Avcılar'da İş Yerinden Hırsızlık Yaptıkları İddia Edilen 2 Şüpheli Tutuklandı
İSTANBUL (AA) - Avcılar'da bir gazete bayisinden 1121 paket sigara ve 4 bin 856 lira çaldığı öne sürülen Afganistan uyruklu 2 şüpheli tutuklandı.Avcılar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri devriye görevi sırasında, Üniversite Mahallesi'nde yol kenarında bekleyen 2 kişinin ağaçlar arasından bir çuval çıkardığını tespit etti.Polisi görünce kaçan ve Firuzköy Mahallesi'nde metruk bir binaya saklanan Afganistan uyruklu şüpheliler Mehmet A. ve Mirza A., ekiplerin takibi sonucu yakalandı.Şüphelilerin üzerinde ve çuvalda yapılan aramalarda, 1121 paket sigara, 4 bin 856 lira ve hırsızlıkta kullanılan malzemeler ele geçirildi. Polis ekipleri şüphelilerin bir gazete bayisinden hırsızlık gerçekleştirdiklerini belirledi.Emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edilen 2 şüpheli, 'iş yerinden hırsızlık' suçundan tutuklandı.
Güncelleme - Yabancı Bayraklı Gemide, 2 Milyon 845 Bin Paket Kaçak Sigara Ele Geçirildi
İSTANBUL (AA) - Zeytinburnu önlerindeki yabancı bayraklı bir gemide 2 milyon 845 bin paket kaçak sigara ile tütün ele geçirildi.Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı ile İstanbul Deniz Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri, Çanakkale Boğazı'nı geçip Karadeniz'e doğru seyreden yabancı bandralı ticari bir gemiyle ilgili çalışma başlattı.Yapılan risk analizi ve incelemelerin ardından Zeytinburnu açıklarındaki gemiye çıkan ekipler, burada yapılan aramalarda 2 milyon 845 bin paket kaçak sigara ve yaklaşık 40 ton kaçak tütüne el koydu.İstanbul'dan geçişi sırasında gümrük kontrolüne girecek olan geminin, Ukrayna'ya gittiği ve çimento taşıdığı yönünde beyanda bulunduğu öğrenildi.Operasyonun ardından çok sayıda kişinin gözaltına alındığı, şüphelilerin sorgu işlemlerinin sürdüğü bildirildi.Gemi, Haydarpaşa Limanı'na çekilerek muhafaza altına alındı.
Yök 2020 Üstün Başarı Ödülleri Sahiplerini Buldu
ANKARA (AA) - Üniversitelerdeki bilimsel araştırma ile gerçekleştirilen çalışma, proje, tez ve topluma hizmet faaliyetlerini teşvik etmek amacıyla Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından 2017-2018 eğitim-öğretim yılında ilk kez hayata geçirilen ve bu yıl dördüncüsü verilen 'YÖK Üstün Başarı Ödülleri' sahiplerini buldu.Ödüller, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen '2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, bireysel ve kurumsal olmak üzere iki kategoride verildi. 'Bireysel Ödüller' kapsamında, 'Yılın Doktora Tez' ödüllerini almaya hak kazanan akademisyenler, 'hoca-talebe ilişkisine' dikkati çekmek, bu konuya önem verildiğini göstermek amacıyla, 'danışman hocalarıyla' birlikte ödüllendirildi.'Bireysel Ödül' kategorilerinde, Sosyal ve Beşeri Bilimler kategorisinde; 'Suriye ve Filistin'de Rus Mevcudiyeti ve Osmanlı Siyaseti (1847-1914)' konusunda yaptıkları doktora teziyle Dr. Öğr. Üyesi Melikşah Arslan ve tez danışmanı Doç. Dr. Saime Selenga Gökgöz ödül almaya hak kazandı.Fen ve Mühendislik Bilimleri kategorisinde; 'Biyoalgılamaya Yönelik Elektrokimyasal Sensörlerin Geliştirilmesi' konusunda yaptıkları doktora teziyle Dr. Öğr. Üyesi Ece Ekşin ve tez danışmanı Prof. Dr. Kadriye Arzum Erdem Gürsan ödül aldı.Sağlık Bilimleri Kategorisinde; 'Dermal Yolla Uygulanan Flurbiprofen Nanosüspansiyonlarının Geliştirilmesi ve In Vitro-In Vivo Değerlendirilmesi' konusunda yaptıkları doktora teziyle Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Nur Oktay ve tez danışmanı Prof. Dr. Fatma Nevin Çelebi ödül almaya hak kazandı.Ödül kazanan doktora öğrencisi ve danışman hocalarına ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi.'Kurumsal Ödül' kategorilerinde:Yerel Kalkınmaya Katkı Ödülü, 'Kırsalda Gezici Hayvan Sağlığı, Poliklinik ve Eğitim Hizmetlerinin Sağlanması” başlıklı başvurusu ile Atatürk Üniversitesine; Üniversite-Sanayi İşbirliği Ödülü, 'BOSIET ve FOET Eğitimlerinin OPITO Akreditasyonlu ve Sertifikalı Olarak Yerlileştirilmesi' başlıklı başvurusu ile İstanbul Teknik Üniversitesine; Uluslararası İşbirliği Ödülü ise 'Sürdürülebilir Tarım ve Gıda Üretimi Yüksek Eğitim ve Öğretiminde Küresel Kapasite Geliştirme Projesi' başlıklı projesi ile Ankara Üniversitesine verildi.Kurumsal Ödüller, ödül almaya hak kazan üniversitelerin rektörlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi. Takdim sırasında YÖK Başkanı Yekta Saraç da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eşlik etti.
İzmir'de Köpeğe Su Borusuyla Vuran Kişiye Para Cezası
İZMİR (AA) - İzmir'in Selçuk ilçesinde su borusuyla köpeğe vuran kişiye para cezası verildi.Alınan bilgiye göre Zafer Mahallesi'nde dün E.K'nin bir köpeğe elindeki su borusuyla şiddet uyguladığı görüntülerin sosyal medyada paylaşılması üzerine polis harekete geçti.Gözaltına alınan E.K'ye 947 lira para cezası uygulandı. Adli işlemlerin ardından E.K, serbest bırakıldı.Kimsesiz Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği Tire Temsilcisi Seher Cömert Kul, E.K. hakkında suç duyurunda bulundu. Kul, gazetecilere yaptığı açıklamada, olayı kınadıklarını ve yasal sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.
Ay, 4 Milyar Yıl Önce Dünya'nın Atmosferini Güneş'ten Korumuş Olabilir
ANKARA (AA) - Ay'ın 4 milyar yıl önce Dünya'nın atmosferini, daha aktif olan Güneş'ten korumuş olabileceği bildirildi. 'New Scientist' sitesinin haberine göre, Apollo misyonları sırasında Ay'dan toplanarak Dünya'ya getirilen taş örnekleri, 4,2 ila 3,4 milyar yıl önce Dünya'nın uydusunun manyetik alana sahip olduğuna dair kanıt sundu. Ay'ın, Dünya'ya bugünkünden 2 kat daha yakın olduğu bu dönemde sahip olduğu manyetik alanın, Dünya'nın bugünkü manyetik alanı kadar güçlü olduğu hesap edildi.Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansında (NASA) görevli bilim insanı James Green ve meslektaşları, bu bilgi doğrultusunda Ay'ın manyetik alanının Dünya ile etkileşimini ortaya koyan bir modelleme çalışması yürüttü. Bilim insanları, o dönemde Ay ve Dünya'nın manyetik alanlarının bir araya gelerek, yüz milyonlarca yıl aktif kalan koruyucu bir manyetosfer yaratmış olması gerektiği sonucuna vardı. Bu manyetosferin, Dünya'nın erken dönemine ait kilit soru işaretlerinden birini çözdüğüne, o zamanlar bugünkünden çok daha aktif Güneş'in yerkürenin atmosferini yok etmesinin önüne geçtiğine inanıldığı belirtildi. Green, 'Ay, Dünya için Güneş rüzgarına karşı önemli bir koruyucu bariyer sağlamış görünüyor. Bu dönemde Dünya'nın, atmosferinin devamlılığını sağlama kabiliyeti açısından kritik bir bariyer.' değerlendirmesini yaptı.
Reklam
Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu Gündemi Değerlendirdi:
ANKARA (AA) - Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, 'Anayasa Mahkemesi bir karar veriyor, yerel bir mahkeme, 'ben buna uymam' diyor. İhtilal olduğu zaman da zaten böyle bir durum meydana gelir. İhtilal ne demek, hukukun rafa kaldırılması demek.' dedi.Karamollaoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.Hatay, Kahramanmaraş ve Trabzon'daki orman yangınlarına dikkati çeken Karamollaoğlu, yangınların aynı anda çıkmasının, kuşku doğurduğunu ifade ederek, sabotaj ihtimalinin titizlikle araştırılmasını istedi.Kovid-19 salgınının en çok etkilediği alanlardan birinin eğitim olduğunu ve uzaktan eğitimle ilgili ciddi altyapı eksikleri bulunduğunu öne süren Karamollaoğlu, internet, televizyon ve bilgisayar imkanı olmayan aileler ve çocukları için acilen çözüm üretilmesi çağrısında bulundu.'Sayın Cumhurbaşkanı, bu sefer bir cesaret örneği ortaya koydu'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kaldığını hatırlatan Karamollaoğlu, bu süreçte 'Rumlara toprak verilmesi' yönünde bazı talihsiz açıklamara şahit olunduğunu aktararak, 'Bunun karşılığında Sayın Cumhurbaşkanı, bu sefer bir cesaret örneği ortaya koydu, hem Maraş'ı açtı hem de 'Rumlara vereceğimiz tek bir karış toprağımız yok' dedi. Çok güzel bir şey.' ifadelerini kullandı.Hükümetin dış politikasına yönelik de eleştirilerde bulunan Karamollaoğlu, AK Parti iktidarının 18 yıldır izlediği politikaların zikzaklarla dolu olduğunu öne sürerek, 'Biz, dış politikada sınıfta kaldık. Dün söylediğimiz her şeyi bugün neredeyse inkar eder hale geldik. Kıbrıs'ta bugün meydana gelen hadiselere dikkat edin. Bir zamanlar Annan Planı'nın gerçekleşmesi için gayret sarf edenler, bugün Annan Planı'nın kabul edilmemiş olmasının verdiği rahatlığı yaşıyorlar.' diye konuştu.Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ateşkesin ihlal edilmesine dikkati çeken Karamolaoğlu, Ermenistan'ın ateşkese rağmen hiç tereddüt göstermeden Gence'yi bombalamasına tepki gösterdi. Karamollaoğlu, bölgede barışın sağlanmasının en önemli şartının Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmesi olduğunu vurguladı.Anayasa Mahkemesi üyesi Engin Yıldırım'ın sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımı hatırlatan Karamollaoğlu, şöyle devam etti:'Anayasa Mahkemesi üyesi bir kişinin çıkıp ışıklardan bahsetmesi gündemi altüst etti. Vay canına yav; Anayasa Mahkemesi nasıl olur da ihtilali hatırlatacak bir açıklama yapabilir? Yav bir açıklamayı bırakın siz, anayasa hükmünü hiçe sayıyorsunuz. Anayasa Mahkemesi bir karar veriyor, yerel bir mahkeme, 'ben buna uymam' diyor. İhtilal olduğu zaman da zaten böyle bir durum meydana gelir. İhtilal ne demek, hukukun rafa kaldırılması demek. Elinde gücü olanların iktidar olması demek, gücün hukuka üstün gelmesi demek. Bugün iktidar gücü, 'hukukun üstündeyim' diyor. Bir yerel mahkeme 'ben Anayasa Mahkemesinin aldığı kararı uygulamam' diyor. İşte ihtilal, ihtilal olursa bu olur, hukuk rafa kalkar.' Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı anayasanın açık hükümleri karşısında Anayasa Mahkemesinin aldığı kararları uygulamaya davet ettiğini belirten Karamollaoğlu, Anayasa Mahkemesinin yapısının değiştirilmesi tartışmalarına da tepki gösterdi.'Bir seneden önce seçimin olabileceğini düşünmüyorum'Bir soru üzerine, seçim tartışmalarına da değinen Karamollaoğlu, iktidara güvenin azaldığını öne sürerek, 'Erken seçim istikrar için önemlidir ve faydalıdır bugünkü şartlarda ama olur mu? Ben şahsen kaç kere söyledim; bir seneden önce seçimin olabileceğini düşünmüyorum.' dedi.Karamollaoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çoklu baro sisteminde olduğu gibi Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve diğer meslek kuruluşlarında da benzer çalışma yapılmasına yönelik açıklamalarına ilişkin de 'Bu tip girişimlerin, Türkiye'de kutuplaşmayı artırma endişesini taşıdığım için bunu şu anda mahsurlu görüyorum.' değerlendirmesinde bulundu.
Almanya'da Ditib Camisine Kundaklama Girişimi
KÖLN (AA) - Almanya'nın Schleswig-Holstein eyaletindeki Itzehoe beldesinde, Diyanet İşleri Türk İslam Birliğine (DİTİB) bağlı Ulu Cami'ye kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce kundaklama girişiminde bulunuldu.Sabaha karşı 02.00 sularında camiye gelen saldırganlarca, caminin ana giriş kapısı ateşe verildi. Saldırı sonucu camide maddi zarar oluştu.Itzehoe DİTİB Ulu Cami Dernek Başkanı Kenan Karagöl, yaptığı açıklamada, olay yerinde kapıya asılı kağıt duyuruların tutuşturularak yangın çıkarıldığını ve yangının büyümeden kendiliğinden söndüğünü aktardı.Camiye yönelik kundaklama girişiminin saat 06.15'te camiye sabah namazına gelen cemaat ve din görevlisince fark edilerek polise haber verildiğini belirten Karagöl, polisin olay yerine gelerek sabaha kadar kriminal inceleme yaptığını ifade etti.Mart 2018'de yine cami lojmanına yönelik bir saldırı düzenlendiğini hatırlatan Karagöl, “Saldırıdan dolayı ister istemez tedirginlik yaşıyoruz. Saldırıları şiddetle kınıyor, faillerin bir an önce bulunmasını istiyoruz.” dedi.Güvenlik kameralarının görüş açısına girmeyen saldırıda, saldırgan ya da saldırganların polis tarafından eşkal belirleme çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.
Reklam
Kırklareli'nde Aynı Mahallede 2 Sokak Karantinaya Alındı
KIRKLARELİ (AA) - Kırklareli'nde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirleri kapsamında aynı mahalledeki 2 sokak karantinaya alındı.Kırklareli Valiliğinden yapılan açıklamada, Yayla Mahallesi'ndeki Çam 2 ve Çam 3 Sokakları için İl Hıfzıssıhha Kurulunca 14 günlük karantina kararı alındığı belirtildi.Açıklamada, karantina kararının gerekli tedbirler alınarak uygulamaya konulduğu bildirildi.Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri de her iki sokağın girişlerini demir bariyerlerle kapattı. Bölgede sokaklara giriş ve çıkışlara izin verilmiyor.
2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni
ANKARA (AA) - YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, 'Hepimizin takip ettiği Türk yükseköğretimi, pandemi sürecinde dijitalleşmede önemli bir aşama katetti. Elbette ki gelişmeye açık noktaları var. Ama akademinin dijital dünyada elde ettiği birikim, yükseköğretimin geleceğini ve yönetimini ciddi olarak etkileyecek niteliktedir.' dedi.Saraç, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, bilim ve teknolojideki baş döndürücü gelişmelerin toplumun beklentileri ve ihtiyaçlarını yeniden şekillendirdiğini, YÖK'ün bu değişim ve dönüşüme hayata geçirdikleri yeni ve yenilikçi proje ve icraatlerle ayak uydurduğunu belirtti.Toplumsal beklenti ve taleplerdeki değişmelere bağlı olarak geçmişte oluşturulan bazı kurumların yapı ve fonksiyonlarında zaman içinde değişmelerin kaçınılmaz olduğunu ifade eden Saraç, bu bağlamda son yıllarda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da verdiği destekle YÖK'ün artık yeni bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi.Bir kurumun dıştan müdahalesiz kendisini dönüştürmesinin zor olduğu şeklinde yaygın kanaat bulunduğuna işaret eden Saraç, fakat bazen kurumların kurumsal değişim ihtiyacını hissederek dıştan müdahale gerekmeksizin bunu planlayıp gerçekleştirebildiğini söyledi.Kamu yararını ve çıkarını, kurumsal ve bireysel çıkarların ötesinde ve önünde görenlerin kurumsal değişimi bizzat kendilerinin arzu ettiğine ve bunu gerçekleştirmek için çalıştığına dikkati çeken Saraç, 'YÖK olarak son 5-6 yıl içindeki icraatımızla bu zoru başarmak üzere olduğumuzu rahatlıkla ifade edebiliriz. Geçmişte kalan müdahaleci YÖK'ten şikayetler, ortaya koyduğumuz uygulamalarımızla, yetki paylaşımı ve yetki devirleri sonrasında artık kalkmıştır.' diye konuştu.Saraç, son dönemde YÖK'ün dışında yapılan anketlerin öğrenci ve öğretim üyesi nezdinde YÖK'e duyulan güvenin gittikçe artarak yüksek oranlara ulaştığını gösterdiğini belirtti.'Öğretim üyeleri açık ara kadınlardan oluşacak'Kadın öğretim elemanı sayısının 2003'te toplam öğretim elemanının yüzde 38'i iken bugün bu oranın yüzde 45'e yükseldiğini bildiren Saraç, şunları kaydetti:'Bugünün araştırma görevlileri yarının öğretim üyeleridir. 2003'te 27 bin 380 araştırma görevlisinin yüzde 42'si kadın iken bugün bu oran, yüzde 51'nin üstüne çıktı. Araştırma görevlilerinin 26 bin küsuru kadın, 24 bini erkektir. Yani yarısından çoğu kadındır. Diğer bir ifadeyle son yıllardaki bu artış önümüzdeki bir iki yıl daha sürerse beş yıl içinde öğretim üyelerinin açık ara kadınlardan oluştuğu bir yükseköğretim sistemi söz konusu olacaktır. Hukuk alanından bir örnek verelim. Hukuk alanında 2003 yılında yüzde 24 olan kadın öğretim üyesi oranı, bugün yüzde 38'e yükseldi. Daha da dikkat çekici olanı ise hukuk fakültelerindeki araştırma görevlilerinin de şu an yarısından çoğunun, yüzde 52'sinin, kadın olması. Bu araştırma görevlileri öğretim üyesi olduklarında, yani dört beş yıl sonra bütün akademide olduğu gibi hukuk fakültelerinde de kadın akademisyen sayısının erkeklerden fazla olacağı açıktır.'Saraç, yakın bir gelecekte, yani 4-5 yıl içinde kız öğrencilerin ve kadın öğretim üyelerinin çoğunlukta bulunduğu bir yükseköğretim sistemi oluşacağının kesin göründüğünü ifade etti.YÖK Gelecek Projesi ile Türkiye'de ilk defa başarılı bölümlerin, akademik kadro takviyesiyle ödüllendirilmeye başlandığını hatırlatan Saraç, şöyle devam etti:'İnşallah bu ay sonuna doğru yine üniversite akademik personel istihdamına yeni bir vizyon kazandıracak olan YÖK Kariyer-Liyakat Projesi'ni hayata geçireceğiz. Liyakat sahibi nitelikli doktoralı gençlerimiz ile üniversitelerimizi ülkemizde ilk defa uygulanacak bir kurgu ile eşleştireceğiz. YÖK Gelecek Projesi de YÖK 100/2000 Projesi gibi aslında bir Türkiye projesidir. Ülkemizin bilim hayatına yön verecek bir projedir.'Saraç, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının dünyada yükseköğretimi, eğitim-öğretim sistemlerini derinden etkilediğini, öğrenme, öğretme ve iletişim yöntemlerini yeniden şekillendiğini dile getirdi.Dünyada neredeyse bütün üniversitelerin, salgını takiben birkaç gün içinde yüz yüze eğitimden vazgeçip, dersleri çevirim içi ortama aktarmak zorunda kaldığını anımsatan Saraç, şu değerlendirmelerde bulundu:'Bugünlerde de yüz yüze eğitime dönen pek çok üniversite görülen vakalar dolayısıyla tekrar online eğitime dönüyorlar. Yükseköğretim Kurulu olarak, Mart 2020'den bu yana üniversite yönetimlerimiz ve diğer paydaşlarımızla birlikte aldığımız esnek kararlarla, Sağlık Bakanlığımızın tavsiyeleri çerçevesinde yükseköğretime ilişkin bütün süreçleri dinamik süreçler şeklinde yürütmekteyiz. YÖK olarak bu dönemde; sisteme kazandırdığımız hibrit/karma öğretim modelinin ve üniversitelerimizin bu dönemdeki olağanüstü çabalarının bugünün sorunlarını çözmekten daha da öte bir noktada yükseköğretimimize ve ülkemize kalıcı fayda sağlamasını hedefliyoruz. 'Yekta Saraç, küresel salgından önce, 2019'da başlattıkları 'Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi'ni bu dönemde daha da geliştirip genişlettiklerini söyledi.'Eğitim ve öğretimde esas olan örgün, yani yüz yüze eğitimdir'Çevirim içi eğitimi, zor zamanlara has bir konu olarak değil Kovid-19 salgını döneminden 1,5 yıl önce başlattıkları 'Dijital Dönüşüm Projesi' kapsamında, eğitimde bir sistem ve yöntem farklılaşması, paradigma değişikliğinin temel bir unsuru olarak ele aldıklarına işaret eden Saraç, şu açıklamalarda bulundu:'Hepimizin takip ettiği Türk yükseköğretimi, pandemi sürecinde dijitalleşmede önemli bir aşama katetti. Elbette ki gelişmeye açık noktaları var. Ama akademinin dijital dünyada elde ettiği birikim, yükseköğretimin geleceğini ve yönetimini ciddi olarak etkileyecek niteliktedir. Eğitim ve öğretimde esas olan örgün, yani yüz yüze eğitimdir. Fakat bütün dünya gibi Türkiye de; yükseköğretimin durmaması, öğrenme ve öğretme sürecinin kesintiye uğramaması için bu imkandan yararlanıyor.'Saraç, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hitaben, 'Sizin liderliğinizde ülkemiz, diğer alanlarda olduğu gibi yükseköğretimde de bu zor süreci inşallah en az hasarla atlatacaktır.' dedi.YÖK Başkanı Saraç, yükseköğretimin dijital dünyasının bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını, bilgi kaynaklarını zenginleştirdiğini ve başkaca pek çok imkan sunduğunu belirtti.Bununla birlikte online eğitimin, kendi içinde, toplumlardaki sınıfsal farklılıkları derinleştirme tehlikesini de barındırdığına dikkati çeken Saraç, şunları söyledi:'Yeni YÖK olarak özellikle 2006'dan sonra kurulan üniversitelerimizi özel bir hassasiyetle kurumsal olarak destekliyoruz. Dijital Dönüşüm Projemizin merkezine bu üniversiteleri koyduk. Onlar için yeni ve yenilikçi programlar başlattık.'Saraç, Erdoğan'a hitaben 'Sizin ülkemiz için koyduğunuz yüksek hedeflere ulaşmak için ülkemizin küresel bir güç olma yolundaki yürüyüşüne katkı sağlamak için bilim dünyasının tekellerini yıkmak, bu vatan ve toplum için bilimsel faaliyetler yapmak, bilim emperyalizmine yenilmemek, eğitimde sosyal adalet ve fırsat eşitliğini sağlamak için gayret göstermeye ve çalışmaya devam edeceğiz.' diye konuştu.
Slovenya Cumhuriyeti Polisi'nden Milli Kayakçı Sıla Kara'ya "Özveri Madalyası"
ANKARA (AA) - Milli kayakçı Sıla Kara'ya, Slovenya Cumhuriyeti Polisi tarafından 'özveri madalyası' verildi.Slovenya Cumhuriyeti Büyükelçiliğinde düzenlenen nişan törenine, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, milli kayakçı Sıla Kara, Slovenya'nın Ankara Büyükelçisi Primoz Seligo, Spor Genel Müdürü Mehmet Baykan ve Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Ali Oto katıldı.Bakan Kasapoğlu, törende yaptığı konuşmada, Sıla Kara'nın insanlık adına önemli bir davranışta bulunduğuna işaret ederek, 'Çok kıymetli sporcumuz Sıla Kara, uluslararası kayak müsabakasında kahramanca, cesurca bir tavırla bir çocuğun hayatını, onun istikbalini kurtarmış oldu. Hakikaten insanlık, sporun ruhu adına çok anlamlı bir tavrı ortaya koydu. Kendisini tebrik ediyorum.' diye konuştu.Bir çocuğun hayatını kurtaran milli sporcunun sadece Slovenya'da değil, dünyanın dört bir tarafında takdir gördüğünü belirten Kasapoğlu, şöyle devam etti:'İnsanlık, sevgi, merhamet, şefkat adına bu davranışta bulunduğunu kendisi de ortaya koydu. Aslında bu tüm dünyaya bir mesaj. Çünkü bizler yaradılanı yaradandan ötürü seven anlayışın evlatlarıyız. Bu evrensel mesajı insanlığa güzel şekilde ortaya koyduğumuzda, aslında bugün tüm insanlığın, dünyanın yaşadığı pek çok sorunun da panzehirinin bu olduğunu hep birlikte görüyoruz. Dil, din, ırk fark etmeksizin tüm insanları kucaklayabilmek, tüm insanlığa şefkat, merhamet ve adaletle yaklaşmak hakikaten bugün dünyanın karşılaştığı pek çok sorunu en güçlü şekilde çözecek reçeteyi bizlere koyuyor.' Bakan Kasapoğlu, Sıla'nın davranışıyla tüm spor camiasına güzel bir şekilde örnek olduğunu dile getirerek, 'Sporun kardeşlik, sevgi demek olduğunu, iyileştirmek, gerektiğinde hayat kurtarmak olduğunu çok güzel bir şekilde ortaya koydu. Bu örnek davranışın, hem sporcularımız hem de insanlık adına unutulmaz bir davranış olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu gurur, sınırları aşan bir gurur. Tüm dünyayı evrensel mesajıyla kuşatan bir gurur. 83 milyon Türk vatandaşının yüreğinde, kalbinde iz bıraktın. Yolun açık, başarıların daim olsun ' ifadelerini kullandı.Milli sporcu Sıla Kara ise 'Her insan yaşadığı sürede topluma ve insanlığa hizmet etmekle mükelleftir. Biz de Türk sporcuları olarak aldığımız eğitim ve sportif disiplinin yanında bu hoşgörüyle yetiştirildik.' diye konuştu. Şeyh Edebali'nin 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' sözünü hatırlatan Sıla, şunları kaydetti:'Bizler de sporun yanı sıra insanlık adına her platformda elimizden gelenin en iyisini yapmak için buradayız. Sizler de bugün bizleri buraya davet ederek bizi yaşattınız. Umarım ki tüm dünya insanlarını yaşatmak ve toplumsal barışı kurmak üzere gayret ederler. Çok teşekkür ederim. Buradan Slovenya halkına sevgilerimi iletiyorum.' Sloven çocuğun hayatını kurtaran Sıla Kara'ya teşekkür eden Slovenya'nın Ankara Büyükelçisi Primoz Seligo da milli sporcuya özveri madalyasını takdim etti.Türkiye Kayak Federasyonu Başkanı Ali Oto da Büyükelçi Seligo'ya plaket verdi.Milli kayakçı Sıla Kara, şubat ayında Slovenya'da katıldığı Alp Disiplini Uluslararası Kayak Yarışmaları esnasında kayak pistinin zirvesine çıktığı telesiyejde (sandalyeli kayak lifti) yanında oturan ve dengesini kaybeden Sloven çocuğun aşağı düşmesini engelleyerek hayatını kurtarmıştı.
Reklam
Kahramanmaraş'ta Şehit Kızına Babasının Adaşı Komutanla Doğum Günü Sürprizi
KAHRAMANMARAŞ (AA) - Kahramanmaraş'ta, şehit Jandarma Uzman Çavuş Numan Öksüz'ün kızı Eylül için, babasıyla aynı ad ve soyadı taşıyan İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz'ün katılımıyla doğum günü kutlaması düzenlendi. Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Kahramanmaraş Şubesi tarafından, 5 yaşına giren Eylül için doğum günü sürprizi gerçekleştirildi. Derneğin Kahramanmaraş Şube Başkanı Yunus Karaman, beraberinde İl Jandarma Komutanı Albay Numan Öksüz ve MÜSİAD Şube Başkanı Sami Kervancıoğlu ile üzerinde Eylül'ün fotoğrafının bulunduğu doğum günü pastasıyla küçük kızın evine gitti.Kapıyı Eylül ile açan anne Tuğba Öksüz, kızıyla beraber şaşkınlık yaşadı. Ziyarette İl Jandarma Komutanı Öksüz, şehidin kızı ile doğum günü pastasını kesip mutlu yıllar diledi.Daha önce de şehidin anne ve babasını ziyaret etmişti Mardin'in Derik ilçesinde 4 Mayıs 2016'da PKK'lı teröristlerce Üçyol Jandarma Karakol Komutanlığına bombalı araçla düzenlenen saldırıda Jandarma Uzman Çavuş Numan Öksüz şehit olmuş, 9 asker ile 2 sivil yaralanmıştı.O dönemde Muğla'da görev yapan Albay Numan Öksüz, kendisiyle aynı ad ve soyadı taşıyan şehidin ailesini telefonla arayarak başsağlığı dileyip, 'Beni oğlunuz Numan Öksüz bilin. İnşallah bir gün gelip sizleri ziyaret edeceğim.' demişti.Öksüz, aileyi aradıktan 2 yıl sonra tayini çıktığı Kahramanmaraş'ta ziyaret etmişti.
Kocaeli'de Takla Atan İki Araçtan Yara Almadan Kurtuldular
KOCAELİ (AA) - Kocaeli'nin Gebze ilçesinde çarpışarak takla atan otomobil ile hafif ticari araçtaki 5 kişi, kazayı yara almadan atlattı.Alınan bilgiye göre, Anadolu Otoyolu'nda Metehan A. idaresindeki 35 EKR 95 plakalı otomobil ile Fethi Ö'nün kullandığı 41 VV 002 plakalı hafif ticari araç, Osmangazi Köprüsü yol ayrımında çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle 2 araç takla attı.Kazayı gören vatandaşların durumu bildirmesi üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi.Sürücüler ile otomobildeki 3 kişi, kazadan yara almadan kurtuldu.Kaza nedeniyle bir süre aksayan trafik akışı, araçların olay yerinden kaldırılmasının ardından normale döndü.
Asurilerden İsveç'e "PKK'nın, Hristiyanlara Yönelik Saldırılarına Sessiz Kaldığı" Eleştirisi
ANKARA (AA) - İsveç Asuri Federasyonu, 'İsveç, hiçbir zaman Kürt grupların, Asurilere ve diğer gruplara yönelik saldırılarını kınamadı ya da açıklama yapmadı.' ifadesini kullandı.Federasyonun yayın organı Hujada'da 'Editör Kadrosu' imzasıyla yayımlanan yazıda, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İsveçli mevkidaşı Ann Linde arasında yaşanan terör örgütü PKK'nın Suriye'de başka etnik gruplara yönelik kurduğu baskıya ilişkin konuşmaya yer verildi. Çavuşoğlu'nun Linde'ye, YPG/PKK ve SDG unsurlarının saldırılarına maruz kalan Suriyeli Asuri ve diğer Hıristiyan azınlıkları dinlemesi çağrısının hatırlatıldığı yazıda, 'Çavuşoğlu, İsveç'in PKK ve uzantısı YPG'nin sistematik saldırılarına maruz kalan Asurileri dinlememesini eleştirdi.' ifadesi kullanıldı. Asurilerin, PKK bağlantılı grupların saldırılarını uzun yıllardır belgelediğine değinilen yazıda, bu konuda Avrupa Asuri Konfederasyonunun 2017'de rapor hazırladığı, buna rağmen PKK ile bağlantılı grupların yeni ihlaller gerçekleştirdiği kaydedildi.Yazıda, 'İsveç, hiçbir zaman Kürt grupların, Asurilere ve diğer gruplara yönelik saldırılarını kınamadı ya da açıklama yapmadı.' değerlendirmesinde bulunuldu.Çavuşoğlu, Linde'ye salı günü yaptığı basın toplantısında, İsveç'in Suriyeli Arami, Asuriler gibi Hıristiyan azınlıkları dinlemesi ve PKK, YPG ve SDG'nin onlara neler yaptığını öğrenmesi gerektiğini aktarmıştı.Terör örgütleri, Suriye'de Hıristiyanların mallarına el koyduPKK ile ilişkili gruplar, 'Suriye'de DEAŞ'la savaştığı' iddiasıyla Batı'dan destek görürken, Hıristiyan gruplar PKK/YPG'nin kontrolündeki bölgelerde çeşitli baskılara maruz kaldı.Birçok Hıristiyan grup ile PKK'ya destek vermeyen Arap ve Kürtlerin yerlerinden olduğunu açıklayan Suriyeli Hıristiyan örgütleri, okul, kilise, ev ve iş yeri gibi Hıristiyanlara ait mülklere YPG/PKK tarafından el konduğunu açıkladı.İsveç Asuri Federasyonu, 2019'da konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ülkedeki sol partileri eleştirerek, şu ifadeleri kullanmıştı:'Ezilenlerin yanında durduğunu iddia ediyor. Asuri ve Süryanilere, Yezidilere yapılanlar konusunda sessiz kalmaları şaşırtıcı. Süryaniler, Yezidiler ve diğer yerli halkları öldürdükleri, saldırdıkları ve baskı yaptıkları zaman PKK ve YPG'yi kınadıklarını duymadık.'
Reklam
Erfelek Tatlıca Şelaleleri'nin Cazibesi Yeni Yatırımlarla Artırılacak
SİNOP (AA) - Sinop'un Erfelek ilçesinde iki ormanın birleştiği derin vadi içinden akan, irili ufaklı 28 şelaleden oluşan Erfelek Tatlıca Şelaleleri'nin cazibesinin yeni yatırımlarla artırılması hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 2011 yılında Tabiat Parkı ilan edilen ve her yıl binlerce ziyaretçiye ev sahipliği yapan Erfelek Tatlıca Şelaleleri'nde çevre düzenlemesi, kır lokantası ve aydınlatma gibi ek yatırım projeleri hayata geçiriliyor. Projelerin hayata geçmesiyle yıllık ortalama 300 bin ziyaretçi ağırlayan şelalenin turizm potansiyelinin artması bekleniyor. Milli Parklar 10. Bölge Müdürü Hasan Başyiğit, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Erfelek Tatlıca Şelaleleri'nin bölgenin en çok ziyaret edilen tabiat parkları arasında bulunduğunu söyledi. Bakanlıklarınca şelaleye bugüne kadar önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Başyiğit, ilave yatırımların ise ihale süreçlerinin tamamlanarak çalışmaların başladığını dile getirdi. Yürütülen çalışmalar tamamlandığında Erfelek Tatlıca Şelaleleri'nin cazibesinin daha da artacağını belirten Başyiğit, 'Burada yeni bir yaşam alanı oluşturuluyor. Yürüyüş yolu, aydınlatma gibi çalışmalarımız var. Gelecek yıl inşallah ziyaretçiler bu güzellikleri görmüş olacak.' dedi. Başyiğit, Erfelek Tatlıca Şelaleleri'nin kent ve ülke turizmine önemli katkı sunduğuna işaret ederek Bakanlığın ülke genelinde olduğu gibi burada da önemli yatırımları hayata geçirmeye devam ettiğini kaydetti.
Kırşehir İl Sağlık Müdürü Bulut, Filyasyon Ekibine Şoförlük Yaptı
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir İl Sağlık Müdürü Ali Bulut, filyasyon ekibine, şoför ihtiyacının ortaya çıkması üzerine araçlarını kullanarak destek verdi.Bulut, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kentte tüm sağlık personelinin yeni tip koronavirüs (Kovid-19) mücadelesinde özveriyle çalıştığını söyledi.Filyasyon ekiplerinin kent merkezi ve köylerde büyük fedakarlıkla görev yaptığını, salgının önlenmesi için gece gündüz çalıştığını vurgulayan Bulut, bu mücadele için Kırşehir Valiliğinin yeni araçlar tahsis ettiğini dile getirdi.Yeni gönderilen araçlar için şoför ihtiyacı ortaya çıktığını anlatan Bulut, şunları kaydetti: 'Bunun üzerine ben ve Müdür Yardımcımız, filyasyon ekibine şoförlük yaptık. Amacımız, işlerin hızlı sürdürülmesi, aksama yaşanmamasıydı. O an oluşan ihtiyaçtan dolayı belirli aralıklarla filyasyon ekibimize şoförlük yaparak, mahallelerimizdeki çalışmalarına katkı sağlamak istedik. İşlerimizi aksatmadan fedakar arkadaşlarımıza katkı sağlamaya çalıştık. Valiliğimizin katkılarıyla yeni araçlar için oluşan şoför ihtiyacımız da giderildi.'
Reklam
Ordu'da Uyuşturucu Operasyonunda İki Kişi Yakalandı
ORDU (AA) - Ordu'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda iki kişi gözaltına alındı.İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince iki şüphelinin üstleri, araçları, ev ve eklentilerinde arama gerçekleştirildi.Aramada, 300 uyuşturucu hap, 30 gram metamfetamin, 25 gram toz esrar, bir ruhsatsız tabanca, 74 tabanca fişeği, 100 dolar ve 450 lira değerinde sahte banknotlar, birer hassas terazi ile uyuşturucu aparatı ele geçirildi.Yakalanan iki şüpheli, işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi.
Konya'da Otomobilde Silahlı Saldırıya Uğrayan 2 Kişiden Biri Öldü
KONYA (AA) - Konya'da, husumetli 2 grup arasında çıkan ve 2 kişinin yaralandığı silahlı kavganın ardından hastaneye kaldırılan yaralılardan biri hayatını kaybetti.Selçuklu ilçesindeki bir eğlence mekanında tartıştıkları grubun silahlı saldırısına uğrayan yaralılardan Yücel Akdemir (22), Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 14 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti.İki gün önce hayatını kaybettiği öğrenilen Akdemir'in cenazesinin toprağa verildiği belirtildi.OlayMerkez Selçuklu ilçesi Musalla Bağları Mahallesi Çukur Çimen Sokak'taki bir eğlence mekanında 29 Eylül'de, aralarında husumet bulunan 2 grup arasında kavga çıkmıştı. Otomobille mekandan ayrılan Ramazan Yozcu (22) ile Yücel Akdemir (22), Belh Caddesi'nde seyir halindeyken, arkalarından gelen araçtaki kişilerin silahlı saldırısına uğramıştı.Ağır yaralanan Yozcu ve Akdemir, 112 Acil Servis ekiplerince hastaneye kaldırılmış, gözaltına alınan 5 şüpheliden 2'si tutuklanmıştı.
Ak Parti Hakkari İl Başkanlığından Sivilleri Katleden Terör Örgütü PKK'ya Tepki
HAKKARİ (AA) - AK Parti Hakkari İl Başkanı Emrullah Gür, geçen hafta Çukurca ilçesinde cesedi bulunan 2 kişinin PKK'lı teröristlerce öldürüldüğünü belirterek, terör örgütünü lanetledi. Gür, yaptığı yazılı açıklamada, Çukurca'ya 40 kilometre uzaklıktaki Kayalık köyü Meşelik mezrasında Arif Sevinç ve Onur Bozkurt'un, PKK'lı 3 terörist tarafından evlerinden alınarak şehit edildiklerini belirtti. Terör örgütü PKK'nın insanlık ve vicdan düşmanı olduğunu vurgulayan Gür, şunları kaydetti:'İnsanları evlerinden alıp ailelerinin gözleri önünde katletmek en hafif deyimle izzetsizliktir. Silahsız ve sivil olan insanlara karşı yapılan bu alçak terör eylemini lanetliyoruz. Bizler Kürt'ü, Türk'ü, Alevi'si, Sünni'si, Arap'ı ve Acem'i ile 83 milyon tek yürek, tek millet olarak büyük Türkiye'yiz. Hiçbir terör örgütü, terör gücü ve devleti, bizlerin birlik ve beraberliğini bozamayacak. Bizler Anadolu'nun mazlumlara umut olan sesi ve ışığıyız, Mezopotamya'nın merhamet ve kardeşlik muhabbetiyiz.'İhaneti ve bölücülüğü şiar edinenlerin milletinin birliği ve kardeşliği karşısında yok olmaya mahkum olduğunu ifade eden Gür, masum canlara kıyan teröristlerin cezalarını bulduğunu aktardı. Gür, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:'Devletimizin güvenlik güçleri tarafından gerçekleştirilen takip ve operasyon ile hak ettikleri karşılığı bulmuşlardır. Rabbim terör örgütlerine, destekçilerine ve terör sevicilere Kahhar ismiyle tecelli etsin. Huzurumuza, birliğimize, dirliğimize ve kardeşliğimize kastedenlere tekrar haykırıyoruz; başaramayacaksınız, hüsrana uğrayıp yok olacaksınız. Tüm şehitlerimize ve iki hemşehrimize Allah'tan rahmet diliyorum.'
Kadın Basketbolcular Meme Kanserine Dikkati Çekmek İçin Sağlıkçılarla Maç Yaptı
SAMSUN (AA) - Herbalife Nutrition Kadınlar Basketbol Süper Ligi'nde oynayan Samsun Canik Belediyespor ekibi, meme kanseri konusunda farkındalık yaratmak için sağlık çalışanlarıyla maç yaptı.Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli sağlık çalışanları, 'Meme Kanseri Farkındalık Ayı' nedeniyle kadın sporcularla hastane bahçesinde basketbol oynadı. Hastane Başhekimi Doç. Dr. Ahmet Şen, gazetecilere yaptığı açıklamada, meme kanseri konusunda farkındalık oluşturmak istediklerini söyledi. Meme kanserinin görülme yaşının düştüğüne işaret eden Şen, şöyle konuştu: 'Sosyal sorumluluk kapsamında meme kanserine dikkati çekmek için şehrimizin kadın basketbol takımı bize destek oldu. Meme kanseri sık görülen hastalıktan biri. Son yıllarda tarama yaşı daha da düştü. Biz de meme kanseri farkındalığı oluşturmak için basketbol maçı düzenledik. Bize destek olan Samsun Canik Basketbol takımına çok teşekkür ederiz.'Samsun Canik Belediyespor Başkanı Zafer Şimşek ise sağlık için bu organizasyonda bulunmaktan mutluluk duyduklarını ifade etti.
Reklam