article/comments
article/share
Haberler
Norveç Varlık Fonu’nun Sırrı: Bir Ülke Gelecek Nesilleri İçin Nasıl Dev Bir Servet Kurdu?

etiket Norveç Varlık Fonu’nun Sırrı: Bir Ülke Gelecek Nesilleri İçin Nasıl Dev Bir Servet Kurdu?

Petrol bulunca sevinip hemen harcamak yerine biz bunu torunlarımıza saklayalım diyerek dünyanın en büyük kumbarasını kuran Norveçlilerin bu dudak uçuklatan başarısına yakından bakıyoruz. Haydi detaylara geçelim...

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Petrolü bulunca çılgınca harcamak yerine fren yapmayı seçtiler.

Petrolü bulunca çılgınca harcamak yerine fren yapmayı seçtiler.

1960’ların sonunda Norveç Kuzey Denizi’nde petrol keşfettiğinde ülke bir anda ekonomik bir ilerleme yakaladı. Birçok ülke olsa hemen dev projelere, gösterişli yatırımlara ve kontrolsüz harcamalara girişirdi. Norveç ise tam tersini yaptı. Devlet, petrol gelirlerinin ekonomiyi şişirip kontrolden çıkarmasını istemedi. Çünkü ani zenginlik bazen ülkeyi güçlendirmek yerine ekonomik obeziteye sürükleyebiliyor. Tam da bu yüzden önce sakin olalım diyerek gelirleri doğrudan harcamak yerine uzun vadeli plan yapmaya başladılar.

Gelecek nesilleri düşünerek kurulan bu devasa fon esasında bir nevi ulusal emeklilik kumbarası görevini görüyor.

Gelecek nesilleri düşünerek kurulan bu devasa fon esasında bir nevi ulusal emeklilik kumbarası görevini görüyor.

Fonun resmi adı Devlet Emeklilik Fonu Küresel olarak geçiyor ve asıl amacı petrol bittiğinde Norveç halkının refahının düşmemesini sağlamak. Bugün fonda biriken para o kadar büyük ki Norveç’teki her bir vatandaş kağıt üzerinde birer milyoner sayılıyor. Siyasetçilerin bu paraya canı istediği gibi dokunma şansı yok çünkü çok katı harcama kuralları bulunuyor. Fonun sadece getirisiyle devlet bütçesindeki bazı açıklar kapatılıyor ama ana paraya asla el sürülmüyor. Böylece bugün doğan bir Norveçli bebek aslında doğuştan dev bir servetin ortağı olarak hayata gözlerini açıyor. Bu vizyon sayesinde ülke sadece bugünü değil önümüzdeki yüzyılları bile garanti altına almış durumda.

Dünyadaki hemen hemen her büyük şirketin ortağı oldukları için her yerden para akmaya devam ediyor.

Dünyadaki hemen hemen her büyük şirketin ortağı oldukları için her yerden para akmaya devam ediyor.

Norveç bu parayı yastık altında saklamak yerine Apple’dan Microsoft’a kadar dünya üzerindeki binlerce şirkete yatırım yapıyor. Dünyadaki tüm halka açık şirketlerin yaklaşık yüzde bir buçuk kadarı doğrudan bu fona ait. Yani siz internette gezindiğinizde veya bir kahve içtiğinizde aslında farkında olmadan Norveç halkına para kazandırıyor olabilirsiniz. Gayrimenkulden hisse senetlerine kadar çok geniş bir yelpazede yatırım yaptıkları için riskleri de minimuma indiriyorlar. Tek bir sektöre bağlı kalmadıkları için dünya ekonomisi sarsılsa bile fon bir şekilde ayakta kalmayı başarıyor.

Her önüne gelen şirkete yatırım yapmıyorlar ve çok katı etik kuralları uyguluyorlar.

Her önüne gelen şirkete yatırım yapmıyorlar ve çok katı etik kuralları uyguluyorlar.

Paranın büyüklüğü kadar bu paranın nereden geldiği ve nereye gittiği de Norveçliler için büyük önem taşıyor. Fonun bünyesinde çalışan özel bir etik konseyi her yatırımı kılı kırk yararak inceliyor. Çevreye zarar veren, silah üreten veya insan haklarını ihlal eden şirketler doğrudan kara listeye alınıyor. Eğer bir şirket etik standartlara uymazsa fon o şirketteki tüm hisselerini satıp ortaklıktan çekiliyor. Bu durum dünya çapındaki dev şirketlerin bile Norveç’in kara listesine girmemek için kendilerine çeki düzen vermesine neden olmakta.

Her şey o kadar şeffaf ki isteyen her vatandaş internete girip paranın kuruşu kuruşuna nerede olduğunu görebiliyor.

Her şey o kadar şeffaf ki isteyen her vatandaş internete girip paranın kuruşu kuruşuna nerede olduğunu görebiliyor.

Bu kadar büyük bir paranın olduğu yerde yolsuzluk olur mu diye düşünüyorsanız Norveç’te bu işler pek öyle yürümüyor. Fonun internet sitesine girdiğinizde hangi saniye ne kadar para kazanıldığını ve yatırımların durumunu anlık olarak takip edebiliyorsunuz. Gizli saklı hiçbir iş çevrilmediği için halkın yönetime ve fona olan güveni her zaman en üst seviyede kalıyor. Yöneticilerin maaşlarından yapılan hatalara kadar her detay kamuoyuyla dürüstçe paylaşılıyor. Haliyle de şeffaflık kültürü sayesinde fonun geleceği siyasi çekişmelerin veya kişisel çıkarların kurbanı olmaktan kurtuluyor. Demokrasinin ve dürüstlüğün bir ülkeyi nasıl zenginleştirebileceğinin en somut kanıtı diyebiliriz.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Siyasetçilerin elini kolunu bağlayan o meşhur yüzde üç kuralı sayesinde paralar güvende kalıyor.

Siyasetçilerin elini kolunu bağlayan o meşhur yüzde üç kuralı sayesinde paralar güvende kalıyor.

Norveç hükümetleri bu devasa kaynaktan canları her istediğinde istedikleri kadar para çekemiyor. Yıllık devlet bütçesine sadece fonun beklenen gerçek getirisini yani yaklaşık yüzde üçlük kısmını aktarma izinleri bulunuyor. Bu katı kural ekonominin aşırı ısınmasını engellerken aynı zamanda ana paranın sonsuza kadar korunmasını sağlıyor. Seçim dönemlerinde halka şirin görünmek için bol keseden harcama yapmanın önüne bu şekilde geçiliyor. Disiplinli davranmak kısa vadede bazen sıkıcı olsa da uzun vadede ülkeyi her türlü küresel krizden koruyor.

Sadece kağıt üzerinde değil dünyanın en lüks caddelerinde de mülk sahibi olarak kira topluyorlar.

Sadece kağıt üzerinde değil dünyanın en lüks caddelerinde de mülk sahibi olarak kira topluyorlar.

Fon sadece borsadaki hisse senetleriyle yetinmeyip dünyanın en prestijli şehirlerindeki gayrimenkullere de devasa yatırımlar yapıyor. Londra’daki ünlü Oxford Street veya Paris’teki Champs Elysees gibi yerlerde birçok binanın gizli sahibi aslında Norveç halkı. Bu sayede dünyanın en pahalı dükkanlarından her ay düzenli ve yüksek kira geliri elde ediliyor. Gayrimenkul yatırımları hisse senedi piyasalarındaki ani dalgalanmalara karşı güvenli bir liman görevi görüyor. Elinizde dünyanın en değerli noktalarından somut tapular olması yatırımcı psikolojisini her zaman rahatlatan bir unsur. Norveçliler bu stratejiyle küresel emlak piyasasının da en büyük ve en sözü geçen oyuncularından biri haline geldi.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
Kendime popüler kültür ve televizyon dedektifi diyebilirim. Televizyon ve sinemanın mutfağında yer almayı da bir o kadar seviyorum. 2019 yılından bu yana da Onedio’da ilişkiler, teknoloji, müzik ve popüler kültür odaklı içerikler üretiyorum. Yazarken sadece bilgi aktarmaktan ziyade okuyucunun kalbine dokunacak bir his bırakmayı önemsiyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın