onedio
Süpermarketti Bakın Ne Hale Geldi
Almanyanın Esslingen şehrinde bulunan bir 240 metrekarelik bir Süpermarket mağazası,Müşterilerine her türlü ürün tedariği konusunda yardımcı olmayı bir görev addetmiş kendisine,Öyle ki Süpermarket içerisinde Şarküteri ürünlerinden Kasap reyonuna çikolata bisküvi tarzı bakkaliye ürünlerinden zuccaciye ürünlerine kadar birçok ürün iç içe müşterilere sunulmaktadır.    Markette en ilginç olanı ise meyve sebze reyonu ile değerli madenlerin ve altın bileziklerin yan yana satılması    Uzun yıllar mağazasını bu şekilde karma bir süpermarket ve kuyumcu mağazası olarak kullanan işletme sahibi Mehmet bey yıllar sonra bir karar alır ve bu kararı tüm müşterilerini ve hatta tüm Almanya da bulunan Kuyum ve takı işleri ile ilgilenmekte olan insanların dikkatini çekmektedir.    Nedeni ise Süpermarketten değişime uğrayan Mağaza an itibariyle Almanya ve Avrupanın en büyük Kuyum ve Mücevher satış noktası olmuştur.    Aşağıda Dekorasyon çalışmaları yapılmadan evvelki Süpermarkete ait görselleri ve Sonrasında İç Mimari ve Dekorasyonu tamamen Türkiyede tasarlanıp yerinde uygulama yapıldıktan sonraki görüntüleri bulabilirsiniz.
'MİT Zarrab'ı 8 Ay Önce Raporladı' İddiası
Ankara’da hakkında yolsuzluk davası açılan ve beraat eden bir MİT görevlisi ve ekibi tarafından hazırlandığı öne sürülen ve ‘Dağıtım’ bölümünde ‘Başbakan’ yazan raporun detayları ortaya çıktı. MİT'in, 17 Aralık’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde yolsuzluk, rüşvet ve kara para iddialarıyla başlatılan operasyondan 8 ay önce, 18 Nisan 2013’te hazırladığı üç sayfalık raporda, tutuklanan işadamı Reza Zarrab ve bazı bakanlarla ilişkisi üzerinde durulduğu belirlendi. Raporun sonuç bölümünde 'bakanların Zarrab ile ilişkisi ortaya çıkarsa, bu durumun hükümet aleyhine kullanılabileceği' vurgulanıyor. Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Ankara’da hakkında yolsuzluk davası açılan ve beraat eden bir MİT görevlisi ve ekibi tarafından hazırlandığı öne sürülen ve 'Dağıtım' bölümünde 'Başbakan' yazan raporun detayları ortaya çıktı. Konu: Zarraf’ın faaliyetleri 18 Nisan 2013’te MİT tarafından düzenlenen ‘45650928’ sayılı üç sayfalık yazıda, “konunun mahiyeti olarak Rıza Zarraf’ın faaliyetleri, dağıtım: Sayın Başbakan” şeklinde belirtildi. Zarraf girişimlerde bulunuyor Raporun özet bölümünde “Hassas kaynaktan derlenen istihbari bilgilerde Kapalı Çarşı'da altın döviz ticareti yapan İran asıllı TC vatandaşı Rıza Zarraf , Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve İçişleri Bakanı Muammer Güler ile yakın ilişki de olup kardeşi Mohammed Zarraf’ın TC vatandaşlığına kabulü için bazı girişimlerde bulunmuştur” deniliyor. Bankalar ve para trafiği T24'ün aldığı bilgilere göre, raporda şu ifadeler kullanılıyor: “İstanbul Kapalıçarşı’da döviz altın ticareti yapan ve sanatçı Ebru Gündeş ile evli olan İran asıllı TC vatandaşı Rıza Zarraf’a yönelik çalışmalar neticesinde, uygulanan ekonomik ambargo sebebiyle bankacılık sistemi üzerinden Türkiye’ye para gönderemeyen İranlı banka ve şahsılara aracılık yaptığı, İran’daki Bank-e Parsiyan, Bank-e Keshavarzi, Bank-e Pasargad, Bank-e Karafarin, Bank-e Sarmaye, Bank-e Saman ile irtibatının bulunduğu, Birleşik Arap Emirlikleri Dubai’de faaliyet gösteren ve dünya genelinde para transferleri gerçekleştirebilen 'Al Salam exchange'in ortağı olduğu, Dubai’de işleriyle babası Hosseyin Zarraf ve kardeşi Mohammad Zarraf’ın ilgilendikleri, İran’dan Dubai’ye aktarılan paraları bankaları üzerinden Türkiye ve Çin’e gönderdiği, İran’a yönelik ambargo kararlarının uygulaması sebebiyle Çin’de bulunan Postal Saveings Bank Of Chine, Kunlun Bank ve Huaksi Bank ayrıca Hindistan’da Bank of Baroda ile çalıştığı, Halk Bankası ve Ziraat Bankası yetkileri ile Ocak 2013’te görüştüğü hususları tespit edilmiştir.” 'Altın dolu uçak için Çağlayan'dan yardım istedi' “R.Zarraf , Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile yakın ilişki içerisinde olup bu kapsamda; Gana’dan Dubai’ye…1.500 kg altın taşıyan ve 01-18 Ocak 2013 arasında İstanbul Atatürk Havalimanı’nda alıkonulan uçak ile ilgili olarak Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile konuştuğu ve malın geldiğini, alamadıklarını, geri de gönderilmediğini, mağdur olduklarını ve rüşvet istendiğini’ istediğini, Bakan Çağlayan’ın heyet ile birlikte Abu Dabi’de olduğu Mart 2013 ayı ilk haftası içerisinde anılan ile görüşmek için girişimde bulunduğu, Eşi Ebru Gündeş Zarraf ve Z.Çağlayan ile birlikte, özel uçağı ile 22-23 Mart 2013’te Umre’ye gidip geldikleri, -Ekonomi Bakanı Çağlayan’ın oğlunun 12.4.2013’te Ankara’da yapılan düğününde Rıza Zarraf’ın eşi Ebru Gündeş’in sahne aldığı hususları tespit edilmiştir.” 'Vatandaşlık Bakanlar Kurulu'nda onaylanacak' “R.Zarraf kardeşi Mohammed Zarraf’ın da T.C vatandaşlığı alabilmesi için girişimlerde bulunmuş olup bu kapsamda 12.4.2013’de İçişleri Bakanı Muammer Güler ile görüşmüştür. Görüşme neticesinde Bakan Güler’den olumlu yanıt alan R.Zarraf, 13.4.2013’de kardeşi M. Zarraf ile yaptığı görüşmede Bakan Güler’in oğlu Barış Güler’in 13.4.2013 saat 11.00’de yanına geleceğini ve başvuru kâğıtlarını vereceğini , kararın ilk Bakanlar Kurulundan çıkacağını, Barış Güler’e kendisinin (M.Zarraf) danışmanı sıfatıyla 2 yıl boyunca 15.000 ABD Doları vereceğini ifade etmiştir.” 'İlişkiler ortaya çıkarsa hükümet aleyhinde kullanılabilir' Raporun “sonuç ve değerlendirme” bölümünde şu bilgiler yer alıyor: “İran’a yönelik ekonomik ambargoya rağmen İran’ın/İranlı şahısların para transferleri gerçekleştirmesi bağlamında, R.Zarraf’ın yakın gelecekte ABD tarafından yasaklı kişiler listesine dahil edilebileceği, şahsın Türkiye’deki faaliyetleri nedeniyle başta magazin medyası olmak üzere kamuoyunun dikkatlerini üzerine çeken R.Zarraf’ın Ekonomi Bakanı Z. Çağlayan ve İçişleri Bakanı Muammer Güler ile mevcut ilişkisinin ortaya çıkması halinde , söz konusu hususların hükümet aleyhinde kullanılabileceği değerlendirilmiştir.” T24 Arzu Yıldız /Ankara
İşte Eusebio'nun Kariyeri
Kalp yetmezliği nedeniyle 71 yaşında hayata veda eden Eusebio, ardında başarılarla dolu bir kariyer bıraktı.Bir futbol yıldızı haline geldiği Benfica’nın Luz Stadyumu önünde heykeli bulunan Eusebio da Silva Ferreira, dünya futbolunda iz bırakan isimlerden biri olarak hayata gözlerini yumdu. Mozambik asıllı Portekizli futbolcu, 15 yıl giydiği Benfica formasıyla birçok başarıya imza atarken, İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası’nda sergilediği performansla unutulmazlar arasına girdi. MOZAMBİK’TE BAŞLAYAN BİR FUTBOL YAŞAMI Eusebio, Mozambik’in Maptuto şehrinde Laurindo Antonio da Silva Ferreira isimli Angolalı demiryolları işçisi bir baba ve Elisa Anissabeni isimli Mozambikli bir annenin oğlu olarak 25 Ocak 1942 tarihinde dünyaya geldi. Ailesinin dördüncü çocuğu olan Eusebio, 8 yaşındayken babasını tetanozdan kaybetti. Babasını kaybettikten sonra annesi tarafından yetiştirilen minik Eusebio, futbola ilk adımını Benfica’nın Mozambik’teki pilot takımı Grupo Desportivo de Lourenco de Marques’de atmak istedi. Ancak burada kendisini ispatlama şansı dahi verilmeyen Eusebio takıma kabul edilmedi. Mozambik’te aynı zamanda taraftarı olduğu takıma kabul edilmeyen Eusebio, futbolculuk kariyerine Sporting Clube de Lourenco Marques’de başladı. 15 yaşındayken Juventus yetkilileri tarafından potansiyeli görülen Eusebio’nun, annesi izin vermeyince İtalyan takımına transferi gerçekleşmiyordu. İtalya’ya anne vizesi alamadığı için gidemeyen ve Mozambik’te kalan Eusebio, 2 yıl boyunca kulübünün genç takımında forma giydikten sonra yükseldiği A Takım’da şampiyonluk yaşamayı başardı. BAŞARILARLA DOLU BENFICA YILLARI 1960 yılında bu kez eski bir Brezilyalı futbolcu Jose Carlos Bauer’in dikkatini çeken Eusebio, Bauer tarafından önce eski takımı Sao Paulo’ya öneriliyor ancak buraya kabul edilmeyince 136 bin avro karşılığında efsane haline geleceği Benfica’ya transfer oluyordu. Transfer süresinde Benfica’nın en büyük rakiplerinden Sporting’in kendisini kaçırmasından korkan Eusebio, bir dönem Portekiz’den ayrılmayı düşünse de annesi tarafından kalmaya ikna ediliyor ve “Kartallar” ile 19 yaşında resmi sözleşmeyi imzalıyordu. Benfica formasıyla Atletico Clube de Portugal ile bir hazırlık maçında ilk karşılaşmasına çıkan Eusebio’nun, 4-2 galip gelinen maçta sergilediği performans ve yaptığı hat-trick kazanılacak büyük başarıların bir habercisi gibiydi. Ertesi yıl 20 yaşındayken dünya futbolunda adını duyurmaya başlayan Eusebio, 1961-1962 sezonunda takımının 3. tamamladığı lig mücadelesini 12 golle tamamladı. Ancak Vitoria Setubal’e karşı kazanılan Portekiz Kupası finalinde 2 gol kaydederek başarıda önemli rol oynadı. Portekizli futbolcu aynı sezon 1962 yılında Alfredo di Stefano’nun önderlik ettiği Real Madrid’e karşı oynanan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde 2 gol atarak, takımının 5-3′lük galibiyetle kupayı müzesine götürmesinde etkili oldu. “Kara Panter” aynı zamanda Paris’te düzenlenen özel bir turnuvada o yıllarda fırtına gibi esmeye devam eden Pele ile karşı karşıya geldi. Eusebio, Pele’nin takımı Santos’a karşı sonradan oyuna dahil olduğu turnuva finalinde 3 gol atmasına rağmen takımının 6-3′lük mağlubiyetine engel olamıyordu. Eusebio 1963, 1965 ve 1968 yıllarında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde kaybeden Benfica takımının da bir parçasıydı. Kariyerinde ulaşılmadık başarı bırakmadığı Benfica formasıyla 15 yıl geçiren Eusebio, takımıyla son maçına 18 Haziran 1975′te çıktıktan sonra 33 yaşında futbol yaşamını Amerika kıtasında sürdürmeye başladı. BENFICA SONRASI YILLAR Eusebio, Benfica’dan ayrıldıktan sonra futbol kariyerine Amerika kıtasında devam etti. Amerikan Ulusal Futbol Ligi’nde Boston Minutemen’de geçirdiği kısa bir dönemin ardından aynı sezon Meksika Ligi takımlarından Monterrey’e transfer olan Eusebio, ilk Amerika kıtası macerasına lig şampiyonluğu yaşadığı Toronto Metros-Croatia’da son verdi. Bir yıl süren Amerika kariyerinin ardından ülkesine dönen “Kara Panter”, Beira-Mar’da forma giydikten sonra sakatlıkların peşini bırakmayacağı Las Vegas Quicksilvers ile bir kez daha Amerika serüvenine yelken açtı. Portekizli yıldız Las Vegas’ta sakatlıklarla boğuştuğu bir sezonun ardından Portekiz İkinci Futbol Ligi ekiplerinden Uniao de Tomar’da top koşturdu. Dizindeki sakatlığa rağmen futbol oynamaya devam eden Eusebio, kariyerini 1979 yılında 37 yaşındayken Amerika İkinci Futbol Ligi’nde New Jersey Americans’da sonlandırdı. MİLLİ TAKIM KARİYERİ Eusebio, 1961 yılının ekim ayında, ilk milli maçına 1962 Dünya Kupası Elemeleri’nde Lüksemburg karşısında çıktı. Portekiz, Eusebio’nun bir gol kaydettiği maçta Lüksemburg’a 4-2 kaybetmekten kurtulamadı. “Kara Panter” İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası ile dünya futbolu sahnesinde adından söz ettirmeye başladı. Eusebio, Portekiz formasıyla elemelerde 7 gol kaydederek ülkesinin İngiltere biletini cebine koymasında önemli rol oynadı. Portekizli yıldız futbolcu elemelerde attığı 7 golün 4′ünü Türkiye karşısında kaydetti. Lizbon’da oynanan ve Portekiz’in 5-1 kazandığı mücadelede 3 gol kaydeden Eusebio, Ankara’da oynanan diğer karşılaşmada ise takımına 1-0′lık galibiyeti getiren golü atmayı başarmıştı. 1966 DÜNYA KUPASI’NDA EUSEBIO İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1966 Dünya Kupası, Eusebio’nun ismini tüm dünyaya ezberlettiği turnuva oldu. Eusebio’lu Portekiz, grupta ilk maçta Macaristan’ı 3-1 mağlup ederken, “Kara Panter” Bulgaristan’a karşı kazanılan 3-0′lık maçta takımının 2. golüne imza atıyordu. Portekiz, Eusebio’nun 2 gol kaydettiği ve Brezilya’yı 3-1 mağlup ettikleri gruptaki üçüncü maçta, son şampiyonun kupaya erken veda etmesine yol açtı. Çeyrek finalde Kuzey Kore karşısında 3-0 geriye düşen Portekiz’de geri dönüşün mimarı Eusebio, attığı 4 golle ülkesini 5-3′lük galibiyetle yarı finale taşıdı. Eusebio, 1966′da zafere ulaşan ev sahibi İngiltere’ye yarı finalde 2-1 kaybeden Portekiz’de tek gole penaltı vuruşundan imzasını attı. Yıldız futbolcu, Sovyetler Birliği’ne karşı 2-1 kazanılan üçüncülük maçında ise attığı tek golle Dünya Kupası’ndaki 9. golünü kaydediyordu. İngiltere’deki Dünya Kupası’nda 9 golle gol krallığına ulaşan Eusebio, “1966 Dünya Kupası kariyerimdeki en yüksek noktaydı. Yarı finalde kaybetmiş olabiliriz ama Portekiz futbolu kazandı” diyerek turnuvayla ilgili duygularını dile getiriyordu. Eusebio, 1970 ve 1974 yıllarında Portekiz ile elemelerde mücadele etmesine rağmen bir daha Dünya Kupası’nda sahne alamadı. Portekiz ile son maçına 19 Ekim 1973 tarihinde Bulgaristan karşısında 2-2 sona eren karşılaşmada çıkan “Kara Panter”, ülkesinin formasıyla mücadele ettiği 64 maçta kaydettiği 41 golle milli takımlar sahnesinden çekiliyordu. KİŞİSEL BAŞARILARI Eusebio 1965 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü. 1962 ve 1966 yıllarında ise oylamada ikinci sırayı aldı. “Kara Panter” 1968 ve 1973 senelerinde Altın Ayakkabı ödülünün sahibi olurken, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda 1965, 1966 ve 1968 yıllarında gol krallığı yaşadı. 15 sene içinde Benfica’nın 11 lig şampiyonluğu, 5 Portekiz Kupası kazanmasında büyük rol oynayan Eusebio, bu yıllar içerisinde 9 kez gol krallığı yaşadı. Eusebio kariyeri boyunca çıktığı 745 maçta, 733 gol kaydetme başarısı gösterdi.
Bu Hafta 4 Yeni Film Vizyonda
'Kusursuzlar', 'Halam Geldi', 'Oldboy' ve 'Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı' bu hafta vizyona giren filmler... Bu hafta 2'si yerli 4 film vizyona girdi. Kusursuzlar  50- Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 'En İyi Film' ve 'En İyi Yönetmen', 4. Malatya Film Festivali'nde ise 'En İyi Kadın Oyuncu' ödüllerine layık görülen 'Kusursuzlar' izleyici ile buluşuyor. Başrollerini İpek Türktan ile Esra Bezen Bilgin paylaştığı filmde, İbrahim Selim, Mehmet Ali Nuroğlu, Suna Selen ve Melih Düzenli de rol alıyor. Yönetmenliğini Deniz Eyüboğlu Aydın, sanat yönetmenliğini Elif Taşçıoğlu, müziklerini Barış Diri, kurgusunu ise Theron Patterson'ın yaptığı film, İstanbul'dan kaçarak Çeşme'ye anneannelerinin yazlığına giden iki kız kardeşin, sırlarla örülü, gerilim dolu hikayesini anlatıyor. Lale ve Yasemin dışarıdan bakıldığında birlikte vakit geçirmek için tatile gelmiş gibi gözükseler de onları İstanbul'dan Çeşme'ye sürükleyen bir olay vardır. Lale ve Yasemin arasında yılların biriktirdiği karşılıklı hayal kırıklıkları, ortak bir sırrı taşımanın verdiği yükle beraber su yüzüne çıkmaya başlar. Yan komşuları Kerim'le tanışmalarının ardından kardeşler arasında ilk günden beri devam eden gerilim giderek tırmanır. Kardeşler bir yandan öfke, hayal kırıklığı ve intikam duygularıyla öte yandan kan bağının verdiği ağırlıkla mücadele etmek zorunda kalırlar. Halam Geldi Gazeteci Evrim Kanpolat'ın gerçek bir olaydan uyarlayarak yazdığı 'Halam Geldi' filminin çekimleri, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde medeniyetlerin iç içe geçtiği, birden fazla kültürün bir arada yaşadığı köylerden biri olan Akıncılar'da gerçekleştirildi. Yönetmenliğini Erhan Kozan'ın yaptığı filmde, Akıncılar'da yaşayan Diyarbakırlı 13 yaşındaki üç genç kızın hikayesi anlatılıyor. Küçük yaşta yapılan evlilikler ile akraba evliliğinden doğan engelli çocukların yaşamını çocukların gözünden beyazperdeye taşıyan filmde, aynı zamanda Kıbrıs'ın kuzeyi ve güneyi arasındaki sınır sorunu da insani yönleriyle ele alınıyor. 50- Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde özel bir gösterimle galası yapılan filmde, Burçin Terzioğlu, Turgay Tanülkü, Dilek Çelebi, Necip Memili, Berke Hürcan rol alıyor. Oldboy Spike Lee'nin yönetmen koltuğunda oturduğu 'Oldboy' da Josh Brolin, Elizabeth Olsen, Sharlto Copley ile Samuel L. Jackson rol alıyor. Gerilim sevenleri sinema salonlarına çekmesi beklenen filmin konusu şöyle: 'Joe Doucett kaçırılır ve dış dünyayla hiçbir iletişiminin olmadığı karanlık bir yere götürülür. Bu karanlık mahsende neden kaçırıldığını dahi bilmeden yirmi yıl boyunca tutsak edilir. Hiçbir kurtulma umudu kalmamışken televizyondan gösterilen bir haberde karısının öldürüldüğünü ve baş şüpheli olarak arandığını öğrenir ve günü gelip dışarı çıktığında öncelikli amacı karısının katillerini ve kendini kaçıranları bulup esaslı bir intikam almaktır. Ne var ki soruşturmaya başladığında zannettiği kadar özgür bir adam olmadığını ve tuzaklarla dolu bir suç ağına karşı zorlu bir yoldan geçmesi gerektiğini anlar.' Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı Ben Stiller'in yönettiği 'Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı'nın oyuncu kadrosunda, Ben Stiller, Kristen Wiig, Sean Penn ile Kathryn Hahn yer alıyor. Macera ve dramatik türündeki filmin konusu şöyle: 'Fantezi dünyasında sessiz sedasız bir hayat süren, tirajı yüksek 'Life!' dergisinin fotoğraf arşivinde çalışan Walter, kendini hiç beklenmedik bir maceranın içinde bulur. Yeni iş arkadaşı Cheryl ile flört etmeye başlamasının sonrasında hayatı, hayalindeki sevgilinin gerçeğe dönüşmesiyle değişir.' Cnntürk
Zarrab, Çağlayan Ailesini Umre'ye Götürmüş
İşadamı Reza Zarrab, Büyük Rüşvet Operasyonu’nda kendisiyle birlikte tutuklanan Kaan Çağlayan’ın ailesini özel uçağıyla umreye götürmüş. 22 Mart 2013’teki ziyarete, oğlu tutuklandığı için Ekonomi Bakanlığı’ndan istifa eden Zafer Çağlayan, eşi Songül Çağlayan, diğer oğlu Ahmet Çağan Çağlayan, gelini Kübra Ece, koruma Emrah Sarıyüce, İbrahim Arslan ile Ebru Gündeş ve Reza Zerrab katılmış. ‘BÜYÜK Rüşvet Operasyonu’ kapsamında tutuklanan işadamı Reza Zarrab ile aynı operasyon nedeniyle oğlu Kaan Çağlayan tutuklandığı için Ekonomi Bakanlığı’ndan istifa eden Zafer Çağlayan’ın 22 Mart 2013’te, Zarrab’ın özel uçağıyla umre için İstanbul’dan Cidde’ye gittiği ortaya çıktı. Hürriyet'ten Mustafa Küçük'ün haberine göre, 17 Aralık Operasyonu’nda gündeme gelen isimlerden ikisi olan Reza Zarrab ile eski bakan Çağlayan’ın tanışıklıkları eskiye dayanıyor. Zarrab, mahkemedeki sorgusunda, İran’ın Türkiye’deki rezervlerinin altın ihracatı yöntemi ile çıkarılması karşılığında Halk Bankası’ndaki İran parasının binde 5’inin rüşvet olarak Çağlayan’a ödendiği iddialarını yalanlamıştı. Çağlayan’ın evlerine geldiğinde yeni aldıkları piyanoyu görünce çok ilgilendiğini ifade eden Zarrab’ın, eski bakanın ailesiyle birlikte umreye de gittiği ortaya çıktı. ANKARA’YA DÖNDÜ Buna göre, TC-RZA adıyla Reza Zarrab adına tescilli, Challenger 300 tipi özel uçak İstanbul Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’nden 22 Mart 2013 Cuma günü saat 14.30’da kalktı. MNG Holding’in işletmesindeki uçağın rotası İstanbul-Cidde olarak kayıtlı. Yolcuları ise o dönem bakan olan Zafer Çağlayan, eşi Songül Çağlayan, Ahmet Çağan Çağlayan, Reza Zarrab, Ebru Gündeş, Emrah Sarıyüce (koruma), İbrahim Arslan ve Kübra Ece Çağlayan’dan (Ahmet Çağan Çağlayan’ın eşi) oluşuyor. Uçak 23 Mart 2013 tarihinde Ankara Esenboğa Havalimanı’na dönüyor. Zarrab, 2011’de de kiraladığı özel bir uçakla eşi Gündeş’le birlikte umreye gitmişti. HANGARDA BEKLETİLİYOR Soruşturma başladığı gün İstanbul 18’inci Sulh Mahkemesi’nin kararıyla el konan Zarrab’a ait Challenger 300 tipi iş jeti, MNG Jet’in Atatürk Havalimanı’ndaki hangarında tutuluyor. Royal Holding portföyündeki Are Havacılık üzerine kayıtlı uçağın işletmesini de MNG Jet yapıyor. Kanadalı Bombardier şirketinin imalatı uçak, 2009 model. Fabrika çıkışı sonrasında bir Amerikan hava taksi şirketine satılan uçak, daha önce N284JC tescili ile uçuyordu. Zarrab, Challenger 300’ü Eylül 2012’de satın alarak Türkiye’ye getirdi. Mustafa Küçük | Hürriyet
55 Bin Altın Sikke İle Araba Kaplamak
Klasik bir 'arap yağı bol bulunca' vakasıyla karşı karşıyayız. Dubaili bir Arap milyoner 100 bin Euro değerindeki cipinin üzerini yaklaşık 55.000 sikkeyle kaplatmış.
Reklam
2013 Yılına Damga Vuran Olaylar
2013'e damga vuran Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu 2013 yılında Türkiye ve dünyada birçok önemli gelişmeler ve olaylar yaşandı. Türkiye için yıla damgasını vuran gelişme ise Taksim Gezi Parkı olaylarıyla başlayan süreçti. Parktaki ağaçların sökülmesini protesto amacıyla Mayıs ayının son gününde başlayan gösteri yurt geneline yayıldı. Türkiye dışında da ses getiren olaylar, bütün bir yılı etkisi altına aldı. İşte Milliyet'in derlediği 2013 almanağından, Türkiye ve dünyada yılın olayları   Ocak: Ustalara veda Türkiye ocak ayında basın, sanat ve edebiyat dünyasının önemli isimlerini sonsuzluğa uğurladı. Şarkıcı Şenay Yüzbaşıoğlu, edebiyatçı Metin Kaçan, dünyaca ünlü Türk ressam Burhan Doğançay, usta gazeteci Mehmet Ali Birand, 'Deprem dede' lakaplı Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, yazar İsmet Kür ve sanatçı Ferdi Özbeğen'in ölüm haberleri ocak ayında peş peşe geldi. Yine ocak ayı içinde avukatlar için başörtüsü yasağı kalktı. Çözüm süreci kapsamında BDP Heyeti ilk kez İmralı'da Abdullah Öcalan'la görüştü.  Şubat: Amerikalı Sierra cinayeti Ankara'da ABD Konsolosluğu'ndaki canlı bomba saldırısı Şubat ayına damga vurdu. İstanbul Zeytinburnu'nda bulunan ABD'li Sarai Sierra cinayeti Türkiye gündeminden uzun süre düşmedi. Cumartesi annelerinin simgeleşen ismi Berfo Ana'yı (105) da yine bu ay kaybettik. Ay içerisinde Milliyet'te Namık Durukan imzası ve 'İmralı tutanakları' başlığıyla yayınlanan haber Türkiye'nin gündemini belirledi.  Mart: Öcalan'ın 'çekilin' çağrısı Mart ayına damga vuran en önemli olay Diyarbakır'da yapılan Nevruz Şenliği'nde Abdullah Öcalan'ın mesajının Türkçe ve Kürtçe olarak okunması ve Öcalan'ın PKK'ya yaptığı 'çekilin' çağrısı oldu. Bu çerçevede PKK'nın kaçırdığı 8 kamu görevlisi Kuzey Irak'a giden bir heyet tarafından Türkiye'ye getirildi. Geçirdiği kalp ameliyatının ardından uzun süre yoğun bakımda kalan Müslüm Gürses'in ölümü hayranlarını üzüntüye boğdu. Tiyatrocu Metin Serezli de Mart ayında yaşamını yitirdi.  Nisan: Akil insanlar Nisan ayının birinci gündem maddesi 63 kişilik Akil İnsanlar Heyeti'nin açıklanması ve 9'ar kişilik grupların 7 bölgede ziyaretlere başlaması oldu. İsrail, Mavi Marmara saldırısıyla ilgili Türkiye'den özür diledi ve tazminat görüşmeleri başlatıldı. Susurluk davasından hükümlü eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, denetimli serbestlik çerçevesinde 1 yıl tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Piyanist ve besteci Fazıl Say hakkında dini değerleri aşağıladığı iddiasıyla açılan davada 10 ay hapis ile cezalandırılması kararı çıktı. Hüküm 5 yıllık denetimli serbestlik şartıyla geri bırakıldı.  Mayıs: Reyhanlı ve Gezi Mayısta Türkiye tarihinin en kanlı terör eylemlerinden biri gerçeklişti. Hatay Reyhanlı'da belediye önünde patlatılan bomba yüklü iki araç nedeniyle 52 kişi yaşamını yitirdi. Mayıs ayının son günü ise Taksim Gezi Parkı'nda ağaçların sökülmesini protesto ile başlayan Türkiye geneline yayılan kitlesel olayların fitili ateşlendi. Çevik Kuvvet'in 30 Mayıs'ta Gezi Parkı'nda eylem yapan protestoculara müdahalesiyle başlayan olaylar yaz sonuna kadar sürdü.  Haziran: Gezi Parkı olayları Haziran ayı Taksim Gezi Parkı protestolarının kitleselleştiği, polis şiddeti ve protestoların dozunun arttığı bir ay oldu. Eylemcilerden 27 yaşındaki kaynak işçisi Ethem Sarısülük, Kızılay Güvenpark'taki gösteriler sırasında polisin açtığı ateş sonucu kafasından kurşunla vurularak yaşamını yitirdi. Ataşehir'de ise bir sürücünün otomobiliyle protestocuların arasına dalması sonucu Mehmet Ayvalıtaş yaşamını yitirdi. Eskişehir'de de 19 yaşındaki Ali İsmail Korkmaz, sopalı saldırıya uğradı. Kafasına aldığı darbeler nedeniyle 38 gün komada kaldıktan sonra yaşamını yitiren Korkmaz'ın dövüldüğü ana ilişkin güvenlik kameraları görüntüleri ülke genelinde tepkilerin artmasına neden oldu. Hatay'daki protestolar sırasında da Abdullah Cömert, kafasına aldığı darbe sonucu hayatını kaybetti. Adli Tıp Kurumu, Cömert'in, gaz fişeğinin kafasına isabet etmesi sonucu beyin kanaması nedeniyle hayatını kaybettiğini belirledi. İstanbul 6. İdare Mahkemesi, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneğinin açtığı davada, belediyenin projesinin yürütmesini durdurduğunu açıkladı. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da Gezi Parkı'nda AVM projesinden vazgeçildiğini ve buraya bir kent müzesi yapılmasının düşünüldüğünü açıkladı. Protestolar devam ederken, Okmeydanı'nda evinden ekmek almaya çıkan 16 yaşındakiBerkin Elvan, gaz bombasının kafasına isabet etmesi sonucu ağır yaralandı. Diyarbakır'ın Lice ilçesinde karakol yapımına tepki gösteren çevre köylerden BDP'li grup ile güvenlik güçleri arasında çıkan arbedede Medeni Yıldırım öldü.  Temmuz: 5. yüz nakli Gezi Parkı eylemlerinin etkisi devam etti, birçok ilde eylemlere katılan kişilerle ilgili kimlik tespitleri ve gözaltılar yapılmaya başlandı. Türkiye'nin 5'inci yüz nakli ameliyatı, Akdeniz Üniversitesi'nde yapıldı. Muğla'da beyin ölümü gerçekleşen Polonyalı turist Andrzej Kucza'nın yüzü ve çenesi, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan başkanlığındaki ekip tarafından, 1 yıldır nakil bekleyen 26 yaşındaki Recep Sert'e nakledildi.  Ağustos: Ergenekon davası Başbakan Erdoğan Başkanlığı'nda toplanan Yüksek Askeri Şura'da, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yeni komuta kademesi belirlendi. Öcalan'ın avukatlarının, 'yeniden yargılanma' ve 'cezasının infazının durdurulması' talebiyle yaptıkları başvuru Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nce reddedildi. Yıllarca süren Ergenekon davasında karar açıklandı. Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ müebbet hapis cezasına mahkum edilirken CHP milletvekili Mustafa Ali Balbay toplam 34 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. CHP Milletvekili Mehmet Haberal ise cezası açıklandıktan sonra tahliye edildi.  Eylül: Suriye ile helikopter krizi   Eylül ayına damga vuran olay Türkiye'nin sınır ihlali yapan bir Suriye helikopterini düşürmesi oldu. M-17 tipi Suriye helikopteri TSK tarafından düşürüldü. Hükümet Eylül ayı sonunda Demokratikleşme Paketi'ni açıkladı. Bingöl M Tipi Ceza İnfaz Kurumundan aralarında terör örgütü mensuplarının da bulunduğu 18 tutuklu ve hükümlü tünel kazarak firar etti. Firariler ertesi gün kırsalda yakalandı. Alkollü içkilerin 22.00 - 06.00 saatleri arasında perakende satışını yasaklayan düzenleme yürürlüğe girdi. Sinema ve tiyatro sanatçısı Tuncel Kurtiz vefat etti. Kurtiz'in ölümü büyük bir üzüntü yarattı. 'Şu Çılgın Türkler' kitabının yazarı Turgut Özakman da hayatını kaybetti.  Ekim: Maramaray açıldı Ekim ayında kamuda başörtüsü yasağı ve okullarda Andımız uygulaması kalktı. İstanbul'da iki kıtayı denizin altından birleştiren Marmaray projesi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda açıldı. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden Münevver Karabulut cinayetiyle ilgili davada rekor tazminat kararı çıktı. Garipoğlu ailesinin 37 bin 500 lira maddi, 1 milyon 250 bin lira manevi tazminat ödemesine karar verildi. Gölcük'te bayram tatilinde Hatay'a giden annesi tarafından evde bırakılan bebek öldü. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü Ahmet Kaya'ya verildi.  Kasım: Kızlı - Erkekli evlere denetim tartışması   Kamuda başörtüsü yasağının kalkmasıyla AKP milletvekilleri Meclis'e başörtüleriyle geldi. Meclis'te grubu bulunan partilerin kadın milletvekillerinin yaptığı konuşmalar güne damgasını vurdu. Öğrenci evleriyle ilgili 'kızlı - erkekli' tartışması başladı. 10 Kasım'da Anıtkabir'i 1 milyon 89 bin 615 kişi ziyaret etti ve bir rekor kırıldı. Uzun süredir gırtlak kanseriyle mücadele eden gazeteci Savaş Ay ile tiyatrocu Nejat Uygur hayatını kaybetti.  Aralık: Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu Aralık ayına 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu damgasını vurdu. Soruşturma kapsamında AKP hükümetinin bakanlarının adı yolsuzluğa karıştı. Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ve eski İçişleri Bakanı Muammer Güler'in çocukları gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimlerden Güler ve Çağlayan'ın oğlu tutuklandı, Bayraktar'ın oğlu serbest bırakıldı. işadamları, bürokratlar ve devlet memurları hakkında da kara para aklama, rüşvet ve altın kaçakçılığı suçlaması getirildi. Soruşturmayla ilintili olarak 3 bakan istifa ederken Bakanlar Kurulu'nda da büyük revizyon gerçekleşti ve 10 yeni isim girdi. CHP Milletvekili Mustafa Balbay tahliye edildi. İzmir'deki askeri tersanede bakımı yapılan römorkör suya indirildiği sırada alabora olarak yan yattı ve 8'i asker 10 personel yaşamını yitirdi.  Sanat dünyasında yaşananlar Picasso'nun 'Le Reve' isimli tablosu 155 milyon dolara satılarak, bugüne kadar ABD'li bir koleksiyonerin satın aldığı en pahalı eser unvanını aldı. Fahrelnissa Zeid'ın 'Atom Patlaması ve Bitkisel Hayat' isimli tablosu 2 milyon 741 bin dolara satıldı. Zeid, Ortadoğu'nun en yüksek fiyatla satılan eserini resmeden kadın sanatçı unvanını kazandı. Dan Brown'ın 'Cehennem'i, ilk haftasında 369 bin kopya satarak bir rekora imza attı. 4 yıl süren protestolara rağmen tarihi Emek Sineması, kamuya ait olmasına rağmen yerine AVM yapılmak için özel inşaat firması Kamer tarafından yıkıldı.  2013'te dünyada yaşananlar   Haiyan Tayfunu: Filipinler'i 8 Kasım'da vuran tayfun 10 bin kişinin ölümüne neden oldu. Bangladeş'te fabrika faciası: Başkent Daka'daki fabrika çöktü, 1100 işçi öldü. NSA sızıntısı: ABD'li Edward Snowden, Amerikan Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) tüm dünyayı gizlice nasıl izlediğini kanıtlayan belgeleri sızdırdı. Mısır'da askeri darbe: Mısır'ın Genelkurmay Başkanı el Sisi komutasındaki Mısır Silahlı Kuvvetleri yönetime müdahale etti. İran'ın nükleer anlaşması: İsviçre'nin Cenevre kentinde İran'la yürütülen nükleer müzakerelerde 24 Kasım'da anlaşma sağlandı. Mavi Marmara için özür: İsrail Başbakanı Netanyahu 22 Mart'ta, Mavi Marmara baskını nedeniyle Türkiye'den özür dilediğini açıkladı. Rusya'ya meteor düştü: Saatte 60 bin kilometre hızla hareket eden meteor Çelyabinsk'te patladı. İngiltere kraliyet bebeği: İngiltere Prensi William ve eşi Düşes Kate'in oğulları George 22 Temmuz'da doğdu. Curiosity Mars'ta su buldu: Mars'a gönderilen keşif robotu Curiosity su izine rastladı. Tarihi değiştiren kemik bulundu: Bilim insanları 400 bin yıllık bir insan iskeletinde DNA buldu. Yapay et: Hollanda'da üretilen yapay et 'tatsız' bulundu. Kansere mucize tedavi: Bilim insanları, kanserle mücadele için 'immünoterapi'yi seçti. Papa istifa etti: Papa 16. Benediktus, ilerleyen yaşını gerekçe göstererek istifa etti. 'Selfie' sözlüğe girdi: 'Telefonla kendi fotoğrafını çekmek' anlamına gelen 'Selfie' kelimesi Oxford sözlüğüne girdi. Rusya'da Greenpeace krizi: Eylül ayında, Kuzey Buz Denizi'nde Rus Gazprom firmasına ait petrol platformunu protesto ettikten sonra tutuklanan Türk aktivist Gizem Akhan ve 29 Greenpeace aktivisti yıla damga vurdu. 63 gün tutuklu kalan Akhan Türkiye'ye döndü. Boston maratonu saldırısı: Saldırıyı Çeçen Çarnayev kardeşler gerçekleştirdi. Pistorius sevgilisini öldürdü: Güney Afrikalı paralimpik atlet Sevgililer Günü'nde sevgilisi Reeva'yı öldürdü. İspanya'da tren kazası: 80 kişinin öldüğü olay ülkede son 40 yıldaki en büyük kaza oldu. Kenya'da AVM baskını: Başkent Nairobi'deki alışveriş merkezinde meydana gelen silahlı saldırıda 67 kişi hayatını kaybetti.  2013'te en çok konuşulan isimler Yıl boyunca dünya çapında en çok konuşulan magazinel isim ABD'li şarkıcı Miley Cyrus oldu. Ilımlı tavırlarıyla birçok farklı dinden insanın sempatisini kazanan Papa Francesco ve İran'ın yeni cumhurbaşkanı Hasan Ruhani en çok konuşulan liderler arasında...  2013'ün en çok ses getiren ünlü isimleri Miley Cyrus: ABD'li şarkıcı Cyrus, yılın en çok konuşulan ismi oldu. Time dergisinin 'Yılın Kişisi' listesinde zirveyi zorlayan Cyrus, MTV Müzik Ödülleri'nde yaptığı dansla tarihe geçti. Papa Francesco: Arjantinli Jorge Bergoglio 13 Mart tarihinde yeni Papa olduğunu ilan etti. Papa Francesco göreve geldiğinden bu yana eşcinsellere ve ateistlere karşı ılımlı yaklaşımıyla takdir topladı. Time dergisi de Papa Francesco'yu yılın kişisi seçti. Malala Yusufzay: Pakistanlı insan hakları aktivisti 16 yaşındaki Malala ülkesindeki kızların okula gitmesi için sürdürdüğü mücadele nedeniyle Taliban tarafından başından vuruldu. İyileşen Malala yıl boyunca yaptığı konuşmalarla kendisinden söz ettirdi. Hasan Ruhani: İran'ın yedinci Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani göreve geldiği 8 Ağustos tarihinden bu yana ılımlı yaklaşımlarıyla konuşuluyor. Ruhani, ABD Başkanı Barack Obama ile de telefonda konuştu. Jennifer Lawrence: ABD'li aktris Lawrence Hollywood'a farklı bir ses getirmesiyle konuşuldu. Lawrence, 'Silver Linings Playbook' (Umut Işığım) filmiyle En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını kazandı.  2013'te hayata veda eden dünyaca ünlü isimler 2013 yılında birbirinden önemli isimler birer birer yaşama veda etti. Güney Afrika'nın efsanevi lideri Nelson Mandela ve Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez bunlardan sadece ikisi... Nelson Mandela: Güney Afrika'da Apartheid rejimine son veren ülkenin ilk siyasi lideri, 5 Aralık'ta 95 yaşında öldü. Hugo Chavez: Venezuela Devlet Başkanı 5 Mart'ta kansere yenik düştü. Chavez, 58 yaşındaydı. Margaret Thatcher: İngiltere tarihinin tek kadın başbakanı Margaret Thatcher 8 Nisan tarihinde 87 yaşındayken meydana gelen felç sonrasında hayata veda etti. James Gandolfini: 'Sopranos' dizisi ile yıldızlaşan Amerikalı aktör, 19 Haziran'da Roma tatili sırasında hayatını kaybetti. Kalp krizi geçiren aktör 51 yaşındaydı. Doris Lessing: 2007'de Nobel Ödülü alan İngiliz yazar, 17 Kasım'da 94 yaşında hayatını kaybetti. Paul Walker: 30 Kasım'da 'Hızlı ve Öfkeli' filminin yıldızı, 40 yaşında araba kazası sonucu öldü. Mikhail Kalaşnikof: Rus silah tasarımcısı 94 yaşında hayatını kaybetti. T24
Reklam