onedio
Emrehan Halıcı CHP'den İstifa Etti
CHP Ankara Milletvekili Emrehan Halıcı, partisinden istifa ettiğini açıkladı.CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrıldığını sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden 'Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ediyorum' mesajı ile duyuran Halıcı, bir de faaliyet raporu yayımladı. Emrehan Halıcı'nın Twitter üzerinden paylaştığı faaliyet raporu şu şekilde: 'Sayın Genel Başkan, değerli MYK Üyesi, PM Üyesi, YDK üyesi, Milletvekili, İl Başkanı, İlçe Başkanı, Belediye Başkanı, Kadın Kolları Üyesi, Gençlik Kolları Üyesi, İl ve İlçe Bilişim Sorumlusu arkadaşlarım, 2010-2014 yılları arasında sürdürdüğüm CHP Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinden ayrılırken, bir özet faaliyet raporu sunmayı uygun buldum. Ülkemizi zeki, yetenekli, yaratıcı, bilgili ve sorgulayan bireylerden oluşan bir Bilgi Toplumu'na dönüştürmeyi en önemli hedefimiz olarak görüyorum. Hedefe ulaşmak için bu özelliklere sahip kişilerin siyasette etkin olmalarını sağlamak gerekir. Bu kişileri siyasete kazandırmanın ve halkımızı yönetime çok daha fazla katabilmenin yolunun elektronik partiden geçtiğine inanıyorum.Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu yolda başlattığımız dönüşümlerin devam etmesi en büyük dileğimdir. Bu görevi üstlenecek arkadaşıma başarılar dilerim. Ben ise, nerede ve hangi konumda olursam olayım e-Parti'yi gerçekleştirme çabalarımı devam ettireceğim. Yeni dönemin hayırlı ve uğurlu olmasını diliyor, çalışmalarımda bana destek olan herkese teşekkürlerimi sunuyorum. Sevgi ve saygılarımla'Haber: Bahar DEMİREL - DHA
O Gazi Bugün Konuştu: Kınıyorum
Türkiye Muharip Gaziler Derneği Zonguldak Şube Başkanı Ramazan Çakal, dün Gaziler Günü dolayısıyla düzenlene törende şemsiye tutulmadığı için ıslandığı iddialarına ilişkin, 'İki dakikalık bir İstiklal Marşı okunması sırasında yaşanan durumu, sanki 365 gün gazilere hiç değer verilmiyor gibi yansıtılmasını kınıyorum. Valimiz, komutanımız ve belediye başkanımız ile diğer yetkililer 365 gün bizim yanımızda. Zaten konuşmak için kürsüyle gittiğimde durumu fark eden sayın valimiz, hemen şemsiye gönderdi' dedi.Çakal, gazetecilere yaptığı açıklamada, dün valilik binası önündeki törende çekilen bir fotoğrafın çarptırılarak bazı basın yayın organlarına malzeme yapılmasını üzüntüyle takip ettiklerini söyledi.'Vatanı uğruna hiçbir fedakarlıktan çekinmeyen gazileri, her zaman el üstünde tutan, her türlü sıkıntısında ilk eli uzatan sayın valimiz başta olmak üzere diğer protokol üyelerine yönelik yapılan haksız eleştirilerin en çok bizi üzdüğünün bilinmesini isteriz' diyen Çakal, haberleri kınadığını dile getirdi.Çakal, dün İstiklal Marşı okunması sırasında protokoldeki yerini aldığında konuşma yapmak için kürsüye gideceğinden şemsiye istemediğini belirterek, şöyle devam etti:'Sayın valimiz ve diğer protokol üyelerinin bunun farkına varmaları o an mümkün değildi. İki dakikalık bir İstiklal Marşı okunması sırasında yaşanan durumu, sanki 365 gün gazilere hiç değer verilmiyor gibi yansıtılmasını kınıyorum. Valimiz, komutanımız ve belediye başkanımız ile diğer yetkililer 365 gün bizim yanımızda. Zaten konuşmak için kürsüyle gittiğimde durumu fark eden sayın valimiz, hemen şemsiye gönderdi. Ayrıca, benden sonra şiir okumak için bekleyen öğrenci kızımızın da ıslanmaması için valilik özel kalem müdürü bile şemsiyesini ona tuttu. Bu kadar hassas ve duyarlı davranılmasına rağmen bir anlık fotoğraf karesinin çarptırılarak farklı yerlere çekilmeye çalışılması kabul edilemez. Töreni gerçek anlamından çıkartıp valimiz ve protokol üyelerinin bize olan ilgi ve desteklerini görmezden gelinmesi ve bu tarz haberlere alet edilmemizi kınıyorum.'Vali Ali Kaban'ın Zonguldak'a atanmasının ardından şehit ve gazi dernekleriyle yakından ilgilendiğine dikkati çeken Çakal, 'Bize 365 gün kapılarını açık bırakan valimiz var. Sayın Valimiz Ereğli'de Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği'ne yer tahsis etti. Bizim kiracısı olduğumuz yerin dahi masrafları ile kirasını valimiz karşılamıştır. Yeni yapılan bir yerde valilik olarak derneğimize yer tahsisi yapılacak. Bütün bunları yapan ve derneğimize yardımcı olan valimize verilmek üzere plaket yaptırdık. Bunların görmezden gelinmesini de kınıyorum' diye konuştu.Diğer dernekler de tepkiliTürkiye Harp Malulü Gazi Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Ereğli Şube Başkanı Mehmet Ali Demirdüven de haberi üzüntüyle okuduklarını belirterek, 'Yanlış yansıtılan haberi kınıyorum. Valimiz, belediye başkanlarımız ve protokol üyelerimizle diyalog içerisindeyiz. Valimiz derneğimize yeni bir yer tahsis etmiş, kötü şartlardan bizi kurtarmıştır. Bizimle böylesine ilgilenen birinin dernek başkanının ıslanmamasına asla izin vermez' şeklinde konuştu.Türkiye Muharip Gaziler Derneği Ereğli Şube Başkanı Temel Şahin ise devletin her zaman gazilerin yanında olduğunu, Vali Kaban ve diğer protokol üyelerin de bu hassasiyeti koruduğunu dile getirdi.Dün Gaziler Günü töreninde, yağan yağmur sırasında Vali Ali Kaban, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ve 3. Jandarma Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Birol Şimşek'e şemsiye tutulmasına rağmen yanlarındaki gazi Ramazan Çakal'ın şemsiye tutulmadığı için ıslandığı iddia edilmişti.AA
İspanya'da BBG Programına Katılan Müslüman Kızı Tartışma Başlattı
İspanya'da bu yıl 15'incisi düzenlenen BBG (Biri Bizi Gözetliyor) Reality Show yarışmasına ilk kez türbanlı bir İspanyolun katılması ülkede tartışma başlattı.10 erkek 8 kız yarışmacının katıldığı programda türbanlı Müslüman kız ile diğer yarışmacılar arasında yaşanan olaylar iki toplum arasındaki kültürel farklılığı tüm çıplaklığı ile ortaya koydu.18 yaşındaki Shaima adlı kızın erkek yarışmacılara karşı mesafeli duruşu, onlarla sevinç anlarında sarılmaması, diğer yarışmacılar erkek kadın gözetmeksizin beraber yatarken onun sadece kadın yarışmacılara yakın durması seyircileri kızdırdı.İspanya'daki Müslümanlar da 'Shaima'nın bu tür programda ne işi var' diye eleştiriler getirmeye başladı. Eleştirilerin yoğunlaşması üzerine bir açıklama yapmak zorunda kalan Shima'nın kardeşi “Bana kız kardeşimden bahsetmeyin, o yoldan çıktı, BBG gibi bir pislik programı seçme kararı tamamen kendisine aittir' diye konuştu.Bu arada Shima'nın Kurban Bayramı nedeni ile sokak ortasında kestiği bir koyunun fotoğrafını sosyal medyada paylaşması yarışmacılar arasında yeni bir polemik konusu oldu. Hayvanların meydanlarda kesilmesine karşı çıkan diğer yarışmacıların aileleri Shaima'nın sırf bu fotoğraf nedeni ile elenmesini istediler.DHA
Odakule 33 Yıllığına Kiralanıyor!
İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 33 yıl süre ile üst hakkını devredeceği Odakule ihalesinde süreç başlıyor. Odakule Binası için Bilgi Odası ise 22 Eylül Pazartesi günü açılacak.İSO açıklamasına göre, tarihi Pera bölgesinin en yüksek binası Odakule yerli ve yabancı yatırımcısını arıyor. İSO'nun sahibi olduğu Odakule Binası'nın 33 yıl süre ile üst hakkının ihale yoluyla devredilmesine ilişkin süreç başlıyor. Çıplak mülkiyeti İSO'da kalacak Odakule ihalesinde Bilgi Odası 22 Eylül Pazartesi günü açılıyor.Yatırımcılar, ihale süreci ile ilgili bilgilere 'www.iso.org.tr/odakuleihale' adresinden ulaşabilecek. İhaleye ilişkin belgelerin edinilebileceği Bilgi Odası'nın kapanışı ise 22 Kasım'da gerçekleşecek. Bu süreçte ihale hakkındaki sorular 15 Kasım'a kadar yanıtlanabilecek.Posta
MİT, Rehine Krizinde Kilidi Arap Aşiretleriyle Açtı
Irak'ta 11 Haziran günü Türkiye'nin Musul Konsolosluğu'na baskın düzenleyen IŞİD militanları tarafından rehin alınan 49 görevlinin özgürlüklerine kavuşmasıyla ilgili ayrıntılar ortaya çıkmaya başladı. Herhangi bir çatışmanın çıkmadığı kurtarma operasyonunun koordinesi yaklaşık 2 aydır bölgede titiz çalışma yürüten MİT tarafından yapıldı ve birçok kez yerleri değiştirilen rehinelerin her anları İnsansız Hava Aracı (İHA) ile adım adım izlendi. Rehine krizinde kilidin Arap aşiret liderlerinin aracılığıyla açıldığı ortaya çıktı.DEFALARCA ADRES DEĞİŞTİRDİLERIŞİD militanları geçen 11 Haziran günü Irak'ın Musul kentine girdi ve kısa sürede şehri teslim aldı. IŞİD militanları 32 Türk şoförünü rehin aldığı işgal sırasında, Musul'da bulunan Türkiye Başkonsolosluğu'na da girdi ve burada bulunan Başkonsolos Öztürk Yılmaz ile binada bulunan 3'ü Iraklı 46'sı Türk 49 kişiyi rehin aldı. Rehin alınan 49 kişi ilk etapta konsolosluktan çıkarıldı ve Musul'da bir otele götürülerek alıkonuldu.Türkiye ve dünya kamuoyunda yankı uyandıran bu gelişme sonrası Milli İstihbarat Teşkilatı, rehinelerin kurtarılması için çalışma başlattı. Ancak, Irak'ta yapılan çalışmalarda arabuluculuk için devreye konulan aşiret liderlerine rağmen sonuca ulaşılamadı. Bu gelişmeler sırasında IŞİD güçleri ise 49 rehineyi ilk etapta götürdükleri otelden, bu kez başka bir noktaya götürdü ve bu uygulamayı birkaç kez yaparak adreslerinin bulunması ve olası bir nokta operasyonunun önünü tıkamış oldu.IRAK'TAN SURİYE'YE GÖTÜRÜLDÜLERIŞİD rehin aldığı ve ihtiyaçlarının karşılanması noktasında herhangi bir sorun çıkarmadığı 49 rehineyi, Ramazan ayı içerisinde kendi militanlarının aldığı güvenlik önlemleri altında Irak topraklarından çıkardı ve Suriye'ye getirdi. IŞİD militanlarının attığı her adımı personel ve haber kaynakları aracılığıyla takip eden MİT, Irak'tan çıkış yapıldığı bilgisinin ulaşmasının ardından rehinelerin bulunduğu konvoyu İHA'lar ile sürekli izlemeye aldı. Irak'tan çıkan rehinelerin bulunduğu konvoy ilk olarak IŞİD güçlerinin etkili olduğu Suriye'nin Haseke kentine getirildi. Burada rehinelerin tutulduğu yerleşim birimlerini tespit eden MİT, Başkonsolos ve beraberindekilerin kurtarılması için girişimlerde bulundu. Ancak, IŞİD militanları birkaç gün sonra Ramazan ayının son günlerinde rehineleri yine konvoy eşliğinde bu kez kontrolünü tamamen ellerinde bulundurdukları Türkiye sınırına 90 kilometre uzaklıktaki Rakka kentine götürdü.BAYRAM ÖNCESİ SERBEST KALACAKLARDIRehinelerin tutulduğu binaları bilen ve buradaki gelişmeleri hem sınır ötesine geçen personelleri, hem bu ülkedeki haber kaynakları hem de İHA'lar aracılığıyla takip eden MİT, görüşmeler başlattı. Yaşanan sürecin hızlandırılması için MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın talimatıyla Dış Operasyon Daire Başkanı rehinelerin serbest bırakılmaları durumunda Türkiye'ye alınacakları en uygun nokta olan Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi'ne gönderdi. Akçakale'ye giden MİT Daire Başkanı'nın yaptığı görüşmeler olumlu ilerledi ve bayram öncesi rehinelerin serbest bırakılmalarına ilişkin mutabakat noktasına gelindi. Ancak bu olumlu adımın ardından Rakka'da bazı aşiretler yakaladıkları isimlerini açıklamadıkları 3 kişinin MİT elemanı olduğunu söyledi. Bu gelişme sonrası rehinelerin Türkiye'ye getirilmesine yönelik yapılan girişimler başarısızlıkla sonuçlandı. IŞİD bu olayın sonrasında rehinelerin yerini yeniden değiştirdi. IŞİD rehinelerin yerini 101 günde tam 9 kez değiştirdi.ARAP AŞİRETLER ARACI OLDUTüm bu gelişmeler sonrası MİT, Rakka'nın kontrolünü elinde tutan IŞİD üzerinde en büyük etkili olan Arap aşiretleri ile çalışma içerisine girdi. MİT Daire Başkanı, bulunduğu Şanlıurfa'nın Akçakale İlçesi ile Harran İlçesinin Arap kökenli yurttaşların yoğun olarak yaşadığı ve aşiret yapısının varlığını göz önünde tutarak buradaki aşiret reisleri ile iletişime geçti. Her 2 ilçedeki Arap aşiret reislerinden bağlantıları ve aynı aşiretin Suriye'deki liderleri ile iletişim kurduran MİT, rehinelerin serbest bırakılması için IŞİD ile görüşmeler yapmasını sağladı. Rakka'da güçlü olan Arap aşiret liderleri ile yapılan uzun soluklu görüşmeler geçen hafta sonunda olumlu yönde ilerlemeye başladı. Görüşmelerin bu hafta başında istenilen şekilde gerçekleşmesi üzerine rehinelerin serbest bırakılmalarının her an gerçekleşebileceği netleşmeye başladı.SINIRA BORDO BERELİLER KONUŞLANDIRILDIMİT yetkilileri olumlu gelişme sonrası rehinelerin sağlıklı şekilde Rakka'dan Türkiye'ye getirilmesi için operasyon şeklini belirlemeye başladı. Anlık olarak her türlü gelişmelerin Başbakan Ahmet Davutoğlu'na da iletildiği operasyon aşamasında her türlü riski de göz önünde tutan MİT, olası olumsuz gelişmeye karşın Suriye sınırına dikkat çekmemesi için Türkiye'nin değişik bölgelerinde bulunan özel harekat ve bordo bereli askerler gönderildi. Akçakale'ye birkaç gün önce gelen ve sınıra niye getirildikleri konusunda bilgi verilmeyen bordo bereli ve özel harekatçılardan, sadece olası çatışma ihtimaline karşın teyakkuz halinde olmaları istendi.DÜN GECE SERBEST BIRAKILMALARI KARARLAŞTIRILDIOlumlu yönde ilerleyen gelişmeler dün gece sonuçlandı ve IŞİD güçleri rehineleri serbest bırakmayı kabul ettiğini kendilerine aracılık eden Arap aşiret liderleri aracılığıyla MİT'e iletti. Bu haber sonrası her türlü operasyon konusunda uzman olan ancak kaç kişi olduğu açıklanmayan MİT ekibi. IŞİD tehdidi nedeniyle geçen Ocak ayından bu yana kapalı tutulan ve dün gece çalışanların izinli olarak gönderildiği Akçakale Sınır Kapısı'ndan Suriye'ye geçti. MİT ekibi Suriye'ye geçtikten sonra Telabyad İlçesi'nde kendilerini karşılayan IŞİD militanları ve Arap aşiretleri ile birlikte araçlarla Rakka'ya gitti. Gece geç saatlerde Rakka'ya ulaşan ekip, burada bilgilendirilen ve teslim alınmak üzere kendilerini bekleyen rehinelerle buluştu. MİT ekibi rehinelerle bir süre görüştü ve Türkiye'ye gideceklerini ifade ederek, olası çatışma durumunda neler yapmaları gerektiğini de anlattı.ŞAFAK VAKTİ SINIRA ULAŞILDI MİTMİT ekibi teslim aldığı 49 rehineyi yoğun güvenlik önlemleri arasında Rakka'dan yola çıkardı ve 90 kilometrelik yolculuğun ardından şafak vakti Telabyad'a ulaştırdı. Rehineler ve MİT ekibi Telabyad'da IŞİD militanlarının kontrolündeki Telabyad sınır kapısından geçti ve tampon bölgede kendilerini bekleyen MİT Bölge Başkanı ve Şanlıurfa Emniyet Müdürü Eyüp Pınarbaşı ile buluşturdu. Saat 05.00 sıralarında gerçekleşen bu buluşmanın ardından 49 rehine sınır hattında bekleyen midibüs ve minibüslere aktarıldı ve zırhlı araçlar eşliğinde Şanlıurfa'ya getirildi.MİT BİNASINDA BEKLEDİLERSaat 05.45 sıralarında Şanlıurfa'ya gelen rehinelerin ilk etapta Polisevi'ne götürülmesi düşünüldü ancak olayın duyulmaması için bu tercihten vazgeçildi ve MİT'e ait binaya götürüldü. MİT'e giriş yapan rehinelerin sağlıklı şekilde Türkiye'ye getirildiği haberi bu sırada gelişmeleri dakika dakika görüntülü olarak da takip eden MiT Müsteşarı Hakan Fidan tarafından Başbakan Ahmet Davutoğlu'na iletildi. Rehineler ise getirildikleri MİT binasında kahvaltı yapıp, sağlık kontrolünden geçirildi. Bu sırada rehineler arasında bulunan 3 Irak vatandaşı ise Türk yetkililerine yaptığı başvuru sonrası ülkelerine gönderildi.SADECE BAŞKONSOLOS TRAŞ OLDURehineler yaptığı kahvaltı ve sağlık kontrolü sonrası 101 gündür tıraş olmadıklarını söyleyerek sakallarını kesme talebinde bulundu. Bu talep sonrası Başkonsolos Öztürk Yılmaz sakal tıraşı oldu, ancak saat 06.50 sıralarında MİT binasına gelen Şanlıurfa Valisi İzzettin Küçük, Başbakan Davutoğlu'nun kente geleceğini ve rehineleri Ankara'ya Başbakanlık uçağı ile götüreceğini söyledi. Bu gelişme sonrası rehinelerin sakallarını kesme talebi Başbakan Davutoğlu'nun kısa zaman diliminde kente geleceği için yetişmeyeceği ifade edilerek gerçekleşmedi.150 TAKIM ELBİSE GİTTİBu sırada rehinelerin kıyafetlerinin değiştirilmesi için de çalışma başlatıldı ve kent merkezindeki bir mağazadan takım elbise istendi. Valilik tarafından açtırılan mağazada rehinelerin bedenleri bilinmediği için her bedenden talepte bulunuldu ve MİT binasına saat 07.10 sıralarında polisler tarafından 150 takım elbise gönderildi. Mağaza yetkilileri gönderilen takım elbiselerin kaçının rehinelere verildiğini fazla elbiselerin iadesi ile belirleyeceklerini söyledi ancak fiyat konusunda ise bilgi vermedi.Rehineler yeni kıyafetlerini giydikten dakikalar sonra polis eskortu eşliğinde otobüs ve midibüsler ile MİT binasından çıkarılarak saat 07.53'te havaalanına ulaştı. VIP salonuna alınan rehineler bir süre sonra kente gelen Başbakan Davutoğlu ile görüştü. Rehineler ile görüşen ve geçmiş olsun dileğini ileten Davutoğlu, daha sonra yaklaşık 40 dakika kaldığı havaalanından bu kez uçağına aldığı rehineler ile birlikte saat 09.20 sıralarında Ankara'ya hareket etti.Hasan KIRMIZITAŞ - DHA
Reklam
Bahçeli'den Serbest Bırakılan Rehineler İçin İlk Açıklama
MHP lideri Devlet Bahçeli, 49 vatandaşın serbest bırakılmasına ilişkin ilk açıklamasını yaptı.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, IŞİD'in rehin tuttuğu 49 vatandaşın serbest kalmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı.Bahçeli'nin açıklaması şöyleVatandaşlarımızın sağ salim evlerine dönmeleri, sevdikleriyle ve aileleriyle buluşmaları hiç şüphesiz hepimiz adına mutluluk verici bir gelişmedir.IŞİD teröristlerinin şiddet ve zorbalığı aylarca Hükümet tarafından sineye çekilmiş, böylece Türkiye'nin eli kolu bağlanmıştır. Çok şükür 101 günlük zulüm ve eziyet döngüsü bugün sonlanmıştır.haberartibir
Reklam
Dünya Basını Kurtarılan Rehineleri Böyle Duyurdu!
IŞİD militanları tarafından Musul Başkonsolosluğu'ndan 101 gün önce kaçırılan 49 rehinenin bugün serbest bırakılması haberine dünya basını da geniş yer ayırdı.BBC: IŞİD'İN ELİNDE TUTTUĞU TÜRK REHİNELERİ SERBEST BIRAKTIKuzek Irak'taki Musul'da bulunan Türk Başkonsolosluğu'ndan IŞİD tarafından kaçırılan rehineler serbest bırakıldı ve Türkiye'ye döndü.Detaylar henüz belli değil ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bunun ' detaylı ve gizli bir operasyon' olduğunu belirtti.Türkiye, rehinelerin güvenliği için IŞİD'e yönelik doğrudan bir askeri operasyona girmeyi reddetmişti.GUARDIAN: IŞİD'İN KAÇIRDIĞI TÜRK REHİNELER SERBEST BIRAKILDIAralarında diplomatik çalışanların, çocukların ve özel güvenlik güçlerinin bulunduğu 49 kişi Irak'ın Musul kentinde 11 Haziran'da rehin alınmıştı.Türkiye, 49 rehinesinn IŞİD'in elinde bulunmasından dolayı açık bir şekilde IŞİD'e karşı ortak operasyon planından uzak durmuştu. ABD ise rehinelerini kurtarmak isteyen Türkiye'yi bu operasyona çok fazla zorlamamaya gayret etti.DAILY MIRROR: IŞİD'İN 49 REHİNESİ TÜRKİYE TARAFINDAN KURTARILDIIŞİD'in elinde tuttuğu 50'ye yakın Türk rehine dün gece serbest bırakıldı.Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk istihbarat servisinin kurtarma operasyonuyla 49 rehineyi Türkiye'ye geri getirdiğini söyledi.Türk medyasına göre herhangi bir fidye ödenmedi. Aralarında Musul Başkonsolosu, çocuklar ve özel güvenlik güçlerinin de bulunduğu rehineler Şanlıurfa'ya oradan da başkent Ankara'ya getirildi.CNN: IŞİD'İN KAÇIRDIĞI TÜRK REHİNELER 3 AY SONRA SERBEST BIRAKILDIIŞİD militanlarının 3 ay önce kaçırdığı 49 Türk rehine bugün serbest bırakıldı.Rehinelerin nasıl serbest kaldığı henüz belli olmazken, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resmi websitesinden yaptığı açıklamada, Türk istihbarat servisine teşekkür etti.Türkiye Başbakanı haziran ayında IŞİD militanları tarafından Musul'da kaçırılan 49 rehinenin kurtarıldığını açıkladı. Rehineler arasında birkaç çocuk da bulunuyor.Başbakan Davutoğlu, operasyon hakkında detaylı bilgi vermezken, kurtarılan rehinelerin sağlığının iyi olduğunu söyledi.haberartibir
Rehinelerin Akrabasından Tepki: Bu İş Burada Bitmedi
IŞİD'in 101 gün boyunca rehin tuttuğu vatandaşlar serbest bırakıldı. Kız kardeşi, eniştesi ve yeğeni özgürlüğe kavuşan Muammer Taşdelen, 'İnsanlar şunu bilmeli; bugün IŞİD'e bir terör örgütü diyemeyen bir başbakan heralde bir şeyleri düşünüyordur diye düşünüyorum' dedi.Çanakkale TOKİ Anadolu Lisesi Edebiyat Öğretmeni Muammer Taşdelen, IŞİD tarafından rehin alındıktan 101 gün sonra serbest bırakılan Musul Başkonsolosluğu'nda görevli kız kardeşi Nermin Taşdelen Yıldız ve eniştesi Hakan Yıldız ile yanlarındaki 1 yaşındaki yeğeni Kuzey Deniz Yıldız'a kavuşmak için Ankara'ya gitti. 46 rehinenin Ankara'ya getirilmesinin herkesi sevindirdiğini belirten Taşdelen, 'O kişiler oraya niye terk edildi, niye rehin bırakıldı. Onun hesabı daha verilmedi' dedi.Çanakkale'nin Kepez Beldesi'nde yaşayan Muammer Taşdelen, rehinelerin serbest bırakıldığı haberini alınca büyük sevinç yaşadı. Karayoluyla İstanbul'a, oradan da rehinelerin getirileceği Ankara'ya gitmek üzere çıkan Muammer Taşdelen, Çanakkale İskelesi'nde gazetecilere açıklama yaptı.'BU İŞ BURADA KAPANMADI'Kız kardeşi Nermin Taşdelen Yıldız, eniştesi Hakan Yıldız ve yeğeni Kuzey Deniz Yıldız'a 101 gündür hasret kaldığını kaydeden Muammer Taşdelen, 'Rehinelerin serbest bırakılması gelmesi gerçekten çok güzel. Hepimizi sevindirdi ama bu iş burada kapanmadı. Her şeyden önce şunun hesabını birileri vermeli. O kişiler oraya niye terk edildi, niye rehin bırakıldı Onun hesabı daha verilmedi. Kimse bunun açıklamasını yapmadı. Orada tehdit varken, tahliye edilmeden bırakılmaları zaten başlı başına bir hataydı' dedi.  'IŞİD'E TERÖR ÖRGÜTÜ DİYEMEYEN BAŞBAKAN...'Taşdelen, 'İnsanlar şunu bilmeli; bugün IŞİD'e bir terör örgütü diyemeyen bir başbakan heralde bir şeyleri düşünüyordur diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı.KOKULARINI, SESLERİNİ, NEFESLERİNİ ÖZLEDİMBu zamana kadar yetkililerin kendilerine sadece 'sağlık durumları iyi' diyerek teselli verdiklerini kaydeden Taşdelen, 'Verdikleri teselliyle biz bugüne geldik. İyi güzel geldik de bu sürede yaşadıklarımızı bir biz biliyoruz, bir de Allah diye konuştu. Yakınlarını sabah televizyonda uçağa bindirilirken gördüğünü ifade eden Taşdelen, İyi görünüyorlardı. Hele bir kucaklaşalım, bir koklaşalım, bir sarılalım ondan sonra sağlık durumlarını da anlayacağız. Kucaklaşmadan, koklaşmadan hiçbir şey bilemiyorum. Çünkü çok özledim, 101 gün oldu. Kokularını, seslerini, nefeslerini özledim' dedi. Taşdelen, 11.00'de İstanbul'a giden otobüse binerek Çanakkale'den ayrıldı. Nermin Taşdelen Yıldız 'ın Konsoloslukta hizmetli kadrosun da olduğu, eşi Hakan Yıldız'ın da güvenlik kadrosunda görev yaptığı öğrenildi. Hakan Yıldız'ın anne ve babasının İzmir'in Karşıyaka İlçesi'nde, Nermin Taşdelen Yıldız'ın anne ve babasının Tekirdağ'ın Saray İlöçesi'nde yaşadığı kaydedildi. Yıldız çiftinin diğer yakınlarının da Ankara'ya yola çıktığı öğrenildi.haberartibir
Reklam
Dalyan'da Deniz Manzarası İçin 25 Ağaç Kestiler
Çeşme Dalyan’da bir sitede, deniz manzarasını kapatıyor diye 10-15 yaşlarında 25 ağaç kesildi. Site sakinlerinden Nevin Duman 'Yasal itiraz süresini beklemeden, 24 saat içinde ağaçları kestiler. 12 kadın hukuk mücadelesi başlatıyoruz' dedi.Çeşme Dalyan’da bir sitede, deniz manzarasını kapatıyor diye ortalama 12 yaşlarında 25 ağaç kesildi.Bianet'ten Çiçek Tahaoğlu'nun haberine göre, sitenin genel kurul toplantısında 14’e 12 oyla alınan ağaç kesim kararına engel olamayan 12 site sakini kadın, bir aylık yasal itiraz süresine uymayan site yönetimine dava Pazartesi günü dava açacak.Site sakinlerinden Nevin Duman’ın anlatımına göre, Erbil Sitesi’nde yapılan toplantıda, evlerin deniz manzarasını kesen ağaçların kesilmesi için oylama yapıldı ve iki oy farkla ağaçların kesilmesine karar verildi.Ertesi gün, kesimi hukuki yollarla engellemek için evinden çıkan Duman ve bir diğer site sakini Pervin Taşdelen, iki kişinin ağaçları kesmeye geldiğini gördü.Duman yaşananları şöyle anlattı: “İki kesiciyi gördük. Onlara engel olmaya çalıştık. Bize ağaçları kesme emrini site yönetiminden bir hukuk profesörünün verdiğiniı söylediler. Biraz uzaklaştığımızda ağaçları kesmeye başladılar. Arkadaşım, kesicilerin fotoğrafını çekti. Ardından polisi çağırdık.“Polis hemen geldi ama onlar gelene kadar tüm ağaçlar keislmiş ve kesiciler gitmişti. Çektiğimiz resimlerden kimlikleri tespit edildi ve yakalanıp ifade verdiler.“Yetkililer çok sorumlu davrandı. Polisten hemen sonra belediye zabıtası ve Urla Orman İşletmesi’nden görevliler geldi. Belediye de ağaçların kesilmesine karşı harekete geçti.”Site yönetimi hakkında ağaçları yasal itiraz süresini beklemediği için suç duyurudunda bulunan Duman, site yönetiminin toplantılarda onları dikkate almadığını ve kesime karşı siteden 12 kadının hukuki mücadeleyi yürüttüğünü söyledi.“Biz ağaç kesimine karşı hukuki mücadelemizi 12 kadın olarak vereceğiz. Gerekli işlemleri yaptık, tutanaklar tutuldu. Pazartesi dava açacağız” dedi.Gazeteege.com.tr’ye konuşan Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç, olanlara anlam veremediğini söyledi.Site yönetiminin böyle bir karar alma hakkı olmadığını anlatan Dalgıç, “Belediye olarak doğanın korunması ve yeşil alanların arttırılması için gayret gösteriyoruz. Bir yandan bu tür işler yapılıyor. Manzarayı gerekçe göstererek ağaçları kesmek iş değil. Böyle mantık ve anlayış olmaz. Yapılan cezasız kalmayacaktır” dedi. Dalgıç, Çeşme’de bu tür bir işlem görüldüğünde vatandaşların hemen belediyeyi aramasını istedi. Çiçek Tahaoğlu | Bianet
Reklam
Küçük Prens Hakkında Pek Bilinmeyen 10 Şey
etiket
Çocukluğunda neredeyse herkes okumuştur Küçük Prens’i.Sadece resimli bir çocuk kitabı mıdır yoksa bir yaşam felsefesinden mibahseder? Bu tarz kişisel tartışmalara girmiyoruz ancak kitabın meraklıları vemüptelaları için Küçük Prens’e ve yazarı Antoine de Saint-Exupéry’ye ait küçükdetayları bir araya getirdik.
İstanbul Üniversitesi'nden Elektrikli Otomobil
Üniversitesi öğretim üye ve öğrencilerinin geliştirdiği yerli elektrikli otomobil ’YEREL T1’, Erzurum’da Yakutiye kent meydanına elle taşınarak getirildi.TÜBİTAK’ın elektromobil yarışlarında birinci olan elektrikli otomobil ’YEREL T1’, bilimsel test kapsamında İstanbul’dan 15 Eylül’de yola çıktı. İstanbul Üniversitesi öğretim üye ve öğrencilerinin geliştirdiği ’YEREL T1’in Ankara, Samsun ve Trabzon’dan sonra 4’üncü durağı Erzurum oldu. Proje ekibi ’YEREL T1’yi uzun yolda test edildiğini, bilimsel çalışmanın tanıtılması amacıyla Türkiye turuna çıktıklarını bildirdiler.Dört yolcu taşıma kapasitesine sahip YEREL T1’in tek şarjda 500 kilometre yol gittiğini anlatan ekip, Diyarbakır, Gaziantep, Kayseri, Konya, Antalya, İzmir, Eskişehir, Çanakkale’ye giderek turu tamamlayacaklarını belirttiler.Cumhuriyet Caddesinden ’Hazır, tut, kaldır’ komutları ile gençler tarafından kaldırılan elektrikli otomobil, kaldırıma çıkarıldı. Yine merdivenlerin inilmesi sırasında da gençler ’Hazır, tut’ kaldır’ komutu ile kaldırdıkları otomobili yine komutla yere indirdiler. Yakutiye Kent Meydanında denneme sürüşü yapılan ’YEREL T1’yi vatandaşlar ilgi ve merakla izledi, nasıl çalıştığı konusunda bilgi aldılar.Zafer KUMRU/ERZURUM,(DHA)
Reklam
Kitap Okumanın 16 Faydası
etiket
Kitap okumanın harika bir meşgale olduğuna ne şüphe. Fakat yine de uzun ve yorucu bir günün ardından, televizyon kumandasına uzanmak bazen bir romana uzanmaktan daha kolay gelebiliyor. Sakın vazgeçmeyin! Çünkü kitap sevmenin, birçok avantajı var. İşte, bunlardan sadece 16'sı:Bu muhteşem yazıyı hazırlayan: Sabitfikir.com
101 Günlük Esaret Bitti
IŞİD’in alıkoyduğu Musul Başkonsolosluğu personeli ve ailerinin yer aldığı 46 rehine Türkiye’de. Urfa'ya getirilen rehineler, Bakü programını yarıda kesip yine bu kente gelen Başbakan Davutoğlu ile aynı uçakta Ankara'ya giderek yakınlarıyla buluştu. Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, 'Çok mutluyum, hiç umutsuzluğa kapılmadım' dedi.11 Haziran’da Irak Şam İslam Devleti’nin alıkoyduğu 46 Musul Başkonsolosluğu personeli Türkiye’ye getirildi. 46 personelin sağlık durumları iyi. Haberi, Başbakan Ahmet Davutoğlu Azerbaycan seyahati sırasında açıkladı.Rehineler ilk olarak Şanlıurfa'da bir kamu binasına götürüldü. Bakü programını yarıda kesen Başbakan Davutoğlu da bu kente hareket etti. Davutoğlu, serbest bırakılan rehinelerle havaalanında buluşarak, birlikte Ankara'ya hareket etti.'Hiç umutsuzluğa kapılmadım'Ankara Esenboğa Havaalanı'nda konuşan Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz 'Çok mutluyum, oradayken hiç umutsuzluğa kapılmadım' dedi.İlk açıklama Azerbaycan'daDavutoğlu, Bakü'de, rehinelerin kurtarıldığını söylediği açıklamasında 'Şu anda rehinelerimiz sınırdan girdiler, Urfa'ya doğru hareket halindeler. Ben de buradan doğrudan Urfa'ya gideceğim, rehinelerimizle buluşacağım” diye konuştu.Davutoğlu, ilk temasların gece 12.30 sularında yoğunlaştığını söyledi; “Sabah 5 civarında vatandaşlarımızı aldık ve ülkemize getirdik. Bütün gece boyu yakından takip ettik gelişmeleri. Biraz önce Sayın Cumhurbaşkanımıza arz ettik. Bu mutlu olay hepimizi güzel bir sabaha hazırladı” dedi.Başbakan Davutoğlu, konsolosluk görevlileriyle alıkonuldukları ilk andan itibaren teması kesmemeye özen gösterdiklerini söyledi. Başkonsolosla gece boyu telefonda temas halinde olduklarını belirtti.Davutoğlu, rehinelerin nasıl kurtarıldığı sorusuna 'İstihbaratın kendi yöntemleriyle' cevabını verdi.'Suriye üzerinden getirildiler'Habertürk Televizyonu'na konuşan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, rehin alınan 49 kişiden Iraklı olan 3'ünün daha önce serbest bırakıldığını söyledi. Çavuşoğlu, 46 rehinenin Suriye üzerinden Türkiye'ye getirildiğini açıkladı.'Önceden planlanmış başarılı bir operasyon'Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkonsolosluk personelinin başarılı bir operasyon sonucu kurtarıldığını söyledi.Erdoğan açıklamasında, 'Önceden planlanmış, tüm detayları hesap edilmiş, tam bir gizlilik içinde bugün gece boyu devam ederek, sabaha karşı başarıyla tamamlanan bu operasyondan dolayı, Sayın Başbakan ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum. Milli İstihbarat Teşkilatımız, alıkonulma hadisesinin başlamasından bugüne kadar meseleyi çok hassas şekilde sabırla, özveriyle takip etmiş; nihayetinde başarılı bir kurtarma operasyonu yapmıştır' dedi.Kaynak: Al Jazeera ve AA
Davutoğlu: 'Bugün Bir Bayram Günüdür'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti yetkilileri, kendi vatandaşının bir tek telini bile, bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar gelmesindense bütün makamları terkederiz, bütün mevkilerden fedakarlık ederiz. Canımızdan dahi fedakarlık ederiz ki tek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kılı bile incinmesin' dedi.Davutoğlu, Musul'da tutulan rehinelerin Ankara'ya getirilmesinin ardından, Esenboğa Havalimanı'nda bekleyen vatandaşlara hitap etti.Konuşmasına 'Ortak kader bilinciyle acıyı da kederi de hüznü de sevinci de bayramı da paylaşma erdemini bilen aziz ve erdemli milletim' ifadesiyle başlayan Davutoğlu, 'Değerli vatandaşlarımız, hepinizi saygıyla muhabbetle hamd ile şükür ile selamlıyorum, Allah'a hamdolsun' dedi.Bugünün sadece Musul'dan getirilenler ve aileleri için değil, Hakkari'den Edirne'ye Artvin'den Muğla'ya bütün Türkiye için bir bayram günü olduğunu vurgulayan Davutoğlu, 'Üç ayı aşkın bir zamandır gece ve gündüz onları hayal ettik, rüyalarımıza girdiler, gözümüzün önünden hiç gitmediler, hep onlarla düşündük, onlarla uyuduk, onlarla kalktık. Çocuklarımızı okşadığımızda, Cumhurbaşkanımızla birlikte onları düşündük, torunlarımızı okşadığımızda buradaki Deniz'i, Ela'yı düşündük. Hep bir aile gibi tek bir yürek ile dualar ettik. Şimdi bayram zamanı, şimdi şükür zamanı' diye konuştu.Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz ve ekibine teşekkür eden Davutoğlu, şunları kaydetti:'Öztürk kardeşim, aynı zamanda diplomasi anlamında meslektaşım ve ekibi, vakur ve metin bir şekilde beklediler. Baş eğmediler, dimdik durdular. Neyi temsil ettiklerinin bilinciyle hep devletlerine ve her an arkalarında olan milletlerine güvendiler. Bugün aramızdalar. Bugün o onurlu, o sabırla bekleyişin hasretle buluşmayla noktalandığı gün. Hepsine teşekkür ediyorum, hepsini sizler adına bağrımıza basıyorum, alınlarından öpüyorum, kucaklıyorum, ta ki ümitlerini hiç yitirmedikleri için. Yine onların ailelerine, eşlerine, çocuklarına, babalarına, amcalarına, teyzelerine teşekkür ediyorum. O aileler ki bu kadar zor bir zamanda hiçbir zaman karamsarlığa kapılmadılar.'Davutoğlu, rehinelerin ailelerinden bazılarını bizzat kendisinin aradığını bazılarını ise diğer yetkililerin aradığını belirterek, şöyle devam etti:'Söylediğimiz tek şey şuydu 'Ne olur sabredin, provokasyonlara gelmeyin, yapacağımız açıklamaların herbirinin bir sonucunun olduğunu görün, Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Hükümetine güvenin' dedik, güvendiler. Onlar biliyorlardı ki yurt dışında bu albayrağı dalgalandırmanın bazen bedeli olur. Bundan hoşlanmayanlar, Türkiye'ye dönük olarak hesabı olanlar bazen bazı çalışmalar içine girerler ama onlar yine biliyorlardı ki Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve o devletin sahibi aziz milletimiz onları hiçbir zaman yalnız bırakmayacaklardı.''Bu zaman zarfında ailelerimizi provoke etmek için çok çalışan oldu' ifadesini kullanan Davutoğlu, şunları söyledi:'Yüreğimize taş bastık aziz kardeşlerim. Dediler ki 'Bunlar seçim malzemesi olarak kullanılacak', dediler ki 'Bunlar cumhurbaşkanlığı seçimi ve sonrasındaki bazı süreçler için değerlendirilecek, aslında gizli bir işbirliği var' dediler. Ama şu manzara bugün bu kardeşlerimizin aileleriyle kavuşması esnasındaki manzara ve sizlerin oluşturduğu bu güzel manzara, dünyaya ve o provokatörlere gösterdi ki bu devleti idare eden Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti yetkilileri kendi vatandaşının bir tek telini bile, bir tek saç telini bile dünyaya ve aleme değişmez. Onların bir tek saç teline zarar gelmesindense bütün makamları terk ederiz, bütün mevkilerden fedakarlık ederiz. Canımızdan dahi fedakarlık ederiz ki tek bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kılı bile incinmesin. Onlar bu bilince sahip değillerdi, onlar bu ailelerin acılarını paylaşmaya hazır değillerdi. Bu aileler acıyla evlatlarını beklerken, onlar bu ailelerin acıları üzerinden siyasi operasyon yapmaya kalktılar. Şimdi konuşma vakti, evet bu aziz millet acıyı da kederi de bütün mutluluğu da paylaşmayı bilir ama acı ve keder günlerinde acı ve keder üzerinden siyasi operasyon yapmaya kalkanların da maskelerini indirir, bugün maskeler inmiştir.'''O provokasyon yapanlara da sesleniyorum; gelin bari bugün bu sevinci paylaşın'Başbakan Davutoğlu, ''Öylesine aziz bir millet ki bu millet, emin olun ki bütün bu süre içinde hiçbir zaman mesajlarımız durmadı. Tweetlerle, değişik mesajlarla Türkiye'nin her bir köşesinden, kesiminden 'Merak etmeyin Başbakanımız' diye, daha önce Sayın Cumhurbaşkanımıza hitaben, şimdi bana hitaben hep şunu dediler 'Gece ve gündüz dua ediyoruz. İnşallah sağ salim gelecek' dediler. Biliyorum gece yarısı kalkıp bu kardeşlerimiz için secdeye kapananları biliyorum. O secdeye kapananlardan da aynen bu kardeşlerimizin alnından öptüğüm gibi öpüyorum. Allah onlardan razı olsun'' diye konuştu.Provokasyon yapanlara da seslenmek istediğini dile getiren Davutoğlu, şunları kaydetti:''Muhalefet yapmak adına her gün bu kardeşlerimizin canını tehlikeye atmak pahasına bizleri bazı açıklamalar yapmaya zorlamaya çalışanları da biliyorum. Onlara sesleniyorum: Gelin bari bugün, bu sevinci paylaşın. Artık spekülasyonları bırakın. Bir kere de bu millet ne hissediyorsa, onu hissedin. Bu milletle üzülün, bu milletle ağlayın. Bu milletle sevinin.''Provokasyon yapanlara bu çağrıyı yaptıklarını belirten Davutoğlu, ''Çünkü bizim üç ayı aşkın, yaklaşık 100 gün gece gündüz yüreğimiz ağladı. Bir an bile emin olunuz ki bir an bile gözlerimizin önünden bu kardeşlerimizin görüntüleri gitmedi. Ben, Öztürk Bey'i bu al bayrağı temsil etsin diye alnından öperek Musul'a gönderen Dışişleri Bakanı olarak, şimdi gururla Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak bir kez daha alnından öpüyorum'' diye konuştu.''Onların çocuklarını kendi çocuklarımız gibi öptük''Bu milletin evlatlarının fedakarlık yapmak gerekirse kimseye sormadan canlarını, terlerini, emeklerini ortaya koyduğunu vurgulayan Davutoğlu, ''Ama ne gerekiyorsa onu yaparlar. Teşekkür ediyorum yine, bu aziz milletimizin desteğiyle gece ve gündüz bugünü yaşatmak için bizlerle çalışan herkese teşekkür ediyorum'' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan'a da teşekkürlerini ileten Davutoğlu, şöyle devam etti:''Başbakanlığı döneminde bu meseleyi doğrudan takip etti. Ben ve kendisi defaatle bütün aileler adına, Öztürk Bey'in hanımı Özay Hanımla görüştük. Onların çocuklarını kendi çocuklarımız, kendi torunlarımız gibi öptük. Onların kokusunda emin olunuz ki Musul'daki kardeşlerimizin kokusunu duyduk. İşte millet olmak budur.''Bütün güvenlik birimlerine teşekkür eden Davutoğlu, onların gece gündüz çalıştığını, durmadıklarını, büyük gayret sarfettiklerini ifade etti.''Öztürk Bey devletin ve bakanlığın onurunu temsil etti''Dışişleri camiasına da teşekkürlerini ileten Davutoğlu, ''Bir yürek oldular. Ben o camiayı, 5 sene idare etmek vesilesiyle, burada bir kez daha onların vatan aşkına saygı duyuyor, selamlıyorum. Öztürk Bey hem Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin hem de Dışişleri Bakanlığı'nın onurunu, haysiyetini temsil etti orada. Bütün Dışişleri camiasına geçmiş olsun diyorum. Yine özel harekat mensubu kardeşlerimiz üzerinden, bütün İçişleri Bakanlığı mensuplarımıza, emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Onlar da kardeşlerinin, meslektaşlarının ailelerine öylesine yakından sahip çıktılar, takip ettiler ki bir aile olduğumuzu gösterdiler'' dedi.Günlerce süren çalışmalar sonrasında, gece saat 23.30 civarında bu kurtarma çalışmasının nihai aşamaya geldiğini belirten Davutoğlu, şunları ifade etti:''Emin olunuz ki aylardır bugünler için çalıştık, gayret sarfettik. Bu çalışmalar esnasında son derece fedakar bir şekilde gayret sarfeden ve büyük emekle, büyük fedakarlıkları göze alarak çalışan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarımıza da teşekkür ediyorum ki onlar hakkında başta müsteşarımız olmak üzere, onlar hakkında ne tür karanlık komplolar tertip edildiğini hepiniz biliyorsunuz. Güvenlik birimlerimiz, Türk Silahlı Kuvvetlerimiz (TSK), emniyet mensuplarımız, MİT mensuplarımız hep beraber omuz omuza çalıştılar. Ama bir çoğunluğunuz, şimdi bizleri görüyorsunuz, bu mutluluğu paylaşıyoruz.''AA
Rehinelerin Serbest Kalmasına Kim Ne Dedi?
Türkiye çok güzel bir güne uyandı. IŞİD’in alıkoyduğu Musul Başkonsolosluğu personeli ve ailerinin yer aldığı 46 rehine Türkiye’de. Rehinelerin serbest kalmasına kim ne dedi? İşte sosyal medyadan ilk tepkiler...
Reklam