İki "Avatar" Daha Geliyor
Oscar ödüllü 2009 yapımı bilim-kurgu filmi Avatar'a iki bölüm daha çekilecek.Filmin yönetmeni James Cameron'ın filmi bir üçleme haline getirmek istediği ve çekimleri 3D tekniği ile yapacağı söylentileri uzunca bir süredir kulislerde dolaşıyordu. Yönetmen Cameron ve film şirketi 20th Fox Century, geçtiğimiz gün film hakkında yaptıkları açıklamada, üçlemenin 2016-2018 yılları arasında çekilmesi planladığını açıklarken, oyuncu kadrosunda sürpriz bir isim açıkladı. İlk filmde Dr. Grace Augustine karakterini canlandıran Sigourney Weaver, serinin devamında da rol alacak. Weaver'ın canlandırdığı karakterin ölmüş olması, ünlü oyuncunun sözleşme imzalamasına engel olmadı.Yönetmen James Cameron, yeni ve daha zorlayıcı bir karakterle kamera önüne geçeceğini söylediği Weaver için '1985 yılından beri uzaylılarla (Alien serisi) beraber uzun bir geçmişimiz oldu. Hem iyi arkadaşız hem de beraber çalıştığımızda iyi işler ortaya çıkıyor' ifadelerini kullandı. Filmde ayrıca Sam Worthington, Stephen Lang ve Zoe Saldana'nın da rol alacağı belirtildi.Haber Türk
'Atak' Türk Silahlı Kuvvetlerine Teslim Edildi
Milli imkanlarla geliştirilen taarruz ve taktik keşif helikopteri T-129 ATAK, Türk Silahlı Kuvvetlerine törenle teslim edildi.ANKARA Milli imkanlarla geliştirilen taarruz ve taktik keşif helikopteri T-129 ATAK, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildi. Cumhurbaşkanı Gül, Kara Havacılık Komutanlığı'nda düzenlenen ATAK Helikopteri Teslim Töreni'nde, projenin gerçekleşmesinde emeği geçenleri, 2004 yılında Savunma Sanayi İcra Komitesi'nde alınan stratejik kararın altında imzası bulunanları tebrik etti. Cumhurbaşkanı Gül, şöyle konuştu: 'Buraya birkaç kilometre uzak mesafede, TAİ'nin ana üstlenici olduğu yerde, bu helikopterleri Türkiye'de ürettik. Nasıl Boeing, Airbus o zaman ana üstleniciyse bu sefer, burada da TAİ ana üstlenici oldu. Tabii ki başka yerlerden aldığımız destekler de söz konusu oldu. Bu, Türk savunma sanayinin, helikopter yapımında, 'know how' başta olmak üzere geldiği noktayı göstermektedir. Biz, bu helikopterin sadece mekanik kısımlarını değil, çok önemli sistemlerini, elektronik harp, silah ve aviyonik sistemlerini de Türkiye'de yaptık. Bunlar, çok sofistike, ileri teknoloji isteyen noktalardı. Bunların tabii gururunu yaşama hakkımız da vardır.' 'TSK'yı donatacak teçhizatın önemli kısmını üretmeye başladık' Bu coğrafyada yaşayan herkesin 'Hazır ol cenge, istiyorsan sulhu salah' sözünü bildiğini ifade eden Gül, şunları söyledi: 'Savaşmamak için, başkasının yanlışa girip, size karşı yanlış yapmaması için hazırlıklı olmak durumundasınız. Türkiye, uzun süredir bu hazırlığını güçlü bir şekilde yapmakta ve caydırıcılığına her gün yeni güç katmaktadır. Bundan da şüphesiz büyük bir gurur duyuyoruz. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı, bize çok şeyler öğretti. Savunma konusunda sadece dışa bağımlılığın doğru olmadığını... O günden bugüne çok önemli siyasi kararlar alındı ve bugün geldiğimiz noktada, Türkiye içerisinde Silahlı Kuvvetlerimizi donatacak teçhizatın önemli kısımlarını üretmeye başladık. Bunları müttefiklerimizle de yeri geldiğinde paylaşmaya başladık. Bugün artık sadece konvansiyonel tehlikelerle karşı karşıya değiliz. Bugün terör, kaçakçılık, radikalizm gibi çağın ortaya çıkardığı tehditler de var. Bütün bunlara karşı en güçlü mücadele vermek, kendinizi en iyi şekilde koruyabilmek, kendinize gelebilecek zararları uzakta tutabilmek için Silahlı Kuvvetlerimizi daima güçlü tutmalıyız. Bu uğurda yapılan büyük gayretleri Türk milleti de büyük bir takdirle karşılamakta ve büyük gurur duymaktadır. Bu vesileyle şunu da ifade etmek isterim, topraklarımızın dokunulmazlığının, Türkiye'nin bağımsızlığımızın garantisi tabii ki Silahlı Kuvvetlerimizdir. Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Türk milleti daima göz bebeği gibi korumuştur, bundan sonra da daima göz bebeği gibi koruyacaktır ve bunda titiz davranacaktır.' 'Bizim için bir nevi istiklal ve istikbal mücadelesi' Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da törende yaptığı konuşmada ATAK helikopterlerinin ülke, millet, Türk Silahlı Kuvvetleri için hayırlara vesile olmasını diledi. ATAK Helikopter Projesi'nin, ülkeyi gelmiş olduğu noktadan daha da ileri taşıyacağı yönündeki inancını dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu savunma sistemlerinin, yerli imkanlarla karşılanması, göreve geldiğimiz günden bu yana temel önceliklerimizden biri oldu, olmaya devam edecektir. Biliyoruz ki yerli sanayimizin geliştirilmesi, silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaçlarının yerli firmalarımız tarafından özgün ürünlerle karşılanması, bunun altını özellikle çiziyorum, bizim için bir nevi istiklal ve istikbal mücadelesidir. 12 yıldır hep bu bilinçle hareket ettik. Yerli firmalarımıza, kendi insanımızın potansiyeline güvendik. Türkiye'nin savunma ihtiyaçlarının, yurt içinden karşılanması, ordumuzun modernizasyonu, her alanda çok kritik, çok büyük çaplı projeler başlattık. Kara, hava, deniz platformu, insansız hava araçları, uydu teknolojileri, muhabere elektronik ve bilgi sistemleri gibi birçok alanda önemli projelere imza attı. Başlattığımız bu projeler, artık meyvelerini vermeye başladı.' Milli tank ALTAY, milli gemi MİLGEM, insansız hava aracı ANKA, başlangıç temel eğitim uçağı HÜRKUŞ'un son dönemde yerli imkanlarla hazırlanan projelerden sadece birkaçı olduğuna dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti: 'İşte bugün bu başarı zincirine yeni bir halka daha ekliyoruz. ATAK Projesi kapsamındaki ilk helikopterimizi, silahlı kuvvetlerimize dahil etmenin bugün bahtiyarlığını yaşıyoruz. ATAK helikopterinin bugün geçmişini bilenler, bugünlere hiç de kolay gelinmediğine, çok büyük emekler sarf edildiğine şahitlik ettiler. Yıllarca ilerleme sağlanamayan diğer pekçok proje gibi bu projeyi gerçek anlamda hayata geçirmek bizlere nasip oldu. 2004 yılında bu konuda verdiğimiz stratejik kararla çıktığımız yolda işte bugünlere geldik. Burada hep birlikte şahit olduğumuz tablo, verdiğimiz kararın ne kadar doğru, ne kadar yerinde olduğunu gösteriyor.' 'Bize çok büyük güç katacaktır' ATAK helikopterlerinin, görev bilgisayarı dahil olmak üzere cihaz ve ekipmanlarının çoğunun Türk mühendislerce tasarlandığına vurgu yapan Erdoğan, şunları kaydetti: 'Modern elektronik ve silah ekipmanlarıyla donatılan helikopterlerimiz, terörle mücadelede ve ülke bütünlüğümüze yönelik eylemlerde inanıyorum ki bize çok büyük güç katacaktır. Bunun yanında helikopterlerimiz sınırlarımıza yönelik her türlü saldırıda caydırıcı güç oynayacak, barış ortamının güvence altına alınmasına da katkı sağlayacaktır. 2004 Mayısı'nda, aldığımız kararla yalnız helikopter üretimi değil insansız hava aracı ve modern tankın üretimi için de yeni bir yol haritası belirleme çalışmalarına başladık.Helikopter projemiz için Savunma Sanayi Müsteşarlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı personelimiz hakikaten özverili bir çalışma yaptı. Bu çabalar neticesinde böyle büyük proje için kısa sayılabilecek bir sürede ihaleyi gerçekleştirdik. Sözleşmeyi imzalayarak, takvimi başlattık.' 'Türkiye ATAK Projesi ile artık helikopter satın alan bir ülke konumundan helikopter üreten ve helikopter satan bir ülke konumuna yükselmiştir' vurgusunu yapan Erdoğan, bunun herkes için büyük bir başarı, tarihi bir adım, ülkemiz ve millet için iftihar edilecek bir durum olduğunu kaydetti. ATAK Projesi'nin, yalnızca silahlı kuvvetlere katacağı güç nedeniyle değil savunma sanayine yönelik rol modellik göreviyle de stratejik öneme sahip olduğuna işaret eden Erdoğan, projede emeği geçen tüm kurumlara ve çalışanlara teşekkürlerini iletti, ATAK helikopterinin silahlı kuvvetlere ve Türkiye'ye hayırlı olmasını temenni etti. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin jeostratejik konumunun, fırsatlar sağlamasının yanı sıra bir çok riski de beraberinde getirdiğini belirtti. Türkiye'yi dış tehditlere karşı korumak, sınırların güvenliğini sağlamak, terörle mücadele, arama kurtarma, insani yardım ve uluslararası barışı koruma faaliyetlerine TSK'nın fedakarlıkla katkı sağladığını ifade eden Akar, bunu yerine getirirken etkin silahlı kuvvetlere ihtiyacın arttığını söyledi. Orgeneral Akar, bunun, disiplinli personelin yanı sıra güçlü birlikler ve milli imkanlarla üretilen harp silah araç ve gereçleriyle mümkün olabileceğini vurguladı. Orgeneral Akar, 'Son dönemde milli imkanlarla geliştirilen silah sistemleri Türkiye'nin sınıf atladığının göstergesidir' dedi. Gül ve Erdoğan pilot kabininde poz verdi Cumhurbaşkanı Gül'ün konuşmasının ardından TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akar ve diğer yetkililerin sahneye gelmesiyle fotoğraf çektirildi. ATAK helikopterinin tanıtım filminin ardından, helikopterler gösteri uçuşu gerçekleştirdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Çiçek ve Başbakan Erdoğan pilot montu giyerek helikopterlerin yanına gitti. Gül, ATAK helikopterlerinin pilotlarıyla tek tek tokalaştı. Pilot kabinine oturan Gül ve Erdoğan, basın mensuplarına poz verdi. Helikopterin önünde gerçekleşen fotoğraf çekiminin ardından resepsiyona geçildi. Törene Cumhurbaşkanı Gül, TBMM Başkanı Çiçek, Başbakan Erdoğan, Yargıtay Başkanı Ali Alkan, Danıştay Başkanı Zerrin Güngör, Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Ali Babacan ve Emrullah İşler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel, Somali Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Dahir Adan Elmi, bakanlar, bazı milletvekilleri, kuvvet komutanları, Savunma Sanayi Müsteşarı İsmail Demir, yerli savunma sanayi şirketlerinin genel müdürleri ile diğer davetliler katıldı. Helikopterin özellikleri Yakın hava desteği görevleri ve çok amaçlı görevler için iki tip tasarlanan ATAK helikopteri, ağır silah yükü ile zorlayıcı 'sıcak hava-yüksek irtifa' görevlerini başarıyla yerine getirebiliyor. ATAK, yakın hava desteği görevleri için güdümsüz roketler (76 adet) ve 20 milimetre top ile donatılmasının yanı sıra çok amaçlı görevlere uygun biçimde en modern elektronik harp gereçleri entegre edilerek, 8 güdümlü anti-tank füzesi 'mızrak', 12 güdümlü 'cirit', 2 'stinger' ile görev yapabiliyor. TSK için 50 helikopterin tedarikine yönelik başlatılan program kapsamında, milli aviyonik ve silah sistemleri ile teçhiz edilmesi sonucu ortaya çıkan ATAK helikopteri, dünyada kendi sınıfındaki en etkin taarruz helikopteri olma özelliği taşıyor. TUSAŞ tesislerinde üretimi tamamlanan ATAK helikopteri prototipi, ilk uçuşunu 17 Ağustos 2011'de gerçekleştirmişti. Muhabir: Kurbani Geyik - Enes Kaplan - Aylin Sırıklı - Ferhat Demircan - A. Eda Ünlü ÖzenAA
Irina Shayk Soma İçin Konuştu
Cristiano Ronaldo'nun sevgilisi dünyaca ünlü Rus top model Irina Shayk, Soma faciasına ilişkin atıfta bulunarak, 'Çok üzüldüm. Böyle olaylarda bütün insanların bir arada olması, birbirine yardım etmeleri, pozitif düşünmeleri lazım. Benim babam madende, yerin altında çalıştığı için hastalandı ve hayatını kaybetti' dedi. Ronaldo'yla evlenmeyi düşündüklerini belirten Shayk, 'Çocuk yapmayı çok istiyorum, evlilikte planlarımız arasında ama ne zaman olur bilmiyorum. İkimiz de yoğun insanlarız' ifadesini kullandı. Hürriyet'ten Büşra Bozok Aytek'e konuşan Irina Shayk'in açıklamalarından satırbaşları şöyle: Bu, Türkiye’ye üçüncü gelişiniz. Şimdiye kadar ülkemiz hakkında edindiğiniz izlenim ne yönde? Türkiye’yi de Türk kültürünü de çok seviyorum. Zaten bir Rus olarak sevmemem mümkün mü? Bütün Ruslar, Türkiye’yi çok seviyor. Çünkü Türkler çok sıcak davranıyor ve sorunsuz insanlar. Ayrıca buranın hamamı, denizi, yemekleri, her şeyi çok güzel. O yüzden buraya gelmeyi çok seviyorum. Daha önceki gelişlerinizde de hamama girmiş miydiniz? Evet, daha önce girmiştim, Dosso Dossi Fashion Show yetkilileri de bu gelişimde benim için hamamı ayarlamışlar. Önce sabunlandım, ardından kese yapıldı. Üzerine masaj yapılması da çok keyifliydi. Türk kültürünü gerçekten çok seviyorum. Türk modası hakkında ne düşünüyorsunuz? Dosso Dossi, Türk modasına yön veren bir organizasyon. Artık dünyada da bilinen bir şov. Buraya gelenler hem tatil yapıp hem de defileleri takip ederek Türk modasını dünyaya taşıyorlar. Benim de bu şovda farklı markaların koleksiyonlarını görme fırsatım oldu. Çok başarılılar. Bu yılki Türkiye Güzeli Amine Gülşe size benzetiliyor. Siz ne diyorsunuz, benziyor musunuz sizce? Bunun için yorum yapamam, kendisini tanımıyorum, bilmiyorum... 'Evet, evlenmeyi düşünüyoruz' Geçen ay Vogue dergisinin İspanya edisyonuna sevgiliniz Cristiano Ronaldo’yla verdiğiniz pozlar çok konuşuldu. Öncesinde de sizin başka dergilere verdiğiniz seksi pozlar yüzünden sevgilinizle aranızın bozulduğu haberleri çıkmıştı. Sevgiliniz işinize müdahale ediyor mu? (Gülüyor) Bunlar dedikodu. 21’inci yüzyılda, demokratik bir ülkede yaşıyoruz. Ne ailem, ne sevgilim ne de arkadaşlarım bana “Bunu yapma” diyebilir. Ben zaten ne yapacağımı biliyorum ve ona göre yol alıyorum. O yüzden böyle bir durum yaşanmıyor. Sevgilinizin hayatınızdaki yeri ve öneminden de bahseder misiniz biraz? Benim için önemli bir insan. Birlikte mutluyuz. Evlenmeyi düşünüyor musunuz? Evet, düşünüyoruz ama ne zaman olur bilmiyorum. İkimiz de yoğun insanlarız. Peki çocuk istiyor musunuz? -Çocuk yapmayı çok istiyorum! Ronaldo’nun da forma giydiği Portekiz Milli Takımı’nın Dünya Kupası’ndaki maçlarını takip edebilecek misiniz? Yarın ne yapacağımızın garantisi yok. Bugün Antalya’da uyandım mesela, yarın ise New York’ta olacağım. Hangi gün nerede uyanacağımızı bilmiyoruz bazen. Futbolu çok seviyorum, futbol hayranıyım. Maçlara gitmeyi de istiyorum ama iş programım nasıl olacak, onu bilmiyorum... 'Babamla zaman geçiremiyordum' Babanız bir maden işçisiydi. Biz de Soma’da kısa süre önce büyük bir maden faciası yaşadık. Haberi duyduğunuzda neler hissettiniz? Çok üzüldüm. Böyle olaylarda bütün insanların bir arada olması, birbirine yardım etmeleri, pozitif düşünmeleri lazım... Benim babam madende, yerin altında çalıştığı için hastalandı ve hayatını kaybetti. Madencilere herkesin yardım etmesi gerekiyor... Bir madenci çocuğu olmanın zorlukları nelerdi? Zor bir çocukluktu, çünkü babamla çok fazla zaman geçiremiyordum. Bu da beni mutsuz ediyordu. Ukrayna’daki iç savaş hakkında söylemek istediğiniz bir şey var mı? Ben çok politikanın içinde değilim ama bunun çok üzücü bir durum olduğunu söyleyebilirim. Tüm dünyada barış olsun istiyorum. Herkes pozitif olsun...Avrupa Gazete
Usta Yazar Samuel Beckett'in "Karalama Defteri"
İrlandalı yazar Samuel Beckett'in yayımlanan ilk romanı Murphy'e ait orijinal el yazıları İngiltere'deki Reading Üniversitesi'nde sergilenmeye başlandı. Reading Üniversitesi'nde masada titizlikle serilmiş 6 defter duruyor. Yaklaşık 80 yıllık kitaplar oldukça iyi korunmuş. Kâğıtlarda Beckett'in, yazısı kadar çizdikleri de dikkat çekici.Defterlerde, okunması zor bir el yazısı var. Ama daha da dikkat çekici olanı, Beckett'in en az yazdığı kadar da çiziyor olması. Ayrıca defterlerdeki karalamalarda ünlü simalar, tarihi isimler ve müzik notları var. Aynı sayfada, Charlie Chaplin olduğu açıkça anlaşılan bir resim de bulunuyor.Reading Üniversitesi Beckett'in defterlerini geçen yıl Sotheby's müzayedesinden 1 milyon sterline satın almıştı.Haber Türk
Reklam
Astrofizikçi, Yazar ve Düşünür Carl Sagan Hakkında Bilmeniz Gereken 10 Şey
Bilim tarihinin modern zamanlardaki en etkili isimlerinden birisi Carl Sagan'dır. Astrofizikçi, Astronomist, Yazar ve Düşünür Carl Sagan bugün eşsiz görüş açısıyla insanlığa umut olmayı sürdürüyor. Kısacık hayatıyla bilimin toplumsallaşması adına ve ufkumuzu açan yeni bakış açısıyla; binlerce insanın önünü açtı. Onun sayesinde yaşadığımız dünyaya, küçücük bir parçası olduğumuz kozmosa ve üyesi olmaktan gurur duyduğumuz insanlık ailesine daha bütüncül bakabiliyoruz artık. Adını unutulmaz arasına yazdıran vizyonuyla eşsiz bir kişiliğe sahipti Carl Sagan. Yazdığı kitaplar, çektiği belgeseller ve yol açtığı bilimsel gerçekçilikle modern algılarımızın oluşmasında eşsiz bir katkının sahibi Carl Sagan'ın hayatında görmezden gelinemeyecek ilginçlikleri sıralamak istedim. Belki Carl Sagan gibi olmak isteyecek yeni birileri çıkar aramızdan. Onun başardıklarının onda birini başarmak için çabalamak isteyenler olacaktır, kim bilir. Ve sessizce süzüldüğümüz bu devasa kozmosta yankılacak yeni bir ses bırakılacaktır aynı onun gibi. İyi seyirler...
Sharapova'dan Eyfel Kulesi Önünde Şampiyonluk Pozu
Sezonun ikinci 'Grand Slam' tenis turnuvası Fransa Açık'ın (Roland Garros) 14. final gününde, tek bayanlarda Rus tenisçi Maria Sharapova, Rumen tenisçi Simona Halep'i 2-1 yenerek Roland Garros'un şampiyonu oldu.Rus tenisçi turnuvanın düzenlendiği Fransa'nın Paris şehrinde ünlü Eyfel Kulesi önünde şampiyonluk pozu verdi.Cumhuriyet
Reklam
Kürtçe Marka Piyasada
Mardinli emekli banka memuru Hasan Tahsin Gücüm, ilk kez Kürtçe Xılxali (çok ıssız) adıyla patenli bir ürünü piyasa sürdü. Amacı, hem bir zamanlar bölgede yaygın olarak yapılan zeytinyağı üretimini canlandırmak, hem de Kürtçe isimle bir marka yaratmak.Güneydoğu’daki marketlerin raflarında bugünlerde Kürtçe logosuyla yeni bir zeytinyağı markası göze çarpıyor. Adı Xılxali, Türkçe anlamı ise 'çok ıssız'. Fikir sahibi; Hasan Tahsin Gücüm. Deneme amacıyla bin şişe üreterek, piyasaya sürdüğü zeytinyağları, patentli ilk Kürtçe marka olma özelliği taşıyor. Aynı zamanda bölgede unutulmaya yüz tutmuş zeytinyağı üretimini yeniden canlandırmayı hedefliyor. Yağlar, Mardin’in zeytiniyle ünlü Derik ilçesinin kırsal kesimlerinde yetişen zeytinlerden yapılıyor. Bölgede yaşayan ama 1915 olaylarıyla birlikte önemli ölçüde azalan Ermeni nüfusun başlattığı bir üretimdi. Onlar Derik'i terk ettikten sonra zeytinyağı üretimi de durdu. Hasan Tahsin Gücüm, şu anda yöredeki tek zeytinyağı atölyesinin sahibi. Gücüm, 50 yıl öncesine kadar Derik’te 11 zeytinyağı atölyesinin bulunduğu söylüyor: Derik bölgesindeki Ermeniler tarafından yapılıyordu. Bu zeytinyağları sıfır asitli, tadı diğerlerinden farklı, taş baskı ve katkı maddesi yoktur. Kurduğum atölyede, tanıtım için bin tane ürettim. Zeytin sezonu geldiğinde seri imalata başlayacağım. Yıllar sonra Derik’te ilk kez yapılıyor. 50 yıldan sonraki ilk atölyedir.” İki dilli patent Gücüm, markasına patent almak için de başvurdu. Sadece Kürtçe isimle patent alamayacağını düşünen Gücüm, bu nedenle iki dilli patent aldı. Gücüm, şişelerin üzerine ‘Xılxali Zeytinyağı’ yazarak piyasaya sürdü: Patenti benim adıma verdiler. Xılxali olarak aldım, Xilxali Kürtçe bir isim. Bu markanın Kürtçe olarak piyasada yer almasını istiyorum. Hem Türklere, hem Kürtlere hitap ediyorum.Bir Kürt markasını oluşturmak istedim. Zeytin bahçesi olmayan Gücüm, köylülerden topladığı ürünlerle üretim yapıyor. Ürünlerini Diyarbakır’da küçük bir dükkanda satışa sunan Gücüm, Kürtçe isimli zeytinyağı piyasada tutarsa, işleri büyütmeyi hedefliyor. Atölyede, zeytinyağı ile birlikte sabun üretimine de başladı.Mahmut Bozarslan | Al Jazeera
Geçtiğimiz Haftanın Mutlaka İzlemeniz Gereken 10 Videosu
Geçtiğimiz haftanın en çok izlenilen, tartışılan ve dikkat çeken videoları karşınızda. İyi seyirler... Daha fazla eğlenceli video için Videolar butonunu ve her videonun üzerine gelince solunda açılan paylaş kısmını kullanabilirsiniz!
5 Bin Yıllık Cüce Şehri Keşfedildi
İran'da Horasan eyaletinin güneyinde geçtiğimiz günlerde cücelerin yaşadığı ismi Makhunik olan 5 bin yıllık antik bir şehir bulundu. Horasan'ın komşu eyaleti olan Kirman'daki Şahdad şehrinin 100 kilometre doğusunda bulunan antik şehre ait sürekli yeni kalıntılar çıkarılmaya da devam ediliyor. Antik cüceler şehri Makhunik, 1946'ya kadar herhangi bir uygarlığın yaşamadığı düşünülen Lut Çölü'nün merkezine 60 kilometre uzaklıktaki bir bölgede Tahran Üniversitesi Coğrafya Fakültesi tarafından keşfedildi. Antik kentteki yapıların kalıntıları Jonathan Swift'in dünyaca ünlü romanı 'Güliver'in Gezileri' kitabında yer alan ve cüceler ülkesi olarak geçen Liliput Şehri'ni veya J.R.R. Tolkien'in 'Yüzüklerin Efendisi' kitabı ile filmindeki Hobbitlerin köyünü andırıyor. En eski metal bayrak Arkeologların yaptığı açıklamalara göre, Makhunik antik kentinin Sümer mitolojisinde geçen iki mistik krallıktan biri olan Uruk krallığının Aratta medeniyetine ait bir şehri olduğu ve cüce insanların burada M.Ö. 6000 yılından beri yaşadığı düşünülüyor. Şehirde keşfedilen küçük boyutlu yapılar da bu inanca kanıt olarak gösteriliyor. Makhunik şehrinde bulunan yapılar arasında atölyeler, konut bölgeleri ve mezarlıklar yer alıyor. 800'den fazla antik mezar da kazı aşamaları sırasında ortaya çıkarıldı. Bu yapıların hepsi ve diğer araç gereçler yalnızca küçük insanların içerisine sığabileceği şekilde tasarlanmış. Bölgede yapılan çalışmalarda kuyumcular, esnaflar ve çiftçilerin yaşadığı bazı alt bölgeler de keşfedildi. Ayrıca insanlık tarihinin en eski metal bayrağı bu antik kentte ortaya çıkarıldı. 16-17 yaşında, 25 santim 2005'te bulunan 25 santimetre boyundaki mumyalanmış bir cüce, cüceler şehri teorisine en önemli kanıt olarak gösteriliyor. Cüce cesedi, kazı yapan iki kaçakçı tarafından bulunmuş ve 3 milyon dolara Almanya'da satmaya çalıştıkları sırada ele geçirilmişti. Arkeologlar, cücenin cesedini inceledikten sonra, cesedin doğal işlemlerle mumyalanmış olabileceğini kaydetmişti. Mumya üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda, cücenin öldüğünde 16-17 yaşlarında olduğu tespit edilmişti. Kaynak: Sabah
Reklam
FIFA 2015'ten İlk Video Geldi
Oyun yapımcısı EA, futbol hayranlarının merakla beklediği FIFA 2015'in ilk kısa videosunu yayınladı.EA Games'in yan kollarından biri olan EA Sports'un geliştirdiği FIFA 14, ezeli rakibi PES 2014 karşısında oldukça başarılı olmuştu. Aynı başarıyı bu yıl da devam ettirmek isteyen EA, FIFA 2015'in ilk kısa tanıtım videosunu yayınladı.E3 öncesi yayınlanan kısa videoda Liverpool'da forma giyen ünlü oyuncu Suarez'in yer aldığı görülyüor. Ayrıca, oyunu hisset (Feel The Game)ibaresinin vurgulandığı video, 9 Haziran'ı işaret ediyor. FIFA 2015'in Xbox One, Xbox 360, PS4, PS3 ve PC için geliştirildiğini de belirtelim.teknokulis
Cem Yılmaz'ın Yeni Filmi : Pek Yakında - Teaser
Cem Yılmaz, yeni filminin ilk fragmanını Twitter hesabı üzerinden paylaştı.Cem Yılmaz, ünlü yönetmen Yavuz Turgul'ın 'Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni' adlı filminden 'ilham aldığını' söylediği filmin, yönetmeni ve başrol oyuncusu olduğu Hokkabaz'dan daha komik olacağını ifade etti. Yönetmenliğini ve senaristliğini Cem Yılmaz'ın yaptığı ve başrolünde olduğu filmde kendisine Tülin Özen, Zafer Algöz, Özkan Uğur, Ozan Güven, Çağlar Çorumlu, Cengiz Bozkurt, Zerrin Tekindor, Hare Sürel, Ayşen Gruda ,Ülkü Duru, Emin Gürsoy, Metin Coşkun, Tuğrul Tülek ve çocuk oyuncu Ata Berk Mutlu'nun yeraldığı zengin bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor.
Banksy'nin İlk Eserleri Açık Artırmaya Sunuldu
Dünyaca ünlü sokak sanatçısı Banksy ‘nin ilk eserleri eski menajeri tarafından ‘ Banksy: The Unauthorised Retrospective ‘ adlı sergiyle açık artırmaya sunuldu. Londra’da 11-25 Haziran tarihleri arasında ünlü Sotheby’da düzenlenen ‘ İzinsiz Retrospektif ‘ sergi, sanatçının 10 yıl beraber çalıştığı menajeri Steve Lazarides tarafından düzenleniyor. Sergideki eserlerin birçoğunun şu ana kadar kimse tarafından görülmediğini vurgulayan Lazarides’in açık artırmadan yaklaşık 1 milyon sterlin (yaklaşık 3 milyon 500 bin lira) kazanacağı öğrenildi. Her fırsatta sokak sanatının ‘ para ‘ için yapılmaması gerektiğini vurgulayan ve eserleri üzerinden izinsiz kazanç sağlayanları sert bir dille eleştiren Banksy’nin bu sergiyi de onaylamayacağını söyleyen Lazarides, “Kesinlikle nefret ederdi. Hiçbir zaman bu şekildeki sergileri desteklemedi. Benim galerimde bir sergi fikrine de hiçbir zaman ikna olmamıştı” dedi. Bristol’da yaptığı ‘Mobil Aşıklar‘ eserini duvardan sökerek kulüplerine koyan ve bu sayede bağış toplayan Broad Plains Boys Club’a geçen ay bir mektup gönderen Banksy , ilk defa bir eseri üzerinden para kazanılmasına razı olmuştu. Sokak sanatçısı mektupta gençlik kulübünün ihtiyacı olan parayı, ‘hayır işi’ olması nedeniyle bu eserle sağlamasını onayladığını yazmıştı. Diken
Reklam
Cem Yılmaz'dan Heceli 'Montaj' Göndermesi
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın 'TÜBİTAK'ta yapılan incelemede Sayın Başbakanımızın 17 aralık sürecinde basına, daha doğrusu internete düşen ses kayıtlarının hece hece montajlandığı ortaya çıktı' sözlerinin ve TÜBİTAK’ın ses kayıtlarıyla ilgili montaj açıklamasının ardından, ünlü komedyen Cem Yılmaz’ın sosyal medyada paylaştığı bir mesaj dikkat çekti. Cem Yılmaz sosyal medya sitesi Twitter’da yaptığı yorumda “İ..yi..ge..ce..ler...i....yi...uy..ku...laar.. (farklı farklı yerlerden alınmıştır)” derken, akıllara TÜBİTAK ve Bakan Fikri Işık geldi. Hatırlanacağı üzere Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık bugün yaptığı açıklamada 'Benim bildiğim kadarıyla size söyleyeyim. 'Tamamen sıfırlandı mı?' sözünü hece hece keserek yapıştırıp biraz da acemice yapmışlar. Montaj olduğu TÜBİTAK bilirkişisinin verdiği raporuyla ortaya çıktı. Egemen Bağış beyin 'Bakara makara' kelimesinde makaranın da tamamen montaj olduğu ortaya çıktı' demişti. Gerçek Gündem
Ünlü Şarkıcı Serdar Ortaç Muradına Erdi
Serdar Ortaç uzun süredir birlikte olduğu İrlandalı model Chloe Loughnan ile muhteşem bir düğün ile evlendi. Mayıs 2012'den bu yana kendinden 21 yaş küçük İrlandalı model Chloe Loughnan ile aşk yaşayan Serdar Ortaç sonunda evlendi. Suada'da gerçekleşen düğün öncesi damatlığını giyip poz veren Ortaç'ın fotoğrafı medyaya sızdı.Serdar Ortaç, damatlığını ünlü smokin ve frak terzisi Levon Kordonciyan'a yaptırmıştı. Serdar Ortaç'ın damatlık için sevgilisi Chloe Loughnan'ın sevdiği renk ve modeli tercihi ettiği öğrenilmişti. CHOLE'UN GELİNLİK İLE İLK KARESİ Gelinliğini düğün tarihine kadar sır gibi saklayan Chole Loughnan da gelinlik ile ilk pozunu verdi.sabah
Reklam
Terim'in En Mutlu Günü
Fatih Terim'in kızı Buse Terim ile Volkan Bahçekapılı'nın düğünü gerçekleşti.Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören eşi Revna ve kızı Yelda Demirören, Demirören Şirketler grubu yönetim kurulu başkanı Erdoğan Demirören, Galatasaray’ın eski futbolcu ve antrenörleri Ümit Davala ve Hasan Şaş, Emre Altuğ – Çağla Şikel, Arda Turan, Emre Belözoğlu, Burak Yılmaz, Selçuk İnan, Eski Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, Galatasaray’ın ve Milli Takım’ın efsane teknik drektörleri arasında yer alan Mustafa Denizli, oyuncu ve sunucu Derya Baykal, Yılmaz Erdoğan, Oğulcan Engin – Elif Özkul, Engin Altan Düzyatan – Neslişah Alkoçlar, Yılmaz Erdoğan, Şansal Büyüka, Demet Akbağ – Zafer Çika, Dilek Hanif, İdil Fırat gibi iş, sanat, spor, siyaset ve televizyon dünyasının önemli isimleri katıldı. Yaklaşık 800 kişinin katıldığı düğünün en önemli detayı ise Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Ünal Aysal’ın düğüne gelmemesi oldu. Göreve geldiğinde Fatih Terim’le anlaşarak caminaın büyük takdirini toplayan ancak ünlü teknik adamın milli takımla da anlaşması sonucunda kendisini takımdan göndererek tüm şimşekleri üzerine çeken Ünal Aysal, Fatih Terim’in bu mutlu gününe iştirak etmezken, yine eski başkanlardan Adnan Polat’ta yoğun iş programı dolayısıyla geceye katılamadı. Çiftin daha önceden nikah kıymaları dolayısıyla gecede oyuncu Yılmaz Erdoğan Volkan Bahçekapılı ve Buse Terim’i temsili olarak nikahlayarak bir ömür boyu mutluluklar diledi. Düğün devam ettiği sırada organizasyonun yapıldığı otelin kapısına gelen Fatih Terim ve eşi Fulya Terim basın mensuplarına açıklamalarda bulundular; ”Yılmaz Erdoğan Buse ve Volkan’ın temsili nikahını kıydı. İkiside düğünlerini erteleyerek Türkiye’nin mevcut durumuna kayıtsız kalmayıp örnek bir davranış sergilediler. Kızımız Merve bugün aramızda olamadı. Kendisi Amerika’da ve doğum heyecanı yaşamak için gün sayıyor. Önemli olan bize sağlıklı bir bebekle dönmesi. Hepimiz çok mutluyuz. İnşallah bundan sonra torunlarımızı seveceğiz.” ifadelerini kullanan Fatih Terim ve eşi Fulya Terim’in mutluukları gözlerinden okunuyordu. Burak Yılmaz girişte çok yakında evleneceğim diyerek herkesi şaşırttı. Düğün sonrası yaptığı açıklamada ise espri yaptım ama doğru insanı bulursam evlenmeyi çok isterim. Şuan öyle bir durum söz konusu değil sadece espriydi dedi. Rüya gibi bir düğünle dünya evine giren çift düğünün ardından after parti için Esma Sultan Yalısı’na geçtiler. Kendileri için özel olarak hazırlnanan eğlence için otelden ayrılan Volkan Bahçekapılı ve Buse Terim yaklaşık 250 kişinin katıldığı after partide doyasıya eğlenerek mutluluklarını dostları ile paylaştılar.AMK Spor
Irina Shayk'ın Elbisesi Podyumda Yırtıldı!
Roberto Bravo firmasının kendisi için tasarladığı kolyeyi tanıtan Shayk'ın derin göğüs dekoltesiyle dikkat çeken elbisesinin, bacaklarını örten tülünde yırtıklar olması izleyenlerin dikkatini çekti. Yıldız futbolcu Cristiano Ronaldo'nun sevgilisi Rus manken Irina Shayk, Antalya'da, bu yıl 18'incisi düzenlenen Dosso Dossi Fashion Show'da podyuma çıktı. Shayk, defilede üç ayrı elbise ve bir mücevher firmasının kendisi için tasarladığı bir kolyeyi tanıttı. Dünyaca ünlü Rus manken için Dosso Dossi'nın gerçekleştirildiği Antalya Expo Center'da 'Moda Değirmeni' adıyla sonbahar temalı özel bir podyum hazırlandı. Dosso Dossi defilesinin ilk mankeni olarak podyuma çıkan Irina Sahyk, podyumda ilk olarak Velvet markalı, yere kadar uzanan siyah bir elbise ve kırmızı ayakkabıları taşıdı. ELBİSESİNDEKİ YIRTIKLAR Shayk ikinci kez podyumda çıktığında üzerinde Roberto Bravo tarafından kendisine özel hazırlanan, firmanın Global Warming koleksiyonundan inci, renkli safir, pırlanta ve özel kesim yeşim taşları kullanılan kolye vardı. Dünyaca ünlü model podyumda taşıdığı kolyeden daha çok elbisesindeki yırtıkla dikkat çekti. Irina Shayk'ın derin göğüs dekoltesiyle dikkat toplayan elbisesi, bacaklarını örten tülün dikiş yerlerinden patlama yaptı. Patlamalar ön tarafta 5, arka tarafta 10 santimetreye yakın yırtık oluşturdu. SHAYK KAPANIŞI YAPTI Demet Akalın'ın mini konseriyle devam eden defilede Rus Model Irina Shayk, Delfin markasının jean tasarımlarıyla üçüncü kez podyumda yer aldı. Rus model, Sento Stefano markalı kıyafetle 4'üncü kez podyumda boy gösterdiğinde boyundan bağlı ve yine yerlere kadar uzanan, üzerinde tavus kuşu desenlerinin bulunduğu elbiseyi sundu. Shayk, bu elbisenin üzerine, Rus kadınlarının soğuk kış aylarındaki tercihi kalpak ve kaban alarak podyumda yürüdü. Diğer mankenler krem rengi bir koleksiyonla podyuma çıkarken Irina Shayk'ın tercihi kırmızıdan yana oldu. Shayk, defilesini seyircileri alkışlayarak ve öpücük atarak kapattı. Emre BAYLAN / ANTALYA (DHA)
Reklam