Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Bilimin İnsanlar İçin Ne Kadar Anlamlı İşlerle Uğraştığını Gösteren Biyonik Olimpiyatları

-

Sanıyorum Cybathlon Olimpiyatları hakkında konuşmamızın vakti geldi. Zira, dünyada henüz ilki gerçekleşmiş ve daha önce de Onedio'da tanıtımı yapılmış bu Bionic Olimpiyatları'nın önemi, ülkemizde maalesef pek algılanmadı. 

Halbuki, arka planda işleyen teknolojileri henüz duymamış ve fiziksel engeli bulunan pek çok insan için güzel haberler getirmekteydi. Bu yüzden, bilimin insan hayatı için ne kadar anlamlı işlerle uğraştığını, olimpiyatlarda görev almış bir PhD öğrencisi olarak aktarıyorum.

Nedir bu Cybathlon?

Cybathlon, ETH Zürih Üniversitesi tarafından düzenlenen ve fiziksel engeli bulunan atletlerin bionic robot teknolojisini kullanarak engelleri aşmaya çalıştıkları, altı disiplin barındıran bir Olimpiyat; kısaca Biyonik Olimpiyatları. Teknolojinin yaşam kalitesine olan katkısını göstermek için 8 Ekim 2016 tarihinde, 25 ülkeden 73 atlet ve 400 teknik elemanın katılımıyla, 5000 seyirci kapasiteli bir arenada gerçekleştirildi.

Şu biyonik meselesini biraz açsak diyorum

Biyonik, mühendislik problemlerini çözmek ve teknolojik tasarımlar oluşturmak için doğadaki biyolojik sistemleri inceleyip onlardan faydalanma yöntemidir. Doğanın teknoloji için örnek alınmasıdır.

Paralimpik varken Biyonik Olimpiyatları da nereden çıktı?

Cybathlon Bionic Olimpiyatları, önceden duymuş olabileceğiniz Paralimpik Olimpiyatlarından biraz farklılık gösteriyor. Aslına bakarsanız, fiziksel engeli bulunan katılımcı atletler iki olimpiyat türünde de yarışabiliyorlar. Hatta öyle ki, bazıları bu yıl Rio’dan çıkıp Zürih’e geldiler. 

Paralimpik’teki atletler, motorize olmayan (elektrik ve şarja ihtiyaç duymayan), destekleyici yapay uzuvlar kullanarak bir spor dalında başarılı olmaya çalışırlar. Cybathlon’daki amaç ise bu atletlerin günlük hayatlarında karşılaşabilecekleri zorlukları robotik cihazlar ve protezler ile aşmasıdır. 

Dolayısıyla, daha günlük sorunları hedef alan; atletlerin kadar teknolojiyi geliştiren teknik ekibin de teknoloji performansını ölçen bir organizasyon oluyor. Bu teknolojileri de altı disipline ayırıp takımları birbirleriyle yarıştırıyor. Gelin bunları teker teker inceleyelim.

Brain-Computer Interface (BCI) | Beyin-Bilgisayar Arayüzü Yarışı

Kabul; henüz Mel Gibson amcamızın ‘Kadınlar Ne İster’ filmindeki gibi detaylı bir akıl okuması yapamasak da BCI teknolojisiyle beyin sinyallerini ölçmek epeydir mümkün. Bildiğiniz üzere beynimiz, vücudun gerçekleştireceği hareketler için sinir sistemimiz aracılığıyla komutlar verir. BCI’ı geliştirenler de, “Yahu onca sinyal akıyor, neyin nereden nereye gittiğini bilmiyoruz.” serzenişiyle bu sinyallerin beyindeki kaynağını keşfediyorlar. Sinyalleri saptamak için kafanın üstüne -en basit ifadeyle- ‘sensör dolu bir bere’ gibi takılan ve elektroensefalografi (EEG) yönteminin kullanıldığı cihazlar geliştirmekteler. Hatta algılanan sinyallerin üzerine eklenen mühendislikle robotların hareket kontrolüne çoktandır başlanmıştı bile. 

Ancak böylesine bir teknoloji, olimpiyatlarda ilk defa deneneceğinden işler sağlama alındı ve BCI’ın kapasitesi sanal bir oyunda denendi. Boyundan altı felçli atletler, kendileri için tasarlanan bu ‘bere’ ile bir PC oyunu içinde beyin komutlarıyla hareket ettirdikleri sanal oyuncuları yarıştırdılar.

Functional Electrical Stimulation (FES) | İşlevsel Elektrikli Uyarım Bisikleti

Toplumda maalesef, belirli bir uzvu üzerinde kontrolü olmayan insanlar için bu uzuvlarını komple yitirdiklerine dair yanlış bir algı var. Mesela belden altı felçli bir birey, sadece sinir sistemindeki bir hasardan dolayı alt bölgesindeki iskelet yapısı üzerindeki kontrolünü kaybetmiş olabilir. Ancak kaslar ve kemikler, vücut tarafından kan damarlarıyla beslendiği için yaşamlarını sürdürmektedir. Bu yüzden, FES tekniğinde olduğu gibi, cilde yerleştirilen elektrotlar ile kas demetlerine akımlar gönderip bu uzuvlar tekrar etkinleştirilebilirler. Elektrik akımı belli seviyede, belli ritimlerle, belli kas demetlerine verilince uzvun hareketi sağlanabilir.

Bu temel bilgiyle yola çıkan Cybathlon organizatörleri de FES teknolojisini bisiklet üzerinde denedi. Tüm vücudu veya belden altı felçli olan atletler yapay olarak uyarılan bacak kaslarıyla pedal çevirdiler ve arena pistinde, dayanıklılıklarına göre kasa uygulanan akım güçlerini de kendileri ayarlayarak birbirleriyle yarıştılar.

Powered Exoskeleton | Mekanik Dış İskelet

Exoskeleton, anne sütünden sonra insanlığa en faydalı şey olmaya aday adayı olabilir. Bakın abartmıyorum. Sadece felçli bireyler için değil, sağlıklı bireyler için de harika bir teknoloji. Tanım itibariyle exoskeleton, giyen kişinin hareket kabiliyetlerini artırmak için tasarlanmış motorize dış iskelettir. Engelli bireylerde yitirilen hareket kabiliyeti ve dengeyi yeniden sağlar. Sakatlık durumlarında ve yaş ilerlemesine bağlı eklem sorunlarında fizyoterapide kullanılır. Sağlıklı bireylerin ise yük taşıma potansiyelini artırabilir. Hatta askeri projelerde ve fabrikalarda kullanılmaya çoktan başlandı bile.

Cybathlon'un exoskeleton disiplininde ise belden altı felçli olan atletler, tipik günlük görevlerden oluşan bir engel serisini (oturma kalkma, yürüme ve merdiven inip çıkma vb.) kendilerinin ve exoskeletonun performansı ile geçmeye çalıştılar.

Powered Wheelchair | Motorize Tekerlekli Sandalye

Cybathlon’da mühendislere bir freestyle kategorisi ayrılsaydı o da bu olurdu. Böceklerin hareket yöntemini taklit eden tekerlekli sandalyelerden tank misali paletle ilerleyenlerine, Segway mantığında hacıyatmaz gibi çalışanlarından göz hareketi ile kontrol edilenine, yaratıcılığın doruğa ulaştığı bir disiplin oldu adeta.

Hepsine hayran kaldığımız bu tasarımların ise amacı tekti: O engel aşılacak. Zira günlük işlerini tekerlekli sandalye ile idame ettirmek durumunda olanlarımız bu abuk sabuk engellerden yeterince çekmekte. Cybathlon’da da işte komando haline getirilmiş teknolojik tekerlekli sandalyeler, felçli bireylerin bu engelleri aşması için yarıştırıldı.

Powered Arm Prosthesis | Motorize Kol Protezi

Cyborg’luğa giden ulvi yolda ilk adımı motorize kol ve diz protezleriyle atıyoruz sanırım. Yıllardır ergonomik tasarım güncellemeleriyle kısıtlanmış protez teknolojisi, robotik ve biyonikle beraber takılmaya başlayınca ufak çaplı bir rönesans yaşadı adeta. Bildiğimiz protezlerden farklı olarak enerji ile çalışan bu cihazlar, işi bir boyut üste taşıyıp bizi Arnıld Şıvayngezer (yazamadı) olmaya doğru adım adım ilerletiyor.

Örneğin, motorize kol protezlerindeki yeni kontrol sistemleri, yapılması planlanan hareketi, uzvun sağlıklı kısmında bulunan kas ve sinirlerinden gelen sinyaller aracılığıyla algılayıp bunu parmak hareketlerine dönüştürebilmekte. Hatta felç durumu yoksa dokunma hissiyatının bile kişiye iletilebilmesi mümkün olmakta.

Powered Leg Prosthesis | Motorize Bacak Protezi

Teknolojik diz ve bacak protezleri ise, basılacak zemine göre yerden gelen tepki kuvvetini sönümlemede ve eğime göre yapay eklemlerin açısını ayarlayıp tökezlemeyi engellemekte epey ilerlediler. Bazı üst modellerle ağır egzersizler yapıp doğa koşularına çıkmak bile imkân dâhilinde. Resmen aklımı çıldıracağım!

Gördüğün üzere sayın okur; ülkemizde ve dünyada olup biten üzücü zilyon tane olayın yanında insanlığın yüzünü güldüren böyle gelişmeler de var. Tabii gönül isterdi ki; ortopedik engelli sayısı bir milyonu bulan ülkemizde bu tür tekniklere akademi dışında da yatırım yapılsa ve vatandaşımız erişebileceği teknolojiden haberdar olsa.

Teknolojiler hakkında daha fazla bilgi almak isteyenler için kaynak: 1 2

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
hukumran

biyomedikal mühendisliğinin dibine vurmuşlar. biz de burada röntgencilik yapalım.

umut.edu

ledli ekmek dolabı projesini aradı gözlerim! :)

hukumran

imam eriği ve tillo evliyaları projesini unuttun sanırım.

umut.edu

oooo projelerde sona gelindi desene, seneye nasipse marstayız :)

majestic

Bilime hasret bi ülkeyiz.

corpse-bride

dünyada iyi şeyler yapıldığını bilmek güzel

irfan-kalkar

Evet güzel, ama sorun şu ki; dünyada... Keşke ülkemizde de görebilsek böyle şeyleri...

corpse-bride

mühendis yetiştirmeye calısıyoruz. azıcık ılgı gosterılse kımbılır neler cıkarda ıste ..... hıc olmamasındansa oldugunu bılmekte guzel

Başlıklar

2016Robotkadınlaronedio
Görüş Bildir