yerine 'tıpkı ABD'de olduğu gibi Ivy League üniversitelerine benzer, Amerikan kültürünün ve dünyasının izini süren, bir Amerikan ruhu geliştirmeye çalışan, bizim Nizamülk medreselerine benzer, bizim öncü kuşaklarımızı, bizim medeniyet iddialarımız doğrultusunda yetiştiren çaplı pilot üniversiteler kurulmalı' ifadeleri kullandı. Türkiye'nin en iyi üniversitelerinden üçünün yıkılması gerektiğini söyleyen Yusuf Kaplan'ın kaleme aldığı 20 öneri arasında ikinci öneri ise 'eğitim, kültür ve medyada devrim' oldu. Kaplan'ın ikinci önerisinin tamamı ise şöyle: 'Halkı çözen İslam'la ilişkisini sıfırlayan 'salaş' bir kuşak yetiştiren, çocuklarımızı sığ ve bankaların tüketim kültürünün kölesi haline getirerek mankurtlaştıran eğitim, kültür ve medyada devrim yapılmalı. Eğer bu üç devrim yapılamazsa, 20 yıl içinde yok oluruz!' Yusuf Kaplan'ın Erdoğan'a 20 öneri başlıklı yazısının tamamını okumak için tıklayınız Onedio
Dünya genelinde alarma neden olan Ebola virüsü yüzünden Türk Hava Yolları, Afrika'dan yapılan seferlerde belirti gösteren yolcularını sıkı takibe aldı. Kusma ya da ateşi olan yolcuların durumundan şüphelenildiğinde kaptan pilotlar Atatürk Havalimanı'na inişlerinde uçağa doktor istiyor. Bugün de Türk Hava Yolları'nın TK608 sefer sayılı Airbus A 321 tipi TC-JRK kuyruk tescilli Nairobi-İstanbul uçuşunu yapan uçakta ailesiyle seyahat eden erkek çocuk bir yolcunun kusma ve ateşinin olması üzerine Atatürk Havalimanı'na inişte doktor kontrolünden geçirildi. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'nde çocuğun muayene edildiği ve muayene sonucu yolcunun transit olarak başka bir ülkeye uçmasına izin verildiği öğrenildi. THY, yolcunun uçuşundan sonra uçağı dezenfekte ettirecek. UGANDA'DAN İZNE GELEN İŞÇİDE EBOLA ŞÜPHESİ UGANDA'da inşaat işçisi olarak çalışan ve izinli olarak geldiği memleketi Osmaniye'nin Bahçesi İlçesi'nde rahatsızlanan 34 yaşındaki İlhami Koska, bulaşıcı 'Ebola' hastalığı şüphesiyle sevk edildiği Adana'daki hastanede tedavi altına alındı. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde ilk tetkikleri yapılan İlhami Koska'da 'Ebola' bulgusuna rastlanmadı. 1,5 yıl kadar Sudan'da çalıştıktan sonra geçen ocak ayında Uganda'ya geçen İlhami Koska, 10 Ağustos'ta izinli olarak memleketi Osmaniye'nin Bahçe İlçesi'ndeki evine geldi. Memleketindeki ikinci gününde rahatsızlanan İlhami Koska, yüksek ateş, kusma ve ishal şikayetiyle Bahçe Devlet Hastanesi'ne götürüldü. Bahçe Devlet Hastanesi'nde görevli Dr. Melda Muraz, iki gün boyunca durumunda iyileşme olmayan İlhami Koska'yı 'Ebola' hastalığı şüphesiyle Adana'daki Çukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi'ne sevk etti. Dün saat 22.00 sıralarında Adana'ya getirilen İlhami Koska, Balcalı Hastanesi'nde tedavi altına alındı. İlhami Koska'nın kan tetkiklerinde 'Ebola' virüsüne rastlanmadı. İlhami Koska için üst sonulum yolları ve sinizüt tedavisine başlandı. Prosedür gereği kan örnekleri Sağlık Bakanlığı'na gönderildi. Murat ÇAKIR- Özay DOĞAN- Yusuf BAŞTUĞ/İSTANBUL- BAHÇE (Osmaniye), ADANA, (DHA)
Güney Koreli teknoloji firması Samsung , önemli bir satın alma gerçekleştirerek ev elektroniği üzerinde daha fazla kontrol sahibi olarak 'akıllı ev' konsepti üzerine çalışmalar yapan rakiplerinden geri kalmamayı planlıyor. Bildiğiniz gibi Apple , eylül ayı itibarıyla yeni iPhone'larını duyuracak ve iOS 8 ile birlikte iPhone telefonların evlerde kullanılan bazı elektronik eşyaları yönetebileceği konuşuluyor. Mesela telefon yardımıyla oda ışığını açıp kapadığınızı, kapıyı kilitlediğinizi düşünün. Tabii ev elektroniği üzerine daha farklı çalışmalar da yapılıyor ve bu çalışmaların ardındanki isimlerden bir tanesi de firması. Oturduğunuz evi bir akıllı eve dönüştürüp daha rahat bir hayat sürmenizi amaçlayan , artık Samsung'un. Samsung, bu firma için 200 miyon dolar ödedi. Zaten aylar öncesinde de Samsung'un bu firmayı alabileceğine dair söylenti haberler gelmişti. , ürettiği elektrik tasarrufu sistemi, akıllı kapı kilit sistemi, ışık açma kapama sistemi gibi ürünlerle binlerce Android ve iOS kullanıcısı tarafından tercih ediliyor. Firma CEO'su Alex Hawkinson , ekibin yine çalışmalarına tam gaz devam edeceğini ve SmartThings'in yine SmartThings olarak kalacağını bildiriyor.teknokulis
Fenerbahçe'nin yeni hocasının ilk hedefi Ersun Yanal'ın oyun içi taktiklerini değiştirmek olacak.Hızlı hücumlar ve savunma arkasına uzun toplar kullanılmayacak. Pas sayısıyla birlikte topun hızı artacak. Takım savunmasındaki arızalar giderilecek Fast break tarihe karışıyor Fenerbahçe, İsmail Kartal yönetiminde son iki dönemdeki futbolun karışımını oynayacak. Aykut Kocaman'la kontrol futbolunu tercih eden sarı-lacivertliler, Ersun Yanal'la 'hızlı hücum, önde baskı' modelini benimsemişti. İsmail Kartal ise iki hocanın sisteminden karma yapacak, 'Hızlı ve kontrollü futbol' felsefesini yerleştirmeye çalışacak. Yanal dönemindeki 'Fast break' diye tabir edilen hızlı hücumlar olmayacak. Savunma arkasına uzun toplar da Kartal döneminde tarihe karışacak. Hücum varyasyonları daha fazla pasla, daha fazla oyuncuyla hücum bölgesinde bulunarak ve takım halinde hücum ederek gelişecek. Pas sayısı ve hız artacak Takımın pas sayısı tıpkı Kocaman dönemindeki gibi artırılmaya çalışılacak. Bol pasla, rakip kaleye gidilecek ve top kaybedilmeyecek. Ancak bu dönemde yaşanan en büyük arıza olarak gözlenen 'takımın hızı' sorunu, çözüme muhtaç gibi duruyor. Bunun için de İsmail Kartal'ın planı hazır. Çiçeği burnunda teknik direktör, 'Topun hızını artırırsak, hem seyir zevki yüksek hem de pozisyon sayısı fazla bir takım oluruz' diyor. Kocaman döneminde mükemmele yakın olan, Ersun Yanal döneminde ise 'aşırı riskli' futbol nedeniyle sekteye uğrayan takım savunmasındaki arızalar ise tamir edilecek. Kontratak yemeyecek Kartal ve ekibinin hedefi, 'Kontratak yemeyen bir Fenerbahçe' oluşturmak Hücum ederken tüm blokların birbirine yakın olması sağlanacak. Top rakipteyken de savunma en uçtaki oyuncudan başlayacak. Özetle İsmail Kartal, aynı anda uyumlu hareket edebilen tüm bloklar arasında ahengin olduğu bir takım ortaya çıkarmanın peşinde. Bu oyunun merkezinde ise Diego yer alacak... Sabah
Hürriyet Gazetesi'nde Enis Berberoğlu'nun Genel Yayın Yönetmenliği'nden istifa etmesinin ardından bugün de Yılmaz Özdil depremi yaşandı. Başbakan kim olsun? başlıklı yazısı Hürriyet Gazetesi'nde yayınlanmayan Yılmaz Özdil'in, bu sansürden sonra istifa ettiği iddia edildi. Özdil, henüz bir açıklama yapmazken, konuya ilişkin ilk açıklama Hürriyet'ten geldi. Hürriyet'tin açıklaması şöyle: Yazarımız Yılmaz Özdil’in bugün yayınlanması gereken yazısında, Doğan Yayın İlkeleri’ne aykırı bazı ifadeler yer alıyordu. Ancak Özdil, değişiklik yapmak yerine yazısının yayınlanmamasını tercih etti. Okurlarımızla bu bilgiyi paylaşırız.
“Erkekleri öldürüp kafalarını kestiler, kadınları götürdüler. Kucaktaki bebekleri fırlattılar, annelerini aldılar. Şu gördüğünüz bizler de canımızı kurtaranlarız.” IŞİD katliamından kaçan 960 Ezidi, Irak Kürdistan Parlamentosu KDP Milletvekili Ziyad Hüseyin’in köyüne sığındı. Köye sığınanlardan 20 yaşındaki Seno Süleyman, IŞİD’in kocasının ailesinin evine saldırdığını, ertesi gün kocasına telefon ettiğinde telefonu açan IŞİD üyesinin, “Gelip kocanın kafasını alabilirsin” dediğini söyledi. Hürriyet gazetesi yazarı Gülden Aydın, Kuzey Irak’ta Duhok iline bağlı Quadia Köyü’ne sığınan Ezidilerle görüştü. Gülden Aydın’ın Hürriyet gazetesinde yayımlanan yazısından bir bölüm; ‘Tüyler ürperten IŞİD zulmü’ “Şengal’de 3 Ağustos gecesi yaşanan IŞİD katliamından kaçan 960 Ezidi, Irak Kürdistan Parlamentosu KDP Milletvekili Ziyad Hüseyin’in köyüne sığındı. Köyde toplananlara Türk Kızılay’ı gıda ve battaniye yardımı yaptı. Nüfusun yarısı çocuk, kadınlar ise hep bir arada ve suskun. O gece, kadınların neler yaşadıklarını sormak mümkün olmuyor. Anlatamıyorlar… Biri kucağında, diğer ikisi eteklerini çekiştiren çocuklarını yanından ayırmayan 20 yaşındaki Seno ise ‘Babamın köyüne gitmiştim. Ertesi gün…’” IŞİD’in 3 Ağustos katliamından kaçan Ezidiler, Irak Kürdistan Parlamentosu KDP Milletvekili Ziyad Hüseyin’in himayesinde. Şengal’in Solak, Duguri, Tılkaseb, Burek, Zorawa, Tılezir, Siba köylerinden gelen 960 Ezidi, Ziyad Hüseyin’e ait Quadia Köyü’nde. Zaholu Kürtler, soykırımından kaçan kardeşlerine evlerini, mutfaklarını açtılar. KDP Milletvekili Ziyad Hüseyin Ağa (48) ise köyünü. Hüseyin, Zaho’nun saygın ve köklü bir ailesine mensup. Büyük dedesi Muhammed Şemdin Hacı, 1915’te Anadolu’dan kaçan Ermenileri himaye ettiği için 1924’te Vatikan’ın madalya gönderdiği bir isim. Dedesi Hazım Bey ise Molla Mustafa Barzani’nin yakın arkadaşı. Ziyad Hüseyin, Şafi Kürt. Kendisine ait 250 haneli Quadia Köyü’ndeki binlerce dönüm arazisinde tarım ve hayvancılık yapıyor. Şimdi köyündeki tüm evlerde, camide hatta koyun ağılında IŞİD mezaliminden kaçan 960 Ezidi yaşıyor. Köye vardığımızda, meydanda toplanmış yüzlerce Ezidi’ye gıda ve Türk Kızılayı’nın battaniyeleri dağıtılıyordu. Ezidi kardeşleri, Ziyad Hüseyin’i gördüklerinde sevinç içinde etrafını kuşattılar. Nüfusun neredeyse yarısı çocuk. Kadınlar bir arada ve suskun. O geceyi, kadınların başına gelenleri sormak mümkün değil. Tercümanımız Diyarbakırlı İşadamı Mehmet Emin Petekkaya, “Ne ben bir erkek olarak sorabilirim ne de onlar anlatabilir” diyor. Gel kocanın kafasını al Sengal-Tılkaseb Köyü’nden Seno Süleyman (20), uykuda gibi. Kucağında 1 yaşındaki bebesi Sehran, eteklerinden sımsıkı tutan 2 çocuğu Cuaher (4) ile Faysal (2) öylece bakıyorlar. Seno, Ezidi Bayramı’nda çocuklarını alıp anne babasının yaşadığı Solak Köyü’ne gitmiş. 2 Ağustos’u 3 Ağustos’a bağlayan gece saat 02.00’de kocasının ve kayınbabasının evlerine IŞİD saldırmış. Ertesi gün kocasına telefon etmiş, neler olduğunu öğrenmek için. Öyle bitkin ki anlamadığımız dilini, duyamıyoruz bile. Sesi titreyerek aktarıyor tercümanımız: “Telefonu IŞİD teröristi açtı. Gelip kocanın kafasını alabilirsin dedi.” Sena devam ediyor: “Kocamla birlikte 40 akrabam öldürüldü. Dermanım var mı söylemeye?” Sözün bittiği yerdi. Kaynak: Hürriyet
35 yıldır serbest dalış yapan David Helder, garip bir yeteneğini keşfetti. Dalgıçların sürekli denediği bu tekniğini geliştiren Helder'in, su altında kontrollü hava kabarcıkları görülmeye değer.
ABD'nin Missouri eyaletinde 18 yaşında siyahi bir gencin polis tarafından öldürülmesinin ardından başlayan olaylarda polis şiddetinden bölgede görev yapan gazeteciler de nasibini aldı. Yaşananların görüntülenmesini istemeyen güvenlik güçleri Al Jazeera ekibini hedef aldı. ABD'nin Missouri eyaletinin Ferguson mahallesinde yaşanan olaylar devam ederken polis bu kez bölgede yaşananları görüntülemeye çalışan Al Jazeera ekibine saldırdı. Polisin attığı biber gazı kapsülü ekibin çekim yaptığın yerin tam önüne düştü. Spiker uzaklaşan ilk kişi olurken kameraman o anları görüntülemeye devam etti. Ancak onun da dayanması kısa sürdü. Biber gazının yayılması ile ekip, malzemelerini bırakarak koşmaya başladı. Al Jazeera ekibinin ayrılmasıyla Swat timi gazetecilerin ekipmanlarını söktü. Gazeteciler daha sonra yaptığı açıklamada polisin attığı plastik mermilerden yararlandıklarını belirtti. Gazetecilere yönelik şiddet Al Jazeera ekibiyle sınırlı kalmadı. Bir restoranttan olayları takip eden Washington Post muhabiri Wesley Lowery ile Huffington Post muhabiri Ryan Reilly, polis tarafından gözaltına alındı. Eylemler devam ediyor ABD polisinin Michael Brown isimli siyahi genci öldürmesi üzerine olaylar çıkan Missouri eyaletinin St. Louis kentinde gerginlik devam ediyor. St. Louis'in Ferguson semti sakinleri, Michael Brown isimli silahsız siyahi gencin cumartesi gecesi öldürüldüğü yer başta olmak üzere birçok noktada protesto eylemleri yaptı.Amerikan Başkanı Barack Obama gerginliğin artmasıyla duruma müdahil oldu. Başkan sükunet çağrısı yaptı adaletin yerini bulması için Adalet Bakanlığı ve FBI'ya soruşturma talimatı verdiğini söyledi ama eleştirilen odağındaki Missouri Valisi Jay Nixon'a da destek çıktı. Obama hem polise şiddeti hem de polisin bir gazeteciyi tutuklamaya varan ölçüsüz müdahalesini hedef aldı. Obama, şu açıklamayı yaptı: 'Polise karşı şiddetin asla bahanesi olmaz, tıpkı bu trajediyi vandallık ve yağmacılık yapmak için kullananların bahanesinin olmaması gibi. Aynı zamanda polisin de barışçıl protestoculara ölçüsüz şiddet uygulamak, veya kanuni hakkını kullananları hapise atmak için bahanesi olamaz. Ve Amerika Birleşik Devletleri'nde polis, işini yapmaya çalışan gazetecileri tartaklayıp hapise atmamalı.' Yaşanan çatışmalar nedeniyle tatildeki ABD Başkanı Barack Obama'nın basın toplantısı düzenlediği olay sonrasında, çoğunluğu siyahi öfkeli halka başka kentlerden ve beyazlardan da destek geliyor. Yer yer trafiği kapatan protestocular ellerini yukarı kaldırarak 'Ellerimi kaldırdım, beni vurma', 'Michael için adalet', 'Adalet yoksa barış yok' sloganları attı. Eylem bölgelerine yaklaşmamaya özen gösteren polis, zorunlu hallerde protestoculara yaklaştığında sert tepkilerle karşılaşıyor. Baygınlık geçiren bir genç kızı hastaneye götürmek için eylem bölgesine giren polis ekipleri de bu tepkilere hedef oldu. Akşam saatlerinde çok güvenli olmadığı belirtilen bölgede birçok işyeri erkenden kapanırken, halk geç saatlere kadar sokaklarda kalmaya devam etti. Bazı Amerikalıların otomobilleri ile destek verdiği gösterilerde kullanılan kostüm ve kıyafetler dikkati çekti. ABD Adalet Bakanı'ndan polise eleştiri ABD Adalet Bakanı Eric Holder, Missouri'de Michael Brown adlı siyahi gencin polis tarafından öldürülmesinden sonra çıkan olaylara müdahalesi sırasında polisin askeri teçhizat kullanmasını eleştirerek bunun 'çelişkili mesaj' gönderdiğini belirtti. Holder yaptığı yazılı açıklamada, olayların meydana geldiği Ferguson sokaklarında yaşananların böyle devam edemeyeceğini, protestoların büyük çoğunluğu barışçıl olsa da insanların şiddet eylemlerine başvurmasının da hoşgörülemeyeceğini kaydetti. Güvenlik birimlerinin bu gösterilere yanıtının da gerilimi yükselten değil, düşürmeye çalışan bir tarzda olması gerektiğini belirten Holder, 'Güvenlik birimleriyle yerel halk arasındaki güveni yeniden inşa etmeye çalıştığımız bir zamanda, askeri teçhizat ve araçların konuşlandırılmasının çelişkili mesajlar verdiğinden kaygılıyım' ifadesine yer verdi. Holder, kendi talimatıyla Adalet Bakanlığının, gereksiz yere aşırı güç kullanımına başvurmadan kalabalığı kontrol altında tutma ve kamu güvenliğini muhafaza etme yöntemleri hakkında yerel yetkililere teknik destek sağlayacağını aktardı. Gerilimi düşürmeye yardımcı olmak için Adalet Bakanlığından bir ekibin bölgeye gittiğini bildiren Holder, Brown'ın ölümüne ilişkin incelemelerinin devam ettiğini, olay yerinden görgü tanıklarıyla görüştüklerini ifade etti. CNN Türk
Galatasaray Kulübü, önceki akşam hayatını kaybeden Beşiktaş Kulübü Onursal Başkanı Süleyman Seba için bir açıklama daha yayınladı. Bugün son yolculuğuna uğurlanan Süleyman Seba için açıklama yapan sarı kırmızılı kulüp efsane başkandan 'O siyah beyaz aşk hikayesi hepimizin hatıralarında yaşayacak' sözleriyle bahsetti. İşte Galatasaray'ın açıklaması... 'Bizimkisi bir aşk hikayesi siyah-beyaz film gibi biraz, hüzünlü sonbahar kapısından çıkmak gibi aydınlığa biraz...' Süleyman Seba yıllar önce bir 'Galatasaraylı'nın kaleminden çıkıp 'Beşiktaşlılar'ın yüreğine dokunan şarkıdaki gibi hüzünlü bir sonbahara yaklaşırken, kartal kanatlarında sonsuzluğa uçtu. Bize kanatlarının gölgesinde; cefayı, dostluğu, sadakati, centilmenliği ve tevazuyu miras bırakarak. Sarı kırmızılı renklere gönül veren milyonlar, o 'gönül adamı'nı unutmayacak. O 'Siyah-beyaz aşk hikayesi' hepimizin hatıralarında yaşayacak. Beşiktaş ve Türk sporunun başı sağolsun. skorer