onedio
Dünyanın En Vahşi Sporu, Modern Çağ Gladyatörleri: "CALCIO STORICO"
Calcio Storico isimli sporu muhtemelen duymamışsınızdır. İtalyanca 'Tarihi Futbol' anlamına geliyor ve muhtemelen dünyada hala icra edilen en vahşi sporlardan birisi. Kickbox, UFC, Futbol ve Rugbynin tek spor dalında birleştiğini düşünün... Kökenleri 16. yüzyıl İtalya'sına dayanan sporun kuralları oldukça ilginç. Her takımda tam 27 kişi var ve arenada oynanıyor. Amaç elleri ve ayakları kullanarak en fazla golü atmak
Aziz Yıldırım'dan Olay Röportaj!
Fenerbahçe Başkanı, Aziz Yıldırım, Haber Türk Gazetesi'nden Meriç Mülder'e bir röportaj verdi. Yıldırım, Şike davasından, Yargıtay kararlarına, TFF'den medyanın tutumuna kadar birçok konuda önemli açıklamalar yaptı. İşte Aziz Yıldırım'ın o röportajı; Her sabah polis gelip alacak düşüncesiyle yaşamak psikolojinizi nasıl etkiliyor? “Benim psikolojimi Fenerbahçe’nin başarıları ve başarısızlıklarından başka hiçbir şey etkileyemez. Ben hep aynı şeyi söyledim. Korkaklar her gün, cesurlar bir gün ölür. Ve ben Fenerbahçe’nin başkanı olarak Fenerbahçe’ye ve büyük Fenerbahçe taraftarına yakışır bir şekilde yaşadım. Tavizsiz ve onurluca yaşadım her zaman, bundan sonra da böyle yaşayacağımdan kimsenin şüphesi olmasın.. “ Halkbank eski Genel Müdürü Süleyman Arslan “Telefon kayıtları tek başına delil olamaz. Teknik takipte tesadüfi elde edilen deliller hukuka aykırıdır” gerekçesiyle tahliye edildi. Yorumunuz. “Bir yerdeki adaletsizlik her yerdeki adaletsizliktir. O yüzden konu insan hakları, adil yargılanma ve bireylerin devlet karşısındaki anayasal hakları olduğu zaman her şeyi bir kenara bırakmamız gerekir. Şahsi görüşlerimiz ya da yaşam şeklimizin bu unsurlarla örtüşüp örtüşmemesi abesle iştigaldir. Halk Bankası Genel Müdürü’ne yapılan doğru tesbitin tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için yapılması gereklidir. Devlet ancak bu şekilde saygınlığını korur. İnsanların savunmalarını dahi almadan olayları açıklamalarına dahi izin verilmeden operasyonlara şike, yolsuzluk, darbe gibi isimler koyarak algı yaratma metodunu artık terk etme zamanı gelmiştir. Mahkeme kararlarını kenar süsü yapan polis operasyonları ve bu polislerin hazırladığı iddianamelerle açılan davalar artık tarih olmalıdır. İnsanlar ifadeleri bile alınmadan savunmaları alınmadan tutuklanmamalıdır. Gözaltına alındıkları ilk gün mahkum ilan edilmemelidirler. Bu kim için uygulanırsa uygulansın kabulümüzdür.” 'MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLERİYİZ' DİYE BAĞIRMAK SUÇ MU?' Mustafa Kemal’in askerleriyiz tezahüratı nedeniyle ceza bekliyor musunuz? “Şimdi yine ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz” tezahüratı yüzünden Disiplin Kurulu’na sevk edilmişiz. ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ diye bağırıldığı raporda var. Bari rapordan çıkarın öyle sevkedin. Rapora bunu niye yazıyorsunuz? Türkiye’de, bu cumhuriyette ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ demek suç mu? Suç mu olacak? Böyle saçmalık olur mu? Bunların hepsinin sıkıntıları sonunda siyasete gidiyor, hükümete gidiyor. Alt kademelerdeki adamlar bunları yapmasınlar. Gereksiz yere bunları büyütüyorlar ondan sonra da siyaset zarar görüyor. Sanki siyaset talimat verdi pozisyonuna geliyor olay. Yanlış. İnsanın sana tepkisi mi var. Bırak tepkisini koysun. Ondan sonra biter zaten bu iş. 34. dakika bak bitmiş Beşiktaş maçlarında, bağırmıyorlar. Yarın bizimkiler de bağırmaz. Maalesef alttakiler marifet zannediyor, yardakçılık yapacağız diye yapıyorlar.” 'İNSANLAR ÇÜRÜRKEN KENDİMİ KONUŞMAM' Fransa dönüşü yeniden cezaevine gireceğinizden neredeyse emindiniz. Yine aynı görüşte misiniz? Yoksa ümidiniz biraz olsun arttı mı? “Öncelikle benim hapse girip girmemem çok önemli değil. Kaldı ki yeniden yargılanmam da önemli değil. Önemli olan Fenerbahçe’nin özelinde tüm Türkiye’nin ve bu hukuk terörüne uğrayan herkesin adil yargılanma hakkından faydalanabilmesidir. Ülkemizin artık yeniden normalleşmesi, bireylerin devletine ve adaletine güven duyduğu bir toplumun yeniden inşaa edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Kısacası söz konusu ülkemiz ve Fenerbahçe ise gerisi teferruattır. Hele hele bu hedefler ortada dururken, onca insan hapislerde çürürken Aziz Yıldırım hakkında konuşmak benim ajandamda yer almaz. Ümidim arttı veya artmadı demeyeyim de Türkiye’de konjonktür her gün değişiyor. Bu doğrultuda da hukukçular, çevremizdeki insanlar ümit verici konuşuyorlar. Benim bildiğim bir şey yok ama onların söyledikleri doğrultusunda bugün daha ümitliyim.” 'TAPELERDEN ÇOĞU SİLİNMİŞ' Şike soruşturmasındaki bazı tapelerin kaybolduğundan dert yanıyorsunuz. Nerede o tapeler? “Kayıp. Fezlekede, ‘ Trabzonspor yöneticilerinin yapmış oldukları şike ve teşviği önlemek için Fenerbahçeliler çalışma başlatmıştır’ diye yazıyor. O zaman senin elinde bir şeyler olması lazım ki bu ifadeyi yazabilesin. Nerede o zaman bunlar? Neye dayanarak yazdınız? Bunlar ortada yoksa durum çok vahim. Bazı evrakların, dökümanların savcılık aşamasında bazı savcılar tarafından sümenaltı edildiği söyleniyor. İlgili tapelerin hepsi kayıtlardan silinmiş. Araştırıyoruz, ‘Yok’ diyorlar. Her şey düzmece. İftira üzerine yok etme operasyonudur bu. Emenike’nin para sayma görüntüleri nerede? Çıkarsınlar da bir görelim artık.” 'YARGITAY KARARI SÜRPRİZ OLMADI' Yargıtay’ın onama kararını Fransa’da tatildeyken duydunuz. İlk tepkiniz ne oldu? “3 Temmuz’dan bu yana benim ve ailemin yaşadığı süreç gözönüne alınırsa artık yaşanan hiçbir şeyin sürpriz olmadığını görmek ve söylemek sanırım yanlış olmaz.” 'TFF'Yİ DEMİRÖREN YÖNETMİYOR' Tüm yaşadıklarınızı değerlendirdiğinizde olay bu noktaya gelmeyebilir miydi? “Elbette. Bir kere Türkiye’de her konuda baskı var. Her türlü kurumda var. Bu baskıları da bazen insanlar kendileri yaratıyor, kendi adına görev görüyor. Bir şey isteyen yok belki ama kendisi birilerine, bir yerlere yaranmak için o baskıyı kendi kendine yaratıyor. Bugün federasyonun içinde bulunduğu durum gibi. TFF’de hem disiplin hem de tahkim kurullarının acilen değişmesi lazım. Çünkü buradaki kişilerin hepsi birilerinin adamı. Mehmet Ali beyin istifasından sonra Yıldırım bey (Demirören) kurullara pek dokunmamış anladığım kadarıyla. Aynı kişiler daha önce de vardı. O şunun, bu bunun adamı. Ben bunu yüzlerine anlattım. Yıldırım beye de Ufuk Özerten’e de söyledim.' 'PARALEL DEVLETİN ADAMI' 'Disiplin ve tahkimin vermiş oldukları yanlış kararlar sportif açıdan olayı bu noktalara getirmiştir. İçeride pazarlıklar etmişlerdir. Bir oylama yaptılar. Yöneticilerin lehine çıkan karar sonra aleyhine çıktı. Fenerbahçe’nin aleyhine çıkan lehine döndü. Sonra yine aleyhine çıktı. Böyle kararlar olmaz. Burada tarihi karar veriyorsunuz. Konuyu tam bilerek karar vereceksin. Sen 107 yıllık bir kulübün kaderiyle oynuyorsun. Adamın hiçbir şeyden haberi yok. Sokaktan almışlar, ‘Senin avukatın, benim avukatım’ diye getirmişler. Onun avukatı, bunun avukatı, paralel devlete ait adam. Bunlar karar verdiler. Burası acıdır acı. Daha bu noktalara gelmedik ama geleceğiz. Bunları biz sorgulayacağız.' 'DEMİRÖREN’İN KABAHATİ YOK' Ufuk Özerten’in avukatı Disiplin Kurulu’nda ikinci başkan. Böyle şey olur mu? Ne talimat verirlerse onu uyguluyorlar. Federasyonu bugün Yıldırım bey idare etmiyor, bunu net söyleyeyim. Hiçbir kabahati de yok. Çünkü hakim değil bu konulara. Vermişler kucağına, değiştiremiyor. Ya seçim zamanını bekliyor veya siyasi baskı oluyor. İkisinden biri. Kurullara dışarıdan müdahale var. Bunları bundan sonra daha çok konuşacağız. Saat 17.00’ye kadar Tahkim Kurulu orada beklemeye mecbur. Adam gidiyor halı sahada top oynamaya. Galatasaraylılar ile doldurdular yine oraları. Rezalet. Herkes bilsin.” 'KALEMİMİZ DE KIRILSA FERMAN DA BUYURULSA' Yargı sürecinde mahkemenin sizi tahliye etmemesinin gerekçelerinden biri olarak da yurt dışına kaçabileceğiniz şüphesi gösteriliyordu. Karar aleyhinize çıkmasına rağmen tatilinizi kesip geri döndünüz. Dönmeyeceğinizi iddia edenler de vardı... “Ülkeme dönmemeyi aklımdan bile geçirmedim. Bakın biz bu ülkenin sevdalısıysak ve biz bu ülkeyi seviyorsak doğrularıyla olduğu kadar yanlışlarıyla da seviyoruz ve öyle kabul ediyoruz. Zira bu ülke hepimizin. Biz kararları eleştirebiliriz hatta hukuken tanımadığımızı da söyleyebiliriz. Ama burada tekrar yineliyorum başında Türkiye Cumhuriyeti ibaresi taşıyan bir makamın verdiği karar neyse Aziz Yıldırım bunu yerine getirmeye amadedir. Geliriz mücadelemizi burada sürdürürüz, ister cezaevinde, ister kulübümün başında, ama her halükarda ülkemde. Hakkında kalem de kırılsa, ferman da buyurulsa Aziz Yıldırım’ın ülkesine döneceğini herkes bilir.” 'YOL HARİTASINI YÖNETİM ÇÖZER' Cezaevine girerseniz Fenerbahçe’nin yol haritası nasıl olacak? Bir daha başkanlığa dönecek misiniz? “Ben cezaevine girdikten sonra Fenerbahçe’nin yol haritasını çizecek olan Fenerbahçe Yönetim Kurulu’dur. Benim Fenerbahçe’nin başkanlığına dönüp dönmeyeceğim sorusu ise bugüne kadar bana bu teveccühü gösteren Fenerbahçe kongre üyelerine sorulması gereken sorudur. Ama herkesce bilinmeli ki Fenerbahçe ile benim arama ne fezlekeler, ne iddianamaler, ne kararlar ne de demirparmaklıklar girebilir.” 'İDDİAYI BEN Mİ İSPAT EDECEĞİM?' Medyada algı kirliliği mi yaratılıyor? “Kesinlikle. Biz kimseye suçlu-suçsuz diyemeyiz. Ancak mahkemeler ama adil yargılama yapılan mahkemelerde suçlu bulunursan suçlu olursun. 17 Aralık operasyonuna bakın. Suçlanan kişiler bakanlar, çocukları. Kaçacak halleri yok. Kaçarlarsa zaten bakanlıkları biter. Çağırır ifade alırsın, suç varsa iddianameni hazırlarsın. Bizde öyle değil. Önce medyada bir kirli algı yaratılıyor, o algıdan sonra ona göre mahkeme yapılıyor. Örneğin İbrahim Akın konusu. Parayı benim verdiğimi ispat etsinler köprüden kendimi atarım dedim. Ben mi ispat edeceğim onlar mı? Ama ispat etmiyorlar. Para verdimse ne zaman, nerede, kime verdim? 'FENERBAHÇE KULÜBÜ KUVA-İ MİLLİYEDİR' Başkanlığa ilk seçildiğiniz 1998 yılında, “Seçimi ben kazandım ama ileride kazanan Fenerbahçe, kaybeden ben olacağım” demiştiniz. Başkanlığı bu kadar uzun süre yaptığınız için pişman mısınız? “Fenerbahçe başkanlığı sadece bir kulüp başkanlığından ibaret değildir. Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütüdür. Ayrıca birbirine sıkı sıkıya kenetlenmiş bir büyük ailenin başında olmaktır. Fenerbahçe başkanlığı kuva-i milliye ruhunu, Atatürk ilke ve inkılaplarını yeni nesillere aktarma yükümlülüğüdür. Ve Fenerbahçe başkanlığı bir golle, bir basket ile ya da bir sayı ile dünyalara sahip olabilme mutluluğudur. İşte bu “bir” farkla dünyalar benim oldu.” 'FENERBAHÇE DEĞİL ADALET YÜRÜYÜŞÜ' F.Bahçeli Avukutlar Derneği’nin düzenlediği yürüyüş büyük ilgi gördü. Yürüyüşte G.Saraylı ve Beşiktaşlılar’ın da olması sevindirici miydi? “Diğer takımlar da vardı. Sakarya, Bursa, Karşıyaka vardı. Herkese sonsuz teşekkür ediyoruz. Çünkü bu Fenerbahçe yürüyüşü değil adalet yürüyüşüydü. ÖYM’lerde yargılanan herkesin yürüyüşüydü. Onların aileleri de vardı. Toplum olarak herkes tepkisini gösterdi. Fenerbahçeli avukatlara da teşekkür ediyoruz. İnsanlar adalete ihtiyaç duyuyorlar. Yargının doğru uygulanmasını istiyorlar.” 'POLİS DUYARLI OLURSA BURUN KANAMAZ' Yürüyüşe katılım gerçekten de 400- 500 bini buldu mu, abartılıyor mu? “Emniyetin açıkladığına göre 300 binin üzerinde. Ama bence 500 bin kişi vardı. Konvoyun bir ucu Küçükyalı’daydı, bir ucu Göztepe’nin ilerisinde. Önemli olan olay çıkmaması. Bunun sebebi de hiç kimsenin halka müdahale etmemesidir. İsteyen istediğini söyledi. Bağırdı, çağırdı, deşarj oldu. Kendi düşüncelerini, görmek istediklerini söyledi. Polisten tepki olmayınca da olay çıkmadı. Emniyeti de duyarlı davrandığı için tebrik etmek lazım. Demek ki statlarda veya toplumsal hareketlerde polisin böyle durması halinde Türkiye’de herkes saygılı olarak yürüyüşünü yapar, kimsenin de burnu bile kanamaz.” 'SİYASİ FİGÜR DEĞİLİM' Yürüyüşte “Aziz Yıldırım parti kursana” sloganları atıldı... “Ben siyasete girmem, siyasi figür de değilim. Siyaset yaparsak da neler olabileceğini ileride söylerim. Şu anda acelesi yok.”Radyospor
İşte Euro 2016'da Türkiye'nin Rakipleri
A Milli Takımımızın EURO 2016 Elemeleri A Grubu'nda oynayacağı maçların tarihleri belli olduA Milli Takımımızın, UEFA EURO 2016 elemelerindeki rakipleri belli oldu. Fransa'nın Nice kentindeki Acropolis Kongre Salonu'nda (Palais des Congres Acropolis) gerçekleştirilen kura çekimi sonunda Türkiye, Hollanda, Çek Cumhuriyeti, Letonya, İzlanda, ve Kazakistan ile birlikte A Grubu'nda yer aldı. A Millilerimiz, gruptaki ilk maçını 9 Eylül 2014'te İzlanda ile deplasmanda, son maçını ise 13 Ekim 2015'te yine İzlanda ile evinde oynayacak. A Milli Takımımızın mücadele edeceği EURO 2016 Elemeleri A Grubu fikstürü 19:00 Kazakistan - Letonya 21:45 Çek Cumhuriyeti - Hollanda 21:45 İzlanda - Türkiye 21:45 Letonya - İzlanda 21:45 Hollanda - Kazakistan 21:45 Türkiye - Çek Cumhuriyeti 19:00 Kazakistan - Çek Cumhuriyeti 21:45 İzlanda - Hollanda 21:45 Letonya - Türkiye 19:00 Hollanda - Letonya 21:45 Çek Cumhuriyeti - İzlanda 21:45 Türkiye - Kazakistan 17:00 Kazakistan - İzlanda 19:00 Çek Cumhuriyeti - Letonya 21:45 Hollanda - Türkiye 19:00 Kazakistan - Türkiye 21:45 İzlanda - Çek Cumhuriyeti 21:45 Letonya - Hollanda 21:45 Çek Cumhuriyeti - Kazakistan 21:45 Hollanda - İzlanda 21:45 Türkiye - Letonya 19:00 Letonya - Çek Cumhuriyeti 19:00 Türkiye - Hollanda 21:45 İzlanda - Kazakistan 19:00 İzlanda - Letonya 19:00 Kazakistan - Hollanda 21:45 Çek Cumhuriyeti - Türkiye 21:45 Letonya - Kazakistan 21:45 Hollanda - Çek Cumhuriyeti 21:45 Türkiye - İzlanda haberturk.com
Ertuğrul Karanlık Doktor Değil!
Galatasaray karşılaşmasında başına aldığı darbe sonucu karşılaşmanın son 11 dakikasında kendini bilmez bir şekilde oyunu tamamlayan Cenk Gönen'i oyunda tutan Beşiktaş Kulübü doktoru Ertuğrul Karanlık'a büyük tepki var.Cenk'in başına aldığı darbe sonrasında Galatasaraylı oyuncuların bile hassasiyet gösterip 'oyundan çıkarın' tepkilerine duyarsız kalan Ertuğrul Karanlık'ın doktorluk diploması sorgulanıyor. Cenk'in kendini bilmez bir şekilde etrafına bakması neredeyiz demesi sonrası durumunun hassasiyetini anlayan Galatasaraylı oyuncular neredeyse maçın son bölümlerinde Beşiktaş kalesine gitmeyip boş alanlarda top çevirdi. Futbol Genel Direktörü Önder Özen,Fenerbahçe'de birlikte çalıştığı Karanlık'ı Beşiktaş'ta göreve getirmişti. Ertuğrul Karanlık'ın, Türkiye Futbol Federasyonunun kulüplere yaptığı akreditasyon sisteminde görevi doktor olarak değilde Osteopat olarak göründüğü öğrenildi. Türkiye'de ve dünyanın hiç bir ülkesinde doktorlukla eş değerde tutulmayan Osteopat uzmanlığı tamamen insan iskelet ve kas sistemini inceleyen bir bilim yan dalı olarak görülüyor. Bu doğrultuda Beşiktaşlı futbolcuları doktorluk diploması olmayan sadece Osteopat belgesi bulunan biri mi tedavi ediyor sorusu akıllara geliyor. Aynı zamanda doktor olmayan birini bu göreve getiren Önder Özen'in yetkileri sorgulanıyor. Hatırlanacağı üzere Ertuğrul Karanlık, Fenerbahçe'de görev yaptığı dönemde sarı lacivertlilerin yıldız oyuncusu Moussa Sow’un kronik sakat olduğu ve bu durumun teknik direktör Aykut Kocaman tarafından bilindiği iddia ederek uzun bir süre gündeme oturmuştu. Karanlık'ın uyguladığı tedavi ve sonrası çok tartışılmış sonrasında işine son verilmişti. Konunun uzmanları, Osteopat yeterlilik belgesi almak için doktor olmaya gerek olmadığını, lise mezunu birinin bile bu belgeyi kursu tamamlayarak alabileceğini söylüyorlar. Almanya'nın sadece Hessen eyaletinde osteopati tanınmış olmasına rağmen resmen tanınmayan bölgelerde de Osteopatlar alternatif uygulayıcılar olarak görülüyor. Önder Özen'in Beşiktaşlı oyuncuları emanet ettiği Ertuğrul Karanlık hakkındaki iddialar bununla da kalmıyor. İddiaya göre, seminer var diye sık sık yurt dışına giden Karanlık, bavul bavul ilaç getiriyor. Son olarak Galatasaray derbisi öncesi seminere gittiği açıklanan Ertuğrul Karanlık getirdiği ilaçları Beşiktaş Kulübüne fatura etti. Fatura tutarı ise 27.000 Avro. Fatura kesilen kişi ise bir Alman vatandaşı. Bir başka iddia daha korkutucu. Beşiktaş Futbol Genel Direktörü Önder Özen'in bilgisi dahilinde yapılan bu uygulama tüyler ürperten cinsten. İddiaya göre Ertuğrul Karanlık, yurt dışından getirdiği, içeriğinde ne olduğu bilinmeyen bu ilaçları oyunculardan alınan kanla karıştırılarak tekrar futbolculara veriliyor. Beşiktaş Nevzat Demir Tesislerinde tam teşekküllü bir hastane tarzı bir yapının bulunmadığı düşünülürse bu tür uygulamaların tam teşekküllü tıbbi bir klinikte yapılması gerekiyor. Bu uygulamanın Beşiktaş tesislerinde yapılması ne kadar sağlıklı ve uygulanan tedaviyse ne kadar hijyenli bir ortamda yapılıyor sorusunu gündeme taşıyor. Ertuğrul Karanlık için söylenen bu iddialar doğru ise futbolcuların kanı ile karıştırılan ilaçların ne kadarı doping maddesi içeriyor veya içermiyor?. Uzun süreli kullanımlarda oyunculara zararı oluyor mu? Beşiktaşlı oyuncuların sakatlanmasında ki etken bu yöntem mi? Önder Özen'in kefil olduğu Ertuğrul Karanlık'la ilgili iddialar bununla da bitmiyor. İddiaya göre Ertuğrul Karanlık, yurt dışından getirdiği ilaçları bir sporcunun kanı ile karıştırmış ve tekrar sporcuya vermiş. Kanındaki ilaçları bünyesi kaldırmayan sporcu komaya girmiş. Apar topar Türkiye'nin en büyük hastane zincirlerinden birine kaldırılan sporcuya tıbbi müdahale yapılmış ve serum takılmış hayati tehlike atlatılmış. Olayı duyar duymaz hastaneye gelen Karanlık, sporcunun odasına girerek kolundaki serumları çıkartıp doktorların ve hemşirelerin tüm uyarılarına rağmen adı açıklanmayan sporcuyu hastaneden alıp götürmüş. Daha önce Yeni Zellanda'da bir Rugby takımında çalıştığı belirtilen Ertuğrul Karanlık'ın bu yöntemi orada öğrendiği konuşuluyor. Bu yönetimi Önder Özen'in bilgisi dahilinde Fenerbahçe'de de sık sık uyguladığı öğrenildi. Yeni Zellanda'da, Osteopati kendi başına bir meslek olarak tanınırken . Melbourne ve Sidney'de üç üniversitede Osteopati eğitimi veriliyor. Günümüzde Osteopati Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bilimsel bir teşhis ve tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Avrupa Birliği ülkeleri içinde, osteopatlar için farklı farklı yasal koşullar vardır.MARATON.COM.TR / ÖZEL HABER
Olimpiyatlardan Sonra Kullanılmayan Tesislerin Yürek Burkan Yalnızlığı
İnsanların ülkelerinde Olimpiyatların yapılmasını istememesinin en büyük sebebi: Milyarlarca dolar harcanarak yapılan olimpiyat tesislerinin olimpiyatlar bittikten sonra atıl kalması. Rusya'nın Sochi Kış Olimpiyatları için 50 Milyar Dolar para harcadığı konuşuluyor. Rusya gibi spor kültürü çok derin ve yaygın olan bir ülkede bile bu harcamalar eleştiri konusu olurken, birkaç branş dışında hiç bir sporla alakası olmayan Türkiye'de bu tarz tesisler yapılsa muhtemelen aşağıdaki gibi görüntülerle karşılaşırız...
Reklam
Semih Kaya'nın Fair Play Hareketi
Galatasaray'la Beşiktaş arasında oynanan maçta Semih Kaya'nın yaptığı bir hareket herkes tarafından alkış aldı. Maç devam ederken, tartışmalı bir pozisyonda Hakem Cüneyt Çakır, kale vuruşu kararını verdi. Ancak Semih Kaya hakemin bu kararını düzelterek çok büyük bir iş yaptı; çünkü sonuçta ardından yapılacak kornerden gol yemek de vardı. 'Sahalarda görmek istediğimiz hareketler' klişesinin de üstünde, hayatın her alanında görmek istediğimiz hareketler bunlar. Bravo Semih...
'Doktorların Beyinlerinin Toplamı JLO'nun Kalçası Olmuyor'
Prof. Dr. Cander, 'Doktorların beyinlerinin toplamı Jennifer Lopez'in kalçası olmuyor' dedi.ACİL Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Genel Başkanı Prof.Dr. Başar Cander, acil servis çalışanlarının aldıkları paraların yetersiz olduğunu ve sistemin değişmesi gerektiğini belirterek, 'Doğduğunuzda size iyi bir beyin vereceğiz ve çok zeki olacaksınız, ya da iyi bir kalçanız olacak, hangisini seçersiniz? Bütün doktorların beyinlerin toplamı maddi olarak bir Jenniper Lopez'in şeyi olmuyor' dedi. Acil Tıp Uzmanları Derneği yılın en iyi sağlık çalışanları ödüllendirildi. Bolu'nun Karacasu Beldesi'nde bulunan Gazelle Otel'de düzenlenen törene Türkiye'nin 81 ilinden 267 sağlık çalışanı katıldı. Açılış konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Prof.Dr. Başar Cander salonu dolduran katılımcılara Ahmet Kaya'nın, 'Siz benim neler çektiğimi nereden bileceksiniz' parçasını dinlettikten sonra konuşmasına başladı.Acil çalışanların aldıkları maaşlarının yetersizliğinden ve acil çalışanlarına gerekli özenin gösterilmemesinden dert yanan Prof.Dr. Cander, 'Şimdi adam gece gündüz 6 yıl çalışıyor peki sonuç, gidip cildiyeci oluyor. Zaten altı hastalık var, beş ilaç var. Altı ayda kombinasyonundan götürürsün zaten. Veya gidip fizik tedavici oluyor. Fizik tedavi diye bir branş yok zaten. Peki acil, bütün kadrolar boş. Doğduğunuzda size iyi bir beyin vereceğiz ve çok zeki olacaksınız ya da iyi bir kalçanız olacak, hangisini seçersiniz? Bütün doktorların beyinlerin toplamı maddi olarak bir Jenniper Lopez'in şeyi olmuyor. Bu nasıl bir düzen, herşeyi ters. Bu akşam Galatasaray-Beşiktaş maçı var. Bir futbolcunun bir yılda kazandığı ücreti Türkiye'da kaç rektör kaç yılda kazanıyor? Bunların bir maçta kazandığı para için biz neler yapıyoruz. Bu nasıl bir düzen? Biz hayat için çalışalım, sağlık için çalışalım bize verilen karşılığa bakın. Bu akşam göreceğiz Galatasaray'lılar bilir, Burak, bir dirsek yiyor, bir penaltı yaptırıyor ve dünyanın parası. Kaç lira alıyor Burak biliyor musunuz? Bu düzen değişmeli' diye konuştu. Cander'in konuşması salonu dolduran katılımcılar arasında gülüşmelere neden oldu. YILIN EN İYİ REKTÖRÜ PROF.DR. CANDEĞER YILMAZ Prof.Dr. Cander'in konuşmasının ardından ATUDER üyeleri tarafından seçilen yılın en iyi sağlık çalışanlarına ödülleri verildi. Yılın Yöneticisi Ödülü İstanbul'un Beyoğlu ilçesi Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Uzm.Dr. Güven Bektemür, Yılın Rektörü Ödülü Ege Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Candeğer Yılmaz, Yılın Hastane Yöneticisi Ödülü Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yöneticisi Prof.Dr. Dursun Odabaş ve Yılın Tıp Fakültesi Dekanı seçilen 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof.Dr. Haydar Şahinoğlu plaket verildi. Mutlu YUCA-Taner BAYAR-BOLU- DHA
Reklam
Rüştü Reçber İlk Kez Konuştu!
360’ın sevilen programlarında olan “Centilmenler”e bu hafta Rüştü Reçber ve Işıl Reçber ailesi konuk oldu. Rüştü ve Işıl Reçber çifti Emre Can’ın sorularını samimiyetle cevapladı.“FUTBOL’DA ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ FAKAT YÖNETİCİ ZİHNİYETİ DEĞİŞMEDİ” Rüştü Reçber: Bizim kıyaslama noktamız Dünya futbolu ve Avrupa futbolunda ki yerler… 20 sene önceye gittiğimizde de yine aynı söylemler,aynı kavgalar, aynı tartışmalar vardı ve hala aynı tartışmalar var… Aslında futbolumuz da çok şey değişti.Stadlar,antrenman yerleri,tesisler en önemlisi ekonomik anlamda çok değişti. Fakat hala zihniyet değişmedi.Avrupa’daki kulüp başkanları ve yöneticileri birbirleriyle ilgili senede bir veya iki kere demeç verirler.Bunu da saygı çerçevesinde yaparlar.Bizim ülkemizde hala böyle değil.Onların birbirleriyle olan demeçleri futbolla ilgilidir. Fenerbahçe’den Barcelona’ya isteyerek gittim. “RÜŞTÜ,ÇOK DUYGUSAL BİR İNSAN” Işıl Reçber:Rüştü’ye her zaman destek oluyorum.Kulübünden ayrılırken,başka bir kulübe giderken ben de fikrimi söylüyorum. Ama en son kararı kendisi veriyor.Rüştü; onurlu, gururlu ve duygusal bir insan Dünya’nın en iyi mesleğini de yapsa, bu özelliklerinden biri incilirse orada bir saniye durmaz.Rüştü’nün gösterdiği sabrı ben gösteremem.Ali Şen başkanımı çok seviyorum.Futbol camiasında en saydı değer insandır. Evlenmemiz de Ali Şen başkanın katkısı çok büyüktür.Babam derdi ki “Bir tane kızım var.Onu da futbolcuya vermem “ demişti.O yüzden evlenmemiz de katkısı çok büyüktür. “KAZA GEÇİRMESEYDİM,BELKİ DE BEŞİKTAŞ’LI RÜŞTÜ DİYE ANILCAKTIM” Rüştü Reçber: Ali Şen başkanı sevmeyeni az olan bir insandır.Başkanımızın tesise geleceğini garsonların kılık kıyafetinden anlardık.Antalyaspor’da oynarken Beşiktaş ile görüşüyordum. Bir trafik kazası geçirdim.Kaza geçirmeseydim, belki de Türk futbolunda Beşiktaş’lı diye bir isim edinecektim.Yapılan test sonuçlarında ilerde futbol oynamama riski ortaya çıkmıştı.Daha sonra Beşiktaş ile anlaşma olasılığımız bitti. Işıl: Kaza yaptığım dönem Rüştü’yü tanımıyordum.Fenerbahçe’ye imza attıktan sonra Rüştü ile tanıştım.Hayatta her şey gezmek, dolaşmak,tarz sahibi olmak,değil… “ÇABA” derneğinde madde bağımlısı çocuklar için rehabilitasyon yerleri kurduk.Bu çocukların gidecek yerleri yok,tedavi olacak yerleri ve imkanları yok.Bu çocuklar için iki tane tiyatro oyunu sergiledik.”Bir Dilek Tut” derneğinin Rüştü’yle beraber Türkiye yüzüyüz.Hayati riskler taşıyan çocukların dileklerini gerçekleştiriyoruz.Bu dernek için yine bir projemiz var.23 Nisan’da gerçekleştiricez.Çocukların yapmak istedikleri meslekleri bir günlüğüne onlara yaptırıyoruz.Çok emek sarf ediyoruz.Hiçbir şey göründüğü gibi değil, emek harcamadan hiçbir şey olmuyor. “BARCELONA TARAFTARI OLDUĞUM İÇİN BARCELONA’YA GİTTİM” Rüştü: Benim hayatta pensiplerim var.Kendime göre bir felsefi görüşüm var.Olduğum yerde bir şeyler vermek için çaba sarf ederim.Benden de bir şey beklenildiğini görmem lazım.Barcelona’ya şan, şöhretle gittik.Acayip bir reklamla gittik.O dönem görüştüğümüz kulüpler de vardı.Başkanı dahi belli olmayan bir kulübe, Barcelona taraftarı olduğum için gittim.Güzel gittik,güzel başladık.Ama işler bazen istediğiniz gibi gitmiyor.Bazen bulunduğunuz kurumda yetkili kişi artık bu teknik direktör olur,başkan olur, sportif direktör olur veya X biri de olabilir.Onun size görev vermeyeceğini hissettiğiniz zaman her şey çok farklı olur.Hayatımda 3S+1S vardır.Bunlar samimiyet,saygı,sevgi ve sabırdır.Ben hep bunların olduğu yerde oldum.Bunların olmadığı yerde sessiz sedasız geldiğim gibi, sessiz sedasız gitmeyi iyi bildim.Barcelona’da Rijkaard’ın benle ilgli bir tasarrufu vardı.Ben de saygı duydum.1.5 sene sonra geri geldik.Şehiri ve insanları sevdik.İnsanlar da bizleri sevdi. Işıl: Biz İspanyolca’yı %60 öğrenmiştik.Dışarıya çıktığımız zaman çok rahat konuşuyorudk.Rüştü dönmek istedi.İlk defa Rüştü’ye bir şey demedim. Rüştü: Mücadele ettim,sabır gösterdim. “RÜŞTÜ’YE HER ZAMAN FİKRİMİ SÖYLERİM” Işıl: Düşüncemi söylerim,son kararı Rüştü verir. Fakat ilk defa düşüncemi söylemedim.Çünkü düşüncem kalmaktan yanaydı.Orada bana çok sordu “Ne yapalım , sen ne düşünüyorsun?” diye ama ben hep kendimi tuttum.Sen nerdeysen ben hep yanındayım dedim.Çünkü düşüncemi söyleseydim.Rüştü’nün aklı bende kalacaktı.Kafasında Işıl kalmak istiyor düşüncesi olmasın, diye fikrimi söylemedim.Ama hayatımızın dönüm noktası olduğu yerlerde hep fikrimi söyledim. “RİJKAARD, BENİM HAKKIMDA SÜREKLİ BAHANELER SÖYLÜYORDU” Rüştü: Mutsuz olduğum yerde de hayatım boyunca olmadım.Rijkaard; bana dil bilmiyor,anlaşma olmuyor ,yabancı kontejanına takılıyor diye söylemler oldu.1 yıl sonra bizim İspanyolca’mız %60-%70’lere gelmiş konuşabiliyoruz.İspanyol statüsünde oynama hakkı kazanmışım.Bizim Nihat Kahveci’yi örnek vererek hak kazanmıştım.Basın toplantısında bana Rijkaard’ın söylediği söylemler hakkında ne düşünüyorsun? diye soru sormuşlardı.Bende şu cevapı verdim. Dünyada 3 şeyin dili aynıdır.1)Futbol 2)Müzik 3) Aşk’dır. Bu söylemler basit bir bahanedir dedim. Yıllarca futbol oynamış biri olarak söyleyebilirim .Kesinlikle futbolcular arasında bir gerginlik yoktur.Saha içerisinde zaman zaman kavga edersiniz,birbirinize kötü söz söyleyebilirsiniz.Ama düdük çaldıktan sonra herşey çok farklıdır.Benim yıllardır savunduğum ve hala savunacağım bir şey vardır.Yönetici profili değişmelidir.Avrupa’da yöneticilik okulu vardır.Bir yönetici abime “Siz neden yönetici okuluna gitmiyorsunuz”dedim.Sonra benle 1 yıl konuşmadı.Art niyetli değildim.Eğitim seviyesi düşük olan ülkelerde belirli konumda bulunan insanların söylemleri,davranışları,hareketleri çok önemlidir.Eğer siz de toplumu sevgiye,saygıya,barışa yönelik hareket etmeden davaranırsanız sonuçlarına katlanırsınız.20 yıl önce konuşulunları hala yine konuşuyoruz. “FATİH TERİM, HİÇBİR ŞEKİLDE BENDEN RAHATSIZ OLMADI” Futbolu bıraktıktan sonra 11 ay boyunca Almanya,Hollanda ,Barcelona’da alt yapı çalışmaları yaptık.Sonuçta yaptığımız hazırlıklar sonucunda Yıldırım Demirören böyle bir görev verdi.Biz de kabul ettik.Çok projelerimiz vardı.Futbol oynarken de hayalim idare alan da hizmet verebilmekti.Dolayısıyla futbolu bıraktıktan sonra 11 ay boyunca buna çalıştım.Göreve geldikten sonra işler güzel gidiyordu.Fakat işler iyi gitmemeye başlamadı.Sevgi,saygı,samimiyet ortamının incildiği yerde kalmak istemem.Bunlardan birkaçının incildiğini görünce bırakmak zorunda kaldım. “TEKNİK DİREKTÖRLÜK YAPMAYI DÜŞÜNMÜYORUM” Bazen profesyonellikte şartlar sizin istediğiniz gibi olmuyor.Hissettiğim ve şahit olduğum olaylar oldu.Ama hiçbir zaman Fatih Terim’den hiçbir şekilde benden rahatsız olduğuna ve istemediğine dair hiçbir şey duymadım.Benim rahatsız olduğum olaylar vardı.Ayrılmanın kendi açımdan doğru olacağına karar verdim.Sayın başkanla bir araya gelerek, helalliğimi de verdim ve ayrıldım. Işıl: Futbolu bıraktıktan sonra çocuklarımıza zaman ayıralım dedik.Futblu bıraktıktan sonra 11 ay çocuklarla zaman geçirdik.Sonra Milli Takımlar’a başladı. Rüştü: Teknik direktörülük hiçbir zaman düşünmedim .Hala da düşünmüyorum .Lisansım var ama en yüksek lisansa sahip değilim.Benim amacım,yönetici zihniyetini değiştirmek, bunun için de mücadele edeceğim.AMK Spor
En Çok Para Kazandıran 10 Spor Dalı
Spor herkesin vazgeçilmezi , bazıları için zevk bazıları için para kaynağı peki en çok para kazandıran spor dalları hangisi hadi hep birlikte bakalım.
Ronaldinho Ağızlı 11 Türk Ünlü
Dünya futbolunun en önemli yıldızlardan biri olan Ronaldinho'nun karakteristik bir ağız ve diş yapısı olduğunu düşünüyorum. Buna asla çirkin denemez, denmemeli!  Bir benzer karakteristik organ örneğini de beyaz perdenin göz ve göz altı torbalarıyla ünlenmiş ismi Steve Buscemi'de görebilirsiniz. Ronaldinho'ya dönecek olursak, karakteristik özelliğinin birbirinden değerli Türk ünlülerde nasıl duracağını görmek istedik ve Moozip'in katkılarıyla bu galeriyi hazırladık Yorumlar sizin, keyifli dakikalar :)
Reklam
Dünya Kupasının Güçlü Temsilcileri
Brezilya’da düzenlenecek 2014 Dünya Kupası hazırlıkları devam ederken, Belçikalı Eric Isselee isimli fotoğrafçı, ilginç bir projeye imza attı. Her köpek “kendi ülkesinin” formasını giydi.
Diziler Şikayette Rekor Kırdı
Televizyon yayınlarıyla ilgili Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) İletişim Merkezi'ne geçen yıl yapılan bildirimler yüzde 15 artarak, 118 bin 416'ya ulaştı. Edinilen bilgiye göre, 2012'de 103 bin 67 olan bildirim sayısı geçen yıl artış gösterdi. 2013'te diziler en fazla şikayet edilen program türü oldu. Dizilere yönelik 2012'de 48 bin 823 bildirim gelirken, rakam 2013'te yüzde 5 artarak 51 bin 285'e yükseldi. Öte yandan en fazla bildirimde artış ise 'dini ve moral sohbet programları' kategorisinde gerçekleşti. 2012'de 78 bildirimin gerçekleştiği program türünde, geçen yıl bildirim sayısı yüzde 5525.6 oranında artarak 4 bin 388'e ulaştı. Benzer şekilde bildirim artışı haber bültenlerinde yaşandı. Bir önceki yıl haber bültenleriyle ilgili RTÜK'e bin 867 bildirim gelirken, 2013'te bu sayı da yüzde 878 artarak 18 bin 274'e yükseldi. Spor programlarında 'ilke' işe yaradı Diğer taraftan spor haber programlarıyla ilgili bildirimlerde de yüzde 63 oranında azalma gerçekleşti. 2012'de RTÜK'e spor haber programlarıyla ilgili 12 bin 202 bildirim gelirken, geçen yıl sayı 4 bin 520'ye geriledi. Yetkililere göre bu düşüşte, RTÜK'ün Televizyon Yayıncıları Derneği ile hazırladığı 'Spor Programları Rehber İlkeleri' etkili oldu. En çok şikayet edilen kanallar ve programlar Geçen yıl izleyiciler tarafından en fazla bildirim yapılan kanal Show TV, en çok bildirim alan program ise Show TV'de yayınlanan 'Salih Kuşu' oldu. En fazla bildirim yapılan program türü diziler, reklam Vivident, doğrudan satış ürünü de Gergedan olarak belirlendi. İzleyiciler en fazla yayınlarda kişilik hakları ihlallerinden, iftira ve hakaret niteliğinde yayınlar yapılmasından şikayet etti. 2013'te en çok bildirim alan kanal 34 bin 204 bildirimle Show TV olurken, onu 12 bin 256 bildirimle atv, 9 bin 525 bildirimle Halk TV, 6 bin 75 bildirimle Star TV ve 5 bin 887 bildirimle Kanal D izledi. Show TV'de yayınlanan 'Salih Kuşu' adlı yapım 28 bin 420 bildirimle en fazla bildirim alan program oldu. Halk TV Haber Bülteni 9 bin 044 bildirimle ikinci olurken, onu 7 bin 145 bildirimle atv'nin 'Bizim Okul' dizisi, bin 643 bildirimle Star TV'nin 'Muhteşem Yüzyıl' dizisi ve 490 bildirimle Kanal D'nin 'Yalan Dünya' dizisi izledi. İzleyicilerin şikayet sebepleri değişti RTÜK'e bildirimde bulunan izleyicilerin programlarla ilgili bildirim gerekçeleri de geçen yıla göre farklılık gösterdi. Bildirimlerin yüzde 21'inde yayınlarda kişilik haklarının ihlal edildiği, kişilere iftira ve hakaret edildiği belirtildi. 2012'de bu sebeple 8 bin 442 bildirim yapılırken, 2013'te sayı yüzde 412 oranında artarak 43 bin 278'e çıktı. En fazla değişim oranı, yayınların şiddeti özendirici veya kanıksatıcı olmasıyla gerekçesiyle yapılan bildirimlerde yaşandı. Bir önceki yıl bu sebeple yapılan bildirim sayısı 2 bin 430 iken, geçen sene rakam yüzde 525 artarak 15 bin 194'e yükseldi. Yayınların genel ahlaka ve ailenin korunma ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle yapılan bildirimlerde ise 2012'ye göre yüzde 63 oranında azalma gerçekleşti. 2012'de söz konusu gerekçeyle 43 bin 670 bildirim yapılırken, 2013'te bu sayı 15 bin 829'a düştü. AA
Reklam
Süper Lig'in İlkleri
Süper Lig'deki gol 21 Şubat 1959 tarihinde İzmirsporlu Özcan Altuğ tarafından atıldı. Aynı zamanda ilk gol de Beykozspor kalecisi Sıtkı tarafından yenilirken, ilk gol kararını hakem Osman Yeşeren verdi (İzmirspor 2 - 1 Beykoz).
Devlet Başkanları 20’li Yaşlarında Ne Yapıyordu?
Oxford'daki Brasenose College'dan mezun olduktan sonra, Cameron sağcı partiler üzerine araştırmalar yaptı. Merkez Sağ Ofisi'nde çalışkanlığı tanınan Cameron, okulda gece hayatına düşkünlüğü ve haylazlıklarıyla tanınıyordu. Cameron'ın içinde olduğu takım, çok içki içmesi, vandal ve kötü tavırlarıyla biliniyordu ve Cameron bunun hakkında konuşmayı hep reddetti...
Reklam
Şampiyonlar Ligi Geri Dönüyor
Avrupa'nın en prestijli kulüp kupasında son 16 turu başlıyor. İlk karşılaşmalar Manchester City-Barcelona ve Leverkusen-PSG.UEFA Şampiyonlar Ligi'ne verilen iki aydan uzun ara son buluyor. Manchester City-Barcelona eşleşmesi, iki formda takımı ilk kez bir resmi maçta karşı karşıya getirecek. City Cumartesi günü İngiltere Federasyon Kupası'nda lig lideri Chelsea'yi 2-0 yendi. Barcelona ise İspanya Ligi'nde Rayo Vallecano'yu 6-0 gibi ezici bir skorla geçti. İki takımda da önemli oyuncular sakatlıklarını atlattı. City'de Samir Nasri yedi maç kaçırdıktan sonra Chelsea maçında sonradan oyuna girdi, bir de gol attı. Neymar da Barcelona'da dört maç sonra sakatlıktan dönüşünü bir golle taçlandırdı. İngiliz takımında son üç maçta sakatlığı yüzünden forma giymeyen Brezilyalı orta saha oyuncusu Fernandinho da kadroda ama James Milner cezası yüzünden oynamayacak. Arjantinli golcü Sergio Agüreo'nun sakatlığı da geçmedi. Barcelona Şampiyonlar Ligi'nde son altı sezonda en azından yarı final gördü, bunların üçünde de kupanın sahibi oldu. Teknik direktör Gerardo Martino, bu kupadaki üstün performanslarına rağmen rakibi yabana atmıyor. Martino iki takımın kupa finalinde de karşılaşabilecek güçte olduğunu söyledi, Manchester City'yi 'dünyanın en iyi takımlarından biri' diye niteledi. Barcelona'nın çalıştırıcısı City'nin kendi oyun tarzlarını taklit ettiği yorumuna ise katılmıyor: 'Bizimkine benzer bir tarzda oynuyorlar ama küçük bir Barcelona falan değiller.' City'nin teknik direktörü Manuel Pellegrini, Şampiyonlar Ligi'nde dört zaferi bulunan Barcelona'yı yakından tanıyor. Şilili teknik adam İspanya'da Villarreal, Malaga ve Real Madrid'i çalıştırmıştı. Takımın çok yönlü orta saha oyuncusu Yaya Toure de Barcelona'da üç yıl geçirmişti. Hatta Katalan ekibiyle 2009'da Şampiyonlar Ligi kupasını kaldırmıştı. City'nin kupada mütevazı bir geçmişi var. Önceki iki deneyimlerinde grup aşamasını geçemediler. Ama bu sezon kupada onlardan fazla gol atan yok. Tam 28 gol kaydettiler. İspanya Ligi'nin son şampiyonu Barcelona ise Lionel Messi'nin iki ay süren sakatlık döneminden sonra, Ocak başında takıma yeniden katılmasıyla daha da güçlendi. Messi, ligde 228 gole ulaşarak Alfredo di Stefano'yu geride bıraktı. Lig tarihinin en golcü oyuncuları listesinde Telmo Zarra (251) ve Hugo Sanchez'in (234) arkasında, Raul ile üçüncülüğü paylaşıyor. Hücum oyuncusu Pedro, Rayo Vallecano maçından sonra 'Bu zafer önümüzdeki birkaç maçımızda kendimize daha fazla güven duymamıza yardımcı olacak, çok dişli olacağız' dedi, Manchester City ile futbol kalitesi yüksek maçlar oynayacaklarını söyledi. Odakta İbrahimovic var Gecenin diğer maçında Bayer Leverkusen, Paris Saint-Germain’i ağırlayacak. Alman ekibi Leverkusen bu maçta enerjisinin kayda değer bir kısmını Zlatan Ibrahimovic'i durdurmaya çalışmak için harcayacak. PSG’nin İsveçli golcüsü bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde sekiz gol attı. Onu geçebilen tek kişi, bir gol farkla, Real Madrid'li Cristiano Ronaldo. Leverkusen Teknik Direktörü Sami Hyypia, 'Ona karşı mükemmel oynasanız bile gol atmayı beceriyor. Topa olabildiğince az sahip olması için mücadele etmemiz gerek' diyerek Ibrahimovic'i savunmak için özel bir çaba harcayacaklarını vurguladı. PSG’nin çalıştırıcısı Laurent Blanc; Hollanda, İtalya, İspanya ve Fransa'da lig şampiyonlukları kazanan Ibrahimovic'in bu baskıyla da baş edebileceği görüşünde: “Yeterince deneyimi var. Hep gol atacak, kariyerinin sonuna kadar gol atmaya devam edecek… O bizim en güçlü gol tehdidimiz. Bayer ona odaklanacaktır. İşte böyle bir maç onu şampiyonluktan daha çok motive ediyor.” PSG, Leverkusen’den çok daha iyi bir dönem geçiriyor. Fransa Ligi’nde lider. Alman takımı ise son lig maçında Schalke’ye 2-1 yenildi, bundan önce de Almanya Kupası'nda ikinci lig ekibi Kaiserslautern'a kaybetmişti. Al Jazeera
Türk Sporcu Hayatını Böyle Kaybetti
Mısır'ın Luksor kentinde düzenlenen Uluslararası Tekvando Şampiyonası'nda kalp krizi geçiren Seyithan Akbalık'ın (21) yere yığıldığı an ile ilgili görüntüler yayınlandı.Arap televizyonlarının yayınladığı görüntüde, Akbalık'ın rakibine karşı üstün bir oyun sergilediği ve sert bir darbe de almadığı görülüyor. Akbalık, hakemin sporcuları ayırmasının ardından bir anda yere yığılıyor. Doktorlar, Akbalık'a müdahale ederken hakem de Sloven rakibini galip ilan ediyor. Dünkü müsabakanın ardından hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybeden genç sporcu, bugün İzmir'de toprağa verilmişti. Zaman
Beşiktaş Vodafone Arena Tanıtım Filmi
23 Kasım 1947'de ilk karşılaşması ile kapılarını açan İnönü Stadyumu yeni halinde Türkiye 'nin ilk akıllı stadyumu haline gelecek. Avrupa ve Amerika'nın birçok yeni stadyumunda hayata geçirilen zengin içerikli dijital ekran çözümleri ile genişbant mobil ve Wi-Fi ağıyla donatılacak. Kompleks aynı zamanda eğlence merkezi, konser arenası, yaşam alanı ve moda merkezi olarak da hizmet verecek. Beşiktaş Müzesi, Kartal Yuvası stattaki yeri yenilenerek çok daha çağdaş bir hale getirilecek. Stadın Özellikleri Koltuk kapasitesi: 40.000 Loca sayısı: 147Loca koltuk toplam sayısı: 1847 VIP koltuk sayısı: 2100 Otopark: 350 araç Engelli koltuk kapasitesi: 81 engelli koltuğu + 81 refakatçi (toplamda 162 koltuk) Kale çizgisi tribün arası: 795 cm Taç çizgisi tribün arası: 615 cm Basın tribunu kapasitesi: 186 kişi Çatı özelliği: Çatı tüm tribünlerin üzeri kapalı olacak şekilde, kablo sistemle çözülmüş, PTFE kaplı olarak tasarlanmıştır.
Reklam