Görüş Bildir
Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio'da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

etiket Saliha Güner Bayrakdar Yazio: Adil Hayat: Lika Sendromu

Anasayfa > Yazio

Geçenlerde Instagram’da dolanıyordum. Eski bir modelin sayfasında gördüm onu. “Şu güzelliğe bak!” ifadeniz her ne ise onu söyleyin. Artık su gibi mi, afet gibi mi her ne ise… Kadınların bir çoğuna hayatı sorgulatacak derecede.

Neyse, açıklama kısmında bu güzelliğin 2017’de öldüğü yazıyordu. Her gün trafik kazalarında, savaşlarda, salgında, şurada burada yüzlerce kişi ölmesine rağmen bendeniz 2017’de ölen ve sadece birkaç fotoğrafını gördüğüm birinin ölümüne üzüldüm. Bu da ayrı bir saçmalık. Gerçi biz insanoğlu öyle değil miyizdir? Güzel birini kaybetmek, çirkin birini kaybetmekten daha acı verir. Güzel bir kız öldürülmüşse, daha az güzel birinin öldürülmesinden daha çok tepki gösteririz. Dünyada daha çok güzelliğe ihtiyacımız olduğundan mıdır nedir? Bilemem.

Ya da zengin biri öldüğünde daha çok kahırlanırız, fakir birinin ölümüne kıyasla. Fakir fakirdir, yirmi yıl daha yaşasa muhtemelen aynı hayatı yaşayacaktır. Zengin öyle midir ama? Daha henüz görmediği birkaç ülke daha vardır, hayal aşamasında olan birçok gerçekleştirilecek projeleri, giyemediği güzel giysileri, tadına bakamadığı birkaç tropik meyve vardır. Biz de üzülürüz işte henüz yapamadıklarına, sanki gramını yapmışız gibi…

Neyse! Gelelim Lika’ya.

Neyse! Gelelim Lika’ya.

Sordum arkadaşa “Kimdir bu Lika?” diye. 

Yaşadığı ülkenin bir dönem en güzel kadınıymış. Sinema sanatçısı imiş kendisi. 

“Kaç yaşındaydı öldüğünde?” diye sordum. 

50’li yaşlarındaymış. 

“Yaaa..” dedim üzülerek, “Çok da yaşlı değilmiş aslında. Neden öldü?”

Arkadaşım dedi ki: “Onun tek özelliği güzel olmasıydı. Başka hiçbir konu ile ilgilenemedi, kendini hiçbir şeyde geliştiremedi. Kafasını güzelliğine taktı, daha doğrusu kaybetmekte olduğu güzelliğine. Bu da onu hasta etti!” 

Hep düşünmüşümdür. Güzel bir kadının yaşlanması ile, toplumun belirlediği güzellik standartları dışında kalan bir kadının yaşlanması aynı dramatik etkiye sahip değildir. İnsanların bakışlarının değiştiğini görürsünüz. Önce hayranlıkla, sonra beğeniyle, sonra belki yaştan ötürü saygıyla bakışları… Ya da artık hiç bakmamaları. Böyle bir tanımlama var mı bilmiyorum, ama kendi teşhisimi koyuyorum: Lika Sendromu

Lika Sendromu’na hayatın adilliği olarak da bakabilirsiniz, adiliği olarak da… Ben adilliği tarafından bakanlardanım. Hayat size pek çok şey sunar: Güzellik, zenginlik, devasa bir aşk hikâyesi, başarı, huzur…

Kimilerine de bunları sunmaz. Zengin olup, hayatın anlamsız olduğunu düşünerek intihar eden insanlar var. Karşılığında maddi güce ulaşmak için umudu olan ve çalışan insanlar. Büyük aşk yaşayan ve bu aşkı kaybeden biri, hiç aşk yaşayamamış birinden çok daha acı çeker.

Muhteşem bir manzaraya nazır evi olan biri her gün aynı manzarayı görür ve muhtemelen bu manzarayı ayda bir gören birinden daha az haz alır vs. vs…

İşte hayatın adaleti buradır. Hayat; verdiğini alır, vermediği için de çok acı çektirmez. 

Yine de güzelliğin yazılara konu oldu Lika. Sen çok yaşa! Ve hatta eğer henüz biri keşfetmemişse “Lika Sendromu”na da adın verilebilir.

Acıya ve büyük trajedilere rağmen söyleyin bana kim zenginlik, güzellik ve başarı dolu bir hayat istemez!

İşte bu da insanın adiliği!!! Rahat batar bize. İlla çekeceğiz o acıyı…

Saliha Güner BAYRAKDAR

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?