onedio
WhatsApp Masaüstü Uygulaması Üstünde Çalışıyor
Facebook’un bu yılın başlarında satın aldığı WhatsApp, mobil mesajlaşma konusunda dünyanın en popüler servisleri arasında yer alıyor. Farklı mobil platformlardaki kullanıcıları birbirlerine bağlayan WhatsApp, hesaplar cep telefonu numaralarına bağlı olduğu için masaüstünde hizmet sunmuyor. Ancak şirketin bir masaüstü uygulaması üstünde çalıştığına dair bazı kanıtların ortaya çıkması, yakında bu durumun değişebileceğini gösteriyorHollanda merkezli AndroidWorld.nl sitesinde yer alan habere göre, WhatsApp Android uygulamasının son sürümünün kodlarında “WhatsApp Web” uygulamasına dair referanslar bulunuyor. Paylaşılan ekran görüntüsünde, WhatsApp’a Google Chrome’un OS X ve Windows versiyonları üzerinden giriş yapıldığı da açıkça görülüyor.WhatsApp’ın halen bir SIM karta ihtiyaç duyduğu göz önüne alınınca web üzerinden WhatsApp’a giriş yapmanın nasıl hayata geçirileceği merak ediliyor. Facebook WhatsApp’ın sahibi konumunda olsa da, bu durum Facebook bilgileriyle WhatsApp’a giriş yapılmasını mümkün kılmıyor. GitHub’da bulunan bir paylaşımdaysa uygulamanın WhatsAPI ekibi, web üzerindeki girişler için OAuth doğrulamasından faydalanacaklarını açıkladı. Bu yöntemde kullanıcıların sisteme giriş yapması için cihazlara bir doğrulama talebi iletiliyor. Servisin web.whatsapp.com adresinde faaliyet göstereceği de gelen haberler arasında. Söz konusu platformun faaliyete girmesi durumunda WhatsApp; Apple iMessage, Google Hangouts ve Facebook Messenger ile girdiği rekabette kendisine yeni bir cephe açmış olacak.Teknoblog
Taşınabilir Prompter ile Daha Profesyonel Videolar Kaydedin
Özellikle profesyoneller için kamera karşısında rahat davranmak ve sunulan içeriği hatasız ve takılmadan anlatmak son derece önemli. Aksi takdirde “komik videolar” başlığına malzeme olmak gibi durum söz konusu. Parrot’ın taşınabilir prompter cihazı, hem profesyonelleri hem de video kaydetmeye meraklı amatörleri bu dertten kurtarmak için geliyor. Üstelik binlerce dolar fiyat etiketli geleneksel prompter’lara nazaran 80-90 dolar fiyat aralığındaki Parrot her kesime hitap etmeyi başarıyor.DSLR veya aynasız kameraların önüne takılarak kullanılabilen bu cihaz, altına koyulan akıllı telefondaki yazıları yansıtabiliyor. Oldukça küçük bir boyuta sahip olan prompter, kullanılmadığı zamanlarda kamera çantalarına dahi sığabiliyor. Yüzde 70 oranında ışık geçirebilen yapısı sayesinde kameraların net bir görüntü kaydı yapması mümkün hale geliyor. Şu an Kickstarter’da destek bekleyen Parrot, 30 bin dolar olan hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor. 80 dolar fiyat etiketli erken versiyonları tamamen tükenen cihaza sahip olmak için en az 90 dolar ödeme yapmak gerekiyor. Parrot prompter’ların nisan ayından itibaren piyasada olması bekleniyor. LOG
Kuşların 116 Milyon Yıl Önce Dişleri Vardı
Yeni bir araştırma, 116 milyon yıl önce yaşamış olan modern kuş türlerinin ortak atasının dişlere sahip olduğuna işaret etti.Antik zamanlardan kalan fosillerden elde edilen DNA'ları modern türlerin genetiğiyle karşılaştıran bilim insanları, kuşların ne zaman dişlerini kaybettiğine dair önemli ipuçlarına ulaştı.California Üniversitesi'nde evrim biyoloğu olan Mark Springer'in başını çektiği araştırmada, kuşları nesilden nesile nasıl değişim gösterdikleri incelendi. Springer, yemeği öğütmek ve işlemek için eğik gagalarından yararlanan kuşların, eski zamanlarda dişlerle dolu bir ağıza sahip olabileceğini ifade etti.Almanya'da 1861 yılında bulunan ve dinozorlar ile modern kuşlar arasındaki geçisi temsil ettiğine inanılan Archaeopteryx fosili, kuşların dişleri olan dinozor türlerinden geldiğine işaret ederken, geçmişteki araştırmalar T.rex'i de içinde barındıran teropot türünden evrim geçirdiklerine işaret etmişti.Springer, bu bilgilere rağmen kuşların dişlerine ne olduğu hakkında son 150 yılda önemli bir bilgi edilemediğini ifade ederek, sorunun cevabını bulmak için genlere baktıklarını söyledi.Kuşları dışındaki canlıları da etkilediScience dergisinde yayımlanan araştırmada, omurgalılarda diş oluşumuyla ilgili olan altı genin modern kuşların tümüne uzanan 48 türde nasıl mutasyona uğradığı analiz edildi. İncelenen kuş türlerinin tümünde söz konusu genlerin mutasyona uğradığını tespit eden bilim insanları, ortak türlerin milyonlarca yıl önce diş geliştirme yeteneğini kaybettiği sonucuna vardı.Mutasyonların kuşlarda diş kaybına 116 milyon önce başladığını hesaplayan araştırmacılar, aynı evrimin dişleri bulunmayan kaplumbağa, armadillo, tembel hayvan ve karıncayiyen gibi canlılarda da paylaşıldığını belirtti.Kuşların hayatta olan en yakın kertenkele akrabasının timsah olduğunu belirten Springer, diş geliştirme yeteneği kazandıran altı genin tümünün Amerikan timsahında var olduğuna dikkat çekti.Kaynak: Livescience ve Al Jazeera
Reklam
Youtube'dan Kazandığı Paralarla Evsizlere Yardım Eden Çağımızın ''Robin Hood''ları
Youtube'den para kazananların olduğu artık herkes tarafından bilinen bi gerçek. Teknoloji çağının nimetlerinden faydalanmasını bilen gençler fenomen haline gelen youtube kanallarındaki şımarıkca ve zekice hazırlanmış şakalardan sonra kazandığı paralarlarla iyilik yapmasını bilmiş ve evsizleri hedef alan duygu yüklü videolar hazırlamışlar.NOT: Videoların ortak özellikleri izlenme raitinglerinden kazandıkları paralarla yardım edilmesidir.
Reklam
IMDB'ye Göre 2014 Yılının En İyi 10 Filmi
16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel'ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve Hazel'ın en sevdiği yazar olan Peter Van Houten'i bulmaya çalışacaklardır...Josh Boone’un yönetmenliğini üstlendiği film, John Green’in romanından Scott Neustadter ve Michael H. Weber tarafından uyarlandı. Filmin başrollerindeyse Shailene Woodley, Ansel Elgort ve Willem Dafoe yer alıyor.
Doğal Kızıllar Hakkında Bilmeniz Gereken 11 Şey
etiket
Bir doğal turuncu olarak söyleyebilirim ki; çok görünmesek bile Türkiye'nin derinliklerinde bir yerlerde yaşıyoruz halen. Bizi bulması zor ama, hiç yok da değiliz. Ve işte biz hakkında bilirseniz iyi olabilecek birkaç faktör.Ha bu arada;kaynak: buzzfeed.com
Google, Rusya'daki Mühendislik Ofisini Neden Kapatıyor?
Son günlerde Google‘ın Rusya’daki bazı kısıtlayıcı yasalar yüzünden Rusya’da bulunan mühendislik ofisini kapatabileceği haberleri yayılmaya başladı. Rusya, daha önce geçtiğimiz yaz aylarında bazı adımlar atarak kendi verilerini ülke sınırları içinde tutmayan hizmetlere erişimin engelleme çalışmalarına başlamıştı.Bunun dışında bir de Ağustos ayında bloggerlar için bir kısıtlayıcı yasa hazırlayan Rus hükümeti, internet özgürlüğü karşısında 2014 yılı boyunca pek çok adım attı.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, interneti bir “CIA projesi” olarak anmaktan çekinmiyor ve tüm dünyanın verilerini toplamakla ihtam ediyor. Bununla birlikte, verilerin kendi ülkesinde ve erişebileceği şekilde tutulmasını da, vatandaşlarını koruma amaçlı bir politika olarak lanse ediyor.Kremlin’in güttüğü bu politika doğrudan sosyal ağları ve arama motoru şirketlerini hedefe almış oluyor. Çünkü kullanıcıların en çok veri paylaşımını ve aslında “kişisel ipuçlarını” bu ağlar üzerinden veriyor.Çıkan haberlere Google resmi bir açıklama getirmemiş olsa da, Rusya’nın Google’ın mühendislik ofisini kapatmasıyla birlikte ciddi bir beyin göçü yaşayabilir. Çünkü ofisin kapanması halinde, Google’da çalışan mühendisler Google’ın başka ofislerinde bulunan mühendislik ofislerine tayin edilecek. Daha doğrusu, bu haberin mühendislere farklı ülkelerde iş tekliflerinin götürülmesi ile açığa çıkmış gibi görünüyor.Google’ın Rusya’da 100’e yakın mühendisle çalıştığı ve Rus pazarını bir hayli önemsediği de biliniyor. Burada Yandex gibi güçlü bir rakibe karşılık veren Google’ın, Rusya’nın sert politikaları yüzünden bir ülke için önemli bir yatırım sayılabilecek mühendislik ofisini (ülkemizde Google’ın bir mühendislik ofisi bulunmuyor) kapatması tabii ki internet dünyası için olumsuz bir gelişme.Webrazzi
Reklam
13 Maddede Türkiye'de ".....ci, ....cu" Olarak Yaftalanmaktan Korunma Rehberi
Günlük okuduğunuz gazete ya da gazeteler, siz farkında olmasanız bile hakkınızda genel bir kanı oluşmasına neden olabilir. O yüzden yarın ilk iş gazete bayinize gidip okuduğunuz gazeteyi değiştirin. Ya da en iyisi artık gazete okumayın! Bu sayede herkes sizi tarafsız, a-politik biri olarak görür. Sıkıntıya düşmezsiniz...
Reklam
Hippilerin Türkiye'de Başına Gelen 9 İlginç Olay
etiket
Ürolog Operatör Dr. Mahmut Çetiner, yaptığı bir açıklamada, hippilerde seksin sıfır olduğunu bildirmiş ve 'hippilik dıştan göründüğünün aksine cinsel organları alınmış bir hayvan sürüsünden başka bir şey değildir.' demiştir.Kaynak
Reklam
Bir Diske 615 Saat Video: Seagate'den 8 TB'lık Sabit Disk
Sabit disk üreticisi Seagate, 8 TerraByte kapasiteli yeni sabit diskini tanıttı. Yeni sabit diske Full HD çözünürlüğünde 615 saat video depolanabiliyor.Artan dosya boyutları beraberinde depolama cihazlarının kapasitesinin yetersiz kalmasına yol açıyor. Büyük boyutlu dosyalar için en mantıklı depolama çözümü olan sabit diskler de bu gelişmeye paralel olarak kapasitelerini artırıyorlar.Depolama teknolojileri üreten Seagate, artan taleplere ihtiyaç olacak yeni ürünü piyasaya sürdü. Firmanın 8 TerraByte kapasiteye sahip yeni sabit diski, firmanın en büyük kapasiteli depolama ürünü. Shingled Magnetic Recording (SMR) Drives adı verilen yeni ürün, 8 TB depolama kapasitesi sunuyor.Devir hızı 5900 rpm olan sabit diskin ortalama okuma/yazma hızı ise saniyede 150 MB. Yurtdışı fiyatı 260 dolar olarak açıklanan sabit diskin önümüzdeki günlerde Türkiye pazarında da satışa sunulması bekleniyor.Fiyatlar düşüyorSabit disk pazarında kapasiteler artarken GB başına maliyet de her geçen gün düşüyor. TerraByte kapasiteli ilk sabit diskler 2007 yılında satışa sunulmuştu. O dönem 1 TB sabit diskin ABD fiyatı 270 dolardı. Sabit disklerin fiyatını değiştiren şey sadece kapasite değil. Devir hızı, kurumsal ya da bireysel kullanıma uygun tasarlanması gibi faktörler fiyat farkı oluşturan etkenler arasında yer alıyor.Al Jazeera Turk
2015 Seyahat Edilecekler Listesine Mutlaka Eklenmesi Gereken 23 Yer
Önümüzdeki yılın  seyahat planlarını yapmanın tam zamanı. Peki, nereye gitmeli?Sizler için büyük gelişmeleri, kültürel trendleri ve uluslararası festivalleri inceleyerek  2015'in en ziyaret edilesi  yerlerine dair bir liste hazırladık.Filipinler'den Peru'ya işte görülmesi gereken 23 yer:
Orhan Pamuk'un İmza Gününe Yoğun İlgi
Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk'un 'Kafamda Bir Tuhaflık' adlı yeni romanı için Yapı Kredi Yayınevi'nde düzenlenen imza gününe kitapseverler yoğun ilgi gösterdi.Yayınevinde okurlarıyla buluşan Pamuk, yeni çıkan kitabını imzaladı. Saatlerce kuyrukta bekleyen vatandaşlar, kitaplarını Pamuk'a imzalatmanın mutluluğunu yaşadı.Etkinlikte gazetecilerin sorularını yanıtlayan Pamuk, uzun zaman sonra, belki de 15 yılın ardından İstanbul'da imza günü düzenlediğini belirterek, şunları söyledi:'Bunun sebebi ihmaller, zorluklar. Her zaman yazarlara sorarlar, tuzak sorudur, 'Kimin için yazıyorsunuz?' diye. Çünkü şunun için, bunun için yazıyorsanız hep dışarıda kalmış biri vardır. Biz de ya da ben derim ki; 'Biz okurlarımız için yazıyoruz ama okur soyut bir kavramdır hiçbir zaman göremezsiniz'. Benim gibi bir yazar, yavaş yavaş, yıllarca, 3-4 senede ve 'Kafamda Bir Tuhaflık'ta olduğu gibi 6 senede bir kitap çıkaran bir yazar, hep okurlarını düşünür ama okur soyut bir şeydir.'Pamuk, imza gününde okurlarla göz göze gelmenin mutluluğunu hissettiğini vurgulayarak, 'Bu benim için çok güzel bir şey. Çünkü bir kitabı imzalarken kitabı veya başka kitaplarımı okumuş olan okurun gözünün içine bir saniye bakıyorsunuz. Biliyorsunuz ki o sizi okumuş, başka kitaplarınızı okumuş. Yazarın insanlığını, benim hayalimi, yaşadığım dünyayı, dünyayı nasıl gördüğümü, anlatmak istediğim şeyleri, niyetimi, uğraşmamı, çabamı ve yıllardır yaptığım yazıları bu okur biliyor' diye konuştu.Okurlarıyla imza gününde buluşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu yineleyen Pamuk, sözlerini şöyle sürdürdü:'O okurun hayal dünyasında, maneviyatında olmak ve gitmek istediği yerde sizin ve benim yazılarımın bir yeri olduğunu düşünmek, görmek, bakışmak. Bu benim için en büyük mutluluk. Kimin için yazıyorum? İmza gününe gelen bu okurlar için yazıyorum. Bütün okurlar imza gününe gelmiyor. Bazıları da kitabımı okuyor, 'boşver imzalı kitabı ne yapayım?' diyor. Bu okurlar, bugün gördüğüm yüzlerce okur, ayrıca kitaplarımı okuduktan sonra bir de içinde imza olması için bugün kuyrukta beklediler. Hepsine büyük bir zevkle imzaladım. Çok mutluyum. Çok kalabalık oldu. Yazarlar okurlarıyla karşılaşmalılar.'Pamuk, bir gazetecinin, kitabı 6 yılda yazmasına ilişkin sorusunu da 'Masumiyet Müzesi'ni 6 yıl önce yayınlamıştım. İlk defa 2 roman arası 6 yıl oldu. Masumiyet Müzesi'nin bir de müzesini açtım. İlk defa 6 yıl ara verdiğim için bazı mazeretlerim var kusura bakmayın. Bundan sonra daha fazla yazacağım' şeklinde yanıtladı.Orhan Pamuk, kitabın İngilizce baskısının da daha belli olmadığını ifade etti.Bir gazetecinin, 'Kitapta hem birinci tekil kendileri konuşan kahramanlar var hem de yazarın sesi var. Bu nasıl oluyor?' şeklindeki sorusu üzerine de Pamuk, şunları kaydetti:'Bu romanı yazarken kahramanlar bozacı, yoğurtçu, midyeci, dönerciler, elektrik tahsildarları, pek çok satıcıyla, zor şartlarda İstanbul sokaklarında mücadele eden arkadaşlarla görüştüm. Onların birinci tekille, 'Şöyle yaptım, böyle yaptım, tavuğu şöyle temizledim, haşladım, pilavı şu şekilde pişirdim' gibi konuşmaları beni etkiledi. Yavaş yavaş bu çok uzun süren romanı kurarken, onların sesini birinci tekil şahısla vermek istedim. Kadın kahramanların eve hapsedilmiş yalnızlıklarını, öfkelerini dile getirmek için birinci tekil şahsın çok uygun olacağını hissettim. Böylece ilk defa bir şey denedim. Bir romancı anlatıyor 3. tekil şahısla. Bir de kahramanlar sanki anlatıyı delmek isteyerek, öfkelerini dile getirmek isteyerek, araya girip kendi hikayelerini anlatıyorlar. Roman bu iki sesin yan yana gelmesiyle çalışıyor.'Lale Bildirici, AA
Reklam