OECD: En Uzun Çalışma Saatleri Türkiye'de
Regional Well-Being raporuna göre Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne üye 34 ülke arasında en uzun çalışma saatleri Türkiye'de. Söz konusu ev içi emek olduğundaysa erkekler OECD ortalamasının gerisinde kalırken kadınlar OECD ortalamasında çok daha fazla çalışıyor.Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) ”Bölgesel Selamet” (Regional Well-Being) raporuna göre Türkiye iş-yaşam dengesi söz konusu olduğunda 34 ülke arasında son sırada yer alıyor.Türkiye’de çalışanlar, listenin başında olan Danimarka’dakilere kıyasla yılda 309 saat daha fazla çalışıyor.BulgularRapora göre Türkiye;Hizmete erişim kategorisinde 34 OECD ülkesi arasında 32. Sırada, söz konusu hizmete erişimde OECD bölgeleri karşılaştırmasındaysa son sırada yer alıyor.Sivil toplum kategorisinde Türkiye, 34 OECD ülkesi arasında 4. sırada yer alıyor.Eğitimdeyse hem OECD ülkeleri arasında, hem de eğitime erişimdeki eşitsizlik konusunda son sırada.İstihdamda 34 ülke arasında 32. sırada yer alan Türkiye çevre kategorisinde 31., gelirde ise 26. Sırada yer alıyor.Sağlıkta 34 ülkede 31. sırada yer alan Türkiye söz konusu sağlığa erişim olduğunda 21. sırada.Türkiye güvenlik ve barınma kategorilerindeyse 30 ve 32. sıralarda yer alıyor.DeğerlendirmeTürkiye için yapılan değerlendirmeler şöyle:Türkiye’de 15-64 yaş arası insanların yüzde 49’u bir iş sahibi. Bu arakam OECD ortalaması olan yüzde 65’in gerisinde. Çalışanlarınn yüzde 69’u erkek, yüzde 29’u ise kadın. İşsizlik oranı ise erkeklerde yüzde 1.8, kadınlarda yüzde 3.4.OECD ortalamasına göre bir yılda bir insanın çalışma saati 1765 saat olması gerekirken, Türkiye’de bu rakam 1855. Rapora göre en uzun çalışma saatlerinin olduğu ülke de Türkiye. Türkiye’yi Meksika, Kore ve İsrail izliyor.Söz konuş ev içi emek olduğunda Türkiye’de erkekler günde 116 dakika ev içi emek harcıyor, bu rakam OECD oratalaması olan 141 dakikanın gerisinde. Kadınlarda günde 377 dakika, yani yaklaşık 6 saat 30 dakikalarını ev içi emeğe harcıyorlar.25-64 yaş arası yetişkinlerin yüzde 32’si lise diplomasına sahipken, bu rakam yüzde 75 olan OECD ortalamasının çok altında. the OECD’s Programme for International Student Assessment’ın (PISA) okuma-yazma, matematik ve bilim testlerine göre ortalama bir öğrencinin puanı 462, ki bu rakamda OECD standartının altında. Kadınlarsa erkekleri 16 puanla arkada bırakıyor.Rapora göre ortalama yaşam süresi 75 yıl. Bu rakam kadınlar 77, erkelerde 72.Sivil topluma katılım oranı yüzde 79. Son seçimlerde hükümete güven ve vatandaş katılımı yüzde 88 oranıydı. Bu oran OECD standartlarına göreyse yüzde 72.Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz. Kaynak: Bianet Haber Merkezi
Antep'ten Galatasaray Maçı İçin 'Tekrar' Başvurusu
Spor Toto Süper Lig'in 11. haftasında Gaziantepspor ile Galatasaray karşı karşıya gelmiş, sarı-kırmızılı ekip karşılaşmayı 1-0 kazanmıştı. Karşılaşmanın ardından, mücadelenin hakemi Özgür Yankaya'nın hareketi çok konuşulmuştu.Gaziantepspor da hakemin bu hareketinin üzerine Türkiye Futbol Federasyonu'na karşılaşmanın 'tarafsız' bir hakem tarafından yönetiminde tekrar oynanması için başvuracağını açıkladı.Gaziantepspor'dan yapılan açıklama şöyleTürk futbolunun her anlamda en kötü günlerini yaşadığı, her gün nasıl kurtarılacağının konuşulduğu ve çareler arandığı bir dönemde, cesur bir şekilde Türk futboluna destek olmak ve evlatlarımıza sahip çıkarak gelecek adına ülkemize yeni oyuncular kazandırmak adına bu sezon kadromuza hiç kimsenin adını bile duymadığı birçok genç oyuncuyu katarak onlara geleceğimiz adına imkân sağladık. Lig’de geride kalan on bir haftalık dönemde bu oyuncularımıza verdiğimiz forma şansı ile de ligimizin en genç ve en çok genç oyuncu oynatan takımlarından biri olduk.Fakat bizim gösterdiğimiz cesaret ve fedakârlığı ligde oynadığımız on bir haftalık dönemde hakemlerimizden görememek bizleri üzmektedir. Yaşadığımız hakem hataları veya hakemlerin maçların gidişatına yaptıkları dokunuşlar, özellikle ligimizin büyük takımları olarak adlandırılan ve hakemlerimizin maçlarına büyük bir korku ve güvensizlikle çıktıkları takımlara verdiği destek bizi derinden yaralamakta ve Türk futbolunun daha da kötü günlere gideceği korkusu bizleri sarmaktadır.Son oynanan Galatasaray maçı ile birlikte ligde oynadığımız karşılaşmalarda verilmeyen penaltılarımız, Fenerbahçe deplasmanında verilen ve herkes tarafından alay konusu olan penaltı ve kararlar, Trabzonspor karşılaşmasında rakip oyuncu Cardozo’nun, oyuncumuz Oğulcan Çağlayan’a attığı tekme sonrası verilmeyen kırmızı kart ve aynı oyuncunun akabinde attığı golle maçın berabere sonuçlanması ile Gaziantepspor’umuzun Lig’in başından beri uğradığı bu hakem hatalarının toplam maliyeti hem puan olarak bizi hak ettiğimiz sıralamadaki yerimizden uzaklaştırmakta, hem de maddi olarak kulübümüzü büyük zararlara uğratmaktadır.Öncelikle belirtmek isteriz ki hakemlerimizin de hata yapabileceğini, yapılan hataların olağan insan hatası olarak da değerlendirilmesi şeklindeki genel görüşe katılmakla birlikte, 29 Kasım 2014 tarihinde Kamil Ocak Stadyumunda oynanan Gaziantepspor-Galatasaray karşılaşmasının 89.dakikasında Galatasaray’ın bulduğu gol öncesi hakem “Özgür Yankaya’nın yaptığı ayak hareketinin” tarafsızlığını yitirmiş ve maçın genelinde verdiği kararlarda olduğu gibi açık bir şekilde rengini ve tarafını belli etmiştir.“Tüm kamuoyu ve hakem otoriteleri tarafından alay konusu olan ve çok açık bir şekilde taraflı olduğu ortaya çıkmış biri tarafından yönetilen bu maçın Türkiye Futbol Federasyonu tarafından “tarafsız” bir hakem yönetiminde tekrarlanması için gerekli başvuru kulübümüz tarafından yapılacağının bilinmesini isteriz.”Hakem hatalarından dolayı telafisi olmayan puan kayıplarının önüne geçmek için hakemlerimizi daha duyarlı ve dikkatli maç yönetmeye davet ediyoruz.Bilinmelidir ki, Gaziantepspor’un uğradığı her türlü haksızlık karşısında mücadelemiz kararlılıkla sürdürülecektir.Saygılarımızla;Gaziantepspor KulübüCumhuriyet
Frozen’ın Devam Filmi Geliyor
Geçtiğimiz yıl beklenmeyen çıkışıyla herkesi şaşırtan, yapımcıların yüzünü güldüren Frozen’ın devam filminin çekileceği açıklandı. Film gişede büyük bir başarı elde ettikten sonra, önce tiyatroda bir müzikal olarak oynanacağı yönünde bir anlaşamaya varılmıştı, sonrasında ise ABC kanalında yayınlanan Once Upon a Time dizisinde tema olarak izleyicilere sunuldu.Dünya çapında 1.274 milyar dolarlık bir hasılat elde eden Frozen’ı (Karlar Ülkesi) tüm zamanların en çok kazandıran beşinci yapımı olarak adını listeye yazdıran filmin devamını biraz daha beklemek gerekecek. Disney çok belirgin bir açıklama yapmasa da, filmin devamının 2018 yılında vizyonda olacağı ön görülüyor.Süper Karga
Reklam
Kuzu: 'Bir Fitne Varsa, Onun Başı Benim'
İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde 'başkanlık sistemi' konulu konferansta konuşan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı, AK Partili Burhan Kuzu, Özal'a da başkanlık fikrini veren benim. Dolayısıyla eğer bu konuda bir fitne varsa, bu fitnenin başı benim' dedi.TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı, AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Burhan Kuzu, İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde gerçekleştirilen 'başkanlık sistemi' konulu konferansta konuştu. Parlamenter sistemde tüm yetkinin yürütmede olduğunu ifade eden Burhan Kuzu, başkanlık sisteminde kimsenin diktatörlük yapamayacağını savundu. 30 yıldır Türkiye için başkanlık modelini savunduğunu ifade eden Burhan Kuzu, “Bu Ak Parti ile başlayan bir sevda değil. 'Başbakan şimdi ki Cumhurbaşkanımız başkan olmak istiyor. Hocamda bunun zeminini hazırlıyor' bu iş böyle değil. Özal'a da fikri veren benim. Dolayısıyla eğer bu konuda bir fitne varsa, bu fitnenin başı benim. Bir durum varsa vebali ben kendim alıyorum' dedi. 'PARLAMENTER MODELİN ADI VAR KENDİ YOK'Kuzu, 'Parlamenter modelde kuvvetler ayrımı yoktur. Kitapta 'vardır' denir. Yoktur. Neden yoktur? Çünkü yargıyı bir kenara bırakın, yasama, yürütme ayrımına baktığınız zaman bu modelde yasama yoktur. Adı var, kendi yoktur. Bunu bir Anayasa Komisyonu Başkanı söylüyor size. Dışarıdan göründüğü gibi bir parlamento sistemi yoktur. Şu gördüğünüz parlamento indir kaldır, başka işe yaramaz. Yürütmeden gelen, başbakandan gelen yasaları kabulden başka bir yetkimiz yoktur. Hükümetin kabul etmediği hiçbir önerge komisyonda ve genel kurulda geçmez. Buradan çıkan sonuç şudur ki, çıkan yasaların yüzde yüzü Parlamenter modelde Türkiye, Almanya, İngiltere hepsi dahil buna. Gelir ve olduğu gibi geçer. Değişiklik sadece hükümetin ve bakanların dediğiyle sınırlıdır' diye konuştu. 'AMERİKAN BAŞKANI DİKTATÖRLÜK YAPMAK İSTESE NASIL YAPACAK'Başkanlık sisteminde ise yasama, yürütme ve yargının net bir şekilde ayrıldığını anlatan Kuzu, “Yürütme yasmaya karışamıyor, yasama yürütmeye karışamıyor. Herkes kendi işini yapıyor. Kanun yapmak ve bütçe işlerinin tümü meclise ait. Parlamenter rejimde kimdeydi bu? Şeklen yasamada ama uygulamada hiç böyle bir şey yok. Ama burada parlamento izin vermeden Amerika'da başkan bir kuruş harcayamaz. Tüm yetkiler meclisin tek elindedir. Dolayısıyla bütçe gibi kanun gibi iki ana yetki elinde bulunduramayan başkanın diktatör olma şansı sıfırdır. Amerikan başkanı diktatörlük yapmak istese nasıl yapacak? Yasama yok. Yürütme elinde sadece… kanunda gelmemiş veya bütçe yok. Neyiyle diktatörlük yapacak' diye konuştu.  Ümit TÜRK/ İSTANBUL- DHA
Reklam
Sinan Engin'e 'Fenerli' Dedi, İşten Çıkarıldı
TRT'de çalışan Murat Bereket, Beyaz TV'de yorumculuk yapan Sinan Engin'e 'Fenerli' dediği için işten çıkarıldı. Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Sinan Engin'e Fenerli dediği için işten çıkarıldığını iddia eden Bereket, Sinan Engin ve Rasim Ozan Kütahyalı'nın kendisini arayarak tehdit ettiğini ve bir gün sonra da işten çıkarıldığını ifade etti.Sporx
'Böcek' İddianamesi Kabul Edildi
Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ofisinde çıkan dinleme cihazlarıyla ilgili iddianame Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. 13 şüpheli 42 yıl hapis cezasıyla yargılanacak.Ankara Cumhuriyet Savcısı Durak Çetin’in hazırladığı ‘böcek’ iddianamesi Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şikayetçi olarak yer aldı. İddianamede şüpheliler için 'siyasi casusluk, kişiler arası haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arası konuşmayı izinsiz kayıt etme' suçlarından 28 yıl hapis cezası istendi.İddianamede suçun kamu görevlileri tarafından işlenmesi halinde cezada yarı oranında artırıma gidilmesi de talep ediliyor. Bu kapsamda 13 şüpheli toplamda 42 yıl hapis cezasıyla yargılanacak.İddianamedeki şüphelilerİddianamede şüpheli olarak TÜBİTAK'ın eski yöneticisi Hasan Palaz ve polis memurları Ali Özdoğan, Serhat Demir, Sedat Zavar, Ahmet Türer, Enes Çiğci, İlker Usta, Hurşit Gölbaşı, Seyit Saydam, İbrahim Sarı, Mehmet Yüksel, Zeki Bulut ve Harun Yavuz yer aldı. Bu isimlerden Özdoğan, Zavar, Çiğci, Usta, Türer ve Demir hakkında yakalama kararı verildi.Mahkemenin kabul ettiği iddianamede, dinleme cihazlarının bulunduğu dönemde iki defa yapılan arama tarama faaliyetlerinin kayıt altına alınmadığı belirtilerek şu tespitlere yer verildi:“Arama tarama faaliyetlerine katılan güvenlik ekibini zaman zaman yalnız kalmasına rağmen Teftiş Kurulu’nca alınan ifadelerinde gerçeğe aykırı beyanda bulunmuşlardır.”“Ali Özdoğan ve Sedat Zavar’ın 2011 yılı içerisinde senelik izinlerini ABD’de geçirmelerine rağmen kurumlarına bu izinleri Almanya/Stuttgart’ta geçirecekleri yönünde iki defa gerçeğe aykırı beyanda bulunmuşlardır.”“Çalışma ofisinde dinleme cihazının bulunması sonrası MİT tarafından yapılan çalışmaya destek sağlamak amacıyla Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel’in Serhat Demir’le yaptığı görüşmelerde Demir’in İstanbulda özel bir görev sebebiyle bulunduğu sırada Ankara’ya gelerek arama faaliyetleriyle ilgili gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle o döenm faaliyetleri gizleme çabası içine girmiştir”Şüphelilerin arama tarama ve jammer testi adı altında gerçekleştirdiği çalışmalar esnasında bir fırsat operasyonu şeklinde dinleme cihazlarını yerleştirdikleri, bilerek isteyerek örgütlü olarak bu faaliyet içerisinde yer aldıkları belirtilen iddianamede dinleme cihazı 24 Kasım 2011’de yerleştirildiği belirtildi.'TÜBİTAK'tan destek aldılar'İddianamede “Serhat Demir, Sedat Zavar, Enes Çiğci ve İlker Usta’nın teknik dinleme cihazı konulması çalışmasını yönlendirdikleri ve bilerek faaliyette yer aldıkları kanaatine varılmıştır” denildi.İddianamede şüphelilerin dinleme cihazını koyma tarihinin tespitini engellemeye yönelik TÜBİTAK’ta görevli Hasan Palaz’dan destek aldıkları belirtildi. Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel, Başkan Yardımcısı Zeki Bulut ve Ahmet Türer’in denetim görevlerini tam yapmayarak böcek koyma işlemini yapanlara bilerek isteyerek yardım ettikleri ifade edildi.'Böcekleri bilerek bulmadılar'Şüpheliler İbrahim Sarı, Seyit Saydam, Hurşit Gölbaşı ve Harun Yavuz’un dinleme cihazlarını, arama sırasında bulmayarak diğer şüphelilerle birlikte hareket ettiği aktarılan iddianamede, “suç işlenmesine göz yumdukları, bilerek ve isteyerek diğer şüphelilere yardım ettikleri tespit edilmiştir” denildi.Gizli tanığın beyanlarına da yer verilen iddianamede dosyadaki şüphelilerin kurum adına bazı cihazlar aldığı ifade edildi. Cihazlarda bulunan çok hassas mikrofonlar sayesinde uzaktaki konuşma ve seslerin çok rahat dinlendiği, bu cihazların uzaktan kumanda ile kapatılma özelliğine sahip olduğu belirtildi.Soruşturma nasıl başladı?Böcek soruşturması 'Başbakan'ın odasına uluslararası güçler tarafından dinleme cihazı konulduğu' ihbarının ardından üç yıl önce başlatıldı.Böcekle ilgili ilk incelemeleri Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) yaptı. Ancak MİT böceklerin nereye sinyal yolladığı, ne kadar süre dinleme yapıldığı ve ne zaman yerleştirildiğini tespit edemedi. MİT ve Başbakanlık soruşturma savcılığının istediği bilgileri gönderdi.Soruşturmayı yürüten Memur Suçları Soruşturma Savcısı Başbakanlık Teftiş Kurulu raporunun Başsavcılığa ulaşması sonrası bilgilerin casusluk amacıyla kullanıldığı iddiası nedeniyle dosya terör savcılığına gönderdi. Özel yetkili savcılığın kaldırılması sonrası soruşturmayı Anayasal Suçlara Bakmakla Görevli Büro yürüttü.Savcılıkta ifadesi alınan şüpheli polisler böceklerden bilgilerinin olmadığına dair savunma yaptı. Bu savunmalarına rağmen soruşturma savcısı bazı polislerin tutuklanmasını istedi. Ancak mahkeme yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle tüm polisleri serbest bıraktı.‘Bunun Pensilvanya ayağı var’Soruşturmanın şikayetçisi olarak iddianamede yer alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şüpheliler hakkında iddianamenin tamamlanmasıyla ilgili olarak 17 Kasım'da şunları söyledi:'Bu iddianame artık yargı sürecinde, altından neler çıkacak onu hep birlikte göreceğiz. Şu anda ortada olan vaka neyse, paralel devlet yapılanması olarak ulusal güvenliğimizi tehdit eden bu yapının nerelere sızdığını, nerelerde ne tür faaliyetler gösterdiğini ki bunun Pensilvanya ayağının olmaması diye bir şey söz konusu değildir kesinlikle. Pensilvanya ile bağlantısı vardır. Bundan dolayı da bizler en son MGK basın bildirisinde bunu açıkladık. Şu anda Hükümetimiz de bu tavsiye kararı üzerinde çalışmasını yürütüyor. Onlar da kısa bir süre içerisinde nihai kararını açıklayacaklardır.'Kaynak: Al Jazeera
Anayasa Mahkemesi'nden 'Baraj' Açıklaması
Anayasa Mahkemesi'nden seçim barajı tartışmalarıyla ilgili yapılan açıklamada ''Anayasa kuralları çerçevesinde verilen cevaplardan yorumlar yapılarak bir sonuç çıkarılması tamamen gazetecimizin kendi görüşü ve değerlendirmesinden ibarettir' denildi.Yapılan açıklamada, 'Gazeteci arkadaşımızın teknik bilgi kapsamında sorduğu bazı sorulara Anayasa kuralları çerçevesinde verilen cevaplardan yorumlar yapılarak bir sonuç çıkarılması tamamen gazetecimizin kendi görüşü ve değerlendirmesinden ibarettir.Görüşülmekte olan bir konu hakkında değerlendirme yapmak ne Başkanın ne de üyelerimizin bugüne kadar başvurduğu bir yol olmadığı gibi, böyle bir açıklamanın olumsuz sonuçlarını öngörebilecek yeterli bilgi ve tecrübe sahibi oldukları da izahtan varestedir' denildi.Ajanslar
Reklam
Berkin Elvan'ın Ailesi Sordu: #BerkinElvanDosyasıNerede?
Gezi Parkı eylemleri sırasında 16 Haziran 2013 tarihinde polisin attığı biber gazı fişeğiyle yaralanan ve 269 günlük yaşam mücadelesini kaybeden Berkin Elvan'ın ailesi bu sabah bir açıklama yayınladı. 533 gün geçmesine rağmen henüz bir iddianame hazırlanmadığı ve dava açılmadığı ifade edilen açıklamada Adalet Bakanlığı'na soruldu: Berkin Elvan dosyası nerede? Ailenin yaptığı açıklama şöyle:“Berkin Elvan vurulalı 533 gün oldu. 533 gün önce bir sabah, evimizin bir üst sokağında vuruldu Berkin. 533 gün sonunda ortada ne dava var ne de iddianame! Sadece sürüncemede bırakılan bir soruşturma… Berkin vurulduğu andan itibaren süren soruşturmada ciddi adımlar atılmamış, Berkin’i vuran polislerin görüntüsü bulunmasına rağmen kimlikleri hala tespit edilememiştir.  533 gündür süren soruşturmada yapılmayan birçok hukuki ve adli işlem bulunmaktayken yapılan en hızlı ve sürekli işlem SAVCILARIN SIRAYLA GÖREVDEN ALINMASI olmuştur.Dosyaya bazı birliklerin fotoğrafları gönderilmiştir. Ancak 9. ve 5. birlikte görev aldığı halde daha sonra ilişkisi kesildiği iddiasıyla bazı polislerin fotoğrafları gönderilmemiştir. İlişkinin kesilmesi fotoğrafların gönderilmesi önünde engel değildir. Fotoğrafı istenen polislerin ilgili birlikte fotoğraflarının bulunmamasının  mümkün olmadığını düşünüyoruz. Fotoğrafların şüphelileri korumak için göndermedikleri kanısındayız.Soruşturma evraklarının içerisinden de anlaşılacağı üzere olay hakkında bir idari soruşturma yürütülmüştür. Ancak her ne hikmetse bu idari soruşturmanın sadece bir bölümü savcılığa yollanmıştır. İdari soruşturma raporunun tamamı nerededir ve ne zaman savcılığa gönderilecektir? Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin davaya kimler müdahale etmektedir ve iddianamenin ortaya çıkması için gerekenler hangi amaca hizmet ederek kimlerce geciktirilmekte ve/veya yok edilmektedir?Berkin Elvan’ın vurulma anının bir başka emniyet aracının içinden çok daha net olarak görüntülendiği ve bu görüntülerin saklandığı ya da yok edildiği doğru mudur? Bu görüntülerin 17 Aralık 2013 tarihli yolsuzluk operasyonundan önce iktidara yakın tv kanallarında hazırlanan Gezi direnişi aleyhtarı kes biçimlendir montajla videoları kurgulanırken, o gün tamamı iktidarı destekleyen tv kanallarındaki yetkili kişilerce izlendiği doğru mudur? Bu görüntülerin dönemin başbakanını yalanladığı için ve Berkin’i vuran polislerin çok daha net tespitini sağladığı için yok edildiği/saklandığı doğru mudur?Kısaca 533 gün geride kalırken ortada iddianame ve dava yoktur. O yüzden biz soruyoruz:BERKİN ELVAN’ın ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN DAVA NE ZAMAN GÖRÜLECEK?Berkin Elvan’ın vurulmasına ilişkin soruşturma evrakları kimlerin onayından, izninden, sansüründen geçiyor? İşte bu yüzden #BERKİNELVANDOSYASINEREDE?Sami Elvan (Berkin’in babası) – Kenan Düzen (Berkin’in dayısı) / 01.12.2014”Kaynak: Berkinelvan.blogspot.com.tr
Soma'da 2 Bin 800 Madenci SMS ile İşten Çıkarıldı...
MANİSA'nın Soma İlçesi'nde, aynı şirketin işlettiği yaptığı 301 madencinin hayatını kaybettiği Eynez bölgesindeki ocak ile Atabacası ocağından toplam 2 bin 800 işçinin, bugün itibariyle işine son verildi. İşsizlik krizinin başladığı ilçede, işçiler tedirgin bir bekleyişe geçti. Kaymakam Bahattin Atçı ise sorunun bir an önce halledilmesi gerektiğini, aynı veya farklı bir şirketin bu ocakları işletmeye başlamasının ilçe halkı için olumlu olacağına inandığını dile getirdi.Geçen 13 Mayıs'ta Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'ye bağlı Eynez bölgesindeki maden ocağında meydana gelen faciada 301 işçi hayatını kaybetti. Bu kazanın ardından şirkete ait, biri kaza olan ocak olmak üzere üç maden işletmesi kapatıldı. Ancak bunlardan Işıklar Maden Ocağı daha sonra müfettişlerin olumlu rapor vermesi üzerine açıldı. Bu arada şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdürü Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik hakkında hazırlanan iddianame ise Ağır Ceza Mahkemesi tarafından geri gönderildi.ŞOK KARARI MESAJLA ALDILARBu gelişmelerin yaşandığı sırada işçiler dün akşam saatlerinde cep telefonlarına şirketten gelen mesajla şoke oldu. Bugün itibariyle işlerine son verildiğini öğrenen işçiler, uzun bir süre kararın doğruluğunu teyit etmeye çalıştı. Gerçeği öğrendikten sonra ise işçiler, tedirgin bir bekleyişe geçti.RAKAMI KAYMAKAM ATÇI, AÇIKLADIBu arada konuyla ilgili Soma Kaymakamı Bahattin Atçı da açıklama yaptı. Atçı hem kazanın yaşandığı maden ocağından, hem de halen kapalı olan Atabacası maden ocağında çalışan toplam 2 bin 800 işçinin, işlerine son verildiğini söyledi.Kış ortasında bu kararın, kendilerini üzdüğünü söyleyen Atçı, 'İşçilerimizin, kış ortamında mağdur olmamaları lazım. Ocaklar üretime geçemedi. Bu sorunun acilen çözümlenmesi lazım. İşçilerin, çoğu maddi olarak zor durumda. Bu durumdan herkes, olumsuz etkilenecek, esnaf diğer kesimler, halk da tedirgin. Eski duruma gelmemiz için kapalı olan ocaklarında usulüne uygun olarak güvenli bir şekilde üretime sokulması lazım. Ama bu firmayla ama başka firmayla. Yüksek bir rakamın işten çıkartılması mağduriyete sebep oldu. Soma'da halkın olumsuz etkilenmesi gibi bir sonuç doğurdu. Diğer taraftan da kömür üretimi düştü. Kömür alan kesimlerde de sıkıntı var' dedi.SENDİKADAN AÇIKLAMA GELDİKonuyla ilgili olarak Maden İş Sendikesi Bir No'lu (kamu) şubenin müteşebbis heyeti ve üst kurul delegeleri de açıklama yayımladı. 13 Mayıs'ın Soma'da olduğu gibi, ülkemizde ve dünyada madencilik adına milat olduğu görüşüne yer verilen açıklamada, şöyle denildi:'Keşke o kara gün olmasaydı da 301 şehidimiz olmasaydı. Yaşanan bu büyük acıya, karmaşaya ve kargaşaya rağmen hala birçok kişinin ders almadığını, hayret, üzüntü ve esefle izledik. Bu olay olduğunda tüm tepkiler Ege Bölgesi Şubesine odaklandı. Şube başkanı ve yöneticiler işçi arkadaşların ve tüm basının gözü önünde istifa ettiler. Sendika genel merkezi de disiplin kurulunu toplayarak gerekli işlemleri yaptı. Daha sonra aldığı kararlarla şubeyi üçe böldü. Bizler işçi arkadaşların bölünmesinden değil, şubelerin bölünmesinden yanayız. Bunun yanı sıra, geçtiğimiz günlerde Işıklar ocağında başlayan işçi kıyımını kendi işyeri temsilcisiyle Noter tespiti yaptıran, bu işyerinde çalışmakta olan 3 nolu şube başkanını ve genel sekreterinin işten atılmasına seyirci kalan, şube yönetimi bu günlerde 301 şehidimizin olduğu Eynez ocağında işten atılan yaklaşık 2 bin işçi arkadaşımız için ne yapacaklardır. Kendi işyerinde işten atılan arkadaşlarının hakkını savunamayan pasif yöneticileri de siz işçi arkadaşların takdirine bırakıyoruz. Değerli arkadaşlar; işte bu yaşananlardan dolayı bizler kamu müteşebbis heyeti ve delegeleri olarak tüm kamu çalışanlarının ortak isteği olan şubelerin bölünmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Devam eden Yargıtay sürecini dikkatle ve titizlikle takip edeceğiz. Başta işçi arkadaşlarımız olmak üzere Soma'nın havasını soluyan, alın teriyle ekmeğini kazananlara hayırlı işler diliyoruz.'ÖZEL, İŞÇİLERİ ÖLÜMLE AÇLIK ARASINDA TERCİHE ZORLUYORLARKonuyla İlgili CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise, 'İşçileri ölümle açlık arasında tercih yapmaya zorluyorlar. Bu madenlerin güvenliğini sağlamayan hükümet 7 ayı boşa harcadı. 7 ay sonra madenleri açmaya hazırlandıklarında ise, sürekli kazalar yangın sorunuyla karılaşıyorlar. Açıldı denilip işçiler sokulduğu anda yeni kazalar oluyor. Şimdi de işçilere önce 'öl' dendi. Sonra da 'açlıktan öl' deniyor. Ölümle, açlık arasındaki bu yola isyan ediyoruz. Üçüncü yol var, gerekli düzenlemeler yapılıp, hemen ardından kaza olan şirketin anlaşmasının iptal edip, bütün işçiler, kamu işçisi olarak işe alınıp güvenli şekilde eskiden olduğu gibi TKİ'nin işçi olarak güvenli çalışmaları, sağlanmalı' dedi.Taylan YILDIRIM/ MANİSA, (DHA)
Apple Mağazaları Dünya AIDS Günü'nde Logolarını Kırmızıya Çevirdi
AIDS ile mücadele konusunda ön saflarda yer alan Apple, 1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde de konuya dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bugün için mağazalarındaki logolarını kırmızıya çeviren şirket, bugün hem fiziksel hem de çevrim içi mağazalarında yapılan alışverişlerden elde ettiği gelirin bir kısmını da AIDS ile mücadele için kurulan küresel fona aktarıyor. Apple’ın İstanbul’da Zorlu Center ve Akasya Alışveriş Merkezi’ndeki mağazalarının logoları da bugüne özel olarak kırmızıya çevrildi.Product (RED) organizasyonuyla birlikte hareket ederek AIDS ile mücadele konusunda kararlı bir duruş sergileyen Apple, farkındalık yaratma ve mücadeleye destek olma konusundaki çalışmalarının kapsamını bu yıl biraz daha genişletmiş durumda. Özel iTunes hediye kartları hazırlayan şirket, uygulama içi satış gelirlerinin bir kısmını AIDS ile mücadeleye aktarmak için bazı geliştiricilerle işbirliğine gitti.Teknoblog
Reklam
Beşiktaş Lider Koltuğunda
Spor Toto Süper Lig'de Kardemir Karabükspor, sahasında Beşiktaş'a 2-1 mağlup oldu. Beşiktaş bu galibiyetle 23 puanla liderliğini korudu.10. dakikada ev sahibi takım ilk ciddi atağını gerçekleştirdi. Orta sahadan Traore'nin sağ kanata gönderdiği topa koşan Viola, meşin yuvarlağı yerden kaleye gönderdi. Kaleci Cenk Gönen meşin yuvarlağı kontrol ederek tehlikeyi önledi.14. dakikada Sosa kazanılan serbest vuruşta topu ceza alanına gönderdi. Topa iyi yükselen Pedro Franco'nun kafa vuruşunda meşin yuvarlak auta çıktı.28. dakikada sol kanattan topla ceza alanına yönelen Viola, önündeki Serdar Kurtuluş'u geçtikten sonra vuruşunu yaptı ancak top defansa çarparak kornere çıktı.30. dakikada Traore'nin kullandığı köşe atışında ceza alanında topa iyi yükselen Akpala'nın kafa vuruşunda top defans elemanlarına çarparak, kornere gitti.41. dakikada defanstan dönen topu İsmail Köybaşı göğsüyle önüne indirdi. Bu futbolcunun sert vuruşunda top auta çıktı.İlk yarı 0-0 sona erdi.İkinci yarı53. dakikada Beşiktaş'ta Sosa'nın ara pasında Demba Ba'yı topla buluşturdu. Kaleci Waterman ile karşı karşıya kalan Demba Ba, meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 0-155. dakikada Gökhan Töre'nin pasıyla topu alan Sosa, sağ kanattan ceza alanına ortaladı. Ceza alanında iyi yükselen Demba Ba, kafasıyla topu ağlara gönderdi: 0-257. dakikada sol kanatta topla buluşan Hakan Özmert'in şutu, az farkla auta çıktı.58. dakikada Kardemir Karabüksporlu Traore, meşin yuvarlağı sağ kanattan ceza alanına ortaladı. Akpala'nın kafa vuruşunda kaleci Cenk Gönen, topu kontrol etti.62. dakikada ceza alanına giren Demba Ba, kaleci Waterman ile karşı karşıya kaldı. Kaleciyi de geçen Demba Ba'nın vuruşunda araya giren Emre Güngör, topu kornere çeldi.70. dakikada Gökhan Töre'nin uzun pasında Kerim Frei, topu aldı. Bu futbolcunun ceza alanına yaptığı ortada, Demba Ba'dan önce dokunan Mabiala, topu kornere gönderdi.82. dakikada Traore, topu ceza alanına ortaladı. Ceza alanında oluşan karambolde defans topu uzaklaştıramayınca, araya giren Musa Çağıran düzgün bir vuruşla skoru 1-2 yaptı.88. dakikada serbest vuruş kazanan Kardemir Karabükspor'da, Erdem Özgenç topu kaleye gönderdi. Kaleci Cenk Gönen'in güçlükle çeldiği top, Emre Güngör'de kaldı. Bu futbolcu topu auta gönderdi.90. dakikada Musa Çağıran, topla ceza alanına girdi, Traore'ye pas verdi. Bu futbolcunun sağ çaprazdan sert şutunda üst direğe çarpan meşin yuvarlak auta çıktı.Beşiktaş karşılaşmayı 2-1 kazandı.'Üçüncü. dördüncü gole gidebilirdik'Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında, şunları söyledi'İlk yarıda rakip sahada yeteri kadar katedemedik. Ama top kaybı da yapmadık, sakindik. İyi organize olan bir rakibe karşı oyunun kontrolünü elimizde tuttuk. Yeteri kadar şut atmadık. Bazı fırsatlar yakalayabilirdik ama son pasları iyi yapamadık. Sadece bizim yaptığımız fauller neticesinde birkaç duran topta tehlike yarattılar. İkinci yarıda çok çabuk oynamaya başladık. Dikine oynadık ve goller geldi. Üçüncü, dördüncü gole gidebilirdik. Bazı pozisyonlarda biraz şansızdık, bazı pozisyonlarda rakip iyi savunma yaptı.''Üçüncü golü atıp maçın fişini çekmeliydik''Son 10 dakikadaki performanstan memnun değilim. Üçüncü golü atıp maçın fişini çekmeliydik' diyen Bilic, şöyle devam etti:'2-0'lık bir skor Karabükspor gibi takıma karşı bizim için yeterli olmalı. Karabükspor'a çok büyük saygım var yanlış anlaşılmasın. Ama büyük hedeflere oynayan takımsak böyle bir skor yakalamışken daha iyi savunma yapmalıydık ve rakibimizin bu kadar üstümüze gelmesine izin vermemeliydik. Ama nihayetinde çok önemli üç puan aldık. Buradaki işimizi gördük. Özellikle oyunun belirli bölümlerinde çok iyi performans gösterdik. Üç puan alarak buradan eve dönüyoruz.''Onlar da bu takımın önemli parçaları'Sosa'nın oyundan çıktıktan sonra orta sahada pas trafiğinin kesildiği yönündeki soruya Bilic, şöyle yanıt verdi:'Şu anda Sosa iyi bir form yakaladı. 90 dakika oynayacak performansa ulaşmamış olabilir. Çok yoğun bir maç takviminin içerisindeyiz, çok seyahat ediyoruz. Buraya gelmeden önce psikolojisi çok yüksek bir maç oynadık. Yunanistan'da çok zor bir zeminde oynadık. Kenarda iyi oyuncularımız var. Şunu gözardı etmememiz lazım: Oyuna giren Mustafa Pektemek ve Oğuzhan Özyakup Türk Milli Takımı'nın oyuncuları. Burada değilse onlara ne zaman şans vereceğiz. Bunlara bir şans vermemiz gerekiyordu. Çünkü onlarda bu takımın önemli parçaları.''Takım savunmasını daha iyi yapmamız lazım'Taraftarların son dakikalardaki oyundan memnun olmadığı yönündeki soruya Bilic, 'Son 15 dakika telaşlanmadık ama golü yedikten sonra bir baskı hissettik üzerimizde. Özellikle deplasman maçlarında bu duruma düştüğümüzde rakip vites arttırmaya başlıyor. Oyuncularda ister istemez maçı kazanabilmek için üçüncü golü atmamız gerektiği düşüncesine kapılıyor. Takım savunmasını daha iyi yapmamız lazım. Bunun üzerinde çalışıyoruz. Hem takım savunmasını geliştirmemiz hem de bireysel olarak daha iyi savunma yapmamız gerekiyor. Savunma hattında özellikle kenarlarda takım savunmasını daha doğru yapmamız gerekiyor' cevabını verdi.'Bence iyi bir skor ama üçüncüyü atsak daha iyi olurdu''Beşiktaş'ın Asteras, Partizan ve Çaykur Rizespor maçlarını koparmak üzereyken keskin fren yaptığı' yönündeki soruya Bilic, şu yanıtı verdi:'2-0'dan sonra oyunun bütün kontrolü bizdeydi. Demba Ba'nın birkaç tane pozisyonu var. 3 ya da 4-0'a getirebilirdik. Bence iyi bir skor ama üçüncüyü atsak daha iyi olurdu. Savunma hattında görev alan bazı oyuncularımız toplu oyunda, topsuz oyundan daha iyi performans gösteriyorlar. Bunu değiştirmekte ne yazık ki imkansız. Takım savunmasını daha iyi yapabiliriz, daha da geliştirebiliriz. Ama geliştirirken de bazı kayıplarımız olabilir. Bu ikisi arasında çok hassas bir denge var. Bu dengeyi tutturmamız gerekiyor.''Ona şapka çıkarıyorum'Bilic, 'Kaleci Cenk Gönen'in sakat sakat oynadığı ve bu tür fedakarlıkların şampiyonluğu getirip getirmeyeceği' sorusuna da şu cevabı verdi:'Fedakarlıklar olmaksızın şampiyon olamazsınız. Ama bu demek değildir ki fedakarlık yapmak size şampiyonluğu garanti eder. Sezon başından beri biz çok iyi ivme yakaladık. Elimizde çok iyi bir oyuncu gurubu var. Rotasyon yapıyoruz. Bu rotasyonu yaparken takım içindeki bütün oyuncular kendilerini önemli ve değerli hissedebiliyorlar. Sürekli oynamayan bazı oyuncuların mutsuzlukları var, bu görülebilir bir şey. Cenk bu akşam çok büyük bir fedakarlık yaptı, sakat sakat oynadı. İyi de bir maç çıkardı. Ona şapka çıkarıyorum. Söylediğim gibi sadece şampiyon olmamız için yetmez ama bu olmaksızın da şampiyon olmak imkansız.''Sakatlıklar problem yaratıyor'Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas ise 'Hızlı hücumlarda birkaç pozisyonda etkili çıkabildik. Oyun ilk devre ortadaydı. İkinci devre etkili olmaya çalıştık. Oyunun hakimiyeti bizdeyken etkili ve yaratıcı oyuncularıyla 2 gol buldular. Oyunun kontrolü Beşiktaş'a geçti. Ondan sonraki 10 dakikada rakip farkı arttırabilirdi. Daha sonraki 15-20 dakika kontrolü elimize aldık. Gol bulduk, goller de bulabilirdik' diye konuştu.'Oyunla ilgili değil, kendimizle ilgili sıkıntımız var' diyen Kafkas, 'Ön bölgedeki oyunu taşıyan oyuncularımızın sakat olması, ciddi problemler yaratıyor. Bundan sonra biraz daha denk olan takımlarla oynayacağız. 15 puanın altında kalmamamız gerekiyor. Kalırsak zor günler yaşarız. Devre arasında takviye yapacağız. Beşiktaş takımını tebrik ediyorum' dedi.'Hiç kimse futbolun gelişmesi ve ilerlemesi için bir şey yapmıyor'Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam'ın, 'Benim Türk futbolundan ümidim kopuyor' sözleri hatırlatılan Kafkas, şöyle devam etti:'Ben ülkeden de ülkemin insanından da umudumu kestim. Çok net ve daha büyük bir şey söylüyorum: Ülkeden de ülkemin insanından da umudumu kestim. Çünkü hiç kimse futbolun gelişmesi ve ilerlemesi için bir şey yapmıyor. Kendi çıkarları ve menfaatleri için çalışıyor. Türkiye'de insanların kişiliğine, doğruluğuna, dürüstlüğüne saygı gösterilmiyor. Parasına ve gücüne gösteriliyor. Güç kimdeyse... Bu ülke bu durumda. Genel söylüyorum.''Başka duygularla buraya geldim'İnsanların kendi çıkar ve menfaatlerini bırakıp doğru işler yaparlarsa yanlışı savunamazlarsa bu ülkenin futbolunun düzeleceğini aktaran Kafkas, 'Biz hep yanlışın peşindeyiz. Ben bugün aslında başka duygularla buraya geldim ama başka şeyler söylüyorum. Bu kulüp bu durumdaysa bunun sorumlusu benim. Ben beceremedim. Bunu erkekçe de söylüyorum. Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak radikal kararlar almak lazım. Bu düzen ve sistem, radikal kararlar alacak düzen değil. Bence Ertuğrul daha hafif konuşmuş. İnsanlar gerçekten başka tarafa gitmeye başladı. Bütün namuslu insanlar kaçmaya başladı. Gelecek nesillere temiz, doğru, dürüst bir şeyler bırakmak lazım' ifadesine yer verdi.Hakemlerin hatalarının sorulması üzerine Kafkas, 'Genelde sorun hakemin hata yapıp yapmaması değil. Burada niyet önemli. Bu niyeti de biz okuyabiliyoruz. 30 yıldır bu işin içindeyim. Bu niyeti gördükten sonra penaltı olur olmaz, ofsayt olur olmaz, bunlar önemli değil. Niyet önemli' dedi.Ligin kendi dönemlerine göre daha sert geçip, geçmediğinin sorulması üzerine Kafkas, şu sözlerle yanıt verdi:'Mücadele dediğiniz şey şeffaf, doğru, dürüst, açık olur. Bizim dönemimizdeki oyuncular çok yetenekliydi. Fakat ekipman yeterli değildi. Bu dönem daha fazla imkan var ama genç oyuncuya daha fazla yatırım yapılmadığı için Türk futbolunun kalitesi yerlerde. Bu, bugünün sorunu değil. Biz iyi şeyler yaparak 20 yıl sonrasının planını yapmalıyız. En değerli şey, beyin gücü. Oda kıt bulunan bir şey. Türkiye'de beyin gücüne hiç itibar gösterilmiyor. Başka bir düzen var. Birileri başarılı oluyor, birileri olmuyor veya oldu gibi gözüküyor. İlkeleri ve prensipleri koymak lazım. Konuşmakta istemiyorum. Birçok insanda bana gülüyor.'AA - Muhabir: Ahmet Özler-Ersin Turan
Kestiği Ağaç ile Lise Öğrencisinin Ölümüne Sebep Oldu, 24 Bin TL Ceza Aldı...
ARTVİN’in Arhavi İlçesi'nde kestiği ağacın yoldan geçen minibüsün üzerine devrilmesi sonucu 16 yaşındaki Hande Alın’ın hayatını kaybetmesi, ablası 21 yaşındaki Gamze Alın’ın da ağır yaralanması nedeniyle, ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçundan yargılanan polis memuru Servet Özyılmaz, 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın iyi hali ve sabıkasız oluşu nedeniyle cezayı önce 2 yıla indiren mahkeme, ardından da 24 bin lira para cezasına çevirdi ve 24 eşit taksitle ödenmesini kararlaştırdı. Karara büyük tepki gösteren Alın ailesi itiraz etti.Kaza, Arhavi- Hopa karayolu üzerindeki eski Arhavi Tüneli girişinde 5 Şubat tarihinde meydana geldi. Bahçesinde çalışan polis memuru 51 yaşındaki Servet Özyılmaz’ın kestiği ağacın büyük bir bölümü, Hopa'dan Arhavi yönüne giden Bayram Ali Parlak yönetimindeki 08 M 5204 plakalı minibüsün üzerine düştü. Büyük hasar gören araçtaki yolculardan lise 2’nci sınıf öğrencisi Hande Alın kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Rize Devlet Hastanesi’ne kaldırılan ablası Gamze Alın da, yaklaşık iki ay süren tedavinin ardından vücudunda yüzde 13 kalıcı hasarla taburcu edildi.24 BİN LİRA CEZA, 24 AY TAKSİTArtvin Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘Bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçlamasıylatutuksuz yargılanan polis memuru Servet Özyılmaz, davanın 22 Kasım'da yapılan ikinci duruşmasında 4 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanığın iyi hali ve sabıkasız oluşu nedeniyle cezayı 2 yıla indiren mahkeme, bunu da 24 bin lira para cezasına çevirdi ve 24 ay eşit taksitlerle ödenmesini kararlaştırdı. Alın ailesi, avukatları aracılığı ile Yargıtay’a başvurarak karara itiraz etti.BENİM HAYATIM, EVLADIM NE OLACAK?Arhavi İlçesi’nde yaşayan emekli 52 yaşındaki Muammer Alın ile eşi Kıymet Alın, mahkeme kararına tepki gösterdi. Odasında kızının kıyafetlerini koklayan, fotoğrafına sarılarak gözyaşı döken Kıymet Alın, olaydan sonra hayatlarının mahvolduğunu söyledi. Acılı anne, “Kızımın katili ya içeri girecek ya da bana kızımı geri verecek. Herhalde devletimiz aç ya da 24 bin liraya ihtiyacı var. Onun için adama para cezası verip saldılar. Benim hayatım, evladım ne olacak?” dedi.“ÇOCUKLARIN ARABAYA BİNMESİ SUÇ HALİNE GETİRİLDİ”Tepkisini dile getiren baba Muammer Alın da, “Kasım ayının ilk gününde ilk duruşma yapıldı, 22'sindeki ikinci duruşmada karar açıklandı. 24 ayda 24 bin lira ödeyecek, cezası ortadan kalkacak. Kızım hayatını kaybetti, diğer kızım da kalıcı hasarla yaşıyor. Polis memuru resmen aklandı. Bakanlıktan mı, yandaşlıktan mı aklandı bunu bilemiyorum. Adeta çocukların arabaya binmesi suç haline getirildi. Bu işin peşini bırakmayacağız. Böyle hukuk olur mu? Bu olay hukuk tarihine geçecek. İleri demokrasi dedikleri bu olsa gerek” diye konuştu.Muhammet KAÇAR/ ARHAVİ, (Artvin),(DHA)
Reklam
Android Auto ile Apple CarPlay Karşı Karşıya
Hem Android Auto’yu hem de Apple CarPlay’i aynı anda çalıştırma yeteneğine sahip Hyundai Sonata’da birbirine rakip iki sistem test edildi. Çeşitli özellikleri tek tek denenen sistemlerin nasıl çalıştığına göz atmak ve hangisinin üstün olduğunu anlamak için aşağıdaki videoya göz atabilirsiniz.
Eski Google Çalışanı Chris Messina: Google Plus'ı Anlamıyorum
Aylar sonra yeni bir Google Plus haberiyle karşınızdayız ancak başlıktan da anlaşılacağı üzere bu haber de Google Plus’ın lehine değil. Zira ‘hashtag’in mucidi olarak bilinen eski Google çalışanı Chris Messina, Google Plus konusunda ciddi itiraflarda bulundu.Google Buzz ve Google Plus’ın geliştirilmesinde önemli roller alan Chris Messina’nın Google’dan ayrılmasının üstünden 450 gün geçmiş. Google’a tercih ettiği girişimden de ayrılan ve şu sıralarda kendi girişimini çıkarmaya hazırlanan Messina, Twitter’da başlayan eleştirisinin ardından Google Plus’ın kötü gidişatına dair bir blog yazısı paylaştı.Messina, hem kullanıcılar hem girişimler hem de sektörel açıdan Facebook’un sosyal ağ pazarının tek sahibi olmaması gerektiğini ifade ediyor ama Google Plus’ın bu konuda sınıfta kaldığını da itiraf ediyor. Google Plus’ın Facebook’a rakip olmak konusunda başarısız ve vizyonsuz olduğunu bulan Messina, Google Plus’ı anlamadığını ve bunun da kendisini endişelendirdiğini söylüyor.Google’ın tutucu ve geleneksel bir tavırla büyük bir fırsatı geri teptiğini düşünen Messina’ya göre kullanıcıların, daha iyi reklam hedeflemesi sunmaktan başka bir faydası olmayan yeni bir Facebook’a ihtiyacı yok.Google Plus’ın eski tepe yöneticisi Vic Gundotra‘nın görevini bırakmasından sonra başa gelen David Besbris’in röportajına da değinen ve yetersiz bulan Messina, geleceğin dijital kimlik yönetimi, gizlilik ve veri kullanımı konusunda içini döküyor ve Google’ı eleştiriyor.Her şeye rağmen Google’ın Facebook’a bir rakip olabileceğine de değinen Messina’nın bu eleştrileri Google Plus’ın hayalet kasaba olarak anılmasını ve insan faktöründen yoksunluğunu akıllara getiriyor. Google Plus için iyi bir yorum yapmak son zamanların en zor işi ama içerden ve yetenekli bir ismin bu konudaki eleştirileri durumun daha vahim olduğunu gösteriyor….Webrazzi
Suriyelilere Gıda Yardımı Durdu
Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı, kaynak yetersizliği nedeniyle farklı ülkelerdeki 1.7 milyon Suriyeliye gıda yardım kuponu dağıtımını askıya aldı.Dünya Gıda Programı’mdan yapılan açıklamada, “Kuponlar olmadan çok sayıda aile aç kalacak. Zaten zorlu kış şartlarıyla boğuşmaya çalışan ailelere yardımın da kesilmesi yıkıcı sonuçlar doğuracak” denildi.Dünya Gıda Programı’nın Aralık ayının geri kalanında yardımları sürdürebilmesi için 64 milyon dolarlık kaynağa ihtiyacı var.Suriye’de Mart 2011’den bu yana devam eden çatışmalar ve iç savaşta 200 binden fazla Suriyeli hayatını kaybetti.Milyonlarca insanın evini terk etmek zorunda kaldığı ülkede insani durum her geçen gün daha da kötüleşirken, uluslararası kuruluşların yardımları Suriye halkı için hayati önem taşıyor.Birleşmiş Milletler, 12,2 milyon Suriyeli'nin yardıma ihtiyaç duyduğunu açıkladı. Temmuz ayında 10,8 milyon olan yardıma muhtaçların sayısı 4 ayda 1,4 milyon arttı.Suriye'de yardıma ihtiyaç duyanların sayısının Temmuz ayında 10,8 milyon olduğunu hatırlatan Birleşmiş Milletler (BM) Acil Durumlar Koordinatörü Valerie Amos, Suriye'de 2011 yılından bu yana ekonominin yüzde 40 oranında küçüldüğünü, nüfusun üçte birinin yoksulluk içinde yaşadığını, okula devam edenlerin yüzde 50 oranında düştüğünü, 7,6 milyon kişinin ülke içinde yerlerinden olduğunu ve 3,2 milyon kişinin diğer ülkelere kaçtığını ifade etti.Amos, sınır ötesi yardım yetkisi veren kararın onaylanmasından bu yana BM'nin, ulaşımı zor Halep, İdlib, Dera ve Kuneytra'ya yardım gönderdiğini belirtirken, BM'nin yine de Suriye'de insani yardımları karşılamakta yetersiz kaldığını kaydetti ve bağışçılara yardımlar için fon sağlamaları çağrısı yaptı.Suriye'de 212 bin kişinin kuşatma altındaki bölgelerde yaşadığı belirtiliyor. Bunlardan 185 bin kişi hükümetin kontrolündeki, 26 bin 500'ü ise muhaliflerin elindeki bölgelerde yaşıyor.Al Jazeera Turk
Kaldırımlar Otopark Oldu: Karaköy'de Yürüme Mücadelesi Kamerada
İstanbul Karaköy’de uzun yıllardır süren çevre düzenleme projeleri devam ediyor. Yoğunluklu olarak iskele bölgesinde yapılan yol çalışmaları, esnafa ve çevreye büyük sıkıntı yaşatırken, tarihi açıdan oldukça değerli olan bu semti karmaşık hale getiriyor.Tüm bu düzenlemeler sonrası yaya trafiği açısından biri iyileşme sağlanamıyor. Hatta yayalar için trafik tehlikesi gittikçe daha da büyüyor. Özellikle tramvayın geçtiği ve yoğun trafiğin olduğu Kemeraltı Caddesi üzerinde yayalar tehlike içindeler. Yolun iskeleye yakın tarafında tramvayın yanından geçen arabalar yayalara çok yakın geçiyor. Hatta bazı bölgelerde yayaların yürüyebileceği bir kaldırım bile yok. Kaldırımların olduğu yerler ise otoparkçılar tarafından işgal edilmiş durumda. Birçok kazanın meydana geldiği bu yol ile ilgili bir çalışma ise henüz yapılmadı.Konuştuğumuz insanlar yolda yürürken tedirgin olduklarını, bu yolda yürürken ciddi mücadele vermek zorunda kaldıklarını söylediler. Bu duruma örnek vermek gerekirse biz de röportajlarımızı yaparken birçok tehlikeli an yaşadık...Bu haberi Bahçeşehir Üniversitesi Yeni Medya öğrencileri Narot Avcı, Dilan Menteş ve Cansu Uçar hazırladı.Bianet
Reklam