Çocuğunuz Aynaya Küsmesin! Ergen Çocuklarda Özgüven İnşası ve Beden Olumlama Nasıl Yapılır?
Ergenlik evin içinde bazen küçük bir reality show başlatır. Bir bölümde saçlar başrolde olur diğer bölümde sivilce beklenmedik konuk oyuncu olur. Finalde de dolaptaki hiçbir şey güzel durmaz. Aynanın karşısında geçirilen süre uzar, odadan bağırarak gelen sorular artar, sosyal medyada da arka fonda sürekli kusursuz görünmelisin algısıyla karşı karşıya kalabilir. Tam da bu yüzden ergenlikte özgüven konusu sadece kendini beğeniyor mu meselesi değildir. Çocukların değişen bedenleriyle kavga etmeden kendilerine daha şefkatli bakmayı öğrenmesi gerekir. İşte bu yolculukta nasıl adım atmak gerekir hep birlikte bakalım!
Kilo aldın mı cümlesi masum görünür ama kalpte yankı yapabilir.
Ergenlikte bedenle ilgili en küçük yorum bile çocuğun zihninde uzun süre yankılanabilir. Bu yüzden kilo, boy, sivilce, saç ya da kıyafet üzerinden yapılan şakalar sandığımız kadar masum olmayabilir. Zayıflamışsın, daha iyi olmuşsun gibi cümleler bile güzelliği kiloyla eşleştirebilir. Bunun yerine bugün çok enerjik görünüyorsun, bu renk sana çok yakışmış ya da özgüvenli duruyorsun gibi daha destekleyici cümleler tercih edilebilir. Böylece çocuk değerinin tartıdaki rakama ya da aynadaki görüntüye bağlı olmadığını daha kolay hisseder.
Sosyal medya canavar değil ama filtresiz de değil.
Ergen bir çocuğa sosyal medyaya bakma demek çoğu zaman pek işe yaramaz hatta bazen merakı daha da artırır. Onun yerine gördüğü içerikler hakkında konuşmak daha faydalı olabilir. Sence bu fotoğrafta filtre var mı, bu görüntü gerçek hayat gibi mi duruyor benzeri sorular çocuğun gördüklerini sorgulamasına yardımcı olur. Böylece sosyal medya gizli gizli kıyas yapılan bir alan olmaktan çıkar üzerine konuşulabilen bir konu haline gelir. Önemli olan telefonu elinden almak değil zihnine küçük bir gerçeklik filtresi eklemektir.
Aynayla kavga başladığında sadece görüntüyü değil duyguyu da konuşun.
Çocuğunuz bugün çok kötü görünüyorum dediğinde konu sadece saç, sivilce ya da kıyafet olmayabilir. Bazen o cümlenin altında arkadaş baskısı, beğenilmeme korkusu ya da sosyal medyada görülen kusursuz görüntüler vardır. Bugün bunu düşündüren bir şey mi oldu diye sormak yok canım güzelsin ya da yakışıklısın demekten daha etkili olabilir. Çünkü çocuk çoğu zaman dış görünüşünden önce anlaşılmaya ihtiyaç duyar.
Hata yapınca dünyanın sonu gelmiyorsa özgüven orada büyür.
Ergenlikte küçük hatalar bile çocukların gözünde dev bir felaket gibi görünebilir. Sınavdan düşük almak, arkadaşla tartışmak ya da bir ortamda yanlış bir şey söylemek onların dünyasında çok fazla şey ifade edebilir. Bu yüzden evde hataların konuşulabilir olması çok önemlidir. Ne öğrendin, bir dahaki sefere neyi farklı yapabilirsin gibi sorular çocuğa hatanın karakter kusuru değil gelişim parçası olduğunu göstermenin en iyi yollarından biridir.
Kıyas düğmesine basmayın o düğme zaten sosyal medyada fazlasıyla açık.
Bak kuzenin ne kadar çalışkan, arkadaşın ne güzel konuşuyor, o senden daha sosyal gibi cümleler kuruyorsanız yanlış bir yoldasınız. Ergen çocuk bunu ben olduğum halimle yetmiyorum diye okuyabilir. Onun yerine çocuğu kendi dünkü haliyle karşılaştırmak daha sağlıklıdır. Geçen ay bu konuda daha çok zorlanıyordun şimdi daha iyi gidiyorsun gibi cümleler hem gelişimi gösterir hem de özgüveni incitmez.
Özgüveni sadece güzel-yakışıklı övgüsüyle beslemeyin.
Tabi ki çocuğunuza güzel ya da yakışıklı olduğunu söylemek hoş olabilir. Ama özgüveni sadece dış görünüşten beslemek onu biraz tek ayaklı masa gibi yapar en ufak sarsıntıda dengesi bozulabilir. Bu yüzden çabasını, mizahını, merakını, cesaretini, iyi kalbini ve üretkenliğini de fark ettiğinizi gösterin. Bugün pes etmedin bunu çok sevdim, arkadaşına destek olman çok değerliydi ya da fikrini savunman hoşuma gitti gibi cümleler çok daha sağlam bir özgüven zemini oluşturur. Çocuk böylece sadece iyi göründüğünde değil kendisi olduğunda da değerli olduğunu bilir.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!


Yorum Yazın