Hollywood Filmlerinin; kimi abartılı, kimi cesaret isteyen, görüp görüp iç çektiğimiz yahut deneyip George Clooney olalım derken Hakkı Bulut olduğumuz artiz imajlarından, filmlerden seçmece imajlar;
Parasal konular, sosyalleşme ihtiyacı, yalnız kalma korkusu... Nedeni ne olursa olsun özellikle üniversite hayatımızda ev arkadaşlığı müessesesine hepimiz dahil olduk. İki kişilik sorunsuz ama tatsız evler de gördük, her odasından başka insan çıkan kalabalık evler de. Her şeyi yoluna koymaya yeter mi bilinmez ama ev arkadaşlığında bilinmesi gerekenler aşağı yukarı şöyle:
Devrim Evin nasıl anlatılır bilemiyoruz hem çok düşünceli hem de düşündüğünü asla çekinmeden söyleyen bir tiyatrocu desek yeridir. Yıllarını tiyatroya veren ve Cüneyt Gökçer’in öğrencisi olarak yetişmekten gurur duyan sanatçıya tiyatroya olan sevgisi ve seyircisine olan saygısından dolayı böyle hitap etmek bize de daha anlamlı geliyor. Ve kendisi şu sıra o kadar çok röportaj vermiş ki ne soracağımızı şaşırdık desek yeridir. Zaten Evin’de aynı soruları cevaplamaktan sıkılmış, aynı şeyleri haklı olarak tekrar tekrar anlatmak istemiyor. Yine de biz herkesin sorduğuna belki yakın ama sizlerin okurken daha farklı cevapları da görebileceği soruları kendisine yönelttik. Söylemeden geçemeyeceğimiz bir diğer şey de o kadar koşuşturmacanın ve işinin arasında istediğimiz tüm sorulara çok hızlı konuşarak uzun cevaplar verdi. Tam röportaj bitti, fotoğraf çekecektik ki bir telefon geldi. Arabasını çekmesi gerekiyormuş 5 dakika içinde arabasının yanında olması gerektiğinden, tek çaremiz onunla birlikte Beşiktaş’ın yokuşlu ara sokaklarında koşturmaktı. Görseniz atletizmle uğraştığını sanabilirsiniz, o kadar hızlı ilerledik ki nihayetinde arabayı görünce içimize su serpildi. Sizin için samimi fotoğraflar çektik. Aşk’ı nasıl tanımladığını ve neler hissettiğini bir türlü anlayamasak da biz kendisini sevdik siz de sevin ve bu röportajımızı da severek okuyun.Yıllardır tiyatroyla uğraşan bir sanatçı olarak sinemanın Fetih 1453 ile birlikte sizi izleyicilerle buluşturması, hayatınıza şöhret dışında neler kazandırdı, olumlu gözlemleriniz var mı o süreçten sonrası ile ilgili?Esasen olmadı. Ben normal sanatsal çalışmalarıma aynı şekilde devam ettim sadece daha fazla insan haberdar oldu. Televizyon ve sinemanın daha fazla kitleye ulaştırma gibi getirileri oluyor. Tiyatroda koltuk sayısına göre tanınıp, sizi izleyenlerce başarılı bulunur ya da bulunmazsınız; ama sinema ve televizyonda yurt dışı da dahil milyonlarca insana ulaşabiliyorsunuz ve bu da diğer çalışmalarınız için bir avantaj sağlıyor. Tiyatrodaki otuz bin insan yerine sinema da bir milyon insana ulaşıyorsunuz. Sanatçı’nın amacı kitleyi harekete geçirerek pozitif anlam da değiştirmek ve dönüştürmektir. Ama şöhretin dezavantajını da gördüm. Çünkü ilk sinema filmim Fetih 1453 popüler piyasaya hitap eden ticari bir film. Hem dünyada hem de Türkiye’de çok izlendi ama insanlar beni tanımadığı için kendi penceresinden bakarak kendi dünyalarına oturtmaya çalıştılar. Aslında benim dünyamın da bambaşka olduğunu görünce sanki ben ailelerinin bir çocuğuymuşum gibi terslemeler ve başka bir takım sözler başladı sosyal medya aracılığıyla. Oysa ki ben zaten bu film yayınlandığında 34 yaşında olup 10 yıldan fazladır da profesyonelce tiyatroyla uğraşan biriydim. Dolayısıyla onlar beni tanımadan önce de ben bu işi yaptığım için haksız eleştirilere hak vermedim.
Sosyal paylaşım devi Facebook 'un mobil mesajlaşma devi WhatsApp'ı Çarşamba günü 19 milyar dolara satın alması tüm dünyada şok etkisi yarattı. Kimsenin beklemediği bu satın alımda insanların en merak ettiği soru reklam almayan ve ücretsiz olan WhatsApp'ın nasıl ayakta durduğu ve Facebook'un bu şirkete neden bu kadar para ödediği idi. Konuyla ilgili açıklamada bulunan yatırım şirketi Sequoia Capital, WhatsApp'ın pazarlamaya tek bir kuruş harcamadığına dikkat çekmiş ve 'ABD'de bu kadar büyüyüp yabancı ülkelerde geniş kitlelerce sevilen ve içeride de takdir edilen başka bir teknoloji şirketi yok' demişti. WhatsApp ilk kullanımda bir yıl süre ile ücretsiz bir yıl ardından yıllık 0.99 dolar ücretli. Ancak şu ana kadar 0.99 dolar talep ettiği kişiye pek rastlanmış değil. Ancak şirketin 2013 yılı sonu itibariyle 400 milyon kullanıcısı olması düşük bir ihtimal olsa da şirketin yılda 400 milyon dolar muhtemel geliri olabileceğini gösteriyor. Şirkette yalnızca 55 tam zamanlı çalışan olduğu düşünüldüğünde bu, çalışan başına 7,27 milyon dolar net gelir anlamına geliyor. Tabi bu rakamlar potansiyel gelir miktarı. Şu an durum ne? WhatsApp halka açık bir şirket olmadığı için gelir ve gider kalemleri ile ilgili çok fazla bilgi yok. Bilinen en son şey Forbes'ın şirketin geçen yıl 20 milyon dolar gelir elde ettiğini yazması. Ancak giderler ile ilgili bir bilgi verilmedi. Peki reklam almayan, kullanıcılarından ücret talep etmeyen bir şirket yılda nasıl 20 milyon dolar gelir elde ediyor? Daha da önemlisi Facebook, yılda sadece 20 milyon dolar gelir elde eden bir şirkete neden 19 milyar dolar verdi? Sorunların cevabı aslında WhatsApp'ın kendi sitesinde yayınladığı Kullanım Şartları Sözleşmesi'nin detaylarında gizli. Özetlemek gerekirse Facebook, milyarlarca doları şirkete değil 400 milyon kullanıcının bilgilerine verdi. Ayrıca şirket gerektiğinde bilgilerinin ABD hükümetine verilebileceği uyarısında da bulunuyor. Toplamda boşluksuz 11 sayfa Word belgesi tutan Kullanım Şartları'nın ayrıntılarında oldukça dikkat çekici ifadeler yer alıyor. Neler yaptığınız takip ediliyor Şart 1 : 'WhatsApp Bilgilerinizi Ne Zaman Paylaşır?' başlığı altında şu ifadelere yer veriliyor: 'Belli bir kişiye tanımlanabilir olmayan bilgileri (anonim kullanıcı kullanım verileri, sayfalara ve URL'lere giriş ve çıkış, platform tipleri, aktif görüntülemeler, tıklama sayısı gibi…) … belirli içerikler, servisler ve reklamların kullanım kalıplarını anlamalarına yardımcı olmak amacıyla üçüncü taraflar ile paylaşabiliriz . Kanunlar gerekli gördüğünde veya devlete ve federal kanunlara , uluslararası kanunlara veya mahkeme emirlerine, mahkeme celbine veya arama emrine veya benzeri kararlara itaatin gerektirdiği iyi niyet inancıyla veya bir şahsın fiziksel güvenliğinin risk ya da tehdit altında olduğuna inanmamız durumunda kişiye tanımlanabilir ve/veya kişiye tanımlanabilir olmayan bilgileri toplayabilir ve açıklayabiliriz. Anlam : Bilgileriniz üçüncü taraflar ile paylaşılabilir. Şu an paylaşıp paylaşılmadığını bilmiyoruz. Ancak şirketin bir arkadaşınızın size gönderdiği linkten o siteye girip girmediğiniz, bir içeriğe ne kadar tıkladığınız, hangi platformları kullandığınız gibi… bilgileri paylaşma hakkı var. Bu paylaşma sadece ticari amaçla sınırlı değil. Gerekli görüldüğünde bilgileriniz ABD hükümeti ile paylaşılıyor. Bu bilgiler 'kişiye tanımlanabilir' ifadesinden de anlaşılacağı gibi adınız, yaşınız, cinsiyetiniz, beğenileriniz, sevdikleriniz, nefret ettikleriniz, zaaflarınız gibi sadece size ait bilgiler de olabilir. Facebook'un satın aldığı uygulama değil, bilgileriniz Şart 2 : Şirket 'Birleşme, Satış Veya İflas Halinde' başlığı altında tüm bilgilerinizin WhatsApp'ı satın alacak şirkete devredileceğini belirtiyor: 'WhatsApp'ın üçüncü bir parti tarafından satın alınması veya üçüncü bir parti ile birleşmesi durumunda; bu birleşme, satın alım, satış kapsamında kullanıcılardan toplanan bilgileri transfer etme ya da devretme hakkı vardır. İflas, haciz, yeniden yapılandırma, yedieminlik, borç verenlerin yararına alacak temliklerde veya yasaların ya da genel olarak borç verenlerin haklarını etkileyen adalet prensiplerinin uygulanması durumunda kişisel bilgilerinizin transferi, kullanımı ve bu bilgilere muameleyi kontrol edemeyebiliriz. Anlam : Geçen hafta Facebook'a satılan WhatsApp böylece kullanıcılara ait şu ana kadar elde ettiği bilgileri de satın almış oldu. Facebook'un Google' ın ardından internet reklam pazarında ikinci sırada olduğu düşünüldüğünde 400 milyon kişinin hem kişisel bilgilerini almak hem de kullanım alışkanlıklarını öğrenmek uzun vadede Facebook'a bu pazarda önemli bir atılım yapma fırsatı da verecektir. Trend devam ettiği takdirde bu 400 milyon kişinin daha da artacağı büyük ihtimal. Herkesin internet alışkanlığı olmayabilir ancak hemen hemen herkesin telefon alışkanlığı var. Facebook bu adımı ile reklam kalitesini artırmak için yalnızca kendi sitesindeki kullanıcılardan gelen bilgiler ile yetinmek zorunda kalmayacak. Şu an WhatsApp'ın kullanıcı kitlesi büyük oranda genç kesim ancak teknoloji ile büyümüş bu gençlik 70-80 yaşına geldiğinde belki bütün gününü vererek bir sosyal paylaşım sitesinde bulunmayacak ancak SMS'in yerine almış bir WhatsApp ile iletişim kurmaya devam edecek. Günümüzün yaşlı insanları gençliklerinin getirdiği alışkanlıklar nedeniyle teknolojiye bağlı olmayabilir ancak bu, çağımız gençliğinin yaşlandığında teknolojiye bağımlı olmayacağı anlamına gelmiyor. Tam tersi bağımlılık sürecek. Yukarıdaki şartta dikkat çeken bir diğer unsur ise WhatsApp'ın gelecekte bilgilerinize ne olacağı garantisini vermemesi. ABD'nin uygun görmediği ülkenin vatandaşları WhatsApp kullanamaz Şart 3 : WhatsApp ABD çıkarlarına göre hareket ettiğini aşağıdaki cümlelerde açıkça dile getiriyor: '[WhatsApp hizmetini kullanmak için] ABD hükümetinin ambargosu altında olan bir ülkede veya ABD hükümetince belirlenmiş 'terörizmi destekleyen' bir ülkede yaşamıyor olmanız gerekiyor. Ayrıca ABD hükümetince yasaklanmış ya da kısıtlanmış taraflarda listelenmemiş olmalısınız.' Anlam : Global Web Index, her ay dünya çapında gençlerin yüzde 25'inin WhatsApp'ı kullandığını belirtiyor. Araştırmaya göre Ortadoğu ve Afrika WhatsApp'ın kullanımının en fazla olduğu bölge. Kullanım oranı yüzde 69 seviyesinde. Bu bölgeyi yüzde 62 ile Latin Amerika takip ederken Avrupa'da kullanım oranı yüzde 40 civarında. Araştırmadan asıl önemli olan WhatsApp'ın kendi ülkesinin de bulunduğu Kuzey Amerika'da kullanım oranının yüzde 4 seviyelerinde olması. Kullanıcı kitlesinin uluslararası olması WhatsApp'ın bir ABD şirketi olduğu gerçeğini değiştirmez. Her ülkenin şirketinin yapmakla yükümlü olduğu gibi WhatsApp da kendi ülkesinin çıkarlarını gözetmekle yükümlüdür. Ayrıca son cümlede ifade edildiği gibi ABD ile ticaretin yapılmasını yasakladığı bir şirkette de çalışıyorsanız WhatsApp kullanamazsınız. Türkiye'de yaşıyor olsanız da ABD kanunlarına tabisiniz Şart 4 Şirket ABD dışında yaşayanların ABD'de geçerli kanunları kabul etmiş olduğunu şu şekilde kaydediyor: 'WhatsApp sayfası ve Servisi Amerika Birleşik Devletleri'ndedir ve doğrudan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki kullanıcılara yöneliktir. Amerika Birleşik Devletleri'nden farklı [kendilerine ait] kişisel verileri toplamayı, kullanımını ve ifşasını düzenleyen regülasyonları ve kanunları olan Avrupa Birliği, Asya veya diğer bölgelerden; California yasalarına tabi olan WhatsApp sayfasını ve hizmetini kullanmaya devam ederek bu Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları kapsamında kişisel bilgilerinizi Amerika Birleşik Devletleri'ne transfer ettiğinizi ve bu transferi kabul ettiğinizi ve bu amaçlara California yasalarınca kullanılabileceğini lütfen bilin. Anlam : Hangi ülkede yaşadığınızın bir önemi yok. Eğer bu sözleşmeyi kabul ettiyseniz, Türkiye'de yaşıyor olsanız da ve Türkiye'nin kişisel verinin mahremiyeti ile ilgili kendisine ait kanunları olsa da bu kanunların bir hükmü yok. Kayda alınacak kanun ABD kanunlarıdır. Çocukların WhatsApp'ı kullanması yasak Şart 5 'Çocukların Mahremiyetine Bağlılığımız' başlığı altında şirket WhatsApp'ın 16 yaşındakiler uygun olmadığını gayet açık bir şekilde belirtiyor: 'Çocukların mahremiyetini korumak özellikle önemlidir. Bu nedenle WhatsApp bilinçli bir şekilde WhatsApp sayfasını veya WhatsApp hizmetini kullanan 16 yaşın altındakilerin kişiye tanımlanabilir ya da kişiye tanımlanabilir olmayan bilgilerini toplamaz ve bünyesinde barındırmaz. Ayrıca WhatsApp hizmetinin hiçbir parçası doğrudan 16 yaşın altındakilere yönelik değildir. Eğer yaşınız 16'dan küçükse lütfen WhatsApp hizmetini kullanmayınız veya WhatsApp sayfasına hiçbir şart ve şekilde girmeyiniz.' Anlam : Bilgi paylaşımında çocukların zor duruma düşmesini istemeyen şirket aynı özeni yetişkin kullanıcılar için gösteriyor mu? Eğer gösteriyor ise neden çocukların mahremiyetine ayrı bir vurgu yapma ihtiyacı duyuyor? Savaşlarda çocuklara, kadınlara, yaşlılara dokunulmaması ilkesinden hareketle ticaret savaşında da çocukların ayrıcalıklı olduğu gerçeği mi? Aslında gayet masum olarak gördüğünüz uygulama çocuklarınız için uygun değil. Sonuç olarak son düzenlemesi 7 Temmuz 2012 tarihinde yapılmış olan Kullanım Sözleşmesi'nin tamamı okunduğunda anlaşılacağı gibi tüm şirketlerin sunduğu hizmetlerin kullanım şartlarını okumayan tüketiciler farkında olmadan hoş olmayacak birçok şartı da kabul ediyor. Sanayi toplumunda şirketlerin yakıtının para günümüzün toplumunda yakıtın bilgi olduğu gerçeğinden yola çıkarsak orta ölçekli şirketler paranızın dev şirketler bilgilerinizin peşinde. Ünlü İngiliz filozof Francis Bacon'ın bundan tam dört asır önce Meditationes Sacrae kitabının 'On Heresies' bölümünde dile getirdiği gibi: 'Nam et ipsa scientia potestas est' – 'Bilginin kendisi özünde güçtür.' WSJ —WhatsApp kullanım şartları sözleşmesinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.
Microsoft, Windows tabanlı daha ucuz telefonlar üretmek için birlikte çalıştığı üreticilerin sayısını artırmayı planlıyor. Şirketin amacı Google ve Apple'ın işletim sistemlerinin gerisinde kalan Windows Phone işletim sisteminin satışlarını artırmak.Teknoloji devi Pazar günü yaptığı açıklamada, Windows tabanlı telefon üreticilerinin sayısını artıracağını, Lenovo ve gelir açısından dünyanın en büyük fason üreticisi Hon Hai Precision Industry gibi şirketler ile çalışacağını belirtti. Barselona'da bir basın toplantısı düzenleyen Microsoft yöneticileri daha ucuz çipler, daha az buton ve daha az hafıza kullanabilecek şekilde şirketin Windows Phone işletim sisteminin çalışabilmesi için gereken donanım özelliklerinin seviyesini de düşüreceklerini belirtti. Böylece şirket gelişen piyasalar için Windows Phone ile çalışacak daha ucuz cihazların üretilmesini sağlayacak. Microsoft'un Windows tabanlı giyilebilir cihaz üreticileri ile ilişkilerden sorumlu Nick Parker, 'Windows Phone üretmek isteyen herkesle Windows Phone konusunda iş birliği yapmaya açığız' dedi. Microsoft uzun yıllardır akıllı telefon pazarına girmek istiyor ancak şirket şu ana kadar yüzde 4 oranında Windows Phone ile çalışan akıllı telefon satabildi. Şirketin bu satışları Google'ın Android, Apple'ın iOS işletim sistemi ile kıyaslandığında oldukça geride kalıyor. Şirket pazarın alt tarafına hitap edecek ucuz telefonlar üretmesi için baskı görüyor. Şu ana kadar Windows tabanları telefonlar üreten şirketler içerisinde Nokia, HTC, Huawei Technologies ve Samsung Electronics bulunuyordu. Şirket, yeni üreticilerin Windows telefonlarını ne zaman piyasaya sürebileceği konusunda ya da cazibesini artırmak için lisans ücretlerini düşürüp düşürmeyeceği konusunda ise bir açıklama yapmadı. Parker konuyla ilgili, 'Pazarda rekabetçi olmak zorundayız ancak OEM fiyatlandırması konusunu konuşmuyoruz' dedi. Microsoft, Eylül ayında Nokia ile şirketin telefon ve patent lisans birimini 7,4 milyar dolara satın alma konusunda anlaşma yapmıştı. Ancak şu an için Nokia'nın Windows tabanlı telefonları gelişmekte olan piyasalardaki 100 dolar altı Android telefonlar ile rekabet edecek ucuzlukta değil. Microsoft'un satın alımına karşın Nokia bugün Android ile çalışan ilk akıllı telefonunu tanıttı. Bu konu hakkında yorumda bulunan Microsoft'un işletim sisteminden sorumlu başkan yardımcısı Joe Belfiore 'Nokia hala bağımsız bir şirket. Çok heyecan duyduğumuz ürünler ürettikleri gibi daha az heyecan uyandıran ürünler de üretiyorlar.' dedi. WSJ
Katy Perry'nin Prism albümünden 3. video Dark Horse yayınlandı. Dark Horse'da Katy Perry‘e Juicy J. eşlik ediyor. Antik Mısır temalı videoda Perrv Kleopatra kılığında izliyoruz.
Calcio Storico isimli sporu muhtemelen duymamışsınızdır. İtalyanca 'Tarihi Futbol' anlamına geliyor ve muhtemelen dünyada hala icra edilen en vahşi sporlardan birisi. Kickbox, UFC, Futbol ve Rugbynin tek spor dalında birleştiğini düşünün... Kökenleri 16. yüzyıl İtalya'sına dayanan sporun kuralları oldukça ilginç. Her takımda tam 27 kişi var ve arenada oynanıyor. Amaç elleri ve ayakları kullanarak en fazla golü atmak
Tıp fakültesini kazanmak, okumak, bitirmek, doktor olmak zordur, hepimiz biliyoruz. Ama aranızda hala bilmeyenler olabilir diye işte size tıp fakültesinde okuyan bir öğrencinin size bunu anlatmak için seçtiği 12 yol.
Demeyin... Çünkü aşağıda göreceğiniz 11 kişinin ortak özellikleri aynı futbol takımında oynamaları değil. Bu cümleyi başlarına geleceklerden hemen önce kurmuş olmaları... Siz tedbirinizi alın, böyle galerilere konu olmayın.
Otomobil ve film dünyası halen Paul Walker’in zamansız ölümünü sindirmeye çalışırken Paul’un otomobil koleksiyonuna ne olacağını da merak ediyordu. Walker’ın Fast & Furious 4 filminde kullandığı R34 Nissan GT-R açık arttırmaya çıkıyor. Bu araba Paul Walker’in kendisine ait olmasa da sanatçıyla en çok anılan olma özelliğini taşıyor. İyi, güzel ama aracın açık arttırma başlangıç fiyatı dudak uçuklatıyor: €1,000,000. Açık arttırmadan elde edilecek gelirin yarısı Paul Walker’in Reach Out WorldWide (ROWW) yardim derneğine bağışlanacakmış. Paul Walker’in diğer açık arttırmaya çıkması yüksek ihtimal arabaları da aşağıdaki galeride siz en çok hangisini isterdiniz?
İrlandalı kahvaltıda sütlü cay içer. Türk ise ince belli bardakta çay. İrlandalı ayakkabı ile eve girer. Türk kapından girmeden ayakkabısını çıkarır. İrlandalı için tatil demek sabah geç kalkmak ve gece dışarı çıkmak demektir. Türk için memlekete gitmek ve akraba ziyareti demektir. İrlandalı trafikte sabırlıdır, geçen arabalara ve yayalara yol verir. Türk sarı ışıkta kornaya basar ve makas hareketleriyle şerit değiştirir. İrlandalı her zaman 5 dakika geç kalır, buna da İrlanda saati denir. Türk en az 5 dakika gecikir, her zaman bir trafik bahanesi bulur. İrlandalı 20 derecede denize yüzmeye giderken, Türk yazın geç geleceğinden şikayet eder.
Rüyalar yaşattıkları binbir çeşit paralel evrenle bizim ikinci hayatımız bile sayılabilir. Rüya görmek sağlıklı bir akıl için şarttır, bazı sorunlarımızın çözümünü dahi rüya görürken buluruz. Peki ama rüyalar hakkında gerçekten ne biliyoruz. İşte sizler için araştırdığımız rüyalar hakkındaki ilginç gerçekler... 1- Rüyalarımızın %90'ını unutuyoruz Uyandıktan sonraki 5 dakika içinde gece gördüğümüz rüyaların %50'sini unutuyoruz. 10 dakika içindeyse %90'ını! 2- Rüyamızda sadece bildiğimiz yüzleri görürüz Daha önce hiç tanışmadığınız biriyle aksiyon dolu bir rüya yaşamış olabilirsiniz. Ama emin olmayın. Beynimiz daha önce görmediği bir şeyi yaratmaz. Ancak daha önce gördüklerini birleştirip ortaya özgün parçalar çıkartabilir. Zaten günlük hayatta, sokakta, evde, internette, tvde binlerce insan yüzü görüyoruz, rüyanızda gördüğünüz yabancı onlardan biri olabilir 3- Körler de rüya görüyor Özellikle görme yeteneği ile doğup sonradan kaybedenler aynı görenler gibi rüya görmeye devam ediyor. Ancak doğuştan kör olanlar imajlar içeren rüyalar görmüyorlar. Onların rüyaları ses, koku ve his üzerine kurulu ve en az bizimkiler kadar çarpıcı! 4- Herkes rüya görür Ben hiç rüya görmem diyen biriyle mutlaka karşılaşmışsınızdır. Oysa bu bilimsel olarak mümkün değil tabii ağır bir psikolojik rahatsızlığı yoksa. Herkes rüya görür ancak görmüyorum diyenler en çabuk unutanlar. 5- Herkes rüyalarını renkli görmez İnsanların %12si rüyalarını siyah beyaz görüyor. 1960'lara kadar bu oran çok daha yüksekmiş ancak renkli televizyonun hayatımıza girmesiyle hızla düşmüş. Şu an 25 yaşın altında siyah beyaz rüya görme oranı %4.4 6- Rüyalar semboliktir Rüyalar sırasında bilinçaltımız konuşur ve bilinçaltımız oldukça derin konuşmayı sever. Rüyanızda gördüğünüz şey ile ifade ettiği şey son derece farklı olabilir. 7- Duygular Günlük hayatınızda çok neşeli, mutlu bir insan olabilirsiniz ama rüyalar genellikle stres içerikli olur. Rüyalarda negatif duygular pozitiflere göre çok daha fazla alan işgal eder bu yüzden sürekli kovalanıyor ve ağlamaklı anlar yaşıyorsanız endişelenmeyin bu çok normal. 8- Bir gecede maksimum 7 rüya görebilirsiniz Ortalama bir gecede göreceğiniz rüya sayısı 4 ile 7 arasında değişebilir ve bu da toplam 2 saati kapsar. 9- Hayvanlar da rüya görür Pek çok hayvan üzerinde yapılan deneyler gösteriyor ki hayvanlar uyku esnasında insanlar ile aynı beyin dalgalarını yayıyor. Zaten bir evcil hayvan beslediyseniz rüya gördüklerini çok iyi bilirsiniz. 10- Uyku felci Derin uykuya geçtiğimizde beynimizdeki bir sistem harekete geçer ve vücudumuzun hareket etmesini engeller. Başka türlü rüyamızda yaptığımız hareketleri gerçek hayatta da yapmaya çalışırdık. Ancak bu sistem bazen biz uyansak da devreden çıkmaz işte o zamanlar da uyku felci dediğimiz şey yaşanır ve yaşayanı bayağı korkutur. 11- Rüyalar işbirliği yapar Rüyalarımız işbirlikçidir, gerçek hayatla paralel çalışır. Mesela siz uyurken dışarıda birisi keman çalıyorsa rüyanızda kendinizi klasik müzik konserinde sanabilirsiniz. 12- Kadınlar ve erkekler farklı şekillerde rüya görür Erkekler daha çok erkekler hakkında rüya görür. Yani bir erkeğin rüyasında gördüğü kişilerin %70'ini erkekler oluşturur. Kadınlarda ise bu oran eşittir. Erkekler daha agresif rüyalar görürken kadınların rüyaları daha sakindir. 13- Gelecekten haber veren rüyalar İnsanların %38'i rüyalarının en az bir kere çıktığını ifade ediyor. Bu konuda hiç bir bilimsel veri olmasa da rüyaların gelecekten haber verdiğine inananların oranı %68. 14- Horluyorsanız rüya görmezsiniz Bu internette oldukça dolaşan bir konu ancak bilimsel bir kanıt yok. Horlarken belki rüya görebilirsiniz ama yanınızdakinin göremeyeceği kesin.
‘Plastik kurt’ adıyla anılan Honda CX500 transformasyonu çok etkileyici olmuş. Alman custom motosiklet atölyesi Kingston Custom’nin sahibi Dirk Oehlerking’in yarattığı motosiklet arzu listeme girdi. 70′lere ait olan bir motoru 2014 yılının mantalitesi, teknolojisi ve vizyonuyla buluşturduğunuzda sonuç böyle etkileyici olmuş! Motoru tamamen plastik parçalarından arındıran Dirk, makinenin üzerinde açılmamış, sıkılmamış vida bırakmamış. Motosikletin V-twin motor sıcağa duyarlı boya ile ve manifold da termal bantla kaplanmış. Başka markaların kullandığı bir çok parça eklenmiş; bunların arasında Haley Davidson’dan egzoz, Yamaha XT600′den ayaklıklar, Fehling gidon, Bates far ve Avon lastikler bulunuyor. Boya olarak da altın sarısı seçilmiş ve çok da iyi olmuş! Sizce nasıl olmuş?
Erkeklerin bir çoğu bazı otomobil markalarına akılalmaz derecede bağlanır, bu kadın-ayakkabı ilişkisi gibi birşeydir. Fakat pek fazla kadının ayakkabı dövmesi yaptırdığını zannetmiyorum. Araba dövmeleri ise otomobil fanatikleri arasında oldukça popüler. Bu dövmeler arasında en ilginç bulduklarımızı, -en kötüleri dahil- sizin için derledik. Yorum sizin… .
Barselona’da düzenlenen Mobile World Congress‘ten yeni ürünler gelmeye devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda gündeme gelen Nokia’nın Androidli telefon çıkaracağı haberleri doğrulandı ve Nokia CEO’su Stephen Elop, kısa süre önce Nokia’nın ilk Androidli telefonunu tanıttı: Nokia X.Nokia’nın Androidli telefon serisinin adı Nokia X olacak, Barselona’da şirket Nokia X, X+ ve XL isimlerinde üç farklı modelini tanıttı. Ancak Nokia’nın Androidli telefonları tam olarak bildiğimiz Androidlerden değil. Nokia açık kaynaklı Android‘i alarak Nokia X ismini verdiği yeni bir işletim sistemi ortaya çıkarmış. Android 4.1 üzerine kurulmuş olan işletim sistemi Nokia’nın Asha ve Windows Phone OS’teki arayüzlerini hatırlatan bir görünüme sahip. Diğer Nokia modellerindeki flat tasarıma sahip olan Nokia X serisine tabii ki Android uygulamaları yüklenebiliyor. Yeni telefonların model model üzerinden geçecek olursak, X serisinin üç üyesini birbirinden ayıran ana fark ekran boyutları. Buna göre Nokia X ve X+ neredeyse birebir aynı. İki model de 4 inçlik dokunmatik ekrana sahip, boyut ve ağırlık olarak da birebir olan modellerden X+’ın RAM ve hafıza miktarı bir miktar daha fazla ve 4 GB’lık microSD hafıza kartıyla birlikte geliyor. Nokia XL ise 5 inçlik WVGA ekran ve 5 megapixel otofokus özelliğine sahip LED flaşlı kamerayla birlikte geliyor. Nokia için artık standart özelliklerden biri haline gelen farklı renklerdeki modellere sahip olan Nokia X’in Lumia 620′yle oldukça benzer olduğunu söyleyebiliriz.Teknik özellikleri bir kenara bırakacak olursak Nokia’nın neden bir Androidli model çıkardığı başlı başına bir tartışma konusu. Geçtiğimiz aylarda Microsoft tarafından satın alınan Nokia, yıllardır Android kullanması konusunda eleştiriliyordu. Sahip olduğu pazar payını Samsung’a kaybetmesindeki en önemli faktör olarak Android’in gösterildiği Nokia, geç gelmiş bir uyanışı yaşıyor diyebiliriz. Yeni telefon serisiyle aynı adı taşıyan Android temelli Nokia X işletim sisteminin şirketin telefonlarında hangi oranla kullanılacağını hep beraber göreceğiz. Nokia X’i yakından tanımak için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz.webrazzi
Bugün sizlere ülkemizden çıkan en havalı girişimlerden birini tanıtacağız: cmd.fm . SoundCloud üzerinde çalışan cmd.fm, yalnızca ‘telif haklarını ücretsiz olarak kullanıma açmış, bağımsız’ sanatçıların şarkılarını kullanıcılarına dinleten bir online radyo uygulaması. Platformun kuşkusuz en çok dikkat çeken özelliğiyse ‘command-line interface‘ şeklindeki görünümü ile ‘pause’, ‘skip’ ve ‘play’ gibi komutlarla çalışıyor oluşu. cmd.fm’e iki açıdan yaklaşabiliriz. Birincisi girişimin bugüne kadar SoundCloud üzerinde 450 bin şarkıyı filtrelemiş olması ve dinleyici alışkanlıklarını öğrenen algoritmasıyla analiz etmesi. İkincisi ise adeta ‘hobi projesi’ olarak çok kısa bir sürede ayağa kalkan projenin bugün ayda 300 binin üzerinde dinleyiciye ulaşıyor olması. Birinci konuya yazının sonunda değinmek gerekirse; yaklaşık 5 ay önce hayata geçen cmd.fm’in arkasında iki isim var: Emir Alp ve Ümit Kitapçıgil. Girişim son bir ay içinde 150′nin üzerinde farklı ülke den 340 bin dinleyiciye ulaşmış. Uygulamayı en çok kullanan ülkelerse sırasıyla; ABD , Rusya , Brezilya , Çin ve Ukrayna. Türkiye de cmd.fm’i en çok kullanan yedinci ülke konumunda. cmd.fm’de dilerseniz sisteme login olarak dilerseniz de login olmadan müzik dinleyebiliyorsunuz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi komutlarla çalışan cmd.fm, yazılım geliştiriciler için oldukça tanıtık bir deneyim yaşatıyor. Yazılım geliştirici olmayanlar da kısa bir süre içinde cmd.fm’in komutlarına alışabilir. Örneğin müzik dinlemek için ‘genres’ yazıp enter’a basmanız, sonrasında listelenen müzik türünün başına ‘play’ yazarak -’play indie pop’ gibi- şarkı dinlemeye başlamanız mümkün. Şarkı dinlerken ‘pause’, ‘resume’, ‘mute’, ‘unmute’, ‘back’, ‘next’ veya ‘skip’ gibi komutları kullanabiliyorsunuz. Bu arada cmd.fm’de -üye girişi yaptıktan sonra- kendinize özel çalma listesi de oluşturabiliyorsunuz. Sistemde kullanabileceğiniz tüm komutları görebilmek için ekrana ‘help’ yazmanız yeterli. Kurucu ekipten aldığımız bilgiye göre cmd.fm’de bugüne kadar görülen maksimum online dinleyici sayısı bin 500′ün üzerinde bir seviyede. Ortalama olarak ise saat ve güne göre değişmek kaydıyla online dinleyici sayısı 100 ile 700 arasında değişiyor. cmd.fm’in dikkat çeken özelliklerinden biri de şarkılara yorum yapabilmek. SoundCloud’da şarkılara yapılan yorumları aynı zamanlama ile dinleyicilerin ekranına getiren cmd.fm, üyelerin yorumlarını da yeşil renk ile gösteriyor. Ve gelelim cmd.fm’in müzik analiz tarafına. cmd.fm’in çalışma mantığı kısaca şu şekilde işliyor. cmd.fm ekibi takip ettiği, iyi müzik seçimleri olan SoundCloud üyelerini sisteme ekliyor, ve bu üyenin genel olarak hangi tarzda müzikler dinlediğini ve paylaşımlarını tag’liyor. Sonrasında sistem bu üyeleri takibe alıyor ve onların beğendiği ve paylaştığı müzikleri de -tabii telif ile korunmayan, bağımsız müziklerse- tag’leyerek sisteme ekliyor. Benzer şekilde sistemde yer alan ve en çok dinlenen, paylaşılan ve sevilen şarkıların sanatçıları da yukarıdaki mantıkla tag’lenerek takip edilmeye başlanıyor. Tüm bu işlemlerin ardından cmd.fm’de şarkılar dinlenme sayılarına göre skorlanıyor ve skoru belirli bir düzeyin altında kalan yani az dinlenen şarkılar sistemden siliniyor. Biraz da rakam vermek gerekirse; bugüne kadar cmd.fm’de 450 bin civarı şarkı filtrelenmiş ayrıca sistemde şu an yaklaşık 90 bin şarkı bulunuyor . Kuşkusuz bu noktada cmd.fm’in en büyük avantajı kurduğu bu yapının onbinlerce kullanıcı tarafından kullanılıyor olması. SoundCloud ile de iletişim halinde olan cmd.fm ekibi, Alman şirketin kendilerine yakın ilgi gösterdiğini söylüyor. (Hemen yukarıda SoundCloud’un geliştiriciler için organize ettiği toplantıda cmd.fm’in tanıtımını yaptığını görebilirsiniz.) Kurucu ortaklardan Emir Alp ile konuştuğumuzda cmd.fm’in geleceğine dair ekibin neler düşündüğünü de öğrendik. Alp’ten aldığımız bilgiye göre 3 aylık plan sonunda hedef, şarkı bulma ve filtreleme algoritmasını çok daha iyi bir noktaya getirip cmd.fm olarak bağımsız yazılımcılara ve şirketlere özel API yayınlamak. Bunun yanında cmd.fm’in tamamını açık kaynak hale getirmek istediklerinden de bahseden Alp, bu noktada oluşacak kitleyi yönlendirebilecek kadar vakit bulamayacak olmalarından çekindiklerini paylaştı. Ayrıca yine Alp’ten öğrendiğimize göre gelecek planlarından biri de cmd.fm üzerindeki komutları geliştirerek DOS ruhunu biraz daha kapartmak. Bu doğrultuda kısa bir süre önce Flappy Bird’ün cmd.fm içinde çalışan küçük bir versiyonunu platforma ekleyen ekip, kısa zaman içinde Mario gibi diğer ‘kült’ oyunu da eklemeyi planlıyormuş.Bugüne kadar herhangi bir yatırım almayan ve 0 pazarlama bütçesi ile ilerleyen cmd.fm; her ay 300 binin üzerinde, oldukça niş ve kaliteli bir kitleye ulaşıyor. Şu an bir gün için 100 dolar ile 700 dolar arasında değişen bir ücret karşılığı ana sayfasına reklam kabul eden cmd.fm , asıl olarak yukarıda da bahsettiğimiz gibi SoundCloud üzerinde yer alan şarkıları filtreleme, kategorilere ayırma ve analiz etme noktasında büyük bir potansiyel barındırıyor. Son olarak İstanbul’da yaşayan Ruby on Rails geliştiricilerin kurucu ekiple iletişime geçerek projeye dahil olabileceğini de hatırlatalım. Girişimle ilgili gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.webrazzi
Budapeşte'de yaşayan tasarımcı Zsolt Molnar tam 5 ay uğraşarak Breaking Bad'in tüm 62 bölümü için poster tasarlamış. Her bölümün kendisine göre kilit noktalarını ve kritik anlarını modern çizgilerle resmeden sanatçının çalışmaları size gerçekten iyi bir nostalji yaşatacak. Breaking Bad hayranları kaçırmasın... Satın almak isteyenler için adres: http://society6.com/zsutti/printsBütün posterler için adres: http://posterology.tumblr.com/tagged/Breaking-Bad/chrono