onedio
Dişlerinin Arasından Zor Kurtuldu
Deniz kıyısındaki küçük bir yerleşim yerinde karaya çıkan timsahın üzerinden atlayan gencin hayvanın dişlerinden son anda kurtulduğu o anlar görüntülendi.Deniz kıyısındaki küçük bir yerleşim yerinde karaya çıkan timsahın üzerinden atlayan gencin hayvanın dişlerinin arasından son anda kurtulduğu anlar kamerayla an be an görüntülendi. Video paylaşım sitelerine yeni düşen bir video, izleyenlerin tüylerini diken diken etti. Güney Amerika ülkelerinden birinde yaşandığı tahmin edilen olayda, küçük bir yerleşim yerinde karaya çıkan timsahı fark eden insanlar, meraklı gözlerle hayvanı izlemeye başladı. Bu sırada kalabalık arasındaki gençlerden biri, hızla timsaha doğru koştu, hayvanın kuyruğuna basıp üzerinden atladı. Sırtı dönük olan timsah...
Bugün Mutlaka Okumanız Gereken 10 Köşe Yazısı
Bizim gençliğimizde “Türk Polisi”nin değişmez bir görevi vardı: Komünist yakalamak. Başka işler de olurdu ama onlar teferruattı. “Birinci Şube” siyasete bakar. “Siyaset” deyince, “C Masası” falan, böyle şeyler de kurulmuş, ama varsa yoksa Komünizm. Kimin sol fikirli olduğu da aslında bilinirdi. Şunun şurasında, toplasan kaç kişi zaten? Arada bir bunları toparlayıp içeri atmak gerekirdi. Onların şunu bunu yapmasından ötürü değil, başka bir işe paravan olacak bir “sansasyon” yaratmak için. Her türlü “polisiye” davada tek bir “polisiye yöntem” vardı; işkence! Yatır falakaya, söylet. Bunun da genellikle iki amacı olurdu. Ya polis bilmediği bir şeyi öğrenmek için işkence yapardı (“konuşturmak” üzere); ya da, kendi kurduğu bir hikâyeyi birilerinin “Ben yaptım” diye üstlenmesi için (“kabul ettirmek” üzere). Şüphelinin ardına adam takmak, telefonunu dinlemek gibi yöntemler vardı, ama ikincil şeylerdi bunlar. “Polis” demek, “işkence” demekti. Burada “ileri teknoloji” de, elektrik vermek olmuştu.
DNA'nın Yüzde 92′si İşe Yaramıyormuş...
İngiltere’de Oxford Üniversitesi biliminsanları, insan DNA’sının yalnızca yüzde 8.2′sinin işe yaradığını, gerisinin ‘ biyolojik yük ‘ten başka bir şey olmadığını ortaya koydu. İnsanın gen yapısını diğer memelilerle karşılaştıran uzman ekipte yer alan Gerton Lunter, insanın DNA’sının sadece yüzde 8.2′sinin evrimle korunmaya değecek kadar işlevsel olduğunu ifade etti. Lunter, “ Genlerimizin yüzde 92′sinin biyolojiye bir katkı yapıp yapmadığına dair bilimsel bir kanıtımız yok ” dedi. “ DNA’mızın çoğu bu kadar yararsızsa neden hala taşıyoruz? ” sorusuna Lunter, “ Biz tasarlanmadık, evrimleştik ve bu da karmaşık bir süreçtir. Kalan yüzde 92 bir anlamda dolgudur, yük değil. Bir gün işe yarayabilir ” yanıtını veriyor. Biliminsanları, bir proteindeki amino asit dizisine karşılık gelen bilgi içermeyen DNA’yı ‘ Çöp DNA ‘ olarak tanımlıyor. Yüzde 92′lik bu kısmın faydası olmadığı gibi zararı da bulunmuyor. Daha önceki çalışmalar insan DNA’sının yüzde 99′unun çöp olduğunu belirtiyordu.Diken
Ve Beren Saat ile Kenan Doğulu Evlendi
Ünlü oyuncu Beren Saat ve Kenan Doğulu, Los Angeles’ta düzenlenen muhteşem törenle dünyaevine girdi.Yaklaşık 2.5 yıldır birlikte olan Beren Saat ve Kenan Doğulu çifti Los Angeles'ta mutlu sona ulaştı. Törene çiftin aileleri başta olmak üzere Belçim Bilgin, Kıvanç Tatlıtuğ, Hilal Saral, Ece Yörenç gibi çok sayıda ünlü isim de katıldı.DHA
Cem Yılmaz'dan Arınç'a Kahkaha Göndermesi
Bülent Arınç'ın 'kadın ortalık yerde kahkaha atmamalı' sözlerine ünlü komedyen Cem Yılmaz'dan manidar gönderme... Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Bursa Valiliğin tarafından düzenlenen bayramlaşma törenine katıldı. Arınç yaptığı konuşmada 'Erkek zampara olmayacak. Eşine bağlı olacak. Kadın ise, iffetli olacak. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak' dedi Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın 'Kadınlar ortalık yerde kahkaha atmamalı' sözlerine ünlü komedyen Cem Yılmaz twitter'dan gönderme yaparak cevap verdi. Yılmaz, 'Erkek ortalık yerde kahkaha atmamalı.. hele ki espriden anlamıyorsa..' diye yazdı.
Startup İstanbul İçin Geri Sayım Başladı
İnternet ekosisteminin Türkiye ve dünyadaki etkili aktörlerinin katıldığı, bölgenin en önemli girişimcilik etkinliklerinden Startup İstanbul için kayıtlar ve erken bilet satışları başladı. Teknoloji ve internetle ilgili şirket kuran girişimcileri hızlandıran ve erken aşama yatırımlarını yapan Etohum, bu yıl bir kez daha dünyanın girişimcisini ve yatırımcısını Startup İstanbul çatısı altında topluyor. 30 Eylül’de Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi sarayında gerçekleşecek olan etkinlik, 40 ülkeden 100’ü aşkın girişimci ve 200’den fazla yatırımcıyla yaklaşık 1000’in üzerinde katılımcıyı ağırlayacak. Amerika ve Avrupa’dan yatırımcıların ve konuşmacıların katılacağı konferansta, dünyanın en büyük hızlandırıcıları olarak bilinen 500 Startups, YCombinator, Kissmetrics, Blablacar, Twitter, Udemy, Aramex, Endeavor, Wayra, Startup Wise Guys, Plan9, Flat6labs, Eleven, Microsoft Ventures gibi şirketler de, sunum ve oturumlar aracılığıyla girişimcilerle buluşacak. Startup İstanbul’un belli olan ilk konuşmacıları ise şöyle: Neil Patel – Kissmetrics Michael Seibel – YCombinator Nicolas Brusson – Blablacar Chris Chabot – Twitter Marvin Liao – 500Startups Hanan Lavy – Microsoft Ventures Fadi Ghandour – Aramex Prof. Erhan Erkut – MEF Üniversitesi Gary Stewart – Wayra Eren Bali – Udemy Vitaly Golomb – CEED Valley Ventures Mike Reiner – Startup Wise Guys Allen Taylor – Endeavor Bas Van den Beld – Stateofdigital Adam Berk – Entrepreneurial Science Steven Seggie – Özyeğin Üniversitesi Stuff
Reklam
Yapay Zeka İki Kişiden Birini İşsiz Bırakacak
Yapay zeka ve giderek aratan oranda robot kullanımı gelişmiş dünyada çalışma yaşamını tehdit etmeye başladı.Geçtiğimiz aylarda Oxford Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, teknolojinin ABD'de gelecek 10 ile 20 yıl içerisinde çalışanların yüzde 47'sini işsiz bırakacağını ortaya koymuştu. Aynı araştırmanın 28 AB ülkesi için yapılan hesaplamaları da teknolojinin yakın gelecekte çok sayıda kişiyi işsiz bırakacağını gösteriyor. London School of Economics (LSE) tarafından yapılan araştırmaya göre, gelecek 10 ile 20 yıl içerisinde teknoloji her iki Alman'dan birininin (yüzde 51,1) işsiz kalmasına neden olacak. Avrupa Birliği'nin lideri Almanya gibi Fransa da robotlaşmadan etkilenecek ülkeler arasında. Teknolojinin Fransa'da çalışanların yüzde 49, 5'ini işsiz bırakması bekleniyor. Araştırmaya göre İsveç'te yüzde 46,7, İngiltere'de yüzde 47,2, Portekiz'de yüzde 59, Romanya'da ise yüzde 61,9 oranında kişi teknolojik gelişme nedeniyle işsiz kalacak. Ahmet YILDIRIM - DORTMUND / DHA
Gazetelerde Bugün | 29 Temmuz Salı
Hürriyet: Damacana kanunları  Milliyet: Komşu’dan 5 bin ithal doktor gelecek  Posta: Fadıl'ın son vurgunu Sabah: Paralelciler'de yalan bitmiyor Vatan: Hastanesini vurdular Taraf: Putin’in Yukos oyununa 50 milyar $ ceza kesildi Akşam: Paralel taklacılar  Cumhuriyet: En büyük sürprizi halk yapacak  Zaman: Müebbete bile açık görüş var gözaltındaki polislere yok Birgün: TÜRGEV Başkanı Bilal’le akraba mı? Yeni Şafak: TİB'in sistemini kuran kişi kayıp  Star: 6 bin 514 kişi keyfi dinlenmiş 
Reklam
'Erkek Zampara Olmayacak, Kadın Herkesin İçinde Kahkaha Atmayacak'
Başbakan Yarımcısı Bülent Arınç, Bursa Valiliğin tarafından düzenlenen Heykel'deki Tarihi Valilik binasındaki bayramlaşma törenine katıldı. Ardından partisinin Merinos Parkı'nda düzenlenen bayramlaşma törenine katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, herkesin bayramını kutladı.'HOŞUNUZA GİDİYORSA ALKIŞLAYIN, GİTMİYORSA YUHALAYIN' Burada yaptığı konuşmada 30 Mart seçimlerinde Bursa'da 18 ilçeden 16'sını kazandıklarını söyleyen Arınç, önümüzdeki seçimlerde Nilüfer ve Mudanya ilçelerini de kazanacaklarını savundu. Bu sırada kendisini öven tezahürat yapan bir partiliye 'Maşallah, yerinde duramıyor. Heyecanlı insan. Allah razı olsun. Kalk kükre. Bunlar insanı konuşturur kardeşim. Rahmetli Necip Fazıl derdi ki, 'Bir insanı dinlerken ya yuhalayacaksın ya da alkışlayacaksın. Sessiz durmak yok. Hoşunuza gidiyorsa alkışlayın. Hoşunuza gitmiyorsa yuhalayın be kardeşim' dedi. 'TÜRKİYE'DE TEK MARKA VAR RECEP TAYYİP ERDOĞAN' Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili de değerlendirmede de bulunan Arınç Türkiye'de tek markanın Recep Tayyip Erdoğan olduğunu söyledi. Çatı adan Ekmeleddin İhsanoğlu ile ilgili de şunları söyledi: 'Şahsıyla ilgili bir küçümseme yaparsak bu bize yakışmaz. Geçmişte tanıdığımız bildiğimiz bir insandır ama iddia ediyorum Sayın Kılıçdaroğlu yolda görse kendisini tanımazdı. Aday olacağı kulağına söylenene kadar ya Ekmeleddin veya Ekameddin veya Ekmel veya Ekmek denen şahsın ismini bile tanımazdı. Ne yaptığını bilmezdi. Biz biliriz çünkü onu İKÖ Genel Sekreteri yapan biziz. Beraber hac ve umre yapmaktan tutun, uluslararası konferanslarda onu takdim etmeye kadar biz tanırız, biliriz ama o bilmez. MHP Genel Başkanı bilir ama bu kadar bilmez. Adeta sarıldılar, kurtarıcı gibi baktılar. O şahsın kabul edip etmemesi kendi takdiridir. Hayatı boyunca en büyük desteği aldığı Cumhurbaşkanı ve Başbakanımıza karşı ve özellikle CHP'nin böyle bir teklifine ben şahsen inanmazdım koşa koşa gideceğine.' Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığını yüzde 100 hakederek kazanacağını savundu. Bursa'da Ak Parti'nin bayramlaşma töreninde konuşan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Başbakan Erdoğan'ın çok güzel meziyetlere sahip olduğunu ifade ederek, Erdoğan'ın 24 saatte, iki saat uyumadığını anlattı. Arınç, 'Düşünün Diyarbakır'da 45 derecenin altında bir miting yapıyor, İstanbul'a geliyor. İstanbul'da bir başka toplantıya katılıyor. Akşam da Başakşehir'de futbolcu gibi 3 tane gol atıyor, kardeşim. Böyle bir aday dünyanın neresinde var yahu? Hele öyle bir aşırtma gol atmış ki, sanki cumhurbaşkanlığı seçimi gibi. Ayağının tersiyle 'küt' doksandan. Ampul gibi dikmiş oraya. Hiç mi yorulmuyorsun, mübarek ya! Rıdvan Dilmen'in bacağı kırılmış, öbürünün adelesi kopmuş. Çocuğu ile oğlu ile birlikte top oynuyor. 5 dakikada 3 tane gol atıyor. Bunu kim yaptı kardeşim. Rahmetli Metin Oktay olsa, madalya takardı. Bu büyük bir başarı. İşte böyle bir cumhurbaşkanı var. Hiç bitmeyen bir enerji' dedi. Türkiye'nin dünyada sözü dinlenen, dikkat edilen bir ülke olduğunu belirten Arınç, 'İtibarlıyız. Bakmayın Batı'dan farklı sesler çıkabilir. Doğu'dan bazen farklı sesler çıkabilir. Bu bizim yanlış yaptığımzdan dolayı değil. Hep doğruları söylediğimizden. Hep haklıdan yana olduğumuzdan. Hep mazlumdan yana olduğumuzdandır. Ne yapalım, biz hayatımızın hiçbir noktasında zalimden yana olmadık. Hep mazlumdan yana olduk. Hiçbir zaman güçlünün yanında olmadık, hep Hak'kın yanında olduk. Böyle olmaya da devam edeceğiz. dünyada başka ülkeler, başka rejimler beni sevmeseler bile mutlaka hak galip gelecektir' diye konuştu. 'ÇOCUKLARIMIZ, GENÇLERİMİZ CİNSEL YÖNELİMLERİNDE ÇOK KÖTÜ NOKTALARA GİDİYORLAR' Son zamanlarda Türkiye'de ahlaki bir çöküntünün yaşandığını söyleyen şunları söyledi: Arınç 'Maalesef günlük hayatımızdan tutunuz, çocuklarımızın yetişmesine kadar televizyonların etkisi, şundan bundan bu kadar ama farklı bir toplum haline geliyoruz. Çok şiddetli tepki vermeye başladı, insanlarımız. Bonzai veya benzerleri alıcı buluyor, müşteri buluyor. Bazı alçaklar bunu pazarlıyorlar. Gençleri özellikle buna alıştırmaya çalışıyorlar. Gençlerimizi çökertmek istiyorlar. ahlaksızlık, fuhuş bir bataklık haline geliyor. Çocuklarımız, gençlerimiz cinsel yönelimlerinde çok kötü noktalara gidiyorlar. Türkiye'de buluğ yaşı, ergenlik yaşı çok küçüldü. Bu kızlarda neredeyse 9-10 yaşlarına, erkeklerde de 11-12 yaşına kadar küçüldü. Bunun neticesinde özellikle bu cinsel yönelimleri sürekli teşvik eden, bir kısmı sanal dünyada, internet dünyasında bir kısma maalesef televizyonlarda, gazetelerin magazin sütunlarında bir kısmı da üniveristeler başta olmak üzere eğitim alanında gençlerimizin bu heyecanlarını, bu heveslerini kötüye kullananlar var. Biz karısını 40 yerinden bıçakladıktan sonra sokak ortasında bırakan bir ahlaksız kocayı bu güne kadar duymamıştık. Sevdiğini bırakan, üstünden taksisiyle geçen edepsiz, vicdansızları hiç bgüne kadar duymamıştık. Çocuklarının önünde cinayet işleyen vicdansızları bugüne kadar duymamıştık. Evet sayıları az belki ama niye oluyor, bunlar? Olmaması lazım. Biz çok iyi bir toplumduk. Bunlar nereden çıktı? Bu ayrık otları nasıl yetişti nasıl bitti? Bunlara dikkat etmemiz lazım. Asıl yapılamsı gereken sizlerin iyi örnek olmasıdır. Onları iyi yetiştirmeliyiz. Ne olur anneler, babalar, onların her istediklerini meşru-gayrimeşru, 'ne yapalım, arkadaşları böyle yapıyor' diyerek, olağan karşılamayalım. Nasihat edelim. Kötü arkadaşlıklar kurmasınlar, kötü yerlere gitmesinler ve inşallah güzel sohbetlerle, güzel kitaplarla ve güzel bir eğitimle başbaşa kalsınlar. Çocuklar bizim geleceğimiz. Onlar yarım yamalak yetişirse, biz sonra bu ülkenin geleceğinden nasıl sorumlu oluruz?' 'ERKEK ZAMPARA OLMAYACAK. KADIN DA HERKESİN İÇİNDE KAHKAHA ATMAYACAK' Bir kaç özel televizyonun gençlik dizileri hazırladığını ve bu dizilerin 13-20 yaşları arasındaki gençleri sadece sekse bağımlı olarak yetişmesine neden olduğunu öne süre Arınç,'Bunların sadece isimlerini vermiyorum ama yedi sülalesini biliyorum Bunlar bu toplumu çökertmekle vazifeli bir iş yaptığını zannederken çocukları kıyafetlerinden, konuşmalarından, anne-babalarıyla, arkadaşlarıyla olan ilişkilerine kada bunu bozmaya çalışan ve buna maksatlı olarak yapanlar vardır. Bizler inanmış birer müslümanlar olarak Kur'an'ı içindeki hükümleriyle Peygamber Efendimiz'in Hadis-i Şerif'leriyle mutlaka okumalıyız. Çok güzel kitaplar çıkıyor. İnsanın cebinde taşıyabileceğiçantasına koyabileceği çok güzel kitaplar çıkıyor. Kur'an'ı yeniden keşfetmemiz lazım. Ahlaken bir geriye gidiş var. Haya meselesi çok önemlidir. Yüzüne baktığın zaman yüzü kızarıyorsa haya güzeldir. Kadan da olsa daha da güzeldir. Haya sadece kadın için değil, erkek için, bütün mahlukat için haya diye bir şey var. Erkekler içinde haya geçerlidir. Yalan söyleyemez. Mahcubiyet ifade edebilecek bir sö söylemeye kalksa, yüzünü yere bakar. Nerede o yüzüne baktığımız zaman yüzü hafifçe kızarabilecek, boynunu öne eğecek, gözünü bizden kaçırabilecek iffet sembolu, haya sembolü kızlarımız? Hamdolsun burada çok var da, Allah bütün yavrularımıza bunu bağışlasın. Utanacağız arkadaşlar. Haya duygunuz olacak. İffet çok önemli. Sadece bir isim edğil. Kadın için de bir süstür, iffet. Erkek içinde bir süstür. İffetli olacak. Erkek de olacak. Zampara olmayacak. Eşine bağlı olacak. Çocuklarını sevecek. Kadın ise o da iffetli olacak. mahrem-namahrem bilecek. Herkesin içerisinde kahkaha atmayacak. Bütün hareketlerinde cazibedar olmayacak, iffetini koruyacaksın. Şimdi bunu birileri söylediği zaman 'ya bu adam hangi dilden konuşuyor' diyebilirler. Bu kadar değerlerimize yabancılaştık bugün' dedi. 'ÇOCUKLARIMIZA ZAMAN AYIRALIM' Son yıllarda evlerde birden fazla arabanın ve herkes de cep telefonu olduğuna değinen Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Biz şüphesiz arabanın da en iyisine bineceğiz. Ama arabanın da bir zekatı var. Lüzumsuz da kullanmayacağız. Ben meclis başkanı oldum servis araçlarını yasakladım. Neden? Çünkü servis araçları bize yılda 2 trilyon masraf getiriyor. Ama bir baktım ki içinde 10 kişi, 12 kişi var. Nereden bu servise binmesi gerekenler? Meğer herkes meclise arabası ile geliyormuş. Su kullanmıyor bu arabalar benzin kullanıyor. Valla Nil Nehri olsa Türkiye'de kullanılan arabalara benzin olarak yetiştiremeyiz. Bu israftır. Bir arabanın durduğu yerde sabit masrafı var. Bu lüzumlu bir ihtiyaç halinde kullanılacak birşeydir. Aynı cep telefonları gibi. Şimdi cep telefonlarında hanımlar yemek tarifi yapıyor birbirine, saatlerce. 'Daha daha ne var, ne yok? Ayşe'nin kızı ne oldu? Düğün ne zaman?' Bunları karşı karşıya geldiğinde konuş. Karşı karşıya geldiklerinde konuşamıyorlar çünkü ikisinin de gözü televizyonda, dizi seyrediyorlar. Bunlar gülünç hallerimiz. Biz iffetli, haya sahibi, çalışkan, dürüstlük ilkelerine bağlı ve asla kötü alışkanlıkları olmayan - uyuşturucu falan bir tarafa - Allah korusun sigara, alkol gibi bağımlılık yapan şeylerden çocuklarımızı uzak tutmalıyız. Yazı-kışı ayrı değerlendirmeliyiz. Çocuklarımıza zaman ayırmalıyız. Onlar anne babalarının kendileri ile ilgilendiğini görmeli. Şimdi benim torunum karşısında dedesi oturuyor. Annesinin telefonunu alıyor sabahtan akşama kadar oyun oynuyor. Ne girdiğimizin, ne çıktığımızın farkında. Şamil ne yapıyorsun diyorum, başını bile kaldırmadan 'oynuyorum' diyor. Çocuk bunlara meraklı şimdi. O yüzden onların meraklarını bazen şekerle, bazen oyuncakla, bazen para ile başka taraflara kanalize etmemiz lazım. Evlatlarımız elden giderse başka sermayemiz kalmaz. Bu cinayetler çok kötü. Biz kadına el kaldırmayı bile kabul etmeyiz. Eşiniz de sevgiliniz de olsa kızınız da olsa onlar bu toplumu doğuran mukaddes insanlar. Boşanırız, ayrılırız, yaşayamayız o ayrı birşey. Ama kötü muamele etmek, işkence etmek nedir bu televizyonlarda gördüklerimiz? Nedir haberlerde okuduklarımız? Bu toplum böyle değildi arkadaşlar. Bütün maddi kalkınmanın üzerini simsiyah bir örtü gibi örten bu kötüye gidişten biran evvel kurtulmamız lazım. Bunda bizim sorumluluğumuz varsa sizin de, başka kurumların da sorumluluğu var. İyiliğe vesile olan o hayrı işlemiş gibidir. Şerre vesile olan o şerri aynen işlemiş ve teşvik etmiş gibidir. Allah bizi inançlı, ahlaklı, dürüst, birbirlerini çok seven, hatrını kırmayan iyi arkadaşlık yapan, güzel bir toplum haline getirsin. Allah çocuklarımızı, torunlarımızı, gözümüzün nuru yavrularımızı, kötülüklerden fitne ve fesatlardan korusun inşallah geleceğimiz daha parlak olacak' dedi. Işıl ARSLAN - Mehmet İNAN / BURSA,(DHA)
Cezaevinde Tecavüzde Takipsizlik Kararı
Adana’da cezaevinde tecavüze uğrayan çocuk tutuklu F.O. ile ilgili, haklarında soruşturma yürütülen kamu yetkilileri aklandı. Tecavüze göz yuman görevliler hakkında savcılık takipsizlik kararı verdi. Evrensel'den Volkan Pekal'ın haberine göre mağdur çocuk, gardiyanlardan da dayak yediğini belirtmiş olmasına rağmen savcılık bu durumu dikkate almadı. Evrensel'e konuşan gardiyanlar da, cezaevi yönetiminin F.O’nun hiçbir talebini dikkate almadığını söylemişti. Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde yaşanan tecavüz ve dayak olaylarına ilişkin savcılık soruşturması tamamlandı. Soruşturma sonunda olaya göz yumduğu açıkça görülen ve F.O’yu copla döven kamu görevlileri hakkında takipsizlik kararı verilerek sadece fail durumunda olan M.A’ya dava açmakla yetinilmesi dikkat çekti. Karara itiraz eden F.O’nun avukatı Tugay Bek Evrensel'e konuştu. Cumhuriyet savcısının mağdur çocuğu değil kamu görevlilerini koruma refleksi ile hareket ettiğini belirten Av. Bek, “F.O’nun infaz koruma memurları tarafından copla dövülmüş olması açık bir insan hakları ihlali olmasına rağmen cumhuriyet savcılığının bu konuda dava açma gereği duymamış olması açık bir hukuksuzluktur” dedi. KAMERALARI GÖREN YOK Savcılık soruşturması başladığında, F.O’nun kaldığı koğuşun bahçe ve havalandırmasını gören güvenlik kamerasının incelenmesi sonucu F.O’nun yaşadıklarının bir işkence boyutuna geldiği tespit edildi. Sadece havalandırma alanını kaydetmesine rağmen tecavüz olayından önceki on gün boyunca F.O’nun koğuşta bulunan mahkumlar tarafından dövüldüğü, aşağılandığı ve taciz edildiğinin kayıtlarda görüldüğüne dikkat çeken Bek, F.O’nun koğuştan alınarak başka bir bölüme gönderilmesi için cezaevi idaresine defalarca talepte bulunulmasını görmezden gelerek şiddete ve tecavüze göz yumulduğunu belirtti. ‘DEVLETİN GÖREVİ ÇOCUKLARI KORUMAK’ Savcının suçu işleyenin kamu görevlileri olmadığı yönündeki değerlendirmesine itiraz eden Bek, Devlete düşenin işkence, kötü muamelede bulunmamak, insan öldürmemekten fazlası olduğunu söyledi. İnsan ve çocuk hakları bağlamında devletin pozitif bir yükümlülüğü olduğuna dikkat çeken Avukat Bek, devletin güçsüz ve korunmaya muhtaç, devlet denetimindeki çocuklara, kadınlara yönelik her türden kötü muamelenin önüne geçmek için gerekli tedbirleri almak ve buna rağmen suç gerçekleşmişse de etkin bir soruşturma yürütmekle yükümlü olduğunun altını çizdi. KAMERAYA ANLATTI AMA KİMSE GÖRMEDİ! Kamera görüntüleri incelendiğinde tecavüz öncesi F.O’nun kameralardan yardım istediği, şiddetin kameralara yansıdığı görülüyor. Ayrıca mahkumlar tarafından dövüldüğü için başka bölüme alınma talebinde bulunan F.O. bu sefer de kamu görevlileri tarafından dövülmüş. Buna rağmen savcılık kamu görevlilerini koruyarak sadece fail durumunda bulunan M.A. hakkında çocuğa yönelik nitelikli cinsel istismar suçundan dava açtı. Güvenlik kamerasına takılan 11 ve 15 Şubat tarihli görüntülerde F.O’nun güvenlik kamerasına dönerek ağladığı, el ve mimik hareketleri ile taciz ve şiddete maruz kaldığını anlatmaya çalışarak cezaevi idaresinden yardım istediği kaydedilmiş. Tecavüz suçunun işlendiği 17 Şubat 2014 tarihindeki kayıtlarda ise F.O’nun güvenlik kameralarına yönelik el ve mimik hareketleri yaparak yardım istediği ve tecavüz sanığı M.A’nın olayın gerçekleştiği banyo camını gazete kağıdı ile kapatarak suçunu gizlemeye çalıştığı açıkça kayıtların incelenmesinde ortaya çıkmış durumda. GARDİYANLAR DA DÖVMÜŞTÜ F.O’nun tecavüzden iki gün önce yardım istediği memurlarca da copla dövüldüğü ortaya çıktı. F.O. cezaevinden tahliye olduktan sonra avukatı ile birlikte vermiş olduğu ifadesinde 10 Şubat 2014 günü koğuşta dayak yediğini, infaz koruma memurlarının koğuşa geldiğini görünce aşağı inmeye çalıştığını ancak merdivenlerden düştüğünü, koğuşa gelen görevli infaz koruma memurlarına dayak yediğini ve koğuştan alınmasını istediğini belirtiyor. F.O, 15 Şubat tarihinde koğuşta bulunan tutukluların kendisini döverek bağırmaya zorladığını bunun üzerine koğuşa görevli infaz koruma memurlarının geldiğini, kendisini alarak baş memurluk odasına götürdüklerini burada ismini Latif olarak hatırladığı ve ‘başkan’ diye hitap edilen kişi ile Eyüp olarak hatırladığı başgardiyanın kendisinin eline copla vurduğunu anlatmış. Yine bu olay sırasında da koğuşta dayak yediğini ve kendisini koğuştan almaları yönünde görevli memurlardan talepte bulunduğunu ifade etti. SAVCI İFADEYİ GÖRMEZDEN GELDİ F.O. cezaevi idaresinden defalarca talepte bulunmasına ve şikayetçi olmasına rağmen görevli infaz koruma memurları tarafından copla dövülerek tecavüz ve işkence koğuşuna geri gönderilmiş. Cumhuriyet savcısı, takipsizlik gerekçesinde F.O’nun cezaevinde bulunduğu sırada alınan ifadesinde infaz koruma memurlarının kendisi copla dövdüğünden bahsetmemiş olmasını ve şüpheli memurun savunmasını gösteriyor. Cumhuriyet savcısı, F.O’nun cezaevinden tahliye olduktan, yani şüpheli memurların tahakkümünden kurtulduktan sonra alınmış ve görevli memurlara yönelik dayak iddialarını içeren ifadeyi ise göremezden gelmiş. KOĞUŞ DEĞİŞTİRMESİNE İZİN VERMEDİLER 5 Mayıs’ta Evrensel'de yayınlanan Bahçegül Ercan imzalı ‘Gardiyanlar vahşeti anlattı’ başlıklı haberde, cezaevi yönetiminin F.O’nun koğuş değiştirme talebini dikkate almadığını, kendisini korumaya yönelik adım atmadığını söylediği yer almıştı. İnfaz koruma memurları F.O'yu doğrulayarak, 'Çocuklara her an bir suç işleyecekmiş gibi bakıldığı için toplu olarak tutulmaya çalışılıyor. Koğuş değiştirme gerekçesi de üst makamlarca sorulacağı ve bundan korkulduğu için pek değiştirilmek istenmiyor' demişti. Dava dosyasına giren infaz koruma memurlarının ifadesinde “Koğuşun kapısından ses gelmesi üzerine koğuşa gittik. F.O’nun ağladığını ve halsiz olduğunu gördük. Zanlı tutuklu M.A. da yanındaydı. F.O’yu alarak baş memurluğa götürdük. Burada kendisine tecavüz edildiğini söyledi. Ayrıca vücudunda izler olduğunu, bu izleri kendisine tecavüz eden M.A’nın yaptığını dile getirdi. Daha sonra F.O’nun vücudunu kontrol edince bir takım izler olduğunu gördük ve tutanağa geçirdik. Ardından bu durumu ceza infaz kurumu müdürüne bildirdik” denmişti. NE OLMUŞTU? Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevinde tutulu bulunan F.O. geçtiğimiz şubat ayı içinde aynı koğuşta bulunan M.A’nın taciz ve tecavüzüne maruz kalmıştı. Evrensel’de birkaç gün üst üste manşet olan olayda, soruşturma kapsamında alınan adli tıp raporu tecavüz iddialarını doğrulamıştı. F.O. tahliye olduktan sonra avukatı ile birlikte verdiği ifadesinde dayak yediği için başka bir bölüme alınması için infaz koruma memurlarına başvurduğunu buna karşılık copla dövüldüğünü söylemişti.Volkan Pekal | Evrensel
Filistinli Çocuklar Parkta Yaşamlarını Yitirdi
Gazze'de, bir füzenin Şati Mülteci Kampı'ndaki parka isabet etmesi sonucu sekizi çocuk 10 Filistinli hayatını kaybetti. Gazze'deki Filistin Sağlık Bakanlığı yetkilileri, çocukların İsrail'in hava saldırısında yaşamlarını yitirdiklerini, saldırıda 46 kişinin de yaralandığını söyledi. BBC'ye konuşan İsrail Ordusu'nun bir sözcüsü ise parkı vuran Fecr tipi füzenin Gazze'den Filistinlilerce atıldığını belirtti. Bölgede atılan bir diğer füze de, Gazze'nin en büyük hastanesi olan Şifa'nın girişindeki bir binaya isabet etti. İsrail, bu füzenin de Filistinlilerce atıldığını iddia ediyor. BBC'ye konuşan Filistin Yasama Konseyi üyesi Mustafa Barguti ise 'İsrail savaş uçakları hastaneye saldırdı. Bu, saldırdıkları sekizinci hastane' dedi. Barguti İsrail'in saldırılarında şu ana dek 1048 Filistinliyi öldürdüğünü, hayatını kaybedenlerden yüzde 90'ının çocuklar ya da sivil kadınlar olduğunu söyledi. Yine BBC'ye konuşan Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri de, 'İsrail'in Ramazan Bayramı'nda Şati Mülteci Kampı'nda çocuklarımıza karşı gerçekleştirdiği yeni katliam, uluslararası toplumun sessizliğinin sonucudur. İşlenen bu suç karşısında boyun eğmeyeceğiz. İsrail işgalinin bedelini ödeyecek' dedi. Gazze'den düzenlenen bir havan topu saldırısı sonucu ise İsrail'in Eşkol bölgesinde en az dört kişi öldü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ülkesinin Gazze'de uzun bir mücadeleye hazır olması gerektiğini söyledi. Netanyahu, Gazze'den ülkelerine uzanan tüneller yok edilinciye dek mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. İsrail ordusu da askeri birliklerin Gazze'de Filistinli militanlarla birçok bölgede çatıştıklarını açıkladı. İsrail askerleri Gazze'nin kuzeyinde helikopterlerden attıkları broşürlerle Filistinlileri bölgeden ayrılmaları yolunda uyardı. Öte yandan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Ki-moon yeni bir ateşkes çağrısında bulundu. 'İnsanlık adına, şiddet durmalı' diyen Ban, Gazze'de gelinen durumdan hem İsrail'in hem de Hamas'ın sorumlu olduğunu söyledi. Dün toplanan BM Güvenlik Konseyi de 'derhal koşulsuz ateşkes' çağrısı yapmıştı. İsrail'den Haaretz gazetesi ise ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin taraflara sunduğu ancak İsrail tarafından reddedilen ateşkes anlaşmasının taslak metnini ele geçirdiğini öne sürdü. Haaretz'in iddiasına göre, taslakta 48 saat içerisinde bir haftalık ateşkesin tesis edilmesi öngörülüyor. Kasım 2012'de Kahire'de üzerinde anlaşılan ateşkesin şartlarının tekrar yürürlüğe sokulması, yeni bir ateşkesin ikinci şartı olarak dile getiriliyor. Son olarak tarafların 48 saat içerisinde Kahire'de bir araya gelekerek ihtilaflı tüm konuları görüşüp 'kalıcı çözümü sağlamak' amacıyla masaya oturmaları isteniyor. Haaretz, İsrail'in Kerry'nin önerisini, ateşkes taslağında Hamas'ın askeri kabiliyetine dair hiçbir vurgunun yer almaması nedeniyle reddettiğini yazdı.BBC Türkçe
Reklam
Porsche Satış Müdürü Kazada Hayatını Kaybetti
Ataşehir’de biri Almanya plakalı iki lüks araç kaza yaparken bariyere giren aracı kullanan Porsche Satış ve Pazarlama Müdürü Kaan Oğul (34) feci şekilde hayatını kaybetti.Kaza, Ataşehir, TEM otoyolu Batı Ataşehir mevkii, Ankara istikametinde saat 21. 00 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Ataşehir bağlantı yolundan TEM'e bağlanan Kaan Oğul kontrolündeki 34 KB 6000 plakalı araç, seyir halindeki LB AZ 206 plakalı araçla belirlenemeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanı etkisiyle Oğul'un kontrolündeki aracın sağ arka kapısından giren bariyer ön sol kapıdan çıktı. Araç bir süre sürüklendikten sonra durabilirken Almanya plakalı araç ise bariyerleri geçerek toprak zemine çıktı. Kaan Oğul olay yerinde hayatını kaybederken yanında bulunan kişi ise olayı küçük sıyrıklarla atlattı. Kaan Oğul’un cansız bedeni Fatih Sultan Mehmet Hastanesi morguna kaldırıldı. Diğer aracın sürücüsünün ise gözaltında olduğu öğrenildi. Polis, kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Ramazan EĞRİ / İSTANBUL DHA
14 Çarpıcı Örnekle Eski Dövmelerinizden Kurtulma Sanatı
Usta ellerde yapılmayan dövmeler sonunda hep hayal kırıklıklarına neden olur. Bir hata sonucu yaptırdığınız ya da artık yenilemek istediğiniz dövmeleriniz için size ilham olacak 14 'dövme yenileme'  örneği sizlerle.İyi eğlenceler dileriz...
Reklam
Caner Erkin En İyi 50'de
2014 yılının Goal 50 Listesi açıklandı.Real Madrid'in Portekizli yıldızı Cristiano Ronaldo zirvede yer alırken, Türkiye'den listeye girebilen tek futbolcu 47. sıradaki Fenerbahçeli Caner Erkin oldu. Goal 50 Listesi'nde Cristiano Ronaldo'yu takip eden isim Hollandalı Arjen Robben olurken; geçen yılın birincisi Arjantinli Lionel Messi, bu yıl kendisine üçüncü sırada yer buldu. Fenerbahçe'nin cezası nedeniyle Avrupa Kupaları'nda forma giyemeyen Caner Erkin, buna rağmen bu küresel oylamada ilk 50'ye girmeyi başardı ve 47. oldu. 2013 yılının Goal 50 Listesi'ndeyse Galatasaraylı Burak Yılmaz yer almıştı. 2014 Goal 50 Listesi : 1- Cristiano Ronaldo2- Arjen Robben3- Lionel Messi4- Philipp Lahm5- Thomas Muller6- James Rodriguez7- Luis Suarez8- Thibaut Courtois9- Arturo Vidal10- Sergio Ramos11- Zlatan Ibrahimovic12- Ivan Rakitic13- Angel Di Maria14- Diego Costa15- Marco Reus16- Toni Kroos17- Robert Lewandowski18- Aaron Ramsey19- Yaya Toure20- Miralem Pjanic21- Mats Hummels22- Manuel Neuer23- Keylor Navas24- Diego Godin25- Javier Mascherano26- Gareth Bale27- Vincent Enyeama28- Juan Cuadrado29- Eden Hazard30- Neymar31- Joel Campbell32- Blaise Matuidi33- Enzo Perez34- Charles Aranguiz35- Asamoah Gyan36- Daley Blind37- Gervinho38- Paul Pogba39- Rafael Marquez40- Abdelmoumene Djabou41- Robin Van Persie42- David Silva43- Ciro Immobile44- Serge Aurier45- Yoshito Okubo46- Matt Besler47. Caner Erkin48- Nadir Belhadj49- Kim Shin Wook50- Tim CahillTRTSpor
Reklam
Grinin Elli Tonu Filmi Beğenilmedi; 'Vahşi' Erkek Çok 'Kibar' Bulundu
Bir dönem en çok satanlar listesinde zirvede kalan “Grinin Elli Tonu” romanının fanatik okurları aynı adla sinemaya uyarlanan filmin fragmanını beğenmedi. Sevişme sahneleri “klişe” bulunurken, “kitaptaki ‘vahşi çekici’ erkeğin yerine kibar bir yakışıklı bulmakla bu iş olmaz” yorumları yapıldı. Fragmanı izleyen romanın fanatikleri, başrol oyuncularını kitaptaki karakterlere uygun bulmadı. Cinsel içerikli sahneler ise “pek klişe” olmakla eleştirildi. Oysa kitap uçarı seks sahneleriyle okurların hayal dünyasındaki fantezilerine hitap ediyordu. E.L James’ın romanının beyazperde uyarlamasına ait 2 dakikalık ilk fragmanın internette yayınlanması tepkileri çığ gibi büyüttü. Fragman, kitabın hayranları ve film eleştirmenlerinin büyük tepkisini çekti. Filmin erkek başrol oyuncusu Jamie Dornan fazla yakışıklı olmakla eleştiriliyor. “Böyle bir ergen oyuncuyu alın romantik komedi filmlerinde oynatın” diyen kitabın fanatikleri kitaptaki karakterin “vahşi çekici” yönlerinin filme yansımayacağını düşünüyor. Başrol kadın oyuncu Dakota Johnson'ın ise yeteri kadar güzel ve çekici olmadığını dile getiren okurlar, Twitter’da uzun süre bu konu üzerine tartıştı. Hatta, “Hollywood’da Dakota tipinde güzel gözlü on binlerce genç kız var. Durgun ama arzulu taşra kızı tiplemesi hiç olmamış” yorumu yapıldı. Özellikle cinsel içerikli sahneleri klişe bulan film eleştirmenleriyse, filmin tam bir fiyasko olduğunu ifade etti. Kitaptaki erkek karakterin “Bay kötü” olduğu filmdeki tiplemenin ise fazla yakışıklı ve kibar bulunduğu konuşuluyor.T 24
Baidu'dan Sürücüsüz Otomobil Atılımı
Google'ın en güçlü rakibi olmaya aday olan Baidu, teknoloji devinin izinden gidiyor. Çinli arama motoru devinin tıpkı Google gibi kendi sürücüsüz otomobilini geliştireceği belirtildi. 'Çin'in Google'ı olarak bilinen Baidu, Brezilya piyasasına adım atmasının ardından Google'ı her alanda takip etmeye devam ediyor. Şirketin makine öğrenimi üzerine özelleşen biriminde yer alan Kai Yu'nun yaptığı açıklamaya göre, Baidu kendi 'otonom otomobilini' üretecek. The Next Web sitesine bilgi veren Yu, sürücüsüz otomobilin 'yoldan veri toplayan akıllı asistan gibi çalışacağını' belirtti. 'Sürücücüz otomobil' tanımını kullanmadıklarını ifade eden Yu, aracın 'sürücüye özgürlük vermek için tasarlanacağını' söyledi. Otomobillerinin Google araçlarından farklı olacağına değinen Yu, 'Özgürlük, aracın kendi başına hareket edebilmesi anlamına geliyor. Tıpkı bit at gibi, farklı yol durumlarında kendi kararını verebilecek... Sürücü ne zaman kontrolü devralmak isterse, bunu yapabilecek' dedi. Yu, 'amaçlarının sadece bir düğmeye basacağınız bir araçta oturmak değil, at sürmeye benzeyeceğini' belirtti. The Next Web'in verdiği bilgiye göre, Google'ın en son otonom araçlarına kıyasla Baidu otomobilleri sürücünün istediği zaman kontrolü devralması için direksiyon ve pedallara sahip olacak. Otomobilin prototipinin gelecek yıl tamamlanması bekleniyor. Kaynak: Al Jazeera
Pil Ömrü Artıyor
Özellikle cep telefonu kullanıcılarının en önemli sorunlarından biri olan pil ömrü, yeni nesil Lityum piller sayesinde artıyor. Yeni pillerin ömrü 3 kat daha uzun olacak. Teknoloji çok hızlı gelişse de pil teknolojileri o kadar hızlı ilerlemiyor. Günümüzde akıllı telefonlardan elektrikli otomobillere kadar birçok cihazda kullanılan pillerin en önemli sorunu uzun süre kullanıma izin vermemeleri. Geliştirilen yeni bir pil teknolojisi ise bu duruma son verecek gibi görünüyor.ABD'nin Stanford Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından geliştirilen yeni nesil Lityum İyon piller çok daha uzun bir süre kullanılabiliyor. Geliştirilen yeni nesil pillerde daha verimli bir üretim tekniği kullanılıyor. Bunun için elektronların deşarjı için kullanılan anot kutuplar karbon nano malzeme ile kaplanıyorlar. Bu da pilin daha uzun süre enerji üretmesini sağlıyor. Üniversite'den yapılan açıklamada yeni nesil Lityum İyon pillerin geleneksel benzerlerine göre 2-3 kata kadar daha uzun ömürlü olacakları ifade edildi. Yeni nesil pillerin ticari olarak en zaman piyasaya sürülecekleri konusunda bilgi verilmedi. Pil ömrü en büyük sorun Birçok elektronik cihaz ve elektrikli otomobilde kullanılan pillerin en büyük sorunu kısa ömürleri. Bu konuda dünyanın dört bir yanında üniversite ve şirketler tarafından çalışmalar yapılıyor. Ancak henüz ömrü uzun ve verimli bir enerji depolama teknoloji bulunamadı. Kaynak: Engadget
"R.Madrid'i Reddettim, G.Saray Daha İyi"
Yeni sezonda G.Saray forması giyecek olan Sırp yıldız Vladimir Micov, neden Real Madrid'den teklif gelmesine rağmen Galatasaray'ı tercih ettiğini açıkladı.CSKA Moskova'dan Galatasaray'a transfer olan Sırp şutör gard Vladimir Micov, Dünya Basketbol Şampiyonası için bulunduğu Milli takım kampında basının sorularını cevapladı. Real Madrid'in ilgisine rağmen Galatasaray'a imza atmasıyla ilgili gelen soruyu yanıtlayan Micov; 'Çok fazla seçeneğim vardı, siz de biliyorsunuz. Real Madrid'den de teklif vardı. Ancak, en kaliteli teklif Galatasaray'dan geldi. Benim için çok iyi bir tercih olacağını düşündüm. Orada bana büyük bir rol vereceklerini söylediler ve ben de bundan memnun kaldım' dedi. 29 yaşındaki Micov, geçen sezon CSKA Moskova formasıyla geçen sezon oynadığı 31 maçta 7.7 sayı 2.9 ribaunt ve 1.3 asist ortalamaları tutturdu.Sporx
Reklam