Dermatologlardan Cilt Bakım Önerileri
Cilt bakımınızda en çok neye dikkat ediyorsunuz? Temizlik mi, nemlendirme mi, yoksa beslenme mi?Dermatologların cilt bakımı için önerdiği en önemli şeylerin başında, düzgün beslenme, nemlendirme ve cildi uv ışınlarından koruma geliyor. Daha genç ve sağlıklı görünen bir cilt istiyorsanız, önerilere göz gezdirin. Bakalım içlerinden hangileri sizin güzellik rutininizde var?Beslenme önemliGüzel bir cildin sırrı doğru beslenmede gizli. Dermatologlar, temiz ve sağlıklı bir cilt için bol bol su içmeyi ve somon ile ceviz gibi omega 3 yağ asitleri bakımından zengin besinleri tüketmeyi öneriyor. Bu besinleri tüketerek cilt hücrelerinizi güçlü ve sağlıklı tutabilirsiniz.Uyumadan önce temizleyinCilt temizliği için en uygun zaman uyumadan önceki saatlerdir. Kir, yağ, bakteri ve makyaj kalıntıları cilt gözenekleriniz tıkar ve nefes almasını önler. Bu sebeple uyumadan önce cilt tipinize uygun bir temizleyici ile cildinizi kirden arındırın. Temizlik işlemi bittiğinde uygun bir nemlendirici ile cildiniz yumuşatın. Sabahları uyandığınızda ise yüzünüzü sıcak yerine ılık suyla yıkayın.Cilt tipinizi keşfedinCiltteki yıpranmaları en aza indirmek için cilt tipinize uygun olan bakım ürünleri kullanmanız gerekiyor. Cilt bakım ürünleri satın alırken içerisinde dolgu maddesi bulunanlardan uzak durun. Doğal içerikli ürünler kullanmanız cilt sağlığınız açısından daha iyi olacaktır.Mineral makyaj ürünlerini kullanınUzmanlar, makyaj malzemelerinde tercihinizi mineral olan ürünlerden yana kullanmanızı öneriyor. Mineral ürünler, cildinizin nefes almasını, gözeneklerin tıkanmamasını ve daha az zarar görmesini önlüyor.Dudak bakımını ihmal etmeyinDudak üzerindeki deri oldukça incedir ve çok çabuk hasar görebilir. Bu sebeple dudaklarınızın bakımını da ihmal etmemeniz gerekiyor. Kuruduğunda ve çatladığında scrub uygulayın ve mutlaka nemlendirin.Güneş koruyucuyu unutmayınCilt bakımında en önemli konulardan biri de güneş koruyucu kremler. Genç görünen bir cilt istiyorsanız, dışarı çıkarken mutlaka 30 faktörlük bir güneş kremi sürerek güneşin zararlı UV ışınlarından korunmalısınız.Stresten uzak durunDuygusal yıkıntılar ve üzüntüler sizi en az 5 yaş daha yaşlı gösterir. Gergin olduğumuzda vücudumuzdaki stres hormonları artar ve kolajenlerin zarar görmesine neden olur. Üstelik stres, sivilce oluşumuna ve kızarıklıklara da neden olabiliyor. Stresli olduğunuz anlarda, derin bir nefes alıp sakinleşin. Kısa süre sonra işe yaradığını göreceksiniz.
Yurtdışında Üniversite Okumak Türkiye'den Ucuz!
Çoğu insan gibi hâlâ yurtdışında üniversite okumanın çok zengin olmayı gerektirdiğini mi düşünüyorsun? Bu yazıyı artık böyle düşünme diye, düşündüğün gibi olmadığını göstermek için hazırladık.Her bütçeye ve kritere uygun olarak yurtdışında üniversite eğitimi sınav zorunluluğu olmaksızın, YÖK onaylı, İngilizce eğitim alabilirsiniz. Üstelik alacak olduğunuz bu diplomalar size Türkiye’de eğitim alan birçok öğrenciye kıyasla önemli avantajları da yanında getirecektir.Yurtdışında üniversite fiyatları aşağıdaki tabloda görülebilir.
Vücudunuzun İhtiyaç Duyduğu Temel 8 Madde
Spor yaparken sağlıksal alandada biraz bilgili olmanız gerekiyor. Aşırı güç kayıpları, kas onarımları ve geliştirmeler için gereken temel maddeler neler? C Vitamini Yararı: Vücudumuzun kolajen(collagen)(eklemlerimizi koruyan sıvı) yapımı için bu antioksidanta ihtiyacı vardır.Ayrıca kortizol seviyesini düşürür. Vücudun katabolik(kas yıkımı) sürece girmesini engellemeye yardımcı olur. Kaynakları: Kırmızı biber, brokoli, turunçgiller, domates, karnıbahar, kiraz… Supplement olarak alınması gereken miktar: 500-1000mg antremanlardan sonra alınması kortizol seviyesini düşürür. E Vitamini Yararı: Creatine kinase (CK)’in işlevini azaltır. Creatine kinase kasların zarar gördüğünü gösteren bir enzimdir.Yüksek miktarlarda alınan E vitaminin kas yıkımını azalttığı sanılmaktadır. Araştırmaya göre çok yüksek dozda(900iu) alınan E vitaminin glukojen depolama yeteneğini arttırmıştır. Kaynakları: Buğday, soya fasulyesi, yumurta, kuruyemiş, tatlı patates, ıspanak, şeker pekmezi… Supplement olarak alınması gereken miktar: Antremanlardan sonra 200-800iu. B6 Vitamini Yararı: Amino asitlerin kullanımını ve glukojenin işlevini arttırır. Ağır antremanla beraber büyüme hormonu miktarını arttırır. Kaynakları: Kırmızı et, balık, yumurta… Supplement olarak alınması gereken miktar: Büyüme hormonu miktarını arttırmak için antremandan hemen önce karbonhidrat içeren ufak bir içecek ile 10 mg alın. Magnezyum Yararı: Glikojen oluşumuna yardımcı olur. Protein sentezinde rol alır ve kas kramplarını önler. Kaynakları: Hububat, yulaf, soya fasulyesi, siyah fasulye, deniz ürünleri… Supplement olarak alınması gereken miktar: En iyi Çinko ile beraber alındığında sonuç verir(ZMA). Yatmadan önce 560mg Magnezyum ve 30mg Çinko alın. Demir Yararı: Çoğu supplement, sinir sistemini uyardığı ve daha yoğun idman yapmayı sağladığı için kafein içerir; ancak kafein demirin vücutta demir kullanımını engeller. Demir, hücrelerin büyümesine ve çoğalmasına yardımcı olur, dolayısıyla protein sentezinde rol oynar. Kaynakları: Kırmızı et ve sebzeler… Supplement olarak alınması gereken miktar: Hergün kırmızı et yiyorsanız ek olarak günlük 10 mg alabilirsiniz. Kırmızı et tüketmiyorsanız günlük 15 mg demir almanız gerekiyor. Günün herhangi bir saatinde alabilirsiniz. Çinko Yararı: Testesteron salgılanmasına yardımcı olur, eksikliğinde IGF(İnsulinlike growth factor, insulin benzeri büyüme hormonu) hormonunun azalmasına sebep olur. Çinko almazsanız testesteron ve IGF’ye elveda diyebilirsiniz. Kaynakları: İstridye, kırmızı et, deniz ürünleri… Supplement olarak alınması gereken miktar: En iyi Çinko ile beraber alındığında sonuç verir(ZMA). Yatmadan önce 560mg Magnezyum ve 30mg Çinko alın. Potasyum Yararı: Büyümek için gereken başka bir mineralde potasyumdur. Kasların ihtiyaç suyduğu sıvı dengesini sağlar. Daha iyi sıvı dengesi kaslarda daha çok su anlamına gelir daha çok suda anabolik aktivitelerin artması demektir. Kaynakları: Yağsız kırmızı et, yoğurt, az yağlı süt, patates, muz… Supplement olarak alınması gereken miktar: Potasyum takviyeleri 99mg’lık kapsüller yada tabletler şeklindedir. Potasyumca zengin besinlerle beraber günde 1000mg(5-6 öğünlü perhiste her öğün iki tablet olacak şekilde) alarak hidrasyonu artırabiirsiniz. Karnitin Yararı: Yağ asitlerinin kas hücreleri içinde enerjiye çevrilmesini sağlar. Bu yüzden vüçutçular tarafından yarışma öncesinde kullanılır. Hayvanlar üzerinde yapılan yeni araştırmalarda daha yağsız ve kaslı sonuçlar elde edilmişti. Karnitin, karbondidratların kısıtlandığı diyetlerde keton üretimine yardımcı olur. Keton, kas dokusunun azalmasına engel olur. Diyetteyken alınması gereken bir maddedir; ayrıca kilo alma dönemlerinde kullanıldığı takdirde istenmeyen fazlalıkları önleyemeye yardımcı olur. Kaynakları: Hayvan organları(Karaciğer, kalp), kuzu ve dana eti. Supplement olarak alınması gereken miktar: Diyetteyken 3-6gr alın, 3gr kardio çalışmasından önce 3gr da ağırlık idmanında önce. Kilo alma döneminde daha az yağ için kahvaltıda 3gr alın. Gıdalar vücut geliştirme için çok önemlidir, iki kaynaktan elde edebiliriz: Yiyecekler ve supplementler. Çoğu kez vücutçular birini diğerine tercih eder. Unutulmamalıdır ki ikisi beraber alındığı zaman çok daha iyi sonuçlar verir.
En İyi Makyaj Sırları
Eyeliner'da iyi değilseniz kalemle de çok iyi bir eyeliner görüntüsü elde edebilirsiniz.kaynak:http://www.shape.com/
Reklam
Lindsay Lohan’nın ’Sevgili' Listesi
Ünlü oyuncunun bugüne kadar yaptığı 36 sevgilisini yazdığı listesi ortaya çıktı bazı isimlere salağa inanamayacaksınız. İşte size listeden bazıları.kaynak:http://radaronline.com/
Reklam
Oltaya Takılan Yunusun Dalgıçtan Yardım İstemesi
Balıkçı oltasına takılmış, İriburun cinsi yunusun dalgıçtan yardım istemesi izleyenlerin içini acıtıyor. Hawaii'de çekilen görüntülerde, dalgıç Keller Laros'un etrafında bir yunus beliriyor. Sıkıntısını dalgıcın etrafında dönerek belli etmeye çalışan yunusa dalgıç yardım ediyor ve pektoralinden oltayı çıkartıyor. Mutlaka izlemeniz gereken bir video!
Reklam
Karbonhidratlar Neden Gereklidir?
Yanlış bilgilendirilmiş diyetçilerin baş belası olan karbonhid­ratlar, vücudun enerjisi için ana tedarikçilerdir. Karbonhidrat­ların temel çeşitleri olan nişasta ve şekerin sindiriminde kan şekeri olarak da bilinen glükoz oluşur. Bu kan şekeri beyni­miz ve merkezi sinir sistemimiz içim gerekli enerjiyi sağlar. Günlük besininizde karbonhidratlara ihtiyaç duyarsınız, böylece hayati önem taşıyan doku yapıcı protein, onanma gerekli olduğunda enerji için ziyan edilmez. Glükoz ve glikojene (karaciğer ve kaslarda depolanan) dönüştürülebileceğinden daha fazla karbonhidrat yerseniz sonuç hepimizin de bileceği gibi yağdır. Vücut daha fazla yakıta ihtiyaç duyduğunda yağ tekrardan glükoza dönüştü­rülür ve kilo kaybedersiniz. Karbonhidratları çok az seviyede tutmayınız. İyi bir sağ­lık için diğer besinler kadar önemlidirler ve protein gibi gramında 4 kaloriye sahiptir. Hiçbir resmi miktar önerisi mevcut olmamasına rağmen, kendi yağınızın enerji için kullanılması durumunda ortaya çıkan kanın asit rahatsızlığı olan ketosisi önlemek için minimum 50 gr. tavsiye edilir. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Glisemik İndekse Göre Karbonhidratlar
Belirli bir miktarda gıda alındığında kandaki glükozun ne kadar hızla ve ne kadar yükseğe çıktığını gösteren bir hesaplama olan ve glisemik indeks olarak bilinen bir çizelge üzerindeki sıralamalar söz konusu olduğunda tüm karbon­hidratlar eşit değillerdir. Yüksek glisemik indeksli gıdalar karbonhidrat yönünden zengindir (şeker ve nişasta olarak yüksek) ve glükozun kan akışına daha hızlı şekilde giriş yapmasını sağlar. Glükozla ilgili yanlış olan bir şey yoktur (vücuttaki her hücre tarafından kullanılan yakıttır), fakat bunu işlemek için pankreasın insülin üretmesi gerekir. Ne kadar fazla yüksek glisemik gıdalar yerseniz pankreasınızın o kadar çok çalışması gerekir. Ve eğer sık sık çok çalışması gerekirse gücünü kaybedebilir ve bu süreç şeker hastalığı ile sonuçlanabilir. Ek olarak yüksek glisemik rafine karbonhidratlar kan şekerinde bir yükselmeye ve sonuç olarak hızlı insülin sal­gılanmasına neden olurlar: Ardından insülin bütün ekstra glükozu yağa dönüştürür. Düşük yağlı ve yağsız yiyecekle­rin halen birçok insanı şişmanlatmasının sebebi budur. Glisemik indeks, yiyeceklerin 50 gramlık porsiyonları­nın yemekten iki üç saat sonra kan şekerini nasıl etkilediği­ne göre yiyecekleri derecelendirir. Genel olarak 1 ve 60’la- rın altında derecelendirilen yiyecekler, kan şeker düzeyleri­ni minimal etkiler ve bu yüzden tercih edilir yiyeceklerdir. 60-80 arası derecelenen yiyecekler orta olarak düşünlür ve ılımlı miktarda tüketilmelidir. 90 ve üstü olarak derecelen­dirilen yiyecekler, yüksektir ve tedbirli şekilde tüketilmeli­dir. Fakat glisemik indeksin kendisi porsiyon büyüklüğünü dikkate almaz (50 gramlık bir porsiyon havuç, yaklaşık yedi tanedir ve çoğu insanın bir oturuşta yiyebileceğinden fazla­dır ve glisemik indeksinin, 50 gr. karbonhidrat içeren çey­rek kap şekerden fazla olmasının nedeni budur.) Fakat be­lirli bir yiyeceğe glükoz tepkisi kişiden kişiye değişebilece­ğinden bu kafa karıştırıcı olabilir. Ayrıca aynı tip yiyecek, yetiştiği yere, nasıl ekilip biçildiğine ve hazırlanış şekline göre çok fazla değişiklik gösterebilir Sağlıklı ve zinde olmanın anahtarı yüksek glükozlu ni­şastaların yavaş bir şekilde sindirilmiş yüksek lifli karbon­hidratlarla değiştirilmesidir. (Ne yazık ki, yiyecek etiketleri iyi karbonhidratlarla kötü karbonhidratları ayırmaz. Fakat eğer lif içeriğine bakarsanız siz ayırt edebilirsiniz. Diyetsel lif, karbonhidrat bile olsa, vücut tarafından parçalanamaz ; kan şekerine dönüştürülmeden geçer.) Yüksek besleyicilik elde etmek için düşük glisemik indeksli gıdalara bakınız. Aşağıdaki rehber liste, doğru yiyecek seçimleri yapabilme­niz için size doğru yönü gösterir. YÜKSEK GLİSEMİK GIDALAR (85’İN ÜSTÜNDE) Rafine beyaz şeker Şekerlemeler, kekler ve kurabiyeler Patates cipsi, tuzlu kraker ve benzeri çerezler Beyaz unlu makarnalar Pirinç Waffle...haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Şeker Hastalığı Ameliyatı
Şeker hastalığı operasyonu, yani ileal interpozisyon; hastanın şeker hastalığını kontrol etmekte zorlandığı ve şeker hapları insülin tedavisine rağmen şekeri yüksek seyrediyorsa kişi için çok faydalı olabilmektedir. Diyabet için, bilinen tüm tedavilerden daha etkin bir yöntem olarak Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) kabul edilmektedir. Bu operasyon ardında, hastalar yalnızca şeker hastalıklarını değil, yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği sebebiyle aldıkları ilaçları da bırakmalarını sağlar. Bağırsak sisteminde yapılan bir yer değiştirme yöntemine, Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) denilmektedir. İnsülin hormonunun önündeki doku direncini ortadan kaldıran, ince bağırsakların besin ile temas etme sıralamasında yapılan bir değişikliktir.Şeker Hastalığı Operasyonu (İleal İnterpozisyon) ardında, ince bağırsaklardan salgılanımı yapılan GLP-1 ismi verilen hormonun salgısı sağlam bir şekilde uyarılır. GLP-1 (Glukagon Like Polypeptide-1) pankreasda insülin üretiminde rol alan beta hücreleri sayısını arttırır ve her bir hücrenin insülin üretme potansiyelini yükseltir.GLP-1 hormonunun sentetik türevleri bugün şeker hastalığının tedavisinde son nesil ilaçlar olarak kullanılmaktadır. Bu ilaçlar sadece hali hazırda uygulanan tedaviye yardım olarak uygulanmaktadır. Bu ilaçlar etkinliklerini bir yıl içinde kaybetmektedirler.Fakat İleal İnterpozisyon ismi verilen şeker hastalığı operasyonu ardından meydana gelen GLP-1 uyarıcı etki hiçbir ilaç tedavisi hatta obezite ameliyatında elde edilemeyecek kadar güçlü ve kalıcı olmaktadır. Hastaların çoğunluğu operasyondan saatler sonra normal kan şekeri düzeylerine ulaşmaktadır. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon), kişinin diyabetini ve bununla ilişkili olarak diyabetin sebep olduğu yüksek tansiyon (hipertansiyon), kolesterol yüksekliği gibi önemli ve hayati riskler içeren, hiçbir ilaç ya da insülin tedavisinin elde edemeyeceği kadar güçlü bir şekilde kontrol altına almayı sağlar. Şeker hastalığı operasyonu geçiren kişilerin % 95′i tüm ilaç ve insülin tedavilerinden kurtulma şansı elde eder. Metabolik Sendrom, diyabet, ağır kalp hastalıkları, felç ve kansere yol açan bir hastalıkları ifade eden bir tanımdır. Hayati tehlike içeren kalp krizi risklerini en çok arttıran durum, kişideki insülin direncinin mevcut olmasıdır.Metabolizmanın işleyişi, insülin direnci farklılaşır. Vücudun enerji kullanımını sağladığı yollar değişir. Vücut daha fazla yağ metabolizmasını kullanmaya ve yağ biriktirmeye başlar. Normal olmayan yağ depolanması meydana çıkar. Bunların başında da damar duvarları ve hücreleri gelir. Boyun damarlarında be kalp damarlarında ortaya çıkan bu normal olmayan yağ tıkaçları dolayısıyla, kalpte beslenme yetersizliği ortaya çıkar. Kalp kası yeterli gelecek şekilde beslenmediği zaman bir anda meydana gelen ve ölüme kadar götürebilen kalp krizleri riskleri normale göre 20 kat daha artar. Bu ihtimaller, Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) sayesinde ortadan kalkar. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) metabolizmanızda oluşmuş ve geri döndürülme şansının olduğu aşamada yakalanan tüm problemleri tamamen düzeltir. Yaşam sürenizi uzatmaya yardımcı olur.Şeker Hastalığı Ameliyatının (İleal İnterpozisyon) kısa zamanda meydana getirdiği neticeler sonuçlar, tedavi açısında hiçbir tedavi ile karşılaştırılamaz. Kişilerde ameliyat sonrası görülen değişim ve iyileşme çok hızlı ve fark edilebilir şekilde olur. Ancak başarının esas noktası uzun zamanda şeker hastalığının komplikasyonlarının ortaya çıkmasını durdurması açısındadır. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ardında, kişinin kan şekerinde dalgalanmaların ortadan kaldırıldığı belirtilmektedir. Şeker hastalığı tedavisinde esas amaç, uzun dönemli ve sürekli şekilde kan şekerinin normal sevilerde kalmasını sağlamaktır. Bunun sebebi şeker hastalığının kaçınılmaz neticelerini sadec bu yolla sıkı şeker kontrolünü hafifletebilmektedir. Organ hasarlarının daha erken ve ciddi şekilde ortaya çıkması, kişinin kan şekeri sık sık yükseliyor ve bir anda ağır bir şekilde düşüyor ise olacaktır. Bilim insanları tarafından yürütülen çalışmalarda ilaç ve insülin tedavilerinin organ hasarlarını durdurmadaki başarısının pek yüksek olmadığını göstermektedir. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ile uzun dönemli organ haslarının önlenmesi adına sağlam bir önlem alınmış olur. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon), kan şekeri değişimlerini, bilinen ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden daha fazla etkin biçimde kontrol altına almaktadır. Kan şekerinin durmadan yüksek seyretme hali engellenmektedir. Bu engellemeler ve kontrol, uzun dönemde meydana gelebilecek organ hasarlarının gerçekleşmesini engeller. Şeker hastalığının sebep olduğu hastalıklar ve sorunlar, hasta için hayatı oldukça zorlaştırabilmektedir. Sosyal hayattan, cinsel hayata kadar kişilerin bir çok sorunu oluşmaktadır. Ve çoğu hasta bunları doktoruyla paylaşmaktan çekinir. Şayet fazla geç kalınmamış ise, bu ameliyat sayesinde kişi problemleri ve rahatsızlıklarından kurtulabilir. Bunun olması için, hastanın insülin rezervlerinin yeterli sayıda olması ve organ hasarlarının geri döndürülür durumda olması gerekmektedir. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ile yapılan, pankreasda insülin üreten hücrelerin canlılığının ve üretkenliğinin arttırılmasıdır. Bu durumun gerçekleşmesi adına uyarılmaya yetecek bir potansiyelin olup olmadı incelenmektedir. Uzun yıllar bunun için beklendiğinde veya insülin uygulamasında senelerce uzak durulduğunda bu potansiyel yüksek miktarda azalabilmektedir.Şeker hastalığı teşhisi konulduktan kısa biz zaman sonra insülin alımına başlayan kişilerin büyük bir genelinde, 10 yıldan sonra dahi, şeker operasyonu için yeterli rezervlerinin hala olabildiği görülür. Bu sebeple operasyona uygunluk için kiriterler bulunmamaktadır. Her hasta, kendi koşulları içinde değerlendirmek ve doğru hastayı seçmek başarıya giden ilk adımdır. Uygulanan ve bilinen ilaç ve insülin tedavilerinin, kan şekerinin kontrolünde ve uzun dönemli organ hasarı sebebiyle gerçekleşen ölümler için önlem olması açısından başarıları çok fazla olmamaktadır. Bugün kalp krizine bağlı ölümlerin %50′lik bir oranından fazlası şeker hastalığı yüzünden oluşan problemler sebebiyle olur. Şeker hastalığı sebebiyle gerçekleşen damar hasarı sebebiyle, özellikle diyabetik ayak yaraları ve geçmeyen ülserler sebebiyle yaşam kalitesi ve konforu çok düşürmektedir. Böbrek yetersizliği dolayısıyla diyaliz tedavisi uygulanan her 10 hastanın 6′sı yalnızca şeker hastalığı iyi kontrol altına alınmadığı sebebiyle yaşam boyu diyalize ile yaşamak zorunda kalmaktadır. Şeker hastalığı bir çok hastada daha fark edilmeden önce, hastanın gözünün retina tabakasında hasar oluşturmaktadır. Bütün Dünya ülkelerinde tedavi sayesinde engellenebilir körlüğün en yaygın sebebi şeker hastalığıdır.Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon), bu problemlerin tümünü şüpheye mahal vermeden kontrol altına alır. Kararı asla şeker hastalığına sahip bireye bırakmaz. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ardından metabolizma hızla değişir ve normale döner.Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) bilinen tüm tedavilerden daha etkilidir. Şeker hastalığı belirtilerini yok eder. Şeker hastası kişiye normal bir hayat imkanı ve beslenme düzeni sağlar.
Reklam
Antioksidanların Faydaları
Aldığınız her nefeste hücrelere zarar veren ve kontrol edilemeyen oksidanlar olan serbest radi­kalleri üretirsiniz. Yaşlandıkça, vücudunuz bu yıkıcı mole­külleri kontrol edebilmek için daha az doğal antioksidan üretir. Bunlar biriktikçe, sağlık kötüleşir ve yaşlanma hızla­nır, kırışıklıklardan ciddi dejeneratif hastalıklara kadar sizi her şeye karşı daha dayanıksız halde bırakır. Gıdalardan antioksidan elde etmemize rağmen birçok insanın antioksidan ihtiyacı bir diyetin tek başına sağlaya­cağından çok daha fazladır. Örneğin, sigara içenler sigara içmeyenlere oranla aynı antioksidan kan seviyesini elde et­mek için iki ya da üç katı daha fazla C vitaminine ihtiyaç duyarlar. Serbest radikalleri artırabilecek diğer faktörler: hava kirliliği, kronik hastalık, pasif içicilik, diyetsel kanse­rojenler (yüksek ısılarda kızartılan ya da kömürde ızgara yapılmış, nitı itli ve tuzlanmış etli gıdalar), bir hastalıktan ir­si olarak daha fazla etkilenme, enfeksiyon, kuvvetli egzer­siz, menopoz, zihinsel stres, güneşe maruz kalma ve X ışın­ları. Ek olarak, her zaman için yediğiniz yiyeceklerin sade­ce türü değil, yiyeceklerin nasıl hazırlandığı da önemlidir. Örneğin, pişirilmiş havuçlar çiğ olanlara oranla daha fazla beta karoten sağlarlar. Serbest radikallere karşı en iyi sa­vunmanız aııtioksidanları tanımak ve gerek diyetinizde ge­rekse destek şeklinde bunların etkinliğini ne şekilde en üst seviyeye çıkartabileceğinizi bilmektir. Antioksidanların Yararları Yaşlanma sürecini geciktirir. Kolesterol seviyelerini düşürür. Ateroskleroz riskini azaltır. Kalp rahatsızlığı ve felce karşı korumaya yardım eder. Her çeşit kanser riskini azaltır...haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Gelin İstanbul'u Görmeden Görün!
Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana “dokunmuş” Karanlıkta Diyalog deneyimi, HE Projects ve S360 işbirliğiyle şimdi ve ilk kez Türkiye’de ve İstanbul’da… Karanlıkta Diyalog sizi parkta dolaşmak, bir caddede karşıdan karşıya geçmek gibi günlük hayat deneyimlerine sokar, ama tümüyle karanlıkta! Duyularınızı uyandırarak ve farkındalığınızı derinleştirerek… Görme engelli rehberlerimiz, sizin dokunarak, koklayarak ve duyarak yeni ve farklı bir biçimde görmenizi sağlayacak ve sizi unutulmaz bir yolculuğa çıkartacaklar.
Reklam
Jennifer Lawrence Christian Bale'i Öpmek İstemedi
American Hustle filmi için beraber kamera karşısına geçen Jennifer Lawrence ve Christian Bale öpüşme sahnesinde zorlandı.Jennifer Lawrence Christian'ın çok kilolu olduğunu ve onu öpmek istmediğini söyledi.  “‘He’s Fatman, not Batman.’” gibi manidar bir ifadede bulunan Lawrence için  çok dürüstlük mü yoksa kabalık mı yapmış siz karar verin fakat her rolü için binbir türlü fiziğe bürünebilen Christian Bale'i tebrik etmek lazım.kaynak:http://popcrush.com/
Reklam