Da Vinci'nin Başyapıtları "Mona Lisa" Ve "Son Akşam Yemeği" Senegal'e Geldi
DAKAR (AA) - Senegal'de, İtalyan sanatçı ve bilim adamı Leonardo da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla düzenlenen sergide, sanatçının dünyaca ünlü 17 başyapıtı, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle sanatseverlerle buluştu. İtalya'nın Dakar Büyükelçiliği ve İtalyan Kültür Merkezi organizasyonuyla hazırlanan 'Opera Omnia Leonardo' sergisi, başkent Dakar'daki Siyahi Medeniyetler Müzesi'nde (MCN), ziyaretçilerini bekliyor.Da Vinci'nin ölümünün 500'üncü yılı dolayısıyla Ocak 2019'da başlayan ve Çin'den Etiyopya'ya 15 ülke gezen serginin son durağı Dakar oldu. Aralarında Paris'teki Louvre Müzesi'nde sergilenen 'Mona Lisa' ve Milano'daki Santa Maria delle Grazie Manastırı'nda sergilenen 'Son akşam yemeği'nin de bulunduğu 17 eser, özel bir ışıklandırma ve dijital boyama tekniğiyle bire bir ölçü ve renklerde yeniden hayat buldu. 'Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum'Serginin Dakar'daki küratörü Ousseynou Wade, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Da Vinci'nin dünyanın farklı şehirlerinde bulunan eserlerini dijital de olsa ilk kez yan yana sergileyebilmekten büyük mutluluk duyduklarını söyledi.Wade, kullanılan dijital tekniğin ziyaretçilere farklı bir deneyim sunduğunu belirterek 'Bu dijital boyama ve ışıklandırma sayesinde ziyaretçiler Son akşam yemeği tablosuna bakınca kendilerini Milano'da eserin orijinaline bakıyor gibi hissedecekler.' dedi.Sergiyi gezenlerden emekli finans uzmanı Mamadou Gueye, Paris'te öğrenciyken Louvre Müzesi'nde gördüğü Mona Lisa'yı yıllar sonra Dakar'da ziyaret edebildiği için şanslı olduğunu dile getirdi.Gueye, 'Louvre'da gördüğümden farklı değil. Mona Lisa'nın orijinaline bakıyor hissi yaşıyorum. Tüm detaylar bire bir yansıtılmış.' ifadesini kullandı. Opera Omnia Leonardo sergisi 28 Şubat'a kadar ziyaret edilebilecek.
AB Ülkelerinde, Kovid-19 Aşısı Tedarikindeki Aksaklıklar Tepkilere Yol Açtı
BERLİN (AA) - Avrupa Birliği'ne (AB) üye ülkelerde, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı üretilen aşının tedarikinde meydana gelen aksaklıklar nedeniyle kamuoyunda hem AB Komisyonuna, hem de ülke hükümetlerine yoğun tepki gösteriliyor.Çin’in Vuhan kentinde, 2019’un sonunda ortaya çıkan Kovid-19 virüsü kısa sürede dünyaya yayıldı ve Avrupa'yı da etkisi altına aldı.AB ülkeleri 2020'nin başında bir taraftan salgının yayılmasını önlemek için tedbirler alırken diğer taraftan dünyanın farklı şirketlerinde Kovid-19'a karşı aşı geliştirme çalışmaları başladı.Aşıların henüz geliştirme safhasında bulunduğu dönemde AB’ye üye ülkeler, aşıların tedariki konusunda şirketlerle sözleşme yapması için AB Komisyonuna yetki verdi.Komisyon, Ocak 2021'e kadar 6 firmayla yaklaşık 2,3 milyar doz aşı alabilecek şekilde sözleşmeler yaptı. Birlik, opsiyonlar dahil BioNTech-Pfizer ile 600 milyon, AstraZeneca ile 400 milyon, Sanofi ve GSK ile 300 milyon, Johnson and Johnson şirketiyle 400 milyon, CureVac ile 405 milyon, Moderna ile 160 milyon doz aşı almak için sözleşme imzaladı.Aşı geliştirme çalışmalarını ilk tamamlayan ve virüse karşı etkili olduğu açıklanan Amerikan ilaç şirketi Pfizer ile Türk bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci tarafından kurulan Alman biyoteknoloji firması BioNTech'in aşısına AB Komisyonu, 21 Aralık'ta, Avrupa İlaç Ajansının (EMA) tavsiyesiyle onay verdi ve AB'nin büyük bölümünde 27 Aralık'ta aşı kampanyası başlatıldı.Amerikan ilaç şirketi Moderna'nın aşısı ise 6 Ocak'ta onay aldı ve kullanıma sunuldu.Aşılama sürecinin yavaş ilerlemesi tepkilere neden olduBaşta Almanya olmak üzere birçok AB ülkesinde aşı miktarının azlığı ve aşılama sürecinin İsrail ve ABD gibi ülkelere göre yavaş ilerlemesi kamuoyunda eleştirilere sebep oldu.AB Komisyonu, özellikle erkenden aşı onayı alan BioNTech şirketiyle sözleşme imzalama konusunda çok yavaş ve tereddütlü davranmakla suçlanıyor.AB Komisyonunun BioNtech ve Moderna'ya göre aşı geliştirmekte geciken Fransız Sanofi ve Alman CureVac şirketleriyle çok daha fazla aşı dozu için anlaştığına da dikkat çekiliyor.Eleştirileri kabul etmeyen AB Komisyonu, yapılan görüşmelerde mümkün olan en geniş aşı portföyü oluşturmanın amaçlandığını ifade etti. 2020'nin ikinci yarısında AB dönem başkanlığını yürüten Almanya Başbakanı Angela Merkel de aşı tedarikinin AB Komisyonu tarafından yapılmasının, Birliğin birlikteliği açısından doğru olduğunu savundu.Bu tartışmalar sürerken Pfizer ve BioNTech'in, 15 Ocak'ta Kovid-19 aşısı üretimini artırmak için imalat operasyonlarını yeniden ölçeklendirileceği ve bu durumun Avrupa'ya yapılan aşı tedarikini geçici olarak azaltacağına ilişkin açıklama AB ülkelerindeki eleştirileri daha da artırdı. Almanya'da eyalet yönetimleri AB Komisyonuna ve hükümete, verilen sözlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle tepki gösterdi.Almanya'da eyaletler aşı kampanyasında değişikliğe gittiKuzey-Ren Vestfalya eyaleti planlanandan daha az miktarda aşı dozunun kendilerine ulaştığı gerekçesiyle evde yaşayan 80 yaş üzerindekilerin aşılanmasını 1 hafta erteledi, sağlık personeline yönelik aşılamayı da geçici olarak durdurdu.Brandenburg ve Aşağı Saksonya eyaletlerinde ise planlanandan daha az kişi aşılanmaya başlandı.Almanya Sağlık Bakanı Jens Spahn, BioNTech/Pfizer'in aşısının beklenilen sayıda ulaşmamasından ilaç şirketini sorumlu tuttu.Spahn, Pfizer'in açıklamasının kendisini de kızdırdığını belirtti. Başbakan Merkel ise Pfizer fabrikasındaki üretim değişikliğine rağmen 2021'in ilk çeyreğinde taahhüt edilen 8,8 milyon doz aşının garanti altında olduğunu söyledi. Muhalefetteki Hür Demokrat Parti Milletvekili Christine Aschenberg-Dugnus, Sağlık Bakanı Spahn'ı 'suçu başkasına atarak kendi başarısızlığını örtmekle' suçladı.Alman hükümet yetkilileri tarafından daha önce yapılan açıklamalarda, yılın ilk çeyreğinde 10 milyon doz Pfizer/BioNTech, 1,8 milyon doz da Moderna aşısının ülkeye geleceği belirtilmişti.​​​​​​​İtalya yasal yollara başvurmayı değerlendiriyorİtalyan basını ise hükümetin Avrupa'ya Kovid-19 aşısı tedarikini geçici süre azaltacağını açıklayan Pfizer'e karşı yasal yollara başvurmayı değerlendirdiğini ve bu konuda deneyimli hukuk müşavirlerini harekete geçirdiğini bildirdi. İtalya'da Kovid-19 salgınıyla mücadele kapsamında lojistik ihtiyaçlardan sorumlu Başbakanlık Acil Tedarik Komiseri Domenico Arcuri, aşı teslimatlarındaki gecikmeler nedeniyle ülkedeki aşılamanın önemli ölçüde yavaşladığını söyledi. Arcuri, 'Gelecek hafta normale göre yüzde 20 daha az aşı teslim alacağız, bu hafta da yüzde 29 daha az aşı temin edildi. Aşılama, günde ortalama 80 binlerdeyken, geçen cumartesi 28 bine kadar geriledi. Bu gecikme, firmanın tek taraflı aldığı karardan kaynaklandı.' değerlendirmesinde bulundu.Komiser Acuri, Pfizer'ın aşı dozlarını yüzde 20 azaltmasının 27 AB ülkesinin tamamını etkileyeceğini belirtti.-​​​​​​​ Polonya Başbakanı, AB yetkililerinden aksaklıkları aydınlatmasını istediPolonya Başbakanı Mateusz Morawiecki, AB Konseyi Başkanı Charles Michel ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e mektup yazarak BioNTech'in ürettiği aşıların AB üyesi ülkelere, belirlenen sürede ulaşmamasının nedenlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.Morawiecki, aşıların planlanan zamanda ulaştırılmamasının ülkesindeki aşı programını ciddi şekilde etkileyeceğini kaydetti.AB Komisyonu: Gelecek haftadan itibaren teslimatlar anlaşmaya uygun hale gelecekAB Komisyonu yetkilileri, bu hafta aşı teslimatında aksaklıklar yaşanabileceğini ancak gelecek haftadan itibaren teslimatların anlaşmaya uygun şekilde yapılacağını bildirdi. Pfizer'in, AB Komisyonuna, gelecek hafta, bu hafta eksik kalan teslimatı telafi edeceğini aktardığı belirtildi. AB Komisyonu, bu hafta şirketin ne kadar eksik teslimat yaptığı konusunda açıklama yapmadı.İspanya'da şırınga sıkıntısından aşı ziyan oluyor İspanya'da ise bazı bölgelerde bir şişeden 5 yerine 6 doz kullanılmasıyla ilgili tartışma devam ediyor.Ülkenin bazı bölgelerindeki şırınga sıkıntısından, şişedeki aşının 6 doza bölünemediği ve böylelikle aşının ziyan olduğu belirtiliyor.Diğer taraftan Madrid'deki yerel yönetim, merkezi hükümet tarafından dağıtılan aşının tükendiğini, bu yüzden aşılamanın durdurulduğunu açıkladı.
Reklam
Alman Aşısı, Maraş Dondurması Buzuyla Taşınıyor
Türk Bilim İnsanları tarafında Almanya'da üretilen Covid-19 aşlarının dağıtımı, ünlü Maraş dondurmasının erimeden taşınmasını sağlayan kuru buzlar yardımıyla yapılıyor. Türk-Alman ortaklı LY-Holding'in Almanya'daki buz üretim tesisinin aynısı Kahramanmaraş'ta da bulunuyor. Holdingin Kahramanmaraş'taki ortağı Sami Kervancıoğlu, talep olması durumunda Türkiye'de aşıların illere dağıtımı konusunda -78 derecedeki kuru buzlarla destek vermeye hazır olduklarını söyledi.
Reklam
ABD'deki Fetö Okulunun Müdürü "Taciz Olayını Gizlemekten" Gözaltına Alındı
NEW YORK (AA) - ABD'nin Florida eyaletinde Fetullahçı Terör Örgütüne (FETÖ) ait sözleşmeli okulun müdürü, kampüste yaşanan taciz olayını örtbas etmeye çalıştığı iddiasıyla gözaltına alındı.Yerel medyada çıkan haberlerde, Florida'nın Orange ilçesinde bulunan 'Orlando Science Charter School' isimli sözleşmeli okulun müdürü A.Y'nin, bir okul çalışanının öğrencilerini cep telefonundan taciz etme olayını polisten gizlediği gerekçesiyle gözaltına alındığı bilgisi yer aldı.FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'le bağlantılı olduğu belirtilen sözleşmeli okulun müdürü A.Y.'nin, personel J.A'nın öğrencilere uygunsuz fotoğraflar gönderdiği taciz olayını, ortaya çıkıncaya kadar, 30 gün polisten gizlediği ileri sürüldü.A.Y'nin, cinsel taciz mağduru öğrencilerden biri tarafından yapılan şikayeti polise rapor etmek yerine okul içinde bir soruşturma yapmakla yetindiği ifade edildi.Okulda yaşanan taciz skandalını polise bildirmemekle suçlanan 35 yaşındaki A.Y, 19 Ocak salı günü Orange ilçe polisi tarafından gözaltına alındı.Tacizci de aynı FETÖ okulundan mezunWFTV9 isimli yerel kanalın derlediği haberde, okul öğrencilerine cep telefonundan cinsel içerikli fotoğraflar göndermekle suçlanan 19 yaşındaki J.A'nın aynı okuldan mezun olduğu bilgisi paylaşıldı.Mahkeme kayıtlarında, J.A'nın taciz olayına karıştığı sözleşmeli okuldan Haziran 2018'de mezun olduğu, 24 Temmuz 2018'de ise aynı okulda ofis asistanı olarak göreve başladığı belirtildi.Mağdur öğrencilerden birinin 26 Mart 2019'da okul görevlilerine yaptığı şikayet üzerine ortaya çıkan olayla ilgili, bir okul yetkilisinin ifadesinde, J.A'nın telefonundan öğrencileri taciz ettiğine değinildi.Olayın kendisine hem e-posta yoluyla hem sözlü olarak aktarıldığı okul müdürü A.Y'nin, durumu ne polise ne de ilgili devlet kurumlarına bildirmediğine yer verildi.29 Mart 2019'da okula istifasını sunduğu belirtilen J.A, ancak bir ay sonra, 29 Nisan 2019'da ismi açıklanmayan bir okul çalışanı tarafından polise ihbar edildi.İhbarın yapıldığı tarihten önce yakalandığı ortaya çıkan J.A'nın, 16 Mayıs 2019'da taciz olayı dahil birçok suçtan hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.FETÖ okullarında daha önce de benzer olaylar yaşanmıştıABD genelinde 25'ten fazla eyalette 140 civarında sözleşmeli okulu olduğu bilinen FETÖ'nün bu okullarında meydana gelen yolsuzluk ve cinsel taciz dahil çeşitli suçlamalar, soruşturmalar ve yargılamalar, daha önce de Amerikan medyasına konu olmuştu.New Jersey Yüksek Mahkemesi belgelerine göre, Paterson şehrinde bulunan 'Sanat ve Bilim Sözleşmeli Okulu'nda danışma görevlisi olarak çalışan J.R, kendisine defalarca sözlü ve fiziksel cinsel tacizde bulunduğunu belirttiği okul müdürü D.N'den Şubat 2019'da davacı olmuştu.FETÖ okulunun davacı kadın çalışanla,16 Mayıs 2019'da 450 bin dolar karşılığında anlaştığı belirtilirken, yerel medyada D.N. hakkında ikinci bir taciz davasının da devam ettiği kaydedilmişti.Farklı FETÖ okullarında yöneticilerin tepkilerindeki benzerlikIllinois'teki Concept Schools okul sistemine bağlı faaliyet gösteren Horizon Science Academy'de çalışan öğretmen L.H, mahkeme kayıtlarındaki ifadesine göre, 'cinsel ayrımcılık', 'cinsel taciz' ve 'misilleme' iddiası ile açtığı davada okul yöneticisi D.S'yi suçlamıştı.Şikayet dilekçesinde, 2014-2015 yıllarında gerçekleşen olayda, FETÖ bağlantılı okul yönetiminin L.H'nin işine son verdiği, okul yöneticisi Shanahan'ı ise terfi ettirdiği bilgisi yer almıştı.Bir diğer olayda, Ohio'daki Horizon Science Academy Dayton Lisesi isimli FETÖ sözleşmeli okulunda öğretmenlik K.K'nin, Ohio Eğitim Departmanına sunduğu şikayet dilekçesinde yer alan bilgilere göre, okulun düzenlediği bir festivalde, iki öğrencinin uygunsuz görüntüleri okulun güvenlik kameralarına yansıdığı halde yönetim tarafından örtbas edilmeye çalışılmıştı.Yaşadığı sorunlar yüzünden 2013 yılında FETÖ okulundan ayrılmak zorunda kalan K.K, söz konusu olayın üzerine gitmesi üzerine kendisine konunun kapandığının söylendiğini ve çok fazla soru sorduğuna ilişkin tepki gösterildiğini belirtmişti.Yolsuzluk ve cinsel skandaldan kapanan FETÖ okuluLouisina eyaletinde Pelican Educational Foundation (Pelikan Eğitim Vakfı) isimli FETÖ eğitim kurumuna bağlı faaliyet gösteren Abramson Sözleşmeli Okulu da hakkında 2011 yılında çıkan yolsuzluk ve rüşvet skandalları ile ilgili eyaletin eğitim idaresi tarafından soruşturmadan geçirilmişti.Times-Picayune isimli basın kuruluşunda çıkan habere göre, okul öğretmenlerinden G.R'nin, sınıfındaki öğrenciler arasında farklı zamanlarda iki defa yaşanan cinsel taciz olayını rapor etmesi üzerine, FETÖ okulunun skandalı örtbas etmeye çalıştığı, eyaletin bu sebeplerden 2011 eğitim yılı başlamadan Pelikan Eğitim Vakfının okuldan el çektirildiği bilgilerine yer vermişti.
Biden'ın Görevdeki İlk Gününde Gündemi Kovid-19'La Mücadele Oldu
WASHINGTON (AA) - ABD Başkanı Joe Biden, dünkü yemin töreninin ardından görevindeki ilk gününde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınını yenecek politikalara odaklandı. Göreve geldikten birkaç saat sonra Donald Trump dönemi politikalarının geri çevrilmesine yönelik 17 kararname imzalayan Biden, bugün Kovid-19 salgınına yoğunlaştı. Biden, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında, yönetiminin virüsle mücadele stratejisini duyurdu ve bir dizi kararname ile başkanlık emrine imza attı. ABD Başkanı Biden, 'Son 4 yılda, federal hükümete acil durumlarda eyleme geçmesi, odaklanması ve koordinasyonu sağlaması için güvenememiştik. Kovid-19'da gördüğümüz trajik başarısızlığın nedeni de buydu.' ifadesini kullandı. Kovid-19'la mücadele için yeni bir stratejik plan oluşturduklarını vurgulayan Biden, 'Çok dürüstçe söylüyorum ki, bu virüsü aşacağız. Pandemiyi yenmek için ulusal bir stratejimiz olacak. Gerekli yardımlar yolda.' diye konuştu.Biden, ABD'de Kovid-19 konusunda 'kara kış'ın yaşandığını belirterek, 'Gelecek aya kadar ABD'de Kovid-19'dan ölenlerin sayısı 500 bini bulabilir. İşler iyileşmeden önce kötüleşecek.' değerlendirmesinde bulundu.Maske konusunda da adımlar atacağının altını çizen Biden, şöyle devam etti:'Dün, federal binalarda maske ve sosyal mesafe zorunluluğuna ilişkin bir kararname imzaladım. Bugün de eyaletlerarası yolculuklarda tren, uçak ve otobüslerde maske zorunluluğu getiren bir başka kararname imzalayacağım. Ayrıca ABD'ye yurt dışından uçan herkesten negatif test sonucu isteyeceğiz ve bu kişiler, ABD'ye geldiğinde karantinaya girecek.'Biden, karantina kurallarına ilişkin ise detaylı bilgi paylaşmadı. 'Savaşın içindeyiz' ABD'de virüs nedeniyle ölenlerin sayısının 2. Dünya Savaşı'nda ölen Amerikalıların sayısını aştığını belirten Biden, 'Bugün bir savaşın içindeyiz.' dedi.Biden, aşı ve test için gerekli ihtiyaçların karşılanması amacıyla kendisine özel sektörün üretimini yönlendirme hakkı veren 'Savunma Üretim Yasası'nı harekete geçireceğini söyledi.Uzman ve bilim insanlarının fikrine daha çok önem vereceklerini vurgulayan Biden, 'Bilim insanları ve uzmanlar, siyasi müdahale olmadan işlerini yapacak.' ifadesini kullandı.Kovid-19 teşvik paketiBiden, Kovid-19 teşvik paketi konusuna da değinerek, en yakın zamanda bu paketin onaylanması için elinden geleni yapacağının altını çizdi.Biden'ın imzaladığı belgeler kapsamında aşı uygulamalarının ve testlerin hızlandırılması, tedaviye erişimin daha da hızlandırılıp kolaylaştırılması ve risk gruplarının koruma altına alınması yer alıyor. Görevdeki ilk 100 gününde aşı olan kişi sayısını 100 milyona çıkarmayı hedefleyen Biden yönetimi, okulların güvenli şekilde yeniden açılması için de ilgili kurumlara gerekli testlerin sağlanması talimatı veriyor.
Türkiye Barolar Birliği, Üniversitelerde "Çevre Hukuku Ana Bilim Dalı" Kurulması İçin Yök'e Başvurdu
ANKARA (AA) - Türkiye Barolar Birliği (TBB) Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, üniversitelerde 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi için Yükseköğretim Kuruluna (YÖK) başvurdu.TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonundan yapılan açıklamada, ABD Başkanı Joe Biden'ın dün ülkesinin yeniden Paris İklim Anlaşmasına dahil olma sürecini başlattığı anımsatıldı. Bu durumun Avrupa Birliği ve ABD'nin gelecek günlerde asli gündeminin iklim değişikliği olacağını gösterdiği ifade edilen açıklamada, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un da 8 Ocak'ta İklim Kanununun çıkarılarak, çevreyi ve doğayı koruyacak yeni adımlar atılacağını duyurduğu hatırlatıldı. Açıklamada, şu değerlendirmeler yapıldı:'Bu dönüşüm sürecinin, ciddi bir düzenleme gerektirdiği ve bu düzenlemeyi yapmak üzere, evrensel değerlere dayalı ve yerel farklılıkları gözeten bir çevre hukuku enstrümanına ihtiyaç duyulduğu aşikardır. Çevre hukukunun istenilen özelliklere sahip olabilmesi ve milletin, ülkenin, dünyanın ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için öncelikle akademik bir disiplin ve çalışma ortamına sahip olması gerektiği de açıktır. Bilimsel bilgi, araştırma ve çalışmalarla desteklenmeyen hukuk alanının, kendisinden beklenen yararı sağlayabilmesi mümkün olmayacaktır.'Açıklamada, Türk üniversitelerinde 'çevre hukuku ana bilim dalı'nın bulunmaması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesinden çevre hukukunun çıkartılmasının, bu alandaki bilimsel çalışmalar ile bilgi üretimini ciddi şekilde engellediği vurgulandı. Bağımsız bir hukuk dalı olarak çevre hukukunun, kendi özel kürsüsünün bulunması gerektiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: 'Bu durumun çözümü için Anayasasının 131. maddesi ile 2547 sayılı Kanun hükümleri gereği, hukuk fakülteleri bünyesinde, bağımsız bir 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi gerekmektedir. TBB Çevre ve Kent Hukuku Komisyonu, TBB Yönetim Kurulunun onayıyla, üniversiteler bünyesinde 'çevre hukuku ana bilim dalı' kurulması ve doçentlik başvurusu yapılabilecek bilim alanları listesine 'çevre hukuku'nun eklenmesi için gerekli işlemlerin ivedilikle yerine getirilmesi istemiyle YÖK Başkanlığı'na yasal başvuruda bulunmuştur.'
Reklam
Merkel'den Kovid-19'Un Mutasyonları Konusunda Uyarı:
BERLİN (AA) - Almanya Başbakanı Angela Merkel, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) mutasyonlarına karşı daha dikkatli olunması gerektiğini söyledi.Merkel, Federal Basın Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, uygulanan sert Kovid-19 tedbirlerini savunarak 'Yeni enfeksiyonlar nihayet azaldı. Bu, Almanya'daki sert tedbirlerin meyvesini vermeye başladığını ve çabaların buna değdiğini gösteriyor.' dedi. İngiltere ve Güney Afrika Cumhuriyeti'nde görülen Kovid-19'un türlerinin şu anki çabaları tehdit ettiğini belirten Merkel, 'Almanya’da da bu yeni virüs türleri tespit edildi. Virüsün mutasyona uğramasını ciddiye almak gerekiyor. Bunu herkesin dikkate almasını istiyorum.' diye konuştu. Merkel, yeni vaka sayılarının azalması ve yoğun bakımdaki hasta sayısının düşmesinin iyi haber olsa da ölüm sayısının yüksek seyretmesinin dehşet verici olduğunu söyledi.Almanya Başbakanı Merkel, 'Tehlikenin ortaya çıkmasını ve günlük sayılara yansımasını bekleyemeyiz. O zaman salgında üçüncü ve muhtemelen daha sert bir dalganın yaşanmasını önlemek için geç olur.' ifadesini kullandı.Bu tehlikenin engellenebileceğini ifade den Merkel, bu konuda son olarak eyalet başbakanlarıyla yeni önlemler aldıklarını hatırlattı.Uğur Şahin'i savunduAşı kampanyasını mümkün olduğu kadar hızlandırma güvencesi veren Merkel, şirketlerden söz verilen aşıların sağlanması durumunda yaz sonunda herkese aşı imkanı sunabileceklerini söyledi.Hükümet olarak aşı üretim tesisi işletmediklerini, bundan dolayı ne kadar aşı dozu üretileceği konusunda bir garanti veremeyeceğini kaydeden Merkel ancak aşıların üretilmesi için şirketlere destek verdiklerini anlattı. Türk bilim insanı Prof. Dr. Uğur Şahin ve eşi Dr. Özlem Türeci tarafından kurulan Alman biyoteknoloji firması BioNTech’in bir üretim şirketi olmadığını ifade eden Merkel, BioNTech'in bu konuda Amerikan ilaç firması Pfizer ile iş birliği yapmasının akıllı bir adım olduğunu belirtti.BioNTech’in geliştirdiği aşının Pfizer tesislerinde üretildiğine işaret eden Merkel, “BioNTech aşıyı geliştirdi. Bu şimdi bizim aşımız gibi davranılıyor. BioNTech Pfizer ile çalışıyor. Pfizer uluslararası bir firma. Uluslararası piyasada iş yapan her firma bir bölgeyi tercih etmez.” şeklinde konuştu.Merkel, “Sabırsızlığı anlıyorum. BioNTech’i eleştirmek için bir sebep görmüyorum. Burada gece gündüz çalışan insanlar var. Prof. Şahin ve eşi ile görüştüm. Tek boş günleri yok. Şahin 24 Ocak 2020’de bir pandeminin geldiğini gördü ve tüm araştırma faaliyetlerini bir günden diğer güne değiştirdi. Bundan faydalanıyoruz bugün. Burada niye mızmızlanıyoruz? Avrupa Birliği burada yapabileceğini yaptı.” dedi.Kuzey Akım 2 yaptırımlarını eleştirdiRus gazını Almanya'ya taşıması planlanan Kuzey Akım 2 doğal gaz boru projesine yönelik temel tutumunda bir değişiklik olmadığını dile getiren Merkel, ABD'nin boru hattının yapımında rol alan firmalara yaptırım getirmesini doğru bulmadığını ifade etti.Merkel, yaptırımları eleştirerek ABD yönetimiyle bu konuyu görüşmek istediklerini belirtti.ABD'de yemin ederek görevine başlayan Başkan Joe Biden’in Paris İklim Anlaşması'na geri dönmesini ve ülkesinin Dünya Sağlık Örgütünden ayrılmasını durdurması gibi ilk girişimlerini olumlu bulan Merkel, “Biden ile siyasi mutabakat sağlanabilecek çok daha fazla alan var.' dedi.Ancak ABD ile bazı konularda görüş ayrılıklarının da yaşanacağını ifade eden Merkel, “Avrupa’nın genel olarak daha fazla sorumluluk alması gerekecek. Bu sadece askeri olarak değil, diplomatik alanda da ve başka alanlarda da geçerli.” ifadesini kullandı.Merkel, Almanya’nın ve AB’nin daha fazla sorumluluk almaya hazır olduğunu söyledi.
Asya İşbirliği Diyaloğu 17. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda Ankara Bildirisi Kabul Edildi
ANKARA (AA) - Türkiye'nin dönem başkanlığını yürüttüğü Asya İşbirliği Diyaloğunun (AİD) 17. Dışişleri Bakanları Toplantısı'nda, gelecek döneme yönelik iş birliği perspektiflerini içeren kapsamlı Ankara Bildirisi kabul edildi.Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin dönem başkanlığını yürüttüğü AİD'nin 'Yeni Normal ve Güvenli ve Sağlıklı Turizm' temasıyla çevrim içi düzenlenen 17. Dışişleri Bakanları Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Toplantıda bakanlar, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının ekonomik ve sosyal etkileri üzerinde görüş alışverişinde bulundu ve sınamalara karşı AİD'nin ortak eylem unsurlarını tartıştı. Toplantının sonunda, gelecek döneme yönelik iş birliği perspektiflerini içeren kapsamlı Ankara Bildirisi kabul edildi. Türkiye'nin, başlangıçta 2019-2020 dönemi için öngörülen AİD Dönem Başkanlığı, bakanlar toplantısında Eylül 2021'e kadar uzatıldı. Asya İşbirliği DiyaloğuAİD, 35 üyesiyle Asya'nın en geniş katılımlı diyalog ve danışma forumu olarak biliniyor. AiD'in 'bağlantısallık', 'bilim, teknoloji ve inovasyon', 'eğitim ve insan kaynakları gelişimi', 'gıda, enerji ve su güvenliği ilişkisi', 'kültür ve turizm', 'kapsayıcı ve sürdürülebilir kalkınmanın desteklenmesi' başlıklı 6 iş birliği sütunu, Türkiye'nin 'Yeniden Asya Girişimi' hedefleriyle örtüşüyor.
Yozgat'ta 85 Yaş Üzerindeki Vatandaşlara Kovid-19 Aşısı Yapılmaya Başlandı
YOZGAT (AA) - Yozgat'ta yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında 85 yaş üzerindeki vatandaşlara aşı uygulanmaya başladı.Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi' kapsamında sağlık çalışanlarına ilk doz aşılarının yapılmasıyla başlayan süreç devam ediyor.Kentte huzurevleri ve bakım evlerinde kalanlar ile çalışanların aşılanmasının ardından 85 yaş üzerindeki kişilerin aşı işlemleri evlerinde gerçekleştiriliyor.Bahçeşehir Mahallesi'nde ikamet eden 92 yaşındaki Mürüvvet Yıldırım ve bakımını yapan 65 yaşındaki kızı Fatma Yıldırım, ekiplerce aşılandı.Fatma Yıldırım, aşı sonrası sıkıntı yaşamadığını belirterek, 'Allah, devletimizden, milletimizden ve sağlık çalışanlarımızdan razı olsun.' dedi.Aşı ekibine, 112 Acil Sağlık görevlileri de ambulansla eşlik ediyor.
Reklam
Bildirici'den Hürriyet'in Dilipak Haberine Eleştiri: 'Aşı Karşıtlığı Haberleri İntihar Haberlerine Benzer'
Hürriyet'in, yazar Abdurrahman Dilipak'ın aşı karşıtın açıklamalarının bilim insanlarına sorduğu haberine Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici'den eleştiri geldi. Aşı karşıtı haberleri intihar haberlerine benzeten Bildirici, 'Bilimsel görüşlerle birlikte bu şekilde yazsanız bile komplo teorilerine yatkın insanların aşı karşıtı olmasına katkıda bulunursunuz' dedi. 
Çanakkale Ve Balıkesir'de 85 Yaş Üzerindeki Vatandaşlara Aşı Yapılmaya Başlandı
ÇANAKKALE / BALIKESİR (AA) - Çanakkale ve Balıkesir'de, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadele kapsamında 85 yaş üzerindeki vatandaşlara aşı yapılıyor.Koronavirüs Bilim Kurulunun tavsiyeleri doğrultusunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenen 'Kovid-19 Aşısı Ulusal Uygulama Stratejisi'ne' göre sağlık çalışanlarının ilk doz aşılarının yapılması ile başlayan süreç devam ediyor.Çanakkale ve Balıkesir'deki huzurevleri ve bakım evlerinde kalanlar ile çalışanların aşılanmasına başlandı. Ayrıca, dün yapılan Bilim Kurulu toplantısındaki değerlendirme doğrultusunda 85 yaş üzerindeki kişilerin aşı işlemleri evlerinde gerçekleştiriliyor.Çanakkale merkeze bağlı Kepez beldesinde ikamet eden 99 yaşındaki Ayşe Vahide Gündoğdu da görevli ekiplerce aşılandı.İl Sağlık Müdürlüğü görevlileri, kızının yanında kalan Gündoğdu'ya aşı yaparak salgın konusunda bilgi verdi.Gündoğdu'nun kızı Fatma Nur Sallama, 'Her gün korku ve tedirginlik içinde yaşıyoruz. Odası ayrı olsa da ona hastalığın geçmesinden çok korkuyordum. Şimdi omuzlarımızdan büyük bir yük kalktı. Sağlık Bakanlığımız başta olmak üzere tüm sağlık personelimize ve devletimizin yetkililerine teşekkür ederim.' diye konuştu.Balıkesir'in Dursunbey ilçesinde ise Halk Sağlığı Müdürlüğü ekiplerince Dursunbey Belediyesi Sevgi Evi sakinleri ve personelinin aşıları yapıldı.Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, 'Sevgi Evi sakinleri bizim baş tacımızdır. Onların sağlıkları bizim için çok önemlidir.' dedi.
Reklam
Türkiye'de Yüz Nakli Yapılan İlk Kişi Olan Uğur Acar Naklin 9. Yılında Doktorlarıyla Buluştu
ANTALYA (AA) - Türkiye'de yüz nakli yapılan ilk hasta olan Uğur Acar, naklin dokuzuncu yılında operasyonu gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Tıp Fakültesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan ile bir araya geldi.Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde 21 Ocak 2012'de gerçekleştirilen Türkiye'nin ilk yüz nakli ameliyatıyla yeni bir hayata 'merhaba' diyen Uğur Acar, Rektör Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Ömer Özkan'ı ziyaret etti.Rektör Özkan, dokuz yılın hızlı ve güzel geçtiğini belirterek, 'Uğur Acar'ın şu an ki durumu gayet iyi. Kendisine iyi bakıyor. Önemli olan bu tür hastaların çok dikkatli ve özenli hareket etmeleri. Uğur, Akdeniz Üniversitesinde çalışıyor. Bu sayede Uğur'un yüzünü de özel hayatını da çok yakından takip edebiliyoruz. Herhangi bir sıkıntı yok. Uğur'a daha nice sağlıklı on yıllar diliyorum. İnşallah yüzüyle istediği gibi güzel bir hayat geçirir.' ifadelerini kullandı. Özkan, yüz, kol ve rahim nakli gibi ameliyatların hayat kalitesini artıran çok komplike operasyonlar olduğu için her gün yapılmadığına dikkati çekti.Yüz naklinden ziyade kol nakli bekleyen hasta sayısının çok olduğunu aktaran Özkan, şunları kaydetti:'Özellikle donör sayısına göre bekleyen hasta sayımız çok fazla. İnsanlar yakınlarında olmadan bunun önemini ve zorluklarını kavrayamıyor. Bu nakiller hem kişinin hem de çevresindeki insanların hayat kalitesini oldukça artıran ve onları manevi anlamda hayata bağlayan ameliyatlar. İnşallah insanların organlarını, uzuvlarını, yüzlerini bağışlamasıyla yavaş yavaş bazı insanların hayatları değişecek.'Prof. Dr. Ömer Özkan ise Uğur Acar ile dokuz yıl önce bir serüvene başladıklarını anlattı.Acar: 'Burada olmam tedavim için önemliydi'Uğur Acar ise Akdeniz Üniversitesi Hastanesi ve Rektörlükte çalıştığının altını çizerek, şöyle konuştu:'Burada olmam tedavim için önemliydi. Hocalarıma ve doktorlarıma yakın olmam benim için bir şans. Şu anda yüz nakli olduğum için ve Akdeniz Üniversitesinin bir mensubu olduğum için çok mutluyum.'Ziyarette, yüz naklinin dokuzuncu yılı anısına pasta kesildi.
Açılması İçin Çağrıda Bulundular! Restoran ve Kafelerden 5'li Teklif
Geçen yıl mart ayında başlayan koronavirüs salgınının etkileri hala devam ediyor. Bir yandan alınan önlemlerle salgının etkileri azaltılmaya çalışılırken, diğer yandan aşılama işlemleriyle eski normale dönülmek için uğraşılıyor. Salgının başladığından bu yana yaklaşık 1 yıllık süreçte devlet de yaptığı ekonomik destek paketleriyle hem halka hem de işletmelere destek oluyor. Ancak virüsün yayılma hızını düşürmek amacıyla alınan kapanma tedbirleri özellikle restoran ve kafeleri bir hayli zor durumda bıraktı.
Reklam