Son 10 Yıldır Türkiye Politikasında Yer Eden 25 Argüman
Türk politikası gittikçe garip bir hal alıyor. Konuşulması gereken konular bırakıldı rakiplerin dil sürçmeleri, nitelikleri, niteliksizlikleri, basit hataları üzerinden bir politika yürüyor. Asgari ücretle geçinen insanlar, içinde bulundukları açlık sınırını unuttu parti başkanlarının yürüyen merdivene nasıl ters bindiğini konuşur oldu. İşte size gereksiz yere ülke gündemini yıllardır meşgul eden, Türkiye politikasına sızmış 25 argüman.
FEMEN'den Türkçe Manifesto
FEMEN, Facebook sayfasından Türkçe manifesto yayınladı.Hedefleri: Patriyarkaya karşı tam zafer.FEMEN Türkçe manifestosunu Facebook sayfalarından yayınladı. “Bizim silahımız çıplak göğüslerimiz” sloganıyla yola çıkan örgüt kendini “ korkusuz ve özgür olan Amazonların tekrar vücut bulmuş hali” olarak tanımlıyor. FEMEN Ukrayna, Fransa, Almanya, Brezilya, Kanada, İsrail, Meksika, İsveç, İspanya, Belçika, Hollanda ve Türkiye'de aktisitleri olan bir örgüt. FEMEN aktivistleri Fransa ve Ukrayna’da kurulmuş olan eğitim merkezlerinde fiziksel ve bedensel olarak eğitim gören ve Koordinasyon Konseyi tarafından yönetiliyor. FEMEN’in manifestosu şöyle: FEMEN aktivistleri, ne kadar zor ve ne kadar provoke edici olursa olsun her türlü insancıl görevi yerine getirmeye fiziksel ve zihinsel olarak hazır olan özel eğitimli kadınlardır FEMEN, feminizmin özel bir kuvvetidir, onun öncü militan birimidir ve korkusuz ve özgür olan Amazonlar'ın tekrar vücut bulmuş modern halidir. Siyasi, ekonomik ve kültürel olarak erkeklerin işgali altındaki bir dünyada yaşıyoruz. Kadın bedeninin tüm kontrolünü elde tutmak, kadını baskı altında tutma yolunda anahtar rolü görüyor. Kadının cinsellikteki politik atılımı, onun özgürlük yolundaki en önemli şey demek. Kadının kendi bedenini kendisinin sahiplenmesi onu özgürlüğe kavuşturacak ilk ve en önemli adım. Ataerkil sistemden bağımsız olarak bir kadının çıplak olması sisteme mezar kazmak anlamına geliyor. Bu aynı zamanda kadın özgürlüğünün militan manifestosu ve kutsal sembolü demek. FEMEN'in çıplak saldırıları, tarihten beri süregelen kadın-sistem çatışmasının çıplak mücadelesidir, onun en görülür ve öncül örneğidir. Patriyarkaya karşı tam bir zafer. Cesaretin ve kişisel örneğin gücüyle, köleliğin ilk ve son varoluş biçimi olan patriyarkaya karşı kadınların global bir güçte linç kanunu başlatmasına önayak olmak. Patriyarkanın insan karşıtı saldırgan doğasını ifşa etmek. Patriyarkanın en temel enstitülerini sarsmak: diktatörlük, seks endüstrisi, kilise. Patriyarkanın yarattığı erotik ve pornografik cinselliğe karşı olarak yeni bir devrimci kadın cinselliğini desteklemek. Modern kadın kültürüne kötülüğe karşı aktif bir muhalefet ve adalet için güçlü bir mücadele aşılamak. Dünyadaki en etkili ve en mücadeleci kadın birliğini oluşturmak. Kadınları dayanılmaz yaşam koşullarına iten diktatörlük rejimlerinin, özellikle de şeriatı ve kadınlara karşı diğer sadizm metotlarını uygulayan teokratik İslam devletlerinin, derhal son bulması “Kölelik ticareti'nin yatırımcılarını, organizatörlerini ve müşterilerini cezalandırarak kadın istismarının en berbat biçimi olan fuhuşu tamamen sonlandırmak. Tüm dünyada kiliseyi devletten tamamen ayırmak ve dini kurumların modern kadının sivil ve cinsel hayatına ve üreme/ürememe hakkına müdahale etmesini yasaklamak FEMEN manifestosunda finansal kaynaklarına da değiniyor. Örgüt bağışlar, örgütün sembollerini taşıyan giysi ve aksesuarların satışı ile FEMEN aktivistlerinin ürettiği ürünlerin satışından geldiğini ifade ediyor. Örgüt siyasi parti ve dini kurumlardan hiçbir finansal yardım almadığını belirtiyor. FEMEN, “Patriyarkaya karşı isyan eden, politik ve doğrudan eylemlerle vücut bulan kadın cinselliği” olarak tanımladıkları sektremizmi savunuyor ve bu feminist eylemsellik biçimini kendileri geliştirdiler. “Sekstrem eylemlerin onaylanmayan formatı, kadınların kendi protestolarını istedikleri zaman istedikleri yerde yapabilme ve bu eylemlerinin kolluk kuvvetleriyle herhangi bir uyum içinde olmama hakkını temsil etmektedir. Sekstremizm kadınların, erkeklerin kaba aşırılığıyla ve bu aşırılığın getirdiği kirli sakatlama suçlarıyla ve bir çeşit terör tarikatıyla alay etme biçimidir. Sekstremizm, şiddetsiz ama oldukça da agresif olan bir provokasyon şeklidir; çürümüş ataerkil sistemin ve eskimiş politik değerlerin tüm kurumlarını sarsmayı hedefleyen güçlü bir silahtır.” Bianet
Güvenli bölgenizden dışarı çıkabilmek için 10 öneri
Güvenli bölgenizden dışarı adım atabilmek için; alışılagelmişin dışına çıkmanız ya da korkularınızı yenebilmek için normalde size rahat hissettirmeyen bir şeyler denemeniz gerekir.Başarıyı bir yaşam tarzı olarak benimsemiş kişiler, sınırlarını zorlamaktan ve yeni şeyler denemekten çekinmeyen kişilerdir. Çünkü farklı sonuçlar almak için, farklı şeyler denemek gerekir. Kalıpların dışına çıkmak, eski alışkanlıklardan vazgeçmenin de eğlenceli bir yoludur.Peki güvenli bölgenizin dışına çıkabilmek için neler yapabilirsiniz? Uplifers olarak güvenli bölgenizin dışına çıkmanıza yardımcı olması için listelediğimiz önerilerin bazıları oldukça basitken, bir kısmı daha fazla çaba ve cesaret gerektiriyor olabilir. Kimi ise tamamen anlamsız olabilir, ancak denedikten ve yaptıktan sonra size iyi hissettirecekleri kesin.Devamı: http://www.uplifers.com/guvenli-bolgenizden-disari-cikabilmek-icin-42-oneri/#ixzz39V5A4tOp
Cinsel yaşamı renklendirmek için her odayı değerlendirin
Cinsel hayatınızı renklendirmenin en etkili yollarından biri, farklı şeyler denemektir. Cinselliği yatak odası dışında yaşamaksa, farklılığın ta kendisi.Evinizin her yönü cinsellik açısından oldukça davetkar olabilir. Bu fikir size cazip geliyorsa ancak nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız, Uplifers olarak hazırladığımız önerilere bir göz atın.Devamı: http://www.uplifers.com/cinsel-yasami-renklendirmek-icin-odayi-degerlendirin/#ixzz39UxPBbgx
Çevrenizdeki sosyopatları tanıyabilmeniz için 7 ipucu
Sosyopatlık genellikle, aşk, suçluluk, utanç ya da pişmanlık gibi sosyal duyguların eksikliğiyle karakterize edilen psikolojik bir bozukluktur. Sosyopat kişiler, ahlaki sorumlulukların ve vicdan duygusunun eksikliğini çeker.Uplifers olarak, manipülasyon ve ele geçirme konusunda oldukça başarılı olan sosyopatları tanımanıza yardımcı olacak ipuçlarını bir araya getirdik.Sosyopatlar, çevresindekileri etkileme ve manipüle etme konusunda uzmandır. Yaptıkları ve anlattıkları şeylerin inandırıcı kılarlar. İstediklerine ulaşma yolunda karşılarındakini manipüle etmekten çekinmezler ve bu yol açacağı zararları önemsemezler. Sosyopatların kurbanlarına soğuk kanlı şekilde yaklaşabilmeleri, ahlaki değerlerden yoksunlukları sayesinde olur.Devamı: http://www.uplifers.com/cevrenizdeki-sosyopatlari-taniyabilmeniz-icin-7-ipucu/#ixzz39UvMRP5J
Yeşilçam'dan Nostaljik Magazin Haberleri
Ses Dergisi'nde yayınlanan fotoğraflar Erol Taş'ınCankurtaran'da tren yolunun hemen karşısında bulunan kahvehanesinden… Çekimlerden boşta kalan zamanlarında burada bizzat çalışan Erol Taş: ”Yeşilçam'a fazla güven olmaz. İnsan bir gün işsiz güçsüz kalabilir. Görüyorsunuz yıllarca bu işe emek vermiş bir sürü arkadaş işsiz şu sıralar... Ama ben kahveme geliyorum işimin başına geçiyorum. Allah'a şükür geçinip gidiyorum..”diyor.
'Bir Gün LGBTİ Arkadaşlarımızı Meclis'te Göreceğiz'
Erkoçlar, Demirtaş'ın LGBTİ'lerle ilgili açıklamalarına dikkat çektiRüzgar Erkoçlar, Trans bireyleri cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda uyardı. Trans bireylerin, kimlik konusunda zorluk yaşama ihtimallerini dile getiren Erkoçlar 'Ehliyetiniz yani sürücü belgenizle de oy verebileceksiniz. Unutmayın, bir oy bir oydur' dedi. Erdoçlar, 'Seçim öncesi LGBTİ’lerle ilgili somut siyasi açıklamalar duyuyor muyuz?' diye sordu. Rüzgar Erkoçlar'ın T24'te yayımlanan 'Bir gün LGBTİ arkadaşlarımızı Meclis'te göreceğiz' başlıklı yazısı şöyle: Bu yıl Türkiye’de Cumhurbaşkanı ilk defa halk tarafından seçilecek. Seçimin ilk turu 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılacak. İlk turda hiçbir aday seçilmek için yeterli oyu alamazsa ikinci tur 24 Ağustos Pazar günü olacak. Oy vermeye giden seçmenler sırayla içeriye alınacak ve öncelikle hastalar, yaşlılar, gebeler ve engelliler sıra bekletilmeden oylarını kullanabilecekler. Seçmenler, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasını taşıyan nüfus cüzdanı, resmi dairelerce verilen soğuk damgalı kimlik kartı, pasaport, evlenme cüzdanı, askerlik belgesi, sürücü belgesi, avukatlık kimlik belgesi gibi kimliğini tereddütsüz ortaya koyan resimli, resmi nitelikteki belgelerden birini sandık başında verecek ve seçmen sıra numarasını söyleyecek. Bu belgelerden birini vermeyen seçmen oy kullanamayacak. Trans bireyler, nüfus cüzdanı şart değil Trans bireylerin, her zaman olduğu gibi, tam da bu kimlik konusunda zorluk yaşama ihtimallerini düşünerek altını çizmek istiyorum; ehliyetiniz yani sürücü belgenizle de oy verebileceksiniz. 'Ne gerek var, oy vermesem' de olur demeyin. Unutmayın, bir oy bir oydur. Sizden özellikle nüfus cüzdanınız istense bile, eğer göstermek istemiyorsanız kesinlikle ehliyetinizle oy kullanma hakkınızın olduğunu bilin. Her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi seçmen hakkınızı kullanmak en büyük hakkınız. Peki seçim öncesi LGBTİ’lerle ilgili somut siyasi açıklamalar duyuyor muyuz? Kaos GL’nin haberine göre; Cumhurbaşkanı adaylarından Selahattin Demirtaş, “LGBTİ’leri savunmak riskse, o riski alıyoruz” diyor ve LGBTİ’leri “amasız” savunduklarını vurguluyor. Haberi dikkatli okuduğumuzda, çok uzun zamandır gözardı edilen bir gerçeği, insan haklarının LGBTİ bireylerde ihlalinin ne kadar fazla olduğu mesajını görüyoruz. Var olan ama görmezden gelinen bir avuç yürekli insan… Evet, birçoğumuz yeni yasal düzenlemeler bekliyoruz, herkes için standart olanı… Demirtaş; “LGBTİ’lere ve seks işçilerine dönük saldırılara ilişkin, insan hakları ‘amasız, ancaksız’ hayata geçirildiği takdirde insan haklarıdır. Kişilerin cinsel kimlikleri, cinsel yönelimleri insan haklarında kriter değildir. LGBTİ’ler de dahil olmak üzere herkes toplum içerisinde insanca yaşamalıdır, yeni yaşam belgemizin ilkesi de budur. ’Ama’ dediğiniz zaman insan hakkı ortada kalmaz. Bütün ayrımcılığa uğrayan kimliklerde dik durmak gerekiyor” diyor. İnanıyorum ki bir gün, bizim de nefes aldığımızı gören, sorunlarımıza arka çıkıp, çözüm üretip, yasalaştıran birileri olacak; hâlihazırda bu yolda büyük emekler veren LGBTİ arkadaşlarımızı da bir gün Meclis'te göreceğiz. Bence bir halkın mutluluğu, kendi içinde hiçbir ayrım yapılmaksızın haklarının güvence altında olduğunu bilmekte ve öncelikle bu temel hakların birliğini ve beraberliğini deneyimlemekte yatar. Rüzgâr ErkoçlarT24
Türkiye'den Birbirinden İlginç 20 Düğün Davetiyesi
Bir kısmımız tüm arkadaşlar evleniyor, fotoğraf paylaşıyor diye Instagram, Facebook bile açmıyoruz. Hatta 'Acaba evde mi kaldım, ilkokuldaki Aylin bile evlenmiş, e bu sene herkes evlendi' gibi tespitler yapıyoruz. Bir kısmımız da o tatlı heyecanı yaşamaya başladık. Evlilik arefesinde bakılan gelinlik, damatlık, ve davetiye modellerinin haddi hesabı yok. Zor iş, kolay gelsin. Sizler için Türkiye'den yapılmış en ilginç davetiye tasarımlarını derledim. Eğer diyorsanız ki, bizimki de şöyle iyiydi, böyle güzeldi; facebook sayfamızdan yollayın bize fotoğrafı, ekleyelim!
2014'te Doğum Yapacak En Ünlü 10 Kadın
Scarlett Johansson 1998 yılında oynadığı Atlara Fısıldayan Adam filmindeki rolü ile çıkış yaptı. Daha sonra Hayalet Dünyası (Ghost World), Bir Konuşabilse (Lost in Translation) ve İnci Küpeli Kız (Girl with a Pearl Earring) gibi filmlerde rol aldı. 2003 yılında iki Altın Küre adaylığı kazandı.İlk bebeğini bekliyor.
Son 10 Yılda Fuhuş 3 Kat Arttı
Fuhuş yapmak zorunda kalan kadın, erkek ve transların hakları konusunda çalışmalar yapma amacıyla geçen yıl kurulan ve başkanlığını Kemal Ördek'in yaptığı Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, son 10 yılda fuhuş yapmak zorunda kalan insan sayısının 3'e katlandığını belirtti. 'SEKS İŞÇİLİĞİ YAPANLAR YA ÖLDÜRÜLÜR, YA İNTİHAR EDER' Türkiye’de fuhuş yapan insanların en temel sorununun yaşam hakkı sorunu olduğunu ifade eden Kemal Ördek, “Sürekli seks işçiliği yapanlar ya öldürülür, ya intihar eder. Öte yandan Türkiye’de seks işçileri genellikle eve müşteri alma yöntemiyle çalışır ama ayda 3- 4 ev değiştirmek zorunda kalırlar. Yasal genelevler de polisin baskısı altındadır, yasal olmalarına rağmen devlet bunlar hakkında hiçbir bilgi vermez. Sokakta çalışanlar ise polis şiddetinden tutun müşterilerin öldürme riskine kadar, her türlü eziyeti yaşarlar” dedi. 'GENELEVLER KAPATILDI, FUHUŞ YER ALTINA İNDİ' Son yıllarda Türkiye’deki genelevlerin kapatıldığını, bugün geriye 45 kadar genelevde çalışan 1500 kadının kaldığını belirten Ördek, bu evlerin kapatılmasıyla devletin güvenli alanlarda seks işçiliğini engelleyip bu kadınların sokağa, yer altına, çetelerin ve insan tacirlerinin eline düşmesine neden olduğunu belirtti. 'SEKS İŞÇİLERİ ŞİDDETE MARUZ KALIYOR' Ördek, “Bugün Türkiye’de seks işçileri, toplumun ahlaki, muhafazakar, otoriter yaftalamalarıyla ağır bir şiddete maruz kalıyor. Tüm bu kapatmalara rağmen ‘fuhuş’ olarak tanımlanan olgu azalıyor mu? Hayır tabii ki, tersine artıyor” açıklamalarında bulundu. 'SON 10 YILDA FUHUŞ 3 KAT ARTTI' Kemal Ördek, Türkiye’de son 10 yılda seks işçileri sayısı 3 kat artarak 300 bini bulduğunu belirtirken, 'Her gün yeni bir masaj salonu, günlük kiralık ev neden açılıyor sanıyorsunuz? Kimse kimseyi kandırmasın, muhafazakarlık adı altında yaşanan büyük bir ikiyüzlülük var. Sürekli fuhuş operasyonu yapılıyor, genelevler kapatılıyor ama fuhuş nasıl oluyor da giderek yaygınlaşıyor? Çünkü fuhuş gözlerden uzak olması için yer altına iniyor, yer altında da kriminalize oluyor, yayılıyor” dedi.
Erkekler ve Kedilerin Benzer Özellikleri
Kedi dediğiniz zaman, akla hep kadınlarla ilgili benzetmeler gelir… Kedilerin zarifliği, gözleri, kedilerin anlaşılamayan bir sıcak bir soğuk hareketleri, hatta ve hatta tırnakları bile kadınlara benzetilir. Kadın ve kedi arasındaki bu ilişki kimilerine çok doğru bir saptama gibi gelse de, biraz düşünüldüğünde erkeklerin kedilerle kadınlardan daha fazla ortak özellik taşıdığını görmek zor değil. Evet, kediler erkeklerle bir çok benzerlik gösteriyor! Bu benzerlikler neler mi? 1- Kediler ve erkekler, evi severler ve huzuru evde bulurlar. Ev onların kalesi gibidir; bu yüzden hem kediler hem de erkekler evlerinde uzun süreli misafirden de hoşlanmazlar. Rahatlıklarına düşkün olduklarından mutlaka evin baş köşesini onlar kapar. 2- Hem kediler hem de erkekler uykuya düşkündür. Fırsat bulduklarında uyumayı ya da kendilerini uykudan alamayıp yeniden uykuya dalmaya bayılırlar. 3- Kedilerin dökülen tüyleri meşhurdur. Evin her yerinde hatta kıyafetlerinizde bile kedi tüyü bulmak mümkündür. Erkeklerde de durum aynıdır. Evin her yerinde özellikle banyoda, mutfakta, salonda onların saçlarını bulabilirsiniz. 4- Hem kediler hem de erkekler şımartılmaya bayılırlar. Ancak sonu ikisinde de iyi olmayabilir, hem kediler hem de erkeklerden bir maraz çıkabilir. 5- Kedilerin ve erkeklerin önüne sevdiği yemekleri koyduğunuzda size olan sevgilerini gösterirler. Hatta sizi daha çok severler. 6- Kediler de erkekler de uzun süreli oyunlardan hoşlanmazlar. Sıkılırlar ve bırakıp giderler. 7- Hem erkekler hem de kediler kıskançtır. Başkasıyla ilgilendiğinizde kıskanırlar, hatta ikisi de trip atarlar. 8- Kediler ve erkekler çok işiniz olsa da onlarla ilgilenmenizi beklerler. Siz aynı ilgiyi onlardan beklediğinizde, bu sefer onlar umursamaz.