"Ünlü Sevgiliyle İşim Olmaz"
Daha küçük bir çocukken Harry Potter’daki Hermione Granger karakteriyle hayatımıza giren Emma Watson, şimdilerde tek bakışıyla çok canlar yakan bir hanım kızımız. 23 yaşına basan Harry Potter serisinin küçük cadısından eser yok şimdi. Watson, Elle Avustralya’nın Nisan sayısına verdiği röportajda; ‘Ünlülerle çıkmıyorum’ dedi ve ‘Yaşadığınız ilişkinin tüm detaylarının göz önünde olması, kişisel olan ayrıntıların halka açık olarak tartışılmasını hiç adil bulmuyorum. Bu yüzden de ilişkilerimi korumaya çalışıyorum.’ diye de ekledi. Anlayacağınız; hepimizin Watson’la bir şansı var! Biz şimdiden iki arkadaşın aynı insana aşık olduğu durumlarda başvurduğu ‘İlk ben gördüm’ klişesine göz kırpmaya başladık bile. Emma Watson’ın şu anki sevgilisi Matthew Janney’in de amatör bir rugby oyuncusu olduğunu düşünürsek; kendisini bir hayli kararlı gördüğümüzü söyleyebiliriz.playtusu.com
Haftanın Magazin Bombaları
Magazin dünyasının usta kalemi Sinan Özedincik, geçtiğimiz haftaya damga vuran olayları Sabah.com.tr'ye değerlendirdi. İşte ünlüler dünyasından son dedikodular, perde arkasında yatan olaylar... SİNEM'İN İŞİ ARTIK ÇOK ZOR Eski nişanlısı Arda Turan'ın 'Sarı fırtına, başımın tacı' dediği Sinem Kobal, ayrılığın ardından özel hayatında fırtınalar estirdi! Adı Muratcan Akdoğan'la anılan Kobal, şimdi de İbrahim Çelikkol ile aşka yelken açtı. İkilinin aşkı, Riva'da görüntülenmeleriyle ortaya çıktı. 20 gündür birlikte oldukları konuşulan çiftten bu iddialara ilk yanıt Sinem Kobal'dan geldi. Kobal, 'Hayatımda biri olsaydı bunu sizinle paylaşırdım' derken Çelikkol ise sessizliğini koruyor. Sinem Kobal ile İbrahim Çelikkol, neden birlikteliklerini saklıyor? Birlikte görüntülendikten sonra yalanlama yapmalarının anlamı ne? Sinem, 'Arkadaşız, aramızda herhangi bir ilişki yok' dedi. Tabi ne kadar doğru bilmiyorum. Sinem ayrılık sonrası normal hayatına dönmeye çalışıyor. Dışarı her çıkışında kameralarla burun buruna geliyor. Yanında görüntülenen herkes de potansiyel sevgilisi durumuna düşüyor. Bu saatten sonra Sinem'in attığı her adım haber olacak. Özellikle de yanında erkek varsa hiç şansı yok. Sinem'in daha önceki açıklamalarında tutarsızlıklar vardı. O yüzden de çok inandırıcı değil aşk haberlerini yalanlaması. Belki de çekiniyorlardır birlikteliklerini ilan etmeye, tabi yine söylüyorum böyle bir ilişki varsa. Sinem bundan sonra kiminle birlikte olursa olsun bazı insanların tepkiyle karşı karşıya kalacak. Kolay kolay da onu biriyle el ele görüntü vermeyecektir. Arda'ya gelirsek; o kafasında Sinem'i bitirdi. Artık onlar için geri dönüş yok. Zaten sürekli Madrid'de partiler düzenliyor, arkadaşlarıyla eğleniyor. Sinem'in ne yaptığını kafasına taktığını hiç sanmıyorum. Bu ilişki bitmiştir. İkisinin hayatında da yeni insanlar olacak. Arda'nın en sevdiği yer Çeşme. Bu yaz onu yanında yeni sevgilisiyle Çeşme'de görürüz diye tahmin ediyorum. SEZEN'İ ZİYARET EDEN İLK KİŞİ TARKAN Geçen yıl dargınlıklarını noktalayan Sezen Aksu ile Tarkan'ın, bir süredir yeniden görüşmediği ortaya çıktı. Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can Özer, Minik Serçe hastanedeyken kendisini ilk arayanın Tarkan olduğunu yalanladı. Megastar'la ne annesinin ne de kendisinin uzun süredir görüşmediğini söyleyen Mithat Can, 'Tarkan'ın İstanbul'da olup olmadığını bile bilmiyorum' dedi. Tarkan, geçtiğimiz haftalarda ameliyat olan ve geçirdiği operasyonun ardından taburcu olan Sezen Aksu'yu aramadı mı? Aralarında bir sorun olduğu doğru mu? Sezen'i ziyarete giden bir ünlü, Minik Serçe'yi ziyaret eden ilk kişinin Tarkan olduğunu, hastaneden çıkarken kendisiyle karşılaştıklarını söyledi. Bunu Sezen de söylemiş. Tarkan'ın günahını aldılar. Kendisi reklamı sevmiyor. Sürekli ortaya çıkıp açıklama yapan biri de değil. Yaptığı iyiliği bile kimsenin gözüne sokmadan, sessiz sedasız yapan bir insan. Bu haberlere de cevap vermeyince yanlış anlaşıldı. Ya Mithat Can'ı yanlış yönlendirdiler, ya da bu açıklamayı o yapmadı. KARI-KOCANIN ŞOKE EDEN OYUNU Berkay ile aşk dedikodularına karışan Derya Şensoy, ünlü şarkıcının kendisi hakkında yaptığı 'Birbirimize aşığız' şeklindeki açıklamasını yalanladı. Geçtiğimiz hafta Berkay'ın söylediği 'Derya'yı çok seviyorum, şu anda benim evimde uyuyor' sözlerine tepki gösteren Şensoy, yaptığı yazılı açıklamada Berkay ile ilişki yaşamadığının altını çizdi. Genç oyuncunun yazılı açıklamasından dikkat çeken noktalar şöyle: 'Bir gece kulübü çıkışında Berkay Şahin'in şahsımla ilgili yaptığı açıklamalar neticesinde, toplumda Berkay Şahin ile bir ilişkim olduğu izlenimi doğmuştur. Şahin'in beyanları kesinlikle gerçekleri yansıtmamaktadır. Kendisi ile aramızda hiçbir ilişki yaşanmamıştır. Bir arkadaşımın doğum günü kutlamasında olduğum gece, kendisinin evinde uyuduğum şeklindeki beyanlarının gerçek dışı olduğu, mahkeme nezdinde ispatlanacaktır. Bu gerçek dışı bilgilere dayalı olarak ve benden görüş alınmadan yapılan yorumlar da medya etik ilkelerinin ihlali niteliğindedir. Kişilik haklarımı zedeleyen bu konularda yasal yollara başvurular yapılması konusunda gerekli adımlar atılmaktadır.' Reklam için bile olsa Derya Şensoy'un adını, 'Şu anda benim evimde uyuyor' sözleriyle bu tarz haberlere malzeme etmesini, 'Berkay'ın son çırpınışları' olarak mı yorumlamalıyız? Bu konunun artık suyu çıktı. Her hafta konuşuyoruz. Bir türlü bitmek bilmiyor. Berkay genç bir kızın geleceğiyle de oynadı. Yani evde uyuyor ne demek. Bu çok ağır bir laf. Kız açıklama yapmak zorunda kaldı, baba Ferhan Şensoy da devreye girmiş. Berkay'ın yaptıkları film gibi. Ciddi sorunları olduğunu düşünüyorum. Ne yapmak istediği belli değil. Bir gün önce söylediğini ertesi gün yalanlıyor. Söylediklerinden pişman oluyor. Tutarsız bir insandan bahsediyoruz. Allah akıl fikir versin ne diyeyim. Kendini toparlaması için gerekirse tedavi görmeli. Artık iş hayatı için de çok zor bir durumda. Berkay'a da çok yüklenmek istemiyorum çünkü Asena Erkin de sütten çıkmış ak kaşık değil. Sürekli Berkay'ı takip ediyor, onun olduğu mekânlara gidiyor. Berkay'ın, Asena'dan sıkıldığını, sürekli peşinden olmasından rahatsızlık duyduğunu söylemesi bana samimi ifadeler gibi geldi. Onları uzun zamandır konuşuyoruz ama olan Derya Şensoy'a oldu. Arada onu harcadı, yazık oldu. Caner Erkin'in de bu durum karşısında hiçbir şey yapmamasına anlam veremiyorum. Aklı başında bir futbolcu. Bu yıl hayatının transferini yapacak diye düşünüyorum. Benim tezim şu; CanerFenerbahçe'den ayrılacak ve yurt dışında bir takıma gidecek. Türkiye'den gitme nedeni olarak da basını gösterecek. Arda Turan Madrid'e giderken magazin basını yüzünden ülkeyi terk ettiğini söylemişti. Caner de bu taktiği kullanacak. Ben karımla mutlu, huzurlu bir hayat yaşamak istiyorum ama magazin basını yüzünden bu mümkün olmuyor, o yüzden de ülkeyi terk etmek zorunda kalıyorum diyecek. Bu yüzden de karı-koca bir oyun oynuyorlar diye düşünüyorum. Eğer benim tezim doğru çıkarsa Berkay masum bile olabilir. Yanılırsam da yine Berkay-Asena adlarını aynı haberde okumaya devam edeceğiz gibi görünüyor. Caner, Galatasaray maçından sonra masaya oturacak. Ne sonuç çıkacağını çok merak ediyorum. EŞİ ÜNLÜ OLANLAR DİKKAT! Engin Hepileri'nin eşi Ayşe Topçu'dan boşanma nedeni olarak, aynı dizideki rol arkadaşı Beyza Şekerci ile yasak ilişkisi gösterilmişti. İddialar doğru çıktı, Engin Hepileri ile Beyza Şekerci, önceki akşam Tarabya Oteli'ne girerken görüntülendi. Hepileri, 1,5 ay önce eşinden boşanmıştı. İhanet iddiaları çıktığında siz, her boşanma sebebinin bir başkasına bağlanmaması gerektiğini, ama yine de söz konusu ünlüler olduğunda her ihtimalin göz önüne alınması gerektiğini söylemiştiniz. Bir boşanmanın ardından daha ihanet çıktı. Bir ünlüyle evli olanlar, aldatılma ihtimali nedeniyle sürekli tetikte mi olmalı? Uzun süren set saatleri, rol arkadaşlarını birbirine yakınlaştırıyor. Onca saat yan yana olunca, hele bir de rol icabı iki sevgiliyi canlandırıyorlarsa aralarında aşk doğması kaçınılmaz son oluyor. Evli olan oyuncuların işi çok zor. İhanet etmek zorundalar mı değiller, bunu doğru da bulmuyorum ancak eğer eşine ihanet ediyorsa, zaten o evlilik sağlam temeller üzerine kurulu değildir. Genellikle de genç çiftlerin evliliklerinde oluyor bu ihanet durumu. Kolayca aldatabiliyorlar, kolayca ayrılabiliyorlar. Buna rağmen evliliklerini düzgün bir şekilde sürdüren ünlü oyuncular da var. Bergüzar Korel-Halit Ergenç, Burçin Terzioğlu-Murat Yıldırım, Dolunay Soysert-Sinan Tuzcu çiftleri örnek çiftlerimizden. HABER OLSUN DA NASIL OLURSA OLSUN! Uzun süredir bacağındaki damar genişlemesinden yakınan Ceyda Ateş, son çare olarak ameliyat masasına yattı. Bir ameliyat daha olabileceğini belirten oyuncunun, narkozun etkisinden kurtulur kurtulmaz basın mensuplarına röportaj vermesi şaşırttı. Çok acı çektiği her halinden belli olan Ateş'in bu tavrına anlam verilemedi. Ceyda Ateş için; gündemde kalmak, konuşulmak adına yapmayacağı şey yok diyebilir miyiz? Ameliyat olan bir ünlü, başka hangi nedenle narkozun etkisi geçer geçmez basın karşısına çıkmak ister? Ceyda Ateş'le ilgili hep söylüyorum, haber olmayı çok seviyor. Gündemde kalmak, konuşulmak adına yapmayacağı şey yoktur diye çok ağır bir söz söylemek istemiyorum ama yaptığı hareketler bunu gösteriyor. Ceyda, sevgilileriyle de hep gündemdeydi. Sosyal medyadan kendisi ilan ediyor birçok şeyi. Sürekli oradan basına malzeme veriyor. Şimdiki sevgilisi Buğra Toplusoy'la ilgili birçok haberi de Ceyda kendisi yaptırdı. Haber olmuş hoşuna gidiyor. O yüzden de ameliyattan çıkar çıkmaz röportaj vermesine şaşırmamak lazım. FATİH HOCA'DAN KIZLARINA UYARI Fatih-Fulya Terim çiftinin büyük kızları Merve'nin hamileliği, bayram havası yarattı. Doğacak bebeğin cinsiyeti ise merak konusu oldu. Merve'nin arkadaşları, aralarında mini bir parti düzenleyip bahisleri başlattı. Önceki gün bir mekânda buluşan Merve'nin akrabaları ve arkadaşları, duvara kocaman 'Büyük tahmin' ve 'Kız mı, erkek mi?' diye pankartlar asıp aralarında toto oynadı. Sonuçta genel kanı, bebeğin kız olacağı şeklindeydi. Bebeğin cinsiyeti için bahis yapılması, birçok kişinin tepkisini çekti. Siz bu bahis olayına ne diyorsunuz? Bahis olayına çok fazla tepki verdiler diye düşünüyorum. Çocukça bir eğlence yapmışlar aralarında. Ne var ki bunda? Herkesin kendi hayatı, kendi tercihi, kendi eğlence anlayışı. Kime ne? Tepkilerin asıl nedeni bu bahis olayının zamanlamasıydı bence. Çünkü seçimlerden çok kısa bir süre önceydi. Ülkede kaos ortamı varken, Türkiye'nin geleceğinin konuşulduğu bir zamanda kendi aralarındaki bu eğlenceleri normalden iki kat göze battı. Bir de Buse de Merve de her şeylerini Instagram'dan paylaşıyorlar. Sosyal medyada yaşıyorlar. Bu konuda biraz daha dikkatli olmaları lazım. Çünkü Fatih Terim bu konuda çok hassas. Kızlarının üstüne de titriyor. Mümkün olduğunca magazin basınından da uzak durmaya çalışıyor. O uzak durdukça kızlar sosyal ortamda her şeyi paylaşıyorlar. Onlar paylaşmasa bile çevreleri çok geniş olduğundan illa ki biri paylaşım yapıyor. Fatih Hoca bunlara çok üzülüyor. Özellikle seçim arifesinde kızlarının bu haberle gündeme gelmesinden dolayı bir hayli üzülmüştür. Eminim kızlarını da uyarmıştır. Zamanlaması hariç, çok çocukça ve genççe bir şeydi yaptıkları. BİR DAHA YAN YANA GELMEZLER İki ünlü oyuncu, Canan Ergüder ile Tardu Flordun'un ilişkisi 2008 yılında başladı. Çift, 5 yıl boyunca sorunsuz bir beraberlik yaşadı. 2013 Haziran'ında ise ilişki bitti, çift de yollarını ayırdı. Ancak ikili, 4 ay sonra yeniden barıştı ve Taksim'de dudak dudağa görüntülendi. Herkes ilişkinin sürdüğünü sanırken Flordun, geçen hafta Beyoğlu'nda başka bir kadınla görüldü. Büyük aşk bitmişti. Ancak iddialara göre çift, kötü bir şekilde ayrıldı. Flordun'un Ergüder'i, beraber oturdukları Galata'daki evlerinde dövdüğü, olay sonrası Ergüder'in evi terk ettiği ortaya çıktı. Tardu Flordun'un şiddet konusunda dosyası epey kabarık. Ünlü oyuncu daha önce eski sevgilisi Arzu Yanardağ'ın burnunu ısırmıştı. Flordun'un 2006 yılında da H.M. adlı bir kadını bıçakladığına dair haberler medyada yer almıştı. Canan Ergüder'i ikinci bir şans için zar zor ikna eden Tardu Flordun, nasıl oldu da sevgilisini dövdü? Flordun'un şiddet eğilimi mi var? Bu haber beni çok şaşırttı. Bu duruma gelmeleri çok üzücü. Oktay Kaynarca'nın da şiddet uyguladığı için davalık olduğunu biliyoruz. Sanırım Canan Ergüder iş uzasın istemedi. İlişkiyi tamamen bitirmekle yetindi. Anadolu'daki insanları şiddet konusunda yargılarlar, eleştirirler ama demek ki bunun okumuşlukla ya da cahillikle, parasızlıkla ya da zenginlikle alakası yokmuş. Türkiye'nin gerçeği bu. Kesinlikle doğru bulmuyorum şiddete başvurmayı. Çok yanlış bir şey ancak bu tarz haberlerle maalesef sık sık karşılaşıyoruz. Bu olayın ardından artık bir daha onları yan yana görmeyiz. SayfaÖZGE'NİN YAPAMADIĞINI NESLİŞAH YAPTI Engin Altan Düzyatan, geçen ay İzmir'de aile arasında nişanlandığı Neslişah Alkoçlar'la, bu kez arkadaşlarının da katıldığı bir törenle ikinci kez yüzük taktı. Ünlü oyuncu, Düzyatan Ailesi ile Alkoçlar Ailesi'nin de hazır bulunduğu töreni, Beyoğlu'ndaki evinde düzenledi. Romantik anlara sahne olan geceye Düzyatan'ın diz çökmesi damga vurdu. Düzyatan, nişanlısına evlilik teklifinde bulundu, aldığı 'Evet' yanıtı alkışlarla karşılandı. Çift, daha sonra mutluluk pozları verdi. Sevgililer, tüm gece tebrikleri kabul etti. Çiftin düğününün de 24 Ağustos'ta İstanbul'da olacağı konuşuluyor. Engin Altan Düzyatan'ın, Neslişah Alkoçlar ile ilişkisi başladığından beri attığı her adım, yaptığı her sürpriz haber oldu. Birçok kişinin kafasında 'Sanki bunları, birilerinin gözüne sokmak için yapıyor' düşüncesi oluştu. Sizin bu konuda yorumunuz nedir? Neden her anları gazetelerde manşet oluyor? Engin'in peşinde derken yani tekrar beraber olalım diye değil, sadece görüşmek, konuşmak istiyormuş. Sonuçta çok ciddi bir ilişki yaşadılar. Güzel bir birliktelikti. Evliliğe giden bir ilişkiydi. Engin Altan Düzyatan'ın bu kadar evlilik meraklısı olduğunu bilmiyordum. Hatta duyduğuma göre ayrılma nedenleri de Özge'nin evlenmek istemeyişi, Engin'in evlenmek isteyişiymiş. Çok ilginç, genelde tam tersi olur kızlar evlenmek ister erkekler evlenmek istemez. Engin, Türkiye'deki en popüler erkek oyunculardan biri. O konumdaki birinin evlenme meraklısı olması şaşırtıcı. Kötü bir şey değil tabi ki bu, ne güzel bir an önce yuva kurmak istiyor ancak bu tarz bir durumu alışık olmadığımız için şaşkınız. Ne diyelim, helal olsun Neslişah'a. Engin'i önünde diz çöktürttü. Demek ki söyleyene değil söyletene bakmak lazım. Engin'i zorla diz çöktürtmedi. Adamın içinden gelmiş. Özge'ye bile böyle bir teklif yapmadığı için arkadaşları bile şaşırdı. Demek ki karşı cinsle alakalı bir durummuş bu. Birbirlerine hakikaten çok âşıklar belli ki. Yazın da evleniyorlar. Aileler de birbirini çok sevdi. Allah mesut etsin. Özge de artık bir takım şeyleri kabullenmeli. Zaten psikopat kızlar gibi Engin'i taciz edecek bir kız değil. Sadece Engin'i görmek istiyordu ancak Neslişah haklı olarak henüz imzayı atmamışken görüşmelerini istemiyor. Bu çok normal. Her an her şey olabilir diye düşünüyor sanırım.FULYA UGAN / Sabah.com.tr
Ankara'yı Ne Kadar Biliyorsunuz?
Ankara'yı Ankaralılar bilir: Onun tarihini, kültürünü, adetlerini ve üstünde dönen muhabbetleri...  Ankaralı olduğunu iddia ediyorsan, bu testte bunu kanıtlamalısın!
Adriana Lima'nın Partisine Ünlüler Akın Etti
Bir kadın bakım ürününün reklam çekimleri için geldiği İstanbul'da çekimlerini tamamlayan Brezilyalı model Adriana Lima, önceki akşam Esma Sultan Yalısı'nda etkinlikte düzenlenen markanın tanıtımını yaptı. Davete Engin Altan Düzyatan-Neslişah Alkoçlar, Acun Ilıcalı, Deniz Akkaya, Pelin Karahan, Şenay Akay, Bennu Gerede, Eda Taşpınar, Gözde-Aytek Şavkan, Cem-Hülya Kalyoncu, Ceyla Aysal, Mehmet Kırklar, Ceylan Çapa, Neşe Sert ve Nuran Erçil gibi sanat ve cemiyet hayatından tanınmış simalar katıldı. Tanıtımın yapıldığı Esma Sultan Yalısı'na tekne ile gelen Adriana Lima, büyük ilgi gördü. Gazetecilere poz veren dünyaca ünlü model, daha önce planlanan basın toplantısını havanın soğuk olmasını gerekçe göstererek iptal etti.Gecce
40 Ünlü Tiyatrocu Kadın Bir Arada
Hülya Karakaş hazırladığı bu özel kitapta 40 ünlü kadın oyuncuyu bir araya getirdi.Şimdi sıra onlarda. Şimdi onlar konuşacak, biz sessizce dinleyeceğiz. Bu kitap, 1860lı yıllardan 1940lı yıllara, oradan günümüze nasıl geçtiğimizi, Mari Nıvarttan Afife Jaleye uzanan oyuncu kadınların hikâyesini anlatıyor. Bu kitap, cesaretleri soy isimlerinden büyük kadınların, günümüz ve gelecekteki oyuncu kadınlara hangi kapıları araladığını söylüyor. Bu kitap, burada olan, olmayan, ulaştığım, ulaşamadığım bütün oyuncu kadınları selamlıyor. Mayıs tadında olsun bu kitap. Kitabı eline alanın yüreğine Mayıs direnci yayılsın. Girdiği her eve Mayıs bolluğu, bereketi versin.Kitapta yer alan sanatçılar:Alev Oraloğlu, Aslıhan Kandemir, Ayça Bingöl, Ayşen Gruda, Ayşen İnci, Ayşenil Şamlıoğlu, Bennu Yıldırımlar, Bercuhi Berberyan, Berfin Zenderlioğlu, Celile Toyon - Tomris İncer, Çiçek Dilligil, Defne Halman, Defne Şener, Derya Alabora - Hasibe Eren, Esmeray, Göksel Kortay, Günay Karacaoğlu, Güzin Özyağcılar, Hikmet Körmükçü, Jale Karabekir - Şengül Özdemir, Kadriye Kenter, Meral Çetinkaya, Müge Akyamaç, Nedret Güvenç, Nesrin Kazankaya, Nevra Serezli, Nilgün Belgün, Nurseli İdiz, Övül Avkıran, Serpil Tamur, Sevinç Erbulak - Füsun Erbulak, Sumru Yavrucuk, Suna Keskin, Tilbe Saran, Ülkü Duru, Zeliha Berksoy
Reklam
Yüzün Işıltısı Dudaklar
Tabiki kozmetiğin vermiş olduğu destek hayatımızda olması gerekmektedir. Kozmetik kremlerin vermiş olduğu nemlendirici fonksiyonu ve cilt yapısını destekleyici bir takım etkileri önümüze sunmaktadır. Ama kendi çabalarınız ile dudak şekillendirme veya dolgunlaştırma işlemleri; estetik işlemlerin yerini tutmamaktadır.DUDAK ESTETİĞİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?Dudak estetiği dediğimiz zaman sadece dudak kalınlaştırma yöntemleri değil, aynı zamanda bazı hasta gruplarında da dudağın inceltilmesi işleminden söz edilmelidir. Dudak kalınlaştırmak için gelen hastalar bize benim dudağım bu ünlü sanatçınınki gibi olsun isteklerle gelmektedirler. Tabi bunun mümkün olmadığını anlatıyoruz.Yüz güzelliğinin, bütünlüğünün ana unsuru gençliğin çekiciliğin simgesi dudaklar, sürekli güzellik ve estetik sektörünün en öncelikli konusu olmuştur. Bu amaçla kalıcı protezler, silikonlar ve dolgu uygulamaları, botoks uygulamaları, kalıcı makyaj işlemleri yaptırmaktayız.Dudaklarda genellikle bazı insanların genetik yapılarından dolayı ince bir yapıya sahip olurken, bazen de ilerleyen yaşla birlikte ya da menopoza girme sonunda kişinin dudak yapısında incelmeler meydana gelebilir.Dudak dolgunlaştırmada kullanılan yöntemler; botoksla üst dudak kırışıklıklarının açılması, dolgu enjeksiyonu, yağ enjeksiyonu, silikon yerleştirilmesi, iplikle dudak kalınlaştırma, kalıcı dolgu malzemeleri yer almaktadır.Dudaklar yüzümüzün estetik görünüşünde önemli bir yere sahiptir. Dolgun, diri, kırmızı dudaklar asırlardır tercih edilir olmuş, bayanların çekiciliklerini önemli bir unsuru olmuşlardır. Estetik cerrahi; dolgun ve diri dudaklara sahip olamayan bayanlar için de çareler sunmaktadır. Estetik ameliyatlar ile görülen dudak kenarlarında ki aşağı sarkmalar düzeltilebilmektedir.Dudak kenarları kalıcı makyaj ile belirginleştirilebilmektedir. Bu uygulamaları ve ameliyatları dileyen herkes yaptırabilir.Dudakların güzel görülmesini sağlayan nedir? Neden bazı dudaklar çekicidir de bazılarının ki sıradandır?Toplumda genellikle dolgun, şekilli, diri kırmızı ve ifadesi güzel dudaklar çekici kabul edilir. Bunları madde madde incelersek, çekici olan ve olmayan dudaklar arasında ki farkın ayrıntılarda gizli olduğunu göreceksiniz.Dolgunluk, şekil, dudakların kontürü, dudaklarda ve çevresinde kırışık olup olmaması önemli faktörlerdendir.Plastik cerrahi size dudak çevresinde ki kırışıklardan kurtulma, ince dudaklarınız yerine daha dolgun dudaklara sahip olma ya da dudaklarınız aşırı dolgunsa istenilen seviyede dudaklarını inceltme imkanını sunar. Yaşlanma ile dudak kenarındaki sarkmalar oluşan kişilerde dudak kenarlarında ki sarkmalar düzeltilebilmekte ve böylece yüzünüzü daha hoş bir ifadeye sahip olması sağlayabilmektedir. Özellikle hyaluronik asit içeren dolgu maddeleri ile dudak kalınlaştırma daha sık yapılıyor. Üst dudak kırışıklıklarında ise botoks ve dolgu kombine kullanılmaktadır.Dudak kalınlaştırma için dudağın içine yerleştirilebilen maddeleri genel olarak şöyle sıralayabiliriz; dolgu enjeksiyonu, yağ enjeksiyonu, silikon yerleştirilmesi, iplikle dudak kalınlaştırma, kalıcı dolgu malzemeleri yer almaktadır.Bu maddelerin bazıları katıdır ve implant olarak yerleştirilmeleri gerekir; bazılarıysa enjekte edilebilecek kadar yumuşaktır ve dudak içine bir kesi yapılmadan enjekte edilebilirler. Konacak materyallerin kendilerine göre, avantajları ve dezavantajları vardır. Dudakları kalınlaştırmak için kullanılacak yağ dokusu genellikle göbekten ya da bacak iç kısımdan alınır. Bu bölgelerde görülebilir bir iz kalmaz. Fakat yağ enjeksiyonu kalıcı değildir. Ve genellikle dudakta kalıcı olan işlemleri fazla tercih etmemekteyiz.İplikle dudak kalınlaştırma da son dönemde popüler olan bir yöntemdir. Özel bir iplik dudağın içine yerleştirilerek dudağın kontürü belirginleştirilir. Ve kalınlaştırılır. Lokal anestezi altında uygulanılır.Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı
8 Ünlü Sanatçı ve Bilginin Günlük Rutini
Geçen sene Nisan ayıda yayımlanan Mason Currey'in 'Daily Rituals: How Artists Work' isimli kitabında tarihteki 161 sanatçı ve bilgin insanın günlük rutinlerine derinlemesine bir bakış atılıyor. Info We Trust sitesindeki veri görselleştirme sanatçısı RJ Andrews, bu kitaptaki 161 kişiden 16'sının 24 saat üzerinden zaman cetvelini tasarladı.
Reklam
Kalbinizi Güçlendirecek Egzersizler
Life Fitness Akademi Uzmanlarından Özgür Güngör; koroner rahatsızlıkların tüm dünyada ölümle sonuçlanan rahatsızlıkların başında geldiğini, kalp-damar sağlığını destekleyecek egzersizlerin ömrü uzatmanın anahtarı olacağına dikkat çekiyor. Haftada yapılacak 2,5 saatlik egzersiz; kalp damar hastalıkları riskini azaltacak önlemlerin başında geliyor. Kalbinizi güçlendirmek ve egzersiz esnasında aşırı yormamak için öneriler • Isınma ve esneme hareketleri yapmadan egzersize başlamayın. Egzersiz yemeğin üzerinden 2, kalp damar rahatsızlığı bulunanlarda ise 3 saat geçtikten sonra yapılmalıdır. • Egzersiz sırasında kalp atışlarınızı izleyin, egzersiz kalp hızınız 90 ile 126 atım/dakika olmalıdır. Egzersiz esnasında nefesinizi tutmayın. • Haftada 150 dakika (2.5 saat) orta tempoda veya 75 dakika ağır tempoda egzersiz yapabilirsiniz. Her yaşta yapılabilecek en uygun egzersiz yürüyüştür. Kalp sağlığı için herkesin haftada en az üç gün yarım saat hızlı tempoda yürümesi gerekir. • Özellikle egzersiz yapacağınız günlerde bol su tüketin. Suyu susamadan önce tüketmelisiniz. • Egzersizi molalarla destekleyin. Özellikle tansiyon rahatsızlığı bulunanlar hafif egzersizlere yönelmeliler. Bir egzersizin şiddetini ölçmek için konuşma testi kullanabilirsiniz. Egzersiz yaparken rahatça şarkı söyleyebilmek hafif, rahatça cümle kurmak orta, sadece birkaç kelime kullanabiliyorsanız ağır tempoda çalışıyorsunuz demektir. Kalp-damar rahatsızlığı riski barındıranlar ve tansiyon hastaları doktor ve fizyoterapist denetiminde ve hafif egzersizler yapmalıdır. • Egzersizin hızını yavaşça azaltarak programınızı tamamlayın. Egzersizden sonra aşırı sıcak ve soğuk duşlardan, ortamlardan kaçının. • Herhangi bir kalp damar rahatsızlığı bulunmayanlar aerobik, kardiyo gibi çalışmaları yani hafif tempolu egzersizleri ağırlık egzersizleriyle desteklemeliler. Ağırlık egzersizlerinde kas ve eklemler; kendilerine karşı koyan bir güce karşı çalışırlar ve güçlenirler. • Egzersizi dengeli beslenme ile destekleyin ve sigarayı terk edin. Geçtiğimiz yıl Ünlü İngiliz Tıp dergisi British Medical Jurnal'de yayımlanan araştırma, kalp hastaları için egzersizin, dengeli beslenmenin ve sigarayı bırakmanın bazı ilaçlar kadar, felçli hastalarda ise ilaçlardan daha etkin olduğunu ortaya koydu. 340 bin kalp hastasının katıldığı araştırmada İngiliz ve ABD'li uzmanlar; egzersiz ve ilaçların etkilerini inceledi. Araştırma sonucu; dengeli beslenme, sigara içmeme ve egzersiz bir arada olduğunda kalp krizi riski % 27'lere varan oranda azalıyor.
Herkesin Kusurları Vardır...
Ünlü bir kozmetik markasının reklamı dünya çapında ses getirdi.Reklamlarda iki farklı kadın ve bir erkek kullanıldı.Videoda makjayı kusurlarını saklamak için değil, kendilerini dünyaya açıklamak için nasıl kullandıklarını anlatıyor ve reklamı izleyenlerin üzerinde ciddi bir etki bırakıyor.Üç genç kameranın önünde önce makyajlarını siliyor ve sonrasında vücutlarındaki kusurlarla ilgili cesurca itiraflarda bulunuyor.Reklamda yer alan ilk kadın Cheri Lindsay...Kendisi voleybol antrenörü genç bir kadın ancak vitiligo hastası.Derideki renk pigmentlerinin yeteri kadar üretilmediği ve sonuç olarak vücutta beyaz lekelerin oluşmasına neden olan  'vitiligo' hayatı boyunca en büyük problemi olmuş.Reklam filminde yer alan Lindsay, vücudundaki bu rahatsızlığı makyajla nasıl gizlediğini ve makyajın ona ön yargılardan uzak bir hayat sürmesi için ne kadar yardımcı olduğunu anlatıyor. Cheri, makyaj sayesinde insanların hastalığından dolayı duyabilecekleri ön yargılardan uzaklaştıklarını ve onun sadece gerçek halini görebildiklerini anlatıyor.Markanın reklam yüzü olarak kullandığ ikinci isim ise Youtube'a yüklediği videolar milyonlarca kez izlenen manken Cassandra Bankson....Cassandra 21 yaşında ve ergenliğinden bu yana sivilce problemiyle mücadele ediyor. Öyle ki yıllarca okuldaki arkadaşlarının sivilceleriyla dalga geçmelerine ve aşağılamalarına maruz kalmış.Cassandra aslında sivilce problemini bir şekilde kendi yararına kullanmayı başarabilmiş. Cassandra'nın Youtube'da yer alan makyaj kanalını milyonlar takip ediyor.Genç manken ise, 'Sakın saklanmayın, herkesin bir kusura var. Kimse yüzde 100 mükemmel olmaz' diyerek yaşıtlarına mesaj veriyor.
Reklam
Çıplak Miranda Kerr’den Biseksüellik İtirafı
Dünyaca ünlü Avustralyalı model Miranda Kerr, fantezi itirafı yaparak biseksüelliği yaşamak istediğini söyledi.GQ dergisinin İngiltere edisyonu için röportaj veren Miranda Kerr, bütün biseksüel fantezilerini yaşamak isteiğini söyledi. 6 ay önce oyuncu eşi Orlando Bloom ile boşanan Miranda Kerr hayli ilgi çeken bir açıklama yaptı. 3 yaşında Flynn isminde bir oğlu olan 30 yaşındaki model, “Hem kadınlara hem erkeklere saygı duyuyorum. Keşfetmek istiyorum. Asla ‘asla’ deme” diye konuştu.Fotoğrafları görmek için tıklayın
Emma Watson:'Ünlü Biriyle İlişkim Olamaz'
Yeni filmi 'Noah'nın tanıtımı için şehir şehir gezen Emma Watson, özel hayatına dair açıklamalarda bulundu. İngiliz oyuncu Emma Watson, Russell Crowe ile birlikte rol aldığı yeni filmi 'Noah’nın tanıtımı için kırmızı halıda boy gösteriyor. Bir dergiye konuşan Watson, ünlü bir erkekle birlikte olamayacağını açıkladı. 23 yaşındaki oyuncu, “Ünlü insanlarla ilişkide olamam. Kiminle beraber olsam o kişinin tüm kişisel hayatının gözleri önüne serilmesi adil değil” ifadelerini kullandı.Emma Watson, Oxford Üniversitesi’nin rugby takımının başarılı üyesi Matthew Janney’ ile birlikte.Star
Reklam
3 Bar'lık Seksi Basınç
İsrailli iç çamaşır markasından dünyaca ünlü model Bar Rafaeli’li seksi bir reklam. İç çamaşır markası İsrail asıllı kumral güzel Bar Rafaeli’yi reklamlarında kukla sevgilisiyle oynatınca ilginç bir video ortaya çıkmış. Kuklayla yatağa giren 3 Bar Rafaeli ise reklamın ana karakterlerinden biri olmuş. “Çok fazla cinsel göndermede bulunduğu” için reklam sadece gece 22:00′dan sonra gösterilmesi kararlaştırılmış.
Adriana Lima Boğaz'da
Brezilyalı top model Adriana Lima, İstanbul Boğazı’nda reklam filmi çekimi yaptı Reklam çekimi için İstanbul'a gelen top model Adriana Lima , Galata Köprüsü'nde objektif karşısına geçti. Çırağan Sarayı'nda devam eden çekimlerin ardından kendisi için tahsis edilen otobüs karavanda dinlendi. Vatan gazetesinde yer alan habere göre, yaklaşık 4 saat süren çekimlerde ünlü model boğaza nazır vücut bakımı yaptı. Çekimler boyunca çok üşüyen Lima, öksürük nöbetleri geçirdi. Ünlü model ısınmak için bornoz ve havlulara sarıldı. Bu sırada fotoğrafını çeken muhabirlere Türkçe olarak 'Merhaba, kolay gelsin' dedi. T24
Reklam
Aile İşinde Çalışmanın Püf Noktaları
Aile işi kurduysanız bu önerileri dikkatlice dinleyin… Aile işi bir takım işidir. Böyle bir işte çalışmak mesai saatlerini geçirmek açısından güzel olabileceğinin yanı sıra aile ilişkilerini geliştirmek açısından da iyidir. Aile işleri genelde uzun yıllardır süre gelen bir gelenek halinde olurlar, bu işler başarılı olur çünkü ailedeki herkes yanında rahat olabileceği akrabalarıyla eğlenmekten öğrenmekten ve çalışmaktan zevk alır. Bu ayrıca çocuklar ebeveynleri için çalıştığı için vergi açısından da karlı olabilir. Aynı zamanda aile işi ile ilgili bazı zorluklar da vardır. Aile içi uyuşmazlıklar tartışmalar, her çalışana aynı davranmama, gelecek için plan kuramama gibi problemler en yaygınlarıdır. Aile işinin yöneticisi iseniz aile içi ve aile dışı çalışanlar arasındaki ince çizgide yürümeyi bilmelisiniz. Aile işinde başarılı olmak için bazı püf noktalar Aile zamanı ile iş zamanını ayırın Aile işinin avantajlarından biri aile bireylerinin aynı zamanda çalışanlar olmasıdır, bu da işe olan bağlılığın artmasını sağlar. Bu demektir ki çalışanlar fazla mesai yapmaya ve haftasonu çalışmaya istekli olacaklardır, ancak bu ailenin bütünlüğü için sağlıklı değildir. İş her zaman önce gelebilir ama aile hemen arkasında olmalıdır ve ihmal edilmemelidir. İşten uzak biryerlere ailecek gitmek tatillere çıkmak birlikte iş dışı vakit geçirmek her zaman önemlidir ve böyle yerlerde iş kimsenin aklında olmamalı ve iş konuşulmamalıdır. Aile zamanı ve iş zamanını ayırmak aynı zamanda ailevi meseleleri de iş ortamından uzak tutar. İş yerinizi kuzeniniz ve sizin aranızdaki sorun ile ilgili bir dedikodu merkezine çevirmek istemezsiniz. kişisel meseleleri konuşup çözmenin yeri ve zamanı vardır ve bu iş yerinde olamaz. Aile zamanını ve iş zamanını ayırmak işinizin doğru bir şekilde yürümesini ve ailenizin huzur içinde kalmasını sağlayacaktır. Her çalışana eşit davranın Aynı masada yemek yediğiniz aile fertlerinizle çalışıyorsanız onlara kolaylıkla aile dışı çalışanlardan farklı davranabilirsiniz. Kötü bir gün geçirdiğinizde aileniz sizi anlayışla karşılayabilir ama aile dışı insanlar kötü gününüzün bedelini ödemek zorunda değil. Aile fertlerinize de müşterilere davrandığınız gibi saygılı davranmalısınız. Şirin ve yakın olduğunu düşünebilirsiniz ancak profesyonel davranmanız çalışanlar ve aile fertleriniz için daha rahat bir ortam yaratır. Eşit davranma politikası yazılı talimatlarda, çalışanların tavırlarında ve yeni çalışan alımlarında da geçerli olmalıdır. Bunu en baştan yapmanız sizin için en kolayı olur; iş tanımlarını açık şekilde belirlemeli ve işi hakedene vermelisiniz kan bağınız olana değil. Son olarak açık ve net kurallar koyarak çalışanların aile ferti olduğu için yaptıklarının yanlarına kar kalacağını düşünmelerini istemezsiniz; özellikle cinsel taciz ve kar payı konularında. Eğer herkese eşit mesafede olup herkese eşit davranırsanız, tüm çalışanlar kendini rahat ve şirkete bağlı hissedecektir. İnsanların ayrılmasına izin verin Her işte olduğu gibi bazen çalışanlar bir çevre ve kariyer değişikliği arayışında olurlar. Eğer aile işinin başındaysanız böyle durumlara hazırlıklı olmalı ve akrabanızın düşüncesine saygılı olmalısınız. Eğer kişiyi zorla tutarsanız, profesyonel tavrınızı kaybedersiniz ve ilişkiler hasara uğrayabilir; bu da kişinin gitmesine izin verdiğinizde doğacak bir boşluktan daha büyük hasarlara yol açabilir. Herkes iyi çalışanlarını tutmak ister, ama kimseyi zorla tutamazsınız; yapabileceğiniz şey: onların orada kalmak istemesini sağlayacak bir ortam kurmaktır. Aile işinde bu ortamı herkese aileden olsun olmasın yükselmesi için aynı fırsatı vererek sağlayabilirsiniz. Sağlıklı iletişim herşeyin anahtarıdır; çalışanlarınıza onların fikirlerini önemsediğinizi gösterin. Şirket içi önemli kararlarda onların fikirlerini de değerlendirmeye alın. Kısacası çalışanlarınızın ayrılmasına izin vermekten korkmayın, ama onların sizinle çalıştığı sürece mutlu olması için elinizden geleni yapın. Gücünüzü kötüye kullanmayın Ailedeki rollerinden dolayı aynı rollerin iştede geçerli olduğunu düşünebilirsiniz, ama çalışanlar düşünmez. İşteyken çocuklarınız sizi patronları olarak dinlemeli babaları olarak değil, aynı zamanda siz de onlara zorla baskı yapmamalısınız ve onların fikirlerine saygı göstermelisiniz. Eğer aile içindeki roller ile iş ilişkileri birbirine karışırsa ailedeki rolün gücü kötü yönde kullanılabilir. Bir ebeveyn aile içi rolünü kullanarak şirket için kötü kararlar verebilir ve şirketi riske atabilir. Bu nedenle aile içi çalışanlarla olan tüm konuşmalarınızda saygılı pozitif ve yapıcı olmalısınız. Bir aile içi çalışanı kötü yönde eleştirecekseniz bunun tamamen işi ile ilgili olduğuna emin olun; kişisel yaşamı ve aile içindeki yerini karıştırmamaya dikkat edin. Pozitif olun ve zaman bulabildiğiniz her an aile içindeki çalışanlarınıza arkadaşça feedbackler ile sizin için yaptıkları işi takdir ettiğinizi söyleyin. Eğer işleri arkadaşça ve saygı çerçevesinde devam ettiriseniz aile bağları kötüye kullanılmaz aksine sizi daha güçlü yapar. Gelecek planınızı yapın Aile işi zamana ancak bir nesilden diğerine başarılı bir şekilde geçirebilirse dayanabilir. Eğer geleceği düsünmüyorsanız işinizi ve çalışanlarınızın geleceğini de riske atıyorsunuz demektir. Uzun süreli başarının anahtarı iyi uygulanmış bir gelecek planından geçer, şirketteki herşey aynı etkinlikle ilerlerken perde arkasında baştaki isimler rollerini varislerine bırakır. Başarılı bir değişim stratejisi için şirketin herkesin yeni işinde neler yapacağını açıkça belirtin ve böylece karışıklık yaşanmasını önlemiş olursunuz. İyi bir değişim doğru insanları doğru yerlere atamaklta olur. İşten ayrılan büyük patronları da unutmayın; onların da finansal bir rahatlığa ihtiyaçları olacaktır. Aile içinde tutun Herhangi bir iş gibi, aile işinin de pozitif yanları olduğu gibi negatif yanları da vardır. Başarınız sorunları önceden görebilmenize ve onlarla başa çıkabilecek çözümleri üretip üretememenize bağlıdır. Yaratıcı fikirleriniz olduğunda da işinizi büyütebilirsiniz bu da ailenizin saygınlığını arttırır.
Kenan Işık'ın Durumu Bugün Netlik Kazanacak
Beyindeki ödemin dağılması ve kendi kendini tedavi etmesi için günlerdir uyutulan Kenan Işık’ın durumu bugün yapılacak testlerin ardından netlik kazanacak. Tiyatro sanatçısı ve televizyon sunucusu Kenan Işık’ın durumu bugün yapılacak testlerin ardından netlik kazanacak. Uyutulmaya devam edilip edilmemesine karar verilecek. Mustafa Kaya’nın Sabah’ta yer alan haberine göre, spor salonunda düşerek beyin kanaması geçiren atv’nin “Kim milyoner olmak ister” yarışmasının başarılı sunucusu, ünlü tiyatrocu Kenan Işık’ın sağlık durumunda olumlu seyir devam ediyor. 12 gündür uyutularak tedavi edilen Işık’ın yoğun bakım ünitesinde süren bekleyişi ise bugün yapılacak tomografi sonucunda netlik kazanacak. Kenan Işık’ın sağlık durumunu saniye saniye kontrol altında tutan doktorları, aradan geçen günlerde adım adım gerçekleşen olumlu gelişmenin boyutlarını her an değerlendiriyor. Bugün de ünlü sanatçının tomografisi çekilecek ve bir takım testler yapılacak. Testlerin sonucunda Işık’ın uyutulmaya devam edilip edilmemesine karar verilecek. Sevenleri yalnız bırakamıyor Beyindeki ödemin dağılması ve kendi kendini tedavi etmesi için günlerdir uyutulan Kenan Işık’tan iyi bir haber bekleyen sevenleri ise ünlü sanatçının eşini yalnız bırakmıyor. Sanatçının eşi Beril Işık, hastanede bir yandan müjdeli haberi beklerken, bir yandan da iyi bir haber umuduyla ziyarete gelen sanatçı dostlarını ağırlıyor. Umudunu hiç yitirmediğini belirten Beril Işık, “Kenan Işık’ın geçirdiği kaza sonucu meydana gelen ödemin dağılması için ve beynin kendi kendini tedavi edebilmesi için bu tip vakalarda uzun uyku sürecinin uygulandığını biliyoruz ve kendimizi ona göre hazırladık. Sabahtan akşama kadar hastanede Işık’tan gelecek olumlu bir haberi bekliyoruz” dedi. ‘Gülen yüzünü gösterecek’ Sanatçı dostları, yakınları ve arkadaşlarının kendilerini yalnız bırakmadığını aktaran Işık, eşine uygulanacak tedavinin aşamaları hakkında ise şu bilgileri verdi: “Tüm Türkiye ‘den olduğu gibi sevenlerinin duaları ile Kenan Işık tekrar aramıza dönecek ve gülümseyen yüzünü gösterecek. Bugün yapılacak tespitlerde ne kadar gelişme gösterdiği belirlenip tedavinin süreci ile ilgili yol haritası çizilecek. İyileşeceği yönündeki umudumuzu hiç kaybetmedik.” Devlet Tiyatroları Yönetmeni, İBB Şehir Tiyatroları eski Genel Sanat Yönetmeni Kenan Işık, 21 Mart’ta spor için gittiği salonda fenalaşarak yere düşmüştü. Başını yere çarpan Işık, bilinci kapalı halde Amerikan Hastanesi’ne kaldırılmış, beyin kanaması geçirdiği tespit edilince hemen ameliyata alınmıştı. Ünlü sanatçı o günden bu yana uyutuluyordu.İMC
Reklam