Kadınlar güçlü erkekleri seviyor. Kabalık ise, zaafların ve kişilik zayıflıklarının üstünü örtüp erkek bedenine ve kimliğine kallavi bir cila atıyor! Sevgiliye hakaret etmeler, sert çıkmalar, en basit nezaket kurallarını bile unutmalarla birlikte, ciddi bir kıskançlık da söz konusu. Ancak erkeği asıl kaba yapan nedenler bunlar değil. Asıl sebep kadının imajı, toplum içindeki varlığını değerini gün geçtikçe sağlamlaştırması. Çalışma hayatındaki koltuklar kadınlar tarafından paylaşılıyor, kadınlar erkeklerden daha fazla kazanabiliyor ve ne yazık ki artık kadın kendini erkeğine saklamıyor! Dolayısıyla kadınlar, cinsel olarak da en az erkekler kadar tecrübeli bir hale geldiler Erkeğe has olan ne varsa, kadın da buna ortak; bir tek yalnız üreyemiyorlar ve dolayısıyla da bu konuda erkeklere ihtiyaç duyuyorlar. İşte tam da o safhada devreye giren erkeklik gururu, çalınan rollerin öcünü, kadınlardan çeşitli kabalıklar ve sertliklerle almaya dönüşüyor. Özgüvenlerini gün geçtikçe yitiren erkekler, yitik özgüvenlerinin üstünü, kabalık ve maçoluk kisvesiyle, külhanbeyi tavırlarla örtmeye çalışıyorlar. Toplumsal roller bize erkeğin sert olması gerektiğini öğütlüyor: ‘Erkekler ağlamaz’ gibi deyimlerle erkeğin sert olması gerekiyor. Dolayısıyla kibarlık göstermeyen, hayatındaki kadına maço davranan erkek modelini, doğru kişi sanma yanılgısına düşebiliyoruz. Yatakta daha iyi olacaklarına inanılıyor: Kaba erkeklerin yatakta da akıl almaz olacağına inanılıyor oysa sonuç çoğunlukla hüsran oluyor.
Ne istediğini bilen kadının çizgisi Adil Işık, bayanların gözdesi olma yolunda ilerlerken, şu sıralar yeni sezon da sade bir koleksiyon ortaya koydu. Renkleri nasıl kullanacağını iyi bilen marka, her sezon öne çıkan farklı tasarımları ile kendine özgü bir kalitede modellerini üretmeyi başarıyor. “Codentry “ koleksiyonu iddialı, enerjik ve canlı stili ile “Love My Body” kreasyonu modanın nabzını tutarken, Night Zoom’un yoğun el işçiliği ve hassas materyaller kullanılarak hazırlanan gece koleksiyonu da markayı farklılaştıran gruplarıdır. Bununla birlikte sektördeki satış gücü, hızlı tedarik sistemi ve global trendleri fırından yeni çıkmış gibi piyasaya sunması da başarısını bizlere kanıtlıyor.
İşte kadınların taytı çok sevmesinin geçerli sebepleri… 1. Kendinizi şişman hissettiğinizde sizi zayıf ve rahat hissettirir. 2. En düz kalçalı bayanlar bile kusursuz popoları varmış gibi görünebilir. Bu durumun gerçek ya da taytın marifeti olması önemli değil siz sonuca bakın! 3. Taytı her yerde giyebilirsin. Topuklu ayakkabıyla kombinlenmiş herhangi bir kıyafet akşam dışarı çıkmak ve arkadaşlarınla partiye gitmek için yeterince rahat mı? 4. Mükemmel bir seyahat kıyafetidir. Tayt seyahat eden bayanlar için harika bir kıyafettir. Bacaklarınızı istediğiniz şekilde hareket edebilir ve rahat bir yolculuk geçirirsiniz fakat kot pantolon ya da mini etek için bu durum geçerli değildir. 5. Spora giderken giyip oradan da arkadaşlarınızla takılmaya gidebilirsiniz. Tüm yapmanız gereken sadece ayakkabınızı değiştirmek ve üzerinize bir hırka geçirmek. 6. Dolabınızda fazla yer kaplamazlar. Dolabınızdaki diğer kıyafetler gibi gereksiz yer kaplamazlar ve hemen hemen her şey ile kombin oluşturabilirler. 7. Pahalı değiller. Aldığınız diğer kıyafetler ve onları tamamlamak için aldığınız başka şeylere ödenecek paranın çok daha azına tekabül ederler ve inanın daha kullanışlıdırlar. 8. Ne kadar yemek yersen ye pantolon düğmesini düşünmene gerek yoktur. Elastik olduğundan sıkıntı yok 9. Sizi atletik gösterir aylardır spor salonuna adım atmamış olsanız bile… Herkes spor yaptığınızı düşünür çünkü tayt kalçalarınızı şekle sokar. Kahvaltıda yarım ekmek yediğiniz akıllarının ucuna bile gelmez.
Egzersiz yapmak, obezite hastalığı olan ya da olmayan her insan için pek çok olumlu etki yaratmaktadır. Egzersiz programları, daha etkin kilo kaybı ve verilen kilo kaybının daha uzun bir süre korunmasına yardımcı olmak bakımından obezite tedavisinde çok işe yarar. Egzersizin diğer olumlu etkileri ise; Kalp krizi ve yüksek tansiyon risklerini azaltır. Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltırç Tip 2 diyabet hastalarında şeker düzeyi kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Kalp ve akciğerlerin güçlendirerek, kapasitelerini arttırır. Kemik erimesini azaltır. Kas ve eklem bağlarını güçlendirir. Stres oranını azaltarak, uyku kalitesini arttırır. Egzersizlerin dört çeşidi bulunmaktadır. Bunlar: aerobik, kas güçlendirici, kemik güçlendirici, gerdirme olarak dört gruba ayrılabilir. Obezite tedavisinde hastanın ihtiyacına göre hangi egzersiz programı kullanılacağı belirlenir. Morbid obezite hastalarında genellikle orta – ağır egzersiz programları tercih edilmektedir. Fakat bu tercihte kriter yalnızca vücut kitle indeksi değildir. Her hasta kendi fiziksel şartına göre değerlendirilir. Hastaların egzersiz programlarına alınmadan önce kalp ve damar hastalıkları ve kalp kapasitesi bakımından değerlendirilmeleri gerekmektedir. Solunum testleri gözardı edilmemelidir. Herhangi bir problem fark edilirse ilk olarak o problemin tedavisi yapılmalıdır. Egzersiz programına ise bu tedavinin sonrasında karar verilmelidir.İzotonik egzersizler, obezite tedavisinde en önemli egzersizlerdir.Günlük minimum 30-60 dakika kadar bir süre aerobik egzersiz tavsiye edilir. Haftada 5-7 gün kadar uygulanan bu aerobik egzersizler kilo vermeyi ve verilen kiloların muhafaza edilmesini sağlar. Aerobik izotonik egzersizler sayesinde yeterli kilo kaybı olduktan sonra kas kitlesinin zayıflamasını engellemek ve mevcut kilo kaybının korunmasına yardımcı olmak hedefiyle direnci yükselten izometrik egzersizler aşamalı şekilde eklenebilmektedir. Bu egzersizler sayesinde artan kas oranının glukoz tüketimi de doğal yollar ile yükseltilmiş olacağından, şeker hastaları için Aerobik izometrik egzersizler özellikle daha fazla yararlıdır. Düzenli olarak devam ettirilen egzersizler kişi fazla yormamalı ve uzun olmamalıdır. Öncelileri onar dakikalık seanslar şeklinde başlayabilir. Hangi tür egzersiz uygulanacak olursa olsun, süresi ve ağırlığı kademe kademe arttırılmalıdır. Şeker hastalarında ve kalp sorunları olan kişilerde ağır egzersizler uygun görülmez. Tavsiye edilen egzersiz çeşitleri yürüyüş ya da hafif tempoda hızlı yürüyüşler, yüzme ve merdiven çıkmaktır. Tüm egzersizler için ısınma, çok önemlidir. Bu hafif tempo 10 dakilalık yürüyüşlerle sağlanabilir. Aşama aşama tempo yükseltilebilir. Yaklaşık 30 dakikalık bir egzersizden sonra aniden durmak sakıncalıdır. Yavaşlamak ancak hafif hareketlere en az 5-10 dakika kadar daha devam etmek, kasların dinlendirilmesine ve yüksek enerji harcamalarından dinlenme pozisyonuna geçmesini sağlar. Bu aşamaya soğutma adı verilir. Soğutma yapılmadan, aniden kesilen haraketlerde kaslarda ve tendonlarda yaralanmalar ve kramplar görülebilir. Morbid obezite, kişiler için sosyal hayatı zorlaştırarak dezavantaj olabilmektedir. Egzersiz yapmak sağlıklı ve etkin bir biçimde kilo vermenin yolu ols da, morbid obezite hastaları için spor salonlarına gitmek bir çekince oluşturabilir. Bu anormal bir his değildir. Salonlardaki birçok alet, morbid obezite hastlarının ölçülerine de uygun değildir. Bunlar sıkılma ve stres unsuru olarak morbid hastalarına yansıyabilir. Böyle durumlarda yüzmek gibi tek başına yapılabilen sporlar tercih edilebilir. Yorulmadan daha fazla kalori yakımı bu şekilde sağlanabilir. Ya da belirleyenecek saatler aralığında iki kat merdiven çıkmak da faydalı olacaktır.
Bu yazımızda sizi yedi adımda başarıya götürüyoruz. Haydi, hayırlı olsun! Öncelikle nasıl başarılı olabilirsin, bunu öğren! Kendini ölç, “Ben kimim ya?” diye bi’ sor kendine. Amaçlarını belirle, “Neler yapmak istiyorum ya ben?” diye sor bi’ kendine. Sonrası planlamak, “Amacımı belirledim, şimdi ona nasıl ulaşabilirim?” diye sor bi’ kendine. Harekete geç, harekete geç, “Ne zaman ve Nereden başlamalıyım?” diye soracaksın zaten kendine, söylememize gerek yok. Sonuç alana kadar devam etmelisin, devam et, “Sonuç alabilmem için alternatif yollar neler?” diye bi’ sor kendine. Ve işleri sonuçlandır, “Oh be!” deyip bırakma, bi’ değerlendir yahu, “Neler başardım? Nasıl başardım?” diye bi’ sor kendine. Şimdi “Oh be!” diyebilirsin.
Üniversite sınavlarına hazırlanma, sınavlara katılma, sınav sonuçlarının açıklanmasını bekleme, tercih yapma ve ardından hangi üniversite ve bölüme yerleştiğini öğrenme süreçleri başlı başına stresli bir dönem. Tüm bunların ardından üniversite sınavında yeterli başarıyı gösteremeyen ya da hedeflediği bölüm ve üniversiteye yerleşmeyen çok sayıda üniversite adayı bulunuyor. Üniversiteye hazırlanma sürecini yeniden yaşayacak adaylar geçmiş yıla nazaran daha stresli ve endişeli olabiliyor. Biz de üniversite sınavlarına tekrar hazırlanan öğrencilere yardımcı olabilecek bazı ipuçları ve öneriler hazırladık:Üniversite sınavına tekrar hazırlanmanın bir zaman kaybı olduğu düşüncesini unut! Çünkü üniversite sınavı sonucunda yalnızca bir üniversiteye yerleşmeyecek aynı zamanda hayatının büyük bir bölümünde yer alacak, gelecekteki kariyerin için ilk adımı atmış olacaksın. Bu yolda 1,2 ya da 3 yılın önemli olmadığını kabul etmelisin.Sınavda yeterli başarıyı gösterememiş olman artık önemli değil. Bunun yerine, bundan sonraki süreci en verimli şekilde değerlendirerek hedefine ulaşmaya odaklanmalısın.Üniversiteye hazırlanma sürecinde liseden mezun olmuş olmanın senin için bir avantaj olduğunu unutmamalısın. Artık derslere ilişkin sınavlar, staj ya da mezun olma telaşın olmayacak. Bu yüzden üniversite sınavlarına hazırlanmak ve aynı zamanda kendine ayırmak için daha fazla vaktin olacak.Aldığın puana göre bir bölüm ya da üniversite seçmek yerine üniversiteleri ve bölümleri araştıracak ve kendin için en uygun olanları seçecek vaktin var. Aynı zamanda kararlarını ve hedeflerini değerlendirmek ve değiştirmek için de yeterince zamanın olacak. Geçmiş sene üniversite sınavlarına yönelik çalışmalar yaptığın için hangi ders ve konularda eksiklerin olduğunu daha iyi biliyor olacaksın. Bunun yanı sıra konuları erken bitirerek konuları daha fazla tekrar etme ve pratik yapma şansın olacak. Sınavlarda önemli olan konular hakkında daha detaylı bilgi almak için YGS’nin Şifreleriyazımıza mutlaka göz at.Dershaneye gidip gitmemek konusunda kararsızsan Üniversite Sınavına Hazırlanırken Dershaneye Gitmeli miyim? yazımızı okumak sana yardımcı olacaktır.Hangi derse ve konuya ne kadar vakit ayırman gerektiği konusunda deneyimli olmanın avantajlarını kullanarak aylık, haftalık ve günlük planlar yapabilirsin. Böylece her gün hedefine giden küçük bir adım atarak zorlanmadan hedefine ulaşabilirsin. Akıllı Çalışma Sistemi ile sana özel, netlerini en hızlı şekilde artırmana yardımcı olacak haftalık çalışma programlarını oluşturabilirsin.Metnin tamamına ulaşmak ve üniversite sınavlarına hazırlanma sürecine ilişkin daha fazla bilgi edinmek için parlakbirgelecek.com'u ziyaret edebilirsin.
Üniversite sınavına çalışmaya kimimiz daha 10. sınıftan, kimimiz ise sınavdan yalnızca birkaç ay önce çalışmaya başlıyor. Fakat çalışmaya ne zaman başlamış olursan ol, sınavlarda başarılı olmanın anahtarı en fazla neti çıkarabileceğin stratejik bir çalışma ile sınava hazırlanmak ve sınav zamanı gelip çattığında doğru sınav stratejilerini uygulamak. Biz de üniversite sınavına hazırlanan tüm öğrenciler için bu konularda yardımcı olabilecek bazı ipuçları hazırladık: Üniversite sınavlarında başarılı olmayı sağlayan en önemli etkenlerden biri planlı ve düzenli bir şekilde çalışmak. Günlük, haftalık ve aylık çalışma planları yaparak her derse yeteri kadar vakit ayırabilirsin. Netlerini en hızlı şekilde artırmana yardımcı olacak, sana özel çalışma programları hazırlayan Akıllı Çalışma Sistemi’ne göz atmayı unutma! Amaç ve hedefler belirlemek, başarıya giden yolda bir diğer etken. Kısa ve uzun vadeli amaçlar sınava hazırlanma sürecinde motivasyonunu artırmasının yanı sıra çalışma stratejisi belirlemen konusunda da yardımcı olacaktır. Ders çalışırken motive olmak ya da motivasyonunu uzun süre korumak konusunda sorun yaşıyorsan Motive Olmak için 6 Yöntem ve Motivasyonda Kalma Yöntemleriyazılarımız sana yardımcı olabilir. Bir konuyu öğrenmek için, konuyu tamamen anlayana kadar çalışmanın yanı sıra sık sık tekrar etmeni de gerektiriyor. Bir konuyu etkili bir şekilde öğrenmen ve uzun süre hatırlaman konusunda Günlük Pratik Yap yazımız sana yardımcı olabilir. Çalıştığın her konuyla ilgili farklı kaynaklardan çok sayıda soru çözmen, konunun anlamadığın bölümlerini fark etmeni, konuyla ilgili çeşitli soru şekilleri görmeni, konuyu tekrar etmeni ve soru çözümlerinde hız kazanmanı sağlayacaktır. Bunun yanı sıra konuyu uzun süre hatırlamana da yardımcı olacaktır. Ders çalışmak için rahat bir ortam yaratmak, odaklanmanı kolaylaştırmasının yanı sıra daha verimli çalışmana da yardımcı olacaktır. Rahat bir çalışma ortamına nasıl sahip olacağın konusunda Düzenli Olmanı Kolaylaştıracak 5 İpucu ve Rahat Bir Çalışma Ortamı Yaratmak için 10 Yöntem yazılarımızdan faydalanabilirsin. Hem sınava çalışırken hem de sınav sırasında zamanı etkin kullanabilmek için başka bir şey düşünmemen, dikkatini toplaman ve odaklanabilmen gerekiyor. Odaklanma konusunda Odaklanma Becerini Geliştiryazımızı okumak sana yardımcı olabilir. Sınava hazırlanma sürecinde ne kadar fazla deneme sınavı çözersen o kadar fazla pratik yapmış olursun. Bu da el alışkanlığı kazanman ve zamanı etkin kullanman konusunda yardımcı olacaktır. Bunun yanı sıra sınava hazırlanma sürecinde geçmiş yılların sınavlarını da çözmeyi unutmamalısın. Sınavda Zaman Kazanmak yazımızı okuyarak hem sınav sırasında zamanı verimli kullanmak hem netlerini artırmak hem de sınava hazırlanma aşamasında dikkat etmen gerekenler hakkında ipuçlarına ulaşabilirsin. Çoktan seçmeli bir yapıya sahip olan üniversite sınavlarında net sayını artırmak ve sınav sırasında zaman kazanmak için Çoktan Seçmeli Sınavlarda Başarı yazımızda yer alan ipuçlarından faydalanabilirsin. Bir dersle ilgili sorun yaşadığında ya da bir konuyu anlamadığında öğretmenlerinden ve konuyu bilen arkadaşlarından yardım alabileceğini unutmamalısın. Sınava hazırlanma sürecinde hem ders çalışmak konusunda hem de sınav stresiyle baş etmek konusunda rehber öğretmeninle ya da bir akıl hocasıyla görüşmek yeni bakış açıları kazanmanı sağlamasının yanı sıra başarıya giden yolda zaman kaybetmeni engelleyecektir. Sınava hazırlanma sürecinde öğrenmeni kolaylaştıracak, bilgileri uzun süre hafızanda tutabilmene yardımcı olacak ve motivasyonda kalmanı kolaylaştıracak etkenlerden biri ise yeterince uyumak. Ders çalışmak için uykundan fedakarlık etmemen gerektiğini unutmamalısın. Uykunun olumlu etkileri hakkında detaylı bilgi edinmek için Gece Boyu Ders Çalışmak yazımızı okuyabilirsin. Neredeyse tüm öğrencilerin yaşadığı sınav stresi belirli bir noktaya kadar faydalı olurken stresin fazla olması başarı üzerinde olumsuz bir etki yaratıyor. Sınav stresiyle baş etmek konusunda Sınav Kaygın Çok mu Yüksek, Sınav Kaygısını Kontrol Etme Teknikleri ve Sınav Sürecinde Kaygıyı Azaltmak yazılarımızdan faydalanabilirsin. Metnin tamamı ve daha fazlası için parlakbirgelecek.com'u ziyaret edebilirsin.
1. Açık Olma2. Adam Yetiştirme3. Bilgi ve Tecrübe Sahibi Olma4. Bilgi Toplama Yeteneği5. Bilgilendirme Alışkanlığı6. Kendini Bilme7. Cesur Olma8. Çevre Bilincine Sahip Olma9. Dayanıklı Olma10. Karşısındakini Dinleme Alışkanlığı11. Soyut Düşünebilme Yeteneği12. Emrivakiye İzin Vermeme13. Esnek Olabilme14. Espri Sahibi olma15. Fedakar Olma16. Gerçekçi Olma17. Göreve Talip Olma18. Güvenilir Olma19. Kendine Güvenme20. Hazırlıklı Olma21. Hedefe Yönelik Kararlı Olma22. Hesap Adamı Olma23. İkna Etme Yeteneği24. İnisiyatif Kullanma25. İnsan Sarrafı Olma26. İnsana Değer Verme27. Yaptığı İşe İnanma28. Kamuoyu Oluşturma Yeteneği29. Çabuk Karar Verme Yeteneği30. Konuşma ve Yazım31. Konuşma ve Yazım Yeteneği32 . Liyakat Aşığı Olma33. Mükemmeliyetçi Olma34. Müsamahalı Olma35. Müteşebbis Olma36. Mütevazı Olma37. Öğrenme Azmine Sahip Olma38. Öncü Olma39. Örgütleme Yeteneği40. Prensip Sahibi Olma41. Problem Çözücü Olma42. Programlı Olma43. Sıradışı Olma44. Sorumluluk Alma Alışkanlığı45. Strateji Bilincine Sahip Olma46. Olacakları Tahmin Edebilme47. Vizyon Sahibi Olma48. Yönetme Yeteneği49. Zaman Mevhumuna Sahip Olma50. Zamanlama YeteneğiMustafa Kemal Atatük’ün Liderlik Sırları, Adnan Nur BAYKAL
Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş.Yine bir gün konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a;“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve artık neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum” demiş.Einstein gülümseyerek ona bir öneride bulunmuş“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar.”, “o halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen yap konuşmayı, ben de arka sırada seni dinlerim.”Şoför, gerçekten çok başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan tüm soruları doğru yanıtlamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış bir soru sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip” demiş.Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etmiş:“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile yanıtlayacak.”
Başarılı üniversite öğrencisi Metin Can’ın, hayattan istediklerini nasıl aldığının öyküsünü kendi ağzından okuyun “Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nü kazandığım ilk yıl (2000), maddi imkansızlıklar yüzünden yurtta kalmam gerekiyordu. Oysa ben, üniversiteyi evde okumak ve çalışmak istiyordum. Gazeteciliğe olan merakım, para kazanma isteği ile birleşince okulun yanı sıra hayata da atılmaya karar verdim… Okula giderken her gün önünden geçtiğim bir yerel gazete vardı, öncelikle buraya gitmeye karar verdim, kapıdan içeri girdim. ‘Yetkili bir kişiyle görüşmek istiyorum’ dedim. Çok geçmeden içeriden gazetenin yazı işleri müdürü ve diğer yöneticiler geldi. Sanırım kötü bir günde gelmiştim, herksin suratı nedense çok asıktı. Neyse konuya girmek gerekiyordu. ‘Ben öğrenciyim gazeteniz de çalışmak istiyorum vs’.. dedikten sonra yazı işleri müdüründen klasik bir cevap geldi… ‘Gel burada çalış ama, para verebilecek durumumuz yok.’ Oysa benim para kazanmam gerekiyordu ve bunu gazetecilik yaparak gerçekleştirmek istiyordum. Ancak tabi ki her şey istenildiği gibi olmuyor… Olsun, ben de bir müddet bedava çalışırım dedim ve kabul ettim. ilk günler genelde insanlara çay yapıyordum. 2-3 hafta böyle geçti, anladım ki bu şekilde para kazanamayacağım. Aklıma üniversite gazetesi çıkarabilir miyim diye bir düşünce geldi. Çünkü, 20 bin öğrencinin okuduğu bir üniversitede, öğrenciye yönelik tek bir gazete bile yoktu… Gazetenin yöneticilerine, öğrenciye yönelik bir gazete çıkarmayı düşündüğümü ve bunun finansmanınıreklam ile karşılayabileceğimi anlattım, çok sıcak baktılar ve kabul ettiler. Gazetenin çıkması tahminlerimden daha kolay gerçekleşti. Çünkü çıkarmayı düşündüğüm gazete, reklam verecek olan esnafın da ilgisini çekmişti, böylece gerekli finansmanı daha ilk günde fazlasıyla karşıladım. İlk sayıyı üniversitenin rektörüyle de söyleşi yaparak çıkardım. Bunun yanı sıra gazetede, üniversitenin ulaşım eğitim vb.. sorunlarından da bahsedince gazete bir anda bütün cephelerde yankı uyandırdı. Gazetenin ismini ‘Kampus Gazetesi’ koymuştuk ve ben Kampus Gazetesi’ni bir yıl boyunca çıkarmaya devam ettim. Bu süre içersinde gazetenin aracılığıyla konserler ve fuarlar da düzenledik. Netice de bir yıl sonra, yani üniversite ikinci sınıfın ortalarında hem iyi para kazanmıştım hem de çevrem fazlasıyla genişlemişti ve tabi ki eve de çoktan çıkmıştım. Şimdi de bunun üzerine bir şeyler eklemem ve ulusal basına geçmem gerekiyordu ama, bu hedefe Kütahya’dan ulaşmak gerçekten de zordu. Bir çok ulusal gazeteye staj için başvurmama rağmen olumlu sonuç alamadım. Üçüncü sınıfın başlarında, dağcılık sporu ile ilgilenmeye başladım ve burada tanıdığım bir iş kadınının Akşam Grubu ile bağlantısının olduğunu öğrendim. Bu bayan aynı zamanda Kütahya’daki tek yabancı dil kursunun da sahibi idi. Çıkardığım gazete için onunla söyleşiye gittim, gazetede haberini çıkardıktan sonra da beni Akşam Grubu’ndan her hangi bir yayın organıyla tanıştırmasını istedim. Yaklaşık 6 ay sonra bu isteğim gerçek oldu ve Akşam Grubuna bağlı Aylık Ekonomi Dergisi olan Platin Dergisi ile bu bayan aracılığıyla tanıştım. İlk olarak derginin yazı işleri müdürü ile görüşmeye başladım ve kendisine burada çalışmak istediğimi ilettim. Aldığım cevap bundan önce Kütahya Gazetesi’nden aldığım kinden farklı değildi. Yani buraya da ancak bir proje üreterek girebilirdim. Daha sonraki görüşmelerimizde dergi yönetimine; Platin Dergisi’nin Anadolu’da pek iyi tanınmadığını oysa Anadolu’nun, ekonomi dergileri için ciddi bir pazar olabileceğini anlatarak, her ay farklı bir il eki yapmayı teklif ettim, gerekli olan finansmanı yani reklamını da ( basın dünyasında finansmanı sağlanmadan asla ek çıkarılmaz) o ilden bulabileceğimi söyledim’. Dergi yönetimi bunu kabul etti. Ancak, ekin çıkması için gerekli olan finansmanın yüksek olduğunu söyleyip, bunu bulup bulamayacağımı sordular. (Denemekten ne çıkar!) Bulurum dedim… Daha sonra dergiyle birlikte ‘Denizli İl Eki’ni’ yapmayı kararlaştırdık ve ben hayatımda ilk defa Denizli’ye gitmek için yola çıktım. Kampus Gazetesi’yle de uğraşamadığımdan gelirlerim iyice azalmıştı ve cebimdeki çok az parayla 10 gün içinde istenilen reklamı Denizli’de buldum. İzlediğim strateji ise, o bölgedeki kurumları ve önemli kişileri projeye dahil etmek ve bu çalışmanın illeri için iyi bir tanıtım olacağını vurgulamak oldu sadece. Daha sonra Platin Dergisi’ne 7 ayrı il eki yaptım. Ancak bu sefer eklerin finansmanını ve benim tüm masraflarımı dergi karşılamaya başladı, çünkü Anadolu ekleri gerçekten iyi tutmuştu… Uzun bir süre, burada çalışmaya devam ettim. Daha sonra başka yayın organlarından teklifler gelmeye başlayınca, Freelens olarak bir çok ulusal basın ile çalışmaya başladım. Devamlı Anadolu’yu gezmem ve buradaki niş haberleri toplamam ulusal basında kendime kolayca yer bulmamı sağladı. Freelens gazetecilik dönemimde, 40’a yakın ilde yüzlerce Anadolu şirketi ile görüştüm ve onların başarı öykülerini ulusal basına taşıdım, bir çok özel haber ve araştırmaya imza attım… Bundan sonrası da çorap söküğü gibi geldi zaten… Bu süreç beni Anadolu ekonomisi konusunda giderek uzmanlaştırmaya ve aranan bir isim haline getirmeye başladı. Ayrıca, bu gelişme, gazeteciliğin dışında da Anadolu’ya yönelik yapılan bir çok projede yer almamı da sağladı. Yapı Kredi Bankası’nın sponsorluğunda hazırlanan “ANADOLU250” Araştırması’nın fikir mimarlarından ve uygulayıcılarından oldum. Türkiye’nin en büyük hosting şirketi olan TURKTICARET.Net firmasının da Anadolu’ya yönelik bir çok çalışmasında ve projesinde yer aldım HP’nin (Hawletck Packard) “Hepbizz” projesinde KOBİ editörlüğü yaptım. Ve Türkiye’nin önde gelen daha bir çok firmasının Anadolu ve KOBİ’lere yönelik gerçekleştirdiği çalışmalarda belirli konumlarda görev yaptım. Bu süreç bu şekilde ilerlerken, ulusal basında üst düzey yöneticilik yapmış çok deneyimli iki gazeteci ile birlikte, bir Halka İlişkiler ve Danışmanlık şirketinin kurucuları arasında yer aldım. Zaten yukarıdaki projelerde de birlikte çalışmıştık ve İstanbul’da gerçekten çok güçlü bir portföyleri vardı. Ben de daha sonra tüm çalışmalarımı ve kendi portföyümü bu şirkete yönlendirmeye başladım. Kısa sürede çok hızlı bir büyüme sürecine girdik. Türkiye’nin önemli şirketleri bizim müşterimiz haline gelmeye başladı. Anadolu’daki uzmanlığımız sayesinde dev şirketlerin cesaret edemedi organizasyonları biz başarıyla gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra Anadolu’daki şirketlere de halkla ilişkiler hizmeti vermeye başladık. Böylece hem İstanbul’dan hem de Anadolu’dan çok saygın müşterilerimiz olmaya başladı. Kısacası Anadolu’daki uzmanlığımızı İstanbul’a, İstanbul’daki uzmanlığımızı da Anadolu’ya taşıyınca başarı kaçınılmaz oldu. Bugün Türkiye’nin dev kuruluşlarına halkla ilişkiler ve iletişim hizmeti veren bir kurum haline geldik, müşteri sayımız her geçen gün arttığı gibi raflarımızda da onlarca proje Anadolu topraklarında hayat geçmek için sırasını bekliyor. Böylece Üniversite birinci sınıfta eve çıkmak için girdiğim serüven (2000), beni üniversiteden mezun olduğum 2004 yılında, buralara kadar sürükledi. İşin ilginci bu serüvene atılırken tek istediğim evin kirasını ödeyebilecek kadar para kazanmaktı…Ama olmadı attığım her adım bir sonraki hedefe doğru beni sürükledi…
Üniversite sınavlarına hazırlanma sürecinde öğrencilerin stres yaşamasına ve endişelenmesine sebep olan en önemli konulardan biri netlerinin artmıyor oluşu ile ilgili. Biz de senin için netlerini artırmana yardımcı olabilecek bazı ipuçları hazırladık:YGS’ye hazırlanma sürecinde sınavda en fazla çıkan konuların neler olduğunu, derslerin ağırlıklarını ve sınava ne şekilde çalışacağını bilmen oldukça önemli. Bu konularda YGS’nin Şifreleri yazımız sana yardımcı olabilir.Bildiğin ya da kolay olduğunu düşündüğün konularla ilgili soruları çözerken, ilk doğru gördüğün cevabı işaretlemekten kaçın. Önce sorunun ve cevapların tamamını oku. Böylece kolay olduğunu düşündüğün sorularla ilgili hata yapma riskin azalacaktır.Soruları okurken çok hızlı davranarak hata yapmaktan ve çok dikkatli davranarak zaman kaybetmekten kaçın. Anlayamadığın ya da doğruluğundan emin olmadığın soruları mutlaka boş bırak.Soruları çözerken, eğer konu hakkında yeterli bilgiye sahip değilsen, yanlış olduğuna emin olduğun şıkları eleyerek doğru cevaba ulaşabilirsin. İstatistiki olarak şık eleyebildiğin sorularda tahmin yürütmen netlerini artırmana yardımcı olacaktır.Soruları doğru cevaplamakta en büyük etkenlerden biri dikkatli okumak ve sorunun mantığını kavrayabilmek. Soruları kendi mantığına göre değil, soruların mantığına ve senden ne istediğine göre cevaplamalısın.Sınava hazırlanırken tek bir kaynaktan soru çözmek yerine birbirinden farklı çok sayıda kaynağı kullanman, aynı konuyla ilgili birbirinden farklı çok sayıda soru örneğini görmüş olursun.Test sınavlarında bilgi, yorum ve hızın önemli olduğunu unutma.Çoktan Seçmeli Sınavlarda Başarı yazımız bu konularda sana yardımcı olabilir.Soruları okurken, soru metninde altı çizilmiş ya da koyu renkle yazılmış kelimelere dikkat etmelisin. Bunun yanı sıra olumlu ve olumsuz ifadelerin pek çok öğrencinin hata yapmasına sebep olduğunu unutmamalısın.Bildiğin konularla ilgili soruları gördüğünde, soruyu tam olarak okumadan cevaplara geçmen hata yapma olasılığını artıracaktır.Özellikle sözel derslerde yer alan karışık, uzun ve zor görülen soruları atlama. Bu tür sorular çoğunlukla daha fazla bilgi ve ipucu içerdiği için yorumlamanın daha kolay olduğu sorulardır.Tarih, coğrafya ve felsefe gibi sözel derslerde ezber yapman gerekebilir. Bu konuda Ezber Bozan Ezber Teknikleri yazımız sana yardımcı olabilir. Bunun yanı sıra sözel derslere çalışırken bir konuyu tam olarak anlamadan diğer konuya çalışmamalı ve konuların detayına inmekten kaçınmalısın.Tüm derslere daha kısa zaman ayırarak daha başarılı olmak için kullanabileceğin bir yöntem ise Günlük Tekrar Yöntemi. Bu yöntem hakkında daha fazla bilgi edinmek için Günlük Pratik Yapyazımızdan faydalanabilirsin.Tüm bunların yanı sıra hangi konulara çalışarak netlerini daha fazla artırabileceğine ve hangi konularda eksiğin olduğuna ilişkin daha fazla bilgi edinmek için ücretsiz Seviye Tespit Sınavınıalabilir ve netlerini artırmak için Akıllı Çalışma Sistemi ile çalışabilirsin.Daha fazlası için Parlakbirgelecek.com Faydalı Bilgiler bölümünü ziyaret edebilirsin.
1-NİÇİN BU ALANDA ÇALIŞMAK İSTİYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Alışveriş yapmayı çok severim, çocukken bile saatlerce katalogları incelerdim.” Sizi işe alacak yetkili için neyi sevip sevmediğiniz hiç önemli değildir. Belli bir alandaki geçmişinizi ve varsa başarı öykülerinizi anlatmaya odaklanın. DOĞRU CEVAP: ”Alışveriş yapmayı her zaman sevdim ama bir mağazada çalıştığımdan beri benim ilgimi çeken asıl kısım işin pazarlama kısmı oldu. Çalıştığım yerde ürettiğimiz kıyafetler çok kaliteliydi ama düzenli bir satışımız yoktu. Bu yüzden bir işletmeciyle pazarlama stratejileri üzerine çalıştım ve satışlarımız ilk yılda %25 arttı. Bu endüstri dalında başarılı olmak çok harika bir histi ve kendimi ürünlerin tanıtımı ve pazarlanmasına adadım.” 2- BİZE KENDİNİZDEN BAHSEDİN YANLIŞ CEVAP: ”Michigan Üniversitesi Biyoloji Bölümü’nden geçen yıl mezun oldum ama biyolojinin benim ilgi alanım olmadığının farkına vardım. Böylece başka bir alanda ilk işimi buldum ve satış departmanında işe başladım. Daha sonra bir hukuk firmasının mali işleriyle ilgilendim. Son olarak da birkaç aylık bir tatil arasından sonra tekrar pazarlama dalında çalışmak istedim ve işte daha rekabete açık bir pozisyon için buradayım.” Kendiniz hakkında kronolojik bir sıralama vermektense, güçlü yanlarınız üzerinde durun ve başvurduğunuz pozisyona uygun olarak örneklerle, bu alandaki başarılarınızı kanıtlayın. DOĞRU CEVAP: ”Çok güçlü iletişim kurabilen biriyimdir. Satış departmanında iki yıl çalışmak kendime olan güvenimi arttırdı ve müşterinin güvenini kazanmanın önemini kavrattı. Ayrıca bu işte gerçekten başarılı olabileceğimi anladım. Son işimde firma için müşterilerinin devamlılığını sağlama ve yeni müşteriler bulabilmek adına bir mektup stratejisi belirledim. Bunun sonucunda firmanın karı 2 yılda %10 artış gösterdi. Ek olarak, firmaların daha iyi pazarlama olanakları bulmak adına internet ortamından nasıl yararlanabileceğine dair yeni fikirler üzerinde çalışıyorum ve bu fikirleri seve seve sizin için hayat geçirebilirim.” 3- ESKİ PATRONUNUZ HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Gerçekten yeteneksiz biriydi ve onunla çalışmak bir kabus gibiydi ki bu yüzden işten ayrıldım.” Unutmayın ki eğer işe alınırsanız bunları anlattığınız kişi bir gün patronunuz olabilir. İşe alacakları birinden isteyebilecekleri son şey büyük ihtimalle ağzının bozuk olmasıdır. Eski patronunuzdan kötü bahsetmektense, pozitif yaklaşın ve ondan ne öğrendiğinize odaklanın.(gerçekte ne kadar kötü biri olsa bile) DOĞRU CEVAP: ”Eski patronum işlerin zamanında bitirilmesi konusunda çok hassastı ve bu konuya her şeyden çok önem verirdi. Onun bu tutumu beni daha çok çalışmaya itti ve işlerin zamanında bitirilmesinin önemini kavramamı sağladı.” 4- NİÇİN ŞİMDİKİ İŞİNİZDEN AYRILMAK İSTİYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Patronuma ve yaptığım işe katlanamıyorum.” Yaptığınız işle ve patronunuzla ilgili kötü konuşmamanız gerektiğini tekrar hatırlayın ve olumlu yönler üzerinde durun. DOĞRU CEVAP: ”Şu anki rolümden çok şey öğrendim, ama şimdi sınırlarımı genişletmek ve yeni yetenekler kazanmak için, potansiyeli olduğunu düşündüğüm yeni bir iş arıyorum.” 5- 5 YIL İÇİNDE KENDİNİZİ NEREDE GÖRÜYORSUNUZ? YANLIŞ CEVAP: ”Miami’de bir plajda rahatlarken” veya ”sizin firmanızda çalışırken.” Bu soru için gerçekten doğru bir cevap yoktur ama karşınızdaki kişi sizden amaçlarınızı, kariyeriniz doğrultusundaki planlarınızı ve kendinizi onun şirketine adayıp adamayacağınızı duymak ister. Yani hayallerinizi anlatmaktan veya esprili olmaya çalışmaktansa, onlara eylemlerinizdeki kararlılığınızı ve sorumluluklarınızın bilincine sahip olduğunuzu gösterin. DOĞRU CEVAP: ”Beş yıl içinde bu iş dalında daha donanımlı hale gelmeyi istiyorum. Ayrıca insanlarla birlikte çalışmayı çok seviyorum ve firmada iletişim becerilerimi ve iş hakkındaki bilgilerimi daha verimli kullanabileceğim bir yönetici pozisyonunda çalışmayı hedefliyorum.” 6- EN BÜYÜK ZAYIFLIĞINIZ NEDİR? YANLIŞ CEVAP: ”Çok çalışmayı sevmem” veya ”Sarışın olmak.” Bu soru pozitif bir etki bırakmak için çok büyük bir fırsattır. Ama soruya bir klişeyle veya gereksiz bir şakayla cevap vermek yerine üstesinden geldiğiniz bir zayıflığınızı örnek gösterebilirsiniz. DOĞRU CEVAP: ”Topluluk karşısında konuşma yaparken kendimi hiç rahat hissedemezdim ve bu sizin de bildiğiniz gibi iş alanında benim için büyük bir engeldi. Bunun büyük bir sorun olduğunu fark ettikten sonra eski patronuma bu konuda bir kurs almak istediğimi belirttim ve bir kursa kaydoldum. Bunun sonucunda bu engelin üstesinden geldim. O zamandan beri çok önemli yöneticiler karşısında birçok sunum yaptım ve gayet başarılı oldum. Bu işi yapmayı hala sevmiyorum ama kimse başarısız olduğumu söyleyemez. 7-MAAŞ KONUSUNDA BEKLENTİLERİNİZ NEDİR? YANLIŞ CEVAP: ”Bundan önceki işimde 35 bin dolar civarında kazanıyordum, yani artık 40 dolar civarı bir beklentim var.” Kesin rakamlar vermekten kaçınmalısınız. Maaş konusunda pazarlık etmeye çalışırsanız işi kaybedersiniz. Beklentinizin para değil iş olduğunu defalarca tekrarlayın. Eğer bir miktar belirtmek zorundaysanız çalıştığınız konum ve yaşadığınız şehre bağlı geniş tabanlı bir miktar belirtin. DOĞRU CEVAP: ”Kazanacağım paradan çok çalışacağım konumla ilgileniyorum. Beş yıllık tecrübelerim dahilinde çalışacağım konuma uygun bir maaş beklentisi içerisindeyim. Ayrıca bu şehirde yaşamanın yüksek maliyeti göz önünde bulundurularak belirlenen adil bir maaş benim için uygun olacaktır.” 8-NİÇİN SİZİ İŞE ALMALIYIZ? YANLIŞ CEVAP: ”Çünkü bu iş için en uygun aday benim.” Güzel bir cevap sizin özelliklerinizi ve sizi neyin özel yaptığını vurgular. DOĞRU CEVAP: ”On yıl boyunca yönetici asistanlığı yaptım ve patronum sıkça ben olmadan işlerinin çok zor olacağını vurgulardı. Ayrıca bilgisayar eğitimi almaya da zaman ayırdım ve Excel konusundan çok ilerleme kaydettim ki bu da çok daha hızlı çalışabileceğim anlamına geliyor. Patronumun benden beklediklerinden çok daha fazlasını yapmaya gayret ederim ve çoğu kişi için iyi olan benim için asla yeteri kadar iyi değildir.” 9-EN BÜYÜK BAŞARISIZLIĞIN NEYDİ? VE BUNDAN NE ÖĞRENDİN? YANLIŞ CEVAP: ”Hukuk fakültesini bitiremedim ve o günden beri sadece zor olduğu için bir şeyden vazgeçmenin ne kadar büyük bir hata olduğunu biliyorum.” Aslına bakarsanız sizi gerçekten başarısız gösterebilecek bir pişmanlığınızı vurgulamak zorunda değilsiniz. Bunun yerine daha önemsiz bir başarısızlığınız üzerinde durun ve ondan çıkardığınız dersi belirtin. DOĞRU CEVAP: ” Üniversitedeyken ders programımı tamamlamak için sanat dersi aldım. Ama o dersi pek ciddiye almadım, mühendislik derslerimle kıyaslayınca parkta bomboş yürümek kadar kolay görünüyordu. Dönem ortasında düşen notlarımdan anladım ki eğer bu dersi geçemezsem bursumu bile kaybedebilirim. Dönemin geri kalanında bu ders için çok çalıştım ve yeterli bir not almayı başardım. Sonra anladım ki yaptığım şey ne olursa olsun, en iyisini tüm gücümle yapmalıyım aksi halde emek harcadığım onca şey boşa gider.” 10-ÇALIŞMADAN GEÇİRDİĞİN ZAMANI NASIL AÇIKLAYABİLİRSİN? YANLIŞ CEVAP: ” Çalışmaktan çok yorulmuştum, bu yüzden bir molaya ihtiyacım vardı” veya ”İş bulamadım.” İşsiz geçirilen dönemleri açıklamak daima zordur. Tembel biri veya işe alınmaması gereken biri izlenimi vermek istemiyorsanız işsizliğinizi sizin seçtiğiniz bir ve mantıklı bir sebepten kaynaklandığı göstermenin bir yolunu bulmalısınız. DOĞRU CEVAP: ”İşim benim için çok önemlidir. Önüme çıkan ilk teklifi beni mutsuz etme ihtimali olmasına rağmen kabul etmektense, doğru iş için, doğru kararı verebilmek adına, doğru zamanı bekledim.” 11. HANGİ ŞARTLARDA İŞİNİZ SİZİ MUTLU EDER? YANLIŞ CEVAP: “İşimi iyi yaptığım zamanlar aldığım övgüler beni çok mutlu eder.” Belirsiz cevaplar vermektense, iyi olduğunuz, zevk aldığınız ve bu işle bağlantısı olan durumlardan bahsedin. Bu soru ilgi alanınızı belirtmek, bu işe ne kadar uygun olduğunuzu göstermek ve istekli olduğunuzu kanıtlamak için bir fırsat olabilir. DOĞRU CEVAP: Ben insanlarla beraber olduğum, müşterilerle ilgilendiğim ve onlara sağlanabilecek en iyi olanakları sağlayıp onları memnun edebildiğim sürece mutluyumdur. Bu benim için çalışmanın en iyi yanıdır ve bu nedenle daha iyi bir konumda müşterilerle daha iyi bir iletişim kurabileceğim için sizinle çalışmak istiyorum 12-İŞİNİZİN EN AZ SEVDİĞİNİZ YANI NEDİR? YANLIŞ CEVAP: “İstikrarsız, başarısızlık getirebilecek işleri sevmem.” Eski işinizin ekonomik, siyasal ve kültürel durumuyla ilgili yorumlar yapmaktan kaçının. Bu tip yorumlar ne kadar doğru olursa olsun üzerinizde negatif bir izlenim bırakacaktır. Ayrıca yeni işinizde sahip olabileceğiniz konumun işlevleriyle ilgili hoşlanmadığınız bir durum varsa bu tip yorumlar da yapmayın. DOĞRU CEVAP: “Eski işime dair nefret ettiğim bir durum söz konusu olmasa da, işimin hoşlanmadığım bazı yönleri vardı. Eski konumumda haftada en az iki kere seyahat etmem gerekiyordu. Seyahat etmeyi her ne kadar çok sevsem de, ayda iki seyahat bazen çok yorucu olabiliyordu. Bu sebepten dolayı kendime iş harici pek fazla vakit ayıramıyordum. Yine aynı konumda çalışacak olsam da, daha az seyahat etmeyi tercih ederim.” 13. İŞ ARKADAŞLARINIZLA YAŞADIĞINIZ BİR PROBLEMDEN BAHSEDİN YANLIŞ CEVAP: “Çevremdekilerle hep iyi geçinirim dolayısıyla hiçbir iş arkadaşımla problem yaşamadım.” Firmalar bu tip kaçak cevaplardan hoşlanmazlar. Ayrıca büyük ihtimalle yalan söylediğinizi düşünürler. Gerçek olabilecek bir örnek verin ve onu kendi lehinize çevirin DOĞRU CEVAP: “Bir kaç tane hemşire arkadaşımla vardiya sırasının kimde olduğu ve çocuk hastaların aileleriyle konuşmanın kimin görevi olduğuna dair bir anlaşmazlık yaşamıştım. Kişiliklerimiz uyuşmuyordu. Tartışmadan üç ay sonra, arkadaşlarımdan birine beraber öğle yemeği yemeyi teklif ettim. Yemek boyunca aramızdaki farklılıklardan ve niçin anlaşamadığımızdan bahsettik Bu konuşma aramızdaki sorunların çoğunu çözdü. Daha farklı iletişim kurmaya ve beraber iyi çalışabilmeye başladık. Bence konuşmak sorunlarınızı çözmenizin en etkili yoludur. 14. NELER SİZİ MOTİVE EDER? YANLIŞ CEVAP: “İşimi iyi yaptığım zamanlar ödüllendirilmek.” Bu yanlış bir cevap değildir ancak önemli bir fırsatı kaçırmanıza sebep olur. Bu soru iyi özellikleriniz üstünde durmanız, karakteriniz hakkında daha ayrıntılı bilgiler vermek için önemli bir fırsattır. Bu yüzden genel ve içi boş cevaplar vermektense, örneklerle kendinizi açıklamayı denemelisiniz. DOĞRU CEVAP: “Son işimde daima zor geçen teslim tarihlerindeki rekabet beni çok motive ederdi. Ürünlerin teslimini tam zamanında yapma konusunda %100 başarılı olmak zorundaydım. Bu işin çok hızlı yapılması gerektiğini ve zor olacağını bilmeme rağmen, yaşanan rekabetten çok hoşlanırdım.” 15-ARKADAŞLARINIZ SİZİ NASIL TARİF EDER? YANLIŞ CEVAP: “Gerçekten çok iyi bir dinleyiciyimdir.” İyi bir dinleyici olmak çok önemli bir özellik olmasına rağmen, işvereniniz büyük bir ihtimalle bunu umursamayacaktır. Seni büyük bir ihtimalle omzunda ağlamak için işe almıyorlardır. Cevapların başvurduğun pozisyonda başarılı olabileceğini destekler nitelikte ve kendine özgü olmalıdır. Eğer isterseniz örnek verebilirsiniz. DOĞRU CEVAP: “Arkadaşlarım beni büyük bir ihtimalle çok hırslı olarak tanımlayacaktır. İstediğimi elde edene kadar asla geri adım atmam. Program geliştirici olarak çalıştığım dönemde teknoloji konferansı için konuşmacılara götürdüğüm tekliflerden tek tek ret cevabı aldım. Ancak gerçekten büyük oynamak istiyordum ve “hayır”ı bir cevap olarak asla kabul etmedim. Hepsine ve yeni kişilere tekrar tekrar teklif götürdükten sonra konferansın katılımı planladığımın iki katına çıktı. Birçok kişi bir kez hayır dedikten sonra cevabını değiştirmez ama bunu kabullenmek benim doğamda yok. Bir şeyin mümkün olduğunu bildiğim sürece başarana kadar denemeye devam ederim.”
16 Mart 2014 Pazar 'Başak Burcunda DOLUNAY'... Sizin doğum haritanıza (Horoskop) göre sizi nasıl etkileyecek ? Öğrenmek için lütfen tıklayın ve NÖBETÇİ ASTROLOG servisine sorun :)
Siyah noktalardan arınmış pürüzsüz tek cilde ne dersiniz? Siyah noktalar en kocaman cilt problemlerinden tek tanesi. Cildimizi iyi temizleyemediğimizde ve gözeneklerimiz olması gerektiği kadar sıkılaşmadığında cilt gözeneğinin içerisine giren kirler tek süre ardından kara puan olarak bize geriye dönüyor. Siyah noktalarınızdan kurtulmanın karayolu tek sürü basit: İyi tek cilt temizliği! Kara puan oluşumdan arınmak amaçlı yapmanız gerekli olan tek birşey ise cildinizi itinalı olarak temizlemek ve zaman boyu temiz kalmasını sağlamak. Siyah Noktalar ile Başa Çıkmanın Yolları Cilt temizliği Siyah puan oluşumunun nedenlerinden tek tanesi de cildimizi olması gerektiği kadar temizleyemememizdir. Cilt temizliği amaçlı sert ya da sıvı/akışkan sabun kullanın. Cildiniz kuru ise sıvı/akışkan sabunları seçim edebilirsiniz. Sert sabunlar cildiniz kuruttuğu amaçlı tek sürü mecbur kalmadıkça kalıp sabun kullanmayın. Tonik Kullanımı Tonik hem tek gözenekleri sıkılaştırmak hem tek de sabunun temizleyemediği kirleri cildinizden temizlemeye destekçi olabilir . Erken ve akşamları itinalı tonik kullanımında cildinizin ek olarak parlak ve işlek göründüğünü göreceksiniz. Nemlendirici Cildinizi temizleyip tonikledikten ardından nemlendirici ile zaman boyu kaybettiği nemi geriye kazandırabilirsiniz. Bu sayede itinalı tek cilt bakımı yapmış olursunuz ve kara noktaların oluşumunu engellersiniz. Siyah puan bantları Siyah puan bantları var meydana gelen kara noktalarınız amaçlı muhteşem tek çözüm olabilmektedir . Haftada yalnızca 2 defa kullanacağınız tek kara puan bandıyla kara noktalarınızdan kurtulabilirsiniz. Ancak bandı uyguladıktan ardından itinalı olarak cildinizi temizlemeye aynı ritimde devam etmelisiniz. Maskeler Özellikle hem tek sivilceli hem tek de kara noktalı tek cilde sahipseniz bunun amaçlı kil maskesi kullanabilirsiniz. Kil maskesi muhtevanında yer alan özel maddeler yardımıyla gözeneklerinizin sıkışmasına ve kara puan oluşumunu önlemeye destekçi olabilir . Haftada 2 defa banyodan ardından cildinize uygulamanız tek sürü gerçek olacaktır. Peelingler Peelingler çoğunlukla sivilcesiz ciltlere uygulanır. Şayet cilt probleminiz yalnızca kara noktalarsa öyleyse peelingler tam sizlere yönelik . Peeling yardımıyla var meydana gelen kara noktanızı rahatlıkla yok edebilirsiniz. Bunun amaçlı yapmanız gerekli olan tek birşey banyodan ardından kara puan meydana gelen bölgelere peeling yardımıyla masaj inşa etmek . Etiketler: cilt bakımı, güzellik, Kişisel bakım, nasıl yapılır, Siyah nokta, siyah noktalar, siyah noktalar için ne yapmalı, siyah noktalardan kurtulmak, siyah noktaların geçmesi için
Geceleri yüzüstü uyumak bel ve boyun zedelenmelerine sırtüstü ise bacak adalelerinde kısalmaya ne sebeple oldu . En sağlıklısı ve ideali, bacakların karına gerçek çekilerek cenin pozisyonunda yatmak. Omurgamız bir bütündür, bel ve boyun omurgaları farklı düşünülemez, bel omurgalarındaki bir huzursuzluk boyun omurgamızı da direk etkiler. Zira omurgamız etrafımızdaki kaslar bir hasır örgü benzeri birbirinin içine geçmiştir. Bel veya boyun bölgenizde ortaya çıkan bir problem tüm vücudunuzda sıkıntılara sokak açar . Bel ve boyun omurgalarının sıhhati amaçlı zaman içerisindeki duruş, oturuş pozisyonlarına uyarı etmemiz mühim fakat yeteri kadar değil. Omurga sağlığımız üstünde alışkanlık edindiğimiz uyku pozisyonumuz üstelik yatak seçimimizin tesiri kocaman . Yüzüstü yatmak beli büküyor Yüzüstü yatmak en riskli uyku pozisyonudur. Bu pozisyonda uyumak omurga çevresindeki bağların ve kasların gerilmesine, omurgadan sinirlerin çıktığı deliklerin sıkışmasına neden olur . Bu da omurga ve disk üst kısmına yük bindirir. Tüm şunlar ise bel ve boyunda eğriliklerin artmasına ilişkili olarak omurgada zedelenmelere ve fıtık benzeri neticeleri ortaya çıkarır. Sırtüstü uyumak adele kısaltıyor Ancak bir takım vatandaşlar yan yatış pozisyonunda uyuyamazlar. Sırt üstü yatıyorsanız kesinlikle dizler bir yastık ile desteklenmeli. Fakat yeniden de sırt üstü yatış bir zaman ardından bacakların arka adalelerinde kısalmaya sokak açıyor . Bu sebeple uzunca zaman sırt üstü yatılmasını önermiyoruz. İdeali cenin poziyonu Yan yatış pozisyonu bel ve boyun sıhhati amaçlı en idealidir. Bacaklar karına gerçek çekilerek yatılmalı. Bu pozisyonda belin basıncını azaltmak amaçlı dizlerin arasına bir yastık koyulmalıdır. Bu biçimde omurga ve diske ek olarak az yük biner bununla birlikte horlamayı da engeller. Gebe bayanların sol taraflarında uyuması önerilmektedir. Bu pozisyonda bebeğe giden kan akışı engellenmeyecektir. Fakat bu vaziyette da boyun ve omuzlar zorlanmaktadır. Yataktan fırlamayın, gerinmeden kalkmayın! Sabahları uyanır uyanmaz yataktan çabuk bir biçimde kalmayın. Zira tüm gece istirahat çağında meydana gelen kaslar uykuda gevşer, birdenbire harekete tepki gösteremez bu vaziyette omurgada ve eklemlerle önemli ağrılara, zedelenmelere ne sebeple olur. Yataktan ani kalkışlar bel tutulmalarının en kocaman sebeplerindendir. Bu sebeple uyandıktan ardından yatak içinde 5 dk gerinerek gevşeyen kaslar yavaşça harekete geçirilmeli. Yataktan kalkarken, blok olarak yana dönün. Öncesinde bacaklarınızı sarkıtın, ardından kollarınızın sayesinde vücudunuzu yatak kenarında, yüksek bir konuma kazancın . Yatak sizden 20 cm uzunca olmalı Doğuştan bel ve boyun bölgemizde eğriliklerimiz vardır. Çok katı veya çok narin yataklar natürel eğriliklerimizin artmasına veya azalmasına ne sebeple olur. Hata yatak seçimi birçok omurga hastalığına davetiye çıkarıyor. Sıhhatiniz amaçlı yatağınızın eni 95 cm’den dar olmamalı, boyunuzdan 20 cm ek olarak uzunca olmalı. Çift şahsiyet yatakların eni ise en az bir .65 olmalı. Yatağınız yüksek olmasın Eğer yatağınızın ortası çökmüşse, yenisiyle değiştirin. • Ansızın pek yastıkta yatmak, boynunuzun tutulmasına ne sebeple olabilmektedir . • Yatağınız, rahatlıkla çıkıp inebileceğiniz yükseklikte olsun. • Yatarken, kollarınızı başınızın arkasına gerçek gererek uzatmayın. • Yatağa yatmak amaçlı ise öncesinde yatak kenarına oturun. Bacaklarınızı yukarıya çekerken aynı zamanda gövdenizi yatağa uzatın. Vücudunuzu blok olarak döndürerek sırtüstü yatın Etiketler: bacak kasları, DİSK, uyku pozisyonu, uyumak, yanlış pozisyon, yatmak
Aslında dikkat verdiği halde görmezden gelinen belirtilerle ortaya çıkan kadın kanserlerini ve hangi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini Hisar Intercontinental Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Bekir Öztürk’ten öğrendik. Açıklanamayan Kilo Kaybı Birçok kadın kilo vermeye çalışmadan kilo kaybını memnuniyet veren olarak düşünse de esasında diyetine dikkat etmediği halde açıklanamayan kilo kaybı kanser olmasa da tiroid benzeri hastalıkların habercisi olabilmektedir . Şişkinlik Birçok bayanın partner problemi olan şişkinliğe karın ağrısı veya pelvik ağrı da eşlik ediyorsa yumurtalık kanserinin habercisi olabilmektedir . Şişkinlik problemini anında hemen altını çizen yaşamaya başladıysanız ve birden çok haftadan fazla sürüyorsa kesinlikle hekiminize danışın. Memede Değişiklikler Meme muayenesi her bayanın maaş periyotta yapması gereken olan bir sıhhat kontrolüdür. Bilhassa meme kısmında kızarıklık, derinin kalınlaşması benzeri meme kanserinin çok nadir görülen saldırgan izlerinin dışarısında meme dokusunda olan ve bir haftadan fazla devam eden şişliğin kesinlikle dikkate alınması ve hekime başvurulması gerekir. Benzer biçimde meme görünümünüzdeki değişiklik veya akıntı da rahatsızlık habercisi olabilmektedir . Bu vaziyette hekiminize müracaat ederek kontrol olmalı ve mamografi, ultranihai, MR ve gereken görüldüğü halde biyopsi yaptırmalısınız. Adet Çağı Dışarısında Kanama Menopoz çağı öncesi bayanlar aralarında tane çağı düzensizlikleri görmezden gelme eğilimi maalesef yaygındır. Fakat bu dönemde gerçekleşen kanamalar kolorektal kanserlerin belirtisi olan gastrointestinal kanamalar da olabilmektedir . Bilhassa tane çağı arasında veya dışarısında görülen anormal kanamalar bayanlarda en sık sık görülen jinekolojik kanser olan rahim (döl yatağı) kanserinin belirtisi olabilmektedir . Cilt Değişiklikleri Ciltte görülen anlık farklılıklar bazen farklılık edilemeyebilir. Fakat ciltte görülen nitelik değişikliklerini kesinlikle izlemek gerekir. Şayet birdenbire deride kanama ortaya çıkarsa, o da kontrol edilmelidir. Yutma Zorluğu ve Hazımsızlık Uzun zamandır süre gelen hazımsızlık mide veya yiyecek borusu kanserinin habercisi olabilmektedir . Bu sebeple perhizinize dikkat ettiğiniz halde son bulmayan bir hazımsızlık problemi yaşıyorsanız kesinlikle hekiminize müracaatın . Nihai dönemlerde ortaya çıkan yutma güçlüğü problemleri yiyecek borusu konusunda sıkıntıların veya akciğer kanserinin belirtisi olabilmektedir . İdrar veya Dışkıda Kan Eğer idrar veya dışkıda kan farklılık ederseniz hemoroid diyerek geçmeyin. Bilhassa dışkıda şekil ve nitelik değişiklikleri söz konusuysa kesinlikle hekiminize müracaatın . Muayenenin sonrasında gereken görüldüğünde kolonoskopi testi ile probleminizin sebebi ortaya çıkarılabilir. Ağız Değişiklikler Özellikle sigara içiyorsanız ağzınızdaki değişiklikleri takip edin ve kesinlikle diş hekiminize müracaatın . Ağız içi veya lisan üstünde meydana gelen beyaz lekeler ağız kanserinin belirtisi olabilmektedir . Lenf Nodlarındaki Farklılıklar Koltuk altı veya boyun kısmında bulunan lenf nodlarında olan şişlikleri dikkate alın ve kesinlikle hekiminize müracaatın . Lenf nodlarındaki farklılıklar rastgele bir enfeksiyon kaynaklı olabileceği benzeri kanserin de habercisi olabilmektedir . Ateş Açıklanamayan ateş grip, enfeksiyon veya kanserin habercisi olabilmektedir . Bilhassa kan kanserlerinin en mühim ve erken işaretlerinden biri de ateştir. Yorgunluk Pek çok hastalığa ev sahipliği yapan yorgunluk kanserin de belirsiz olan belirtilerinden biridir. Amerikan Kanser Derneği’ne yönelik , yorgunluk lösemi, kolon veya mide kanserinin erken belirtisi olabilmektedir . Kalıcı Öksürük Grip, alerji ve bir takım ilaçların hemen yan tesiri öksürüğe ne sebeple olabilmektedir . Fakat üç veya 4 hafta benzeri uzunca müddetli süre gelen öksürük göz ardı edilmemelidir. Bilhassa sigara içiyorsanız ve uzunca zamandır süre gelen bir öksürüğünüz varsa kesinlikle hekiminize müracaatın . Etiketler: ağrı, belirti, Doç. Dr. Ahmet Bekir Öztürk, kadın hastalıkları, kanser, kanser uyarısı, sağlık
Bu yazımızda sizlere ABC televizyonunun ABD’nin zengin insanlarının hayat hikâyelerinden yola çıkarak yazmış olduğu yirmi maddeyi paylaşıyoruz. Milyarder olmak için uymanız gereken yirmi madde, haydi bakalım. Ne yapmayı sevdiğinizi ve bunu 10 yıl boyunca yapıp yapamayacağınızı da düşünün. Başta size para kazandırmıyor bile olsa bunu yapmaya devam edin Gerçekçi olunDeğerlerinizin ne olduğunu bilin ve onlara göre yaşayınİş ile hayatı ayırmak yerine onları birleştirmeye çalışınGerçek arkadaşlıklar kurunParayı veya statünüzü değil, mutluluğunuzu artırmaya çalışınBaşarı tanımınızı yapınRedddilmeye hazır olunBaşarınızı ve zenginliğinizi paylaşınBaşarılı insanlar, başarısızların yapmak istemediklerini yapanlardırDeğer ve etik herşeyden önce gelmeliAsla yalan söylemeyin, para çalmayın ve kandırmayınKötü insanlarla yapılan işin de hep kötü olacağını unutmayınHep daha iyisini arayın. Daha iyisine ulaşmak için yaptığınız bir işi bitirme konusunda kararlı olunÇalışanlarınıza değer verin, onlarla iyi geçininGerçek soğuk ve zordur ama umut yolundaki ilk aşamadırPara için çalışmayın. O iş için kalbiniz atıyorsa yapınİyi biri olursanız bu hep iyi bir sonuç olarak size geri dönerKendinize karşı her konuda dürüst olun. Bu da sizi güvenilir kılarRisk alın.
El titreme hastalığı (esansiyel tremor, parkinson) olanlar için yemek yemek bir kabustur. Ancak Amerikalı şirket Lift Lab, icat ettiği bir kaşıkla bu kabusa bir son veriyor. El titremesini kendi titremesiyle dengeleyen alet; bu hastalığa sahip kişilere pratik bir kolaylık sağlıyor. Teknoloji, sen iyi ki varsın!