onedio
Süpergüçlü İşçiler Devrine
Uzakdoğu’da işçileri süpergüçlere ulaştıran ilginç bir robot iskelet geliştirildi. İşçilerin 100 kilo ve üstündeki parçaları kaldırması için Güney Kore’li Daewoo firmasının ürettiği icat fabrikalarda çığır açacak bir buluş gibi görünüyor. Yazının devamı için tıklayın
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
Vali Mutlu Hakkında İnceleme Başlatılıyor
İstanbul'da 2013 1 Mayıs'ında biber gazı fişeğiyle başından yaralanan Dilan Alp adlı genç hakkında 'marjinal' ve 'tam bir radikal mensuptur' ifadelerini kullanan Vali Hüseyin Avni Mutlu hakkında ön inceleme başlatılmasına karar verildi.İstanbul’da, geçen yıl 1 Mayıs İşçi Bayramı’nın Taksim Meydanı’nda kutlanmasına yasak getirilince on binlerce insan sokağa çıkmıştı. Bu eyleme katılmak isteyen 17 yaşındaki Dilan Alp, Tarlabaşı’nda polisin attığı biber gazı kapsülünün başına isabet etmesi sonucu başından ağır şekilde yaralanmıştı. Vali Hüseyin Avni Mutlu, Alp’in elindeki sirke şişesinin molotofkokteyli olduğunu ileri sürmüştü. Alp’in avukatları Gülizar Tuncer ve Umut Alkaç, Vali Mutlu hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Avukatlar; Mutlu’nun Alp hakkında, “Elinde molotof vardı” , “Yasadışı örgüt üyesidir” , “Taş atıyordu” , “Militandır” , “Bizde kayıtları var” , “Marjinal grup üyesidir” ve “ Tam bir radikal mensuptur” diyerek, iftirada ve yargısız infazda bulunduğunu, masumiyet karinesini ihlal ettiğini savunmuştu. Avukatlar ayrıca hem Vali Mutlu hem de dönemin Emniyeti Müdürü Hüseyin Çapkın’ın orantısız güç kullanımı sonucu Alp’in yaralanmasına yol açtıklarını ileri sürmüştü. İçişleri Bakanlığı ise Mutlu ve Çapkın aleyhindeki şikayetin işleme konulmamasına hükmetmişti. Avukatlar bu karara Danıştay’da itiraz etti. ‘MARJİNAL'İ İNCELEYİN' Radikal'den İsmail Saymaz'ın haberine göre, Danıştay 1. Dairesi, geçen 2 Temmuz’da oy çokluğuyla aldığı kararda, Vali Mutlu’nun Alp hakkında kullandığı ifadeler için, “ön inceleme yaptırılmasını gerektirecek nitelikte olduğu” sonucuna vardı ve şikayetin işleme konulmamasına ilişkin kararı kaldırdı. Ancak Daire, iki kamu görevlisinin Alp’ın yaralanmasından doğrudan sorumlu tutulamayacağına karar verdi. Bu karara karşın üye hakimlerden Zeynep Yılmaz karşı oy yazısında, Alp’in yaralanması bakımından da ön incelemeye ihtiyaç duyulduğunu ve buna göre soruşturma izni verilip verilmeyeceğine karar verilmesi gerektiğini belirtti. Başkan İlyas Arlı ve üye hakim Hicabi Ece ise Vali Mutlu hakkında ön incelemeye karşı çıktı. İki hakim, Alp’in “Türkiye Devrim Partisi paralelinde yayın yaptığı söylenen Söz Dergisi içerisinde olduğunu, yüzünü fularla kapattığı ve grupla hareket ettiği yönünde görüntüler olduğunu, Mutlu’nun görevinin kendisine sunulan bilgileri aktarmak olduğunu” öne sürdü. Avukat Umut Alkaç, yaralanma bakımından da ön inceleme izni verilmesi gerektiğini belirtip, “Bizim için eksik olmakla birlikte olumlu bir karar. Bundan sonra derhal kararın yerine getirilerek, vali hakkında ön inceleme yaptırılmasını ve soruşturma başlatılmasını istiyoruz” dedi.İsmail Saymaz | Radikal
"Transferler Derbiye Zor"
Sü­per Lig'de 2014-2015 se­zo­nu yak­la­şır­ken ilk bü­yük he­ye­can Sü­per Ku­pa ile ya­şa­na­cak. 25 Ağus­tos'ta oy­na­na­cak maç­ta son şam­pi­yon Fe­ner­bah­çe, ge­çen se­zo­nu Tür­ki­ye Ku­pa­sı şam­pi­yo­nu ola­rak ka­pa­tan eze­li ra­ki­bi Ga­la­ta­sa­ray ile Ma­ni­sa'da kar­şı kar­şı­ya ge­le­cek. Ar­tık sa­yı­lı gün­ler ka­lan zor­lu der­bi Ga­la­ta­sa­ray için bir un­van mü­ca­de­le­si­ne de sah­ne ola­cak. Son iki Sü­per Ku­pa'da Fe­ner­bah­çe'yi ye­ne­rek mut­lu so­na ula­şan Sa­rı-Kır­mı­zı­lı­lar, bu se­zon­ki fi­nal­de de ra­ki­bi­ne bo­yun eğ­mez­se bu or­ga­ni­zas­yon­da ay­nı ra­ki­bi 3 yıl üst üs­te ye­nen tüm Av­ru­pa genelindeki ilk takım ola­cak. ‘Tüm ilk­le­ri biz ba­şar­dı­k’ Ko­nuy­la il­gi­li ga­ze­te­mi­ze de­ğer­len­dir­me­ler­de bu­lu­nan Ga­la­ta­sa­ray Ba­sın Söz­cü­sü Şük­rü Er­gün de bu ta­ri­hi un­va­na sa­hip ola­cak­la­rın­dan hiç şüp­he et­me­dik­le­ri­ni söy­le­di. Ga­la­ta­sa­ray'ın 'ilk­le­rin ta­kı­mı' ol­du­ğu­nu di­le ge­ti­ren Er­gün, “Türk fut­bol ta­ri­hin­de tüm ilk­le­ri Ga­la­ta­sa­ray ba­şar­mış­tır. Sü­per Ku­pa ma­çı­nı ka­za­na­rak bu ye­ni un­va­nı da ala­ca­ğı­mız­dan hiçbir şekilde şüp­hem yok” yo­ru­mun­da bu­lun­du. Ta­kım­da­ki son du­rum hak­kın­da da bil­gi­ler ve­ren Er­gün id­di­alı ko­nu­şa­rak “Tüm fut­bol­cu­la­rı­mız ve tek­nik he­ye­ti­miz Sü­per Ku­pa'ya çok ha­zır ve bi­len­miş du­rum­da­lar. Ho­ca­mız Pran­del­li de çok he­ye­can­lı. Do­la­yı­sıy­la Ga­la­ta­sa­ray için çok ra­hat bir maç ola­cak. Fe­ner­bah­çe'yi ye­nip ku­pa­yı ka­za­na­ca­ğı­mı­za da­ir en ufak şüp­he ta­şı­mı­yo­rum” di­ye ko­nuş­tu. Trans­fer­ler derbiye zor Şükrü Er­gün, Ga­la­ta­sa­ray­lı ta­raf­tar­la­rın me­rak­la ta­kip et­ti­ği trans­fer ça­lış­ma­la­rı hak­kın­da da çar­pı­cı bil­gi­ler ver­di. Baş­kan Ünal Ay­sal ve tek­nik di­rek­tör Ce­sa­re Pran­del­li'nin oyun­cu tak­vi­ye­si ko­nu­sun­da bir­lik­te me­sa­i har­ca­dık­la­rı­nı ifa­de eden Sa­rı-Kır­mı­zı­lı ida­re­ci “Ta­kı­ma kat­kı sağ­la­ya­cak genç ve ye­te­nek­li oyun­cu­lar ge­le­cek. Za­ten baş­ka­nı­mız da bu se­ne 'Çi­lek trans­fe­ri bek­le­me­yin' de­miş­ti. Bu isim­le­rin ta­nın­mış olup ol­ma­ya­ca­ğı­nı bek­le­yip gö­re­ce­ğiz” ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı. Er­gün ye­ni trans­fer­le­rin Sü­per Ku­pa ma­çı­na ye­tiş­me­si­nin ise zor ol­du­ğu­nu söz­le­ri­ne ek­le­di. Bugün
Gazetelerde Bugün | 18 Ağustos Pazartesi
Hürriyet: Ev satanlara fark vergisi  Milliyet: Katliamdan arda kalanlar  Sabah: Pensilvanya'nın kozmik ihaneti  Vatan: ‘Türkiye’yi dinlemekte haklıyız’  Taraf: TErdoğan Evren'in izinde  Akşam: ‘Emniyetin imamı sandıktan çıktı  BirGün: Başbakansız da idare ederiz biz, sorun etme Zaman: 30 yıl devlette çalıştım böyle baskı görmedim Star: HSYK büyük tehlike  Cumhuriyet: Siyasi demeçle hareket edemez  Yeni Şafak: Bankalar tefeciyi solladı Evrensel: Ölüm var kusur yok Bugün: Gıda fiyatları durdurulamıyor 
Reklam
35 Bin Çekirdekli Süper Bilgisayar İklim Araştırmalarında
NASA’nın iklim araştırmaları, CSC tarafından geliştirilen 35 bin çekirdekli süper bilgisayar ile yapılıyor. Dünyanın iklimin değişiklilerini analiz etmek ve küresel iklim modelleri oluşturmaya yönelik ihtiyaçlar, süper bilgisayarlar geliştirilmesinde teknolojinin sınırlarını zorluyor. CSC, NASA İklim Simülasyon Merkezi’nin süper bilgisayarlarının operasyon, bakım ve geliştirilme hizmetlerinde 2000 yılından bu yana NASA ile işbirliği yapıyor. NASA tarafından kullanılan “Discover” adlı süper bilgisayar, bugün dünyanın en iyi 100 süper bilgisayarı arasında bulunuyor. Discover, iklim ve hava durumu araştırmalarına odaklanan sistemler arasında ise lider konumda yer alıyor. NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde bulunan merkez, süper bilgisayar yeteneklerini görselleştirme ve veri etkileşimi teknolojileri ile entegre ediyor. Merkezin sunduğu hizmetlerden NASA’da görev yapan 500’ü aşkın bilim insanının yanı sıra dünya genelindeki laboratuvar ve üniversitelerdeki araştırmacılar da yararlanıyor. CSC, geçtiğimiz beş yıl içinde, Discover’ın performansının 130 kat artırılmasında önemli bir rol oynadı. Bugün 35 bin işlemci çekirdeğine sahip bulunan NASA’nın süper bilgisayarı, saniyede 400 trilyondan fazla kayan nokta operasyonu gerçekleştirebiliyor. Büyük veriyi yönetmek Merkezin gerçekleştirdiği çalışmalar, büyük veri yönetimini de zorunlu kılıyor. Bilim insanları, her biri büyük miktarda veri üreten, günlük olarak toplanan milyonlarca gözlemin entegre edilmesi, geçmiş gözlemlerin tekrar analiz edilmesi ve iklim modeli simülasyonları oluşturulmasında merkezi kullanıyor. CSC ayrıca, 37 petabayt kapasitesi bulunan ve şu an 28 petabaytlık kısmı kullanılmakta olan Discover’ın arşiv sisteminin yönetiminde de NASA’ya yardımcı oluyor. CSC’de NASA İklim Simülasyon Merkezi Destek Programı Yöneticisi olarak görev yapan Scott Wallace, büyük veri problemini samanlıkta iğne aramaya benzetiyor. 28 trilyon saman parçası içinde iğneyi bulmanın, 1 trilyon saman parçası içinde bulmaktan zor olmadığını söyleyen Wallace, “Eğer iğnenin konumunu belirlemek için bir yöntem geliştirmediyseniz, ikisi de neredeyse olanaksızdır” diyor. Merkezin ürettiği veri miktarı arttıkça, bilim insanlarına araştırmalarında yardımcı olacak görselleştirme teknolojileri geliştirildi. Merkeze yakın dönemde eklenen “Görselleştirme Duvarı”, Linux tabanlı 16 sunucu tarafından yönetiliyor. Bu sunucular, Discover’daki veriden üretilen ve ayrı olarak saklanan durağan imajlar, video ve animasyonların, 5×2 metre boyutlarındaki duvar üzerinde yüksek çözünürlüklü tek bir medya olarak görüntülenmesini sağlıyor. Daha keskin odak Merkezin yapabildikleri günden güne geliştirilse de, iklim değişikliği üzerine gerçekleştirilen güncel projeler, bilim insanlarının iş yükünün iki kat artmasına ve süper bilgisayardan beklentilerinin de yükselmesine neden oluyor. Discover bugün, dünyadaki yaşamın simüle edilmiş üç gününü, ulaşılmış en yüksek çözünürlük olan 3,5 kilometre küresel çözünürlükte bir gün içinde hesaplayabiliyor. Merkezin hedefi, 1 kilometre küresel çözünürlükte, 365 günü kapsayacak bir hesaplamayı bir gün içinde gerçekleştirebilmek. CSC-NASA işbirliği ile ilgili kısa video, http://bit.ly/1sMSs0h adresinden izlenebiliyor. Merkez geçtiğimiz günlerde, 2 yıllık dünya iklimini küresel olarak 10 kilometrede modelledi ve en yüksek çözünürlüklü atmosferik simülasyonu çalıştırma başarısını elde etti. NASA, bu gibi başarılar için CSC ile ortak çalışmalar yürütmeye devam ediyor.Stuff
‘Türkiye'yi Dinlemekte Haklıyız’
Alman dış istihbarat servisi BND’nin Türkiye’yi dinlediği iddiasına, Alman yetkililerden teyit geldi. Hükümet kaynakları, Frankfurter Allgemeine gazetesine verdikleri demeçte, 2009’da hazırlanan güncel görev profilinde, Türkiye’nin resmi hedef olarak yer aldığını doğruladı. Türkiye’nin ABD, Fransa ya da İngiltere gibi Batılı ortaklarla kıyaslanamayacağını vurgulayan Alman yetkililer, Türkiye’de olup bitenlerin Almanya’nın güvenliğini yakından ilgilendirdiği için dinlemeyi makul bir faaliyet olarak gördüklerini belirtti. ‘Nedenimiz var’ Haberde Alman hükümet yetkililerinin, Türkiye’nin dinlenmesine gerekçe olarak, ‘Türk hükümetinin Almanya’daki Türk kulüpleri ve dernekleri üzerinden yıllardır siyasi amaçlarını gerçekleştirmeye çalışmasını, başta PKK olmak üzere sol ve sağ grupların faaliyetlerini, Türkiye bağlantılı uyuşturucu ve kaçakçılık vakalarını’ gösterdiği kaydedildi. Frankfurter Allgemeine’nin elde ettiği bilgilere göre, Türkiye BND tarafından izlenen ‘çekirdek ülkeler’in başında geliyor. Gazeteye konuşan yetkililere göre, bu ülkelere karşı dinleme faaliyetinin yapılması beklenen ve makul bir durum. Görev profili ‘İzlenen Ülkeler’ (Monitoring Staaten) kategorisinde bulunan kimi ülkeler hakkında ise dinleme yapılmıyor ve normal yollardan bilgi toplanıyor. ‘Ankara mutlaka araştıracak’ AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, Alman istihbaratının Türkiye’yi dinlediği yönündeki haberlerin araştırılacağını açıkladı. Haberi duyuran Der Spiegel dergisinin AK Parti’yi hedef alan haksız haberler yaptığının altını çizen Şahin, yine de iddianın üzerine ciddiyetle gidilmesi gerektiğini kaydetti. Spiegel Dergisi’ne konuşan bir AK Parti yetkilisi ise, Almanya’nın dostları konusunda ‘çifte standart’ uyguladığını söyledi. Dergiye konuşan bir CHP yetkilisi de, “Almanya Türkiye’yi ‘ikinci sınıf’ arkadaş olarak görüyormuş. Casusluk güvensizliğin göstergesidir. Gerçek arkadaşlar arasında güvensizlik olmaz” dedi. Vatan
Reklam
'Dondurma Reklamları Fuhşiyatı Normal Gösteriyor'
'Bazı dondurma firmalarının kastı satış değil, ülkemizde rezilliği, fuhşiyatı normal göstermeye çalışmaktır. O rezil ürünleri alanlardan ahirette davacı olacağımMuhafazakâr yazar Emine Şenlikoğlu , dondurma reklamlarının ‘fuhşiyatı‘ meşru gösterdiğini savunup, ‘rezil’ diye nitelendirdiği ürünleri alanların hepsinden ‘ahirette’ davacı olacağını söyledi. Şenlikoğlu, Twitter hesabı üzerinden paylaştığı mesajlarda, Türkiye’de faaliyet gösteren bazı dondurma firmalarının amacının satış yapmak değil, ‘rezilliği ve fuhşıyatı’ normal göstermeye çalışmak olduğunu öne sürdü. Gelen tepkiler üzerine bir süre sonra yeni açıklamalarda bulunan Şenlikoğlu, fuhşa karşı olanlara “Onların aklı fikri oralarda” denilerek ‘kulp’ takıldığını savundu. “Bunlar aşırı zalim, insan bu kadar nasıl şerefsiz olur” diyen muhafazakâr yazar, dondurma yeme biçimini değil, reklamları eleştirdiğini ifade etti. Dondurma reklamlarına ilişkin ‘fuhuş’ içerikli mesajlarına yönelik tepkiler sürünce Şenlikoğlu, Twitter hesabından “Değerli takipçilerim, biraz şirazeden çıktım” mesajı vererek özür diledi.T24
Bugün Hava Nasıl Olacak?
Yapılan son değerlendirmelere göre Marmara' nın doğusu, İç Ege, Göller yöresi, Batı ve Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları ile Çankırı, Sivas, Eskişehir ve Ankara çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Bilecik, Düzce, Zonguldak ve Bartın çevreleri ile Kastamonu'nun kuzey kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.  HAVA SICAKLIĞI: Yağış alan yerlerde 4 ila 6 derece azalacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. RÜZGAR: Genellikle kuzey yönlerden, Akdeniz kıyıları ile güneydoğu kesimlerde güney ve güneybatı yönlerden hafif ara sıra orta kuvvette, Marmara bölgesi ve Ege kıyıları ile yağış alan yerlerde yağış anında yer yer kuvvetli olarak (30-60 km/saat) esmesi bekleniyor. UYARILAR Güney Ege açıklarında fırtına bekleniyor!  Rüzgarın bugün ilk saatlerinden itibaren Ege'de kuvvetini artırarak Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğu, Güney Ege'de kuzey ve kuzeybatı yönlerden 5 ila 7 kuvvetinde (40-60 km/saat) fırtınamsı rüzgar, Güney Ege açıklarında 6 ila 8 kuvvetinde (60/75 km/saat) fırtına şeklinde esmesi tahmin edilmektedir. Fırtına'nın Salı günü ilk saatlerden itibaren etkisini kaybetmesi beklenmektedir. Fırtına nedeniyle meydana gelebilecek olumsuzluklara karşı başta denizcilerimiz ve balıkçılarımız olmak üzere, ilgililerin ve vatandaşların tedbirli ve dikkatli olmaları gerekmektedir. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa, Bilecik, Düzce, Zonguldak ve Bartın, çevreleri ile Kastamonu'nun kuzey kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden oluşabilecek olumsuzluklara karşı (ani sel, su baskını, yıldırım, ulaşımda aksamalar vb.) ilgililerin ve vatandaşların dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir. BÖLGELERİMİZDE HAVA MARMARA  Bölge genelini parçalı ve çok bulutlu, doğusunun sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Bursa ve Bilecik çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; kuzey yönlerden yer yer kuvvetli olarak (30-60 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.E BALIKESİR Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.27 BURSA Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. 25 ÇANAKKALE Parçalı ve çok bulutlu 28 İSTANBUL Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. 28 EGE Az bulutlu ve açık zamanla parçalı bulutlu, Kütahya,Afyonkarahisar ve Denizli çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın;bölgenin kıyı kesiminde kuzey yönlerden yer yer kuvvetli olarak (30-60 km/saat) esmesi bekleniyor .A.KARAHİSAR Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 28 AYDIN Parçalı bulutlu 33 İZMİR Parçalı bulutlu 29 MANİSA Parçalı ve çok bulutlu 31 AKDENİZ Az bulutlu ve açık, bölgenin iç kesimleri yer yer parçalı bulutlu, Batı Akdeniz'in iç kesimlerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği geçeceği tahmin ediliyor. ADANA Parçalı ve az bulutlu 36 ANTALYA Parçalı ve çok bulutlu 30 ISPARTA Parçalı ve çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 30 MERSİN Parçalı ve az bulutlu 33 İÇ ANADOLU Parçalı bulutlu, öğleden sonra Eskişehir ve Çankırı,Sivas ve Ankara çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. ANKARA Az bulutlu ve açık, zamanla parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 32 ESKİŞEHİR Parçalı ve çok bulutlu, öğleden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 26 KONYA Parçalı bulutlu 34 NEVŞEHİR Parçalı bulutlu 34 BATI KARADENİZ Parçalı yer yer çok bulutlu, bölge genelinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Zonguldak, Bartın ve Düzce çevreleri ile Kastamonu'nun kuzey ilçelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. BARTIN Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Yağışların; yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. 26 BOLU Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 24 DÜZCE Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Yağışların; yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. 24 ZONGULDAK Parçalı yer yer çok bulutlu, sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı. Yağışların; yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor.23 ORTA ve DOĞU KARADENİZ Parçalı zamanla çok bulutlu, Orta Karadeniz ile doğu kıyıları sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. BAYBURT Parçalı bulutlu 32 ÇORUM Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 37 SAMSUN Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı29 TRABZON Parçalı yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı 29 DOĞU ANADOLU Az bulutlu ve açık, öğle saatlerinde bölgenin kuzey kesimlerinin yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. ELAZIĞ Az bulutlu ve açık 39 ERZURUM Parçalı ve az bulutlu 31 HAKKARİ Az bulutlu ve açık 33 VAN Az bulutlu ve açık 28 GÜNEYDOĞU ANADOLU Az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. ADIYAMAN Az bulutlu ve açık 40 DİYARBAKIR Az bulutlu ve açık 39 GAZİANTEP Az bulutlu ve açık 38 ŞANLIURFA Az bulutlu ve açık 39 DENİZLERDE HAVA Güney Ege açıklarında fırtına, Batı Karadeniz, Marmara ve Kuzey Ege'de fırtınamsı rüzgar bekleniyor. KARADENİZ Hava Durumu: Çok bulutlu ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz'de kuzey ve kuzeydoğudan 3 ila 5, batısı kuzeydoğudan 5 ila 7, Doğu Karadeniz'de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5, doğusu güneybatıdan 2 ila 4 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0m Batı Karadeniz'in batısı 2,0 ila 3,0m Görüş: İyi, yağış anında orta. MARMARA Hava Durumu: Çok bulutlu ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 5 ila 7 kuvvetinde, Dalga: 1,5 ila 2,5m Görüş: İyi, yağış anında orta. EGE Hava Durumu: Parçalı bulutlu, Rüzgar: Kuzey Ege'de kuzey ve kuzeydoğudan 5 ila 7, gece saatlerinde 4 ila 6, Güney Ege'de kuzey ve kuzeybatıdan 5 ila 7, açıkları 6 ila 8 kuvvetinde, Dalga: 2,0 ila 3,0m , açıkları 4,0m, Görüş: İyi. AKDENİZ Hava Durumu: Parçalı bulutlu, Rüzgar: Batı Akdeniz'de güney ve güneydoğu, Doğu Akdeniz'de güney ve güneybatıdan 2 ila 4 kuvvetinde, Dalga: 0,5 ila 1,5m Görüş: İyi. VAN GÖLÜ Hava Durumu: Parçalı az bulutlu, Rüzgâr: güneybatı, gece kuzeydoğudan 2 ila 4 kuvvetinde, Dalga yüksekliği: 0,25 ila 0,50m Görüş: İyi.
Voleybolda Şampiyon Türkiye!
Makedonya'nın Vinica kentinde düzenlenen Genç Erkekler Balkan Şampiyonası'nda Türkiye birinciliği kazandı.Genç Erkek Milli Takımı, finalde Sırbistan’ı 23-25, 25-19, 25-22 ve 25-12′lik setlerle 3-1 mağlup etti ve şampiyonluğa ulaştı. 2014 Genç Erkekler Balkan Şampiyonası’nda sıralama şu şekilde oluştu: 1- Türkiye2- Sırbistan3- Bulgaristan4- Bosna Hersek5- Yunanistan6- Romanya7- MakedonyaAMK Spor
Reklam
Halk Otobüsüne Molotoflu Saldırı Kamerada!
Okmeydanı Şark Kahvesi'nde toplanan bir grup, yolu trafiğe kapatarak eylem yaptı. Eylemciler bu sırada yoldan geçen bir halk otobüsünü durdurarak molotoflu saldırıda bulundu.MOLOTOFLU SALDIRI KAMERADA Bir vatandaş tarafından cep telefonuyla görüntülenen olaylar sırasında halk otobüsüne molotoflu saldırıda bulunulduğu görülüyor. Molotofların atılması sonucu otobüste yangın çıkıyor. Çevredeki vatandaşlar olan biteni şaşkınlıkla izliyor. Otobüsten alevler yükselince vatandaşlar hemen olay yerinden uzaklaşıyor. Eylemciler ellerindeki molotof kokteyllerini yola da atıyor. Bu sırada bir eylemcinin yanına gaz bombası düşüyor. Ardından polis sirenleri duyuluyor. Zırhlı araçtan inen polislerin eylemcilere müdahalede bulunduğu görülüyor. Eylemciler kaçmaya başlıyor. Bunun üzerine tekrar zırhlı araçlarına binen polisler eylemcileri kovalamaya başlaıyor. Sinan BİLGİLİ-İSTANBUL DHA
Türkiye, Sırbistan'ı Geçemedi
2014 FIBA Dünya Kupası hazırlık maçında 12 Dev Adam, Sırbistan ile karşı karşıya geldi. 2014 FIBA Dünya Kupası hazırlık maçında 12 Dev Adam, Sırbistan ile karşılaştı. Acıbadem Belgrad Kupası Finali'nde Milli Takımımız, Sırbistan karşısında 79-64 yenildi. Üçüncü Çeyrek Sonucu Türkiye: 50 - Sırbistan: 57 İlk Yarı Sonucu Türkiye: 31 - Sırbistan: 39 İlk Çeyrek Sonucu Türkiye: 17 - Sırbistan: 23 Sporx
RTE Plakalı Aracını 500 Bin Liraya Satıyor
Ankara'da yaşayan bir kişi, 500 bin lira değer biçtiği '06 RTE 53' plakalı otomobilini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etmek istiyor.Erdoğan'ın isminin baş harfi ile memleketi Rize'nin plaka numarasını taşıyan 1988 model serçe marka otomobil, satışa çıkarıldığı internet sitesinde ilgi görüyor. Aracın sahibi Polat Fikret Örsçelik, yaptığı açıklamada, galericilik yaptığı için sık sık internet sitelerindeki otomobil ilanlarını incelediğini hatırlattı. Yaklaşık 1 ay önce, '06 RTE 53' plakalı aracın satılık ilanını gördüğünü hatırlatan Örsçelik, uzun görüşmeler neticesinde otomobili 9 bin liraya satın aldığını vurguladı. Aracı satın alırken ticari kaygı içerisine girmediğini aktaran Örsçelik, şöyle konuştu: 'Otomobile çok talip çıktı, ciddi teklifler aldım ve arkadaşlarımın isteği üzerine arabayı satışa çıkardım. 30 Temmuz'dan bu yana çok sayıda kişiyle görüştüm. Otomobile 500 bin lira değer biçtim, şimdiye kadar 235 bin liraya kadar teklif edenler oldu ancak bu plaka Erdoğan'a yakışır.' CNNTürk
Reklam
Çarşı Dünya Rekoruna Hazırlanıyor!
Beşiktaş'ın taraftar grubu Çarşı, Salı günü oynanacak Arsenal maçına rekorluk bir çalışma ile hazırlanıyor.Beşiktaş’ın en büyük taraftar grubu Çarşı, 19 Ağustos Salı günü oynanacak UEFA Şampiyonlar Ligi play-off turu ilk maçına önemli bir hazırlık yapıyor. Çarşı grubu, Salı günü oynanacak maçta tribünlerde açılmak üzere “dünyanın elle hazırlanmış en büyük pankartı”nı hazırlamaya çalışıyor. Twitter’da paylaşılan fotoğraflarda kalabalık bir taraftar grubunun bu pankart için özel tulumlar giyip günlerdir hazırlandığı belirtildi. Bu dev pankartın Beşiktaş-Arsenal maçı öncesinde Atatürk Olimpiyat Stadyumu’ndaki yerini alması bekleniyor. AMK Spor
Reklam
4K TV'ler Ne Zaman Lazım Olacak ?
Gözle gördüklerimizi geçtik, yüreğimiz o kadar çözünürlüğe hazır mı ne dersiniz ? Son dönemlerin en çok konuşulan teknolojik ürünlerinden olan 4K televizyonlar ve monitörler hiç şüphesiz. Daha yüksek çözünürlük sağlayan bu ekranlar oldukça güzel görünüyor fakat fiyatları da epey uçmuş durumda. Peki, 4K bize gerçekten lazım mı ? TOPUN DİKİŞİNİ GÖRELİM Özellikle geçtiğimiz aylarda 2014 Dünya Kupası’nın da yardımı ile 4K teknolojisi bu sene aldı başını gitti. Dünya kupası boyunca üç maçın 4K çözünürlükte verilecek olması teknolojinin başlı başına tüm dünyaya reklam yapmasını sağladı. “ Bu 4K nedir ? ” diye soracak olursanız, geçtiğimiz haftalarda burada yayınlanan yazımıza göz atabilirsiniz. Bugün bir 4K TV almaya kalksanız yaklaşık olarak 8 bin TL ‘yi cebinizden çıkartmanız gerekiyor. Her ne kadar teknoloji tüketimine çok fazla harcama yapsak da yeni teknolojilerin fiyatları bazen ciddi rakamlara çıkarak tüketicilerin kalbine indirebiliyor. PARANIN SATIN ALAMAYACAKLARI 4K teknolojisine sahip bir televizyonun alınıp alınmaması konusunda ilk sırada para gelmiyor tabii ki. Durumu oldukça iyi bir tüketici için 8 bin TL’nin önemi olasa da onun daha büyük bir sorunu var. İçerik olarak kullanıcıların tatmin edip edemeyeceği korkusu. Dünya Kupası’nda yayınlanan 3 maçın 4K netlikte yayınlanacağı açıklanmıştı ancak maçlar canlı değil banttan olduğu için maçlar bittikten sonra bizlere sunulmuştu. Neden mi ? çünkü henüz 4K’yı canlı olarak steam etmek gibi bir imkan yok. Bunların yanı sıra 4K içerik genel olarak dönemin en büyük sorularından bir tanesi durumunda. Şuan için belli olan en net yayın bilgisi NetFlix adlı Amerikan şirketinin bu yıl bazı dizileri 4K olarak yayınlayacak olaması. Ülkemizde NetFlix yayını bulunmadığı için bunun Türk tüketicisine bir yararı malesef ki olmayacak. 4K TV ‘ler tahmin edebileceğiniz gibi aynı zamanda akıllı TV’ler oluyor. Bu da demektir ki, içerisinde YouTube gibi servislerin yer alacağı. YouTube’un şuan için 4K çözünürlük özelliği bulunuyor. Eğer bir video 4K çözünürlükte çekildiyse kullanıcı bunu YouTube’a 4K ile yükleyebilir ve buradan 4K çözünürlüğü ile birlikte izleyebilmektedirler. Fakat bu içerikler sizleri ne kadar tatmin eder orası bilinmez. Kaldı ki, 4K yayınlar en az 15mbps internet bağlantısı istiyor. Bir diğer içerik ise 4K Blue-Ray ‘ler. Son dönemlerin ortaya çıkan Blue-Ray çeşitlerinden Türkiye’de içerik anlamında ulaşılabilir kaynak olmaya yüz tutmuştur. Filmleri 4 kat daha net izleme ve aynı şekilde ses kalitesini de artırmaya yönelik çalışmaktadır. 4K ALMALI MIYIM ? Sonuç olarak 4K teknolojisi size TV’ye değil de pencereden dışarıya bakıyormuş hissini uyandırdıysa eğer malesef gerek içerik sıkıntısı gerekse de altyazı hazırlıkları açısından henüz hazır değil. 3D TV ‘lerin ilk zamanlarını hatırlayın, benzer bir heves ile başlayıp sonra balon gibi sönen bu teknolojiye nazaran 4K’nın çok daha parlak bir geleceği olsa da ülkemiz için çok erken. Pchocasi
Okmeydanı'nda Polis Müdahalesi
Okmeydanı’nda yüzleri maskeli bir grup, yolu trafiğe kapatıp polise molotof kokteyli ve ses bombası attı. Polis gruba biber gazı ile müdahale etti.Okmeydanı Şark Kahvesi önünde toplanan yüzleri maskeli bir grup, yola barikatlar kurarak etrafa molotof kokteyli attı. Kısa sürede olay yerine gelen polis ekipleri, yüzleri maskeli gruba biber gazı ile müdahale etti. Müdahale sırasında eylemciler polise ses bombası ve molotof kokteyli ile saldırdı. Polis ekipleri olay yerine takviye ekipler çağırdı. Takviye ekiplerin ve TOMA olay yerine gelmesiyle grup üyeleri ara sokaklara girerek izlerini kaybettirdi. Öte yandan Polisin bir kişiyi gözaltına almak istemesi üzerine polis ile mahalleli arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Mahalle sakinleri “Katil polis mahallemizden defol” şeklinde slogan attı. Polis ile gösterici grup arasındaki gerginlik aralıklarla devam ediyor. Zete
'Gazete Yöneticilerinin Yazıyı Basmama Hakkı da Vardır, Aksini Düşünen Geri Zekâlıdır'
Hürriyet'te yazısı yayımlanmayan Özdil’in, gazete yönetimi-yazar ilişkileri hakkındaki düşünceleriYılmaz Özdil , yazısının Hürriyet’te yayımlanmamasının ardından gazeteden ayrılması tartışılırken, 2010 yılında Ayşe Arman ’a verdiği röportaj tekrar gündeme geldi. Özdil, röportajda “Ben yazarım, basar değilim. Basma kararı, yöneticime ait. Bak bu mevzu gelmişken anlatayım, gazete yöneticilerinin herhangi bir yazarı işe alma hakkı olduğu gibi, işten çıkarma hakkı da vardır, yazıyı basma hakkı olduğu gibi, basmama hakkı da vardır. Aksini iddia eden, geri zekalıdır. Ya da gitsin, kendisine matbaa kursun. Patronlar muhabire para vereceğine, yazarlara para vere vere, yazarların egosu patladı' görüşünü dile getiriyor. Yılmaz Özdil Arman'a Konuştu! 'Son zamanların, en tavan yapan yazarı o bence. Her gün inanılmaz yazılar yazıyor, pardon döktürüyor!' Bu ay Elele’ye Yılmaz Özdil röportajı yaptım. 9 sayfa. Çevir çevir bitmez. Ama aklım çıkıyor, göremeyeceksiniz diye. En iyisi, işi sağlama alıp hatırlatmak. Gidin bir Elele alın, sakın kaçırmayın. Fotoğrafları Mehmet Turgut çekti, olağanüstü oldu. İşte size röportaj... Tek başına muhalefet partisi Geçenlerde bir dergi, “Bu aralar, Türkiye’deki en karizmatik adam kim sizce?” dedi. Düşündüm, bulamadım. “Beni pas geçin” dedim. Ve hayatıma devam ettim. Sonra fark ettim ki. Var benim için de karizmatik biri: Yılmaz Özdil. Son zamanların, en tavan yapan yazarı o bence. Her gün inanılmaz yazılar yazıyor, pardon döktürüyor! Bazen bildiğimiz ama fark edemediğimiz, bazen de bilmediğimiz şeyleri gözümüzün önüne getiriyor. İnce bir zekayla yapıyor. Boş sallamıyor. Hep donelere, verilere dayanıyor. Bir ağız isali hali yok yani. “Nerede belgesi?” desen, “Aha burada!” diyecek. Ve cesur. Çok cesur. Onlardan çok kalmadı artık... Ama galiba beni en çok etkileyen, bu kadar çok konuşulmasına, okunmasına rağmen, içinde egosunu ayarlayan bir regülatörün olması. Tek başına bir muhalefet partisi gibi o. Ama “Şu küçük dağları ben yarattım” edasıyla dolanmıyor ortalıkta. Bu haline bayılıyorum. Aslında herkesin birbirinin gözünü oyduğu bir ortamda, Uğur Dündar’la olan ilişkisine de bayılıyorum. Ona duyduğu saygıya, bağlılığa. Her zaman eşi Hülya’dan aşkla söz etmesine. Ailesine verdiği değere. Bence nesli tükenen adamlardan... Geçtiğimiz günlerde, bir gün yazmayınca ödüm koptu. “Aman Allah’ım yoksa” dedim. Ve onu aradım, Elele için röportaj sözü aldım. Buyurun buradan okuyun... Deli misiniz, divane misiniz, size gelen bütün mailleri yanıtlıyormuşsunuz... Süs olsun diye koymuyorlar o mail adresinleri. Yazar değilim, okur-yazar’ım, evet yanıtlıyorum. Bir sakıncası mı var... Yoo da, nasıl vakit buluyorsunuz? Cevaplamayanlar, vakit olmadığı için mi cevaplamıyormuş! İyi de gerekçesi nedir? Merhaba diyene, merhaba demez misin? Yüzünü mü çevirirsin? Okur, vakit ayırmış, görüşünü iletmiş, en azından bir teşekkür cevabı anormal mi? Yok değil, şahane! Devleştiniz siz. Ve aslında Bekir Coşkun’dan sonra, daha da devleştiniz. Sizin “Yok canım” diye cevap vereceğinizi biliyorum ama ben öyle görüyorum. Siz kendinizi nasıl görüyorsunuz? İyiyim Allah’a şükür, sağlığım yerinde... Siz, Beyaz Türklerin mi temsilcisisiniz? “Beyaz Türk” diye bir şey yok. Eğitimli, seçkin halk çocukları var. Kendini Beyaz Türk zannedenler, sonradan para kazanıp, golfe başlayanlar. Dünyadaki en iyi golfçü de “zenci” iyi mi! O zaman Ege’de Trakya’da mahallede, kahvede oturanların mı temsilcisisiniz... Okeye dördüncü lazım olduğunda çağırıyorlar, katılıyorum bazen aralarına! Ben kendi temsilcim gibi de hissediyorum sizi. “Yaşasın biri, geniş kitlelere sesimi duyuruyor!” diyorum. Buna ne diyeceksiniz? Okey biliyor musun? Referandumda beklentiniz neydi? “Evet.” Tarhan Erdem’in anketini gördüğünüzde, inandınız mı, inanmadınız mı? Ben daha çok Selçuk Erdem’i okuyorum! Peki hayal kırıklığı ne ölçüde oldu? Hayal kırıklığı yaşamadım, inan. Titanic filmi gibiydi benim için, başlarken sonunu biliyordum zaten. Neticede güvertedeki zenginler kurtuldu, ambardakiler sizlere ömür! Kendinizi yenilmiş gibi hissetmiyorsunuz yani... Bir reyim vardı, hayır verdim, 1-0 galibim. Şu ana kadar beni yenebilen parti olmadı! “Biz”, azınlık mı olduk artık? Din değiştirme maddesi yoktu referandumda, dolayısıyla Lozan’a göre hala azınlık değiliz Allah’a şükür! Sokma akıllarına, onu da yaparlar! Bu sonucu nasıl değerlendiriyorsunuz, Türkiye nereye gidecek? Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 yıldız var, 17’ye bağlarız! İçkili sanat galerisi açılışlarına, eli sopalı baskınlar yaygınlaşacak mı? İçkili sanat galerilerinin ne kadar yaygınlaşacağına bağlı... Peki o zaman, var olan bu tehlikeyi “Evet” diyen liberaller, neden göremiyor? En zeki siz misiniz? Siz görüyorsunuz da, onlar göremiyor mu? Liberal olmak için zeka şartı mı var? Marks, liberal miydi? O liberaller için ne düşünüyorsunuz? Bir cümleyle onları nasıl tanımlarsınız... Bir kelime yeter: Liboş. Bekir Coşkun’un gidişini nasıl değerlendiriyorsunuz? Elimizden alınan Türk kahvesi o... Hükümetin baskısı sonucu gönderildiğine inanıyor musunuz? Hükümet baskı yapmaz, aksine baskı yapılmasın ister, o yüzden basılmıyor artık yazıları! Emin Çölaşan gitti, Bekir Coşkun gitti, üçüncü isim olarak siz kaldınız. Siz korkmuyor musunuz? “Sıra bana da geldi” diye düşünmüyor musunuz? Sırayla mı bu işler? Bekir Coşkun, onun Hürriyet’teki yerini şahane bir şekilde doldurdunuz diye size sinir olmamış mıdır? Vereyim telefonunu, aç sor... Okur için, Bekir Coşkun’un gitmesi, sizin gelmeniz bir şey fark etmez mi? Logolar, yazarların üstündedir. Yazılarınızda bir sürü arşiv bilgisi var, olay var, tarih var, rakam var. Bu verilere nasıl ulaşıyorsunuz? Gazeteci tanıdıklarım var! Siz, bir arşiv faresi misiniz? Hangi arşivi kullanıyorsunuz? Hürriyet okyanus gibi. Yeter ki yüzmeyi bil. Sizin beyniniz nasıl çalışıyor? Olaylara nasıl yaklaşıyorsunuz? Önünüze bir şey gelince, önce duygularınız mı, aklınız mı harekete geçiyor? Bizim ahali, lafı kıçından anlar, o yüzden tersinden yaklaşıyorum... Yazılarınızda hem mantık hem duygu var. Ve aynı oranda. Nasıl başarıyorsunuz... Dedim ya, oran’ı oram’dan ölçüyorum! Sizce IQ’nuz mu EQ’nuz mu yüksek? “Ya biri düşükse?” diye korkuyorum, ölçtürmüyorum. Ne yaparım ben sonra? Yazar olarak her geçen gün daha da yükseliyorsunuz ama hep “low profile” duruyorsunuz. Hiçbir şey yapmıyormuş gibi. Bunu nasıl beceriyorsunuz? Ego başka şey, megolo başka çünkü... Sizin egonuz yok mu? Var. Saklıyor musunuz? Yooo. En büyük egolular en alçak gönüllülerden çıkıyormuş. Doğru mu? Bak ben sana söyleyeyim: En büyük egoluların, alçak olduğu doğru! Siz bu toplumu her geçen gün biraz daha fethediyorsunuz ve bu toplum da size güvenip, önemli sorumluluklar yüklüyor. Bunun sonuçlarından korkmuyor musunuz? A) Popülist olarak değerlendirilmekten B) İktidarın tepkisi çekmekten, hapse girmekten, işsiz kalmaktan, dışlanmaktan C) Taşıyamayacağınız bir yükün altına girmekten, ailenizin başını belaya sokmaktan... Popül’üm; bana popülist diyenler farkında değil ama, onlar da popül! Hapse girdim, işsiz kaldım, hayatın sonu değil, dışlanmadım hiç, arkadaşlarım var benim, gerekirse hayatlarını tehlikeye atarlar, kardeşliğimizden vazgeçmezler, taşıyamadığım yükü taşımam, bırakırım, ailem desen, başları zaten benle belada... Farkında mısınız böyle bir misyona doğru gittiğinizin... Misyon filan yok. Biri size demiyor mu, “Yılmaz yeter yazma!” diye. Size, “Dur” diyen kimse yok mu? Ayşeciğim, senin hakikaten sinirlerin bozulmuş! Büyük resme bakınca, medyada muhalefet bitti mi? Bütün basın, iktidarın mı? Pravda bile başaramadı o işi! İşinize son verilirse, B planınız nedir? Zeytin yetiştirmek mi istersiniz mesela. Yoksa Sözcü’de mi yazarsınız? Devlet Planlama Teşkilatı’na danışırım! Elinizde bir televizyon var. Neden bu fikirlerinizi orada duyamıyoruz? Elimde televizyon yok, ama senin elinde kumanda aleti var, beğenmiyorsan zapla. Dürüstlüğü konusunda kuşku olmayan Uğur Dündar’a karşı bile suçlamalar da bulundular. Ne hissettiniz? Bunlar sizi nasıl etkiliyor? Gülüyoruz çok. Uğur Dündar’la toplantımıza gir, çenen yırtılır kahkahadan. Şaka değil, gel bir gün, yazarsın belki... Siz, gelişmeleri nasıl görüyorsunuz? Tehlike var mı? Var, hakikaten yırtılır çenen! Bir İzmirli olarak, Sezen’in “Evet” deme hakkı olmadığını mı düşünüyorsunuz? İzmirli değil, Kastamonulu da olsam, Artvinli de olsam, “evet” deme hakkı olduğunu düşünüyorum. İzmirlilikle alakalı bir mesele değil bu. Hasan Mutlucan olma meselesi... İzmir’e ihanet mi etti? Yoksa “Evet” oyunu ilan etmesi miydi kötü olan? Güfteleri, besteleri ve sesi güçlü olduğu için seviyoruz onu, güçlünün yanında yer aldığı için değil... Sezen’in neden böyle davrandığını düşünüyorsunuz? Etkileniyor mu? Kimlerden? İşte o haddime değil, bilemem. Sokağın tabelasının yere atılması ayıp değil mi? Öyle bir sokak ismi yok. Çakma. Var diyen, çıkarıp belediye meclis kararını göstersin. Bence o iktidar yalakası olabilecek bir kadın değil. Sizce öyle mi? O yüzden mi “Evet” dedi? Ya da menfaat mı elde etmek istedi? İşte bu ayıp. Asla böyle bir düşünce içinde olamaz. O kadar severim ki Sezen Aksu’yu, kendisi hakkında bu tür düşüncelerin oluşmasına sebep olduğu için çok kızıyorum ona... Annenizi bazen yazılarınıza sokuşturuyorsunuz. Benim çok hoşuma gidiyor. Onun da gidiyor mudur? Hoş kadındır çünkü. Dünyada, yanağında kaşıkçı elması gibi şark çıbanı taşıyan tek Giritli, benim anamdır. Üşenmezsem romanını yazacağım: Hanya’yı da Konya’yı da gördü Nadide. Karınız, herhangi bir yerde “Ben Yılmaz Özdil’in eşiyim” demiş midir? Demez, “LeBron James’in eşiyim” der. Şaka bir yana, asla bu tür şeyleri sevmez Hülya. Yılmaz Özdil’siniz diye indirim yapılsa, kabul eder misiniz? Etmem, hiç etmedim. Bazen istemediğim halde yapıyorlar, teşekkür için çiçek miçek gönderince daha pahalıya geliyor. Ne kadar maçosunuz? “Karıma yan bakana kafa atarım!” demiştiniz... Atarım. “Aman çok zarif beyefendi!” desinler diye, karımıza laf mı attıralım? Yazılarınızdaki incelik, hayattaki davranışlarınızda da gözlenir mi? Bence, “Yazı ince bir zekanın ürünü olsun, insanları etkilesin” diye çok uğraşıyorsunuz, çok da iyi yapıyorsunuz. Gündelik hayatınızda da böyle bir özeniniz var mı? Yok. Doktor Jekyll’ım ben. Gündelik hayatımda Mister Hyde oluyorum. Hava kararınca da, Karındeşen Jack’im. Delirtme insanı Ayşe! Siz bağırır çağırır mısınız kanalın ortasında? Azarlar mısınız insanları? Bağırırım. Örgü örelim diye maaş vermiyorlar bize, iş başarılı olmalı. Mide kanaması geçiren mesai arkadaşım çok. Ama bana kırgın veya küs olan mesai arkadaşım yok. İnsanları utandırır mısınız? Siz ne zaman utanırsınız? Yozlaşan toplumda, hala yüzü kızarabilen arkadaşları seçip, çalışmayı yeğleriz biz. Mesai arkadaşı seçiminde böyle tercihlerde bulunmasaydık, utanırdım. “Keşke öyle yapmasaydım” der misiniz sık sık? Hiç olmadı. Olursa, özür dilerim. Herkesin hayatta kendini beğendirmeye çalıştığı bir esas insan vardır. Sizin kim? Çabalar nafile. Busundur, beğenen beğenir, beğenmeyen beğenmez. Zaaflarınız neler? İşimi iyi yapmaya gayret etmek zaafımdır benim. Yoruyor insanı. Hayatından çalıyor. Kendinizden memnun olmadığınız yanlar... Gazeteci olmak istemezdim. Dinç Bilgin’e ihanet ettiğinizi düşünüyor musunuz? Öyle şeyler söyleniyor ortalıkta. O güya sizi okutmuş, eğitim masraflarınızı yüklenmiş, ama siz o zayıf durumdayken cezaevinden hastaneye çıktığında, fotoğraflarını yayınlamışsınız. Doğru mu? Babam, Dinç Bilgin’in yanında çalıştı, maaş aldı, o maaşla okudum. Personeline hakkını veren işveren, kutsaldır bizim aile için. Dinç Bilgin, Cem Uzan, Turgay Ciner patronlarımdı, şimdi Aydın Doğan patronum. Patronlarım bana işimi yapmam için maaş veriyor. Dinç Bilgin’in hastane fotoğrafı haberdi, kullandım. Babam olsaydı, gene kullanırdım. Sizi attırmak için uğraşmıyor mudur Başbakan? Başbakan sever beni. Valla mı? Valla. “Bu yazını basamayacağız Yılmazcım” dediklerinde ne dersiniz? “Siz bilirsiniz” derim. Ben yazarım, basar değilim. Basma kararı, yöneticime ait. Bak bu mevzu gelmişken anlatayım, gazete yöneticilerinin herhangi bir yazarı işe alma hakkı olduğu gibi, işten çıkarma hakkı da vardır, yazıyı basma hakkı olduğu gibi, basmama hakkı da vardır. Aksini iddia eden, geri zekalıdır. Ya da gitsin, kendisine matbaa kursun. Patronlar muhabire para vereceğine, yazarlara para vere vere, yazarların egosu patladı. Hiç okunmayan ama patronun vicdanını sömürüp, orada kalmayı başaran, “operadaki hayalet” gibi gazete koridorlarında dolaşan tipler var. Zincirlikuyu, “Ben gidersem burası batar!” diyenlerle dolu... Başucunuzda ne durur? Kitap. Cep telefonu. Bu aralar ne okuyorsunuz? John Lloyd-John Mitchinson, Şakir Eczacıbaşı, Adnan Nur Baykal, Andre Gide. Nokia.
'Psikolojik Rahatsızlık Başvuruları Nüfusun Yüzde 12'sine Ulaştı'
2013’te psikolojik kliniğe başvurular 9 milyon kişiyi aştı Türkiye’de psikolojik rahatsızlık şikâyetiyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında patlama yaşandığı ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bu şikâyetle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı son 5 yılda üç kattan da fazla artarak geçen yıl 9 milyon 163 bin 101 kişiye ulaştı. Türkiye nüfusu 77 milyon kabul edildiğinde ise sadece bir yılda psikolojik şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların oranı yüzde 12 olarak hesaplandı. Taraf'tan Adnan Keskin 'in haberine göre, bu konudaki rekor ise İstanbul ve Ankara’dan geldi. İstanbul’da 2009’da psikolojik rahatsızlık şikâyetiyle başvuranların sayısı 262 bin iken bu sayı beş yılda yaklaşık 6 kart arttı ve 1 milyon 500 bin sınırına dayandı, Ankara’daki artış ise altı katın da üzerine çıktı. Veriler, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından açıklandı. Bakan, CHP’li Sezgin Tanrıkulu’nun soru önergesine verdiği yanıtlarla bir anlamda Türkiye’nin ruh sağlığı haritasını da çıkarmış oldu. Beş yılda 3 kat artışBakanlık, yanıt yazısında illere ve vaka sayısına göre iki ayrı tabloya yer verdi. Bunlardan ‘İllere göre hasta sayıları’ başlıklı tabloda yer alan bilgilere göre, psikolojik şikâyetle başvuru sayısı son beş yılda üç kattan daha fazla arttı. Tabloya göre; bu sayı 2009’da 3 milyon 21 bin 361 idi. Bu sayı 2010’da 4 milyon 545 bin 666’ya, 2011’de 6 milyon 984 bin 923’e çıktı. 2012’de bu şikâyetle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısı 7 milyon 906 bin 472’ye çıktı. Geçen yıl ise bu sayı 9 milyon 163 bin 101 kişiye ulaştı. Böylece, ilk kez bir yıl içinde bu şikâyetleriyle başvuranların sayısı ilk kez 10 milyon sınırına dayanmış oldu. Türkiye nüfusu 77 milyon kabul edildiğinde ise sadece bir yılda psikolojik şikâyetlerle sağlık kuruluşlarına başvuranların oranı yüzde 12 olarak hesaplandı. İstanbul'da duble rekorBakanlığın verileri, psikolojik rahatsızlıklar nedeniyle başvuranların illere göre dağılımında ilk dikkat çeken İstanbul oldu. İstanbul’daki başvuranların sayısı, Türkiye’deki genel artış oranının da iki katına çıktı. Psikolojik rahatsızlık şikâyetleri sayısındaki artışta Ankara ve İzmir de İstanbul’u aratmadı. Ankara’da bu sayı 2009’da 73 bin iken, yüzde 7’ye yakın artışla geçen yıl 487 bini geçti. İzmir’de psikolojik rahatsızlık şikâyetiyle başvuranların sayısı 2009’da 451 bin iken bu sayısı 2013’te 583 bini de geçti. Bu nedenle en az doktora giden kişiler ise Bayburt’ta. İstanbul'da duble rekorBakanlık ikinci olarak son beş yıla ilişkin antidepresan ve benzer özelliklerdeki ilaçların kutu bazında tüketimiyle ilgili istatistikleri verdi. Buna göre, bu ilaçların tüketiminde çok önemli düşüşler olmadığı gibi yer yer önemli artışlar oldu. Nüfus yoğunluğunun da etkisiyle bu tablodaki rekor yine İstanbul’un oldu. Buna göre İstanbul’da geçen yıl antidepresan vb.özellikte 6 milyon 523 bin kutu ilaç tüketildi. Bu sayı 2009’da 20 bin kutu daha azdı. En az antidepresan ilaç tüketimi 20 bin 14 kutu ile Hakkâri, 21 bin kutu ile Ardahan ve 22 bin kutu ile Tunceli’de oldu. T24
Reklam