onedio
Mutlaka İzlemeniz Gereken En İyi 16 Çingene Filmi
Latcho Drom, yaşadıkları her yerde ‘öteki’ olarak algılanan Çingeneler’in öyküsü. Cezayir asıllı bir Çingene olan Fransız vatandaşı Tony Gatliff, müzisyenliğinin de getirdiği birikimle filmlerinde müziği ön planda tutarak, genelde Çingene öyküleri anlatıyor bizlere. Latcho Drom sinema-müzik birlikteliğinin belki de doruğa ulaştığı filmlerden. Çingenelerin Hindistan’dan başlayan ve Mısır, Türkiye, Romanya’dan Avrupa’ya ulaşan yolculukları hiç diyalog kullanmadan, muhteşem müziklerle anlatılıyor. Şarkıların sözleri, Çingenelerin hem tarihsel hem de mekansal yolculuklarında yaşadıklarına vurgu yapıyor. Yaşadıkları onca acıya rağmen, coşkulu ve neşe dolu olmayı başarabilmiş bu halk, yanıbaşımızda ‘öteki’ olarak var olmaya ve dans edip şarkı söylemeye devam ediyor. İyi Yolculuklar, bir Hintli Çingene kervanının görüntüsüyle başlar. Göçebe alınyazılarını anlatan şarkılar türküler eşliğinde masallardan fırlamışa benzeyen bir manzarada, portakal rengi Racastan Çölü aşılır. Kendisi de Çingene kökenli olan Fransız vatandaşı Gatlif, köklerine ulaşma arayışı içinde bu filmi yapmaya girişmiştir. Gerçi Çingeneler sinemada hiç de es geçilen bir konu değildir ama Romanların bakış açısından ve Roman dilinde çekilen filmlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Gatlif’e göre İyi Yolculuklar, “ne belgesel ne de kurmaca bir film.” Yönetmenin ‘‘senfonik bir şiir’’ diye tanımladığı eseri için belki de en doğrusu Çingene müzikleri antolojisi demek olur. Filmin, envai çeşit telli sazla -sitar, zitar, keman, gitar- aşık atan dümbeleklerden darbukalara, kaşıklardan kastanyetlere dek aklınıza gelebilecek her tür vurmalı çalgıyla icra edilen inleyen ya da stakato (kesik kesik) nağmeli bir müziğe sahip. Ne de olsa müzik, Roman kültürünün özüdür; Gatlif’in müzisyenleri de nereye adım atsalar ocuklardan oluşan bir hayran kitlesi tarafından izlenir. Filmin yapısı da müzik üzerine kuruludur.
Doğalgaz ve Elektriğe Zam
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, 'Elektrik ve doğalgaz fiyatlarında önümüzdeki aydan başlamak kaydıyla yüzde 9'luk fiyat artışına gidiyoruz' dedi.Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Enerji Şartı Genel Sekreteri Urban Rusnak'ı bakanlıkta kabulünün ardından basın mensuplarının, elektrik ve doğalgaz fiyatlarında artışa gidilip gidilmeyeceğine yönelik sorularını yanıtladı.Enerji maliyetlerinin çok fazla arttığını, doların 2,28-2,29'ları gördüğünü ifade eden Yıldız, enerji sektörü için doların değerinin artmış olmasının önemli dezavantaj olduğunu söyledi.Türkiye'nin son 24 aydır herhangi bir fiyat artışına gitmediğini dile getiren Yıldız, oluşan maliyet artışının yerli kaynaklarla telafi edilmeye çalışıldığını belirtti.Yıldız, 'Ancak bu yıl içerisinde su rejimindeki düzensizlikler ve yağış azlığı bizi bunları dengeleyemeyecek bir noktaya getirmiş bulunuyor. Hem elektrik hem doğalgazfiyatlarında önümüzdeki aydan başlamak kaydıyla, ekim, kasım ve aralık aylarını içermek kaydıyla, yüzde 9'luk fiyat artışına gidiyoruz' diye konuştu.Muhabir: Göksel Yıldırım | AA
John Hamm, 'Black Mirror'ın Üçüncü Sezonunda!
Mad Men dizisinde canlandırdığı Don Draper karakteriyle televizyon tarihinde yerini alan oyuncu John Hamm, şimdiden bir kült haline gelen İngiliz dizisi Black Mirror ‘ın Noel için özel hazırlanan yeni sezonunda yer alacak üç bölümde de rol alacak.Dizinin ilk bölümünden beri büyük bir Black Mirror hayranı olduğunu vurgulayan Hamm, yeni sezonda söz konusu dizide rol alacağı için çok heyecanlı olduğunu söyledi. Çekimlerine bu hafta başlanacak dizinin üçüncü sezonunun ilk bölümünü Carl Tibbetts yönetecek.Black Mirror sezonları, takipçilerinin bildiği gibi, birbirinden tamamen farklı ama bir ortak noktada kesişen üç bölümden oluşuyor. John Hamm, dizinin yeni sezonunda tüm bölümlerin kesişim noktası olan karakteri canlandıracak. Ayrıca Game Of Thrones kadrosundan Oona Chaplin ve Life Of Pi, Prometheus gibi filmlerdeki rolleriyle tanınan Rafe Spall da Black Mirror ‘da izleyeceğimiz isimler.Bantmag
İstanbul'un 100 Şarkısı Kitap Oldu
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ, dünyada adına en çok şarkı bestelenen şehir olan İstanbul'un en meşhur 100 şarkısını 'İstanbul'un Yüzleri Serisi' arasında yayımladı.Kültür AŞ'den yapılan açıklamaya göre, Mehmet Güntekin tarafından 'İstanbul'un 100 Şarkısı' adıyla yayıma hazırlanan kitap, içinde İstanbul geçen veya dekorunu İstanbul'un oluşturduğu 100 şarkıyı bir araya getirdi.Yıllarca İstanbul müzik çevrelerinde kullanılan, çeşitli nota hattatlarının elinden çıkmış, radyoevi ve konservatuvar gibi kurumlarda elden ele geçerek İstanbul'a malolan orijinal nüshaların bulunduğu kitapta, şarkıların hikayeleri ve bestekarlarıyla ilgili bilgiler yer aldı.'İstanbul'un 100 Şarkısı'ndaki eserler arasında klasik eserlerin yanı sıra yakın dönemlerde bestelenmesine rağmen başarı kazanan ve toplumsal hafızada yer edinenler de bulunuyor.Kitaptaki eserler arasında Zeynettin Maraş'ın 'İnleyen nağmeler', bestesi Şekip Ayhan Özışık'a, güftesi Orhan Veli Kanık'a ait 'İstanbul'da Boğaziçi'nde', bestesi ve güftesi Erol Sayan'a ait 'İstanbul'u artık hiç sevmiyorum' ve bestesi Avni Anıl'a güftesi Sadri Alışık'a ait 'Merhaba İstanbul'um' yer alıyor.CNN Türk
Hong Kong Protestolarının Sembolü 7 Caps
Hong Kong'da olaylar esasında Haziran ve Temmuz aylarında başladı. Demokrasi yanlıları resmi olmayan bir reform referandumu ve büyük bir sokak gösterisi düzenlediler. Çin Hükümetinden yana olanlar ise cevap olarak kendi mitinglerini yaptılar. Ağustos ayında Çin Hükümeti 2017 yılında 'serbest' seçimlerin düzenleneceğini açıkladı ancak Pekin tarafından onaylanmamış adayların seçimlere katılamayacağını ifade ettiler. Seçime katılmanın Pekin onayına bağlı olmasına karşı çıkan demokrasi yanlıları ve öğrenci hareketi öncülüğünde protestolar başladı. 22 Eylül tarihine gelindiğinde öğrenciler bir hafta boyunca okula gitmeyeceklerini ve sistemi boykot ettiklerini duyurdular. Çin Hükümeti bu taleplere biber gazı, plastik mermi ve coplarla karşılık verdi. 26 Eylül tarihinde protestocular 2014 yılından beri girilmesi yasak olan Merkezi Hükümet Kompleksine giriş yaptılar. Polis tarafından kordona alınıp engellenmeleri de sonuç vermedi. Polisin orantısız güç uygulaması sadece daha fazla insanın protestolara katılmasına neden oldu. 'Sevgi ve Barış içinde Merkezi İşgal Et' ve sivil itaatsizlik çağrısı bugün de devam ediyor. Olayların sosyal medyada sembolü olan bazı capsler ise adeta bayraklaştı. Hong Kong'un halet-i ruhiyesini anlatan o 7 caps aşağıda.Şemsiyenin anlamına gelince; protestocular polisin sıktığı biber gazından korunmak için şemsiye açıyorlar.
Reklam
Hong Kong’lu Protestocular Haberleşmek İçin FireChat Kullanıyor
Hong Kong’da merkezi Çin yönetimi lehinde değişen seçim kurallarını protesto etmek için meydanlara inen on binlerce gösterici aralarında haberleşmek ve organize olmak için internet bağlantısına veya operatörlere ihtiyaç duymayan FireChat uygulamasından faydalanıyor. Birbirleri arasında haberleşerek programdan haberdar olan göstericiler sayesinde FireChat uygulaması Hong Kong’da son 24 saat içinde tam 100.000 yeni kullanıcı kazandı. Böylece uygulamanın bu tip durumlarda haberleşmeyi sağlamak için faydalı bir araç olduğu yeniden gündeme geldi.FireChat, insanların telefonlarının bluetoothları ile bir ‘mesh’ ağı kurarak bu ağ üzerinden haberleşmelerine yardımcı oluyor. Bu ağı tamamen kapatmak tüm cihazları tek tek devre dışı bırakmak anlamına geldiğinden teorik olarak imkansız ve bu da kalabalıkların yakın alanlarda kendi aralarında engellenme tehlikesi olmadan konuşabilmelerini sağlıyor. Ancak henüz şifrelemeyi desteklemeyen uygulamanın aslında kısıtlı bir özgürlük sağladığını belirtmekte fayda var.
Küre Şeklinde Buz Yapmanın Yolu!
Sıradan milletler olarak biz küp şeklindeki buzlara alışığız. Daha önceden karpuzların yuvarlak şekline takarak kare karpuzlar, portakalların küre şekline takarak da beşgen portakallar üreten Japonlar ise yine Japonluklarını konuşturarak bu defa kare buzlara takmışlar ve küre şeklinde buz yapmanın yolunu keşfetmişler. Kolay bir şekilde sadece fizik kuralları alüminyum ağırlıklar kullanılarak elde edilen küre buzların videosunu aşağıda seyredebilirsiniz.
Reklam
Kesilen Bacağından Lamba Yaptı İddiası
Hollanda'nın Spijkenisse kasabasında yaşayan Leo Bonten (53) adlı adamın, hastanede kesilen bacağından lamba yaparak online açık artırma sitesi eBay'de 127 bin 500 dolardan (290 bin TL) satışa çıkardığı iddia edildi. Yine iddiaya göre site yönetimi, burada organ ve vücut parçaları satılamayacağını söyleyerek ilanı kaldırdı53 yaşındaki Leo Bonten'in kırılan bacağı, yanlış tedavi sonucu enfeksiyon kaptığı için kesilmişti.Bonten sigortadan alacağı paranın ancak basit bir protez bacağa yeteceğini belirterek, daha gelişmiş bir protez için kesilen bacağından lamba yapıp “eksantrik bir milyonere” satmaya karar verdi.Patolog Frank van de Goot ve tasarımcı Willem Schaperkotter’ın katkılarıyla kesik bacağından lamba yapan Bonten, “lamba”sını yaklaşık 290 bin TL’ye satışa çıkardı.Ne var ki eBay'in yöneticileri, şirket ilkeleri gireği internekt sitelerinde organ ve vücut parçaları satılamasına izin vermeyeceklerini söyleyerek ilanı kaldırdı.Kaynak: http://www.ulkehaber.com/yasam/-kesilen-bacagindan-lamba-yapti-iddiasi-61052.html
Beko Logosunu Yeniledi
Arçelikden  sonra, Beko da logosunu yeniledi.Beko, uzun yıllardır kullandığı, uppercase denilen büyük harflerden oluşan logosunu, lovercase yani küçük harfrlere dönüştürdü. Hatırlarsanız, Arçelik de büyük harflerden küçük harflere dönüş yaptı.Arçekil logosunu değiştirdiğinde, çok büyük eleştiri almıştı. Beko da alışılmış olan büyük harflerden oluşan, sert otoriter görünümlü logosunu küçük ve daha basit bir tarzdaki logoyla değiştirdi ve bu durum sosyal medyada büyük tepkiyle karşılandı.İlk başta çok basit gelen ve alttaki alışılmışın dışında çizgisiyle yadırganan logo zaman içinde nasıl bir yer edinecek merak konusu.Eski BEKO logosu b ve e harflerindeki boşluğun logonun sağ tarafına oranla daha az oluşu logoda dengesiz bir görüntü sunuyordu. Büyük harflerin otoriter ve sert duruşu artık tercih edilmiyor anlaşılan, Arçelik de tercihini küçük harflerden yana kullanmıştı.Arçeliğin amblem kısmı çok eleştirilse de şahsen fontlarını çok beğenmiştim.  Beko logosuna ilk bakışta font çok zayıf görünmüştü ve altındaki çizginin eğik haline hala bir anlam veremiyorum.Yukarıdaki fotoğraflarda tasarım sürecini görmek mümkün.Bakalım beko logosuna da alışabilecek miyiz.450 bin Avroya  Chermayeff & Geismar & Haviv e yaptırdıkları logo, önümüzdeki günlerde de tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.
Saatte 120km Hız Yapan Trenin Raylardan Görüntüsü
GoPro kameraları ile heyecanlı aksiyonları daha önce görmenin mümkün olmadığı açılardan izleyebiliyorduk. Yeni çıkan bir videoda bu defa üzerimizden saatte 120km hızla tren geçiyor. Aksiyonun yaklaşık 55. Saniyelerde başladığı videoyu aşağıdan seyredebilirsiniz.
Reklam
En İyi Doğrulama Uygulaması: Authy
İki adımlı doğrulama bir çevrimiçi hesabınızın ele geçirilmesini önlemek için alabileceğiniz en güvenli önlem. Google ve Facebook gibi pek çok şirket uygulamalarında normal şifrenizi girdikten sonra onaylanmış telefonunuza gelecek olan kodu da girmenizi isteyebiliyor. Eğer bu ayarı yapmadıysanız hemen yapmanızı tavsiye ederiz.Öte yandan, bu ayarı yapmasına rağmen SMS ile uğraşmak istemeyenler için akıllı telefonlara yüklenebilen Authy uygulaması imdada yetişiyor. Uygulamayı her açışınızda destekleyen web hizmeti için (normalde SMS ile gelen) tek kullanımlık bir kod sizi karşılıyor ve bu kodu girerek iki adımlı doğrulamayı gerçekleştirebiliyorsunuz. İnternete bağlı olmadığınız zaman bile çalışabilen uygulama, eğer Mac’iniz varsa ve Authy uygulaması yüklüyse telefonunuzun bluetooth ile bağlı olup olmadığını kontrol ederek uygulamayı direk geçebiliyor.İşte Authy’nin artıları:Google Authenticator destekli tüm uygulamaları destekleme: GMail, Dropbox, Evernote, Amazon ve fazlasıBirden fazla cihaza kurulup aralarında senkronizasyonu sağlayabilme Hesaplarınızı internette bulutta saklayabilme (zorunlu değil)İnternet bağlantısı olmadığında çalışabilmePIN veya destekli telefonlar için parmak izi ile uygulamayı kilitleyebilme (telefon çalındığında uygulamalarınız başkasının eline geçmesin)Mac uygulaması ile beraber çalışabilme
Google’ın Modüler Telefonunda Parçalar Telefon Kapanmadan Değiştirilebilecek!
Google’ın geçtiğimiz aylarda duyurduğu ucuz ve çok yönlü modüler telefon projesi Project Ara sadece sıradan kullanıcıların değil  ABD ordusunun bile ilgisini çekmişti. Şimdi de modüler telefonun parçalarını değiştirmek için telefonun kapanması gerekmediği bilgisi paylaşıldı.Projenin lideri Paul Emerenko yakın zamanda verdiği bir demeçte modüler telefonun işlemci ve ekran dışındaki tüm donanım parçalarının telefon kapanmadan değişebileceği bilgisini aktardı. Üstelik değiştirme sırasında telefonla konuşmak veya mesaj yazıyor olmak gibi çeşitli işlemler de yapılabiliyor olacak. Bu özelliğin Android L’nin gelişmiş bir versiyonuyla mümkün olduğu söyleniyor. Cihazın pilinin bile kullanım sırasında değiştirilebileceği daha önceden açıklanmıştı. Bir telefon konuşması sırasında kamerayı çıkartıp yerine yüksek kaliteli bir hoparlör koyabilecek olmak oldukça heyecan verici gözüküyor.
Reklam
Büyüleyici Minecraft Dünyaları!
Minecraft’a 1.8 güncellemesi ile ‘Özel dünya türü’ adında kullanıcıların Minecraft dünyalarını istedikleri gibi şekillendirebilecekleri bir özellik gelmişti. İçinde pek çok ayar bulunan bu özelliğin bazı ayarlarının ne iş yaptığını anlamak kolay olsa da (alan boyu, zindan sayısı, deniz seviyesi vs.) kalan birçok özelliğin ne işe yaradığı anlaşılamamıştı. Bir Minecraft kullanıcısı bu ayarlar ile oynayarak ortaya çıkan dünyaları hızlı bir video ile karşılaştırarak karışıklıkları gidermek istemiş gibi görünüyor. Bu yer yer büyüleyici bir hale bürünen videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.
Reklam
eBay ve PayPal 2015’te Ayrılıyor
eBay, 2015 yılından itibaren PayPal’ı ayrı bir şirket olarak konumlandıracağıyla ilgili Yönetim Kurulu kararını bugün paylaştı. Ayrılma kararında, hızla değişen iki farklı endüstride faaliyet gösteren iki şirketin birbirinden bağımsız olarak faaliyetlerini sürdürmesinin gerek rekabet gerek stratejik açıdan daha avantajlı olacağı belirtiliyor.Bölünmeyle birlikte üst düzey yönetiminde değişikliğe gidildi. eBay’in Pazaryerleri biriminin başkanı olarak görev yapan David Wnig, bölünmeden sonra eBay’in yeni CEO’su olarak görev yapacak. Şu anda American Express’in yöneticiliğini yapan Dan Schulman ise PayPal’a Başkan ve CEO olarak katılacak. Schulman’ın American Express’in mobil ve online ödeme operasyonlarını da yönettiğini hatırlatalım.Şirketlerle ilgili verilerin paylaşıldığı notta, PayPal’a bugün 152 milyon adet kayıtlı hesap olduğu belirtiliyor. Hesap sayısını geçtiğimiz çeyrekte yıllık yüzde 15 oranında büyüten PayPal, geçtiğimiz 12 ayda gelirlerini yüzde 19 oranında arttırarak, yaklaşık 7,2 milyar dolara çıkarmış. Online’da harcanan her 6 doların 1’inin PayPal üzerinden harcandığı belirtiliyor.Bugün 149 milyon aktif satın alma müşterisi olan eBay’in ise siteyi ziyaret ettiğiniz herhangi bir anda ortalam 700 milyon adet ürün listelediği belirtiliyor. Bunların yüzde 75’inin de yeni ürünler olduğu notlar arasında.Sayılar faaliyet gösterdikleri alanların en büyükleri arasında yer alan her iki şirketin birlikte yönetilmesinin zorluğunu gösteren işaretler olarak da görülebilir. Bunun yanında gerek e-ticaret gerek online ödemeler alanında son dönemde artan rekabetse, eBay’in bu kararında etkili olmuş gibi görünüyor. Zira Apple Pay’in gelişiyle en çok endişe etmesi gerek şirketin PayPal olduğu da sıkça konuşulan konulardan biriydi.Bunlara ek olarak, eBay finansal sonuçlarını açıkladığı Ocak 2014’te, ünlü yatırımcı Carl Icahn’ın PayPal ve eBay’in ayrılmasına yönelik talebini de paylaşmıştı. O dönemde Icahn’ın yeni aldığı hisse ve türevlerle birlikte yaklaşık 0,82’lik bir hak öne sürdüğü belirtiliyordu. Görünen o ki şirket bölünme kararında bu tavsiyeyi de takip etmiş.Webrazzi
Bandista’dan Yeni Albüm: ‘Ki Buradayız Hâlâ!'
Bandista'nin yeni albumu 'Ki Buradayiz Hala!' az 'copyleft' olarak yayınlandı.  2 yıllık bir aradan sonra yayınlanan yeni albüme ilişkin grubun açıklaması şöyle:Tekrar tekrar söylüyoruz, yazıyoruz, eyleme döküyoruz, hemzeminler yaratıyoruz, sınırları aşıyoruz, belleği taşıyoruz, hayatımızı savunuyoruz, aşk duyuyoruz, cüret ediyoruz çünkü yükselir dalga; dalga, dalga...Ücretsiz olarak internetten indirilebilecek albüme buradan ulaşabilirsiniz. onedio
Dünya'da Suyun Büyük Kısmı Güneş'ten Yaşlı
Yeni bir araştırmaya göre, Dünya ve Güneş Sistemi'nin diğer bölgelerinde bulunan suyun büyük kısmı Güneş'ten çok eski bir tarihte oluştu. Araştırmaya göre, Dünya'daki suyun yüzde 30 ila 50'si yıldızlararası uzaydan geldi.Gökbilimciler, Dünya'daki suyun büyük bir kısmının Güneş'ten bile eski zamanlarda oluştuğunu düşünüyor. Michigan Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, Dünya'daki suyun bugüne ulaşan bir kısmı Samanyolu Galaksisi ve ötesindeki derin uzaydan gelen materyaller ile ortaya çıktı. Bulgu, Güneş Sistemi'nin ötesinde Dünya benzeri su içeren gezegenlerin bulunma olasılığını da bir kez daha doğruladı.Space.com'a açıklama yapan araştırma ekibinden Ilse Cleeves, 'Elde ettiğimiz bilgiler, yıldızlararası suyun olağanüstü sert yıldız doğumu süreçlerinde hayatta kalabildiği ve gezegensel nesnelerle birleştiğini gösteriyor' ifadesini kullandı. Cleeves, 'Güneş'in oluşumu öncesi ve oluşum sürecinde su içeren yıldızlararası suyun Güneş Sistemi'ndeki birçok sistemin de içeriği haline geldiğini' söyledi.Gökbilimciler, bugüne kadar keşfedilen 2 binden fazla dış gezegenin yanı sıra derin uzayda milyarlarcasının keşfedilmeyi beklediğini ve bu gezegenlerin bir çoğunda milyarlarca yıl yaşamın oluşmasına olanak verecek su bulunabileceğini ifade etti. Geçmişteki araştırmalar, Samanyolu Galaksisi'nde var olduğu düşünülen yaklaşık 100 milyar yıldızın en az bir gezegene sahip olduğunu ortaya koymuştu.'Her yerde su var'Güneş Sistemi'nde Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'ün kutuplarında bile su yer alıyor. Jüpiter'in uydusu Europa, Satürn'ün uydusu Enceladus'ta keşfedilmesibin yanı sıra, Mars'ın kutup bölgelerinde de katı halde su bulunuyor.Araştırmada yer alan bir diğer isim olan Carneige Bilim Enstitüsü'nden Conel Alexander, 'güneş sistemlerinin erken dönemlerinde yıldızlararası su ile etkileşime girmeleri halinde, birçok gezegenin sahip olduğu disklerde de su bulunma olasılığının çok yüksek olacağını' söyledi.Alexander, 'güneş sistemlerindeki suyun yıldızların doğumunda yaşanan kimyasal süreçler sonucunda da oluşmuş olabileceğini, bu durumda su varlığının her yıldız sistemine göre değişeceğine' dikkat çekti.Ayrıca, her suyun 'standart' H2O olmadığına ve bazı su moleküllerinin farklı hidrojen izotopları içerdikleri için var olabilecekleri kozmik bölgelerin de değiştiği ifade edildi. Örnek olarak, döteryum adlı ağır hidrojen izotopu içeren su, ağırlıklı olarak süper soğukluğa sahip yıldızlararası uzayda yer alıyor.Su Güneş'ten önce doğduBilim insanları, gerçekleştirdikleri simülasyonlarda döteryum seviyesini sıfırlayarak, bir gezegen diski oluşumu için gereken ortalama bir milyar yıllık sürede ne dereceye kadar zenginleştiğini ölçtü. Sonuçlar, verilen sürede yaşam oluşumu için yeterince su oluşmadığına işaret etti.Bulgular, Dünya'daki suyun yüzde 30 ila 50'si ile kuyrukluyıldızlardaki suyun yüzde 60 ila 100'ünün yıldızlararası uzayda, Güneş'in doğumundan önce oluştuğunu gösterdi. Simülasyondaki en düşük olasılıklar, okyanusların yüzde 7'si ile kuyrukluyıldızlardaki suyun yüzde 14'ünün Güneş Sistemi dışından geldiğini one sürdü.Science dergisinde yayımlanan araştırma hakkında yorumda bulunan Cleeves, 'Her gün tecrübe ettiğimiz olaylarla galaksimiz arasında bu tür bağlar kurmak evrenimize inanılmaz bir bakış açısı sunuyor' ifadesini kullandı.Kaynak: Al Jazeera
Reklam