Görüş Bildir

İnsanlığın En Büyük Hayallerinden Biri: Karşınızdakinin Zihnini Okuyabilseydiniz, Ne Olurdu?

Haberler
> İnsanlığın En Büyük Hayallerinden Biri: Karşınızdakinin Zihnini Okuyabilseydiniz, Ne Olurdu?

Yıllardır zihnimizi, fikirlerimizi kontrol edecek makineler, cihazları biraz da korkuyla bekledik. Artık beklemeye gerek kalmadı, ABD'de MIT Medya Laboratuvarı AlterEgo adını verdiği zihin okuma cihazıyla konuşmadan, sadece düşünerek iletişim kurabileceğimiz bir deneyim vaadediyor, sorular da beraberinde geliyor.

İnsanlık tarihinde hangi anda ortaya çıktığını kestiremediğimiz şekilde karşımızdakinin bize söylemediklerini öğrenmeyi istiyoruz.

İnsanlık tarihinde hangi anda ortaya çıktığını kestiremediğimiz şekilde karşımızdakinin bize söylemediklerini öğrenmeyi istiyoruz.

Yalan makineleriyle en azından doğruyu duyup duymadığımızı teşhis ederken daha da ileriye gidip hipnoz yöntemiyle zihnimizin derinlerinde yatan o 'asıl' fikirlerin köküne ulaşmaya çalışılıyor. Heyecanımızın her daim canlı olduğu bu mevzuya son noktayı koymaya hazırız.

Aslında içinizden konuştuğunuzda yanıtlayan bir garip dosttan bahsediyoruz.

Aslında içinizden konuştuğunuzda yanıtlayan bir garip dosttan bahsediyoruz.

Fakat yaşanan bir zihin okuması değil, subvocal speech adı verilen, içimizden konuşuyor olsak yahut sadece düşünüyor olsak bile zihinsel sürecimizin bedensel yansımalarının ölçümüyle gerçekleşiyor.

Korkacak bir şey yok. Yoksa var mı?

Nasıl artırılmış gerçeklik gittikçe gelişiyorsa AlterEgo projesinin başında yer alan Arnav Kapur, geliştirdikleri cihazı "artırılmış zeka" olarak tanımlıyor.

Nasıl artırılmış gerçeklik gittikçe gelişiyorsa AlterEgo projesinin başında yer alan Arnav Kapur, geliştirdikleri cihazı "artırılmış zeka" olarak tanımlıyor.

Cihaz kulak nahiyesinden başlayarak çeneye temas ederek konumlanıyor, bu bir tasarım hilesi yahut basit bir tesadüf değil.

Konuşmadan hemen önce bu tasarı beynimizden ağzımıza iletilirken oluşan titreşimleri ölçmek için!

Herhangi bir ses çıkarmadığımız durumda sinyaller ağzımıza ulaşsa da konuşmaya yetecek yoğunluğa sahip olmuyor. Yine de AlterEgo'nun ölçebileceği seviyede bu sinyaller.

Günün sonunda biz onunla konuşuyoruz, o bizimle konuşuyor fakat tek bir kelime bile edilmiyor.

MIT Medya Laboratuvarı bu cihazın sohbetle sonlanmayacağını da belirtiyor, tek kelime etmeden yaşayacağımız günler yakın.

MIT Medya Laboratuvarı bu cihazın sohbetle sonlanmayacağını da belirtiyor, tek kelime etmeden yaşayacağımız günler yakın.

Ürünün entegrasyonuyla televizyonumuzu ve diğer elektronik cihazları konuşmadan, sadece düşünerek kumanda edebileceğiz. AlterEgo bu ütopik fikri bir cihaza indirgeyerek bize yeni bir dünyanın kapısını açma iddiasında.

15 kişi üzerinde denemeleri sürüyor, düşünceleri algılama oranı 92% ve itiraf edelim ki hiç fena değil.

Kemik iletimli sesleri daha iyi analiz ederek algılama oranı arttıkça bu akademik ürünün bir gün ticarileşeceğini varsaymak zor değil. Peki bahsi büyütelim, gittikçe küçülerek kulaklıklara entegre olması işten bile değil.

Google ve Apple'ın sesli/görüntülü asistanlarıyla kolaylaştırdığı makinelerle iletişimimizin bu gelişmeyle bir çağ mı atladığı yoksa sisli bir yola mı girdiği tartışmaya açık.

Google ve Apple'ın sesli/görüntülü asistanlarıyla kolaylaştırdığı makinelerle iletişimimizin bu gelişmeyle bir çağ mı atladığı yoksa sisli bir yola mı girdiği tartışmaya açık.

Tüm düşüncelerimizin bizi harekete geçirmediği bir gerçek. MIT Medya Laboratuvarı'nın öngördükleri üzerinden gidelim, bir anda televizyonda kanalı değiştirmeyi istesek de çoğu zaman bundan bilinçli olarak vazgeçeriz. Peki tüm kararlarımızı anlık uygulayan bir yardımcı, sık sık değişen kararlarımızı hayata geçirerek deneyimimizi mahvedebilir mi?

Şimdilik bu sorular farazi, yine de sormaktan geri durmuyoruz.

Doğmamış cihaza distopya yakıştıralım, biraz daha detaylı düşünelim.

Doğmamış cihaza distopya yakıştıralım, biraz daha detaylı düşünelim.

İnternete bağlı olacak bu cihazın tam kontrolünün bizde olduğu fikri kulağa hoş gelse de bir durup düşünelim, söylediklerimizi kontrol alırken bile zorlandığımız kimi durumlarla karşılaşıyorken düşüncelerimizin isteğimiz dışında kayıt altına alınması 'düşünce suçu' kavramının tam anlamıyla genişlemesinin önünü açabilir mi?

Bu ihtimalleri geleceğe erteleyelim ve gelişmenin heyecanını yaşayalım.

Bu ihtimalleri geleceğe erteleyelim ve gelişmenin heyecanını yaşayalım.

Ülkemizde ne zaman test edeceğiz kestiremiyoruz fakat sormadan da edemiyoruz: Siz hayatınızın hangi noktasında böyle bir yardımcının olmasından mutlu olurdunuz?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
166
108
80
24
18
16
6
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
observer

"düşünmeden konuşma" diye boşuna demiyorlar, aklımızdan binbir türlü kırıcı alçaltıcı utandırıcı haksız düşünce geçebiliyor her an, uygun olanını süzüp söyle... Devamını Gör

MustafaÇ

Ben söyliyim,kulaktan dolma bilgilerle gazla bile millet birbirini öldürüyor böyle bir şey olsa insanlığın sonu olurdu

Tüpçü Fikret

Bu kadar teknoloji bana fazla köyüme dönme hakkımı kullanmak istiyorum asdfghjdsfds