20. yüzyılın ortaları erkeklerin stilleriyle fark yarattıkları yıllardı. Bugün Mad Man dizisinden aşina olduğunuz briyantinli saçlar, iyi terzilik eseri takımlar, jilet gibi gömlekler ve daha da önemlisi siyah beyaz fotoğraflarda büyüleyici stiller günümüzde de bu aktörleri 'en beğenilenler' arasına sokmayı başarıyor.
Uluslararası Renk Komisyonu’nun (ICC) Türkiye temsilcisi moda ve stil dünyasının önemli ismi Ümit Ünal ile renk kavramını Coloration projesi ile yeniden yorumlayan Filli Boya, yeni yılın renklerinin daha cesur kullanımları beraberinde getirdiğini söylüyor.Filli Boya, yaşam alanlarınızı geleceğin renkleriyle dekore etmek isteyenlere rehberlik ediyor.Ümit Ünal: ”Yeni yılda daha cesur kullanımlar bizleri bekliyor.”Ümit Ünal yaratıcısı olduğu ve içinde altı kavram, seksen renk barındıran bu koleksiyon ile insanların yeni dönemde daha koyu tonları tercih edeceğini söylüyor. Bu koleksiyonla trend belirlemeye, yaratmaya ya da var olanı en erken yakalamaya çalışan Ünal, insanların karakterlerine yönelik ilham verecek..
Dekorun ruh sağlığınız, beden sağlığınız, iştah seviyeniz ve atıştırma arzunuza etki edebileceğini hiç tahmin eder miydiniz? Çok sık değiştirilemeyen ev içi renklerin doğru seçilmesi bu sebeplerle; hem yaşam kalitemize ve hem de sağlığımıza ummadığınız biçimde fayda sağlayabilmektedir. Gelin, sizin de renkli, huzurlu ve sağlıklı bir yaşam alanınız olsun.Yeni bir güne uyandınız. Dışarıda kış karanlığı hüküm sürüyor ya da sadece mutfağınız yeterince ışık almıyor. İyi ama; neden karanlıkta ve keyifsiz yiyip içiyorsunuz ki… Yemek, sadece karın doyurmak için değil, sosyalleşmek için de vardır. Aileyi bir araya getirir. Ruhumuzu da, bedenimizi de doyurur. Uzman Diyetisyen Işın Sayın, beslenme ve renkler arasındaki ilişkiye dikkat çekiyor. “Kış depresyonu, kış kiloları demektir. Depresyona girmeyin, mutfağınız ve yemek salonunuzdaki renkleri değiştirin, hem iştahınızı kontrol altında tutun hem de yemekten keyif alın” diyorHızlı yiyenlere mavi mutfakUzman Diyetisyen Işın Sayın, “Mutfak duvarlarınızı açık bir mavi tonunda boyayın. Böylece mutfakta geçirdiğiniz süreyi huzurlu kılmayı başarabilirsiniz. Beyazla belirli oranda mavi rengi karıştırarak...
Yeni bir araştırma, kadın ve erkekler arasındaki farkların ilk defa, sahip oldukları ‘değişik beyin yapıları ve beyindeki sinir bağlantılarıyla’ açıklanabileceğini ortaya koydu.Independent gazetesinin baş sayfasına taşıdığı araştırma, tipik bir erkek beynindeki sinir bağlantılarının, beynin aynı lobundaki ön ve arka tarafları arasında kurulduğunu, tipik bir kadın beyninde ise, sinir bağlantılarının daha ziyade sağ ve sol loblar arasında, bir taraftan diğer tarafa doğru dizildiğini gösteriyor.Araştırmaya göre, beyindeki sinirlerin bağlarındaki fiziksel farklar, erkeklerde yüzde çıkan tüyler, kadınlar da ise göğüslerin büyümesi olarak görülen ikincil cinsiyet karakteristiklerin oluştuğu ergenlik döneminde ortaya çıkıyor.
Çok fazla şeker ve tuzdan kaçınınSağlıklı beslenerek selülit görünümünü azaltabilirsiniz.İlk olarak çok fazla şekerden kaçının çünkü şeker yağ hücrelerinde depolanır ve onların genişlemesine neden olur.İkinci olarak ise tuz tüketimini sınırlayın. Sodyum vücutta sıvı tutulmasına neden olur ve böylelikle selülit görünümü daha da kötüleşir. Günde 6 çay kaşığından fazla şeker tüketmeyin ve 200 gramdan fazla sodyum içeren yiyeceklerden uzak durun.Kahvaltınıza keten tohumu ekleyinKeten tohumu östrojen seviyelerini destekler ve kollajen gelişmesini artırır. Kolajen bağ dokusunun ana bileşenidir; cildi güçlendirerek... !!yazının devamı!!
Dünyaca ünlü iç giyim markası Victoria’s Secret geri adım atıp ‘mükemmel vücut’tan vazgeçti.Firma yeni reklam kampanyasında modelleri üzerinde ‘ mükemmel vücut ‘ ifadesini kullanmış; zayıflığın mükemmellik olarak sunulmasına tepki yağmıştı. İfadenin kaldırılması için imza kampanyası başlatılmıştı.Victoria’s Secret’s’ın reklamda kullandığı sloganın kadınların güveniyle oyun oynadığı belirtilen kampanyada, “Kadınlara zayıf vücut üzerinden mükemmellik anlayışı dayatılıyor ve zararlı bir mesaj veriliyor. Bu pazarlama yöntemi yaralayıcıdır” görüşü savunulmuştu.Kampanyaya kısa sürede 26 bin kişi imza atarak destek verdi.Bunun üzerine firma ‘mükemmel vücut‘ ifadesini ‘ herkes için bir vücut‘la değiştirdi.Ancak kampanya destekçileri bu geri adımı yeterli görmedi. Şirketten kadınlardan özür dilemesi bekleniyor.Diken
Birleşmiş Milletler Gelişim Programı'nın 2014 yılı raporuyla birlikte, günümüzde dünyanın en yaşanılabilir 10 ülkesi belirlendi. Araştırmada temel alınan üç nokta var: 1- Bireylerin uzun ve sağlık bir hayat sürme durumu, 2- Bireylerin kültür seviyesi, 3- Bireylerin yaşam koşulları. Bu araştırmaya göre, Norveç, günümüzde en yaşanılabilir ülke olarak gösterildi. İşte dünyanın en yaşanılabilir 10 ülkesi;
Termik santralin geliştirilmesi için kesilen 6000 bin zeytin ağacı, 'Türkiye'nin gelişmesine 200-300 ağaç engel olamaz' diye savunulunca aklımıza bu geldi.
Bugüne kadar türbülans nedeniyle hiçbir uçak düşmediABD’li ünlü pilot ve havayolu uzmanı Patrick Smith’in ‘’Bir pilota sorun’’ adlı blogunda yayınladığı son yazısı okuyucuları tarafından büyük ilgi gördü. Patrick Simith kendisine yöneltilen bir soru üzerine türbülansın bütünüyle normal bir hava olayı olduğuna ve uçağa hiçbir zararı olmadığına değindi.ABD’li pilot uçak yolcularını tedirgin eden türbülans olayı ile ilgili merak edilen sorulara açıklık getirdi.Patrick Smith, türbülans sırasında pilotların ekstra pek bir hamle yapmadıklarını vurguladı. Ünlü pilot ayrıca, uçakların savunma sisteminin oldukça güçlü olduğunu ve kanatlarının türbülans olayından zarar görmesinin neredeyse mümkün olmadığını belirtti.
Stanford Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre, kadınların büyük bir çoğunluğu kendilerini güldüren erkekleri tercih ediyor. Birçok durumda, bir erkeğin espritüel olabilmesi yakışıklı olmasından daha büyük bir önem taşıyor. Fakat kadınları güldürmek öyle kolay da sayılmaz. Kaliteli bir mizah anlayışına sahip olan erkek bulmak oldukça zor denebilir. Eğer bu konu hakkında hala şüpheleriniz varsa, işte kadınların neden kendilerini güldüren erkekleri tercih ettiğini gösteren 9 bilimsel neden;
Boşanma avukatı tutmak bireylere en kısa sürede boşanma gerçekleştirilmesini sağlar. Özellikle ülkemizde boşanma davası süreleri göz önüne alındığında boşanma avukatı tutulması önerilmektedir.
Moskovalı fotoğrafçı Katerina Plotnikova'nın son fotoğraflarından oluşan serisi, insanlar ve hayvanlar arasında çok uzun bir geçmişi olan fakat günümüzde maalesef unutulmakta olan güçlü bağı gözler önüne seriyor. Fotoğraflanan hayvanlar gerçek ve canlılar. Bu nedenle, Katerina'nın sanatını daha da çok takdir etmeliyiz sanırım. İşte birbirinden hoş, o 17 fotoğraf;
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOG servisinde gerçek astrologlara sorup hemen öğrenebilirsiniz:)
Anne sütü faydaları saymakla bitmez deyimi yerindeyse her derde deva mucizevi bir besin kaynağıdır.İşte Anne sütünün faydalarıAnne ile bebek arasında ömür boyu sürecek bağı kuran köprü görevi görür.Bebeğin beyin gelişimine faydalıdır.Sakinleştirici ve dinlendirici özelliği vardır uyku problemi olan bebeklere faydalıdır.Bebeklerde ölüm riskini azaltıcı etkisi vardır.Bebeğin ruh sağlığına faydalıdır.Bebek için en kolay sindirilebilecek besin maddesidir.Bebeğin iç organlarının gelişmesine yardımcı olur.Bebeğin obezite hastalığına yakalanma riskini neredeyse sıfıra indirir.Bebeğin hastalıklara yakalanma riskini azaltır.Bebeğin vücudunda zararlı madde var ise atılmasına yardımcı olur.Kansızlık hastalığına yakalanma riskini azaltır.İleriki yıllarda yakalanması mümkün olan hastalıklardan koruyucu özelliği vardır.Bebeğin kabızlığını azaltıcı özelliği vardır.Solunum yolu hastalıklarına iyi gelir.Aşıların bebeğe etkisini hızlandırır.bebeğin çene yapısı ve diş sağlığına faydalıdır.Alerjik hastalıklara iyi gelir.Lösemiye yakalanma riskini azaltır.Bebeğin stressiz bir dönem geçirmesine yardımcı olur.Bebeğin kemik gelişimine faydalıdır.Yüz kaslarının gelişiminde faydalıdır.
Memorial Diyarbakır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ayhan Çeri, yapılan araştırmalarda emzirmenin, meme, yumurtalık ve rahim kanseri görülme oranını azalttığının kanıtlandığını söyledi.Dr. Çeri, anne sütünün anne ve bebek sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgi verdi. Anne sütünün, bebekte doyurucu etkisinin yanında onu birçok hastalığa karşı koruyucu özelliğe de sahip olduğunu belirten Dr. Çeri, anne sütüyle beslenen bebeklerin, anne sütü almayanlara göre antibiyotik kullanımı gerektiren hastalıklara karşı daha dirençli olduğunu kaydetti. Dr. Çeri, bu bebeklerde, astım, egzama, gıda alerjisi gibi reaksiyonlar ile büyüdükten sonra gelişebilen diyabet ve hipertansiyon gibi hastalıklara daha az rastlandığını ifade etti. Emziren annelerin, psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettiğini ve bebekleri ile aralarındaki bağın daha güçlü olduğunu dile getiren Dr. Çeri, “Emziren annelerde doğum sonrası kanama riski az görülür. Emzirmenin, meme, yumurtalık ve rahim kanseri görülme oranını azalttığı, yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Bu nedenle anne adaylarının doğumdan önce zihinsel olarak bebeğinizi emzirme konusunda kendilerini hazırlamaları çok önemlidir. Doğumdan sonra anne 30-60 dakika içinde bebeğiyle cilt teması kurmalı ve sütü gelmemiş olsa bile bebeğini emzirmeye çalışmalıdır. İyi bir emzirme için anne bol ve rahat giysiler giymeli, rahat ve göreceli olarak sessiz bir ortamda olmalı ve psikolojik olarak kaygılardan uzak durmalıdır. Emzirme sırasında bebeğin ağzı, çenesi ve göbeği, kafası ile orantılı pozisyonda olmalı, bebeğin yüzü, göğsü ve karnı anneye dönük bulunmalıdır. Başarılı bir emzirme esnasında bebeğin yutma sesleri duyulur. Emzirme süresince anne ve bebeğin sağlığı çok önemlidir. Bu nedenle annenin özellikle protein ve kalsiyum içeren besinler tüketmesi çok önemlidir. Gebelikte olduğu gibi emzirme döneminde de eğer ilaç kullanılması gerekiyorsa bunun mutlaka doktorun bilgisi dahilinde olması gerektiği unutulmamalıdır. Aksi halde kullanılan bazı ilaçlar süt aracılığıyla bebeğe geçebilir ve istenmeyen yan etkilere yol açabilir. Emzirme döneminde annenin fiziksel beslenmesinin yanı sıra psikolojik durumunun da emzirmeye uygun olması gerekir. Bu nedenle anneye bu açıdan destek olmak, ona bebeği ile yeterince ilgilenebilme zamanı verilmelidir. Emzirme sıklığı ve miktarı belirli kurallara bağlanmamalı, bebeğinin davranışları gözlenerek onun tercihine bırakılmalıdır. Çünkü emzirme sıklığı ve miktarı bebekten bebeğe farklılık göstermektedir” dedi.
Ülkemizde modern korunma yöntemlerinin yeterli düzeyde uygulanmaması nedeniyle gebeliklerin %30’u plansız veya istemeden gerçekleşmektedir. Bu gebeliklerin yüksek bir oranının kürtajla sonuçlanması konunun önemini yansıtmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, her yıl dünyada yaklaşık 20 milyon istenmeyen gebelik oluşmakta, bunun sonucunda da 78.000 kadının güvenli koşullarda gerçekleştirilmeyen istemli düşük nedeniyle yaşamını kaybettiğini bildirmektedir.Son zamanlarda kürtaj konusundaki tartışmalar sonucunda ertesi gün haplarının kullanımı giderek yaygınlaşmakta ve bu konuda bize gelen sorular da artmaktadır.Son 30 yıl içerisinde yapılan çalışmalar ışığında acil kontrasepsiyon; istenmeyen gebeliğin engellenmesi için ikinci bir şans tanıyan, etkili ve güvenli bir yöntem olduğu kabul edilmiştir.Acil Kontrasepsiyon (Acil Korunma) nedir?Acil kontrasepsiyon korunmasız ya da korunma yönteminin başarısız olduğu bir cinsel ilişkiden sonra, gebelik başlamadan yani rahime yerleşmeden uygulanan kontrasepsiyon yöntemidir. Bu tanımın geçerli olabilmesi için gebeliğin henüz oluşmamış olması gerekmektedir. Yani gebelik testi pozitif çıkan bir kişinin acil kontrasepsiyon şansı kalmamıştır.Önemli bir nokta da modern korunma yöntemlerindeki etkinliktir. Örneğin doğum kontrol hapı doğru kullanıldığında %99,7 oranında başarılı korunma sağlarken, ilişki sonrası uygulanan ertesi gün haplarında koruma başarısı ilk 12 saate %95 iken 72 saatte %58 civarındadır. Sonuç olarak ertesi gün hapında başarı oranlarının yetersiz olması, yan etkilerin sık görülmesi ve tekrarlayarak kullanılamaması nedeniyle sadece acil kontrasepsiyon olarak kullanılmasına mecburiyeti doğurmaktadır. Asla bir doğum kontrol yöntemi değildir. Ayrıca cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.Hangi durumlarda acil kontrasepsiyon kullanılabilir?Korunmasız cinsel ilişki,Korunma yönteminin yetersiz/başarısız olması durumunda (Prezervatif yırtılması, doğum kontrol hapının unutulması, geri çekme metodunun yanlış uygulanması gibi korunma yöntemlerinin başarısız olma ihtimalinde,Tecavüz gibi cinsel saldırılar sonrasında kullanılabilir.Çiftler korunma konusunda bilinçli ve istekli olsalar bile planlamadıkları bir cinsel ilişki nedeniyle gebelik riski ile karşı karşıya kalabilirler. Yöntem kullanmayı unutma ya da doğru kullanmama yöntem başarısızlığına neden olabilir. Daha da önemlisi cinsel bir saldırı yani tecavüz kadını hiç istemediği bir gebelik riski ile karşı karşıya bırakabilir.Acil kontrasepsiyonda kullanılan yöntemler nelerdir?Acil kontrasepsiyon özellikle son 30 yılda yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. İlk kez 1960′larda acil kontrasepsiyon amacıyla yüksek doz östrojen kullanılmıştır. 1977′de Albert Yuzpe tarafından tarif edilen Yuzpe rejiminde ilk defa östrojen ve progesteron birlikte kullanmıştır. 1976′da Rahim İçi Araç ilk kez acil kontrasepsiyon amacıyla kullanılmıştır.Ülkemizde acil kontrasepsiyon amacıyla kullanılan ilaçlardan kombine yani hem östrojen kem de progesteron içeren ilaçlar yoktur. Bu nedenlesadece progesteron hormonu içeren haplar (Norlevo) kullanılmaktadır. Alternatif olarak da doğum kontrol hapları kullanılabilir. Ancak doğum kontrol hapı acil korunma amacıyla kullanılacaksa rutin kullanımından farklı içilir. Piyasada bulunan 30 mikrogram östrojen içeren Yasmin, Mikrogynon, Ginera, Desolett gibi haplardan 4 tane 12 saat arayla iki kez (toplamda 8 hap), 20 mikrogram östrojen içeren Yazz, Myralon ve Reginon dan ise altışar tane 12 saat arayla iki kez alınmalıdır.(toplam12 hap)Ağızdan kullanılan ilaçlara bir alternatif de korunmasız ilişki sonrası ilk 5 gün içinde RİA (spiral) takılmasıdır.Etki mekanizmaları nelerdir?İlacın etki etme mekanizmasını ve neden ilk 72 saatte kullanılması gerektiğini daha kolay anlayabilmek için döllenme ve rahime yerleşmebasamaklarını tekrardan hatırlamakta fayda vardır.Yumurta sperm tarafından fallop tüpünde döllenir ve döllenmiş yumurta (Zigot) oluşur. Döllenmiş yumurta yaklaşık olarak 3 günlük bir seyahatten sonra rahime ulaşır. Rahime önce yapışır ve sonra rahime yerleşir. Bu olaya implantasyon denir. Bu olay döllenmeden sonra 4. günde gerçekleşir.Ertesi gün hapı yumurtlama zamanından önce kullanılırsa yumurtlamayı önleyerek, yumurtlamadan sonra kullanılırsa implantasyon ( rahime yerleşme) engelleyerek korunma sağlar. Ancak rahime implantasyon gerçekleştiyse faydası yoktur. Ayrıca sperm hareketini ve rahim ağzındaki mukusun yapısını değiştirerek gebelik oluşumunu engeller.Döllenme sonrası rahime yerleşme 3. günde olduğu için en geç 72 saat içinde içilmelidir. İçilen ilacında kanda etkin düzeye ulaşması da belli bir zaman aldığı mümkün olduğu kadar erken içilmelidir. İlk 12 saat ilacın en etkin olduğu zamandır.Neden ilk 72 saatte kullanılırlar?Klinik çalışmalar Norlevo’nun ortalama % 85 gebeliği önlediğini göstermektedir. İlişkiden sonra geçen zamana bağlı olarak etkinlik azalır. (24 saatte % 95, 24-48 saatte % 85, 48-72 saatte % 58), 72 saatten sonraki etkinlik bilinmemektedir.Ertesi gün hapı gebelik oluştuktan sonra asla etkili değildir. Yani mevcut oluşmuş gebelik üzerinde düşük yaptırıcı etkisi yoktur.Ertesi gün hapı sürekli bir doğum kontrol yöntemi olarak görülmemelidir. Acil kontrasepsiyonun amacı sadece kaza sonucu olan hamilelik ihtimalinin ortadan kaldırılmasıdır. Bu nedenle ayda sadece bir kez kullanılmalıdır. Çünkü kısa süre içinde tekrar tekrar kullanılması halindehem etkisi azalır hem de ağır yan etkiler ortaya çıkabilir.Ayrıca acil kontrasepsiyon belli durumlarda uygulanması gereken bir yöntemdir ve doktora danışılarak uygulanmalıdır.Kullanım şekli nasıldır?Ertesi gün hapındaki iki hap aynı anda alınır. Maksimal plazma konsantrasyonları yaklaşık 40 nmol /litre olup bu konsantrasyonlara 3 saatte ulaşılır. Bu nedenle ilaç alımı sonrasındaki 3 saat içerisinde kusma veya ishal meydana gelirse ertesi gün hapı alımı tekrarlanmalıdır.Hapının koruma sağladığı anlaşılabilir mi?Hapın işe yarayıp yaramadığını gösteren tek bulgu adetin zamanında gelmesidir. Hapın hemen sonrasında olan kanama ilacın yan etkisi ile oluşabilir. Ama bu lekelenme tarzı kanama da kesin olarak işe yaradığının bir bulgusu değildir.Eğer ertesi gün hapını doğru şekilde kullanıldıysa ve sonrasında adet beklenen tarihte, her zamanki gibi (kanamanızın miktarı, rengi, kıvamı, vs. bakımından) gerçekleştiyse; ertesi gün hapının gebeliği önlemede başarılı olduğu söylenebilir.Ancak yaşanan streseden veya hapın yarattığı hormonal dengesizlikten dolayı adet gecikebilir. Adetin geciktiği durumlarda mutlaka gebelik testi yapılmalıdır.Yan etkileri nelerdir?En sık görülen yan etkiler;· Bulantı-kusma;· Karın ağrısı;· Baş ağrısı, baş dönmesi;· Halsizlik;· Meme hassasiyeti· Vajinal kanamadır.Şikâyetler ilacın alınmasını takiben 48 saatte kaybolur. İlaç alındıktan sonrasındaki 3 saat içerisinde kusma veya ishal meydana gelirse ertesi gün hapı alımı tekrarlanmalıdır.Ertesi gün hapı kullanımı sonrası görülen vajinal kanama ilacın bir yan etkisidir. Her bayanda görülmemekle birlikte görülmesi de gerekli değildir. Ertesi gün hapı kullanımı sonrası kanama olmaması ilacın gebelik önleyici etkisini etkilemez. Kanama, ilacın etkinliğinden bağımsız bir yan etkisidir.Adetin döngüsünün erken döneminde ilaç alan kadınlarda adet kanaması genellikle erken başlamaktadır, döngünün ortasında ilaç alınması durumunda kanama erken veya zamanında olmaktadır. Adet döngüsünün geç dönemlerinde ilaç alınması durumunda ise adet genellikle normal zamanında başlamaktadır. Genel olarak bakıldığında hastaların üçte birinde adet erken başlamaktadır.Ertesi gün hapının gebelik üzerine etkisiEğer hasta ilaca rağmen gebe kalırsa bu ilaçların bebek üzerinde önemli bir etkisi yoktur. Yüksek doz oral kontraseptiflerle yapılan çalışmalar gebelik erken döneminde kısa süreli kullanımın anne ve fetüse bir zarar vermediğini gösterilmiştir.Ertesi gün hapının emzirme döneminde etkisiİlaç içindeki etkin maddeler anne sütü ile bebeğe geçer. Bu nedenle annenin bebeğini acil kontraseptifi almadan önce emzirmesi ve sonraki 6 saat boyunca sütünü sağıp atarak, bebeğine mama vermesi önerilmektedir.Acil Kontrasepsiyonda Uyarı İşaretleriErtesi gün hapı kullanan kişiye aşağıdaki durumlar oluşursa kliniğe gelmesi söylenmelidir.1-Adet gecikmesi durumunda (gebelik olasılığı artar)2-Adetin beklenenden daha az miktarda olması ya da daha kısa sürmesi durumunda (gebelik olasılığı artar)3- Alt karın ya da kasıklarda şiddetli ağrı olursa (dış gebelik olasılığı artar)4-Akıntı, idrar yaparken yanma gibi cinsel yolla bulaşan hastalık semptomları varlığında mutlaka muayene olunmalıdır.Özetlersek;1- Ertesi gün haplarında koruma başarısı ilk 12 saate %95 iken 72 saatte %58 civarındadır.2-Doğum kontrol hapı kullananlarda 2 veya daha fazla hap unutulması durumunda bu ilaçlardan yararlanılabilir.3-Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir.4- Kullanımdan sonra yeni bir korunmasız ilişki ya da kontraseptif yöntem hatası olursa ikinciye korumaz.5-. İlaç alındıktan sonrasındaki 3 saat içerisinde kusma veya ishal meydana gelirse ertesi gün hapı alımı tekrarlanmalıdır.6-Ertesi gün hapı kullanımı sonrası kanama olmaması ilacın gebelik önleyici etkisini etkilemez. Kanama, ilacın etkinliğinden bağımsız bir yan etkisidir.Op. Dr. Volkan Dede
'Bir taşla ne yapılabilir?' diye kendimize sorduk ve araştırdık. Gerçekten de bir sürü seçenek çıktı önümüze, biz de yapımı kolay ve şık görünenleri bir araya getirdik.