Kavraması Çok Basit Olsa da Üzerinde Uzlaşması Zor Uzay Yolculuğu Fikri: Bekleyiş Denklemi

14PAYLAŞIM

Bir gün otobüs durağında bekliyorsunuz, otobüsünüz hep geldiği zamana göre gecikiyor. 45 dakika sonra işte olmanız lazım ve bir sonraki otobüs de bir saatten önce gelmeyecek. Şimdiki otobüs için beş dakika daha bekliyorsunuz, fakat hala gelmiyor. 

İşe yürüyerek giderseniz, tam zamanında ofiste olacaksınız; fakat siz yürürken otobüs yanınızdan geçip gidebilir ve ofisin önüne sizden 10-15 dakika önce bile varabilir. Beklerseniz de sefer iptali vb. nedenlerle hiç gelmeyebilir ve bir sonraki otobüse binmek zorunda kalıp işe geç kalabilirsiniz.

Ne yaparsınız?

Beklerim
Yürürüm

Bu sorunun konumuzla alakasını henüz çözemediyseniz, ancak sorudaki ikilemi anlayıp üzerine düşünmeye başladıysanız, aslında konuya da hakim oldunuz demektir.

Uzay yolculuklarının artık hayal olmaktan çıktığı bu devirde, "Bekleyiş Denklemi" adlı fikir, önce fizikçi Robert L. Forward tarafından ana hatlarıyla, sonra da Andrew Kennedy tarafından daha derin bir matematiksel analizle ele alınmış.

Yıldızlararası, hatta galaksiler arası uzay seyahatleriyle ilgili olan fikrin incelediği şeyi anlamak için şu basit senaryoya bir göz atalım.

Bir gün uzay geminizle 300 yıllık bir yolculuğa çıkıyor ve çok uzak bir yıldıza doğru yol alıyorsunuz (dondurulduğunuz için ölme durumunuz yok). 300 yıl sonra yıldızın yörüngesindeki hedef gezegene ulaştığınızda, sizi Dünya'dan bir ekip karşılıyor.

Büyük bir şaşkınlık içerisinde bunun nasıl olduğunu soruyorsunuz.

Gezegendeki ekibin cevabı ise şu oluyor: "Siz yolculuğa başladıktan 200 yıl sonra gelişen teknolojimiz sayesinde bu gezegene 50 yılda gelebilecek hızda bir uzay aracı üretildi. Yola çıktık ve sizin yolculuğunuzun 250. yılında buraya ulaşmış olduk. 50 yıldır da burada çalışmalar yürütüyoruz, hoşgeldiniz!"

Bu noktada artık olaya tamamen hakim olmuş ve tartışmalara konu olan kısmı anlamışsınızdır.

Özetle "Bekleyiş Denklemi"nin ortaya attığı kompleks tartışma şu şekilde: "Hedef gezegene ulaşacağımız süre içerisinde, teknolojinin hızla gelişip çok daha yüksek hızlarda uzay araçları üreteceğini öngörüyorsak, ve bu nedenle yola sonradan çıkan ekip ilk ekipten önce hedefe varacaksa, ilk yolculuğu hiç yapmayıp beklemek daha mantıklı değil mi?"

Üstelik tek bilinmezlik, bu tartışmada mantıklı kararın ne olup olmadığı değil.

Çünkü bir başka sorun da, teknolojinin ne hızla geliştiğinden yola çıkarak, seyahate başlamak için en optimum tarihi belirlemekte yatıyor. İşte matematiksel analizlerin devreye girdiği nokta bu. 

Robert Forward'a göre, eğer bir uzay yolculuğu 50 senede tamamlanamayacaksa, hiç başlamamalı. Çünkü o 50 sene içerisinde gelişecek teknolojiyle, 30. senede yola çıkan ikinci bir uzay aracı 15 senede o hedefe ulaşıp, ilk ekipten daha hızlı şekilde hedefe ulaşmış olabilir (45. senede gezegende olacakları için).

Günümüz dünyasında bu denli ince hesaplara girilmeyeceğini düşünebiliriz.

Böyle bir uzay seyahati fırsatı söz konusu olduğunda, hiçbir ülkenin politikacıları sükse yapma fırsatını kaçırmayacak ve anında projeyi gerçekleştirecektir. Sonuçta 500 yıl sürecek bir uçuş için, 300 yıl sonra gelişen yeni bir teknolojiyle başka bir ülkenin daha önce o gezegene varması, 300 yıl yaşamayacak politikacılar için çok da önemli değildir.

Fakat ya daha kısa süreli zamanlardan bahsediyorsak?

Örneğin 2020'de yola çıkarsa 2045'te hedefe ulaşacak, 25 yıl sürecek bir insanlı yolculuk yapılmalı mı? Rakip ülkelerin 2035'te ulaşmasının öngörüldüğü teknolojik seviyeyle süreyi beş seneye indirip 2040'ta o gezegene varma ihtimali göz ardı edilmeli mi?

İşte bu soru, karar vericilerin kafasını bir hayli zorlayıp, stratejik bir zamanlama yarışı yaratabilir gibi duruyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
selot

bize en yakın galaksi 2.2 milyon ışık yılı uzaklıkla Andromeda. evrenin birinci kanunu, bu evrendeki hiçbir şey ışık hızını geçemez. yani benim anlamadığım bu bekleyiş denklemi ile nereye varılıcak ? zaten hiçbir teknoloji ile mümkün değilki, gelecektekilerle de mümkün olmayacak. bu arada fizikçi değilim cidden olayın mantığını anlamadığım için sordum.

altair

Aslında Andromeda bize en yakın galaksi değil. Örneğin 42 bin ışık yılı ötemizde Canis Major galaksisi bulunuyor, bunun gibi onlarca galaksi daha var Andromeda'dan yakın olan. 42 bin ışık yılı da hala çok, ancak yaşam için galaksiler arası yolculuk yapmak zorunda da değiliz, 100 ışık yılından daha yakın mesafede yaşam barındırabilecek bir çok gezegen mevcut. Son olarak da ışık hızını geçmeden, şu an için mümkün olmasa da teoride solucan delikleri yapabilip Andromeda'ya bile 50 ışık yılında gitmemiz mümkün olabilir çok uzak bir gelecekte. Yani aslında şu an için kritik olmasa da, 500 yıl sonraki insanlar için önemli bir konu olabilir bu denklemin önermeleri.

bykzlt

Laboratuvar ortamında ışık hızı 300 kat aşıldı geleceğin ne getireceğini bilemeyiz.

selot

@Kzlt hiçbir madde, element, nötron, molekül vs ışık hızını hiçbir ortamda geçemez. çünkü bu evrende hiçbir şey ister bilinmeyen bir varlık tarafından yaratılmış olsun, istersen yokluktan varolsun, istersen insan! yapımı olsun, bunları hiçbiri hiç bir şekilde ışınğın saniyede aldığı yoldan hızlı yol katedemez. hee sen Antonio Ereditato'nın nötrinoları (kütlesi olmayan temel parçacıklar) saniyede 300 bin km olan ışık hızından 60 nanosaniye daha hızlı göndermeyi başarmasından bahsediyorsan açıkçası pek saymıyorum. çünkü nötrinoların normalde de hızları zaten ışık hızına yakındır ,elektriksel yükü sıfır olan ve maddelerin içinden neredeyse hiç etkileşmeden geçebilen temel parçacıklardandır. o yüzden söz konusu bu deney Einstein 'ın ışık hızıyla ilgili ileri sürdüğü kuramını ve bu kuramın şuan evrenin kanunu olarak tüm fizikçiler tarafından kabul edilmesini çürütememiştir.

selot

@eraykaşıkçı öncelikle 100 ışık yılından daha yakın olan bütün cüce gezegenleri, normal gezengenleri ve süper dünyaları incelediler hiçbirinde yaşam veya yaşama elverişli ortam gözlemleyemediler. ikincisi solucan deliği dediğin şey küçük bi kara deliğin takendisi. maalesef bi insanın yada insan yapımı bir aletin uzayda kara delik meydana getirmesi mümkün değil. bir kara deliğin oluşabilmesi için super novası yaşlalaşan bi yıldızın çekirdeğinin kendi içine çökmesi gerekir. kara deliklerin çekim kütlesi ultra olup civarındaki butun gezegenleri fln yuttuğunuda hesaba katarsak onun içine girip çıkmamız pek olası gözükmüyor. bunların hepsi teoriden ibaret kalıyor.

bykzlt

O zaman Werner Heisenberg belirsizlik teorisine göre de hiç bir parçacığın hızını ve konumunu aynı anda sonsuz hassaslıkla ölçemeyiz. Birini ne kadar kesin bilirsek diğeri o kadar belirsiz olur. Bunu içeriğe uyduracak olursak teknolojinin gelişip yolcuğu daha minimum sürelere indireceğinin de bir kesinliği yok. Bekleme yapma devam et. :)

lucidum

Sen bu işlere heeeç karışma elinin hamuruyla, light erkek!

bykzlt

:)) mağaza önlerinde beklemekten hamura dönenler gibisin, düş yakamdan lan düş

lucidum

Sen var ya, taş fırın erkeğine nasıl böyle diyebiliyorsun hayret ederim. Sen lightı bırak, çavdar erkeği oldun yahu!

aliguven

Ortada düşünecek bir durum yok. Eldeki teknoloji ile yola çıkarsın. Teknolojin gelişince bir daha yola çıkarsın. Teknolojinin hiç gelişmemesi ihtimali de var. Ayrıca sen düşük teknolojiyi hiç kullanmazsan nasıl daha iyisini üreteceksin? Adım adım bu işler.

l0ki

o bekleyiş bitmezki ozaman aga

badcatsero

her zaman daha iyisi daha hızlısı çıkacaktır beklersek hiç gidemeyiz... hoş bizi ilgilendiren bi mesele değil çok şükür daha gitmişliğimiz yok

Görüş Bildir