Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal'ın önderliğinde kurulan 'Demokratik Gelişim Partisi'nden ilk ayrılan isim Fevzi Bubilik oldu.Dün kurulan partiden bugün istifa geldiFevzi Bubilik, DGP'yi ilk toplantıdan sonra bıraktığını açıkladı. İlk etapta İdris Bal'a parti ile alakalı bazı tereddütleri olduğunu söylediğini ve partinin bir grup endeksli olmayacağına dair garanti aldığını belirten Bubilik, daha birinci toplantıda bir emrivaki ile karşılaştıklarını ifade etti.PARTİDE DEMOKRATİK BİR ORTAM YOKBaşkanlık Divanı'nı oluşturma konusunda itiraz ettiğini söyleyin Fevzi Bubilik, toplantıda yaptığı itiraz sonrasında İşadamı Kani Kudu ile tartıştıklarını ve Kudu'nun kendisine 'fitneci' diyerek hakaret ettiğini ifade etti. Parti ile ilgili bir takım kararların oldu bittiye getirilerek alındığını ve partide demokrat bir ortam olmadığını söyleyen Fevzi Bubilik, sonrasında istifa ettiğini belirtti.Cumhuriyet
Geçtiğimiz aylarda Facebook tarafından satın alınan WhatsApp, sessiz sedasız yeni özelliğini devreye soktu. Android kullanıcıları için bugün yayınlanan sürümü ile birlikte kullanıma sunulan bu özellik sayesinde artık kullanıcılar, mesajlarının gönderildiğini, iletildiğini ve okunduğunu takip edebiliyorlar.Kullanıma sunulan bu özellik ile birlikte artık WhatsApp üzerinden yazdığınız mesaj gönderildiğinde tek ve gri renkte bir tik işareti göreceksiniz, gönderdiğiniz mesaj karşınızdaki kişiye iletildiğinde gri tik işaretlerinin sayısı ikiye çıkacak ve mesaj gönderdiğiniz kişi mesajınızı okuduğunda ise gri tik işaretleri maviye dönüşecek.Mavi tik işaretleri, kullanıma sunulur sunulmaz kullanıcılardan çeşitli sosyal ağlarda çeşitli tepkiler alırken, ön plana çıkan görüş ise 'Son Görülme' ile çok can yakan WhatsApp' in bu özellik ile daha da can yakabileceği.WhatsApp diyince akıllara gelen bir diğer konu ise uzun zamandır güncelleme bekleyen iPhone 6 ve iPhone 6 Plus kullanıcıları. iPhone 6 satışa sunulduğundan beri en son 'de güncellenen WhatsApp, yayınlanan güncellemede yeni iPhone'ların kendi ekran çözünürlüklerine destek vermemiş kullanıcıları üzmüştü ve bu durum henüz değişmiş değil. Ancak bana soracak olursanız iPhone 6 için WhatsApp güncellemesi de en fazla 1 hafta içinde kullanıma sunulacaktır.Ayrıca mavi tik işaretlerini kullanmaya başlamak için bir şey yapmanıza gerek olmadığını, uygulamanız güncellenmese bile mavi tik işaretlerini kullanabileceğinizi de belirtelim.ShiftDelete.Net
Gazeteci Hrant Dink öldürülmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın da aralarında bulunduğu 9 kamu görevlisi 'şüpheli' sıfatıyla ifadeye çağrıldı.Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de Şişli'de uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği Terör ve Örgütlü Suçlar Birimi savcısı Yusuf Doğan tarafından yürütülen soruşturmada, kamu görevlilerinin ifadesine başvuruluyor.Olayın olduğu dönemde İstanbul Emniyet Müdürü olarak görev yapan Merkez Valisi Celalettin Cerrah ile dönemin İstanbul Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Ahmet İlhan Güler'in, savcı Doğan tarafından Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na 'şüpheli' sıfatıyla, tebliğname gönderilerek davet edildiği öğrenildi.Cerrah ve Güler'in yanı sıra, soruşturmada ihmali olduğu iddia edilen 7 kamu görevlisinin de soruşturma kapsamında ifadelerine başvurulacağı belirtildi.Mahkeme, takipsizlik kararını kaldırmıştıHrant Dink cinayetinde ihmali olduğu iddia edilen, Cerrah ve İstanbul Vali Yardımcısı Ergun Güngör ile emniyet görevlilerinin de aralarında bulunduğu 9 kamu görevlisi hakkında açılan soruşturmaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekilliği'nce verilen takipsizlik kararı, Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 6 Haziran 2014'te kaldırılmıştı.Dink ailesinin avukatlarının itirazını değerlendiren mahkemenin kararında, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHM) ilgili maddeleri ve ihlal kararı içeriğine göre, bağlayıcı olan ihlalin ortadan kaldırılmasının ancak cumhuriyet başsavcılığınca doğrudan soruşturma yapılması ile mümkün olacağı belirtilerek, aksinin kabulü halinde soruşturma bakımından kısır bir döngü yaşanması ihtimalinin ortaya çıkacağı anlatılmıştı.Kararda, 'AİHM'in ihlal kararındaki tespitler dikkate alınıp temel soruşturma işlemlerinin yapılarak, şüphelilerin hukuksal konumlarının yeniden belirlenmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığından, takipsizlik kararı olarak değerlendirilen işlemden kaldırma kararı kaldırılmıştır' denilmişti.Heyet, gereğinin yapılması için soruşturma dosyasının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na iade edilmesine hükmetmişti.AA
Başbakanlık tarafından Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binalarıyla ilgili yapılan tartışmalar üzerine yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada 'Tüm bu imkânların gerçek sahibi sadece millettir. Milletimizin ve devletimizin itibarını temsil eden hizmet binaları ve araçları üzerinden, tamamen art niyetli polemikler yapılması hiç kimseye fayda sağlamamaktadır' ifadeleri kullanıldı.Başbakanlık'tan yapılan açıklamanın tamamı şöyle: Son dönemde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık hizmet binaları ve devlet ricaline millete hizmet için tahsis edilen ulaşım imkânları üzerinden yapılan tartışmalarda kamuoyunun yanlış yönlendirildiği görülmektedir. Bu çerçevede gerek Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık binaları gerekse hava ulaşımında kullanılan araçlar her şeyden önce şahıslara değil bu hizmet makamlarına tahsis edilmiştir. Milletimizin oylarıyla bu görevlere gelen devlet ricali görevde kaldıkları süre içinde bu imkânları devlete ve millete hizmet yolunda kullanacak, anayasal çerçevede demokratik seçimlerle görevden ayrıldıklarında yerlerine gelenlere emaneti teslim edeceklerdir.Tüm bu imkânların gerçek sahibi sadece millettir. Emanetin kime verileceğine de yine sadece aziz milletimiz karar verecektir.Milletimizin ve devletimizin itibarını temsil eden hizmet binaları ve araçları üzerinden, tamamen art niyetli polemikler yapılması hiç kimseye fayda sağlamamaktadır. Bugüne kadar başta yargı kurumları, bakanlıklar ve bir çok kamu binaları için büyük yatırımlar yapılmış devletimizin bir çok birimi hizmetin gereğine yakışır imkanlara kavuşturulmuştur.Türkiye büyümektedir. Ülkemiz dünyada hak ettiği yeri hızla alırken temsil ve hizmet imkânlarının aynı şekilde büyümesinden ve milletimize layık standartlara ulaşmasından kimse rahatsız olmamalıdır.Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Teknoloji devi Intel, ABD'de yaşayan 13 yaşında bir çocuğun körler için geliştirdiği düşük maliyetli yeni bir Braille yazıcının piyasaya sürülmesi için destek verecek.Intel, Kaliforniya eyaletinde yaşayan Shubham Banerjee isimli öğrencinin geliştirdiği yazıcı için kaç para vereceğini açıklamadı. Ama Reuters haber ajansına göre ayrılan fon 'birkaç yüzbin dolar' olacak.Banerjee, 12 yaşındayken Lego parçalarından yaptığı bir prototipi Beyaz Saray'da sunduğunda dikkatleri üzerine çekmişti.Banerjee, Braigo isimli yazıcının ikinci versiyonunu geliştirmeye başladığında Intel'in bütçeye uygun çipi Edison'u ve üç boyutlu yazıcı parçalarını kullanmış.Banerjee, Edison sayesinde, yazıcının her sabah, örneğin CNN'den aldığı haber başlıklarını otomatik olarak yazacak şekilde ayarlanabildiğini söylüyor. Böylece akıllı telefonlarını kullanarak sabah uyandığında haberleri alabilen kullancılar gibi, görme engelliler de benzer bir olanaktan faydalanmış olacak.Körler için özel olarak geliştirilen bir alfabe olan Braille, az sayıda görme engelli tarafından kullanılıyor. Kraliyet Ulusal Körler Enstitüsü İngiltere'de bu alfabeyi kullanan görme engellilerin oranını yüzde 4 olarak veriyor.Rakamların düşük olmasına rağmen, enstitü, bu yeni tasarımı memnunlukla karşıladı.Başkan Clive Gardiner, 'Elektronik Braille büyük bir potansiyele sahip ancak kullanıcılar açısında yüksek maliyetli olduğu için bugüne kadar kısıtlı kullanıldı. Bunu gibi düşük maliyetli Braille yazıcılar, görüş kaybı olan ve Braille ile okuyabilen insanlar için okuma seçeneğine dönüştürebilir' dedi.Banerjee'nin kurduğu Braigo Labs isimli firma, bugüne kadar, anne ve babasının yaptığı 35 bin dolarlık nakit yatırımla ayakta kaldı. Önceleri sadece bir bilim fuarı için hazırlanan proje, bir Silikon Vadisi firmasına bu şekilde dönüştü.BBC Türkçe
2014 yılında çıkan amiral gemilerinin katili diye adlandırılan OnePlus One modeli, 500 binden fazla adet satıldı. Firmanın hedefi 2014 sonuna kadar 1 milyon seviyesine çıkmak.Akıllı telefon pazarında Çinli üreticiler elini her geçen gün güçlendirmeye devam ediyor. Dünyanın en çok satan dördüncü markası olan Xiaomi başta olmak üzere pek çok gelişmiş Çin markası, akıllı telefonların en çok satan markaları arasındaki ilk 10 'luk dilimdeki yerini alıyor.Oppo markasından ayrılanların kurduğu diye iddia edilen ve yeni bir oluşum olan OnePlus , 2014 yılına damga vuran markalardan biri oldu. OnePlus One modeliyle 2014 yılının tüm amiral gemilerini egale eden özelliklere sahip cihaz, hem yüksek kalitesi, hem CyanogenMod yüklü yazılımı hem de performansıyla ön plana çıktı. Tüm bunları da rakiplerine göre daha uygun fiyatıyla gerçekleştirdi.OnePlus'ın CEO'su ve global direktörü Carl Pei, 349 Dolarlık fiyatıyla beraber dünyada 500 binden fazla adet One Plus One modeli sattıklarını açıkladı.Ayrıca kod adı Lettuce olan 2015 yılına damga vurması beklenen OnePlus Two modelinden de bahseden CEO, cihazın 5.5 inç boyutunda olacağını ve 2015 yılında pek çok firmanın çıkaracağı amiral gemisi modelleri yine egale edeceğini belirtti.Fiyat ve yeni aksesuar avantajıyla beraber bilinirliği daha da artan OnePlus, 2014'ün sonuna kadar OnePlus One satışlarını 1 milyon seviyesine çıkartmak istiyor. Yeni bir oluşumun ilk modeli için 1 milyon rakamı ciddi bir rakam olarak nitelendirilebilir.ShiftDelete.Net
Başbakan Davutoğlu, Orta Vadeli Programda büyük önem verilen ve 2018’de GSYİH’yi 1.3 trilyon dolara çıkarmayı hedefleyen dönüşüm programını açıkladı.Başbakan Davutoğlu, Orta Vadeli Program’da büyük önem verilen, Öncelikli Dönüşüm Eylem Planı’nı açıkladı.Başbakan Davutoğlu, 62. Hükümet Programı'nı, 2015 Haziran'a kadar olan 8 aylık bir dönemi değil, 2023 yılına kadar olan 9 yıllık dönemi kapsayacağı konusunda mutabık kalarak kaleme aldıklarını belirtti.Toplantıya, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, Gümrük ve Ticaret Bakanı Nurettin Canikli, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu katıldı.Davutoğlu, 25 başlıkta 1350 eylem planı çerçevesinde yeni hamle döneminin başlayacağını ifade ederken, siyasi istikrarın büyümeye katkısına dikkat çekti.Başbakan, bugün açıklanan 9 sektörel dönüşüm programı ve 417 eylem planının, reel sektöre yönelik planlar olduğunu açıkladı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, 'Hedefimiz, bu sektörel dönüşüm programlarıyla 2018 sonuna kadar yani 4 yıl içinde, GSYH'yi 1,3 trilyon dolara, cari açığı yüzde 5,2'ye çekmek, işsizlik oranını da yüzde 7 civarına indirmektir' dedi.Planın 9 ana maddesiDavutoğlu 9 dönüşüm planını şöyle açıkladı;1-İthalata Olan Bağımlılığın Azaltılması Programı2-Öncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı3-Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim4-Yerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı5-Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı6-Tarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi Programı7-Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı8-Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı9-Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm ProgramıMTA yurt dışına açılıyorBaşbakan Davutoğlu, 9 dönüşüm planının ana hatlarını ise şöyle anlattı:İthalata olan bağımlılığın azaltılması; Türkiye’nin girdi tedarik ihtiyacının stratejisi güncellenecek. MTA’nın yurtdışında da madencilik yapabilmesini sağlayacak. Enerji üretim tesislerinde kullanılan tesisatın yurt içinde üretimi desteklenecek. Demirçelik sektörünün hurda girdi bağımlılığını azaltacak. Sanayi stratejisini revize ederek, sektörel strateji hazırlanacak. Orta ve yüksek teknolojili üretimlere dönük destek programları açıklanacak. Yeni bölgelere dönük teşvik programı açıklanacak. İleri teknoloji yatırımları çekmek üzere serbest bölgelerin cazibeleri artırılacak. Atıkların ekonomiye kazandırılmasına önem verilecek. Hedef, ihalatın ihracatı karşılama oranını yüzde 70'e çıkarmak.Türk malı marka sayısı artırılacakÖncelikli Teknoloji Alanlarında Ticarileştirme Programı; Yerli makine üreticilerinin rekabet gücünü artırmak hedefleniyor. Öncelikli sektörler olan enerji, sağlık, havacılık, raylı sistemler, savunma sektörlerinde teknoloji yatırımları desteklenecek. Kuluçka merkezleri ve hızlandırıcılar kurulacak. 2018 yılına kadar öncelikli sektörlerde Türk malı ürün ve marka sayısını artırmak hedefleniyor.Kamu Alımları Yoluyla Teknoloji Geliştirme ve Yerli Üretim: Kamu İktisadi Kuruluşlarında değişiklikler yapılacakYerli Kaynaklara Dayalı Enerji Üretim Programı: Enerjideki dışa bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. 2018 yılında enerji üretiminde yerli kaynak payının yüzde 35'e çıkarılması planlanıyor. Kamu alımlarında yerli firmaların payı artacak. Yeni destek ve finansman programları geliştirilecek, arama ve arge faaliyetlerine ivme kazandırılacak.Enerji Verimliliğinin Geliştirilmesi Programı: Linyit kaynaklarının azami şekilde ekonomiye kazandırılması ve enerji verimliliği konusunda yatırımların desteklenmesi. Enerji yoğunluğunu düşürecek eylemler hayata geçirilecek. Yönetim bilgi sistemi oluşturulacak. Enerji verimliliği artırılacak.Yerli ilaç üretimine teşvikTarımda Su Kullanımının Etkinleştirilmesi: Tarımda su kullanımını etkinleştirecek adımlar atılacak. Su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına destek sağlanacak. Mevcut sulama tesisleri rehabilitasyon programı ve arıtılmış suların tarımda kullanılması araştırılacak. Çiftçiler başta olmak üzere etkin su kullanımını bilinçlendirilecek. Sulama şebekelerinde modern izleme yöntemleriyle yeraltı suları izlenecek.Sağlık Endüstrilerinde Yapısal Dönüşüm Programı: Yerli ilaç ve tıbbi cihaz üretimine teşvik sağlanacak.Sağlık Turizminin Geliştirilmesi Programı: Yerli Ar-Ge ve üretimi destekleyecek şekilde Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı kurulacak. İlaç ve tıbbi cihaz alımlarında yerli üretimi özendirici ve geliştirici tedbirler alınacak. 2018 sonunda tıbbi cihaz ihtiyacının yüzde 20'sini, ilaç ihtiyacının ise yüzde 60'ı yerli üretimle karşılanacak.Taşımacılıktan Lojistiğe Dönüşüm Programı: Bu alanda lojistik destek adımları atılacak.Al Jazeera
. 13 yaşındaki bir çocuk neden IŞİD'e katılmak istediğini BBC Türkçe muhabiri Rengin Arslan'a anlattı. Hatay'da yapılan söyleşide IŞİD’e katılmak üzere Rakka’ya gideceğini söyleyen Ebu Hattab’a annesi de destek veriyor. Anne 'Peki orada savaşırken ölürse?' diye sorusuna 'Çok mutlu olurum' yanıtını veriyor. Çocuğun IŞİD ile Facebook ve Twitter üzerinden tanıştığı belirtiliyor...İsmini İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD, militan olarak sadece yetişkinleri değil çocukları da saflarına katıyor; onlara hem şeriat kursları hem de askeri eğitim veriyor.'İslam Devleti' çatısı altında büyümüş ve onun kurallarına göre eğitilmiş bir nesil yaratmak istiyor.Bu gizlenen bir gerçek değil. IŞİD sosyal medyada bu çocukların ellerinde silahla ya da eğitim görürken fotoğrafını yayımlıyor.Fakat belki de ilk kez bu çocuklardan biriyle konuşuyoruz Türkiye sınırları içinde, Hatay'da.Kentin kenar mahallelerinden birinde, annesiyle ara ara misafir olduğu evde görüştüğümüz, adının Ebu Hattab olarak yazılmasını isteyen 13 yaşındaki Suriyeli bu çocuk IŞİD'in yaratmayı hedeflediği yeni nesle dahil olmak isteyenlerden biri.'İnşallah birkaç gün veya bir hafta içinde İslam Devleti'ne, Rakka'ya gideceğim' diyor. IŞİD ile birlikte, 'Allah'ın düşmanlarına karşı' savaşmak istediğini söylüyor.Halihazırda başka bir cihatçı grubun eğitimlerine katılmış. Elinde kalaşnikofla poz verdiği fotoğrafları var. Fakat IŞİD'e katıldığında yeniden eğitim alacağını söylüyor.IŞİD'in dünyaya yayılmasını ve bu sayede şeriatı da bütün ülkelere yaymasını, hilafetin dünyayı yönetmesini diliyor.Ebu Hattab, Lazkiye'de deniz kenarında bulunan Cebla kasabasından gelmiş ailesiyle. Biz eve girdiğimizde kucağında onu dış dünyaya ve aslında daha çok IŞİD'e bağlayan diz üstü bilgisayarı ile karşılıyor bizi.Sorularımıza kısa ama net ve tereddüt etmeden yanıt veriyor. Konuşurken bazen oturduğu koltuğun kolçaklarını tutuyor sıkı sıkı.Yüzündeki maskenin arasından görünen gözlerindeki ifade, 13 yaşındaki bir çocukta nadiren rastlanabilecek kadar katılaşıyor bazen. Bazı genç cihatçıları IŞİD kamplarına aileleri gönderiyorIŞİD ile önce Facebook ve Twitter üzerinden tanışmış, sayfalarını takip etmiş. Facebook üzerinden mesajlaştığı bir militan ile daha sonra yüz yüze buluşmuşlar.Bu kişi, ona telefonundan resim ve videolar göndermeye devam etmiş. Örgütle ilk ilişkisini böyle kurmuş. Facebook'ta irtibat kurduğu başkaları da var. Onlarla da mesajlaşıyor.IŞİD'den konuştuğu kişilerin, onun yaşını bilip bilmediğini sorduğumuzda, 'Birkaç gün öncesine kadar bilmiyorlardı' diyor.'Peki öğrendikleri zaman ne yaptılar?' diye soruyoruz bu sefer. 'Yaşımı söyledikten sonra daha çok video, daha çok fotoğraf göndermeye ve benimle daha çok ilgilenmeye başladılar' diye yanıtlıyor.Grubun, çocukların IŞİD'e katılmasını isteyip istemediğini soruyoruz. Bu sırada onunla buluştuğumuz evin kapısının önünde, sokakta oynayan çocukların sesi geliyor. O ise dışarıda muhtemelen akranı olan bu çocukların neşeli seslerini duymadan yanıt veriyor: 'Evet, yeni bir nesil yetiştirmek istiyorlar.'IŞİD'e neden katılmak istediğini sorduğumuzda ise 'Çünkü şeriatı uyguluyorlar. Çünkü Nusayrileri, kafirleri ve mürtedleri [Müslümanlıktan çıkanlar] öldürüyorlar. Allah'ın düşmanlarını öldürüyorlar.' diyor.Peki gerekirse o birisini öldürecek mi? Doğrudan öldürmek kelimesini kullanmadan yanıtlıyor soruyu: 'Kafirlerle savaşacağım. Çünkü Allah bunu emrediyor.'Savaşmaya hazır olduğu kadar ölmeye de hazır olduğunu söylüyor: 'İnşallah Allah'ın yolunda ölmeye hazırım. Ruhum Allah'ın. Hazırım.'BBC muhabiri Mark Lowen ile birlikte yaptığımız söyleşide, Mark ile karşılıklı konuşurken sıkıntı duymasa da, ben ona soru sorduğumda göz göze gelmekten kaçınıyor.Benimle konuşurken kendini rahat hissedip hissetmediğini sorduğumda, 'Asla' diye yanıtlıyor. Nedenini ise benim Allah'ın emrettiği şekilde kapanmamış olmamla açıklıyor.Çocukluğuyla ilgili sorduğumuz her soruyu geçiştiriyor. Yaşıtlarının bambaşka şeyler yaptığını hatırlattığımızda, 'Allah bize öbür dünya için çalışmayı ve savaşmayı emrediyor, bu dünya için değil. Bu dünya fani, cennete ulaşmak için öbür dünya için savaşmalıyız' diye yanıtlıyor.Suriye'deki savaştan önceki en güzel hatırasını sorduğumda bile bir çocuk gibi yanıtlamıyor soruyu ama belki de en güzel anılarından birinin ipucunu veriyor: 'Devrimden önce, denize girer, parka giderdik. Devrimden sonra yaptığımızın yanlış olduğunu anladım. Şimdi doğru yolu bulduk.'
Batı Afrika'da 4 bin 500'den fazla kişinin hayatını kaybettiği ebola salgını nedeniyle, binlerce kadın ve çocuk da kimsesiz kaldı.Yakınları eboladan ölenler, 'hastalık bulaşır korkusuyla' kimsenin kendilerine yardım etmediğini, toplumdan dışlandıklarını söylüyor.
Bakırköy Yeşilköy Mahallesi Hareket Ordusu Caddesi'nde bulunan bir çöp kutusunda meydana gelen patlama sonucu 1 kişi yaralandı.Patlamada yaralanan kişinin çöplerden kağıt toplayan Murat Kayman olduğu belirlendi. Yaralı kişi ambulansla hastaneye kaldırıldı.Patlamaya ilk belirlemeye göre çöpe atılan havai fişek kutusundaki barutun neden olduğu kaydedildi.Olay yerine gelen bomba uzmanı ekiplerin çalışması devam ediyor.(Çağatay KENARLI / DHA)
Daha önce kedi yada köpeğin sahibinden ilgi bekleyip kendini zorla sevdirdiğine şahit olmuştuk. Bu sefer aynı tepkileri bir koyun veriyor. Resmen kendini sevmesi için çocuğu zorluyor. İzliyoruz.
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki İshak Paşa Sarayı’nın Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca yapılan restorasyon çalışmalarında tarihi dokunun üzeri özel bir çatı ile kapatıldı.kanal04.com.tr‘de yayınlanan habere göre, sistem sayesinde saraya gün ışığının girişi sağlanırken, tahribata neden olan yağmur ve kar sularının girişi engellendi.Haberde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca başlatılan ve Ortadoğu Teknik Üniversitesi kontrolünde gerçekleştirilen İshak Paşa Sarayı restorasyonunda bu çalışma için özel bir çatı sistemi tasarlandığı belirtilirken, çalışmalar sırasında tarihi dokuya zarar vermemek için ahşap taşıyıcılar üzerine önce çelik konstrüksiyon, ardından da alüminyum skylight “koruyucu üst örtü” uygulandığı belirtildi.Yapımına 1685 yılında Çıldır Atabekleri’nden Çolak Abdi Paşa tarafından başlanan ve aynı soydan gelen Küçük İshak Paşa zamanında 1784’te tamamlanan İshak Paşa Sarayı, Topkapı Sarayı’ndan sonra son devirde yapılmış sarayların en ünlüsü olarak biliyor.nediyor.com
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’ye yapılan saldırının bir provokasyon olmadığını, devletin “kafanızı keseriz” mesajı verdiğini kaydetti. İmralı ziyareti için Adalet Bakanlığı’na resmi başvuru yapıldığını söyleyen Demirtaş, Abdullah Öcalan ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın karşılıklı irade beyanları sürdüğü müddetçe çözüm sürecinin devam edeceğini kaydetti.Kobani eylemlerinin ardından hükümetin sert eleştiriler yönelttiği HDP Eş Genel Başkanı Demirtaş, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında HDP’ye yapılan saldırı, çözüm süreci, partinin kapatılacağına yönelik tartışmalar ve Diyarbakır uçağında yaşadıklarına ilişkin önemli açıklamalar yaptı. Demirtaş’ın açıklamaları şöyle:30 yıllık Hizbullahçıyım dediO kişinin bütün ailesi partilimizdir. Kardeşi partimizin yöneticisidir. Benim çocukluğumdan beri taşındığımız üç ayrı mahallede de bu aile komşumuzdur. Karakolda kendisini tanıdım. Kendi aramızda konuştuk oradan çıktık. 5 gün sonra bu gündeme geliyor. Bu kişiyle asla husumetimiz yoktur. Hiç kimse bu kişiyi hedef göstermeye kalkmasın. Ben uçakta kayıt yaptığını gördüm, planlıydı. Fotoğraflar da çekildi. Kesmişler, ses kaydında şu da vardır: Ben o bağırdıktan sonra yanına gittim. “Senin yaralı çocuğun varsa benim kardeşimdir” dedim. Karakolda da kayıt yapıyorlardı. Müdahale etmedim. “Ben 30 yıllık Hizbullahçıyım, beni herkes tanır” dedi. Karakolda bana bu lafı söyleyen kişiyi çıkardım.HDP’ye ‘kafanızı keseriz’ mesajıSaldırı bir provokasyon falan değil, bu çok açık partimize dönük planlanmış bir mesajdır. HDP’ye kafanızı keseriz, koparırız mesajıdır. Saldırgan Ahmet Karataş’ı öldürmek için elinden gelen her şeyi yapmış. Allah canını almamış. Başbakan bizi hedef göstermediğini, yalnızca eleştirdiğini söylüyor. 8 Ekim’de yaptığı konuşmada “Herkesi HDP’ye karşı tavır almaya çağırıyoruz” demiştir.İmralı için resmi başvuru yapıldıHDP heyeti, Adalet Bakanlığı’na İmralı Adası’na gitmek için resmi başvuru yaptı. Biz bu başvuruya olumlu cevap verilmesini bekliyoruz. “Sürecin arkasındayız” diyorlarsa başvuruya hızlı bir şekilde cevap verilmesini bekliyoruz. Görüşmeler durmuş durumda. Hükümet ile heyetimiz arasında bir görüşme yok. Son bir yıllık periyoda bakıldığında bu olağanüstü bir durumdur. Heyetlerimiz hükümetle her hafta, 10-15 günde bir temas kurardı. Neredeyse 15-20 gündür hükümetle hiçbir temasımız gerçekleşmedi. Heyetimizin görüşme talebine rağmen gerçekleşmedi. Adalet Bakanlığı’ndan resmi cevap bekliyoruz. Öcalan ya da Erdoğan istemeden bitmez: Çözüm süreci İmralı Adası’ndaki görüşmeyle başladı, bitecekse de orada yapılacak görüşmeyle biter. Bizim heyetimiz süreci bitirme sevdalısı değil. Dolayısıyla Sayın Öcalan “Süreç bitti” demediği sürede süreç devam eder. Karşılıklı Öcalan ve Erdoğan irade beyanlarını sürdürdüğü sürece süreç devam eder.AKP A.Ş. olmaktan çıkmalıBaşbakan “HDP parti gibi davranırsa belki bakarız” diyor. Ne söylediğinin farkında değil. HDP AKP’den daha partidir. Asıl kendileri bir parti olsalar biz çok memnun oluruz. A.Ş. olmaktan çıksalar; para, yolsuzluk, rüşvet yerine biraz siyasetten baksalar; tüccar kafası yerine biraz vicdan ölçüleriyle meselelere baksalar, süreci ilerletmeye hazırız. Başlarında bir CEO var: Recep Tayyip Erdoğan. Partiyi şirket gibi yönetiyor. Benim ismim üzerinden bu tartışmalar yürütülüyor. Kimse kusura bakmasın, eli kanlı devletin en son hesap soracağı kişi benim, en son hesap soracağı parti HDP’dir. Bingöl suikastında Başbakan açıklamasında “Alçaklar anında cezalandırıldı” demişti. Biz de bulguların farklı olduklarını, bu kişilerin suikastla alakalı olmadığını ifade etmiştik. Balistik sonuçları da bizi doğruladı. Bingöl çıkışında infaz edilen kişiler Emniyet Müdürü’ne yapılan suikastla alakalı kişiler değilmiş. ŞimdiBaşbakan’a sormak istiyorum: Anında açıklamıştınız, “Alçaklar hak ettiği cezayı buldular” diye. Bir başbakan olarak bu infazın arkasında mısınız hâlâ? Velev ki onlar örgüt üyesi, tutuklanırlar, yargılanırlar, varsa cezaları yatarlar. Ama infaz cinayettir. Devlet cinayet işlemiştir.Mahmut lıcalı | Cumhuriyet
Bir yiyeceğin ‘helal’ olup olmadığını on dakika içinde test eden cihaz, Fransız şirkete iki haftada 100 bin euroluk sipariş kazandırdı.Beş milyon Müslümanın yaşadığı Fransa'da iki hafta kadar önce kurulan bir şirket, ‘helal' test cihazı için şimdiye kadar 100 bin euroluk sipariş aldı. Milyarlarca euroluk ‘helal' gıda pazarından pay kapma umuduyla kurulan Capital Biotech'e Türkiye, Şili, Endonezya gibi çeşitli ülkelerden sipariş geldiği belirtiliyor. Cihaz, on dakika içinde bir yemeğin içinde domuz eti bulunup bulunmadığını test ediyor.Şirket kurucularından Jean-François Julien kısa sürede gelen büyük başarıya kendilerinin de şaşırdığını belirterek, testin sadece içerikte domuz eti bulunup bulunmadığını gösterdiğini vurguladı. Hayvanın nasıl kesildiğine dair bilgi vermediği için testin tam bir ‘helal' testi sayılamayacağını kaydeden Julien, “Ancak yiyecekle ilgili anlık şüpheyi gidermenize olanak sağlıyor. Örneğin tatildeyken ya da piyasaya çıkan yeni bir helal ürünü denemeden önce” diye konuştu.“ Çok pahalı ”Tek kullanımlık cihazın fiyatı 6 euro 90 cent. Cihazı kullanabilmek için, test edilecek yiyeceğe az miktarda sıcak su karıştırılıyor ve karışımın içine batırılan küçük şeritle, içinde domuz proteini bulunup bulunmadığı test ediliyor. Tüm bu işlemin 10 dakikadan az zamanda bittiği belirtiliyor.Solis adlı pazarlama şirketinden Abbas Bendali ise Fransa'da 2011 yılında helal sosislerin içinde domuz etine rastlanması ile patlak veren skandallara işaretle cihazın iyi bir fikir olduğunu, ancak özellikle de ekonomik kriz döneminde cihazın fiyatını yüksek bulduğunu belirtti. Fiyatın müşterileri caydırıcı etki yapacağını belirten Bendali, “Fiyatı üç euro olan bir tabak makarnayı test etmek için yedi euro yatırmak zor” dedi. Bendali, Müslümanların orijinal ‘helal' sertifikasına daha fazla önem verdiğine de dikkat çekti.Cihazı geliştiren şirket, satışların yüzde 70'ini tüketicilerden ziyade profesyonel işletmecilere yapacağına inanıyor. Şirket, sadece domuz etiyle sınırlı kalmayıp soya, yumurta ya da badem gibi alerji yapabilen maddelerin testi için de cihazlar geliştirmeyi planlıyor.Deutsche Welle Türkçe
Premier Lig ekiplerinden Liverpool, bugün resmi twitter hesabı üzerinden takipçilerine Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş'a karşı alınan 8-0'lık tarihi galibiyeti hatırlattı.Beşiktaş, 6 Kasım 2007 tarihinde oynanan maçta İngiltere’de Liverpool’a 8-0 mağlup olarak Şampiyonlar Ligi’nin en farklı mağlubiyetini almış, o gün Beşiktaş taraftarı tarafından “kara gün” olarak ilan edilmişti.Amk Spor