İskandinavların Evde Mutluluk ve Huzur Yaratma Aracı "Hygge" Felsefesi Nedir?
Bazı kelimeler vardır, tam çevrilmez ama hissedilir. Hygge de tam olarak böyle bir şey. İskandinavların hayatına sinmiş bu felsefe; pahalı dekorasyonlar, kusursuz evler ya da gösterişli sofralarla ilgili değil. Peki, neyle ilgili?
Merak ettiysen seni içeriğimize alalım👇🏻
1. İstersen buradan başlayalım... Hygge tam olarak ne demek?
Hygge; kısaca sıcaklık, huzur, sadelik ve güven hissi yaratma sanatı diyebiliriz. Hayatı biraz yavaşlatmak, küçük şeylerden keyif almak ve bulunduğun ortamda kendini iyi hissetmek şeklinde de ifade edilebilir.
2. Hygge denince akla ilk gelen şeylerden biri evdir.
Ev, sadece uyunan bir yer değil; insanın kendini toparladığı, dinlendiği ve hayata yeniden bağlandığı bir alan gibi olmalıdır. Çünkü hygge, “evim dergi kapağı gibi olsun” demez. “Evim bana iyi gelsin” der.
3. Hygge felsefesinin en sevilen parçalarından biri de ışık meselesidir.
Sert, beyaz ve göz yoran ışıklar yerine; daha yumuşak, daha sıcak ve huzurlu ışıklar tercih edilir. Çünkü bir mum yakmak, abajur kullanmak ya da akşam saatlerinde ışığı biraz kısmak ortamın havasını hemen değiştirir. Çünkü ışık, sadece odayı değil, ruh halimizi de etkiler.
4. Gösterişten uzak, sade ama içten sofralar...
Hygge sofralarında “her şey kusursuz görünsün” telaşı yoktur. Daha çok, insanların bir araya gelip gerçekten sohbet ettiği, yemeğin aceleye gelmediği ve herkesin kendini rahat hissettiği sofralar vardır.
Önemli olan yemeğin lüks olması değil, o yemeğin etrafında kurulan bağdır. Masada kahkahalar varsa, içten bir sohbet dönüyorsa ve kimse telefonuna gömülmemişse, o sofra zaten yeterince hygge’dir.
5. Hygge, mutluluğu büyütmez; küçük anların içinden çıkarır.
Hygge biraz da hayatın küçük güzelliklerini kaçırmamayı öğretir. Çünkü çoğu zaman mutluluğu büyük olaylara bağlarız: tatil, terfi, yeni eşya, büyük planlar…
Yeni yıkanmış çarşafların kokusu, sevdiğin şarkının denk gelmesi, sabah kahvesinin ilk yudumu, yağmur sesi, temizlenmiş bir oda, dosttan gelen kısa bir mesaj… Bunlar küçük gibi görünür ama insanın gününü yumuşatır.
6. Evde kendine ait bir huzur köşesi oluşturmak.
Herkesin evinde kendini iyi hissettiği küçük bir alan olabilir. Bu bir koltuk köşesi, pencere önü, çalışma masasının bir tarafı ya da sadece yatağın kenarı bile olabilir. Amaç şık görünmesinden çok, sana “burada rahatım” dedirtmesi.
7. Teknolojiden biraz uzaklaşmak...
Hygge’nin ruhunda yavaşlamak vardır. Ama telefonlar, bildirimler, sosyal medya ve sürekli bir şey kaçırıyormuşuz hissi bu yavaşlamayı zorlaştırır. Bu yüzden hygge anlarında telefonu biraz kenara koymak çok iyi gelir. Bir akşam yemeğinde ekranlara bakmadan sohbet etmek, film izlerken aynı anda sosyal medyada kaybolmamak ya da yatmadan önce birkaç sayfa kitap okumak bile insanı daha sakin bir hale getirir.
8. Hygge’nin olmazsa olmazlarından biri de konfordur.
Dar, rahatsız, sürekli düzeltilmesi gereken şeyler yerine; insanın içinde rahatça nefes aldığı parçalar daha önemlidir. Yumuşak bir hırka, kalın çoraplar, pamuklu pijamalar, battaniyeler, minderler… Çünkü bu felsefede ev, kendini kasman gereken bir yer değil; tam tersine, omuzlarını düşürüp rahatlayabileceğin bir alan olmalıdır.
9. Hygge sadece yalnız kalmakla ilgili değildir. Sevdiklerinle geçirilen sade ama samimi zamanlar da hygge’nin önemli bir parçasıdır.
Büyük organizasyonlara, kalabalık davetlere ya da aşırı hazırlıklara gerek yok. İki yakın arkadaşla yapılan uzun bir sohbet, aileyle oynanan basit bir oyun, sevdiğin biriyle sessizce film izlemek bile hygge olabilir.
Burada mesele kaç kişi olduğumuz değil; o anın içinde gerçekten var olup olmadığınızdır.
Evinde bu felsefeyi yaşamak istiyorsan işe çok basit adımlarla başlayabilirsin:
Akşamları sert ışık yerine daha sıcak ve yumuşak ışık kullan.
Sevdiğini bir kupayı, battaniyeyi veya kokuyu günlük rutine dahil et.
Haftada bir akşamı telefonsuz, sakin bir ev akşamına ayır.
Kendine küçük bir okuma, dinlenme veya kahve köşesi oluştur.
Sofrada mükemmelliği değil, samimiyeti önemse.
Evine seni yoran değil, sana iyi gelen eşyalar koy.
Hepimizin biraz yavaşlamaya, biraz sadeleşmeye ve evde gerçekten huzur bulmaya ihtiyacı var!
Modern hayat bizi sürekli daha fazlasını istemeye iterken, hygge biraz durup “ben şu an neyle iyi hissedebilirim?” diye sormayı öğretiyor. Belki de bu yüzden bu kadar seviliyor.
Peki, sen hygge felsefesini sevdin mi? Yorumlarda buluşalım 👇🏻
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın